Üniversite kentlerinde artan barınma ihtiyacı, konut yatırımında dengeleri değiştiriyor. Öğrencilerin yoğun olduğu bölgelerde 1+1 ve 2+1 dairelere yönelik kiralama talebi küçük metrekareli konutları öne çıkarırken, yatırım kararlarında metrekare büyüklüğünün yerini kira potansiyeli ve geri dönüş süresi almaya başlıyor:
Yeni akademik dönemle birlikte üniversite öğrencilerinin barınma ihtiyacı yeniden gündemin önemli başlıklarından biri haline geldi. Yurt kapasitesi, artan kiralar ve öğrencilerin kampüs ile ulaşım noktalarına yakın bölgelerde yaşama isteği, özellikle üniversite kentlerindeki kiralık konut piyasasında hareketlilik yaratıyor.
Bu hareketlilik yatırımcıların konut tercihlerini de etkiliyor. Büyük metrekareli daireler yerine daha düşük satın alma maliyetiyle yatırım yapılabilen, kiracı sirkülasyonunun yüksek olduğu ve düzenli kira geliri potansiyeli taşıyan 1+1 ve 2+1 konutlar daha fazla ilgi görüyor.
Küçük konut talebini yalnızca öğrenciler belirlemiyor
Konut piyasasındaki değişimi değerlendiren Medar İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Konuralp Yılmaz, küçük metrekareli konutlara yönelik ilginin daha geniş bir demografik değişimin sonucu olduğuna dikkat çekti.
Yılmaz, 'Öğrenci nüfusu küçük konut talebinin önemli bir bölümünü oluşturuyor ancak değişimi yalnızca üniversite öğrencileri üzerinden okumamak gerekiyor. Genç çalışanlar, yalnız yaşayanlar ve yeni bir yaşam kuran gençler de daha kompakt ve işlevsel konutlara yöneliyor. Dolayısıyla yatırımcı açısından geniş bir kiracı kitlesine hitap edebilen konut tipi giderek daha önemli hale geliyor' dedi.
Türkiye'de hane yapısındaki değişimin de konut ihtiyacını dönüştürdüğünü belirten Yılmaz, 'Konut üretirken artık yalnızca bugünün aile yapısını değil, önümüzdeki yılların yaşam biçimini de dikkate almak gerekiyor. Büyük metrekare her zaman yüksek yatırım değeri anlamına gelmiyor. Doğru lokasyonda, doğru büyüklükte ve ihtiyaca uygun planlanan bir konut, yatırımcı açısından daha sürdürülebilir bir talep oluşturabiliyor' ifadelerini kullandı.
Yatırım kararında yeni kriter: Kiralanabilirlik
Öğrenci nüfusunun yoğun olduğu bölgelerde yatırım yaparken yalnızca üniversiteye yakınlığın yeterli olmadığını vurgulayan Yılmaz, ulaşım imkânları, sosyal yaşam alanları, bölgedeki kiralık konut arzı ve hedef kitlenin sürekliliğinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
'Yatırımcı artık yalnızca 'Bu konut ne kadar değerlenir?' sorusuna cevap aramıyor. 'Ne kadar kolay kiralanır, kim kiralar ve talep ne kadar sürdürülebilir?' soruları da yatırım kararının parçası haline geldi' diyen Yılmaz, önümüzdeki dönemde erişilebilir büyüklükte ve işlevsel konutların yeni projelerde daha fazla karşılık bulacağını ifade etti.
Öğrenci hareketliliğinin yanı sıra tek kişilik hanelerin ve genç çalışan nüfusun artması, konut sektöründe daha kompakt yaşam alanlarına yönelik ihtiyacın kalıcı hale gelebileceğine işaret ediyor. Sektörde yatırım tercihinin yalnızca metrekare ve satış fiyatı üzerinden değil, kullanıcı profili, kiralama potansiyeli ve geri dönüş süresi üzerinden şekilleneceği yeni bir dönemin öne çıkması bekleniyor.