Gündem:
İSLAM'IN SULTANI SEN OLACAKSIN!
İSLAM'IN SULTANI SEN OLACAKSIN!

İşte gazeteci, yazar, sevgili dostumuz Kerem Çalışkan'ın Odatv.com'da yayımlanan 'Şam'a namaza giderken Diyarbakır'dan olmayalım' başlıklı o makalesi;


Şam'a namaza giderken Diyarbakır'dan olmayalım

Türkiye’nin Rus uçağını düşürmesinden sonra yaşanan fırtına gibi gelişmeler ve NATO’nun ‘Türkiye’yi savunmak için’ bölgeye yeni gemiler ve füzeler göndermesi herkesi şaşırtmış, yandaş kafaları da karıştırmış durumda…

Önümüzü görmek için olayların doğru analiz edilmesi gerekiyor…         

Ancak olayları karartmadan, saptırmadan doğru şekilde alt alta sıralamak bile zorlaştı…

‘Rus uçağı’ndan başlayalım…

Bu konuda ‘iki komplo teorisi’ var:

Birinci Komplo Teorisi: ABD-NATO, Türkiye’yi kışkırtarak Rus uçağını düşürttü!


Neden?: Böylece ABD, Türkiye’nin Rusya ve Çin ile farklı işbirliği arayışlarını engelledi… Erdoğan’ın Avrasya ittifakı arayışları’nın önünü kesti… Erdoğan’ı tamamen ABD-NATO-Batı ittifakına mahkum ederek esir aldı… ABD, Türkiye-Rusya ilişkilerini ekonomik ve sosyal olarak dinamitledi, araya ‘düşmanlık’ havası soktu… Obama böylece başından beri karşı çıktığı Rusya’dan Trakya’ya doğalgaz hattı (Türk akımı) projesini de öldürdü… ABD-NATO, her iki ülkeyi (Putin ve Erdoğan’ı) yumurta tokuşturur gibi birbirine tokuşturarak ikisini de kırıp zayıflatmak istiyor… Böylece Suriye ve bölgede kendi planlarını (Kürdistan inşası ve Akdeniz’e Kürt koridoru) daha rahat hayata geçirecek…


Birinci ‘Komplo Teorisi’ni önce Takvim’de Ergun Diler, aksiyon-casus filmi tadında yazdı, sonra Cengiz Çandar ‘Bu işte bir bit yeniği var’ diyerek, Rus uçağını ABD kışkırtması ile düşürülmüş olabileceği tezine destek verdi… Bekir Ağırdır ‘Tuzağa mı düştük?’ sorusunu ortaya attı…Tarhan Erdem, Ağırdır ve Çandar’a dayanarak aynı soruyu yineledi…


İkinci Komplo Teorisi: Rusya, Suriye’de askeri gücünü arttırmak için uçağını bile bile düşürttü…


Neden?: Rusya böylece NATO’nun daha önce karşı çıktığı S-400 füzelerini Suriye’ye yerleştirdi, Türkiye’nin Suriye üzerinde uçuşunu engelledi, Türkiye’nin ABD ve Batı ile birlikte kurmaya çalıştığı Cerablus-Azez Güvenli Bölge planını engelledi, çöpe attı… Rusya, uçağının düşürülmesinden sonra Suriye’ye Lazkiye’nin doğusuna ikinci bir havaalanı inşa etmeye başladı… Bölgeye tank ve füzesavarlar getirip iyice yerleşti…


Bu senaryoyu önce eski AB Bakanı Beril Dedeoğlu ortaya attı, sonra özellikle yandaş medyada bazı köşe yazarları benzer görüşler savundular…


Aslına bakarsanız, iki teorinin örtüştüğü bir nokta var…


Bunu da dün AKP’nin ‘derin gazetecisi’ Abdülkadir Selvi yazdı…


Bu senaryo da şu: ABD ve Rusya, Suriye’de IŞİD’in temizlenmesi konusunda anlaştılar… Ayrıca Cerablus-Azez hattına PYD ve Kürtlerin yerleştirilmesi için de anlaştılar… (Bu nedenle önce ABD sonra Rusya PYD’ye silah desteği yaptılar, yapıyorlar..)


Tabii ABD ve Rusya’nın Cerablus’da PYD’ye destek konusunda anlaşması Türkiye için kabus senaryosu…


Bu konudaki son gelişme Hürriyet’in bugünkü manşeti: ’98 km. Pazarlığı’…


Hürriyet, ABD’nin (Obama) isteği ile Türkiye’nin şimdi IŞID’in etkin olduğu Cerablus-Azez hattına terörist geçişini ve kaçak petrol ticaretini önlemek için, ABD ve Batı’yı tatmin edecek bir şekilde duvar çekiyor…


Hürriyet ciddi bir gazetecilik eksikliği olarak bu bölgenin Türkiye’nin güvenli bölge inşa etmek istediği bölge olduğu bilgisini vermemiş!.. (Anlaşılan Hürriyet Genel Yayın Yönetmeni Sedat Ergin, önüne konulan tasfiye listelerini imzalamaktan birinci sayfa ile ilgilenmeye vakit bulamıyor. Yoksa Sedat bu önemli noktayı atlayacak bir gazeteci değildir!...)   


Hürriyet, Kerry’nin, Türkiye’nin bu bölgeden terörist militan ve petrol geçmeyeceğine dair taahhütte bulunduğu açıklamasına yer vermiş, oysa aynı Kerry Rus uçağı düşürülmeden bir hafta önce Türkiye ile birlikte o 98 km’de güvenli bölge kurmak için Türkiye ile birlikte operasyon başlatacaklarını açıklamıştı…


Rus uçağı vuruldu… Türkiye’nin Güvenli Bölge’sine ‘El Fatiha’ denildi…


Erdoğan Rus uçağını vurarak, hem kendi ayağına hem TSK’nın kafasına sıktı…


Şimdi Erdoğan, Rusya’nın IŞİD’ın petrol ticaretinin Türkiye’ye ve kendi ailesine uzandığı iddialarının önünü kesmek, en azından bu iddiaların Batı’da ve ABD’de destek bulmasını engellemek için o bölgeye duvar örüyor…


Güvenli Bölge çöpe gitti, yerine duvar geldi…


Obama istedi, Erdoğan oraya duvar örüyor…


NATO BÖLGEYE GÜÇ YIĞIYOR


Peki bundan sonra ne olacak?...


Görünen gelişme şu:


ABD-NATO Avrupa’da Karadağ’ı NATO’ya katarak, Rusya’yı Avrupa üzerinden sıkıştırıyor… Suriye’de Rus-İran-Esad cephesine karşı Türkiye’yi Rusya’nın üzerine sürerek, Putin’in güney taaruzuna cevap vermeye çalışıyor…


Artık Cengiz Çandar ve Güneri Cıvaoğlu gibi bir çok yazar, yaşanan gelişmeleri I. Dünya Savaşı ile kıyaslayarak, ABD-Batı ittifakının, Türkiye’yi yaşanan bu III. Dünya Savaşı sürecinde Rusya’ya karşı kışkırttığını açıkça yazmaya başladılar…


Evet, I. Dünya Savaşı’nda Almanların Enver’e yaptığını şimdi ABD Erdoğan’a yapıyor…


‘Hadi Aslanım yürü çak şu Rus Ayısı’na, bölgenin hakimi, İslam’ın sultanı sen olacaksın!’ diyorlar…


İşin kötüsü, Erdoğan bu dolduruşlara Enver’in İslam hükümdarlığı hayallerine inandığı kadar inanıyor! 


Sonuç?


ABD (NATO-Batı) Türkiye’yi Rusya ile çatıştırmaya itiyor…


ABD bizi Ayı ile güreştirmek istiyor…


Bölgesel savaş riski giderek artıyor…


Buna İsrail’in Rus şemsiyesi altında Golan’a yaklaşan İran-Hizbullah güçlerini vurma riski de ekleniyor…


Ama en yakın ihtimal, Rusya’nın misilleme olarak Türk askeri güçlerini veya yardım konvoylarını vurması, bazılarını zaten vuruyor!...


ABD-NATO, askeri güçleri Türkiye çevresine ve Doğu Akdeniz’e yığarak, Rusya-NATO çatışmasını Türkiye topraklarında kabul edeceğini gösteriyor… (Yani Ukrayna ve Avrupa sınırında değil!...) 


Sonuçta, hem Rusya hem Türkiye böyle bir çatışmada ağır yara alıp darbe yerse ne olacak?


ABD, gecikmiş BOP Planı’nın devreye sokacak…


TBMM’de reddedilen birinci tezkerede (1 Mart 2003) ABD, Diyarbakır’a 40 bin askeri yerleştireceği bir üs ve merkez kurmak istiyordu… Burası BOP’un merkezi olacaktı…


TSK bu planı desteklemedi ve kafasına Balyoz’u yedi…


Şimdi ABD’nin Diyarbakır Hava Üssü’nü, son İncirlik Anlaşması ile birlikte kullanmaya başladığını, hatta Diyarbakır’da 90 bin metrekarelik bir alana CIA-Lojistik merkezi kurduğunu (Aydınlık) öğreniyoruz… İngiltere, Fransa ve Almanya da İncirlik ve Diyarbakır’ı kullanmak istiyor…


Diyarbakır’da Tahir Elçi’nin öldürülmesi çerçevesinde yaşanan olayları ve Sur semtinde sürüp giden isyanı bu büyük tablo ışığında okumak lazım…


Diyarbakır’a dikkat!...


Türkiye, Rus uçağını vurup güvenli bölgeden vazgeçerek sadece Suriye hayallerini rafa kaldırmakla kalmıyor, ABD ve Batı’nın giderek Diyarbakır’ı askeri üs haline getirmesinin yolunu açıyor…


Yarın Diyarbakır’daki sokak isyanlarının yanında ABD ve Batı askerini görürse Erdoğan şaşırmasın!


Osmanlı ‘Dimyat’a pirince giderken, evdeki bulgurdan olmak’ sözünü bu durumlar için kullanmış…

Şam’a namaza giderken, Diyarbakır’dan olmayalım! diye…

Kerem Çalışkan
Odatv.com


Haber Habere
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner80

banner87

BİTLİS'te HAİN TUZAK
Bitlis’in Hizan İlçesinde yürütülen operasyonlar sırasında, teröristler tarafından araziye daha önceden...

Haberi Oku