ATATÜRK UYGARLIK PROJESİNİN ÖNDERİDİR

ATATÜRK UYGARLIK PROJESİNİN ÖNDERİDİR

Ölümünün 78'inci yılında Atatürk’ü anarken uygarlık projesinin önderi olduğunu unutmuşa benziyoruz. Bugünkü iktidar sayesinde Atatürk hırpalandıkça büyüdü, Kemalist anlayışın ne denli önemli olduğunu ve ülkemizin jeopolitik hassasiyeti karşısında ne kadar sağlam bir temel yarattığını kafamıza vura vura bize hatırlattı.

Dinci iktidarların Atatürk’e düşmanlığı bitmez. Ama Atatürk’ün yaptıklarını tekrar gözler önüne serersek acaba vicdanı katılaşmış yürekleri biraz olsun yumuşatabilir miyiz?

Değerli toplum bilimci Prof. Dr. Özer Ozankaya’nın “Dünya Düşünürleri Gözüyle Atatürk ve Cumhuriyeti” kitabını okurken yabancıların Atatürk’ü yere göğe koyamazken, bağrından çıkan bu toplumun (tabi ki belli kesimi) Atatürk’ten neden nefret ettiğini düşündük durduk.

UYGARLIK PROJESİ

Özer Ozankaya kitabında uygarlık projesini şöyle tanımlıyor:

“Uygarlık Projesi, insan yaşamı için zorunlu olan temel işlevleri, bilim ve teknolojinin ulaştığı gelişim aşamasına uygun biçimde ve kurumlaşmış olarak gerçekleştirebilecek bir toplumsal yapı kurma ve işletme projesidir.”

Atatürk’ün önderlik ettiği Türk Devrimi’nin ve kurduğu Türkiye Cumhuriyeti’nin, tümüyle bir uygarlık projesi ilkelerine dayalı olduğu gerçeğini unutan bizler son yıllarda bunun çok büyük sıkıntısını yaşıyoruz. Hele AKP iktidarında bu daha belirgin biçimde ortaya çıkmış durumda.

ATATÜRK NE YAPMADI Kİ?

1923’de köhnemiş bir imparatorluktan bir cumhuriyet yarattı. 1923-1938 arası 15 yıl gibi kısa sürede yaptıklarından bazılarına bakın:

- Arap alfabesini kaldırdı. Yerine Latin alfabesini getirdi. Herkes daha kolay okur-yazar oldu.

- Yönetim ve eğitim düzeni dinden bağımsızlaştırıldı.

- Hukuk düzeni laik temeller üzerinde Avrupa hukukuna göre düzenlendi.

- Geleneksel başlıklar yerine şapka giyildi. Kadınların peçe takmaması özendirildi.

- Demokratik parlamenter düzen yolunda büyük adımlar atıldı.

- Kentsel gelişme sağlandı.

- Kültür yaşamı ve güzel sanat alanlarında Batı uygarlığı kucaklandı.

- Okullar ve üniversiteler çağdaş hale getirildi.

- Osmanlı’dan devir alınan borçlar ve zayıf ekonomiye rağmen milli ekonomi politikası izlendi ve tarımda, sanayide önemli adımlar atıldı.

DÜŞÜNÜRLER NELER DİYOR?

“Savaşın ne korkunç bir yıkım olduğunu” ısrarla vurgulayan, “İnsanlığın tümünün refahı açlık ve baskının yerine geçmelidir” diyen Atatürk hakkında George Duhamel 1950’de bakın neler diyordu:

“Atatürk’ün, bütün insanlığın içinde çırpındığı uygarlık bunalımının temel sorununa, yani çağdaş bilimin sağladığı güçlü teknolojinin nasıl kullanılacağı sorununa en geçerli yaklaşımı getirmiştir”

Mihail Gorbaçov ise şunu söylüyordu:

“Atatürk’ün, halk var olma hakkına, seçim hakkına, hükümeti kurma hakkına sahip olduğu takdirde, ülke ve devletin daha da güçlü olacağı görüşünü paylaşıyorum”

Prof. Bernard Levis’in görüşü de şöyle:

“Atatürk’ün özgürlük ve barışın ölümsüz mimarı olduğunu, bu yoldaki en büyük zaferlerini öldükten sonra kazandığını belirtmek isterim”

Klaus Liebe tarihe şu tespiti not ediyordu:

“Atatürk, tarihin Türk ulusuna ve insanlığa bir armağanıdır”

ATATÜRK BİR İLHAMDIR

Atatürk’e karşı çıkanların, cumhuriyeti mezarlığa benzetenlerin ve ıslık çalanların yanıldıkları çok şey var:

- Atatürkçülük, sürekli yenilenme ve gelişme demektir. 1923-1938 döneminde kalmak demek değildir.

- Atatürkçülük, bilimin gösterdiği yolda çağdaşlığa uyum sağlayan ışıktır.

- Atatürkçülük, uygarlığa sürekli ışık tutan bir yol haritasıdır.

- Atatürkçülük, tam bağımsızlıktır.

- Atatürkçülük, kadınların özgürleşmesi demektir.

- Atatürkçülük, puta tapınma değil, uygarlık ateşinde yanmak demektir.

Yeter mi, bunlar elinizi ve dilinizi Atatürk’ten çekmeye? Yetmezse siz düşünün. Vicdansızlık ve vefasızlık ateşinde siz yanacaksınız, biz değil…

https://twitter.com/MPamukoglu
https://www.facebook.com/mustafa.pamukoglu.90