Gündem:
AKILLI OLALIM! 3. DÜNYA SAVAŞI YANIBAŞIMIZDA..!

AKILLI OLALIM! 3. DÜNYA SAVAŞI YANIBAŞIMIZDA..!

İşte gazeteci, yazar, sevgili dostumuz Kerem Çalışkan'ın, Odatv.com'da yayımlanan 'Türkiye'nin yanıbaşında üçüncü dünya savaşı hazırlığı' başlıklı o çarpıcı yazısı;

Türkiye'nin yanıbaşında üçüncü dünya savaşı hazırlığı

İran olayları çabuk yatıştı…

İslamcı rejimi devirecek boyutta olmadığı hemen anlaşıldı…

İran ve Trump arasında tweet savaşları sokağı daha fazla kızıştıramadı…

Trump’ın İran’da sokağa çıkanlara ‘Müsait bir zamanda size destek veririz’ sözleri şaka bile olmayacak kadar aptalcaydı…

Peki, İran’da Tahran dışında patlak veren sokak gösterilerinin amacı ve hedefi neydi?

Zamanlaması neyi hedefliyordu…

Türkiye’de bu konuda TV’lerde ahkam kesen onlarca yorumcu ve uzman her şeyi anlattılar…

Bir tek konuyu ıskaladılar…

Oysa ıskaladıkları konu, İran’daki olayların tam da şimdi kışkırtılmasının ana nedeniydi…

Bu konu, Obama döneminde ABD+5 ülke ile İran arasında imzalanan ‘Nükleer Anlaşma’dır…

Anlaşma 20 aylık müzakereden sonra Temmuz 2015’de imzalandı…

İran’ın karşısında anlaşmayı imzalayan tarafta başta ABD, BM Güvenlik Konseyi’nin diğer üyeleri İngiltere, Fransa, Rusya, Çin ile onlara ek olarak Almanya ve AB yeraldı.

OBAMA İMZALADI, TRUMP ve İSRAİL İSTEMEDİ

Bu anlaşma Obama’nın ısrarı ile imzalandı.

Obama ‘Bu anlaşmanın alternatifi nükleer bomba ve savaştır’ dedi.

Bu anlaşma ile İran nükleer silah geliştirmeme sözü verdi ve buna karşılık İran’a ekonomik ambargo kalktı. Anlaşmayı imzalayan İran Cumhurbaşkanı Ruhani böylece halkına refah vaat ediyordu…Ruhani ikinci dönem seçimi de 2017 Mayıs’ta bu anlaşmaya dayanarak yüzde 57 ile kazandı…

ABD’de, Pentagon’da İsrail yanlısı Şahin kanat bu anlaşmayı hiçbir zaman istemedi.

İsrail de istemedi…

Çünkü İsrail, İran’ın bu anlaşmadan yararlanarak gizli gizli nükleer silah geliştireceğini ve kendisini tehdit edeceğini düşünüyor… Anlaşma gereği sivil uzmanlar İran tesislerini düzenli denetliyor…Ancak İsrail bunlara da güvenmiyor…

Trump da bu anlaşmayı hiç istemedi…

Seçimlerden önce bölgede terör destekçisi İran’a ılımlı davrandığı gerekçesiyle Obama’yı yerden yere vurdu…

Trump başından beri başkan olursa Obama’nın İran ile yaptığı bu ‘aptalca’ anlaşmayı iptal edeceğini ve İran’ı cezalandıracağını her fırsatta söyledi…

Sonunda Trump 2017 Ocak ayında başkanlık koltuğuna resmen oturdu ve ayağının tozuyla İran’a ‘terör destekçisi’ suçlamasıyla çakmaya devam etti… BM konuşmasında da İran’ı hedef aldı…

Trump ilk yurtdışı gezisini de Mayıs 2017’de İsrail ve Suudi Arabistan’a yaptı… Kılıç dansı eşliğinde İran’a karşı İsrail-Suudi savaş cephesi adına bir kez daha İran’a karşı kılıç şakırdattı… Suudilerle milyarlık silah anlaşmaları yaparak para kopardı…

İran’la yapılan anlaşma her üç ayda bir nükleer denetimcilerin raporu ışığında ABD Başkanı’nın anlaşmayı paraf etmesini gerektiriyor… İran’a ambargonun çeşitli kalemleri de buna göre düzenleniyor ve kaldırılıyor…

TRUMP NÜKLEERİ PARAF ETMEDİ, İPTAL EDECEK

Trump 13 Ekim 2017’de İran’la Nükleer Anlaşmayı paraf etmedi… Yani anlaşmayı yürürlükte tutan onay imzasını koymadı… Ve Kongre ile İmzacı ülkelerden, daha başka koşullar içeren yeni bir anlaşma hazırlamasını istedi… Bunun için hukuki olarak onlara 90 gün süre verdi… Bu 90 gün içinde ABD Kongresi ve İmzacı ülkeler herhangi bir yeni adım atmadılar…

Trump’ın verdiği bu süre 13 Ocak 2018’de doluyor…

Trump tıpkı Kudüs’ü İsrail’in tek başkenti olarak tanıyıp ABD Elçiliğini Kudüs’e taşıma kararı verdiği gibi şimdi de İran ile Nükleer Anlaşmayı iptal etmeye hazırlanıyor…

Bu İsrail’in en çok istediği şey…

Trump İsrail’in istediklerini tek tek yaparak bölgeyi ateş topuna çevirecek adımları atıyor…

ZAMANLAMA NÜKLEER İÇİN

Şimdi anladınız mı İran’da tam da Aralık sonu-Ocak başı sokak hareketleri neden birden tetiklendi?...

Amaç rejim devirmekten çok, ABD kamuoyunda, Trump’ın elini rahatlatmak ve İran’la Nükleer Anlaşmayı iptal etmek…

Trump anlaşmayı iptal ederken, İran yönetimini ‘Baskıcı İslamcı Diktatör rejim’ olarak göstermek istiyordu… CIA ajanları İran’a bunun için kışkırtma yaptı… Amaç kısa sürede gerçekleşti…

İran rejimi ABD ve dünya gündeminde ‘kötü adam’ oldu…

Şimdi Trump, İran’la Nükleer Anlaşmayı iptal için düğmeye basacak…

Ocak 2018’den itibaren en geç 6 ay içinde ABD’de bu konu tartışılacak ve Trump seçim vaadini de yeniden öne sürerek Nükleer Anlaşmayı er geç iptal edecek..

Son İran olaylarının ana hedefi Nükleer Anlaşma’nın iptali meselesiydi…

Henüz anlamayanlar kısa sürede bunu anlayacak…

İsrail buna çok sevinecek… Çünkü İsrail’de Şahin Kanat, İran kendilerini tehdit edecek nükleer kapasiteye erişmeden önce İran’ı vurma derdinde…

İsrail’in ana askeri hedefi İran’ın tüm nükleer tesislerini ve askeri gücünü çökertmek…

İsrail ordusu, ABD desteğiyle, hatta ABD fiilen karışmadan yeşil ışık yakması halinde bile bunu yapabileceği inancında… İsrail’de bu hedefler için İran’a karşı ‘taktik nükleer silahlar’ kullanmayı düşünen çevreler de var… Bu çevrelerin Pentagon’daki temsilcileri de aynı yönde düşünüyor… Bu savaş senaryolarının bir ucu Tevrat ve İncil’deki kafirlere karşı meşhur din savaşı ‘Armageddon’a kadar uzanıyor…

ŞAHİNLER KANAT ÇIRPIYOR

İran’daki Muhafazakar İslamcı Şahin Kanat da Nükleer Anlaşma’nın iptalini istiyor… Hatta bu anlaşmayı imzaladığı için ‘ılımlı’ Ruhani’ye kızıyorlar…

İran Şahinleri, İsrail’i nükleer silahlarla yoketme planları yapıyorlar… Hamaney bunu açıkça dile getrdi ve 2015’te ’25 yıl sonra bölgede İsrail diye bir ülke olmayacak’ dedi… İslamcı Şahinlerin de ‘Melhame-i Kübra’ dedikleri kendi Armageddon senaryoları var…. Onlar da ‘esas kafir’ İsrail ve Büyük Şeytan ABD’yi yoketmek istiyorlar…

Bu nedenle İran’daki bu sınırlı ve neredeyse ‘kontrollü’ sokak hareketlerinin ardında İran Şahinleri’nin izini ve parmağını arayanların kuşkuları çok da yersiz sayılmaz…

Sonuçta her iki tarafta Şahinler’in istediği oluyor…

İsrail Şahinleri, İran Şahinlerine karşı…

Gündem şu: Kim kimi daha etkili, daha öldürücü şekilde vuracak?

Kim kimi askeri olarak nasıl yok edecek? Hatta haritadan silecek?...

Nükleer Anlaşma kalkınca, dünya ve bölge her an patlak verecek bir savaşın tedirginliği ile yatıp kalkmaya başlayacak… En hızlı aksiyon filmlerinde görülen türden bir yarış başlayacak… Karşı taraf vurmadan onu vurmak için…

TÜRKİYE NE YAPACAK

Eğer bu analiz gerçekleşir ve bölgede savaş senaryoları devreye girerse, Türkiye, Ankara ve Erdoğan Yönetimi ve TSK kurmayları, II. Dünya Savaşı’ndan beri yüzyüze gelinmeyen ciddi bir durumla karşılaşacaklar…

İran-İsrail&ABD askeri kapışmasında Türkiye nerede duracak ve ne pozisyon alacak?...

Burada henüz bilinmeyen bir dizi faktör var..

Rusya ne tutum alacak? Çin ne tutum alacak?.. 

Rusya ve Çin’in alacağı herhangi bir tutum İsrail’in İran’a karşı askeri operasyonlara girişmesini engelleyebilecek mi?

Rusya ve Çin, ABD ile belli bir çerçevede anlaşsalar bile (Nükleer Anlaşma böyle bir çerçeveydi), bu ABD’nin İsrail’i askeri olarak kontrol etmesini sağlayacak mı?

Yoksa İsrail, Trump’ın güçlü desteği ve Pentagon’daki yandaşlarının göz yumması ile her türlü askeri çılgınlığı yapabileceğini düşündüğü bir döneme mi girecek?

Bölgede böyle bir kamplaşmada şimdilik ABD/NATO ve Rusya/Avrasya arasında sıkışmış ve iki tarafı da idare etmeye çalışır bir görüntü veren Erdoğan yönetimi, Türkiye’nin bölgesel veya dünya çapındaki böyle bir kıyametten, ülke bütünlüğünü koruyarak çıkmasını nasıl sağlayacak…

Türkiye, ABD-İsrail safında yer alırsa kimlerin nasıl hedefi olabilir?...

Türkiye, İran-Rusya safında yer alırsa ABD-İsrail ve Batı kanadından hangi tehditlerle karşılaşabilir?

Türkiye tarafsız kalabilir mi? Nasıl kalır?..

İncirlik bölgede İran-İsrail savaşında hangi tarafa nasıl hizmet eder, kimlerin hedefi olur?...

Hepsi ince ince hesaplanması gereken tehlikeli senaryolar…

Hele ABD-İncirlik odaklı 15 Temmuz FETÖ askeri kalkışması deneyimi de yaşanmışken…

TÜRKİYE’yi II.DÜNYA SAVAŞI’ndan ‘KURMAYLAR’ KURTARDI

Unutmayalım… Türkiye’yi II. Dünya Savaşı badiresinden sağsağlam ve ülke bütünlüğü içinde çıkaran yönetimin tamamı, Atatürk’ün sıkı ‘tarafsızlık’ tavsiyelerini de dinleyen kurmay subaylardan oluşuyordu…

İnönü, Çakmak, Karabekir, Orbay vb… Diplomasiyi de kurmay zekası ve kıvraklığı ile götürdüler…

Şu anda TSK içinde, Erdoğan yönetimini de böyle tehlikeli bir süreçte yönlendirebilecek bir ‘kurmay heyeti ve kurmay aklı’nın hala varolduğuna inanmak istiyorum…

Olaylara duygusal, ideolojik veya dinsel inançlarla bakmayan, M. Kemal ekolünden gerçekçi, realist, hesapçı ve esnek, dinamik bir kurmay zekasının TSK içinde hala varolduğuna inanmak istiyorum…

Yoksa Türkiye’nin III. Dünya Savaşı’nın yaklaşan bu kaosundan sağsalim çıkması ve bölgede ülke ve devlet varlığını sürdürmesi çok zor görünüyor…

Kerem Çalışkan

Odatv.com



Haber Habere
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner80

banner87

FRANSA AFRİN İÇİN BM'ye BAŞVURDU
Fransa Birleşmiş Milletler'i (AB) Afrin için acil toplantıya çağırdı...

Haberi Oku