Tüm Emekliler Sendikası Malatya Şubesi yönetici ve üyeleri, İsmetpaşa Caddesi üzerinde bir araya gelerek basın açıklaması yaptı. “Emekliye yok faize var! Emeklinin yüzü gülmeden bu ülkeye bayram gelmez, bu kara düzeni değiştireceğiz” çağrısıyla yapılan açıklamada, “Emeklinin hakkı gasp edilmiştir. Emeklileri açlığa ve yoksulluğa mahkûm edenler bugün utanmadan ‘kaynak yok’ demeye devam etmektedir.” denildi.
Tüm Emekliler Sendikası Malatya Şubesi’nin çağrısıyla İsmetpaşa Caddesi’nde bir araya gelen emekliler basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamayı Tüm Emekliler Sendikası Malatya Şube Başkanı Bekir Erdem yaptı.
Açıklama sırasında emekliler, “İktidar uykuda emekli sokakta”, “Savaşa değil emekliye bütçe”, “Sadaka değil hakkımızı istiyoruz”, “Zafer direnen emekçinin olacak” sloganları attı.
“Emeklinin hakkı gasp edilmiştir”
Bekir Erdem şunları söyledi:
“AKP yine şaşırtmadı. Sıra emeklilere gelince para yok dediler. Gabar'da petrol çıkacak dediler, olmadı. Şimdi de savaş var diyor, bahane üstüne bahane üretmeye devam ediyorlar. Her şey üretiyorlar, bir tek çözüm üretemiyorlar. SGK yönetimi geçen yıl emekliler için harcamayı planladığı 451 milyar TL’yi harcamamıştır. 2025 yılı bütçesinde SGK toplam 5,5 trilyon lira harcama yapmayı planlamış, ancak yıl sonunda yapılan harcama 5 trilyon 54 milyar lira olmuştur. Yani bütçede öngörülen miktarın 451 milyar lirası emeklilere harcanmamıştır. Bu tablo çok açıktır: Emeklinin hakkı gasp edilmiştir. Emeklileri açlığa ve yoksulluğa mahkûm edenler bugün utanmadan ‘kaynak yok’ demeye devam etmektedir.
“Emeklilerin geliri yılın başında eridi”
TÜİK, şubat ayı enflasyonunu açıkladı. Ocak ayında yüzde 4,84, şubat ayında yüzde 2,96 olarak açıklanan enflasyonla birlikte daha yılın ilk iki ayında emeklilerin gelirleri yaklaşık yüzde 8 oranında erimiştir. Ancak bu ülkede yaşayan herkes biliyor ki açıklanan rakamların hayatın gerçekleriyle hiçbir ilgisi yoktur. Pazarda, markette, mutfakta yaşanan enflasyon TÜİK tablolarının çok üzerindedir. Emeklilerin alım gücü her geçen gün düşerken hükümet temsilcileri Türkiye'nin artık ‘yüksek gelirli ülkeler seviyesine ulaştığını’ söyleyebilmektedir.”
“Emekliler bayram gelsin istemez duruma düştü”
Açıklamada, emeklilerin ekonomik koşullar nedeniyle bayramları dahi endişeyle karşıladığı ifade edilerek şu değerlendirmeler yapıldı:
“Eğer Türkiye gerçekten yüksek gelirli bir ülke ise soruyoruz: Neden milyonlarca emekli açlık ve yoksulluk sınırının altında yaşamaktadır? Neden emeklilere gelince ‘kaynak yok’ denilmektedir?
Gerçek çok açıktır. Bu ülkede faize milyarlar vardır, yol, köprü ve şehir hastanelerini işleten şirketlere garanti ödemeleri vardır, sermayeye teşvikler, vergi afları ve kamu kaynakları vardır. Ama konu emekliler olduğunda karşımıza sürekli aynı bahane çıkarılmaktadır: ‘Bütçe imkânları sınırlı.’ 23 yılı aşkın süredir ülkeyi yönetenlerin uyguladığı ekonomik politikaların faturası emeklilere çıkarılamaz. Bugün ortaya çıkan tablonun sorumluluğunu emeklilere yüklemek açık bir siyasal ve ekonomik iflastır. Emekliler bayram gelsin istemez duruma düşmüştür. Çünkü bugün milyonlarca emekli için bayram demek; kredi kartı borcu, ertelenen faturalar ve boş mutfak dolapları demektir. Mahcubiyet demektir. Bayram ikramiyeleri ise artık birkaç günlük mutfak harcamasını bile karşılamayan sembolik ödemelere dönüşmüştür. Bu tablo yalnızca ekonomik bir sorun değildir. Bu aynı zamanda büyük bir vicdan ve adalet sorunudur.”