YENİ BAŞKAN ADAYIMIZ ve ACİL ÇÖZÜM

YENİ BAŞKAN ADAYIMIZ ve ACİL ÇÖZÜM

Cem Seymen var CNN’de özellikle tarım ve hayvancılık konularında inanılmaz programlara imza atıyor, hiç ismini duydunuz mu? Ümit Kocasakal’ı dinliyor musunuz hiç? Türker Ertürk’ü? İlhan Kesici’nin ekonomi dersi verircesine anlattıkları var. Pırıl, pırıl bir isim; Umut Oran. Yusuf Halaçoğlu’nun dış siyasete ışık tutacak tarih çalışmalarına baktınız mı hiç? Ya Emre Kongar Hoca’nın “Ben Müsteşarken” kitabı? Kültür ve Turizm için hizmetleri, neler yapmış okudunuz mu?
Rahmetli Mete Akyol, Doğramacı’ya soruyor, “en büyük hizmetiniz neydi sizce” diye. Parmağıyla Mehmet Haberal’ı işaret ediyor Doğramacı, “bunun önünü açmaktı” diyor.

İç işler, dış işler, MİT, Emniyet, Genel Kurmay, ne isimler var, hepsi birer efsane.
Geçmişleri temiz, eğilip bükülmeden, doğru bildiklerinden, duruşlarından ödün vermeden hala dimdik ayakta duran, hala mücadele eden.
 
Kalıp dışı düşüneceğiz.

Tek şansımız bu. 

Başkanlık bunların ayaklarına dolaşacak.

Milliyetçiymiş, ulusalcıymış, ocuymuş, bucuymuşa değil, adam mı diye bakacağız.

Ortak payda sadece “geçmişi temiz olacak, adam olacak, Atatürk ve Laik Cumhuriyet ilkelerine bağlı olacak”.  “Hak, hukuk, devletin bütünlüğü ve bölünmezliği” diyecek.

Gençler ve kadınlar çoğunlukta olacak. 

Bugün ülkeyi yönetenler bulundukları makamları hak edecek kadınlar ve gençler olsaydı sizce bu kadar burnumuz pislikte olur muydu?

İşte böyle bir gölge kabine oluşacak.
Egolarını bir kenara bırakıp ekip olabilecek, Kuvvayi Milliye ruhuna sahip çıkabilecek.

Bu birinci bölüm.

İkinci bölüm ise algı yönetimi ile halka Cennet’i vaat etmekten geçiyor.
Sakın “hesap soracağız” filan demeyin.
Bu halk hesap soracağız denilince aldığı iki torba kömür ile bir paket makarnanın hesabını soracaklar sanıyor.
Ayda 1000 lira kazanan bir adam ahlaksızların götürdüğü milyarları kavrayamaz çünkü. Zaten devletin malını çal bunların sesi çıkmaz, cebindeki 50 lirayı al sana bıçakla saldırır. Göçebelikten kurtulamamış bir zihniyetin getirdikleridir bu.

Şimdi gelelim işin en önemli kısmına, 3. Bölüm.

İşte bütün bu plan, proje ve gölge kabinenin başına çok tanınan, bilinen, güvenilen tercihen bir sanatçı veya ciddi servet sahibi bir iş adamı.

Şaka yapmıyorum, dinleyin.

Kadir İnanır aday olsa ses getirir, mal bu, malzeme bu!
Her şeye kulakları tıkalı, düşünmeyen bir güruh var. “Karımı onunla bassam kıskanmam” diyen, “kocamı onun için hemen boşarım, cariyesi olurum” diyen, Hun Devletine vize kaldırılmış denince “aa çok güzel, biz oranın denizini çok severiz” diyen veya “adamın adına koskoca üniversite var hala diploma soruyorlar” diye düşünen bir kesim ile mücadele ettığimizi unutmayın.

Oyun kurallarına göre oynanır.

Cem Uzan’ın çok kısa bir sürede barajı aşacak duruma gelmesini, onun önünü kesmek için panikleyen iktidarı unutmayın. 

Bir Ali Koç, bir Güler Sabancı çıkıp “ben bu işte varım” dese, ya da Barış Manço’nun hayali gibi şu an ismi bende saklı ama duruşuyla, halk kitlelelerini peşine takıp sürüklemesiyle, laik, doğru, dürüst, Atatürkçü çizgisinden ödün vermemiş bir sanatçı olsa, Karadeniz’den Güneydoğu’ya kadar, yer sofrasından, Kraliyet protokolüne kadar her ortama uyabilen, bilgili, kültürlü bir isim “ben adayım” dese ses getirir mi, getirmez mi?

Gölge kabine, plan, proje ve hesapların doğru yapılması ve böyle bir algı yönetimiyle ortaya çıkan grup ve başlarında bilinen bir sima, Kuvvayi Milliye’nin ta kendisi olur.

Bu yüzden Başkanlık seçimi bunların ayaklarına dolaşabilir diyorum. Diğer zamanlarda olduğu gibi, partiler aracılığı ile il ve ilçelerde örgütlenmek ve benzeri sıkıntılar yaşamak yok artık. 
100.000 imzayla bile aday olabiliyorsunuz.

Sonuç:

RTE zaten fiilen Başkan.
Ortaya atılanlar, konuşulanlar sadece “aa bak cambaz” demekten, oyalamaktan,  gündem değiştirmekten başka bir şey değil.
Bu meclisin içinden çıkacak veya bugüne kadar alışılagelmiş yöntemlerle bu iş olmaz.
Kalıp dışı düşünmek zamanıdır. 


https://twitter.com/kboztepe
https://www.facebook.com/kaya.boztepe