GÜNAYDIN

GÜNAYDIN

24 Haziran seçimleri öncesi siyasi partilerden seçim vaatleri yağıyor hergün. İlginçtir, en çok da iktidar partisinden. Söylemler, eylemler, mekânlar sonsuz, sınırsız… Diğer siyasi partiler için suç sayılanlar, iktidar için yasal. Yazılı ve görüntülü yayın organları iktidarın yanında. Her fırsatta, onun görüntüsünü verip, onun borusunu öttürüyor. Ne var ki, 16 yıllık AKP iktidarının genel başkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan seçim vaatleri, bir muhalefet partisi görüntüsünden öte, bir günah çıkarma itirafının ötesine geçemiyor. O nedenle biz yurttaşlar da, o itiraf metninin her satırbaşında “günaydın” diyoruz.

Örneğin; ne diyor Recep Tayyip Erdoğan vaadinde? “Güçlü meclis”. Biz de “Hoppala” diyoruz, yüksek sesle. Olağanüstü Hal ortamı yaratılan güzel yurdumuzda, kanun hükmündeki kararnamelerle (KHK) yönetiliyoruz. Peki, sormazlar mı? Nerede meclis? Normal Meclis oturumlarında bile muhalefetin sesi kısılmış, görevini yapamaz hale getirilmiştir.

Ne diyor AKP genel başkanı? “Güçlü hükümet”. Biz de “Gören Allah için söylesin” diyoruz. Başbakan Davutoğlu’nun nasıl gittiği de, Başbakan Yıldırım’ın nasıl geldiği de belleğimizde. Münasip ve müsait başbakan seçimiyle.

Ne diyor Recep Tayyip Erdoğan? “Cemevlerine hukuki statü vereceğiz”. Olur şey değil doğrusu. Alevi yurttaşlarımız yıllardan beri Sünni İslam dayatmasına karşı gerek Türkiye içinde, gerekse Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde haklı davalarının mücadelesini vererek, hukuksal sonuçlarını aldılar.

Bir başka vaadi iktidarın şu: “Şehirlerimizi yeşil alanlarla donatacağız”. Biz de donduk kaldık öncelikle. Gökdelenler, alışveriş merkezleri sarmış dört yanımızı. Bu şehr-i İstanbul’un ahalisi ne güneşi görüyor, ne gökyüzünü. Üstüne üstlük camilerimizin, minarelerimizin bile karaltısı yok. Ezan sesi bile duyulmuyor artık. Dahası, ahalinin bir deprem anında kaçıp sığınacağı, canını kurtaracağı boş alan bile kalmadı. Geçmişte kentsel dönüşümle övünüyorken, ardından bu felaketin sorumlusu olduğunu söyleyen Erdoğan’ın itirafları hafızalarımızda.

AKP’nin seçim bildirgesinin ve aday tanıtımın yapıldığı o toplantıda daha başka inciler de vardı. Onlardan biri de Antarktika’da bilim üssü kurmak vaadi idi. Maarifi imam hatip mektepleriyle donatmanın her fırsatta övüncünü yaşayan; eğitimi – öğretimi bir faciaya çeviren AKP’nin bu vaadi de akl-ı selimi şaşkına çevirdi. Az çok bilime bulaşmışlığı olanlar dondu kaldı. Şimdi gerçek bilim adamlarımız ve mizah ustalarımızın yorumunu bekliyoruz.

O toplantıda bir de gerek yer seçimi, gerek işlevselliği, gerekse maliyeti ve ödeme planı yönünden hiçbir bilimsel araştırma yapılmadan, hiçbir uzman kurum ve kuruluşa danışılmadan yapılan yatırımlar vardı. İktidarın seçim bildirgesinden seçim meydanlarına taşıdığı şehir hastaneleri, havalimanları, köprüler daha işletmeye açılmadan sorun olmaya başladılar bile.

Sonuçta AKP’nin 16 yıllık icraatı ve geleceğe yönelik vaatleri aklı başında hiçbir vatandaşı tatmin etmeden bir seçim çorbası haline gelmiştir adeta.