O HEP 1 NUMARAYDI…

O HEP 1 NUMARAYDI… 

Yıl 1967; sıcak bir Haziran.. Günlerden Pazar.. Stat; şimdi tarih olan kömür tozu karışımlı zeminli Alsancak… 
Karşıyaka ile Galatasaray oynuyor… 
Ortaokul öğrencisiyim.Babam ikaz ediyor; 
"Bak bugün Berlin Panteri'nın son maçı. İyi seyret!" 
Tünelden Kaptan Turgay Şeren çıkıyor ilk.. Siyah kazağı kuşanmış. Siyah şapkası başında. 
"Taçsız Kral" Metin Oktay da var kadroda! 
Yavru Ayhan(Elmastaşoğlu)  ve Uğur Köken de anımsayabildiklerim. 
Mavi eşofmanlı merhum Teknik Direktör "Baba" Gündüz Kılıç da kulübede... 
Karşıyaka'da ise Erol Baş ve Ahmet Tuna, hayal-meyal hatırlayabildiğim topçular. 
Hep Turgay Şeren'de gözüm. Mitolojiden fırlamış gibi sanki. Oldukça heybetli üç direk arasında.. 
Müthiş planjonlar yapıyor, 3-2 kazanan Galatasaray oluyor!.. 
Maç sonunda da soyunma odası kapısında bekliyoruz. Yanaşmış Amerikan model taksiler. 
Uçağa yetişmek üzere kramponlarını, formalarını bile çıkarmamış futbolcular telaşlı… 
En son Turgay Şeren ve Metin Oktay kolkola çıkıyor.. 
Beni görüyor geçerken. Yaklaşıp başımı okşuyor Kaptan ve taksiye biniyorlar… 

*** 

Yıllar sonra Atatürk Stadı'nda bir Altay-Galatasaray maçı… 
Ben Günaydın'da çalışıyorum.. 
Turgay Şeren de gelmiş, Basın Tribünü'nde Milliyet adına yorum yazacak! 
Yanyana oturuyoruz. Matbu takımların kadrosunu nereden bulabileceğini soruyor. Benimkini veriyorum. Elini omuzuma koyuyor; "Teşekkürler İzmirli" diyor. 
Hemen Karşıyaka-Galatasaray maçı sonrası başımı okşadığımı anlatıyorum heyecanla..Gülümsüyor! 
Ardından da "Adımın asıl Türkay olduğunu, bu ismi de Atatürk'ün bana verdiğini biliyor musun?"diye soruyor, "Hayır" yanıtını veriyorum efsaneye…Anlatıyor öyküsünü… 
Zevkten dörtköşeyim söyleşiden… 

*** 

Yakın zamanda futbolun ünlüleriyle ilgili TV'de röportajı var Turgay Şeren'in. Son tümcesi hala usumda!: 
"Ben Galatasaray'ın aslanıyım. Ömrümün sonuna kadar da öyle kalacağım!" 
Hıçkırıklara boğuluyor.. Spiker zor teskin ediyor… 
Dile kolay..
Bir ömür Sarı-Kırmızılı o..
Tam 20 yıl..
Ve hep kaptan!.. 
Türk futbolunun yetiştirdiği en büyük kalecilerinden. 
Uzun ömrüne başarılar, kupalar sığdıran yıldız!
Halit Kıvanç Usta'ya göre, "Beş kıtanın kalelerinde iz bırakmış, üç direk arasında efsaneler yaratmıştı. Kalecilik gibi en nankör mevkide büyük olmasını bilmişti." 
Turgay Şeren… 
Ömrünü verdiği, çok ama çok sevdiği kulübünün vefatında yayınladığı mesaj da çok anlamlıydı: 
"O hep 1 numaraydı. 
"Turgay... Koca dev...Türkiye'de, kaleciliği direkler arasındaki dar boyuttan kurtarıp ceza sahasında söz sahibi yapan devrimciydi... Refleksleri, hızlı karar verebilme özelliği, yer tutma ustalığı ve golü en kolay hazırlayan uzun degajlarıyla mesleğinde yeni bir çığır açan ustaydı. 
Kaleciliğindeki klası bir yana sportmen yaradılışı ve efendi yaşayışıyla da alkışlanacak bir büyüktü Turgay Şeren... 
Sular mürekkep olsa; Turgay Şeren'i anlatmaya yetmezdi... Güçlüydü, üç direk arasında yarı ilah arayanlar için alkışların şımartmadığı; övgülerin yolunu şaşırtmadığı, yergilerin kızdırmadığı bir olgunluğun potasında yoğrulmuştu…" 

***

"İnsandır ölünce ölür/ 
İnsandır, yaşarken ölür/ İnsandır ölünce yaşar…" 
Ölünce ölmemek, yaşarken ölmemek, ölünce de yaşamak türünden insan olmak; en güzeli değil midir? 
Turgay Şeren, bu tür insanlarımızdan biri olarak ayrıldı aramızdan. 
Karşısında golcüler değil azrail olsa da direndi! 
Öldü ama yenilmedi 1 Numara! 
Ustam'ın dediği gibi "ölümün onu yenmesi için unutturması" gerekiyordu... 
Ölüm ne bilsin ki, "Berlin Panteri" unutulacaklardan değildi! 



https://twitter.com/Atikopruluoglu