Gündem:
CHP de CUMHURİYET de ELDEN GİDİYOR

CHP de CUMHURİYET de ELDEN GİDİYOR

İşte Usta Gazeteci, Araştırmacı ve Yazar Soner Yalçın'ın, ODA TV ve Sözcü Gazetesinde yayımlanan ve seçim sonuçları üzerine CHP'nin siyasi çizgisini değerlendirdiği, 'En zoru, başlamaktır' başlıklı o yazısı;

En zoru, başlamaktır


CHP benim için çok önemlidir...
CHP üyesi olduğu için
 dükkanı tahrip edilip yakılmak istenen rahmetli babamın partisidir.
Daha da önemlisi…
Atatürk’ün, “benim iki büyük eserim vardır; bunlardan birincisi, Cumhuriyet; ikincisi de Cumhuriyet Halk Partisi” demesidir.
CHP emanettir bize/hepimize.
Bu nedenle…
Cumhuriyet’i kuran partiye Cumhuriyet’in yıktırılmasına razı gelemeyiz.
Aksine… Türkiye’nin CHP’ye çok ihtiyacı var.
Bu zorlu günlerde…
Dayanışma adına eleştirilerimi ve çözüm arayışlarımı ısrarla yazacağım.
Başlayabilirim…
Eş-dost arıyor, soruyor.
“CHP’nin başına kim geçmelidir?”
Sanıyorum, ilk hata bu soruyla yapılıyor.
Kişi değil, program seçilmelidir.
Kişiler değil, partinin yönü tartışılmalıdır.
CHP’nin kurtarıcıya değil, teorik akla ihtiyacı vardır.
Popülizme teslim olup vitrinine yeni yüzler değil, yeni düşünceler koyulmalıdır.
Görülüyor ki…
CHP, kendini akıntıya kaptırmıştır; sürüklenmektedir.
Dümenin bir türlü rotaya sokulamamasının nedeni politikasızlıktır.
Fikir üretemememin, bir türlü düşünsel zenginliğe ulaşamamamın nedeni politikasızlıktır.
Kararsızlığın, sürekli saf değiştirmenin -bir söylenenin ertesi gün tamamen tersini söylemenin- nedeni politikasızlıktır.
Muhalefet yapıyor gözükme adına basmakalıp laf ebeliğine sarılmasının nedeni politikasızlıktır.
Kimlik siyasetine yenik düşmesinin nedeni politikasızlıktır.
Uzatmayayım…
CHP’nin yapamamasının, tumturaklı konuşamamasının ve bir türlü geniş halk kesimlerinin umudu haline gelememesinin nedeni teorisizliktir.
Evet…
Politikasını lafı dolandırmadan son derece etkileyici- ödünsüz biçimde ifade etmenin tek yolu; siyasal ve toplumsal öğretiyi oluşturan ideolojik netliktir.
Peki…
CHP hangi hakikati ve ilkeleri savunmalıdır?

Yapılması gereken

Öncelikle yapılması gereken….
Demokrasiyi, siyaseti değersizleştiren ve insanı, doğayı yok eden “piyasa köktencisi” vahşi kapitalizm ile arasına duvar örmelidir.
Yoksul halktan-üretimden yana değil; tüketim ile dolar’ın-borsa’nın tanrılaştırıldığı finans çevreleri/bankalar çıkarına politika yapmaktan artık geri durmalıdır.
Yıllar içinde partiye sinsice girip, partinin dinamizmini öldüren “yeni muhafazakârlık virüsünü” ve “liberal-yeni sağ” etkileri bünyesinden koparıp atmalıdır.
AKP gibi sıradan bir kötülüğün değil; -tarihi mirasından kaynaklanan-derinliği olan iyilikten yana bir parti hüviyetine tekrar bürünmelidir.
Siyasal inancından asla şüphe etmemelidir.
Düzen değişikliğinden yana olduğunu bağırmalıdır.
Kendi devriminden korkmamalıdır, utanmamalıdır.
Evet…
Kemalist Devrim, Türkiye’nin geleceğine açılan kapı’dır.
CHP Genel Merkezi’nde saklanan kilit hemen bulunup, bu kapı tekrar açılmalıdır.
Böylece… CHP genlerindeki devrimci özüne dönerek; yarım bırakılmış, dondurulmuş Kemalist Devrim’i tamamlama kararlılığında olmalıdır.
Kemalist Devrim bayrağını, bırakıldığı 1930’lardan alıp yürüyüşe devam etmelidir. Yeteri kadar yerinde saymıştır. Ve hedefi ülkesini ileriye taşımaktır.
Bu şişmiş, hantallaşmış, gericileşmiş düzeni değiştirme heyecanını- arzusunu ancak bu devrimci ruhu dirilterek gerçekleştirebilir.
Sağlık, eğitim, çevre, tarım, çalışma hayatı, adalet, özgürlükler gibi birçok alanda halkın lehine bir dizi köklü dönüşümleri gündemine alıp cesurca açıklamalıdır.
CHP, mistik bir parti değildir; rehberi bilimsel düşüncedir ve bundan taviz vermeyeceğini herkese yiğitçe göstermelidir.
CHP, Türk devriminin simgesi 6 Ok’tan utanmaya son vererek; yobazlığa, vahşi kapitalizme ve dayanakları emperyalizme meydan okumalıdır.
CHP, kendini sinikleştiren “bekle gör politikaları” terk etmeli; “öncü parti”kimliğine bürünmelidir.
Bunu da ancak…
Cumhuriyet’i halkla buluşturarak, halkı iktidar yaparak gerçekleştirilebilir.

Yeni siyaset biçimi

Meselenin en önemli ayağı kuşkusuz parti politikaları…
Fakat… Bu yeterli değildir.
Dünyada demokrasi ve parti olgusu bile tartışılırken donmuş siyasal yapılarlahalka ulaşmak zordur. Yani
Yönetim biçiminden, örgütlenme biçimine kadar bir dizi değişiklikler yapıp, siyasete yeni bir yöntem ve dil kazandıracak yepyeni bir politik yapı inşa edilmelidir.
Örnek vermek gerekirse….
Propaganda yöntemleri bile kökten değiştirilmelidir. Bu teknoloji çağında politik faaliyet, salt miting yapmak, afiş asmak, bildiri dağıtmak olmamalıdır.
Aslında tam da söylemek istediğim budur.
Zihinsel alışkanlıkları kırmak gerekir.
Politika, şimdiki zamanın önemini yol gösterici bir ilke olarak kabul eder. Çünkü politika durmaz, kendi başına ilerler.
Şunu diyorum:
Ne demek dört yıl sonra yapılacak seçime hazırlık yapmak; bu safsatadır. Mücadele 2 Kasım günü başlamıştır.
Evet…
Parti bürokrasisine yenilmiş Soğuk Savaş artığı siyaset yapma alışkanlıklarından değil. Bu tür yapılar-yöntemler artık çıkmaza girmiştir. Çağ dışıdır.
Bu nedenle….
Bu köhnemiş anlayışları yıkarak geleceğin siyaset yapma biçimini inşa etmek zaruridir.
Bir özgürleşme siyasetinden bahsediyorum.
Yeni “siyasal modeller” yaratılmalıdır.
Yeni bir “kolektif yapı” doğurulmalıdır.
Yeni siyasal araçlarla yeni politik süreçler organize edilmelidir.
Siyasal gettolardan çıkılmalıdır ve yeni örgütlenme modelleriyle halkı kapsayan dinamik bir güç yaratılmalıdır.
Bir sınıf ya da bir grup-lobi için değil, insanlığın tamamı için mücadele vermeyi hedefleyen bir politik yapı kurulmalıdır.
Örgütlü bir birlik içinde farklılıklar ve tartışmaların zenginlik olduğunu içselleştirmiş yönetimleri iş başına getirilmelidir.
Artık…
Teorisi ve pratiğiyle yeni türkü söyleme zamanıdır.
Ey CHP’li bunu yapabilirsin.
Tarihin boyunca nicelerini yapan sen değil misin?
Evet, biliyorum…
En zoru, başlamaktır.
Zoru başar artık…
Baksana… 

CHP de, Cumhuriyet de elden gidiyor…


Soner Yalçın
SÖZCÜ Gazetesi


Haber Habere
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Misafir Avatar
mustafa işleker 1 yıl önce

i̇şte akape'ni̇n başarisi.! ne kadar övünsek azdir.!

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner80

banner87

RAHMETLİ BABAM TÜRKEŞ de YAŞASAYDI "HAYIR"...
Alparslan Türkeş’in kızı Çağrı Türkeş "Neden hayır diyorsunuz?" sorusuna, "Rahmetli...

Haberi Oku