Gündem:
EMİN OLUN DELİYE HAKARET!

EMİN OLUN DELİYE HAKARET!

"NATO, bir SU-24 uçağını düşürüp, casus yazılımı yapan aygıtı ele geçirmek istiyordu" diyen Takvim Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ergun Diler'e Em.Tuğa.Türker Ertürk'ten yanıt geldi.

G
azeteci, yazar ve sevgili dostumuz 
Kerem Çalışkan dün, Takvim Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ergun Diler'in bu yazısını "Rus uçağının düşürülmesini NATO mu istedi?" başlığıyla ve aşağıdaki girişle köşe yazısına taşımış, tartışmaya açmıştı;

"Şimdiye kadar bu konuda Türk ve dünya medyasında ‘tutarlı bir komplo teorisi’ni tek bir yandaş yazdı…

Takvim Genel Yayın Yönetmeni Ergun Diler…

Erdoğan’ın uçağına sürekli binme ayrıcalığına sahip ilk 5 isimden biri olan Ergun Diler’in yazdıkları çok kişiye ‘palavra, uydurma, sallama, yalan, spekülasyon, hikaye’ olarak gelebilir…" KEREM ÇALIŞKAN'IN YAZISINI OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ

Takvim Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ergun Diler'in savına Em.Tuğa. Türker Ertürk şu yazıyla yanıt verdi;


DELİ SAÇMASI

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın uçağına binme ayrıcalığına sahip beş isimden biri olduğu söylenen, Takvim Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Ergun Diler, Rus savaş uçağının düşürülmesini bir komplo teorisi içinde açıklıyor.

Teoriye göre, düşürülen SU-24 tipi uçaklara yeni bir elektronik donanım yüklenmiş ve bu donanım; “jamming” (bir tür parazit yapma) denilen sistemle, karşı tarafın (NATO) haberleşmesini kesiyor ve elektronik iletişimini kör ediyormuş. Bunun üzerine NATO; bir SU-24 savaş uçağını düşürmek ve cihazı ele geçirmek istiyor. Bunun için, Türkiye bir şekilde ikna ediliyor. Ergun Diler; “Türkiye, NATO için kendini feda etti” diyor.

Geçtiğimiz Salı günü Diyarbakır’dan kalkan Türk F-16’ları, bir SU-24’ün Türkiye-Suriye sınır bölgesinde uçması üzerine harekete geçiyor. SU-24’ün Türk hava sahasını 17 saniye ihlal etmesi üzerine; Türk uçakları arkadan yaklaşıyor ve vuruyor. Rus uçağı düşünce, bölgeye daha önceden gönderilen ABD’nin en iyi elektronik istihbarat uzmanları; Rus arama/kurtarma helikopteri gelmeden önce Rus savaş uçağının enkazı içinden gerekli cihazı buluyor, alıyor ve sırra kadem basıyor. Özetlemeye çalıştığım, aslı daha uzun olan bu teoriye deli saçması desem; emin olun deliye hakaret olur. Nereden tutsanız elinizde kalacak bir komplo teorisi bu.


ÇARESİ NE


Komplo teorisi; kamuoyundan saklandığı iddia edilen gizli bilgilere veya olayın arkasında görünmeyen güçlerle ilişkilendirilen alternatif açıklamalara verilen addır. Komplo teorilerini üreten kişiler; paranoyak ve ilgi çekmeye uğraşan kimseler olduğu gibi, yanlış yönlendirmelerle toplumu yanıltarak bundan politik, ekonomik, medyatik çıkar sağlamaya çalışan insanlar da olabilir.

Bilim insanlarına göre; uzun süreli politik, ekonomik ve ahlaki çöküntü yaşayan veya kendilerine karşı gizli güçler tarafından tehdit yöneltildiğine inanan toplumlar, komplo iddialarına daha yatkındır. Çaresi ise; bilim egemen kafalı ve eleştirel akla sahip toplumun yaratılmasıdır.

Komplo teorisyenliğinin bilimsel yönünü bırakarak tekrar konumuza dönelim. Öncelikle komplo teorisinin dayandığı; NATO’nun elinde olmayan, Rusların geliştirdiği ve elektronik iletişimi körleyen veya felce uğratan cihazla başlayalım. Elektronik istihbarat konusunda eğitim almış birisi olarak söylemek isteriz ki; NATO ve ABD’nin elinde elektronik istihbarat, elektronik karşı tedbir ve elektronik karşı karşı tedbir konusunda çok gelişmiş cihazlar var. Komplo teorisinde Rusların yeni geliştirdiği söylenen ve tanımlanan cihaz NATO’da var, bu yeni bir şey değil!

MİLYONDA BİR

Diyelim ki; Ruslar yeni bir şey buldular. Bunun yöntemi uçak düşürmek değil! Bastırırlar parayı, kaçırırlar cihazı. Hatta; uçağı bile, hem de pilotuna kaçırtırlar. Anımsarsanız  26 yıl önce, 1989’da  envantere yeni girmiş MİG-29; Trabzon’a Rus pilotu ile böyle kaçırtıldı, NATO’nun uzman ekibi inceledikten sonra geri verildi.

Komployu üreten arkadaşımız, füzeyle vurulup düşen bir uçak enkazı gördü mü? Böyle bir enkazdan “kara kutu” gibi özel korumaya sahip olmayan bir elektronik cihazın, incelenebilecek durumda ele geçirilebilmesi olasılığının bir milyonda bir olduğunu biliyor mu? Vurulan uçağın nereye düşeceği belli mi? Böyle bir seçenek üzerine plan yapılır mı?

Sn. Diler’in ifadesine göre; bu senaryoyu kendisine Amerikalı istihbaratçı anlatmış. Samimi olarak söylemek gerekirse, Ergun Diler’i yemişler. Ne demiş, “Ben Amerikalı istihbaratçıyım”mı demiş? Ayrıca; ABD bir Rus cihazını ele geçirecek diye, Genelkurmay Başkanı Türkiye’yi savaş tehlikesi ile baş başa bırakacak bir girişimin içinde mi olacak? Asla ve kat’a askerimiz böyle bir işin içinde olmaz, şüpheniz bile olmasın!

Eğer anlatılanlar doğru ve Amerikalı da gerçekten istihbaratçıysa; bu anlatılanlar medya vasıtası ile Türk toplumu üzerinde manipülasyona, ters manyele ve gerçeğin örtülmesine yöneliktir.


YOKSA MİT Mİ


Rusya
’nın Türkiye’ye saldırma niyeti yokken bir Rus uçağının düşürülmesinin; savaş çıkarmasa bile Türk-Rus ilişkilerini derinden etkileyeceğini, başta ekonomik olmak üzere Türkiye’nin büyük zarar göreceğini anlamak için, çok fazla feraset sahibi olmaya gerek yok. Türkiye-Rusya ilişkilerinin bozulmasının; Türkiye’yi bölgede iyice yalnızlaştıracağı ve ABD’nin kucağına iteceği de çok açık. Bu durumdan tek yarar sağlayacak ülke ABD olduğuna göre, acaba SU-24’ün düşürülmesinde katkısı olabilir mi?

Uçağın düşürülmesi ile zirve yapan Türkiye-Rusya gerginliğinin esas nedeni; Erdoğan’ın Sünni mezhepçi arka planı olan ‘siyasal İslamcı’ ideolojisi ve ideolojik bakış açısıyla inşa edilen Suriye politikasıdır. Suriye ile hır çıksın diye, angajman kuralları iptal edilmiştir. Türk F-16 pilotu; füzesini ateşlerken karşısındakinin Suriye savaş uçağı olduğunu sandı! Aynı savaş uçağından Suriye Hava Kuvvetleri’nde de vardı. Telsiz sorgulamasına ya Rusuçağı yanıt vermedi ya da yanıt veremesin diye birileri tarafından frekansı körlendi! MİT’e devredilen ve muhabere ve elektronik sinyal istihbaratı yapan GES;  karakol yapan F-16’lara ve SU-24’leri izleyen hava radarına uçakların Suriye’ye değil, Rusya’ya ait olduğunu söyleyebilirdi. Çünkü; GES’in SU-24’ler göreve kalkmadan önce, kontrol kulesi ile olan konuşmalarını tespit edip kaydedebilme imkanı mevcuttu. GES Genelkurmay Başkanlığı’na bağlıyken, bu görev aksamadan yapılırdı. Önlemeye giden Türk pilotu; karşısında bulunan uçağın milliyetini bilirdi. Bu görev, GES’in MİT’e devredilmesi nedeniyle ya tavsadı ya da MİT bu planın ve provokasyonun içinde.

Saygılar sunarım.

Türker Ertürk



Haber Habere
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner80

banner87

BU, TÜRKİYEMİZ İÇİN BÜYÜK BİR UTANÇ...
Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, eğitim kurumlarında mescit bulunması şartı getirilen yönetmeliğin...

Haberi Oku