KADIN YOK OLURSA TOPLUM YOK OLUR!

KADIN YOK OLURSA TOPLUM YOK OLUR!

Sevgili Duygu Asena‘nın ortalığı ayağa kaldıran kitabının adıydı:

Kadının Adı Yok!..

Uzun, çok uzun yıllar önce yazmıştı; kadının nasıl örselendiğini, incitildiğini, haklarının nasıl çiğnendiğini, ölesiye dayağa yatırıldığını, hürriyetinin nasıl kısıtlandığını, ikinci, üçüncü, beşinci sınıf yerine nasıl konulduğunu anlatıyordu… Bir de “namus”, “töre” adı altında nasıl öldürüldüğünü tabii!.. Sözlerini Aysel Gürel’in yazdığı, Sezen Aksu’nun seslendirdiği “Ünzile” şarkısının milyonlar tarafından hüzünle, gözyaşları içinde dinlendiği yıllardı…

Askere gittiğimde Duygu’nun o kitabı nasıl büyük bir isabetle, hedefi tam 12’den vururcasına yazdığını bizzat yaşayarak anlamıştım…

Tunceli’nin bir mezrasında sabahın 5’inde okula gitmek üzere yola çıkan kocaman gözlü Sema’yı görünce çok şaşırmış, saatlerce yol tepen bu kızcağıza hem hayranlık duymuş hem de acımıştım. Daha sonra ailesinin evine uğrayıp ağabeyi ile konuştuğumda aynen şöyle demişti:

–Durduramıyoruz, ille de okuyacağım diyor bey; halbuki okudukça değeri düşüyor, kimse almaz artık onu buralarda!..

Bu büyük acımasızlığı daha sonra ilk kitabım “Vur Emri- Bir Asteğmenin Tunceli Anıları” kitabımda anlatacaktım..

Duygu’nun filme bile çekilen kitabının anlattığı gerçeklerin üzerinden yıllar, iktidarlar, nesiller geldi geçti…

Şimdilerde kadının bedeni bile yok!..

Yalnızca 2 ayın bilançosu: 49 kadın bedeni!

Artık kadınlar şakır şakır öldürülüyor!..

Üstelik artık yalnızca “namus”, sadece “töre” gereği de değil kadın bedeninin yok olma gerekçesi; ‘boşandı’ diye öldürülüyor, ‘ayrılmak istedi’ diye öldürülüyor, ‘çalışmak istedi, çalışıyor’ diye öldürülüyor, ‘sinemaya gitti’ diye öldürülüyor…

Sokak ortasında öldürülüyor, otobüste, trende öldürülüyor, adliye binası önünde öldürülüyor, evinde çocuklarının gözü önünde öldürülüyor, iş çıkışı öldürülüyor…

Boğazı kesilerek öldürülüyor, onlarca kez bıçaklanarak öldürülüyor, silahtaki tüm mermiler üzerine boşaltılarak öldürülüyor, baltayla, keserle, boğularak, asılarak öldürülüyor…

Önümde Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun (KCDP) kadın cinayetleri raporu duruyor; buna göre 2021’de 280 kadın yok edildi!  Üstelik raporda ne deniyor biliyor musunuz?..

En az 280 kadın öldürüldü!..

En az! Yani tam sayı konusunda bile tereddüt var! Çünkü 217  kadının da neden öldürüldüğü bilinmiyor!; kayıtlara “şüpheli ölüm” olarak kaydedilmiş durumda!

İnanabiliyor musunuz; neredeyse erkek eliyle işlenmiş kadın cinayetleri kadar da “şüpheli ölüm” sayısı mevcut!  kim tarafından, hangi gerekçeyle öldürüldüğü dahi bilinmiyor!.. Raporda, caydırıcı cezalar verilmedikçe, şiddeti önleyici tedbirler içeren 6284 sayılı kanun yani İstanbul Sözleşmesi geri getirilmedikçe,  kadına yönelik yok etme olayları tüm hızıyla sürmeye devam edecektir deniliyor…

Raporun bu öngörüsü de net biçimde doğrulandı; 2022’nin Mart ayındayız, yalnızca son iki ayda öldürülen kadın sayısı 49’a ulaşmış durumda! Diğer bir deyişle kadınlar adeta yok hükmünde! Ancak bu yok olmanın da korkunç bir bedeli var:

Kadının adının ve bedeninin “yok hükmünde” olduğu toplumlar yok olmaya mahkumdur!

Gök kubbede boş seda!..

İstanbul sözleşmesi geçtiğimiz Temmuz ayında AKP’li Cumhurbaşkanı’nın imzasıyla şak kaldırıldı!

O günden bu günlere yüzlerce kadın yaşamdan kopartıldı… 2002-2021 yılları arasında, AKP’nin iktidarı sürecinde kaç kadın infaz edildi peki, biliyor musunuz?

Tam 7 bin 071 kadın!

Ben söylemiyorum, raporlar, rakamlar haykırıyor! Dün baktım yine birileri kadınları öven, kadınların ne kadar önemli ve değerli olduğunu anlatan, “kadın, başımızın tacı, gönlümüzün ilacıdır” tadında açıklamalar yaptılar…

Aynı sıralarda dün akşam saatlerinde Taksim’de yapılacak 20’nci Kadın Yürüyüşü İstanbul Valiliği tarafından yasaklanmıştı bile!

Anlamadığım ise şu: 19 kez yapılan kadın yürüyüşüne 20’nci kez niçin “hayır” denir? Valiliğin yasak kararı ile birlikte baktım, Taksim demir yığınlarıyla kapatılmış, güvenlik güçleri alanın ve sokakların tümünü muhasara altına almış! Sorum basit:

Kadınlardan bu korkunun sebebi nedir?

https://twitter.com/umit_zileli