Sağlık:
10 MART DÜNYA BÖBREK GÜNÜ ve 'AĞLATAN DAKİKALAR'
10 MART DÜNYA BÖBREK GÜNÜ ve 'AĞLATAN DAKİKALAR'

Prof. Dr. Balat: Türkiye’de 6 kişiden biri kronik böbrek hastası

10 Mart Dünya Böbrek Günü dolayısıyla Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nde; ‘Kronik Böbrek Hastalığı, Önleme ve Böbrek Nakli’ konulu toplantısı düzenledi.


Toplantıya; organ bağışının dünyaca ünlü simge ismi Reginald Green, Tıp Fakültesi Dekanı Levent Elbeyli, Tıp Fakültesi Çocuk Nefroloji Bilim Dalı Başkanı Prof.Dr. Ayşe Balat, öğrenciler ve davetliler katıldı.

Toplantıda konuşan Prof. Dr. Ayşe Balat, Türkiye’de böbrek hastalıklarının salgın gibi yayıldığını söyledi. Türk Nefroloji Derneği tarafından 23 ilde, 10 bin 750 kişinin katılımıyla yapılan araştırmada, erişkinlerin yüzde 15.7’sinde böbrek rahatsızlığı görüldüğünü ve hastalığın erken teşhisinin önemli olduğunu belirten Prof.Dr. Balat, şöyle dedi:

"Farkındalığının ve erken tanısının düşük olması nedeniyle hastalık, sıklıkla son dönem böbrek yetmezliği evresine kadar ilerlemektedir. Yüksek malûliyet oranları ve kötü yaşam kalitesi, bu hastaların aile ve sosyal yaşantılarını da olumsuz etkilemekte ve ekonomik üretkenliklerini engellemektedir. Son dönem böbrek yetmezliği gelişen hastaların yaşamını sürdürebilmesi için diyaliz ve böbrek nakli tedavilerinin uygulanması gerekir. Bu tedavilerin global maliyeti, 1 trilyon doların üzerindedir. Ülkemizde diyaliz uygulanan veya böbrek nakli yapılmış 70 bini aşkın hasta bulunmakta, her yıl buna 10 bin yeni hasta eklenmektedir. Sağlık bütçesinin yüzde 5'ten fazlası, bu hastalar için harcanmaktadır.”

REGİNALD GREEN İLE DUYGULU ANLAR

İtalya’da 21 yıl önce otomobiline ateş açılması sonucu 7 yaşında yaşamını yitiren ve organlarıyla 7 kişiye hayat vererek organ bağışında örnek olarak gösterilen Nicholas Green’in babası Reginald Green’in; Prof. Dr. Balat’ın tercüme ettiği konuşması sırasında duygusal anlar yaşandı. Oğlunun organlarını bağışladıktan sonra, olayın bir aile trajedisi kalmaması için harekete geçen ve dünya çapında bir motivasyona neden olarak, organ nakline önderlik yapan Reginald Green, dinleyicileri gözyaşına boğan konuşmasında şunları söyledi:

“Gece, 22.00 ya da 22.30 sıralarında otobanda yanımızda bir araç belirdi. Biraz sonra yüksek sesle ve kızgın şekilde aracı kenara çekmemizi işaret eden sesler duyduk. Çok tehlikeli görünüyorlardı ve ben durmadım, hızlandım. Onlar da hızlandı. Öyle ki iki araba yan yana yarışıyorduk. Aniden büyük bir patlama sesi, açıkçası bir silah sesi duyuldu ve 7 yaşındaki Nicholas ile dört yaşındaki kız kardeşi Eleanor’un uyuduğu arka koltuk tarafının camı patladı. Eşim Maggie onlara bakmak için döndü, ikisi de huzur içinde uyuyor gibi görünüyordu. Bu bir nimet gibi görünüyordu. Birkaç saniye sonra sürücü penceresi patladı ve ön koltukta oturan bizlerin önünden bir kurşunun nasıl bize değmeden nasıl geçtiğini asla bilemeyeceğiz. Artık onlardan kurtulmuş olmayı ümit ederek baktım, önce yan aynadan sonra dikiz aynasından gecede kaybolduklarını gördüm. Sonraki bir kaç mil ışıklar ve insanları görebileceğimiz bir yer arayarak en yüksek hızda devam ettik. Yolda bir kaza olmuştu, polis ve ambulans ordaydı. Durdum, kapıyı açtım, arabanın ışığı açıldı ve Nicholas kıpırdamıyordu. Yakından baktığımda dilinin hafifçe dışarı çıkmış olduğunu gördüm. İki gün sonra doktorlar beyin ölümünün gerçekleştiğini söylediler. Ben böyle bir umutsuzluğu-kasveti hiç hissetmemiştim. Yürüyüşlerimizde asla bir daha tutamayacağım ellerini düşündüm. Bir daha asla "İyi geceler baba" deyişini duyamayacaktım. Maggie ve ben ellerini tutup konuşmadan beklerken, Maggie sessizce "O artık gitti, organlarını bağışlamayacak mıyız?" dedi. Aniden Nicholas vurulduğundan bu yana ilk kez, karanlıkta küçük ama çok parlak bir ışık gördüm. Bu mantıksız-duygusuz trajedinin içinde bazı iyi şeyler bulabilirdik. Ben "Evet" dedim, olanların hepsi buydu. Her şey çok netti: Onun artık o bedene ihtiyacı yoktu. Ama biz birçok kişinin o küçük bedenin verebileceği şeylere umutsuzca ihtiyacı olduğunu biliyorduk. Onların yüzlerini ya da kaç yaşında olduklarını tahmin edemesek de çok hasta olduklarını biliyorduk. Yedi kişiden dördü çok gençti ve bazıları ölümün eşiğindeydi. Şimdi, yirmi yıl sonra, en genci bile orta yaşa yaklaşıyor.”

Toplantı sonunda Prof. Dr. Balat tarafından Reginald Green’e, oğlu Nicholas’ın fotoğrafının işlendiği bir halı hediye etti. Hediye ile duygulanan baba Green, oğlunun fotoğrafını okşadı ve gözyaşlarını tutamadı.



DHA
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner80

banner87

SOSYAL DEVLET: 'NE SOSYALİ KALDI, NE DEVLETİ!
Türk vatandaşları ve bakmakla yükümlü oldukları kişilerin Bakanlar Kurulu kararı ile ücretsiz olarak...

Haberi Oku