Eğitim:
YETİŞKİNLER de KOLAY ÖĞRENEBİLECEK

YETİŞKİNLER de KOLAY ÖĞRENEBİLECEK

Amacı veya rotası ne olursa olsun, yabancı dil öğrenmek modern çağın vazgeçilmezi arasında yer alıyor. Ancak söz konusu yetişkinler olduğunda dil öğrenme süreci çeşitli sebeplere bağlı olarak zorlu geçebiliyor. Bu süreci kısaltmanın en önemli yolunun geleneksel yöntemlerden uzaklaşmak olduğunu söyleyen Berlitz Dil Okulları Müdürü Çağdaş Kardaş, yetişkinler için dil öğrenmenin ipuçlarını anlatıyor.

Geleneksel çeviri metodundan uzaklaşın

Erken dönemde İngilizce öğrenmek çok daha kolaydır. Çünkü genç beyinlerin bilgiyi işleme hızı daha yüksek, depolama kapasitesi daha fazladır. Ancak bu durum yetişkinlerin yeni bir dili çok zor öğrenecekleri anlamına gelmez. Doğru yöntem ve metodlar, yetişkinlerin kısa sürede dil öğrenmesini sağlayacağı gibi o dilin günlük kalıp ve yaklaşımlarına rahat bir şekilde adapte olmasını sağlar. Bu noktada geleneksel çeviri metodu ve dilbilgisi ağırlık olan sistemden uzaklaşarak yaşayan ve gerçek hayat senaryolarına dayanan bir strateji belirlenmelidir. En önemlisi de konuşma pratiği üzerine kurulmuş bir çalışma düzeni yaratılmalı ve sürekli konuşmak için uygun zemin yaratılmalıdır.

Tabuları beslemeyin, yıkın!

Alışkın olunan sistemleri bir kenara bırakırken, yetişkinlerin yabancı dil öğrenmesi çok zordur tabusunu da yıkmanız gerekiyor. Çünkü kendi elimizle yarattığımız tabular beynimizi sandığımızdan daha fazla etkiler. Beyin nöronlar ve nöronların arasındaki sinaps adı verilen bağlantı noktalarından oluşur. Zihin ürettiği her olumsuz düşünce ve tabu, beyinde bir elektrik yükü oluşturarak bir iz bırakır. Olumsuz düşünce tekrarlandıkça beyin bilgiyi daha sonra hatırlamak için kısa yollar oluşturur. Bu durum bir döngü halini alır ve kırılmazsa zihinsel bir yıkıma yol açar ve dil öğrenme süreci çıkmaz bir yola girer. Tam bu noktada uygulanması gereken korkuyu ve olumsuz düşünceleri değil, size yapıcı yollar sunan olumlu düşünceleri beslemektir.

Fazla mükemmeliyetçilikten kurtulun

Yetişkinlerin yaşadığı en büyük sorunların başında mükemmeliyetçilikten kaynaklanan rezil olma ve hata yapmaktan korkma vardır. Bu durum çoğu zaman konuşmak ve kendini ifade etmek için büyük bir engel oluşturur. Özellikle de yolun başındaki kişiler, ‘Acaba konuşursam rezil olur muyum, bu çok yanlış bir cümle mi’ gibi temel korkular sebebiyle harekete geçmekte zorlanabilir. Bu sorunu önlemek için öncelikle yabancı dile karşı ön yargı, korku, utangaçlık bir kenara bırakılmalıdır. Ayrıca kişiler dilin bir iletişim aracı olduğunu, hata yapsa da önemli olanın iletişim kurmak olduğunu anlamalıdır.

Dilinizle aynı bedeni paylaşın

Öğrenmek istenilen dili, o dile maruz kalmadıkça öğrenmek çok zordur. Çünkü beyin, anadilde düşünür, bilgiyi ana dilde işler. Beyni yepyeni bir dile adapte etmek için beynin, o dile maruz kalması gerekir. Bu aşamada bir bebeğin dil öğrenme süreci yetişkinler için çok idealdir. Sürekli duymak, beyni o dile karşı yatkın kılarken sürekli çeviri yapma hatasını da engelliyor. Bu noktada hedef dile maruz kalmak kadar o dili yaşatmak da çok önemlidir. Çünkü dinlemek her ne kadar ilk aşamada büyük bir ilerleme sağlasa da yabancı bir dilin yaşamasını sağlamak için bol bol konuşmak, anadili İngilizce olan kişilerle sohbet etmek gerçek bir ivme kazandıracaktır.



Haber Habere
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner80

banner87

ÜNİVERSİTE ÖĞRENCİLERİNİ SEVİNDİRECEK...
Öğrenim kredisi alan öğrencilerden, bir gelirle sürekli çalıştıkları tespit edilenlerin kredileri kesilmeyecek......

Haberi Oku