DARAĞACI, KAZIK, SİLAHLI ÇETE ve TAHRİK!..

DARAĞACI, KAZIK, SİLAHLI ÇETE ve TAHRİK!..

Cumhur İttifakı’nın son günlerde pek keyfi yok!..

Anketler, araştırmalar “kırmızı alarm” veriyor!.. Son olarak Google’ın bilimsel verilere dayanarak yaptığı araştırmada AKP’nin Ankara ve İstanbul’da yüzbinlerce oy ile ifade edilecek denli geride gözükmesi de moral bozukluğunun üzerine tüy dikti haliyle!..

Peki, işler böyle olunca ne oluyor?.. Çok basit; denge bozuluyor, hakaretten tehdide, baskıdan şantaja her türden başıbozukluk öne çıkıveriyor!..

AKP’li Cumhurbaşkanı’nın meydanlarda, toplantılarda yaptığı konuşmalar zaten malum... Son olarak “eski arkadaşlar” ile ilgili olarak “trenden inenler bir daha binemezler”diyerek, başka partilerle görüştüğü, Millet İttifakı’nın ortak adayı olacağı ya da yeni parti kurmak için gün saydığı ileri sürülen isimlere açık mesaj yollamıştı!..

Ehh, başkan böyle konuşunca alttakiler de benzer bir üslubu geliştirerek harikalar yaratmaya başladılar... Alın mesela AKP Kahramanmaraş Afşin İlçesi Belediye Başkanı Mehmet Fatih Güven’i; öyle bir konuşma yaptı ki, hani seçime gidildiğini bilmeseniz savaşa gittiğimizi düşünürsünüz!.. Buyurun okuyun:

-Cumhur İttifakı olarak Türkiye genelinde yüzde 52’nin altına düşersek tahmin ediyorum ki bizi darağacına çekip kazığa oturtacaklar!..

Hiç sıkılmadan söylenen bu sözleri nasıl, hangi cüretle söyler bir insan?.. Adama sorarlar:

-Efendi çiğ yedin de karnın mı ağrıdı? Yolsuzluğun mu var, hırsızlığın mı?..  Neden korkuyorsun?. Kim seni darağacına çekip, kazığa oturtacak?. Bu nasıl bir düşmanlık, nasıl bir ayrımcılıktır?..

Adam, partinin ilçe başkanı değil yeniçeri ocağı çavuşu sanki!..

Silahlı çeteler peydahlanırmış!..

Partinin ilçe başkanı böyle de milletvekili farklı mı sanıyorsunuz?..

AKP Van Milletvekili Abdulvahat Arvas, Van adaylarının tanıtım toplantısında “hezimet değil, hizmet partisi” olduklarından dem vurup, şu vahim ötesi lafları ett;

-Pireye kızıp yorgan yakmamalıyız. Bu memleket bir daha kaybederse toparlanamaz!.. 

Milletvekili Arvas AKP’nin Van’da kaybetmesi halinde yaşanacak “korkunçlukları” ise şöyle sıraladı:

-Tüccarlar kaybedecek, başörtülüler caddelerde yürüyemeyecek, silahlı çeteler yine şehirde peydahlanacak, esnaf yine ikinci vergiye tabi olacak!..

Vay, vay, vayy... Şimdi bu adamcağıza da sormak lazım:

-Ne tür silahlı çeteler peydahlanacak? Başörtülüleri kim ya da kimler sokakta yürümekten alıkoyacak? Şu geleceğini söylediğin ikinci vergi nedir?.. İnsanları böylesine baskı ve şantajla oy kullanmaya zorlamak siyasi ahlakının neresine sığıyor? Ayrıca bu yaptığının bal gibi suç olduğunu bilmiyor musun?..

Adam sanki milletvekili değil, Van’ın felaket tellalı ağası!.. Peki İçişleri Bakanlığı bu ipe sapa gelmez, tehdit, şantaj ve korkutmaya dayalı konuşmaları duymuyor mu? Soruşturma açmıyor mu?

Hatay belediye başkanına “Suriyeli” soruşturması

Açmaz olur mu; açıyor da CHP’li belediye başkanına açıyor!.. 

Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı CHP’li Lütfü Savaş hakkında, sosyal medya hesabından şu mesajı paylaştığı için soruşturma başlatıldı:

-Reyhanlı, Yayladağı, Altınözü ilçelerimizde bir Suriyeli çıkıp ‘ben başkan adayıyım’ dese şu an kazanabilecek durumda. beş sene sonra Kırıkhan’ı, on sene sonra Hatay’ı kazanabilecek durumda olabilecek!..

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu“böyle milleti tahrik eden, millete yanlış bilgi veren, kamu sorumluluğundan uzak bir adamsın sen” diyerek, gerekli soruşturmanın başlatıldığını halkımıza  müjdeledi!.. 

Bir Büyükşehir belediye başkanı, elindeki bilgilere dayanarak yaptığı açıklama nedeniyle işte böyle “halkı tahrik” nedeniyle cezalandırılıyor... Acaba Soylu Başkan Savaş’a “nedir bu rakamlar?” diye sordu mu? Elindeki bilgileri incelemek için istedi mi? Okuduklarımdan anladığım kadarıyla tevessül bile etmedi!..

Şimdi, elinizi vicdanınıza koyun, yukarıda verdiğim üç örneği bir daha okuyun ve lütfen söyleyin:

-Ayrımcılık, tahrik, baskı, tehdit, şantaj hangisinde var?!.

https://twitter.com/umit_zileli