Gündem:
TOYOTA'DAN KÜRDİSTAN'A!

TOYOTA'DAN KÜRDİSTAN'A!

İşte Usta Gazeteci, Araştırmacı ve Yazar Soner Yalçın'ın, ODA TV ve Sözcü Gazetesinde yayımlanan 'Gordion düğümü' başlıklı o ilginç yazısı;

Gordion düğümü

Gazetelerde şu haber vardı:

“ABD merkezli Ron Paul Barış ve Refah Enstitüsü, IŞİD’in kullandığı çok sayıdaki Toyota marka araçla ilgili gizemi ortadan kaldırdı. Enstitüden yapılan açıklamaya göre, ABD Dışişleri Bakanlığı ve İngiltere hükümeti, Toyota marka araçları 2013-2014 yılında Beşar Esat yönetimine karşı savaşan Özgür Suriye Ordusu’na gönderdi.”
ABD’nin enstitü, think tank vs. kuruluşlarından yapılan açıklamaları hep ihtiyatla karşılarım.
Ronald Ernest “Ron” Paul (d.1935) Cumhuriyetçi bir politikacı. ABD başkanlığına aday adayı olması nedeniyle adını duymuşsunuzdur.
2012 yılında başkanlığa yine aday olup olmayacağı
iddialarıyla ilgili soruya eşi Carolyn Wells Paul 2010 yılı başında şöyle yanıt verdi:“Ona şimdi sorarsanız, muhtemelen ‘hayır’ diyecektir, ama olaylar Türkiye’de çok hızlı gelişiyor ve olası bir krizde, onun bilgisi ve tecrübesine ihtiyaç duyulacağı zaman bu işi yapar.”
Allah… Allah…
ABD başkanlık seçimleriyle “Türkiye’de hızla gelişen olayların” ne ilgisi olabilir?
Bayan Carolyn bu açıklamayı 2010 yılı başında yaptığına göre, 2009’da Türkiye’de neler oldu?
- Çözüm Süreci başladı.
- Oslo’da MİT ile PKK yan yana geldi.
- Öcalan’ın emriyle 34 PKK’lı, Habur’dan giriş yapıp teslim oldu.
- Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Bağdat’a giderken uçakta gazetecilere Kuzey Irak’tan bahsederken “Kürdistan” dedi.
- Ve 2010 yılı başında Başbakan Erdoğan, çözüm sürecini anlatmak ve destek toplamak için 62 sanatçı ile bir araya gelip “açılıma omuz verin” dedi.
Türkiye’de “hızla gelişen” ve ABD başkan adaylığını etkileyecek olaylar bunlardı.
Fakat…
Bayan Carolyn’in “olası bir kriz” vurgusu yapması ilginçti! Sanki bu günleri görmüştü!
Cumhuriyetçilerin “şahin kanadından” Ron Paul, 2012’de başkan aday adayı oldu. Cumhuriyetçilerden yeterli oyu alamayınca çekildi.
Peki… Tekrar dönelim; Ron Paul Barış ve Refah Enstitüsü tarafından açıklanan Toyota meselesine…

Serdar Group

Adı, Abdullah Ağar (d. 1967)…
Subaydı. Yıllarca Güneydoğu ve Irak’ta görev yaptı. Yaralandı.
2010 yılında devlete ve özel sektöre “güvenlik konularında danışmanlık” yapmak üzere Irak’a gitti. 4 yıl kaldığı bu ülkeyi yakından tanıdı.
Nisan 2015’te çıkardığı “IŞİD ve Irak” (Remzi Yayınları) kitabında Toyota meselesini yazıyor:
“Malum, IŞİD’in kullandığı arabaların kahir ekseriyeti Toyota.
Hatta size modelini de vereyim. Hemen hepsi dört çeker ‘çift ve tek kabin’ Toyota Hilux pikap…
Peki nereden geldi bu Hiluxlar? Gökten zembille inmediler ya! Hadi Amerika’nın zeplinleri hâlâ Irak semalarında dursa, söz yakışır belki, ama onlar da yok.
Kerkük’ten Erbil’e giderken, Erbil’e yaklaştığınızda dağ taşın sıfır arabalarla dolu olduğunu görürsünüz. Bu arabaların büyük çoğunluğu Toyota’dır.
Burası, Irak’ın en büyük araç satış şirketlerinden birine aittir.
Şirketin sahibi Kürt, şirketin adı da Serdar Group’tur.
Bildiğim kadarıyla bu şirkete Neçirvan Barzani de ortaktır.
Sahadan gelen bilgilere göre, ‘petrol karşılığında 15-20 bin araba satmışlar.’
Tabii bu araçların doğrudan doğruya ve/veya hepsinin IŞİD’e satıldığını söylemek doğru olmaz. Ama IŞİD’in araçları ortada. Bu araçları Irak’ta kimin sattığı da…
Sonuçta arada birileri olsun olmasın, bu araçların bir şekilde IŞİD’e gittiğini Irak’ta çocuklar bile bilir…”
Devam edelim…
Bakalım Toyota bizi nereye götürecek?..

Barzani IŞİD ilişkisi

Gordion düğümü…
Genellikle çözümü zor bir sorunun; kaba kuvvetle/kılıçla/silahla halledilmesi anlamında kullanılır.
Bugün, Ortadoğu’da yaşanılan budur.
Suruç ve Ankara patlamalarının sebebi budur.
Gözler IŞİD’e çevrilmiştir.
Ama pek kimse IŞİD “ittifakları” konusunda bilgi sahibi değildir.
AKP ve itibarıyla Erdoğan, IŞİD-PKK ittifakını dile getirmeye başladı.
O halde…
Hiç laf söyletmedikleri kardeşleri Barzani ile IŞİD ilişkisi konusunda da bizleri aydınlatmaları gerekiyor.
Örneğin..
Irak yönetiminin elindeki 18 Eylül 2001 tarihli bir belgede, IŞİD’i; Barzani ve MOSSAD’ın birlikte kurdurdukları bilgisi var!
Radikal Sünni-Selefi kardeşliğin ortak düşmanı Şii hegemonyası idi!
Toyota-petrol ticareti kardeşliği!
Uzatmayayım…
Bu iddiayı yalanlayan Barzani çevresi kimi suçladı dersiniz; PKK’yı!
Kuşkusuz… Bunlar çok konuşulup tartışılacak konular…
Fakat bilinen şu:
IŞİD Kürt bölgelerine saldırmasaydı; PKK dünya kamuoyunda kabul görüp “legalleşebilir” miydi?
IŞİD Kürt bölgelerine saldırmasaydı; PKK askeri yardımlara kavuşabilir miydi?
IŞİD Kürt bölgesine saldırmasaydı; AKP Türk topraklarını peşmergeye açıp PKK’ya yardım eder miydi?
Bu durumda, PKK’yı silahlandıran- güçlendiren IŞİD olmuyor mu?
Hep yazdım… IŞİD
Kuzey Suriye’de Kürt koridoru için faaliyette; bölgeyi Türkmenlerden, Şii Araplardan temizledi. Geri kalan Arapları da PKK’nın temizlediği, Uluslararası Af Örgütüraporuna girdi.
Demem şu ki:
Hep “IŞİD… IŞİD” diyorsunuz.
Sahnede; sürekli birbirleriyle kavga eden Hacivat ile Karagöz’ü görüyorsunuz. Oysa her ikisini oynatan da aynı kuklacı!
Kuklacının amacı, şiddet aracılığıyla gordion düğümünü çözüp Akdeniz’e kıyısı olan Kürdistan’ı kurmaktır.
Sonuçta…
Toyota’yı kimin IŞİD’e verdiğini bilmem! Ama….
Toyota araçların, Kürdistan sınırını Akdeniz’e ulaştırmak için kullanıldığını yazabilirim…
Tıpkı… Suruç ve Ankara’da patlayan IŞİD bombaları gibi…

Soner Yalçın
SÖZCÜ Gazetesi

 



Haber Habere
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

OLAĞAN DİYORLARDI, OLAĞANÜSTÜ KONGREYE GİDİYORLAR!
Daha önce olağan kongre yapılacağı ifade edilen AKP’de bunun aksine olağanüstü kongrenin 21 Mayıs’ta...

Haberi Oku