TÜRK BAYRAĞINI KİM, NE ZAMAN İNDİRDİ?

TÜRK BAYRAĞINI KİM, NE ZAMAN İNDİRDİ?

IŞİD araya girse de bayrak tartışması sürüyor.

Hükümet kendi üzerinden topu atıyor.

“Derin” güçlerin harekete geçtiği, bayrak indirme provalarının yaptırıldığı, bu işi yapanların “çözüm” sürecini hedef aldığını vs. vs. Yabancıların tabiriyle de bla bla bla…

Kamuoyunda ise hükümete tepki var. 

Bayrak indirmenin, açılım politikaları sonucunda gelinen nokta olduğu görüşü hakim.

Bende merak ettim ve bayrağı kimin indirdiğini bulmak için geçmişte bir tarama yapayım dedim.

Hafıza-i beşer nisyan ile malüldür hesabı ilginç şeyleri hatırladım. 

Hep beraber bazı olayları hatırlayalım:

Andımız

“Türküm, doğruyum, çalışkanım” sözleriyle başlayıp “Ne mutlu Türküm diyene” ile biten andımız, PKK tarafından istenmeyen bir uygulamaydı. Okullarda çocuklarımız her ders gününe bu antla başlıyordu. Ancak PKK ve türevleri andımızdan rahatsız oldu.

BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, 2011 yılının Mart 2011’de Diyarbakır İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne başvurarak, Andımız kaldırılmadığı sürece kızını okula göndermeyeceğini söyledi (Bkz. http://www.aksam.com.tr/guncel/demirtastan-andimiz-boykotu--30285h/haber-30285).

BDP Gençlik Meclisi de Eylül 2013’te Andımız kaldırılmadığı sürece okulları boykot edeceklerini ilan etti (Bkz. http://haber.gazetevatan.com/bdpden-cok-sert-andimiz-aciklamasi/569194/1/gundem).

Yıllardır kavgalı oldukları Hizbullah da PKK’ya bu konuda destek verdi (Bkz. http://www.cizremedya.com/fasist-soylem-olan-and-dayatmasina-son-verilmeli-4221h.htm).  

Ne oldu sonra? 

AKP Ekim 2013’te Andımız’ı kaldırdı. 

Ne mutlu Türküm diyene

Türkiye’nin hemen hemen her yerinde, özellikle TSK’ya bağlı birliklerin kontrolündeki dağ, tepe vs. yerlere “Ne mutlu Türküm diyene” yazıları yazılmıştır. Doğal olarak Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde de bu yazılar vardır.

Elbette sadece dağa taşa değil, tabelalara da bu yazılar yazılmıştır. PKK bu konuda yıllardır rahatsızlığını dile getirir (Bkz. http://www.bestanuce1.com/haber/68631/halk-irkci-yazilardan-rahatsiz). 

Bu rahatsızlık sadece PKK’da değil, AKP’de de vardı. Örneğin eski AKP milletvekili İhsan Arslan, ilk açılım döneminde bu yazıların silinmesini gerektiğini ileri sürdü (Bkz. http://www.milliyet.com.tr/Siyaset/HaberDetay.aspx?aType=HaberDetay&ArticleID=1095395&Date=16.05.2009&b=Ne+Mutlu+Turkum+Diyene+yazisi+silinmeli&KategoriID=4). 

Daha birçok AKP’li bu talebi yineledi ve PKK ile paralel eksene oturdu. 

Ne oldu sonra?

AKP’nin attığı adımlarla, 2012 yılından itibaren bu yazılar silinmeye başlandı. Son olarak Diyarbakır Valiliği’nin önündeki “Ne mutlu Türküm diyene” yazan tabela da kaldırıldı. 

Yatılı Bölge Okulları

Eski adıyla Yatılı İl Bölge Okulları, 1939 yılında okulun olmadığı köy ve mezra gibi yerleşim merkezlerindeki çocukların eğitim alabilmesi için kurulmaya başlandı. Özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde ciddi bir şekilde köy ve mezradaki çocukların eğitim ihtiyacını gidermede önemli bir adımdı.

Ancak PKK için eğitim tehlikeliydi ve çocuklar cahil kalmalıydı (Bkz. http://yenisafak.com.tr/Gundem/?i=353047). PKK YİBO’ların kapatılmasını talep etti ve YİBO’lara sık sık saldırdı. Örgütün bu talebi açılım sürecinde de gündeme geldi.

Ne oldu sonra?


AKP, YİBO’ları kaldırma kararı aldı (Bkz. http://www.radikal.com.tr/turkiye/yibolar_tarihe_karisiyor-1134423). Bu karar da muhtemelen önümüzdeki dönemde uygulanacak.

Jandarma

Jandarma teşkilatı, yaklaşık 180 yıldır bu coğrafyada kritik bir görevi yürütüyor. Kırsalda asayiş ve iç güvenlik konularında en tecrübeli askeri güç denilebilir Jandarma için. Jandarma, 1990’lı yıllarla birlikte, PKK’ya karşı mücadelede de önemli görevler üstlendi. Bu nedenle de örgütün ana hedeflerinden biri haline geldi. Jandarma karakolları basıldı, Jandarma’ya karşı psikolojik harekat yoğun bir şekilde 20 yıl boyunca sürdürüldü. 

Ne oldu sonra?

Hükümet, Jandarma’yı askerden arındırmanın adımlarını atmaya başladı. Jandarma’nın Genel Müdürlük haline getirilmesi ve sonrasında da adım adım polis teşkilatı gibi siyasi iradeye bağlanması için planları yaptı, pilot uygulamalar gerçekleştirdi. Yani açılım sürecinde de gündeme gelen Jandarma’nın yapısı, PKK’nın istediği şekilde değiştirilmeye başlandı. 

Örnekleri çoğaltabiliriz. 

PKK’nın bu süreçte çok sayıda talebi gündeme geldi. 

Hepsi hükümet tarafından kabul edildi, uygulandı.

Hatta Oslo’da PKK’lılara söylenen “Rahatsız olduğunuz kamu görevlilerini söyleyin, görevden alalım” talimatı da bir “şaheser” olarak başucu sözlerimizden biri haline geldi. Çok sayıda kamu görevlisi, çeşitli gerekçelerle Güneydoğu’dan uzaklaştırıldı.

Kimisi de Silivri zindanlarına gönderildi.

Şimdi başlıktaki sorumuza gelelim.

Diyarbakır 2. Taktik Hava Komutanlığı’ndaki bayrak direkten indirilmiş de buna tepki gösteriyormuşuz.

Tabloya bir bakın bakalım.

Ortada bir bayrak kaldı mı ki indirelim onu gönderden?