HANGİ MUSTAFA KEMAL SLOGANIYLA İKTİDARA GELİRİZ?

HANGİ MUSTAFA KEMAL SLOGANIYLA İKTİDARA GELİRİZ?

“Mustafa Kemal'in askerleriyiz" ile "Mustafa Kemal'in yoldaşlarıyız","Mustafa Kemal'in yurttaşlarıyız" sloganlarının halktaki karşılığını bir yana bırakarak değerlendirseydim "Mustafa Kemal'in yoldaşlarıyız" sloganını tercih ederdim. Daha davanın peşinden koşan, dava paylaşımcı anlamı var. Fakat burada kavramların kelime kökenlerini değil halkı nasıl kazanacağımızı ele almalıyız.

Devrimcilik kendini dayatmak değil halktaki karşılığına bakmaktır. Halk bunu esasen Silivri direnişlerinden itibaren atmaya başladı. “Cumhuriyet’i, devrimi savunma kararlılığı” şeklinde anlam yükledi. Bu sebeple “Mustafa Kemal'in askerleriyiz" mücadelenin içinden gelen bir slogan.  Hala “canım yoldaşıyız, yurttaşıyız demekle askeriyiz arasındaki fark ne!” diyenlere “iktidara gelmek için halkı kazanmakla kazanmamak arasındaki fark” derim. Ben 3 sloganı da atarım diyenler kafa karıştırırlar ama halkta karşılık bulamazlar. Devrimi halka rağmen değil halkla yapmalısınız.

19 Ocak tarihli Halk Arenası programında izleyiciler “Mustafa Kemal'in askerleriyiz” diye slogan atarken 3 sloganı da atan Tuncay Özkan gibi izleyiciler sadece bakar ama sloganınıza katılmaz. Çünkü sayın Özkan’ın Adalet Yürüyüşü’nde “Demirtaş’ın çığlığı için de yürüyoruz” demesini çoğu kişi Atatürk’ün de çığlığı olarak değerlendirmez, “Atatürk yurttaşıyız” sloganıyla eş tutmaz. Atatürk adalet diye vatanı bölmeye çalışanlara, emperyalizme uşaklık edenlere, hendek kazanlara, milletine silah yöneltenlere “senin çığlığı için mücadele ediyorum” demedi. Hukuk neyse onu uyguladı.

Sayın Özkan gibi düşünenler olduğu için tartışma önemli. Zira halkı kazanmak için yanlışla, kafa karışıklıklarıyla mücadele etme görevimiz var. Eğer halk "Mustafa Kemal'in yoldaşlarıyız" sloganını benimseseydi, askerleyiz veya başka sloganın atılmasına itiraz ederdik.

Haziran Ayaklanması’nda sokağa çıkan milyonlarca insan “Mustafa Kemal'in askerleriyiz" sloganını atarak direndi. Haziran Ayaklanması esnasında Taksim’de bir grup liseli öğrenci Atatürk Anıtı önünde bu sloganı atınca başka bir grup “Mustafa Keser'in askerleriyiz" diye karşılık veriyordu. Halk karşıtlığı budur işte. Milyonlarla inatlaşanlar halk tarafından dışlandı ve bu sloganı atan kalmadı.

“Ha o sloganı atmışız ha bu sloganı” diyenler kendi örgütlerinin içinde örgütlerine güvensizlik yaymaktan başka iş yapmadılar. Dahası ülkemiz ABD’nin PKK’ya verdiği 4900 tırı, Afrin’e sınır ötesi Harekatı, Ege adalarını, müfredattaki Cumhuriyet düşmanlığını, vb tartışıyor ama CHP il başkanları, milletvekilleri “asla ve asla askeri değiliz” diyor. Fatih İstanbul’u fethederken meleklerin cinsiyetini tartışan papazlar gibi davranıyorlar. O slogan değil de bu sloganı diyelim ki halka kabul ettirdiler. Saydığımız sorunları çözmüş mü oldular?

Anlaşılıyor ki aslında mesele slogan tartışması değil.  CHP Genel Kurultayı öncesi safların netleşmesi isteği.

Bazıları bunları yazdıkça “gidin AKPyi eleştirin” diyor. İyi de siz “Atatürk ilkelerinin, Cumhuriyetin savunulması” anlamı taşıyan bir sloganı gereği yokken tartışmaya açarsanız, Atatürk ve Cumhuriyet karşıtlarına pas verirseniz neden biz de milletimizde yarattığınız kafa karışıklığının önüne geçmeyelim?

Mesele basit bir slogan tartışması değil. Bu yoldaşıyız, yurttaşıyız sloganlarını millete tartışanların bir kısmı “Öcalan’ın heykelini dikeceğiz” diyen Selahattin Demirtaş ile “yine fotoğraf çektiririm”, “Ermeni Soykırımı vardır” da diyorlar. Yani milleti Atatürk’ün ilkelerine mesafeli,  üniter yapımızı sorgulayan bir programa da ikna etmeye çalışıyorlar. Dahası, “yoldaşız”, “yurttaşız” diyenlerin Ermeni soykırımını kabul ederek, PKK’nın “meclis temsilcisiyle yine fotoğraf çektiririm” diyerek yoldaş veya yurttaş olmadığı da ortadadır. 

Slogan tartışması Atatürk’ün, Cumhuriyet’in savunulması tartışması bağlamında ele alınmalıdır. “Mustafa Kemal'in askerleriyiz" sloganını tartışmaya açmak veya "Mustafa Kemal'in yoldaşlarıyız",  "Mustafa Kemal'in yurttaşlarıyız" sloganlarıyla beraber atmak aslında AKPyi indirmek değil tersine iktidarda tutmaya yarar. Onun için “AKP varken eleştirinin sırası değil” diyenler AKP iktidarını pekiştirdiklerinin farkına varmalıdır.

Tarihçi-Yazar Mustafa Solak
https://twitter.com/karahuseyinler