CUMHURİYET, BATICILIK mı?

CUMHURİYET, BATICILIK mı?
 

Cumhuriyet değerleri kimileri açısından Batı değerleridir. Batıcılığın ne olduğunu tam anlatmasalar da laiklik, çağdaşlık anladıkları belli. Üstelik de bunu kendine sosyalist, sosyal demokrat, Kemalist olduğunu söyleyenler “Batı değerleri” diyerek yüceltiyor.
 

Artık Batı bu değerlerin kalesi değil. Kendi içinde laikliği uygulasalar da dünyaya yobazlığı yayıyorlar. IŞİD, EL Nusra, El Kaide, vb ciğer yiyen vahşilere silahı, parayı Batı (ABD, AB) verdi. Batı’nın derdi çağdaşlık, laiklik değil. Bizim bazı Atatürkçülerimiz sanıyor ki Batı laik o zaman bizde de laik bir iktidar ister. Öyle olsa bizde de dini referans alan partileri iktidara getirmezlerdi. Batı için kurumların, partilerin laik olup olmamsı değil sömürü ilişkisini sürdürmelerine izin verip vermedikleri önemlidir.
 

Batı emperyalisttir. Yani ekonomik kaynaklarını kendi ülkesine aktarmak ister. Bunun için Irak, Suriye, Mısır, Libya, Tunus müdahaleleri oldu. Bunu görmeden kimse Batı’ya çağdaş diyemez. Irak ve Suriye’de iç savaş çıkartan Batı, milyonlarca insanın kanının akmasına neden olmuştur. Bu mu çağdaşlık?
 

Mültecilerin denizde boğulmasını izleyen de Batı’dır. Bu mudur insancıllık?
 

Dahası Batı kendi içine de hoşgörü, sosyal adaletten giderek uzaklaşıyor. New York Times gazetesine göre her 100  New Yorklunun 18'i yoksulluk sınırının altında. Evsiz saysı 40 binden fazla, Manhattan'da sokakta yatanların sayısı 19 binin üzerinde. 2011 yılında 43 milyon insan  yiyecek yardımı alıyormuş. Lisede okuyan öğrencilerin % 42'si, üniversitede okuyanların % 85'i hayatlarında bir defadan fazla uyuşturucu kullanıyorlar. 1960'larda babasından ayrı yaşayan çocuk oranı % 40'larda iken 1980'lerde % 60' a varmış, 2020’de de % 80 olacağı tahmin ediliyormuş. 1960 yılında evlilik dışı doğanlar bütün doğumların % 5'i iken, 1991 yılında  % 30'a, 2000 yılında ise % 40'a çıkmıştır.
 

Son günlerde “Batı değerlerinden kopuyoruz” diyenler bunları bildiğine göre neden konuşuyorlar?
 

Çünkü Türkiye Asya ülkeleriyle beraber vatanını savunuyor. Rusya, Çin, Türk Cumhuriyetleri ile Astana sürecinde ABD ve AB destekli IŞİD ve PYD’yle mücadele ediyor. İtirazları Türkiye’nin Asya ülkelerine yönelmesi. Biz “Asya ile Türkiye emperyalizmden bağımsızlaşıyor, hatta daha da laikleşmeye, çağdaşlaşmaya gidiyor” dedikçe bizlere “belirsiz bir Avrasya sürecine sürüklüyorsunuz” diye itiraz ediyorlar.
 

Oysa belirli. Beraber Suriye ve Irak’ta ABD koridorunu dağıtıyoruz. İdlib’e girdik, sıra diğer yerlerdeki ABD koridorlarını dağıtmakta. Asya ülkelerinden siz AB gibi “etnisitelere, cemaatlere özgürlük verin” gibi cümleler, ev ödevleri duydunuz mu?
 

Bizzat Türk Cumhuriyetleri, Rusya, Çin gibi ülkeler laiktir. Ekonomik bağımsızlığımıza ilişkin olarak AB raporları gibi “kemer sıkın, şeker, tütün fabrikalarını kapatın, ekim alanlarını sınırlayın” demiyorlar.
 

Gerçekçi olalım. Kafamızdaki teorileri (fikirleri) hayata uydurmayalım. Aksine hayat teoriyi belirler. Batı’yı çağdaşlığın merkezi olarak görmeyelim. Elbette Batı ile ilişkimiz sürecek. Ama eşitlik ve bağımsızlık temelinde. Asya’da özgürlük, üretim, çağdaşlığın olduğunu görelim.
 

Tarihçi-Yazar Mustafa Solak

https://twitter.com/karahuseyinler