Gündem:
ÇOĞUNLUĞUNUZ CEMAAT'E BOYUN EĞMEYİ SÜRDÜRDÜNÜZ!
ÇOĞUNLUĞUNUZ CEMAAT'E BOYUN EĞMEYİ SÜRDÜRDÜNÜZ!

İşte Usta Gazeteci, Araştırmacı ve Yazar Soner Yalçın'ın ODA TV ve Sözcü Gazetesinde yayımlanan '
Hepimiz gazeteci olalım' başlıklı o yazısı;


"Hepimiz gazeteci olalım"

Medya…
Toplu ağlama seanslarını gelenek haline getirdi.
Medya…
Ağlamayı ve kendini acındırmayı pek seviyor.
Toplu ayinler yapıyor; “arkadaşlarımızı hapsettiler…”
Başka?
Başka yok…
Medya…
Ezberlenilmiş kavramlarla konuşup, ezberlenmiş ve artık bıkkınlık veren yürüyüşlerle protesto ederek “ayin” yapmanın huzurunda teselli buluyor!
Bak arkadaşım…
Bak meslektaşım...
Bırak bunları başkaları yapsın.
Sen gazetecisin…
Hani diyorsun ya…
“Hepimiz Can Dündarız…”
“Hepimiz Erdem Gülüz…”
“Biz de gazeteciyiz; bizi de Silivri zindanına atın…”
İyi diyorsun. Hoş diyorsun. Ama…
Böyle demekle ve böyle slogan atmakla, yürümekle filan olmaz basın özgürlüğü!
Nasıl olur biliyor musun?
Can Dündar ile Erdem Gül’ün yaptığı MİT TIR’ları haberlerinin devamını getirerek olur!
Biliyorsunuz…
“Hepimiz Nedim Şeneriz… Hepimiz Ahmet Şıkız” diye bağırıldı ve yüründü. Sanki iki gazeteci trafik suçundan Silivri’ye atıldı; kaçınız bu iki cesur gazeteci gibi Cemaat kumpaslarını yazdınız?
Çoğunluğunuz Cemaat’e boyun eğmeyi sürdürdünüz.
Baksanıza…
Korkup Pensilvanya’ya biat etmeye gidip, dönüşünde Silivri zindanında iken beni işten çıkaran ve şimdi, CHP milletvekili olup dokunulmazlığa kavuşunca, toplu ağlama seanslarında nutuklar atan Enis Berberoğlu mu basın özgürlüğünü sağlayacak?
Ne diyor şarkı; “tak etti canıma bu maskeli balo ve onun sahte yüzleri…”
Geç bunları meslektaşım…
Geç bu çoktan ölmüş kadavraları…
Basın özgürlüğünü…
Hakikatleri yazarak, bedeller ödeyerek söke söke biz alırız.

"Bu kimin aklı?"

Dünya; IŞİD ve itibarıyla Suriye’yi konuşurken, iki gazeteciyi hapse atarak MİT TIR’larını Batı’nın gündemine getirmenin kime yararı var?
İki gazeteciyi zindana sokarak MİT TIR’larının “savaş suçu” işleyip işlemediğini kamuoyunun gündemine getirmenin kime yararı var?
Bu soruları şundan soruyorum:
Başta Ruslar olmak üzere kimilerinin, MİT TIR’ları görüntüsü üzerinden değerlendirilmeler yapmasına bugünlerde kim fırsat verdi?
Görüntüleri yorumluyorlar:
- “Sandıklar, tank motor sandığı” diyorlar…
- “Sandıkların TIR’ın dingilleri üzerlerinde konumlandırılmaları içlerinde ağır metal malzeme olduğunun belirtisi” diyorlar…
- “Fotoğraflarda görülenler sandık içinde çapı küçük Havan ve Geri Tepmesiz Top mühimmatı” diyorlar…
- “Sandıklar, emniyetli taşıma için tasarlanmış mühimmat ambalajı değil; asla açılmaması gereken bu tür ambalajlar açılarak mühimmat dökme olarak sandığa konmuş. Sebebi menşeinin tespitini engelleme isteği olsa gerek. Çünkü bu mühimmatın kafile numarası, mahreci vs. bilgiler sadece ambalajında yazar” diyorlar…
Diyorlar… Yazıyorlar…
Yani…
İki gazeteciyi Silivri’ye sokan siyasi irade, MİT TIR’larını işte böyle dünya gündemine getiriverdi. Yandaşları ise hala bu siyasi akla methiyeler diziyor!
Diğer yanda…
Tarihin cilvesi... Cemaat operasyonu döndü dolaştı nefret ettiği Rusya’nın elindeki en değerli koz oldu!
Adamlar TIR şoförünün ifadesi üzerine bile neler diyorlar neler!
Mühimmat yüklemelerinde sürücüler, TIR’larını bırakıp yükleme bitince çağırılır. Yani şoför ne taşıdığını bilmez. Bu nedenle…
- “TIR şoförünün; ‘aracımızın başındaydık’; ‘ilk kez hava alanından yük aldık’; ‘uçak yabancı uyrukluydu’ gibi sözleri hedef şaşırtmak için acemice bir kurgu” diyorlar…
“Bu ambalajla hiçbir uçağa bu sandıkları yükleyemezsiniz; savaşta bile” diyorlar…
- “Bu yüklemeler havaalanından yapılmadı” diyorlar…
Bunlar doğru veya değil…
Bu polemiklere kim sebep oldu?..
Hiç mi soğukkanlı bir danışmanı yok bu uzun adamın?

"Genelkurmay suskun"

MİT TIR’ları gündeme geldiğinde/getirildiğinde hep bir kuruma başımı çeviriyorum:
Genelkurmay Başkanlığı!
Hep suskunlar…
Ergenekon-Poyrazköy sürecinde Genelkurmay hep gerçeği anlatarak bilgilendirme yapıyordu.
TIR’lardan “mühimmat fışkırıyor” Genelkurmay susuyor! Konuşmuyor.
Niye?
TSK personelinin en titiz olduğu konuların başında silah ve mühimmat envanteri olduğunu herkes bilir.
Bir mermi kaybolsa dünyayı başınıza yıkarlar. Prosedürü uzun uzun yazmayayım; askerlik yapanlar yapmayanlara anlatsın! Ancak…
Aradığım başka…
Kullanım dışı kalan tonlarca mühimmata ne oluyor?
İmha ediliyor…
Sahi öyle mi?
Bulun bir askere sorun bu soruyu! Çünkü kağıt üzerinde öyle. İmha sorumluğunu kimse kolay kolay üstüne almıyor! Bu nedenle, lojistik başkanlar her kuvvet komutanı değiştiğinde fırça yiyor. Kağıt üzerinde imha edilmiş duran mühimmat yıllarca birikmiştir çünkü.
Afyon’da yapılmak istendi neler yaşadık, biliyorsunuz.
Yani…
Gözü kara biri “çıkarın şuraya verin” demedikçe, envanterden düşürülen mühimmatlar depolarda beklemeyi sürdürür.
Demem şu ki: MİT TIR’ları gündemde.
MİT TIR’ları nedeniyle generaller hapse atılıyor.
Ve Genelkurmay ısrarla susuyor. (Sussa da… Tutuklanan bu üç askere hep arka çıkmasını unutmuş değiliz. Nasıl terfi ettirildiklerini bilmiyor değiliz. Cemaat bu işin neresinde? Bunları da yazacağız…)
Sonuçta…
Shakespeare’in dediği gibi, “böyle bir hava fırtına kopmadan açılmaz…”
Bu sebeple…
Biz gazetecilere çok iş düşüyor…
Bırakalım ağlamayı, hepimiz gazeteci olalım.
Gerçeğin peşine düşelim, inatla yazalım.
Bedeli ne olursa olsun…

Soner Yalçın
SÖZCÜ Gazetesi 




Haber Habere
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner80

banner87

NAZAN ÖNCEL'in BİR ACI GÜNÜ DAHA
Nazan Öncel'in 5 gün sonra ikinci acı kaybı...

Haberi Oku