HAKKARİ VATANDIR, GERİSİ GAFLETTİR!..

HAKKARİ VATANDIR, GERİSİ GAFLETTİR!..

PKK’nın legal uzantısı HDP Türkiye’nin her yerinde rahatlıkla mitingler yapıyor... Karadeniz, Trakya, Ege ve diğer bölgelerde HDP’lilerin engelle karşılaşmadan seçmenden oy isteyebilmesi, “huzur” isteyen kitlelerin katkısı olsa gerek... 

Baksanıza; geçen hafta HDP’nin Manisa mitinginde, altında “önderlik ile özerkliğe doğru” yazan Öcalan posteri bile açıldı!.. 

Bu olay, HDP’yi parlatan medyada, siyaset demokrasinin hoşgörüsü gibi göz ardı edilse de bir gerçeği daha dışa vurdu; HDP “özerklik”le ilgili asıl amacını zaten gizlemiyor, planlarını rahatlıkla afişe de ediyor... 

“Demokrasi” kapsamında, tüm yasal partilerin rahatlıkla çalışmasından yanayım, kırmayan-dökmeyen hiç kimse engellenme-meli... Çünkü Türkiye’de tüm etnik yapıların kardeşliği karşılıklı anlayıştan geçiyor... 

Yani, 5 yıl önce Mardin’e ancak kendi zihniyetindekilerin girebileceğini söyleyen HDP’li Ahmet Türk gibi öteleyici düşünmüyorum!!! 

Durum böyle ama daha geçen aylarda MHP lideri Bahçeli’nin Tunceli’ye gitmesi nedense çok büyük bir olay oldu?.. Bahçeli, cumhuriyetin kenti Tunceli’de protesto edilince programını kısa kesmek zorunda bırakıldı...  

Bugün de ne yazık ki Türkiye’nin sürüklendiği paradoks nedeniyle, büyük bir olaymış gibi şaşırtıcı olmak zorunda bırakılan bir etkinlik yapılacak...  

Vatan Partisi, Meclis’teki muhalefetin uğramadığı Hakkari’nin Yüksekova ilçesinde bugün miting düzenliyor... Saat 14.00’te başlayacak mitingin amacı, “Edirne ile Hakkari arasında kardeşlik köprüsü kurmak...” 

Güneydoğu’yu hem yalnız bırakıp hem de yasadışı bir işgalin altında olduğu algısı yaratmak siyasetçi gafletinin en büyüğü olsa gerek... Vatan Partisi hem bu gafleti yıkıyor hem de “Ankara’dan öteye gidemiyorlar” diye muhalefeti eleştiren AKP’ye de yanıt veriyor... 

Hakkari de vatanın bir parçasıdır... Orada yaşayanlar kardeşlerimiz, canlarımızdır... O hal- de Yüksekova’daki mitinglerde Türk bayraklarının dalgalanması, Manisa’da Öcalan posteri açılmasından daha büyük olay olmasa gerek!..  

AKP, HDP, FİGÜRAN?.. 

AKP ile HDP arasındaki “açılım” projesinin biraz da seçim tiyatrosu olduğuna sıklıkla dikkat çekmiştik... Ve hep sormuştuk; “gericilik de bölücülük de cumhuriyet karşıtıyken, ‘açılım’ tartışmaları biraz da siyasetin rant çarkı içinde tribünlere oynanan bir oyun değil mi?..” 

Kaderin cilvesi midir nedir; izleyenlerin dikkatinden kaçmamış... Filmlerde, reklamlarda rol alabilecek on binlerce kişi varken, AKP ile HDP’nin televizyonlarda gösterilen seçim propaganda filmlerinde aynı figüran oynatılmış!.. 

Yani başka kimse kalmamış gibi, 60 yaşındaki sakallı bir amca, klasik bir Türk yurttaşı figürü olarak “açılım” ortaklarının reklamlarında, seçmenlerden oy istemiş!.. 

Figüran amca da, “Yav ben AKP’nin filminde de oynadım, HDP’de de oynarsam ayıp olmaz mı” dememiş!.. Yani o da “Bunların hepsi bir” diyerek parasına bakmış olmalı... 

Deşifre olan bu reklam skandalı aslında şu gerçeği de ironik olarak yansıtmayı başarıyor; AKP ile HDP’nin en önemli dertleri cumhuriyet karşıtlığı olduğuna göre, yok aslında birbirlerinden farkları!.. 

Bu reklama bakınca kendimize şunu da sormak lazım; Toplum olarak, siyasetin sömürü, yalan ve kandırmacadan oluşan oyununda, mitingler ve sandık başlarında kısa birer rol verilmiş figüranlar olduğumuzu ne zaman anlayacağız?..  

SÖMÜRÜNÜN GELDİĞİ NOKTA!.. 

CHP lideri Kılıçdaroğlu, Meclis, üniversitede türbanı serbest bırakınca, parti tabanını şoke eden bir açıklama yapmıştı; “Bugün çok mutluyum...” 

Birileri gerici sağa taviz verirse CHP’ye oy geleceğine inandırmış olacak ki, parti yönetimi Tevhid-i Tedrisat’ı yerle bir eden gerici yasalara direnmediği gibi, dinci siyasetin yıllardır sömürü malzemesi yaptığı türban çıkarcılığına da destek vermişti... 

Bu gafletin ardından yaşananları hep birlikte gördük; türban üniversite ve kamu kuruluşlarından sonra ilkokullara kadar indi... Özellikle Anadolu’da, ilk ve ortaokul öğrencilerine de artık türban taktırılıyor... 

Ve dün “Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu”, hakim ve savcıların da türbanla görev yapabileceği konusunda görüş bildirdi... 

Anadolu’da yüz binlerce kadın başörtüsü takıyor... Ancak “türban” konusunun inançtan çok bir siyasi simge haline getirildiğini de herkes biliyor...  

AKP türban üzerinden din sömürüsünde bir mevzi elde ettiğini düşünse de, iktidarın gerici yasalarına destek veren CHP, kendi tabanını ürkütmekten başka bir şey yapmamış oldu... 

Kaç kez yazdık, söyledik; inançlara saygı ama din sömürüsüne karşı çıkmak en başta CHP’nin görevi olmalı... AKP’ye benzeyerek AKP’ye muhalefet yapılamayacağı “Yeni CHP”ye nasıl anlatılmalı acaba?.. 

MANKENDEN CHP’YE ÇAMUR!.. 

Dün gazetelerde vahim bir haber vardı... Neresinden tutulsa çamur akan bir haber!.. Bulaşmadığı sıra dışılık kalmayan ve sonunda işi sokaklarda sakal, sarık ve cüppeyle dolaşmaya kadar getiren manken eskisi Yaşar Alptekin şeriatçı Akit gazetesine şöyle zırvalamış; 

“Müslüman olan CHP’ye oy vermez...” 

Bu zırvadan ilk dersi, önüne gelene “dinsiz, kafir” damgası vuran sözde “dindar” geçinen gerici tayfası almalı... Ve kendilerinden başkasına yaşam hakkı tanımayan o tayfa “Böyle Müslümanlık mı olur” diye bu çıkışı terslemeli ki, Alptekin gibi şaşkınlar da toplum dışına atılmalı... 
Asıl dersi ise dinci televizyonlarda baş tacı edilen Alptekin gibi zavallılara bakarak CHP almalı... Yani, ne yaparsa yapsın, ne kadar taviz verirse versin gerici kesimden oy alamayacağı aşikar olan CHP...


https://twitter.com/FARACYAZIYOR
https://www.facebook.com/mfarac