SURİYE SINIRINDA NELER OLACAK?..

SURİYE SINIRINDA NELER OLACAK?..

Tamam; herkes biliyor, toplumun büyük bölümü Tayyip Erdoğan’a çok öfkeli... Ve biliyoruz ki, Erdoğan “Kar beyazdır” dese, muhalif milyonlar, “Hayır siyahtır” diye sokaklara dökülecek psikolojide!.. 

Ülkenin getirildiği uçuruma ve iç-dış rezaletlere bakılsa bile, halkın RTE’ye düşmanlığını anlamamak olanaksızdır...

O halde Erdoğan’ın, “Türkiye’nin güneyinde bir devlet kurulmasına asla müsaade etmeyiz” şeklindeki çıkışı ve biraz da AKP karşıtlığının büyüttüğü “savaşa hayır” kampanyası üzerinden devam edelim...

Hiç kuşku yok ki, PKK’nın Türkiye-Suriye sınırında neredeyse devlet kurma aşamasına gelmesinde, Erdoğan’ın ve AKP zihniyetinin sözde “açılım”cı tavrının da çok büyük etkisi var... 

Herkes biliyor ki, PKK 5 yıl önce tükenme noktasına gelmiş, eylem yeteneğini büyük ölçüde kaybetmiş ve askeri olarak da erozyon yaşamaya başlamıştı...

Gafletin derin etkisi!..

AKP iktidarının hatalı ve tavizkar politikaları can çekişen PKK’yı teslim olmak üzereyken yoğun bakımdan da çıkardı... 

Hem “Kürt sorunu vardır”, bazen de “Yoktur” diyen Erdoğan’ın zikzaklı Güneydoğu siyasetinin sonuçları bununla da kalmadı; şiddeti dayatarak kazanım elde eden PKK, taviz aldıkça büyüdü ve sonunda legal uzantısı barajı aşarak, 80 milletvekiliyle Meclis’e girdi...

Şüphesiz HDP’nin bu güce ulaşmasında yalnızca “açılım” tavizkarlığı değil, toplumda giderek büyüyen AKP düşmanlığının da büyük payı var!.. 

Dünyadan bihaber Teşvikiye sosyetesinin bile salt “AKP gitsin” diye HDP’nin kuyruğuna takılmasını unutmayınız...

Muhalefetin seçenek yaratamaması nedeniyle neredeyse, “AKP’ye hayır, PKK’ya bile evet” noktasına getirilen öfkeli kitlelerin yanı sıra, CHP içindeki Truvaların, Öcalan’ın partisini pohpohlamasını da göz ardı etmeyiniz...

İşte tüm bu gaflet yapısı, seçim öncesinde “Türkiyelileşme” takiyesiyle yürüyen HDP’deki İstiklal Marşı düşmanlığıyla sarsılmakla kalmadı;

Sandık-seçim gafleti, bugün Suriye sınırında yaşanan devletleşme pususu ve bu yüzden yaşanacak kaosa da ne yazık ki katkı sundu...

PKK’nın seçimin hemen ardından Ayn el Arap’ı işgal etmesi, sonra da bundan aldığı cesaretle Suriye’nin diğer kentlerine yürümeye çalışması, biraz da AKP’den kurtulmak isteyen kitlelerin, PKK’ya iç siyasette kazandırdığı zaferin dışa vurumu da oldu...

Kanton, tampon, müdahale!..

Sınırımızın yanı başındaki sorun yalnızca PKK da değil... Bir önemli sorun da PKK-PYD’nin Suriye’deki işgal ve yayılmaya dayanak da gösterdiği şeriatçı terör örgütü IŞİD... 

Yani, Esad düşmanlığı uğruna büyütülen ve son olarak Ayn el Arap’ta, savunmasız Kürtleri acımasızca katleden karanlık IŞİD...

IŞİD, geçen hafta Tunus ve Fransa’da bile rahatlıkla katliamlar yaptığına göre, Selefiler’in artık yalnızca Suriye için değil, tüm dünya için de tehdit olduğunu en son geçen haftaki yazımızda vurgulamıştık...

Kremlin Dış Politika Danışmanı Yuriy Uşakov’un dün medyaya yansıyan açıklamalarının bu yönde olması da dünya ülkelerinin IŞİD’i neredeyse “bir numaralı tehdit” olarak görmeye başladığını kanıtladı...

TASS ajansının aktardığı haberden anlıyoruz ki, Uşakov, “bölgede siyasi ve askeri inisiyatifin IŞİD’in elinde olduğunu belirterek, örgütün eylemlerini Afganistan’ın kuzeyi, Libya, Orta Asya ve Kuzey Kafkasya’da giderek artırdığını” söylemiş...

Şimdi yeniden yazının başına dönelim... Evet biz de , “savaşa hayır” diye isyan ediyoruz... 

Ancak unutmayınız ki, IŞİD Suriye’de etkisini büyütecek, PKK ise bu örgütle “mücadele” adı altında yayıldıkça yayılacak... Ta ki sınırlarımızı iyice zorlayana kadar... Çünkü “Büyük Kürdistan” sevdası da bunu emrediyor...

İşte yakında etkisini büyütecek iki cepheli bu askeri devinim Türkiye’yi ister istemez Suriye’ye müdahaleye zorlayacak... Terör-şiddet-işgal “tampon”unu yemeden tamponu güçlendirme zorunluluğu doğarsa, umarım Türkiye sınırı kan gölüne dönmez!..

Çünkü bu yazı yazılırken; IŞİD, Gaziantep-Cerablus sınırına mayın döşeyerek hendek kazıyor, PKK yöneticisi Murat Karayılan ise “Rojava’ya müdahale ederlerse biz de onlara müdahale ederiz; Türkiye’nin tümü bir savaş sahasına dönüşür” diye tehditler savuruyordu...

HDP’nin CHP temsilcisi kim?..

7 Haziran seçimleri öncesinde HDP’nin barajı aşması için adeta her fırsatta dua eden Murat Özçelik’i tanır mısınız?.. Eski AKP bürokratıdır kendisi...

CHP delegeleri hoşlanmadıkları bu zatı Kılıçdaroğlu’nun anahtar listesinde olmasına rağmen Parti Meclisi’ne sokmayınca, kadın kotası devreye sokuldu...

Bu zat CHP yönetimine girsin diye adeta “Truva” operasyonu yapıldı... Ve sonunda yüzlerce vefakar CHP’li dururken, AKP bürokratı Atatürk’ün partisinden ne yazık ki vekil yapıldı...

Peki, Özçelik vekil olmak için zerre kadar çaba harcadı mı?.. “Ben ve bütün ailem HDP’ye oy verdik” diye itirafta bulunduğuna göre, ne çabası, kendi kendine bile oy vermemiş...

Şimdi herkes soruyor; böylesine militanca HDP hayranı olan Özçelik CHP’den ne zaman istifa edecek acaba?.. Ne zaman asıl yuvasına dönecek?..

Ya da “parti Altıok’tan ayrılmasın” diye yapıcı uyarılarda bulunanların bile kellesini koparan CHP Merkez Disiplin Kurulu, parti tüzüğüne meydan okuyan Özçelik’le ilgili ne zaman harekete geçecek?..

Bu soruları biz sormuyoruz... CHP’nin İstanbul’daki vefakar ilçe başkanları, yönetim kurulu üyeleri, kadın ve gençlik kolları yöneticileri, belediye meclis üyeleri isyan ederek soruyor...

Ve de “CHP bir oy fazla alsın” diye tatil bölgelerinden uçakla gelerek sandığa giden yüz binlerce CHP’li yurttaş soruyor...

Söyler misiniz; İzmir Milletvekili Musa Çam dışında bu parti skandalına isyan eden ve müdahale edilmesini isteyen biri var mı CHP’de?..


https://twitter.com/FARACYAZIYOR
https://www.facebook.com/mfarac