Gündem:
İLKİ EKMEL BEY'Dİ, ŞİMDİKİ İKİNCİ MANEVRA!
İLKİ EKMEL BEY'Dİ, ŞİMDİKİ İKİNCİ MANEVRA!

İşte Usta Gazeteci, Araştırmacı ve Yazar Soner Yalçın, ODA TV ve Sözcü Gazetesinde yayımlanan 'Sıtmaya razı etme stratejisi…' başlıklı o makalesi;


Sıtmaya razı etme stratejisi...


Cüneyt Arcayürek…
68 yıllık gazeteci…
Mesleğe 1947 yılında Ulus gazetesinde başladı; 19 yaşındaydı.
Bugün… Hasta, bir aydır yoğun bakımda.
Ankara’dan yetişen tüm gazetecilerin ağabeyi bu duayen meslektaşımı yazmanım nedeni bugünlerde yapılan bir tartışmayla ilgili…
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Ahmet Sever’in yazdığı kitap ile ilgili…
Gazeteci Ahmet Sever Çankaya Köşkü’ndeki anılarını “Abdullah Gül İle 12 Yıl/Yaşadım, Gördüm, Yazdım” adlı kitabında yazdı. Fırtına koptu..!
Bakınız..
Cüneyt Arcayürek, 15 Temmuz 1993 ile 15 Temmuz 1996 tarihleri arasında Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in başdanışmanlığını yaptı. Sonra…
Tarih: 6 Şubat 2001
Arcayürek’in, Çankaya Köşkü’nde çalıştığı dönemi ele aldığı “Etekli Demokrasi” kitabına dönemin Cumhurbaşkanı Demirel tepki gösterdi.
Arcayürek geri adım atmadı.
Tarih: 27 Haziran 2001
Arcayürek, “Baba’sının Kızı” adlı kitabı ile anılarını yazmayı sürdürdü. Demirel öfke kustu; eski başdanışmanına “müzevir” dedi: “‘Anı’ namı altında birçok ‘ayıp’ birden işlenmektedir. Zira, kitabın yazarı, bir kamu görevlisi olarak orada bulunmakta ve devletten ücret almaktadır. Aradan 7 sene geçtikten sonra; yanıltma, kötüleme, insanları birbirine düşürme maksatlarına hizmet edecek şekilde ortaya attığı iddiaların hiçbirisi, beni kesinlikle bağlamaz. Kitap, yazarın herkesce bilinen, her vesileden yararlanarak giriştiği ‘Demirel imajını tahrip’ mücadelesinin yeni bir örneğidir.”
Arcayürek gazetecilik yapmış ve yazdıkları Demirel’i kızdırmıştı.
Ahmet Sever’in dediğine göre ise, kitabını Abdullah Gül gözden geçirmişti!
Arcayürek’in yaptığı gazetecilik ise, Sever’in yaptığı piar çalışması değil mi? Ve buna neden ihtiyaç duymuşlardır?..
Konuya geliyoruz…



Bir hafta önce



Ahmet Sever’in anılarını Doğan Kitap bastı.
Ahmet Sever’in kitabı günlerdir Hürriyet’in birinci sayfasında…
Kuşkusuz…
Bu kadar tartışılan anıları gündeme getiren Hürriyet’in yaptığı gazeteciliktir. Tebrik etmek gerekir.
Kuşkusuz…
Ahmet Sever’in kitabını basmak Doğan Kitap için başarılı yayıncılık faaliyetidir. Tebrik etmek gerekir.
Ama meselenin başka yönü daha var…
Tam bir hafta önce…
Türkiye Yayıncılar Birliği, “Düşünce ve İfade Özgürlüğü 2015 Ödülü”nü Kırmızı Kedi Yayınevi’ne verdi.
Yayınevinin sahibi Haluk Hepkon ödülünü değerli gazeteci Zeynep Oral’ın elinden aldı ve konuşmasında şöyle dedi:
Kırmızı Kedi zorlu dönemde yayıncılık yaptı. Cezaevine atılan yazar ve subayların, işsiz bırakılan gazetecilerin kitaplarını yayımladı. Zorbalığa ve hukuksuzluğa karşı çıkılabileceğini gösterdi. Cezaevlerine atılan, manevi olarak linç edilen, işsiz bırakılan insanların seslerini duyurarak kurulmak istenen ideolojik hegemonyayı tesirsiz hale getirdi.
O dönemde kimsenin basamadığı Soner Yalçın’ın Samizdat kitabını yayımlamamız, yayınevlerinin sadece para kazanmak için kurulmuş işletmeler olmadığını, aynı zamanda yazar özgürlüğünün de teminatı olduklarını hatırlatmak açısından önemliydi…”
Hayır, hayır, mesele ben değilim. Bunu yazmamın başka nedeni var.
Tüm kitaplarımı yayınlayan Doğan Kitap, Silivri Cezaevi’nde yazdığım “Samizdat”ı yayınlamadı! Cemaat’ten ve AKP iktidarından korktular.
Bu hatırlatmadan sonra tekrar başa dönüp sorabiliriz:
Ahmet Sever’in kitabını basan Doğan Grubu, artık Erdoğan’dan korkmuyor mu?
“7 Haziran seçim sonuçları” demeyiniz; kitap seçimden önce hazırdı. Abdullah Gül, “yanlış anlaşılır seçimden sonra çıkarın” demişti!
Tekrar anımsatırım…
Eski Cumhurbaşkanı Demirel Arcayürek’e ateş püskürürken, eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül kitabın her aşamasında yer almaktadır.
Demek “roller” değişmiştir; Gül, Ahmet Sever’e “başdanışmanlık” yapmaktadır!..
Niye?
Ah bu kahrolası sorular…



“Gecikmiş Kasım Gülek”



CHP Genel Sekreteri Gürsel Tekin’e “gecikmiş Kasım Gülek” diyebilir miyiz?
Medyada yer almak için hep uyduruyor: “AKP iktidar olabilmek için adam başına 30-40 milyon dolar verip 18 milletvekili satın alacak; bu paralar Katar ve Azerbaycan’da hazır!”
Bu…
Ölümü gösterip sıtmaya razı etme politikasıdır. Başka yorum yapmak istemiyorum; aklımızla alay edilmesini kınıyorum.
Bakınız...
Bir yanda bu tür tuhaf demeçler…
Diğer yanda Abdullah Gül
piarı…
Yeni bir “Ekmel Bey Olayı” ile karşı karşıyayız.
Yine Abdullah Gül’ün perde arkası manevrasını seyrediyoruz!
27 Aralık 2013’te bu köşede ne yazdığımı anımsatırım:
“Hoşa gideni yazmak doğruyu yazmak değildir.
Evet…
Ortada AKP hırsızlığı var. AKP’nin bunun altından kalkması zor. Bakmayınız siz yeni kabinenin açıklanmasına filan Erdoğan iktidardan düştü.

Tüm bu olan bitenin özeti şudur:

1)
 ‘AKP Koalisyon Hükümeti’ yıkılmıştır. Gül ve Gülen, Erdoğan’a savaş açmıştır. Artık ‘barış çubuğu içmeleri’ imkansızdır.
2) Erdoğan yalnızlaştırılmıştır. Hiçbir uluslararası dayanağı kalmamıştır.
3) Erdoğan artık Türkiye’yi yönetememektedir. Siyasi terminolojiyi zorlarsak ‘topal ördek’tir.
4) AKP bölünmüştür. ANAP’lılaşmıştır; parti bitmeye hızla yaklaşmaktadır.
5) Kölenin bile gururu vardır, en zorbasına boyun eğer! AKP’liler safını buna göre belirleyecektir!

Peki…
Giden’in durumu bu…
Gelen kim?..
Gelen yeni bir koalisyon hükümeti mi: Gül+Gülen ve CHP!..“
Evet,1.5 yıl önce yazdım bunu…
İlk adımı Ekmel Bey’in cumhurbaşkanlığı adaylığı ile attılar.
Şimdi.
İkinci manevralarını seyrediyoruz!
Kimse kusura bakmasın; bu stratejilerin merkezinde Doğan medyası vardır!
Biz…
Gerçekleri yazmayı Cüneyt Arcayürek gibi ustalarımızdan öğrendik…

Soner Yalçın
Sözcü Gazetesi



Haber Habere
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner80

banner87

MİT'çi AKRABAM FETULLAH GÜLEN'e...
Fetullah Gülen'in “Hiç sevmem” diye bahsettiği efsane halterci Naim Süleymanoğlu, MİT'çi...

Haberi Oku