Gündem:
ABD, RUSYA, TÜRKİYE, HEPSİ, HİÇBİRİ?
ABD, RUSYA, TÜRKİYE, HEPSİ, HİÇBİRİ?

İşte gazeteci-yazar Doç.Dr. Barış Doster'in odatv.com'da yayımlanan 'uçak düşürmek kimin işine yarar' başlıklı o makalesi;


Uçak düşürmek kimin işine yarar

Türkiye’nin, hava sahasını ihlal eden Rus uçağını düşürmesi, sadece Türkiye ve Rusya’da değil, dünyada da gündemin ilk sıralarına yerleşti. İki ülkenin tarihsel ilişkileri, rekabetleri, savaşları, işbirlikleri, deneyimleri ve özellikle son yıllarda gelişen ticari faaliyetleri dikkate alındığında, bu krizin hayli etkili sonuçlar doğuracağını söylemek mümkün. Olguları soğukkanlı biçimde sıralamakta yarar var.

1- Kimse, Türkiye’yi angajman kurallarına uyduğu için eleştiremez. Bu kurallara uymak Türkiye’nin hakkıdır, ordunun görevidir, sorumluluğudur. Ama Rusya gibi bir ülkeye karşı bu kuralları uygularken, daha dikkatli olmak, daha hesaplı davranmak gerektiği de açıktır. Zira son olayın da gösterdiği gibi, iki ülke arasındaki anlaşmazlık, Rus uçağının hava sahamızı ihlal etmesinden çok daha karmaşık, kapsamlı ve derindir. Rusya bu son bunalımı bahane ederek Suriye’deki askeri varlığını daha da tahkim edecektir. Suriye’ye çok daha güçlü bir hava savunma sistemi kurması muhtemeldir. Erdoğan’ın birkaç yıl önce Putin’e, “Bizi Şanghay İşbirliği Örgütü’ne alın, Avrupa Birliği’nden vazgeçelim” dediği anımsandığında, bundan sonra nelerin olmayacağı da anlaşılır. Rusya, sözde soykırım iddialarını gündeme taşıyacağını belli etmiştir. Kürt kartına da oynamaya başlayacaktır, yıllardır ABD’nin yaptığı gibi. Terör örgütü PKK, onun Suriye kolu PYD ile ilişkilerini geliştirecektir, kaç zamandır Talabani ve Barzani ile ilişkilerini geliştirdiği gibi.

2- Uluslararası hukuk doktrininde, içtihatta angajman kuralları kadir-i mutlak değildir. Ülkeler bunu ilan ettikten sonra, buna uymak konusunda yüzde yüz, çok katı, çok kesin bir tutum almayabilirler. Çünkü bu kurallara kesin kes bir uyum söz konusu olursa, denizde ve havada yaşanan sınır ihlallerinin çokluğu, it dalaşının fazlalığı nedeniyle ülkelerin elinde gemi ve uçak kalmaz. O yüzden Rusya gibi büyük, etkili, ekonomik ilişkilerin güçlü olduğu bir komşuya karşı angajman kurallarını uygularken, bir değil iki kez düşünülür. Bu krizde, Rus uçağının vurulması kararı, askeri olarak ne kadar haklı, Türkiye’nin egemenliği, bağımsızlığı, ciddiyeti, caydırıcılığı düzleminde ne denli meşru ve doğru olur ise olsun, siyasi ve iktisadi açıdan riskli, maliyeti yüksek bir karardır. Türkiye’nin aldığı kararın sonuçlarını önümüzdeki süreç gösterecektir.

ATATÜRK ve LENİN DÖNEMİ ÖRNEKTİR

3- İki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin hacmi dikkate alındığında, ikisi de imparatorluk bakiyesi, ikisi de büyük devlet geleneğine sahip, ikisi de diplomatik hafızası güçlü ülkeler olarak Rusya ve Türkiye’nin gerginliği tırmandıracak adımlar atmaktan kaçınacağı düşünülmelidir. İkisi de tarihleri boyunca yaptıkları savaşlardan yıpranarak çıktıklarını, bu savaşlardan asıl fayda sağlayanın Batı emperyalizmi olduğunu bilirler. Atatürk ve Lenin’in başlattıkları dostluk ilişkilerinden ise iki ülke de kazançlı çıkmıştır. Son olayda Rusya, askeri ilişkileri askıya alarak, ekonomik adımlar atarak yanıt verse de, siyasi olarak keskin bir kopuş beklenmemelidir.

4- Rusya ile Türkiye arasındaki ikili ticaret hacmi, 35 milyar dolar, denge Rusya lehinedir. Açıklanan hedef bunu 100 milyar dolara çıkarmaktır. İlk nükleer santral ihalesi Rusya’ya verilmiştir, Ruslar açısından çok olumlu şartlarla. Bedeli 22 milyar dolardır. Rus doğalgazına bağımlılık oranımız yüzde 60’tır. Rusya, her yıl Türkiye’ye 4 milyon turist yollamaktadır. Son gerilim ekonomik ilişkilere hemen yansımıştır. Zira her siyasi ilişki ekonomik ilişkiyi, her ekonomik ilişki de siyasi ilişkiyi etkiler. Bu bağlamda, Rusya’da iş yapan müteahhitler başta olmak üzere Türk işadamlarına güçlük çıkarılması, ödemelerin aksatılması, ihalelerden dışlanması gündeme gelebilir. Tükettiği yaş meyve sebzenin beşte birini Türkiye’den ithal eden Rusya, yeni arayışlara yönelebilir. Türkiye’ye bu konuda tarife dışı engeller, fiili engeller çıkarabilir. Türk tırlarını bekletip, sonra geri gönderebilir ki, bu başta taşımacılık sektörü gibi pek çok başka sektörü olumsuz etkiler.

5- Rusya’nın ekonomik yanıtları kapsamında, Rusya’nın Türkiye’den beyaz et ithaline son vermesi başlangıçtır. Turizm sektöründe Rusya’nın Türkiye’ye tavır almasının maliyeti de yüksek olacaktır. Turizm gibi, kendinden başka ulaşımdan gıdaya, inşaattan denizciliğe kadar 100 dolayında sektörü besleyen bir sektördeki daralma, Türkiye için büyük vergi kaybı, gelir kaybı, istihdam kaybı yaratır. Ekonomideki çarpan etkisini, zincirleme etkileri unutmamak gerekir.

NÜKLEER SANTRAL, APARTMAN YAPMAYA BENZEMEZ

6- Kimi aklı evvellerin öne sürdüğü gibi karda kışta, yüzde 60 bağımlı olduğumuz Rus doğalgazına kısa sürede seçenek bulmak olanaksızdır. İki nedenle: Birincisi, bağımlılık oranı çok yüksektir. Yüzde 3, yüzde 5 değildir ki, hemen başka alternatif bulunsun.  İkincisi, her hukuksal anlaşmada olduğu gibi, devletler arasındaki ikili ticari anlaşmalarda da, uyuşmazlık halinde hangi mahkemelerin yetkili olacağı, yaptırımların boyutu yazılıdır. 22 milyar dolarlık nükleer santral ihalesi, 3 katlı apartman ihalesine benzemez. İleri teknoloji söz konusudur. Rusların başlattığını, Japonların bitirmesini bekleyemezsiniz. Mali olarak da, anlaşmanın iptali durumunda ihale bedelinin birkaç katını bulacak bir tazminatla karşılaşmak olasıdır.

7- Belirtmek gerekir ki, Rusya da Türkiye gibi, doğalgazdaki büyük bir müşteriyi bir kalemde gözden çıkaramaz. Türkiye, Almanya ile birlikte Rusya’dan en çok doğalgaz ithal eden iki ülkeden biridir. Almanya ile Rusya, Türkiye’nin en büyük dış ticaret ortaklarıdır. Rusya’nın stratejik ortağı Çin’in de Türk dış ticaretindeki payı hızla artmaktadır. Çin, hızlı bir yükselişle Türk dış ticaretinde (28 milyar dolar) 3. Ülke olmuştur.

TÜRKMEN DUYARLILIĞI SAMİMİYETTEN YOKSUN

8- Paris’teki IŞİD terörü, hemen sonrasında G 20 zirvesinin ardından, Avrupa kamuoylarında,  IŞİD’e karşı savaşan Rusya’ya desteğin arttığı, Suriye meselesinde farklı saflarda olan Rusya ile ABD ve Avrupalı müttefiklerinin, IŞİD konusunda aynı safta buluştuğu bir ortamda Rus uçağını düşürmek, Türkiye’nin itibarını daha da aşağı çekmiştir. IŞİD hedeflerini vuran Rusya ve Fransa’nın işbirliği yaptığı, IŞİD’e karşı ABD ve İran’ın işbirliği arayışlarının arttığı bir süreçte, IŞİD’i vuran Rus uçağını düşürmek, Avrupa’da Türkiye’ye olan bakışı daha da sertleştirir. O nedenle Ankara, NATO’dan da umduğu, beklediği desteği alamamıştır. Tersine, zaten IŞİD’e destek vermekle suçlanan Türkiye, bu konuda daha sert eleştirilere maruz kalmıştır. IŞİD karşıtı koalisyonun uyumunu bozmakla suçlanmıştır.

9- Türkiye’yi yönetenlerin Türkmenler konusunda aniden gelişen duyarlılığı samimiyetten yoksundur. Irak’ta ABD işgali sonrasında Türkmenler katledilirken, Türkmen şehirlerindeki nüfus zorla göçe maruz bırakılırken, tapu kayıtları yağmalanırken sesini çıkarmayan, Türkmenleri Şii ve Sünni Türkmenler diye ayıran, Türkiye’den yardım istediklerinde onlara “Barzani’yle anlaşın, onun iktidarını kabul edin” şeklinde telkinde bulunan bir anlayış söz konusudur çünkü. Suriye’deki IŞİD teröristlerinin yüzde 70’inin yabancı, Irak’takilerin ise yüzde 80’inin yerli olduğunu dikkate alır, IŞİD için 80 ülkeden 80 bin teröristin savaştığını hesaba katarsak, Rusya’nın; İran, Suriye ve Irak’la yakın işbirliği yaptığı bir konuda, Türkmenleri vurarak bir şey kazanamayacağını da anlarız.

10- Günlük 60 bin ton petrol satan, petrol işleme ve depolama tesislerine sahip olan, günlük petrol geliri 1.5 milyon doları bulan IŞİD konusunda Türkiye, Suriye konusunda aynı safta olduğu ABD ve Avrupa’yla ters düşmüş bir görüntü vermektedir. Batıdaki algı bu yöndedir. O yüzden bu son kriz, bu algıyı pekiştirecektir.

11- Vurgulamak gerekir ki, Türkiye’nin yalnızlaşması, komşularıyla arasının açılması, Avrasya güçleriyle gerginlik yaşaması, emperyalizmin işine yarar.

Kıssadan Hisse: Ekonomiyle siyaset, askerlikle diplomasi içiçedir. Bu alanlarda atılan her adım, diğer alanlara da yansır, bütünlük arzeder. Atatürk’ün Kurtuluş Savaşı sırasındaki ve sonrasındaki dış politikası bu açıdan da örnektir.

Barış Doster
Odatv.com


Haber Habere
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner80

banner87

NAZAN ÖNCEL'in BİR ACI GÜNÜ DAHA
Nazan Öncel'in 5 gün sonra ikinci acı kaybı...

Haberi Oku