Gündem:
ERDOĞAN NEDEN CUMHURBAŞKANI OLAMAZ?
ERDOĞAN NEDEN CUMHURBAŞKANI OLAMAZ?

Türkiye'nin yetiştirdiği en değerli hukukçulardan, Atatürkçü Düşünce Derneği kurucu Genel Başkanı Prof. Dr. Muammer Aksoy, 1989 yılında, ölmeden birkaç ay önce yazdığı “Rejim Bunalımına ve Kötü Sonuçlarına Doğru Pupa Yelken Gidiş” adlı kitabında Turgut Özal'ın neden Cumhurbaşkanı olmaması gerektiğini ayrıntılı biçimde ele alıyor.

Konunun en önemli yanı, 1989 yılındaki tespitlerin ve çözümlemelerin, bugün içinde aynen geçerli oluşu.

Bilindiği üzere ANAP, dayattığı seçim sistemi sayesinde 1987 milletvekili seçiminde yüzde 36.2 oy almasına karşın mecliste yüzde 64.8 oranında çoğunluğa sahip olmuş, ancak 26 Mart 1989 tarihinde yapılan yerel seçimlerde oyu düşmüş, yüzde 21.8 oranında oy almıştı.

İşte ANAP, meclisteki çoğunluğuna dayanarak Cumhurbaşkanını belirlemek istiyordu. Muammer Aksoy ise, gazete yazıları ve yukarda sözünü ettiğim kitabı ile, Özal'ın neden Cumhurbaşkanı olmaması gerektiğini açıklıyor, erken genel seçim öneriyor, ana muhalefet partisi SHP'yi meclisi terk etmeye davet ediyordu. Elbette bu karşı çıkış, hukuki yönden olduğu kadar, siyasi etik ve ideolojik açıyı da beraberinde taşıyordu.

Önce, “bunalımların uzamasına ve tırmanmasına neden olmak, rejim için tehlikelidir” diyor, sonrada hukuka ilişkin şu önemli dersi veriyordu: “hukuk yalnız normlardan ibaret değildir, hukukun sosyal olgu ve etik değeri gözardı edilerek yapılacak nitelendirme ve işlemler, tartışmaları da beraberinde getirir”

Aşağıda, kitaptan özetlediğim başlıkları sunuyorum.

a)  Özal’ın Cumhurbaşkanlığı, Anayasanın 101. ve 103. Maderlerinde öngörülen “Tarafsızlık” İlkesi ile Bağdaşamaz ve Özal Bir Uzlaşma ve Denge Öğesi Olamaz.

Anayasamız Cumhurbaşkanının “tarafsız” olmasını öngörmüştür. Parlamenter sistemde böyle bir ilke zorunluluk taşır.

Cumhurbaşkanı seçilen sadece partisinden istifa etmesi, tarafsızlığı sağlayamaz. Sorun bir şekil sorunu değil, içerik sorunudur: yıllarca bir partinin (iktidar partisinin)kurucusu, fiilen tek seçicisi, tek karar vericisi (kısacası diktatörü)durumunda davranagelmiş ve siyasal mücadelede hasımlarına (rakiplerine) en ağır, hatta galiz deyimlerle hücum etmekten kaçınmamış, siyasal yaşamda partizanca birçok kurnazlıklar ve aldatmacalarla anayasal hükümlerin sözüne ve ruhuna aykırı hareket edegelmiş, birçok anayasal kurumu istemediğini -ki Anayasa Mahkemesi de bunlar arasındadır – belirtegelmiş, kısacası hırçın bir siyasal kavgacı olduğunu bin kez kanıtlamış bir şahsın, Cumhurbaşkanı adayı olması ve seçilmesi, yukarıda belirttiğimiz Anayasa’ya aykırılıklar yanında, bir de Anayasa’nın 101. Maddesindeki “tarafsızlık ilkesine ters düşer”.

b)  Başbakan ve parti lideri olan bir kişinin, siyasal yaşamın sıcak savaşından doğrudan doğruya cumhurbaşkanlığı makamına gelmesi, onun tarafsızlığına olanak bırakamaz.

c)  Özal’ın, hem bir başbakan, hem de özellikle Türk devlet felsefesini tersine çevirmiş bir politikacı olarak, 6 yılın hesabını verme durumunda olması da sorumsuz cumhurbaşkanlığı makamını ciddi ölçüde zedeleyecektir.

d)  ANAP’ın kuran ve yıllarca tek başına yöneten Özal, cumhurbaşkanı olunca da partici ve ANAP'çı kalmayı sürdürecek; hatta ANAP’ı gizliden yönetmeye devam edecektir.
Sayın Özal, kendisini particiliğe öyle kaptırmıştır ki, bir parti ile öylesine ÖZDEŞ hale gelmiştir ki, ne kadar çaba harcarsa ve bundan sonra artık gerçekten istese bile, cumhurbaşkanlığı yetkilerini objektif bir biçimde (partizanlıktan uzak) kullanabilmesi olanaksızdır.

e)  Özal’ın Kamuoyu ve Muhalif Partilerin “Cumhurbaşkanı Olmasını Asla Kabul Etmeyecekleri” Bir Kişi Olması, Rejim Bunalımına Özellikle Neden Olacaktır.

f)   “Pek yararlı olacak bir cumhurbaşkanını bulmak”tan daha önemli olan, “çok zararlı olabilecek bir kişinin cumhurbaşkanı seçilmesini önlemek”tir.

g)  Özal gibi anayasal kurumlardan (ve kuruluşlardan) bir kısmını açıkça reddeden bir kişinin, cumhurbaşkanı olması, devlet yaşamı ve rejim için katmerli sakıncalar yaratacaktır.

h)  Cumhurbaşkanında aranacak dil ile Özal’ın dili arasındaki uçurum...
Zaman zaman ağzını bozagelmiş ve parlamenter sistemdeki cumhurbaşkanının sözlüğünde yer almaması gereken tekerlemelere başvurmuş Sayın Özal'ın, bu üslubu dahi, onun cumhurbaşkanı olmasına engeldir.

SHP NE YAPMALIDIR?

Ana muhalefet partisi de, iktidar partisini seçimlere gerçekten zorlayacak tek çözümü benimsemediği (yani milletvekillerinin tümden istifa etmesi suretiyle iktidarı mecliste yalnız bırakma yoluna gidemediği) ve böylece iktidarı erken seçimsiz cumhurbaşkanı seçimine yeltenmekte cesaretlendirdiği için, tarih önünde sorumludur.

Ama ne yazık ki SHP yöneticileri, Özal'ın ya da bir adamının (erken seçimsiz ve uzlaşmasız) cumhurbaşkanı olması halinde karşılaşılacak son derecede olumsuz gelişmelerin zaten ulaştıracağı korkunç sonuçlardan ürkerek, bunların sanki “muhalefet milletvekillerinin istifa etmelerinin bir sonucu imiş gibi görünmesi”ne, gerektiğinden fazla önem vermektedirler. Ve (...) göstermeleri zorunlu olan doğal tepkiyi göstermekten kaçınmaktadırlar.

SONUÇ: 1989 yılında gerek iktidarın gerekse muhalefetin söylem ve tutumunu bugünkü iktidarın ve muhalefetin tutumu ile karşılaştırmak bu yazı için malumun ilanı olacaktı. Okuyucuya bırakıyoruz.

Kaynak: Muammer Aksoy, “Rejim Bunalımına ve Kötü Sonuçlarına Doğru Pupa Yelken Gidiş”, Tekin Yayınevi,1989

Öner Tanık/ ADD Genel Sekreteri



ODA TV
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Misafir Avatar
Seyit usta 9 yıl önce

Dünya,nin en demokratik ülkesinde yasiyormusuzda habermiz yok..

Misafir Avatar
TC adil haksever 8 yıl önce

geçmişte shp kendine düşen görevi yerine getirdi. bu gün ise chp kendine verilen görevi yerine getirecektir..

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner80

banner87

TBMM'den ORTAM BİLDİRİ
TBMM Genel Kurulunda, Meclis Başkanı Mustafa Şentop'un imzasıyla AK Parti, CHP, HDP, MHP ve İYİ Parti...

Haberi Oku