YCHP ve GÜNÜMÜZÜN YETMEZ AMA EVET'ÇİLERİ!..

YCHP ve GÜNÜMÜZÜN YETMEZ AMA EVET'ÇİLERİ!..

Tam 3 yıldır bu köşede adını neredeyse hiç geçirmedim... Ama yeter!.. CHP'nin 4 yıllık Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, önce büyük hataların altına imza attı. Bir hayli zamandır ise büyük günahların, gizli saklı anlaşmaların tarafı profili çizmeye başladı. "Açılım" adı altında Türk halkının önüne sürülen parçalanma senaryosunun Meclis'te yasal kılıfa uydurulmasında figüran olduğunu da cümle aleme adeta ilan etti...

-O artık, "majestelerinin" muhalefet lideridir!..

Kılıçdaroğlu yalnız değil... Etrafında oluşturduğu "kurmaylar heyeti", yeni CHP'nin (YCHP) vazgeçilmez köşe taşları olarak tarihin kara kaplı defterinde layık oldukları "dipnot" köşesine yerleştiler bile!..

-Onlar umurumda bile değil ama Cumhuriyeti kuran partiye yazık!..

Özgürlükçüye bakın

Ekmeleddin İhsanoğlu, CHP'nin adayı değil... Bunu başta genel başkanları, kendileri de söylüyor. Söylemedikleri, hatta bir bölümünün farkında bile olmadığı bir vahim gerçek var:

- Ekmel Bey, Kılıçdaroğlu'nun da adayı değil!..

Açıkladığı "Çatı Adayı"nın adını bir hafta sonra bile yanlış söylemeyi becerebilen CHP Genel Başkanı, ilk günlerde şöyle demişti:

"Onu tanıdıkça seveceksiniz!.."

Kulaklarıma inanamamıştım! Sanki Cumhurbaşkanı adayı değil de, görücü usulüyle damat seçiliyordu!.. Ne kadar efendi, ne kadar kibar, ne denli bilim adamı olduğu öne çıkartılıyor, ancak Türkiye'ye ilk kez 28 yaşında geldiği, Uğur Mumcu'nun "Rabıta" kitabında hakkında yazdıkları, babasının Türk ve Türkiye düşmanı, Padişah Vahdettin'in Şeyhülislamı, Atatürk ve arkadaşlarının idam emrini veren hain Mustafa Sabri'nin can dostu olduğu saklanmaya çalışılıyordu... O kadar ki, öldüğünde dostunun yanına gömülmek isteyecek kadar!..

Aynı Kılıçdaroğlu, Diyarbakır'a gidip, "Açılıma o kadar destek veriyoruz, siz bize oy vermiyorsunuz" diye serzenişte bulunduğu konuşmasında da şöyle diyordu:

"Bizi hâlâ 1930'ların CHP'si gibi görmeyin, yeni şeyler söylüyoruz. Demokrasi ve özgürlüğü savunuyoruz..."

Partisinin geçmişine ihaneti bir yana özgürlükleri savunan YCHP Genel Başkanı, adını bile ezberleyemediği Ekmel Bey'i acaba parti içinde kaç kişiye danışarak seçmişti?

-Hiç kimseye!..

Üstelik, parti içinden ikinci bir adayın çıkmasına izin vermeyeceğini de kesin bir dille ifade etmişti!..

-Demokrasi ve özgürlük savunucusuna bakın!.. Gelelim, Ekmel Bey'in, ilan edilmesiyle birlikte, YCHP'nin Genel Başkanı'nın ardında saf tutan ve yurtseverlere, ulusalcılara hiç utanmadan ağız dolusu hakaretle saldıran bugünün "yetmez ama evet"çilerine!.. Yakalarına "aydın" kartvizitini iliştirmiş, yıllarca birtakım maskelerin altında "Atatürkçü" kesime yanaşıp ayakta kalmayı başarmış solcu eskileri, Fethullah efendinin ayaklarına kapanacak denli küçülmüş köşe yazarı eskileri, milletvekili olmak, ikbal kapısına yamanmak uğruna kendini geçmişinden soyutlamış "mahkûm artıkları" vesaire...

-Hem kendilerini hem ülkeyi rezil etmeye soyduklarının da farkındalar mı acaba, ne dersiniz?!..

Cesur yürekler

Ama bu ülkede haysiyetini, gururunu, onurunu bir milletvekilliği ya da önüne atılacak makam uğruna paspas etmeyecek aydınlar, yurtseverler, ulusalcılar da mevcut!..

-Cesur yürekler!..

Onlardan biri, Cuma gecesi, Ulusal Kanal'da, cumhuriyetçilerin gönlündeki isimlerden biri olan Emine Ülker Tarhan'ı aday gösterdi ve hazırladığı dilekçenin altına ilk imzayı da attı!.

-Anayasa Profesörü CHP Eskişehir Milletvekili Süheyl Batum, kişiliğine yakışanı yaptı...

Ardından CHP Uşak Milletvekili Dilek Akagün Yılmaz, hemen sonrasında da CHP Adana Milletvekili Ümit Özgümüş listeye dahil olduklarını açıkladılar. Bu rakam artacaktır. 20'yi bulurlar mı, o aday evet der mi bilmiyorum ama çok iyi bildiğim bir şey var:

-Tarihin ışıltılı sayfalarında yerlerini aldılar!..



https://twitter.com/umit_zileli