TİMURLENK ile HOCA

TİMURLENK İLE HOCA

Bir arkadaş sayfasına yazmış, dön bak arkana gitmez dediğin kaç kişi kalmış diye!
İnsanın kaç dostu olur? 
Sabaha karşı 4’e doğru “alo” dediğinizde cevap verip 4’ü 10 geçe yanınıza gelmek için yola çıkan kaç kişi var?
Sorgusuz, sualsiz, güven veren, yanınızda...
İdealist, kendisini, inançlarını, dostlarını menfaat karşılığı satmadan, güvenip arkanızı dönüp gidebileceğiniz, kaç kişi sayabilirsiniz?
Bugün sizi, dostlarını, vatanlarını satanlar tarih boyunca yok muydu? 
Mütareke Basını söylemini duydunuz mu hiç? Yandaş Basın’ın 100 sene önceki ismi yani. Onuruyla hürriyet mücadelesi vermek yerine vatanı peşkeş çeken sonra da bir İngiliz zırhlısıyla kaçan kimdi sahi?
Fatih Sultan Mehmet atamızdı da Deli İbrahim Alman Prensi miydi?
Bu konuda yenebilecek bütün kazıkları birden çok kere yemiş bir toplum lideri olarak bir gün önce haklarında atıp tuttukları bakanlar geldiğinde yalaka ötesi tavırlarla iltifat yarışına giren devlet görevlilerini, diplomat ve iş adamlarını, bir gün önce kafa çektiğimiz alnı secde görmemiş insanların Cuma namazında bakan ve milletvekillerinin yanında saf tutmak için nasıl itiştiklerini, toplum içinde hayır işleri için maddi yardım sözü verip ertesi gün telefonlarına cevap vermeyen nicelerini gördük biz. 
Biz cemaat ile kavgalıyken hakkımızda atıp tutan, sahte belgelerle insanların hayatını karartan zihniyetle mücadele ederken önümüzü kesmeye çalışan, hoca efendilerinin içtiği bardaktan su içmek için inanılmaz paralar harcadıklarını gururla anlatan omurgasızlar bugün cemaat düşmanı olarak eski işbirlikçileri akape ile elele. İnanç, onur, gurur, adalet duygusu, vicdan hak getire.
Yarın Mao gelsin biz zaten Mao’cuyduk derler. MHP iktidar olursa hepsi şanlı ülkücü kimliklerini açıklar.
Bu yűzden üzülmeyin sevgili dostlar.
Ne özel hayatınızda, ne de siyasi hayatta.
Kan ve göz yaşı görmeden her istediği bahşedilmiş şımarık bir çocuk gibi Türk toplumu. Bu acıları çekmemiz gerekliymiş. Kadın hakları, seçme ve seçilme, özgürlük, eğitim gibi hakları için mücadele etmek zorunda kalmamış bu toplum bazı acı gerçekleri yaşayarak öğrenecek, aynı şahsi tecrübelerimizde olduğu gibi.
Dik durun, sağlam durun, el ele verin, yarınların hesaplarını yapalım. 
Kitabımda anlattığım hikayelerden güzel bir örnekle kararan ruhunuzu biraz aydınlatmaya çalışayım.

Timurlenk Anadolu’yu silip, süpürürken, bir köye erkek bir fil bırakmış ve filine iyi bakılmasını tembihleyerek ayrılmış.
Köy halkı fil için seferber olmuş ama kolay değil.
“File cilve yap demişler üç köy yıkmış” espirisi buradan geliyor olsa gerek, fil her tarafı yıkıp deviriyormuş.
Köy halkı bakmış olacak gibi değil, gitmişler Hoca’ya.
Aman Hoca demişler, bu durumu Timur’a anlat.
Yoo, demiş siz deli misiniz, ben karışmam.
Yapma, etme derken Hoca demiş ki, tamam, ben anlatırım anlatmasına ama bütün köy halkı benim arkamda olacak mı?
Arkandayız, sonuna kadar diye bağrışmış köy halkı.
“Düşün o halde arkama” demiş hoca çıkmışlar Timur’un karşısına.
“Nedirr” diye gürleyince Timur, efendim demiş Hoca, hani bize bıraktığınız bir erkek fil vardı.
“Eeee?”
Efendim demiş Hoca, ben ve arkamdaki köy halkı demiş dönmüş arkasına ki ne köy var ne de halkı.
“Eeee?” deyince Timur,
Efendim demiş Hoca, erkek fil çok yalnız kaldı biz sizden hatıra bir de dişisini istiyoruz. 
Kıssadan hisse...
Keser döner, sap döner, gün gelir hesap döner.
Sağlıcalıkla... 

https://twitter.com/kboztepe
https://www.facebook.com/kaya.boztepe