<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>HABER HABERE Güncel Türkiye ve Dünya'dan Son Dakika Haberleri</title>
    <link>https://www.haberhabere.com</link>
    <description>7/24 Haber Doğru Haberin Adresi Dürüst Haber Tarafsız Haber Türkiye ve Dünyadan Haberler Gerçek ve Güncel Haberler Deneyimli Kadro Flaş Haberler Spor Haberleri</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.haberhabere.com/rss/ekonomi" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2024. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 06 Oct 2026 05:22:19 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/rss/ekonomi"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[SABİHA GÖKÇEN'İN KUZEY AFRİKA AĞI TRABLUS İLE GENİŞLİYOR]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/sabiha-gokcenin-kuzey-afrika-agi-trablus-ile-genisliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/sabiha-gokcenin-kuzey-afrika-agi-trablus-ile-genisliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı, uluslararası bağlantı ağını yeni destinasyonlarla güçlendirmeye devam ediyor...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Sabiha Gökçen (ISG) Uluslararası Havalimanı, Pegasus Hava Yolları'nın Libya'nın başkenti Trablus'a başlattığı direkt seferlerle Kuzey Afrika bağlantı ağını genişletiyor. İstanbul Sabiha Gökçen ile Mitiga Uluslararası Havalimanları arasında başlayan yeni hat, Türkiye ile Libya arasındaki hava ulaşımı alternatiflerini artırırken iki ülke arasındaki ticari, turistik ve kültürel hareketliliğe de katkı sağlayacak.</p>

<p>İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı, uluslararası bağlantı ağını yeni destinasyonlarla güçlendirmeye devam ediyor. Pegasus Hava Yolları tarafından İstanbul Sabiha Gökçen (ISG) Uluslararası Havalimanı ile Trablus Mitiga Uluslararası Havalimanı arasında başlatılan seferler sayesinde Libya'nın başkenti Trablus'a direkt ulaşım olanağı sağlanacak. Uçuşlar, ilk iki hafta boyunca pazartesi, çarşamba, cuma ve pazar günleri, 19 Ekim 2026 itibarıyla ise her gün gerçekleştirilecek.</p>

<p>Yeni hattın açılışı, İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı terminal işletmecisi ISG Yönetici Direktörü Hanita Ahmad'ın ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Açılış merasimine Libya'nın Ankara Büyükelçisi Mustafa Elgelaib, Büyükelçi Müsteşarı Mohamed Tawil, Mali Ataşe Elazher Kshair ve Pegasus Hava Yolları üst yönetimi katıldı.</p>

<p>Yeni hat, havacılık bağlantısının ötesinde Türkiye ile Libya arasındaki güçlü ilişkilerin ve karşılıklı seyahat potansiyelinin gelişmesi açısından da önem taşırken; Sabiha Gökçen'in yeni pazarlara açılma, uluslararası erişimini çeşitlendirme ve İstanbul'un bağlantı merkezi konumunu güçlendirme hedeflerini de pekiştirdi.</p>

<p><strong>Trablus, Kuzey Afrika'ya açılan önemli bir kapı sunuyor</strong></p>

<p>Akdeniz kıyısında yer alan Libya'nın başkenti Trablus, ülkenin önemli ticaret, kültür ve yaşam merkezlerinden biri olarak öne çıkıyor. Tarihi şehir dokusu, konumu ve bölgesel ticaretteki rolüyle dikkat çeken şehir, Türkiye ile Libya arasındaki seyahatler açısından önemli bir potansiyel taşıyor.</p>

<p><strong>Sabiha Gökçen'in uluslararası bağlantı ağı büyüyor</strong></p>

<p>Trablus hattıyla birlikte yolculara İstanbul'a direkt ulaşım imkânı sunulurken, Sabiha Gökçen Havalimanı'nın geniş bağlantı ağı sayesinde Trablus çıkışlı yolcular, İstanbul üzerinden Türkiye iç hatları başta olmak üzere Avrupa, Balkanlar, Kafkasya, Orta Doğu ve Orta Asya'daki birçok noktaya aktarma olanağı bulabilecek.</p>

<p>56 ülke ve 153 şehirde, 21 hava yolu ile toplam 119 dış hat ve 39 iç hat noktasına bağlantı sağlayan İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı, Trablus seferleriyle farklı coğrafyaları İstanbul üzerinden birbirine bağlayan hat çeşitliliğini genişletmeye devam ediyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>KAHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/sabiha-gokcenin-kuzey-afrika-agi-trablus-ile-genisliyor</guid>
      <pubDate>Mon, 05 Oct 2026 15:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/uploads/2026/10/sabiha-gokcenin-kuzey-afrika-agi-trablus-ile-genisliyor.webp" type="image/jpeg" length="40360"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[GELECEĞİN İŞ DÜNYASINI ŞEKİLLENDİREN İSİMLER İSTANBUL'DA]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/gelecegin-is-dunyasini-sekillendiren-isimler-istanbulda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/gelecegin-is-dunyasini-sekillendiren-isimler-istanbulda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yapay zekâ artık yalnızca içerik üretmiyor; e-postaları yanıtlamaya, toplantılara katılmaya ve çalışanlar adına görev üstlenmeye hazırlanıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yapay zekâ artık yalnızca içerik üretmiyor; e-postaları yanıtlamaya, toplantılara katılmaya ve çalışanlar adına görev üstlenmeye hazırlanıyor. İş dünyasının geleceğine yön veren bu dönüşümün önde gelen isimleri, 15-17 Ekim'de Türkiye Innovation Week kapsamında İstanbul'da buluşacak.</p>

<p>T.C. Ticaret Bakanlığı destekleriyle, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) ev sahipliğinde Haliç Kongre Merkezi'nde gerçekleştirilecek Türkiye Innovation Week 2026 (TIW26), yapay zekânın iş dünyasında başlattığı büyük dönüşümü gündemine taşıyacak. Harvard Business School eski akademisyeni Prof. Dr. Prithwiraj (Raj) Choudhury, Warner Bros. Pictures'ın eski üst düzey yöneticisi Jason Bevan ve Microsoft geçmişine sahip yapay zekâ stratejisti Daron Yöndem; geleceğin çalışma düzeninden Agentic AI'a, insan yaratıcılığından şirketlerin yeni organizasyon modellerine uzanan değişimi İstanbul'da anlatacak.</p>

<p><strong>Her çalışanın bir yapay zekâ ikizi olabilir</strong></p>

<p>Geleceğin çalışma modelleri üzerine araştırmalarıyla tanınan Prof. Dr. Prithwiraj Choudhury, bugün yaşanan dönüşümün uzaktan çalışmanın çok ötesine geçtiğine dikkat çekiyor. Choudhury'ye göre yapay zekâ ajanları değişimi yeni bir aşamaya taşıyacak. Gelecekte her çalışan için kişiselleştirilmiş bir AI botu oluşturulabilecek; bu botlar çalışan adına e-postaları yanıtlayabilecek, bilgi paylaşabilecek ve hatta toplantılara katılabilecek.</p>

<p>Choudhury ve ekibinin gerçekleştirdiği bir araştırmada gerçek bir şirket CEO'sunun dijital botu oluşturuldu. Çalışanların sorularına kimi zaman CEO, kimi zaman bot yanıt verdi; çalışanlar ise yanıtın insan yöneticiden mi yoksa yapay zekâdan mı geldiğini ayırt edemedi. Choudhury, bu teknolojinin özellikle farklı ülkeler ve saat dilimlerine yayılmış ekiplerin çalışma biçimlerinde önemli bir değişim yaratabileceğini belirtiyor.</p>

<p><strong>Yapay zekâ artık sadece içerik değil, iş üretecek</strong></p>

<p>İş dünyasındaki bir diğer büyük kırılma ise Agentic AI, yani belirlenen hedef doğrultusunda görevleri planlayabilen ve gerçekleştirebilen yapay zekâ ajanlarının yükselişi. Microsoft'ta üstlendiği görevlerin ardından yapay zekâ ve organizasyonel dönüşüm üzerine çalışan Daron Yöndem, TIW26'da yapay zekânın içerik üretmekten doğrudan 'iş yapmaya' geçtiği yeni dönemi ele alacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Dijital göçebeliğin yeni hedefi aileler</strong></p>

<p>Dijital göçebelik ve uzaktan çalışma alanının uluslararası isimlerinden Andreas Wil Gerdes, TIW26'da dünyada hızla değişen çalışma ve yaşam düzenini anlatacak. Gerdes'e göre dijital göçebelik artık yalnızca genç profesyonellerin dünyayı dolaşarak çalıştığı bir model olmaktan çıkıyor; çocuklu aileler de işlerini yanlarına alarak yaşayacakları şehri ve ülkeyi seçiyor. Gerdes, bu yeni hareketliliğin aile dostu şehirler için nitelikli iş gücünü çekme, yerel ekonomiyi canlandırma ve küresel yetenekten pay alma fırsatı yaratacağına dikkat çekiyor.</p>

<p><strong>Harry Potter ve Joker'in yaratıcı aklı İstanbul'a geliyor</strong></p>

<p>Warner Bros. Pictures'ın eski Kreatif Geliştirme Başkanı ve EMEA Pazarlama Başkan Yardımcısı Jason Bevan, Harry Potter, Fantastic Beasts, Joker, The Dark Knight ve Aquaman gibi dünya çapında milyonlarca izleyiciye ulaşan yapımların yaratıcı pazarlama süreçlerinde edindiği deneyimi İstanbul'da paylaşacak. Bevan, yapay zekânın fikir üretiminden içerik geliştirmeye kadar yaratıcı endüstrileri dönüştürdüğü yeni dönemde, insan yaratıcılığının nasıl rekabet avantajına dönüşebileceğini ve Hollywood'un büyük fikirleri küresel hikâyelere dönüştürme yöntemlerini iş dünyasının perspektifinden ele alacak.</p>

<p><strong>İnsan ve yapay zekâ aynı organizasyon şemasında</strong></p>

<p>TIW26'nın uluslararası konuşmacıları arasında Hacking HR Kurucusu ve CEO'su Enrique Rubio, AI Institute Kurucusu Maryrose Lyons, Yapay Zekâ, Etik ve Yönetişim Uzmanı ve Galaxy for Technology Kurucusu &amp; CEO'su Reema Diab, AQai CEO'su ve Kurucusu Ross Thornley, RoRemote Kurucusu Rowena Hennigan<strong>,</strong> Remote Work Europe Kurucusu Maya Middlemiss de yer alacak. Yapay zekâ ile insanın birlikte çalışacağı yeni şirket modellerinden değişime uyuma, küresel yetenek hareketliliğinden uzaktan çalışma ve dijital göçebeliğe kadar geleceğin iş dünyasını şekillendiren başlıklar İstanbul'da tartışılacak.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>KAHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/gelecegin-is-dunyasini-sekillendiren-isimler-istanbulda</guid>
      <pubDate>Fri, 02 Oct 2026 18:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/uploads/2026/10/gelecegin-is-dunyasini-sekillendiren-isimler-istanbulda.webp" type="image/jpeg" length="99194"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[MALEZYA'NIN YENİ DENİZ GÜCÜNDE "TÜRK İMZASI"]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/malezyanin-yeni-deniz-gucunde-turk-imzasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/malezyanin-yeni-deniz-gucunde-turk-imzasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Törende konuşan DESAN Tersanesi Yönetim Kurulu Başkanı Cenk İsmail Kaptanoğlu, geminin denize indirilmesinden duydukları memnuniyeti belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>DESAN, Malezya Sahil Güvenlik Komutanlığı (Malaysian Maritime Enforcement Agency - MMEA) için inşa ettiği 99 metre uzunluğundaki iki Çok Maksatlı Sahil Güvenlik Gemisinin ilki olan MPMS-1'i Kocaeli'de denize indirdi. Donatım, sistem entegrasyonu ve test süreçlerinin tamamlanmasının ardından geminin Ocak 2027'de Malezya'ya teslim edilmesi hedefleniyor.</p>

<p>T.C. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Malezya İçişleri Bakanı Datuk Seri Saifuddin Nasution bin Ismail, Kocaeli Valisi İlhami Aktaş, iki ülkenin Sahil Güvenlik teşkilatlarından üst düzey temsilciler, KAPTANOĞLU ailesi, DESAN ve ATLAS tersaneleri üst yönetimi ve sektörün önde gelen temsilcilerinin katılım gösterdiği tören; Kocaeli Serbest Bölgesi'nde bulunan ve DESAN bünyesinde faaliyet gösteren ATLAS Tersanesi'nde 2 Ekim'de gerçekleştirildi.</p>

<p>İstiklal Marşı ve protokol konuşmalarıyla başlayan törende, Türkiye ile Malezya arasında deniz güvenliği ve savunma sanayisi alanında gelişen iş birliğinin ve ortak projelerin önemine dikkat çekildi. Konuşmaların ardından gerçekleştirilen denize indirme seremonisiyle MPMS-1 suyla buluştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gemi inşa sürecinin kritik eşiklerinden biri olan denize indirme, MPMS-1'in su üzerindeki donatım, entegrasyon ve test aşamasına geçişini ifade ediyor. Bu aşamaların tamamlanmasının ardından kabul ve teslim faaliyetleri gerçekleştirilecek olan MPMS-1'in Ocak 2027'de, yani sözleşme yükümlülüğünden iki ay önce Malezya'ya teslim edilmesi hedefleniyor.</p>

<p><strong>Kaptanoğlu: 'Sözümüzü yerine getirmek, Malezya'nın DESAN'a duyduğu güvene karşı en büyük sorumluluğumuzdur'</strong></p>

<p>Törende konuşan DESAN Tersanesi Yönetim Kurulu Başkanı Cenk İsmail Kaptanoğlu, geminin denize indirilmesinden duydukları memnuniyeti şu sözlerle ifade etti:</p>

<p>'Projemizin başlangıcında, Sayın Cumhurbaşkanımız, Sayın Malezya Başbakanı ve Sayın İçişleri Bakanımızın huzurunda gerçekleştirilen törende bir söz vermiştik: Sözleşmede öngörülen 24 aylık teslim süresini iki ay öne çekerek gemiyi 22 ayda teslim edecektik. Bugün, bu sözümüzü yerine getirme yolunda önemli bir aşamayı geride bırakıyor ve gemimizi denize indiriyoruz. Kalan çalışmalarını ve testlerini tamamlayarak inşallah Ocak 2027'de gemiyi teslim edeceğiz. İkinci gemimizi ise 22 aydan da daha kısa sürede teslim etmeyi hedefliyoruz. Sözümüzü yerine getirmek, Malezya'nın DESAN'a duyduğu güvene karşı en büyük sorumluluğumuzdur.'</p>

<p>Kaptanoğlu, teslimin ardından MPMS-1'in 20-24 Nisan 2027 tarihlerinde Langkawi'de düzenlenecek LIMA'27 Fuarı'nda yer almasını arzu ettiklerini belirterek; geminin insansız hava araçları, süratli müdahale botları ve helikopter operasyon yeteneğinin, ikinci gemiyle birlikte teslim edilecek mobil izleme radarı ve insansız deniz aracını da kapsayan görkemli bir gösteriyle sergilenmesini hedeflediklerini ifade etti.</p>

<p><strong>30 gün kesintisiz seyir kabiliyeti</strong></p>

<p>MPMS-1, dört hızlı müdahale botu, dikey iniş-kalkış yapabilen iki HAVELSAN BOZBEY insansız hava aracı, ASELSAN 30 mm uzaktan komutalı silah sistemi ve 11 ton kapasiteli helikopter platformuyla çok yönlü görev yapabilecek şekilde donatılıyor.</p>

<p>Gemide ayrıca revir ve sağlık hizmetleri altyapısı ile 45 kişilik gözaltı alanı bulunuyor. 70 personel ve 30 yolcu kapasitesine sahip gemi, ikmal yapmadan 30 güne kadar kesintisiz seyir gerçekleştirebilecek.</p>

<p>Malezya'nın deniz yetki alanlarında uzun süreli görev yapabilecek şekilde geliştirilen MPMS-1; deniz güvenliğinin sağlanması, kaçakçılık, yasa dışı balıkçılık ve sınır aşan suçlarla mücadele gibi farklı operasyonel ihtiyaçlara yanıt verecek.</p>

<p><strong>Malezya ile iş birliği MPMS-2 ve tersane yatırımıyla devam ediyor</strong></p>

<p>MPMS-1'de kaydedilen ilerlemenin ardından DESAN ile Malezya arasında aynı sınıftaki ikinci gemi <strong>MPMS-2</strong> için de anlaşma imzalandı. İkinci geminin kızağa koyma töreni <strong>25 Haziran 2026'da</strong> gerçekleştirildi.</p>

<p>MPMS-2, ilk gemideki kabiliyetlere ek olarak mobil izleme radarı ile insansız/otonom su üstü aracı (USV) ile donatılacak. Böylece DESAN, proje kapsamında insansız deniz aracı ihracatı da gerçekleştirecek. Her biri 99 metre uzunluğundaki MPMS-1 ve MPMS-2, tamamlandıklarında Malezya Sahil Güvenlik Komutanlığı envanterindeki en büyük platformlar arasında yer alacak.</p>

<p>DESAN, Malezya ile denizcilik alanındaki iş birliğini ilk yurt dışı tersane yatırımıyla da genişletiyor. Malakka Eyaleti'nde inşa edilecek tesiste askeri ve ticari gemi inşasının yanı sıra bakım, onarım ve modernizasyon faaliyetleri yürütülecek. 171 dönümlük alan üzerinde iki safhada hayata geçirilecek tersanenin ilk fazının 2027 yılında tamamlanması planlanıyor.</p>

<p>Denize indirme seremonisine ayrıca sembolik bir anlam katıldı. Geleneksel şişe kırma seremonisinde kullanılan şişeye, MPMS-1'in uzun yıllar görev yapacağı Malakka Boğazı'ndan getirilen deniz suyu konuldu. Böylece geminin gövdesine ilk değen deniz suyunun, hizmet edeceği Malezya sularından gelmesi sağlandı.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>KAHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/malezyanin-yeni-deniz-gucunde-turk-imzasi</guid>
      <pubDate>Fri, 02 Oct 2026 15:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/uploads/2026/10/malezyanin-yeni-deniz-gucunde-turk-imzasi.webp" type="image/jpeg" length="25296"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[VODAFONE VE SAMSUNG'TAN STRATEJİK 5G İŞBİRLİĞİ]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/vodafone-ve-samsungtan-stratejik-5g-isbirligi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/vodafone-ve-samsungtan-stratejik-5g-isbirligi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Vodafone ve Samsung, müşterilerin 5G uyumlu cihazlara erişimini kolaylaştıran işbirliklerini Samsung Galaxy A27 5G ile güçlendiriyor...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Vodafone ve Samsung, müşterilerin 5G uyumlu cihazlara erişimini kolaylaştıran işbirliklerini Samsung Galaxy A27 5G ile güçlendiriyor. Faturaya 12 aya varan yansıtma özelliğiyle sadece ve ilk kez Vodafone FLEX'te sunulan model, ilk üç ayda 60 bini aşkın Vodafone müşterisine ulaştı.</p>

<p>Türkiye'nin dijitalleşmesine liderlik etme vizyonuyla faaliyet gösteren Vodafone, müşterilerine en yeni teknolojileri sunmaya devam ediyor. Müşterilerinin 5G'ye geçişini kolaylaştırmak için mobil cihaz pazarının önde gelen markalarından Samsung ile başlattığı stratejik işbirliğini yeni ayrıcalıklarla sürdüren Vodafone, Samsung Galaxy A27 5G 6/128GB modelini müşterileriyle buluşturdu.</p>

<p>Faturaya 12 aya varan yansıtma özelliğiyle sadece ve ilk kez Vodafone FLEX'te sunulan Galaxy A27 5G için yapılan iletişim çalışmaları, 1.500 TL'ye varan ek destek faydası ve Vodafone'un sürdürülebilirlik politikası kapsamında her türlü eski teknolojik cihazın toplanarak çevresel dönüşüme katkı sunulduğu takas kampanyası ile 60 bini aşkın müşteriye ulaşıldı,</p>

<p>Samsung, günlük hayatı daha kolay ve daha pratik hale getiren Galaxy AI deneyimi başta olmak üzere en güncel mobil teknolojileri farklı segmentlerdeki kullanıcılar için daha erişilebilir hale getiriyor. Samsung, giriş ve orta segmentte teknolojiye erişimi kolaylaştırırken, amiral gemisi Galaxy S serisi ve sekiz nesildir sürdürdüğü katlanabilir Galaxy Z Serisinde de takas ve taksit gibi çözümlerle en yenilikçi teknolojileri daha fazla kullanıcıyla buluşturuyor. Bu doğrultuda Samsung, Galaxy A27 5G ile 5G'ye geçişi kolaylaştırırken, en yeni mobil teknolojileri daha fazla kullanıcıyla buluşturmak üzere Vodafone ile uzun yıllara dayanan iş birliğini güçlendiriyor</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Vodafone Türkiye CEO'su Engin Aksoy</strong> şunları söyledi:'Vodafone olarak, müşterilerimize en yeni ve ileri teknolojileri sunmaya devam ediyoruz. 5G'ye geçişin önemli bir koşulu da 5G uyumlu cihaza sahip olmak. Geçen yıldan bu yana başarıyla sürdürdüğümüz Samsung işbirliğiyle, Samsung'un 5G'li modellerini Vodafone FLEX ödeme kolaylıklarıyla ulaşılabilir kılıyoruz. Geçen yıl ilk kez ve sadece Vodafone FLEX'te sunduğumuz Samsung Galaxy A16 5G modelinde Vodafone'a özel satış modeliyle pazarda farklılaşmayı sağladık. Bu yıl da cihaz portföyümüzün yeni üyesi Samsung Galaxy A27 5G 6/128GB ile bu başarıyı devam ettiriyoruz. Kampanyamızın ilk 3 ayında 60 binden fazla müşterimize Galaxy A27 5G ulaştırdık. Vodafone FLEX'e özel teklifler ve 12 ay ödeme avantajlarıyla desteklediğimiz kampanyamızla 5G'ye geçişi hızlandırmayı ve ilk tercih noktası olarak konumlanmayı hedefliyoruz. Müşterilerimize Vodafone FLEX güvencesiyle erişilebilir teknoloji deneyimi sunmaya devam edeceğiz.'</p>

<p><strong>Samsung Electronics Türkiye CEO'su Billy Kim</strong> ise şöyle konuştu:'Samsung olarak amacımız, en yeni mobil teknolojileri daha fazla kullanıcı için erişilebilir hale getirirken mobil deneyimin sınırlarını da ileri taşımak. Galaxy AI ile iletişimi kolaylaştıran, içerik oluşturmayı ve düzenlemeyi hızlandıran, günlük işleri daha pratik hale getiren yapay zekâ özelliklerini kullanıcılarımızın hayatının doğal bir parçası haline getiriyoruz. Vodafone ile uzun yıllara dayanan güçlü iş birliğimiz kapsamında Galaxy A27 5G ile 5G'ye geçişi kolaylaştırıyoruz. Galaxy S Serimiz ve sekiz nesildir geliştirdiğimiz katlanabilir cihaz deneyimimizi yansıtan Galaxy Z Serimizle en ileri mobil teknolojileri daha fazla kullanıcıyla buluşturmayı hedefliyoruz.'</p>

<p><strong>Avantajlarla dolu Vodafone FLEX dünyası </strong></p>

<p>Vodafone FLEX, müşterilerinin ihtiyaç ve talepleri için çok geniş ve çeşitli ürün portföyü sunan bir teknoloji dünyası. 'Seç Seç Al' mottosuyla duyurulan Vodafone FLEX dünyası 'ürünü seç, ödemeni seç ve kolayca al' ilkesine dayanıyor. Müşteriler, kredi kartıyla ödemenin yanı sıra faturalarına ek 12 aya varan ödeme imkanı ve daha birçok kendine uygun çeşitli ödeme yöntemleriyle zengin seçenekler arasından dilediği teknolojik ürünü Vodafone güvencesiyle alabiliyor. Vodafone FLEX ayrıca, Türkiye'nin en geniş 5G uyumlu telefon portföyü* ve esnek ödeme seçenekleri sayesinde müşterilerin 5G uyumlu telefona sahip olmasını kolaylaştırıyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>KAHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/vodafone-ve-samsungtan-stratejik-5g-isbirligi</guid>
      <pubDate>Fri, 02 Oct 2026 14:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/uploads/2026/10/vodafone-ve-samsungtan-stratejik-5g-isbirligi.webp" type="image/jpeg" length="60163"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ANGOLA'DAN TÜRK YATIRIMCILARA DAVET]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/angoladan-turk-yatirimcilara-davet</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/angoladan-turk-yatirimcilara-davet" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Güney Batı Afrika ülkesi Angola, Türkiye'den madencilik, tarım ve turizm sektörlerinde yatırım bekliyor...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Güney Batı Afrika ülkesi Angola, Türkiye'den madencilik, tarım ve turizm sektörlerinde yatırım bekliyor.</p>

<p>İhracat gelirlerinin yüzde 92'sini petrol ve doğalgazın oluşturduğu Angola, zengin maden rezervlerini ekonomiye kazandırarak gelirlerini çeşitlendirmek istiyor.</p>

<p>Angola'nın Ankara Büyükelçisi Sayın Joao Salvador Dos Santos Neto, Ege İhracatçı Birlikleri'ni ziyaret etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Büyükelçi Dos Santos Neto, Angola'da yatırım yapacak sanayiciler için kolaylıklar sağlayan bir mevzuatları olduğunu, Türk yatırımcıları Angola'ya beklediklerini dile getirdi.</p>

<p>Angola'nın altın, nikel, demir cevheri, mermer, nadir bulunan elementler yönüyle zengin rezervlere sahip olduğunu dile getiren Büyükelçi Dos Santos Neto, '36 maden açısından zengin kaynaklara sahibiz. Türk yatırımcıların yeterli kaynak bulabilecekleri maden yataklarına sahibiz. Enerji ve lojistik altyapısı için destek oluyoruz. Çinli 300'ün üzerinde firmanın Angola'da yatırımları var. Tarım, petrol, gaz, madencilik ve diğer sanayi kollarında yatırımlar yaptılar. Türkiye'den bir firmanın demir cevheri üretimi konusunda bir yatırımı söz konusu. Angola'da Türk yatırımcıları daha fazla sayıda görmek istiyoruz. Madencilik dışında tarım ve turizm sektörleri de yatırım yapılabilecek sektörler olarak öne çıkıyor' şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>Türk dizileri Angola'da çok popüler</strong></p>

<p>Angola'da Türk dizilerinin çok popüler olduğu bilgisini de veren Dos Santos Neto şöyle devam etti; 'Türk dizilerinden dolayı Angola'da Türklere sempati duyuluyor. Türk yatırımcılar Angola'ya geldiklerinde çok hoş karşılanacaklar. Türkiye'de okuyan çok sayıda Angolalı var. Angola'da yapacağınız yatırımlarda Türkiye'de okumuş, Türkçe bilen Angolalıları istihdam etmeniz işlerinizin hızla büyümesine katkı sağlayacaktır.'</p>

<p>Ege Maden İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Faik Tokatlıoğlu, Türkiye'nin yıllık 6,5 milyar dolar madencilik ürünleri ihraç ettiğini, Ege Bölgesi'nden yapılan madencilik ihracatının 1,5 milyar doları aştığını, Türkiye ile Angola arasında karşılıklı ticaretin artması için uygun bir zemin olduğunun altını çizdi.</p>

<p>Türkiye'nin Angola'ya yıllık ihracatının 102 milyon dolar, ithalatının ise 9 milyon dolar düzeyinde olduğunu vurgulayan Tokatlıoğlu, 'Angola yıllık 15 milyar doların üzerinde ithalat yapan bir ülke. Angola'ya hem ihracatımızı artırabiliriz hem de Türk sanayicileri Angola'da yatırım yapabilirler. Karşılıklı temaslarla iki ülke arasındaki ticari bağların daha da güçleneceğine inanıyoruz' ifadelerini kullandı.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>KAHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/angoladan-turk-yatirimcilara-davet</guid>
      <pubDate>Thu, 01 Oct 2026 08:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/uploads/2026/10/angoladan-turk-yatiriimcilara-davet.webp" type="image/jpeg" length="21626"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[KONUT ALICISINA GÖRE ÖNCELİK METREKARE Mİ, LOKASYON MU?]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/konut-alicisina-gore-oncelik-metrekare-mi-lokasyon-mu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/konut-alicisina-gore-oncelik-metrekare-mi-lokasyon-mu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Konut satın alırken uzun yıllar evin büyüklüğü temel kriterlerden biri olurken, alıcıların öncelikleri giderek değişiyor...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Konut satın alırken uzun yıllar evin büyüklüğü temel kriterlerden biri olurken, alıcıların öncelikleri giderek değişiyor. Ulaşım olanakları, sosyal yaşam alanlarına yakınlık, eğitim ve sağlık hizmetlerine erişim, bölgenin gelişim potansiyeli ve konutun gelecekte sağlayacağı yatırım değeri artık satın alma kararında birlikte değerlendiriliyor. Türkiye'de konut piyasasındaki hareketlilik 2026 yılında da devam ederken, özellikle büyükşehirlerde 'daha büyük ev' arayışının yanında günlük yaşamı kolaylaştıran doğru konum tercihi öne çıkıyor. Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) Ağustos 2026 verilerine göre, Türkiye genelinde bir ayda 127 bin 410 konut satıldı. Bu satışların 44 bin 378'ini ilk el, 83 bin 32'sini ise ikinci el konutlar oluşturdu. İpotekli konut satışları da aynı dönemde 22 bin 131 olarak kaydedildiKonut satın alırken uzun yıllar evin büyüklüğü temel kriterlerden biri olurken, alıcıların öncelikleri giderek değişiyor. Ulaşım olanakları, sosyal yaşam alanlarına yakınlık, eğitim ve sağlık hizmetlerine erişim, bölgenin gelişim potansiyeli ve konutun gelecekte sağlayacağı yatırım değeri artık satın alma kararında birlikte değerlendiriliyor. Türkiye'de konut piyasasındaki hareketlilik 2026 yılında da devam ederken, özellikle büyükşehirlerde 'daha büyük ev' arayışının yanında günlük yaşamı kolaylaştıran doğru konum tercihi öne çıkıyor. Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) Ağustos 2026 verilerine göre, Türkiye genelinde bir ayda 127 bin 410 konut satıldı. Bu satışların 44 bin 378'ini ilk el, 83 bin 32'sini ise ikinci el konutlar oluşturdu. İpotekli konut satışları da aynı dönemde 22 bin 131 olarak kaydedildi:</p>

<p>Konut satışlarındaki hareketlilik sürerken, alıcıların seçim sürecinde dikkate aldığı başlıklar da çeşitleniyor. Özellikle büyükşehirlerde evin yalnızca fiziksel özellikleri değil; işe ve sosyal yaşama erişim süresi, ana ulaşım noktalarına yakınlığı, çevresindeki eğitim ve sağlık olanakları ile bulunduğu bölgenin gelecekteki gelişimi de satın alma kararında etkili oluyor.</p>

<p><strong>BÜYÜK EV YERİNE DOĞRU KONUM ARAYIŞI</strong></p>

<p>Konut tercihlerindeki değişimi değerlendiren Yaşarkent Gayrimenkul Kurucusu Yaşar Doğan, alıcıların artık evin büyüklüğünün yanında yaşam kalitesini etkileyen unsurları da dikkate aldığını belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Doğan, 'Konut arayan kişilerle yaptığımız görüşmelerde artık sadece evin büyüklüğü ya da oda sayısı konuşulmuyor. Hangi bölgede olduğu, ulaşım imkânları, çevresindeki sosyal yaşam, okul ve sağlık hizmetlerine erişim gibi birçok başlık aynı anda değerlendiriliyor. Özellikle günlük hayatı kolaylaştıran, ulaşım süresini azaltan ve ihtiyaçlara hızlı erişim sağlayan bölgelerin daha fazla önem kazandığını gözlemliyoruz' dedi.</p>

<p><strong>'LOKASYON YATIRIM KARARININ DA PARÇASI'</strong></p>

<p>Konutun yaşam alanı olmasının yanı sıra uzun vadeli bir yatırım olarak da değerlendirildiğini belirten Doğan, bölge seçiminin satın alma kararındaki ağırlığının arttığını söyledi.</p>

<p>Doğan, 'Bugün konut alan kişi yalnızca bugünkü ihtiyacını düşünmüyor. Bölgenin birkaç yıl sonra nasıl gelişeceğini, planlanan ulaşım bağlantılarını, çevrede oluşan ticari ve sosyal alanları da araştırıyor. Bu nedenle doğru konum, hem yaşam konforu hem de konutun gelecekteki değerini koruması açısından önemli bir kriter haline geliyor' ifadelerini kullandı.</p>

<p>Konut seçiminde tek bir özelliğe odaklanmak yerine bütüncül bir değerlendirme yapılması gerektiğini vurgulayan Doğan, 'Fiyat ve oda sayısı kadar lokasyon, ulaşım, sosyal imkânlar ve bölgenin gelişim potansiyeli de önemli. Alıcıların artık tüm bu unsurları birlikte değerlendirerek karar verdiğini görüyoruz' dedi.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>KAHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/konut-alicisina-gore-oncelik-metrekare-mi-lokasyon-mu</guid>
      <pubDate>Thu, 01 Oct 2026 08:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/uploads/2026/10/konut-hh.jpg" type="image/jpeg" length="73474"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[TÜRKİYE VE ALMANYA ARASINDA HAVACILIKTA STRATEJİK İŞ BİRLİĞİ]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/turkiye-ve-almanya-arasinda-havacilikta-stratejik-is-birligi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/turkiye-ve-almanya-arasinda-havacilikta-stratejik-is-birligi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı ile Köln Bonn Havalimanı, 'Kardeş Havalimanları - Sister Airports' Mutabakat Zaptı'na imza attı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı ile Köln Bonn Havalimanı, 'Kardeş Havalimanları - Sister Airports' Mutabakat Zaptı'na imza attı. İki ülke arasındaki ilişkiyi güçlendiren anlaşma, Türkiye ile Almanya arasındaki havacılık iş birliğini de yeni bir boyuta taşıdı. Mutabakat, meydan ve terminal operasyonları, dijitalleşme, havacılık emniyeti, sürdürülebilirlik, ARFF hizmetleri ve yolcu deneyimi gibi bilgi, deneyim ve teknoloji paylaşımını kapsıyor.</p>

<p>Kardeş Havalimanları Mutabakat Zaptı'nın Türkiye tarafında T.C. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı iştiraki İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı'nın Meydan Otoritesi Havaalanı İşletme ve Havacılık Endüstrileri A.Ş. (HEAŞ) ile terminal işletmecisi İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı Yatırım Yapım ve İşletme A.Ş. (ISG) yer alırken, Almanya tarafında ise Köln Bonn Havalimanı'nın işletmecisi Flughafen Köln/Bonn GmbH bulunuyor.</p>

<p>İki ülkenin dostluğunu simgeleyen iş birliği ile taraflar; bilgi ve deneyim paylaşımını güçlendirmeyi, uluslararası uygulamaları karşılıklı olarak değerlendirmeyi, operasyonel verimliliği artırmayı ve geleceğin havalimanı teknolojilerine yönelik ortak çalışmalar yürüterek, küresel havacılığa yön vermeyi amaçlıyor.</p>

<p><strong>HEAŞ Genel Müdürü Faruk Kacır: 'İki havalimanının güçlü yönlerini ortak bir gelecekte buluşturuyoruz'</strong></p>

<p>HEAŞ Genel Müdürü Faruk Kacır, Mutabakat Zaptı'nın Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı'nın uluslararası iş birlikleri açısından taşıdığı öneme dikkat çekerek şunları söyledi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>'İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı, bugün ulaştığı yolcu ve uçuş trafiğiyle yalnızca ülkemizin değil, Avrupa'nın da önde gelen havalimanları arasında yer alıyor. Meydan Otoritesi HEAŞ olarak, yüksek operasyonel kapasitemizi emniyet, etkinlik ve sürdürülebilirlik esasları doğrultusunda yönetirken edindiğimiz bilgi birikimi ve tecrübeyi uluslararası iş birlikleriyle daha ileri bir seviyeye taşımayı önemsiyoruz. Tüm bu çalışmalarımızı, Savunma Sanayii Başkanımız Sayın Prof. Dr. Haluk Görgün'ün ortaya koyduğu vizyon ve stratejik rehberlik doğrultusunda, havalimanımızın geleceğine değer katma kararlılığıyla sürdürüyoruz.</p>

<p>Köln Bonn Havalimanı ile imzaladığımız 'Kardeş Havalimanları' Mutabakat Zaptının; apron ve pist operasyonlarından ARFF hizmetlerine, meydan emniyetinden dijitalleşmeye ve sürdürülebilirliğe kadar geniş bir alanda karşılıklı bilgi ve tecrübe paylaşımına önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz. Farklı alanlarda güçlü yetkinliklere sahip iki havalimanının kurumsal ve operasyonel birikimini bir araya getirerek, havacılığın geleceğine yönelik ortak çalışmalar geliştirmeyi ve kalıcı değer üretmeyi hedefliyoruz.</p>

<p>Bu Mutabakat Zaptı'nı aynı zamanda Türkiye ile Almanya arasındaki köklü ve çok yönlü ilişkilerin havacılık alanındaki önemli bir yansıması olarak değerlendiriyoruz. Özellikle İstanbul ile Köln arasında uzun yıllara dayanan güçlü bağların, havalimanlarımız arasında tesis edilen bu iş birliğiyle kurumsal ve operasyonel düzeyde daha da ileri taşınmasından memnuniyet duyuyoruz. Kardeş Havalimanları anlaşmamızın, ülkeler arasındaki iş birliğinin güçlenmesine katkı sağlamasını, her iki havalimanı ve havacılık sektörümüz açısından hayırlı olmasını temenni ediyorum.'</p>

<p><strong>İstanbul Sabiha Gökçen (ISG) Yönetici Direktörü Hanita Ahmad: 'İki havalimanının güçlü yönlerini buluşturarak havacılık sektöründe yeni fırsatlar dönemini başlatıyoruz'</strong></p>

<p>İstanbul Sabiha Gökçen (ISG) Yönetici Direktörü Hanita Ahmad, Kardeş Havalimanları Mutabakat Zaptı'nı şu sözlerle değerlendirdi: 'Türkiye'nin en yoğun ve Avrupa'nın en hızlı büyüyen havalimanlarından biri olarak, HEAŞ'ın katkılarıyla, Köln Bonn Havalimanı (CGN) ile önemli bir iş birliğine imza atıyoruz. Sabiha Gökçen Havalimanı'nın küresel başarısını tescilleyen 'Kardeş Havalimanları' anlaşması, her iki havalimanının güçlü ve uzman olduğu alanlarda birbirini besleyeceği son derece stratejik ve karşılıklı fayda odaklı bir adımdır. Anlaşmamızla birlikte iki havalimanının güçlü yönlerini buluşturarak havacılık sektöründe yeni fırsatlar dönemini başlatıyoruz.</p>

<p>Türk diasporasının en yoğun olarak yaşadığı ülke olan Almanya'da, Köln şehri 90.000'in üzerinde Türk kökenli topluluğa ev sahipliği yapıyor. Bu nüfus; arkadaş ve akraba ziyareti turizmini destekleyerek Köln Bonn Havalimanı ile İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı arasında yoğun ve istikrarlı bir yolcu trafiği oluşturuyor.</p>

<p>Dolayısıyla Almanya, Sabiha Gökçen Havalimanı'nın en büyük uluslararası yolcu pazarını oluşturuyor. 2026 yılının ilk altı ayında yurt dışından gelen yolcuların milliyet dağılımına bakıldığında; Türk vatandaşları hariç tutulduğunda Almanlar, yabancı uyruklu yolcular arasında ilk sırada yer alıyor. Bu veriler, Almanya ile Türkiye arasındaki köklü ve güçlü hava ulaşımı bağını bir kez daha gözler önüne seriyor.</p>

<p>Bu vesileyle iş birliğimiz, iki ülke arasındaki güçlü yolcu trafiğini ve bağlantı ağını genişletme ve Almanya'nın bölgesel taşıyıcılarını Sabiha Gökçen Havalimanı'na çekme adına büyük önem taşıyor. Pazara dair bilgi ve yolcu trafiği trendlerinin karşılıklı paylaşımına olanak tanıyacak bu kıymetli iş birliği, her iki havalimanına da yaratacağı fırsatlar ile ticari ilişkileri artırmak için stratejik köprü imkânı sunuyor. İki ülke arasındaki dostluğun simgesi olan iş birliğimizin, HEAŞ, ISG ve CGN olmak üzere tüm paydaşlar, yolcularımız ve havacılık sektörü için hayırlı sonuçlar doğurmasını diliyoruz.'</p>

<p><strong>Köln Bonn Havalimanı Genel Müdürü Cenk Özöztürk: 'Ülkeler ve kültürler arasında yeni bir köprü kuruyoruz'</strong></p>

<p>Köln Bonn Havalimanı Genel Müdürü Cenk Özöztürk ise Mutabakat Zaptı'nın iki havalimanı arasındaki iş birliğinin ötesinde, Türkiye ve Almanya arasındaki ilişkileri havacılık alanında daha da güçlendiren önemli bir adım olduğunu belirterek şunları söyledi:</p>

<p>'İş birliğinden ziyade bir dönüm noktasını temsil eden bu Mutabakat Zaptı, Almanya ile Türkiye, Köln ile kardeş şehri İstanbul arasında yeni bir köprü oluştururken, uluslararası ve kültürlerarası etkileşim için de önemli fırsatlar sunuyor.</p>

<p>Bu iş birliğini karşılıklı öğrenme ve gelişim için önemli bir fırsat olarak görüyoruz. HEAŞ ve ISG'deki iş ortaklarımızla birlikte, ülkeler ve kültürler arasındaki sınırların ötesinde bilgi ve birikimimizi paylaşmak, farklı çalışma yöntemlerini ve yaklaşımları yakından tanımak istiyoruz. Düzenli bilgi ve deneyim alışverişinin, günlük operasyonlarımız için yeni ve somut katkılar sağlayacağına inanıyoruz.</p>

<p>Üç kuruluşun farklı sorumluluk alanlarına ve çalışma biçimlerine sahip olması, kardeşlik anlaşmamızı bizim için daha da değerli kılıyor. Çünkü çeşitliliğe inanıyoruz ve İstanbul Sabiha Gökçen ile kurduğumuz bu ortaklığın da ilişkileri güçlendiren kalıcı bir yapıya dönüşmesini hedefliyoruz.'</p>

<p><strong>Bilgi ve deneyim paylaşımından somut iş birliğine</strong></p>

<p>Mutabakat Zaptı ile taraflar arasında düzenli bilgi ve deneyim paylaşımının güçlendirilmesi, en iyi uygulamaların karşılıklı aktarılması ve yeni yaklaşımların birlikte geliştirilmesi hedefleniyor. Bu kapsamda personel değişimi ve işbaşı deneyim programlarıyla çalışanların farklı operasyonel süreçleri yerinde gözlemlemelerine de imkân sağlanıyor.</p>

<p>İş birliği; yolcu deneyimi, terminal ve uçuş operasyonları, dijitalleşme, yeni teknolojiler, emniyet, sürdürülebilirlik, ticari faaliyetler, yeni uçuş bağlantıları ve altyapı başlıklarını kapsıyor. Taraflar, Mutabakat Zaptı ile somut projeler ve ortak faaliyetlerle geliştirilecek sürdürülebilir bir kurumsal iş birliğinin temelini atıyor.</p>

<p><strong>Avrupa havacılık ekosisteminin devleri bir arada</strong></p>

<p>Kardeş Havalimanları iş birliği, iki havalimanının farklı alanlardaki güçlü yönlerini ortak bir zeminde buluşturması açısından da önem taşıyor. İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı, 2025 yılında 48,4 milyon yolcuya, 275 bini aşkın uçuşa hizmet vererek yüksek yolcu hacmi ve yoğun operasyon yönetimiyle öne çıkarken; Köln Bonn Havalimanı aynı dönemde 10 milyonun üzerinde yolcu, yaklaşık 840 bin ton hava kargosu ve 15 bin çalışanıyla Almanya'nın önemli yolcu, kargo ve istihdam merkezlerinden biri olarak faaliyet gösterdi. Bu yapı; Sabiha Gökçen'in yüksek hacimli yolcu ve meydan operasyonlarındaki deneyimi ile Köln Bonn'un kargo, lojistik ve Avrupa havacılık ekosistemindeki tecrübesinin karşılıklı paylaşılmasına güçlü bir zemin oluşturuyor.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>KAHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/turkiye-ve-almanya-arasinda-havacilikta-stratejik-is-birligi</guid>
      <pubDate>Wed, 30 Sep 2026 18:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/uploads/2026/10/turkiye-ve-almanya-arasinda-havacilikta-stratejik-is-birligi.webp" type="image/jpeg" length="39271"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ÖĞRENCİ KONUTU YATIRIMCININ RADARINDA]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/ogrenci-konutu-yatirimcinin-radarinda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/ogrenci-konutu-yatirimcinin-radarinda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yeni akademik dönemle birlikte üniversite öğrencilerinin barınma ihtiyacı yeniden gündemin önemli başlıklarından biri haline geldi...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Üniversite kentlerinde artan barınma ihtiyacı, konut yatırımında dengeleri değiştiriyor. Öğrencilerin yoğun olduğu bölgelerde 1+1 ve 2+1 dairelere yönelik kiralama talebi küçük metrekareli konutları öne çıkarırken, yatırım kararlarında metrekare büyüklüğünün yerini kira potansiyeli ve geri dönüş süresi almaya başlıyor:</p>

<p>Yeni akademik dönemle birlikte üniversite öğrencilerinin barınma ihtiyacı yeniden gündemin önemli başlıklarından biri haline geldi. Yurt kapasitesi, artan kiralar ve öğrencilerin kampüs ile ulaşım noktalarına yakın bölgelerde yaşama isteği, özellikle üniversite kentlerindeki kiralık konut piyasasında hareketlilik yaratıyor.</p>

<p>Bu hareketlilik yatırımcıların konut tercihlerini de etkiliyor. Büyük metrekareli daireler yerine daha düşük satın alma maliyetiyle yatırım yapılabilen, kiracı sirkülasyonunun yüksek olduğu ve düzenli kira geliri potansiyeli taşıyan 1+1 ve 2+1 konutlar daha fazla ilgi görüyor.</p>

<p><strong>Küçük konut talebini yalnızca öğrenciler belirlemiyor</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Konut piyasasındaki değişimi değerlendiren Medar İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Konuralp Yılmaz, küçük metrekareli konutlara yönelik ilginin daha geniş bir demografik değişimin sonucu olduğuna dikkat çekti.</p>

<p>Yılmaz, 'Öğrenci nüfusu küçük konut talebinin önemli bir bölümünü oluşturuyor ancak değişimi yalnızca üniversite öğrencileri üzerinden okumamak gerekiyor. Genç çalışanlar, yalnız yaşayanlar ve yeni bir yaşam kuran gençler de daha kompakt ve işlevsel konutlara yöneliyor. Dolayısıyla yatırımcı açısından geniş bir kiracı kitlesine hitap edebilen konut tipi giderek daha önemli hale geliyor' dedi.</p>

<p>Türkiye'de hane yapısındaki değişimin de konut ihtiyacını dönüştürdüğünü belirten Yılmaz, 'Konut üretirken artık yalnızca bugünün aile yapısını değil, önümüzdeki yılların yaşam biçimini de dikkate almak gerekiyor. Büyük metrekare her zaman yüksek yatırım değeri anlamına gelmiyor. Doğru lokasyonda, doğru büyüklükte ve ihtiyaca uygun planlanan bir konut, yatırımcı açısından daha sürdürülebilir bir talep oluşturabiliyor' ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Yatırım kararında yeni kriter: Kiralanabilirlik</strong></p>

<p>Öğrenci nüfusunun yoğun olduğu bölgelerde yatırım yaparken yalnızca üniversiteye yakınlığın yeterli olmadığını vurgulayan Yılmaz, ulaşım imkânları, sosyal yaşam alanları, bölgedeki kiralık konut arzı ve hedef kitlenin sürekliliğinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>'Yatırımcı artık yalnızca 'Bu konut ne kadar değerlenir?' sorusuna cevap aramıyor. 'Ne kadar kolay kiralanır, kim kiralar ve talep ne kadar sürdürülebilir?' soruları da yatırım kararının parçası haline geldi' diyen Yılmaz, önümüzdeki dönemde erişilebilir büyüklükte ve işlevsel konutların yeni projelerde daha fazla karşılık bulacağını ifade etti.</p>

<p>Öğrenci hareketliliğinin yanı sıra tek kişilik hanelerin ve genç çalışan nüfusun artması, konut sektöründe daha kompakt yaşam alanlarına yönelik ihtiyacın kalıcı hale gelebileceğine işaret ediyor. Sektörde yatırım tercihinin yalnızca metrekare ve satış fiyatı üzerinden değil, kullanıcı profili, kiralama potansiyeli ve geri dönüş süresi üzerinden şekilleneceği yeni bir dönemin öne çıkması bekleniyor.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>KAHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/ogrenci-konutu-yatirimcinin-radarinda</guid>
      <pubDate>Wed, 30 Sep 2026 09:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/uploads/2026/09/11-daire-hh.jpg" type="image/jpeg" length="53471"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İKLİM RİSKLERİ ŞİRKETLERİN İŞ SÜREKLİLİĞİNİ ETKİLİYOR MU?]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/iklim-riskleri-sirketlerin-is-surekliligini-etkiliyor-mu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/iklim-riskleri-sirketlerin-is-surekliligini-etkiliyor-mu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İklim değişikliğinin şirketler açısından yarattığı risk tablosu giderek daha karmaşık hale geliyor...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Aşırı yağış, sel, fırtına, sıcak hava dalgaları ve kuraklık gibi iklim kaynaklı olayların şirketler üzerindeki etkisi artık yalnızca bina, makine veya stoklarda oluşan fiziksel hasarla sınırlı değil. Üretimin durması, enerji ve hammadde tedarikinin kesilmesi, lojistik hatların aksaması ve kritik tedarikçilerin devre dışı kalması, fiziksel hasarın çok ötesinde finansal sonuçlar yaratabiliyor.</p>

<p><strong>IBS Sigorta ve Reasürans Brokerliği CEO'su Murat Çiftçi, 'İklim riskini artık yalnızca 'hangi varlığımız zarar görebilir?' sorusuyla değil, 'işimizi ne durdurabilir?' sorusuyla değerlendirmek gerekiyor' dedi.</strong></p>

<p>İklim değişikliğinin şirketler açısından yarattığı risk tablosu giderek daha karmaşık hale geliyor. Geçmişte doğal afet riskleri ağırlıklı olarak tesis, makine, ekipman ve stok gibi fiziksel varlıkların uğrayabileceği hasarlar üzerinden değerlendirilirken bugün aynı olayın üretim, lojistik, enerji, tedarik zinciri ve gelir akışı üzerindeki etkilerinin birlikte ele alınması gerekiyor.</p>

<p>Bu değişimin şirketlerin risk yönetimi yaklaşımını da dönüştürdüğünü belirten IBS Sigorta ve Reasürans Brokerliği CEO'su Murat Çiftçi, iklim kaynaklı risklerin artık iş sürekliliği planlarının temel unsurlarından biri olması gerektiğine dikkat çekti.</p>

<p><strong>'Asıl risk bazen fiziksel hasardan sonra başlıyor'</strong></p>

<p>Bir fabrikanın sel veya fırtına nedeniyle zarar görmesinin görünür ve ölçülebilir bir risk olduğunu belirten Çiftçi, şirketler açısından asıl finansal etkinin bazı durumlarda üretimin durmasıyla ortaya çıktığını söyledi:</p>

<p>'Hasar gören binayı veya makineyi yeniden yapmak mümkün. Ancak üretimin haftalarca durmasının, müşteriye teslimat yapılamamasının, pazar kaybının veya devam eden sabit giderlerin şirket üzerinde yaratacağı finansal etki çok daha büyük olabilir. Bu nedenle iklim risklerini değerlendirirken yalnızca varlık değerini değil, <strong>iş durması ve kar kaybı riskini</strong> de doğru hesaplamak gerekiyor.'</p>

<p>Çiftçi, bu noktada şirketlerin sigorta programlarında mal varlığı teminatları ile iş durması ve kar kaybı teminatlarının birbiriyle uyumlu şekilde yapılandırılmasının önem taşıdığını belirtti:</p>

<p>'Bir şirketin fiziksel varlıkları doğru bedellerle sigortalanmış olabilir. Ancak üretimin ne kadar süreyle durabileceği, bu sürede oluşacak brüt kâr kaybı ve devam edecek sabit giderler doğru hesaplanmamışsa, büyük bir hasar sonrasında ciddi bir koruma açığı ortaya çıkabilir.'</p>

<p><strong>Tesisiniz zarar görmese bile üretiminiz durabilir</strong></p>

<p>İklim risklerinin en önemli özelliklerinden birinin şirketlerin kendi tesislerinin sınırlarını aşması olduğunu belirten Çiftçi, tedarik zincirindeki bağımlılıkların özellikle büyük ölçekli şirketler açısından ayrı bir risk alanı oluşturduğunu söyledi:</p>

<p>'Kendi fabrikanız hiçbir fiziksel hasar görmeyebilir. Ancak üretiminiz için kritik olan tek bir tedarikçinin tesisi sel nedeniyle devre dışı kalırsa, kullandığınız liman kapanırsa, ulaşım güzergâhları kullanılamaz hale gelirse veya enerji tedariki kesilirse sizin operasyonunuz da durabilir. Bu nedenle şirketlerin risk haritasını yalnızca kendi tesislerinin adresleri üzerinden çıkarması artık yeterli değil.'</p>

<p>Çiftçi'ye göre şirketlerin kritik tedarikçilerini, alternatif tedarik kaynaklarını, lojistik güzergâhlarını ve üretimin devamı için vazgeçilmez olan enerji ve hammadde bağımlılıklarını belirlemesi gerekiyor.</p>

<p><strong>Her iş durması sigorta kapsamında olmayabilir</strong></p>

<p><strong>Sigorta sektörü dolaylı iklim risklerini, şirketin kendi tesisindeki fiziksel hasarın yanı sıra operasyonun bağlı olduğu kritik tedarikçi, müşteri, enerji, altyapı ve lojistik noktalarında meydana gelebilecek kesintilerin şirketin faaliyetleri ve geliri üzerindeki etkisini analiz ederek değerlendiriyor.</strong></p>

<p>Bu nedenle iş durması sigortası ve tedarik zinciri risklerine yönelik teminatlarda poliçenin hangi olayla devreye girdiği büyük önem taşıyor.</p>

<p>Çiftçi bu konuda şirketlerin poliçe kapsamlarını dikkatle incelemesi gerektiğini belirterek şunları söyledi:</p>

<p>'Her iş durması aynı şekilde teminat altında olmayabilir. Poliçenin iş durması teminatının hangi fiziksel hasarlara bağlı olarak çalıştığı, kritik tedarikçi veya müşteri tesislerindeki hasarların kapsama dahil olup olmadığı, enerji ve kamu hizmetlerindeki kesintilerin nasıl ele alındığı ve teminatın hangi süre ve limitlerle verildiği mutlaka incelenmeli.'</p>

<p>Çiftçi, özellikle <strong>tedarikçi kaynaklı iş durması</strong>, erişimin engellenmesi, enerji veya diğer hizmet sağlayıcılarındaki kesintiler ve alternatif üretim veya tedarik maliyetleri gibi risklerin şirketin faaliyet yapısına göre değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti:</p>

<p>'Buradaki kritik nokta poliçede bir teminat başlığının bulunması değil, o teminatın şirketin gerçek bağımlılıklarını karşılayacak şekilde tasarlanmış olmasıdır. İki şirket aynı sektörde faaliyet gösterse bile tedarik zincirleri ve kritik bağımlılıkları tamamen farklı olabilir. Dolayısıyla doğru sigorta programı standart bir ürün seçmekten çok, şirketin operasyonel yapısını doğru okumayı gerektiriyor.'</p>

<p><strong>Kar kaybı sigortasında doğru süre ve limit kritik</strong></p>

<p>İş durması ve <strong>kar kaybı sigortası</strong> açısından şirketlerin en fazla dikkat etmesi gereken konulardan birinin tazminat süresi olduğunu belirten Çiftçi, büyük ölçekli bir hasarın ardından faaliyetlerin eski seviyesine dönmesinin fiziksel onarımın tamamlanmasından daha uzun sürebileceğine dikkat çekti:</p>

<p>'Bir tesisin yeniden faaliyete geçmesi, işin tamamen normale döndüğü anlamına gelmeyebilir. Makine ve ekipmanın yeniden temini, tedarik zincirinin kurulması, müşterilerin geri kazanılması ve üretimin hasar öncesi kapasiteye ulaşması zaman alabilir. Bu nedenle kar kaybı sigortasında seçilen tazminat süresinin gerçekçi olması son derece önemli.'</p>

<p>Aynı şekilde sigorta bedellerinin ve beklenen brüt kârın güncel finansal veriler üzerinden hesaplanması gerektiğini ifade eden Çiftçi, eksik veya geçmiş verilere dayanan hesaplamaların hasar anında şirketin beklediğinden daha düşük bir korumayla karşılaşmasına neden olabileceğini söyledi.</p>

<p><strong>'İş sürekliliği poliçe satın almakla başlamıyor'</strong></p>

<p>Şirketlerin iklim kaynaklı risklere karşı dayanıklılığını artırmak için sigortanın daha geniş bir risk yönetimi yaklaşımının parçası olması gerektiğini vurgulayan Çiftçi, şirketlere öncelikle kritik operasyonlarını ve bağımlılıklarını belirlemelerini önerdi:</p>

<p>'Şirketler kendilerine birkaç temel soru sormalı: Hangi tesisimiz veya üretim hattımız durursa faaliyetimiz ciddi şekilde etkilenir? Hangi tedarikçimizin alternatifi yok? Hangi hammadde, enerji kaynağı veya lojistik güzergâhına bağımlıyız? Bir kesinti yaşanırsa ne kadar süre faaliyetimizi sürdürebiliriz? Alternatif üretim veya tedarik imkânımız var mı? Bu soruların cevapları olmadan yalnızca poliçe limitlerine bakarak iş sürekliliğinin güvende olduğunu söylemek mümkün değil.'</p>

<p>Çiftçi'ye göre bu analiz sonucunda şirketler önleyici tedbirler, alternatif tedarikçiler, acil durum planları, iş sürekliliği senaryoları ve sigorta programlarını birbirini tamamlayan bir yapı içinde ele almalı.</p>

<p><strong>İklim riski sigorta fiyatlamasını ve reasürans kapasitesini de etkiliyor</strong></p>

<p>İklim kaynaklı hasarların sıklığı ve şiddetindeki değişimin yalnızca sigortalıları değil, sigorta ve reasürans piyasalarını da etkilediğini belirten Çiftçi, riskin bulunduğu coğrafya ve niteliğine bağlı olarak fiyatlama, muafiyet, limit ve teminat koşullarının giderek daha fazla önem kazanacağını söyledi.</p>

<p><strong>İklim risklerinin sıklığı, şiddeti ve aynı anda birden fazla sigortalıyı etkileyebilme potansiyeli arttıkça reasürörler riskleri daha ayrıntılı modelleyebilir; yüksek riskli bölgelerde kapasite, fiyat, muafiyet ve teminat koşullarında daha seçici davranabilir.</strong></p>

<p>Çiftçi, uluslararası reasürans piyasalarının şirketlerin iklim risklerini nasıl yönettiğine giderek daha fazla önem verdiğini belirterek şöyle devam etti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>'Sigorta ve reasürans kapasitesi sınırsız değil. Riskin arttığı alanlarda yalnızca geçmiş hasar verileri değil, şirketin aldığı önlemler, tesisin dayanıklılığı, iş sürekliliği planları ve riskin ne ölçüde yönetildiği de daha fazla önem kazanıyor. Dolayısıyla güçlü risk yönetimi gelecekte yalnızca hasarı azaltmak açısından değil, uygun sigorta kapasitesine erişebilmek açısından da şirketler için önemli bir avantaj haline gelebilir.'</p>

<p><strong>'İklim riskini şirketin bilançosuna ulaşmadan yönetmek gerekiyor'</strong></p>

<p>IBS Sigorta ve Reasürans Brokerliği olarak şirketlerin risklerini yalnızca mevcut poliçeleri üzerinden değil, operasyonel bağımlılıkları ve uluslararası sigorta ve reasürans piyasalarındaki gelişmelerle birlikte değerlendirdiklerini belirten Çiftçi, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>'İklim değişikliği şirketler açısından artık yalnızca bir doğal afet veya sürdürülebilirlik konusu değil; doğrudan <strong>iş sürekliliği ve finansal dayanıklılık</strong> konusu. Bir şirketin fabrikasını korumak önemli ama bugün bunun ötesine geçmemiz gerekiyor. Tedarik zincirini, enerji bağımlılığını, lojistik ağını ve gelir akışını da koruyabilmeliyiz. Bizim broker olarak görevimiz de şirketin nerede sigorta açığı olduğunu hasar gerçekleştikten sonra değil, öncesinde görebilmek ve doğru sigorta ile reasürans yapısını buna göre oluşturmak. Çünkü gerçek dayanıklılık, yalnızca hasarı karşılayabilmek değil, <strong>hasara rağmen işin devam edebilmesini sağlamak</strong> demek.'</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>KAHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/iklim-riskleri-sirketlerin-is-surekliligini-etkiliyor-mu</guid>
      <pubDate>Tue, 29 Sep 2026 12:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/uploads/2026/09/iklim-riskleri-hh.jpg" type="image/jpeg" length="23758"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[GIDA ÜRETİMİNDE HIZ VE VERİMLİLİK SAVAŞI]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/gida-uretiminde-hiz-ve-verimlilik-savasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/gida-uretiminde-hiz-ve-verimlilik-savasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Otomasyon, yüksek üretim kapasitesi, enerji verimliliği ve sürdürülebilir üretim çözümleri sektörün büyümesinde belirleyici oluyor...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Küresel gıda işleme makineleri pazarının 2025 yılındaki 64,8 milyar dolarlık büyüklüğünün 2026'da 68,3 milyar dolara, 2030 yılında ise 87,1 milyar dolara ulaşması bekleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Otomasyon, yüksek üretim kapasitesi, enerji verimliliği ve sürdürülebilir üretim çözümleri sektörün büyümesinde belirleyici olurken, fırıncılık, pastacılık ve şekerleme teknolojilerinin ulaştığı son nokta IBAKTECH 2026'da sergilenecek. Fuarda; saatte 11 bin adede kadar üretim gerçekleştiren hatlardan beş saniyede sekiz dilim kesebilen yerli ultrasonik sistemlere, enerji tüketimini azaltan makinelerden dünyada ilk kez tanıtılacak yeni konseptlere kadar çok sayıda teknoloji yer alacak.</strong></p>

<p>Uluslararası Ekmek, Pasta Makineleri, Dondurma, Çikolata ve Teknolojileri Fuarı IBAKTECH, 14-17 Ekim 2026 tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi'nde sektör profesyonellerini bir araya getirecek. Bu yıl 15'incisi düzenlenecek fuarda; dondurma ve gelato üretim teknolojileri, çikolata ve şekerleme makineleri, pasta ve kurabiye üretim sistemleri, hamur işleme hatları, endüstriyel fırınlar, soğutma sistemleri ve sürdürülebilir üretim çözümleri sergilenecek.</p>

<p><strong>ÜRETİM KAPASİTESİNDE YENİ SINIR: SAATTE 11 BİN ADET</strong></p>

<p>IBAKTECH 2026'da sergilenecek yeni nesil makineler, gıda üretiminde hızın yanı sıra standart kaliteyi ve üretim sürekliliğini de artırmayı hedefliyor. Hamurun yapısını koruyan basınçsız kesim teknolojileriyle saatte 11 bin adede kadar üretim yapılabilirken; tam otomasyonlu, servo sistemli ve internet bağlantılı hatlar üretim süreçlerinin uzaktan izlenmesine, bakım ihtiyacının azaltılmasına ve iş gücünün daha verimli kullanılmasına imkân sağlıyor.</p>

<p>Fuarda hassas kesim gerektiren ürünlere yönelik teknolojiler de yer alacak. Yerli olarak üretilen titanyum bıçak ve ultrasonik güç kaynağına sahip sistemler, sert ve donuk pastaları formunu bozmadan dilimleyebiliyor. Bu makineler arasında beş saniyede sekiz dilim kesebilen modeller de bulunuyor.</p>

<p><strong>DONDURMA VE GELATODA YENİ ÜRETİM MODELLERİ</strong></p>

<p>Dondurma ve gelato alanında üretim makinelerinden pastörizatörlere, teşhir vitrinlerinden şok soğutuculara, doğal içerikli premikslerden farklı dondurma türlerine özel karışımlara kadar geniş bir ürün grubu sergilenecek. Kahve ile dondurmayı aynı profesyonel satış konseptinde buluşturan ve dünyada ilk kez sergilenecek yeni bir bar sistemi de IBAKTECH 2026'da tanıtılacak. Gerçek meyve ve doğal içeriklerle hazırlanan gelato premiksleri, daha düşük dozajla istenen kıvamı sağlayarak ürün verimliliğini artıran yerli karışımlar ve farklı kullanım alanlarına yönelik yenilebilir gıda kapları da fuarın dikkat çeken ürünleri arasında bulunacak.</p>

<p><strong>ENERJİ VE HAM MADDE TÜKETİMİNİ AZALTAN TEKNOLOJİLER</strong></p>

<p>IBAKTECH 2026'da üretim kapasitesinin yanı sıra enerji, ham madde ve iş gücü kullanımını azaltan çözümler de öne çıkacak. Basınçlı havaya ihtiyaç duymadan çalışan şekillendirme makinelerinden mayalanma ve soğutma süreçlerini otomatik olarak yöneten sistemlere kadar birçok teknoloji, üretimin daha düşük kaynak kullanımıyla sürdürülmesine katkı sağlayacak.</p>

<p>Endüstriyel pişirme ekipmanlarında geliştirilen hafif tasarımlar ise kullanım alanına bağlı olarak tava ağırlığını yüzde 30 ila 50 oranında azaltırken enerji verimliliğini destekleyecek. Uzun ömürlü ve daha az yağ kullanımına imkân veren kaplama seçenekleri de işletmelerin kaynak tüketimini ve bakım ihtiyacını azaltmasına yardımcı olacak.</p>

<p><strong>ÜRETİCİLER DAHA FAZLA ÜRETİRKEN DAHA AZ KAYNAK KULLANMAK İSTİYOR</strong></p>

<p>Gıda üretim teknolojilerindeki dönüşümü değerlendiren <strong>Messe Stuttgart Turkey Fuarcılık Genel Müdürü Ufuk Altıntop: </strong>'Gıda sektöründe rekabet artık yalnızca ürün kalitesi üzerinden ilerlemiyor. Üreticiler daha yüksek kapasiteye ulaşırken enerji, ham madde ve iş gücünü daha verimli kullanmak ve her üretimde aynı kaliteyi korumak istiyor. Otomasyon, dijital takip sistemleri ve enerji verimli makineler bu nedenle yatırım kararlarının merkezine yerleşiyor. IBAKTECH 2026'da sektörün bu ihtiyaçlarına yanıt veren yeni nesil teknolojileri bir araya getireceğiz. Avrasya'nın fırıncılık, pastacılık ve şekerleme sektörlerine yönelik tek global ticaret fuarı olan IBAKTECH'te, üreticilerle uluslararası alıcıları aynı platformda buluşturuyoruz. 2024 yılında 118 ülkeden 92 bin 482 ziyaretçiyi ağırlayan fuarımızda, bu yıl katılımcı ve ziyaretçilerimizle birlikte 150 ülkeden sektör paydaşını İstanbul'da buluşturacağız. Artan talep doğrultusunda fuarımızı bir salon daha büyüterek 7 salon ve 80 bin metrekarelik alana taşıdık. IBAKTECH'te yerli mühendislik gücüyle geliştirilen yüksek kapasiteli sistemleri, enerji verimli çözümleri ve yeni üretim teknolojilerini dünya pazarlarıyla buluşturacağız' açıklamalarında bulundu.</p>

<p><strong>MAKİNELER FUARDA ÜRETİME GEÇECEK</strong></p>

<p>IBAKTECH 2026, makinelerin yalnızca sergilendiği değil, üretim sırasında deneyimlenebildiği bir buluşma olacak. Dört gün boyunca gerçekleştirilecek canlı uygulama ve workshoplarda gelato, stik dondurma, çikolata, kurabiye, simit, ekmek, pizza, baklava, börek ve mantı üretimi yapılacak. Yerli ve yabancı şeflerin katılacağı uygulamalarda hazırlanan ürünler ziyaretçilerin tadımına sunulacak.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>KAHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/gida-uretiminde-hiz-ve-verimlilik-savasi</guid>
      <pubDate>Tue, 29 Sep 2026 09:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/uploads/2026/09/gida-uretiminde-hiz-ve-verimlilik-savasi.webp" type="image/jpeg" length="68240"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[TATİL DÖNÜŞÜ ARAÇLARINIZDA SONBAHAR BAKIMI]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/tatil-donusu-araclarinizda-sonbahar-bakimi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/tatil-donusu-araclarinizda-sonbahar-bakimi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yaz tatillerinin sona ermesi ve okulların açılmasıyla birlikte araçlar yeniden yoğun şehir trafiğine dönüyor...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yaz tatillerinin sona ermesi ve okulların açılmasıyla birlikte araçlar yeniden yoğun şehir trafiğine dönüyor. Fuchs Lubricants Türkiye, yaz boyunca uzun yol, yüksek sıcaklık ve yoğun trafik koşullarına maruz kalan araçlarda sonbahara girerken motor yağı ve soğutma sistemi kontrollerinin ihmal edilmemesi gerektiğine dikkat çekiyor.</p>

<p>Uzun yol, yüksek sıcaklık ve tatil trafiğinin ardından araçların kullanım koşullarında değişiyor. Bu değişim, sonbahar öncesinde temel bakım kontrollerini yeniden gündeme taşıyor.</p>

<p>İBB verilerine göre, 2026-2027 eğitim-öğretim döneminin başlamasıyla İstanbul'da yaklaşık 18 bin okul servisi yeniden trafiğe çıkarken, yaklaşık 300 bin öğrenci bu servislerle taşınmaya başladı.</p>

<p>Fuchs Lubricants Türkiye, sürücülere mevsim geçişinde motor yağı seviyesinin ve değişim periyodunun kontrol edilmesini, soğutma sisteminin gözden geçirilmesini ve kullanılacak ürünlerde araç üreticisinin tavsiyelerinin esas alınmasını öneriyor.</p>

<p>Yaz aylarının ardından değişen kullanım koşullarının araç bakımını yeniden gündeme getirdiğine dikkat çeken Fuchs Lubricants Türkiye Ürün ve Teknik Servisler Operasyon Grup Müdürü Altan Aydın, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p><strong>'Yaz aylarında uzun yolculuklar, yüksek sıcaklıklar ve yoğun trafik araçların çalışma koşullarını ağırlaştırabiliyor. Sonbahara girerken motor yağı seviyesinin kontrol edilmesi, yağ değişim periyotlarının takip edilmesi ve soğutma sisteminin gözden geçirilmesi, aracın yeni mevsim koşullarına hazırlanması açısından önem taşıyor.'</strong></p>

<p><strong>Motor yağında doğru ürün seçimi öne çıkıyor</strong></p>

<p>Motor yağı, motorun hareketli parçaları arasındaki sürtünmenin azaltılması ve parçaların aşınmaya karşı korunması gibi kritik görevler üstleniyor. Motorun verimli çalışabilmesi için yağın doğru seviyede bulunması ve araç üreticisinin önerdiği özelliklere uygun ürün kullanılması gerekiyor.</p>

<p>Her aracın motor yapısı ve teknolojisi farklı olduğundan motor yağı seçiminde yalnızca viskozite sınıfına değil, üreticinin belirlediği performans standartlarına da dikkat edilmesi gerekiyor.</p>

<p>Aydın,<strong> 'Motor yağı seçiminde yalnızca viskoziteye değil, araç üreticisinin belirlediği performans kriterlerine de dikkat edilmesi gerekiyor. Kullanım kılavuzunda yer alan tavsiyeler doğrultusunda doğru ürünün tercih edilmesi, motorun verimli çalışması ve korunması açısından önem taşıyor.'</strong> dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Yaz sonrası motor yağı kontrolü önem taşıyor</strong></p>

<p>Havaların serinlemesiyle birlikte soğuk çalışma performansı da öne çıkıyor. Yağın düşük sıcaklıkta tüm yağlama noktalarına hızlı ulaşması, motorun ilk çalıştırma anındaki koruması açısından belirleyici oluyor. FUCHS'un binek araçlar için sunduğu TITAN ailesi, düşük sıcaklıklarda hızlı yağ sirkülasyonunu hedefleyen Alman teknolojisiyle geliştiriliyor.</p>

<p>Uzun yolculuklar ve yoğun kullanımın ardından motor yağı seviyesinin kontrol edilmesi önem taşıyor. Yağ seviyesinin önerilen aralığın altında olması motor parçalarının yeterince yağlanamamasına ve ciddi hasarlara yol açabilirken, gereğinden fazla yağ eklenmesi de motorun verimli çalışmasını olumsuz etkileyebiliyor.</p>

<p>Yağ seviyesinin düz bir zeminde, motor soğuduktan sonra kontrol edilmesi ve seviyenin minimum ile maksimum işaretleri arasında bulunması gerekiyor.</p>

<p>Gösterge panelindeki yağ lambasının yanması, motor sesinde değişiklik veya yağ sızıntısı fark edilmesi halinde ise aracın en kısa sürede uzman bir serviste kontrol ettirilmesi öneriliyor.</p>

<p><strong>Sonbaharda soğutma sistemi ve antifriz kontrolü de önem kazanıyor</strong></p>

<p>Havaların serinlemeye başlamasıyla birlikte sürücülerin dikkat etmesi gereken bir diğer konu da aracın soğutma sistemi. Antifriz ve soğutma sıvısı, yalnızca kış aylarında değil, motorun çalışma sıcaklığının kontrol altında tutulmasına ve soğutma sisteminin korunmasına yıl boyunca katkı sağlıyor.</p>

<p>Antifriz, donmayı önlemesinin yanı sıra sistemdeki metal parçaların korozyona karşı korunmasına da katkı sağlıyor. FUCHS'un FRICOFIN serisi, farklı üretici standartlarına uygun soğutma sıvısı seçenekleri içeriyor.</p>

<p>Kış koşulları başlamadan önce soğutma sıvısının seviyesinin ve durumunun kontrol edilmesi, gerekiyorsa araç üreticisinin belirttiği özelliklere uygun ürünle yenilenmesi önem taşıyor.</p>

<p>Mevsim geçişinde soğutma sisteminin kontrol edilmesi, özellikle sıcaklıkların düşmeye başladığı dönemde aracın kış koşullarına hazırlanmasının önemli adımlarından biri olarak öne çıkıyor.</p>

<p><strong>Mevsim geçişinde sık yapılan hatalara dikkat</strong></p>

<p>Mevsim geçişinde doğru ürün kullanımının önemine dikkat çeken Aydın, sürücülerin sık yaptığı hatalara ilişkin şu değerlendirmeleri paylaştı:</p>

<p><strong>'Farklı teknoloji ve standarttaki antifrizlerin birbiriyle karıştırılması, soğutma sisteminde istenmeyen sonuçlara yol açabiliyor. Antifrizlerin aynı renkte olması, ürünlerin birbiriyle uyumlu olduğu anlamına gelmiyor. Eksilen soğutma sıvısının yalnızca suyla tamamlanması veya motor yağına farklı spesifikasyonda bir yağ eklenmesi de kaçınılması gereken uygulamalar arasında yer alıyor. Bu nedenle ürün seçiminde araç üreticisinin belirttiği özelliklerin esas alınması önem taşıyor.'</strong></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>KAHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/tatil-donusu-araclarinizda-sonbahar-bakimi</guid>
      <pubDate>Fri, 25 Sep 2026 10:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/uploads/2026/09/arac-yag-degisimi-hh.jpg" type="image/jpeg" length="24582"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[BALIKLARIMIZ 'FUTURE FISH EURASIA'DA GÖRÜCÜYE ÇIKTI]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/baliklarimiz-future-fish-eurasiada-gorucuye-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/baliklarimiz-future-fish-eurasiada-gorucuye-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde Avrasya Fuarcılığın düzenlediği Future Fish Eurasia 24-26 Eylül tarihleri arasında Fuar İzmir'de gerçekleştiriliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye'ye yıllık 2,3 milyar dolar döviz kazandıran Türk su ürünleri sektörü, 2,5 milyar dolar hedefine ulaşmak için Future Fish Eurasia - 12. Uluslararası Su Ürünleri İhracat ve İşleme, Akuakültür ve Balıkçılık Teknolojileri Fuarı'nda Türk balıklarını görücüye çıkardı.</p>

<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, Avrasya Fuarcılık tarafından düzenlenen Future Fish Eurasia, 24-26 Eylül tarihleri arasında Fuar İzmir C-Hole'de gerçekleştiriliyor.</p>

<p>Türkiye'nin su ürünleri alanındaki önemli uluslararası buluşmalarından olan fuarda; balık işleme teknolojilerinden akuakültür ekipmanlarına, kafes sistemlerinden yem üretim teknolojilerine ve balıkçılık malzemelerine kadar sektörün farklı alanlarındaki ürün ve teknolojiler sergileniyor. Norveç ve Libya ise fuarda ülke pavyonlarıyla yer alıyor.</p>

<p>Fuar İzmir'de 26 ülkeden 165 firma ve markanın katıldığı fuar, su ürünleri, akuakültür ve balıkçılık teknolojileri sektörünün uluslararası temsilcilerini İzmir'de buluşturdu.</p>

<p>Future Fish Eurasia Fuarı'nın 12 yıl önce küçük bir organizasyon olarak başladığını günümüzde sektörün en büyük buluşma noktası olduğunu dile getiren Türkiye Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller Sektör Kurulu Başkanı Sinan Kızıltan, Su ürünleri ve hayvansal mamuller sektörünün Türkiye genelinde 4,5 milyar dolarlık bir ihracata imza atar konuma geldiğini bunun 2,3 milyar dolarlık kısmının su ürünleri sektörünce yapıldığını belirtti.</p>

<p>Su ürünleri sektörünün 1999 yılında 50 milyon dolar olan ihracatının hızlı bir gelişim gösterdiğini paylaşan Kızıltan, 'Ege Bölgesi'nde o yıllarda en az ihracat yapan sektörken bugün en çok ihracat yapan ikinci sektör konumuna yükseldik. Bundan da çok büyük gurur duyuyoruz. Bugünlere kolay gelinmedi. Çok zorluklarla gelindi. Küçük toprak havuzlarda yetiştirilen tahta kafeslerde başlayan bir ihracat yolculuğunda bugün yurt dışına teknoloji ve ARGE'yi ihraç eden bir konuma geldik. Bugün diğer ülkelere özellikle Türkiye Cumhuriyetlere, Afrika ülkelerine ve birçok ülkeye kültür balıkçılığı konusunda yatırımlarda yön vermeye başladık. Bu yüzden de bu sektörün geleceğinin çok parlak olduğunu düşünüyoruz. Son zamanlarda özellikle Türk somonu büyük gelişim gösterdi. Bu yıl 650 milyon dolar ihracata ulaşacağız' şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>Akbaş; 'Su ürünleri sektöründe yetiştiricilik avcılığı geçti'</strong></p>

<p>Tarım ve Orman Bakanlığı Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdür Yardımcısı Hüseyin Akbaş su ürünleri sektörünün gıda güvenliği, sağlıklı beslenme, istihdam, ihracat, kırsal kalkınma ve ekosistemlerin korunması açısından stratejik bir sektör haline geldiğini vurguladı. Üretimde yetiştiriciliğin avcılığın önüne geçtiğine dikkat çeken Akbaş, 'Geleceğin su ürünleri sektörü daha fazla üretmekten önce daha planlı, daha verimli ve daha sürdürülebilir üretmek zorundadır' dedi.</p>

<p>Türkiye'nin 2025 yılında 1 milyon 37 bin tonluk su ürünleri üretimiyle Cumhuriyet tarihinin en yüksek seviyesine ulaştığını, bunun yaklaşık 627 bin tonunun yetiştiricilikten elde edildiğini belirten Akbaş, sektörün teknoloji ve yenilikçilik kapasitesindeki gelişimine vurgu yaptı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türkiye'nin su ürünleri yetiştiriciliğinde Avrupa Birliği ülkeleri arasında birinci sırada bulunduğunu belirten Akbaş, 'Çipura ve levrek üretiminde dünyada birinci, alabalık üretiminde ise ikinci sırada yer alıyoruz. Birinciliğe yükselmeyi hedefliyoruz. 100 ülkeye ihracat yapıyoruz. Asıl hedefimiz ürünlerin katma değerini ve marka değerini artırarak Türkiye'yi dünya su ürünleri sektöründe daha güçlü bir merkez haline getirmek. 2026 yılı ihracat hedefimiz 2,5 milyar dolar' ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Camara: 'İş birliği yapmak istiyoruz'</strong></p>

<p>Gine Cumhuriyeti Balıkçılık ve Deniz Ekonomisi Bakanı Fatima Camara, Gine'nin Future Fish Eruasia Fuarı'na balıkçılık ve su ürünleri sektörümüzü dış ticarete, yatırımlara, inovasyona ve uluslararası iş birliğine daha fazla açma kararlılığı nedeniyle katıldıklarını ifade etti.</p>

<p>Gine'nin su ürünleri sektöründe muazzam bir potansiyele sahip olduğunun altını çizen Bakan Camara; 'Gine, Atlas Okyanusu'na açılan bir kıyı şeridine, 1164 akarsuya, 14'ü uluslararası olan 23 nehir havzasına ve yüksek bir yağış miktarına sahiptir. 2026 yılı itibarıyla değerlendirilebilir deniz balıkçılığı potansiyelimiz yaklaşık 905.000 tona ulaştı. Balıkçılık ve su ürünlerini ekonomimizin önemli sektörleri haline getirmek için gerekli kaynaklara ve potansiyele sahibiz. Ancak sadece kaynaklara sahip olmak yetmez; bunları üretime, istihdama, gelire ve ülkemiz için katma değere dönüştürebilmemiz gerekir. Gine'de amacımız daha fazla değer yaratmak. Yavru balık bulunabilirliğini ve kalitesini artırmak için modern kuluçkahanelerin kurulması, İşletmelerin performansını ve verimliliğini artırmak için modern su ürünleri üretim teknolojilerinin benimsenmesi, Yerel balık yemi üretimi ve bunların kalite denetiminin güçlendirilmesi Bu öncellikler somuttur. Sahada tespit edilen ihtiyaçlara karşılık gelmektedir ve aramızda bulunan şirketler, yatırımcılar, araştırma kurumları ve kalkınma ortakları ile iş birliği imkanları sunmaktadır.Gine bu buluşmaya soyut bir hedefle gelmemiştir. Kaynaklarıyla, tespit edilmiş ihtiyaçlarıyla, öncelikleriyle ve sürdürülebilir ortaklıklar kurma iradesiyle gelmiştir. Diyaloğa açığız, yatırıma açığız, iş birliğine açığız ve her şeyden önce uzun vadeli ilişkiler inşa etmeye hazırız. Yatırım yapmak isteyenleri, teknolojisini paylaşmak isteyenleri, eğitime katkıda bulunmak isteyenleri, araştırmayı geliştirmek isteyenleri ve Gine'de değer zincirleri oluşturmaya katılmak isteyenleri ağırlamak istiyoruz. Amacımız ortaklarımızla birlikte inşa etmektir' şeklinde konuştu.</p>

<p>Törende konuşan İzmir Büyükşehir Belediyesi Meclis Üyesi Şebnem Türe, İzmir'in denizle kurduğu ilişkinin yalnızca kıyısında yaşamakla sınırlı olmadığını, üretimden ticarete ve kültüre kadar kentin birçok alanında kendini gösterdiğini ifade etti.</p>

<p>İzmir'in su ürünleri sektörü açısından da önemli bir merkez olduğunu ifade eden Türe, 'Türkiye'nin yıllık 2,3 milyar dolarlık su ürünleri ihracatında Ege Bölgesi üçte ikisini gerçekleştiriyor. Önümüzde yalnızca ihracatı artırmak değil, bunu sürdürülebilir biçimde yapmak gibi önemli bir sorumluluk da var. Denizlerimiz ve su kaynaklarımız sınırsız değil' dedi.</p>

<p>Fuarın açılış törenine, Gine Cumhuriyeti Balıkçılık ve Deniz Ekonomisi Bakanı Fatima Camara, Norveç'in Ankara Büyükelçisi Andreas Gaarder, Tarım ve Orman Bakanlığı Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdür Yardımcısı Hüseyin Akbaş, Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, İzmir Büyükşehir Belediyesi Meclis Üyesi Şebnem Türe, Türkiye Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçı Birlikleri Sektör Kurulu Başkanı Sinan Kızıltan, İzmir Ticaret Odası Meclis Başkanı Selami Özpoyraz, Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Ufuk Atakan Demir, Başkan Yardımcısı Bedri Girit, Yönetim Kurulu Üyeleri Mehmet Şahin Çakan, İsmail Aksoy ve Avrasya Fuarcılık Genel Müdürü Selin Akdoğan ile sektör temsilcileri katıldı.</p>

<p>Future Fish Eurasia ile eş zamanlı düzenlenen AquaFeed Eurasia Uluslararası Yem Konferansı'nda ise akuakültür yemleri, beslenme, üretim teknolojileri ve sektördeki yeni gelişmeler ele alınacak. Fuar boyunca sektör temsilcileri yeni ürün ve teknolojileri inceleme, iş bağlantıları kurma ve yeni ihracat pazarlarına yönelik temaslarda bulunma fırsatı bulacak. Future Fish Eurasia, 26 Eylül Cumartesi gününe kadar Fuar İzmir'de ziyaret edilebilecek.</p>

<p><strong>ESÜHMİB standına akın var</strong></p>

<p>Türkiye'nin su ürünleri ihracatının üçte ikisine imza atan Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği'nin standı, Future Fish Eurasia Fuarı'nda çekim merkezi oldu. Chef İbrahim Önen'in Türk balıklarıyla hazırladığı lezzetler uzun kuyruklar oluşturdu.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>KAHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/baliklarimiz-future-fish-eurasiada-gorucuye-cikti</guid>
      <pubDate>Thu, 24 Sep 2026 16:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/uploads/2026/09/baliklarimiz-future-fish-eurasiada-gorucuye-cikti.webp" type="image/jpeg" length="66773"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[IŞIĞA İHTİYAÇ DUYMADAN ÇALIŞAN DEPOLAR YAYGINLAŞIYOR]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/isiga-ihtiyac-duymadan-calisan-depolar-yayginlasiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/isiga-ihtiyac-duymadan-calisan-depolar-yayginlasiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[E-ticaretin büyümesi, artan işçilik ve metrekare maliyetleri otomatik depolama sistemlerine olan ilgiyi artırıyor...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Akdenizrack, otomatik depolama teknolojisine 50 milyon TL yatırım yaptı. Son bir yılda Türkiye'de beş karanlık depo projesi hayata geçiren şirket, bu projelerin hacmini 17 milyon dolara çıkarırken 2026'da yüzde 40 büyümeyi hedefliyor.</p>

<p>Türkiye'de depo yatırımlarında yalnızca daha fazla ürün depolamak değil, aynı alanı daha az insan müdahalesiyle ve daha hızlı yönetmek de öncelikli hale geliyor. E-ticaretin büyümesi, artan işçilik ve metrekare maliyetleri otomatik depolama sistemlerine olan ilgiyi artırırken, Akdenizrack bu alandaki yatırımlarını büyütüyor.</p>

<p>Şirket, yaklaşık bir yıllık Ar-Ge çalışmasının ardından geliştirdiği otomatik depolama teknolojisi için 50 milyon TL yatırım gerçekleştirdi. Akdenizrack'in bugün 55 kişilik mühendislik ekibi ve 70 kişilik saha kadrosu bulunuyor. Şirket, son bir yılda Türkiye'de beş karanlık depo projesini hayata geçirirken, bu projelerin toplam hacmi 17 milyon dolara ulaştı.</p>

<p>Akdenizrack Yönetim Kurulu Başkanı Saniye Kurt, otomatik depolama yatırımının şirketin büyüme hedefindeki yerini şöyle anlatıyor:</p>

<p>'Kendi yazılım ekibimizle yaklaşık bir yıllık Ar-Ge çalışmamızın ardından ürün ortaya çıktı. Geçen yıl 12 milyon dolar olan ciromuzu bu yıl akıllı depo projelerimizin katkısıyla yüzde 40 artırmayı hedefliyoruz. Bu yıl bugüne kadar gerçekleştirdiğimiz karanlık depo projelerinin hacmi 17 milyon dolar.'</p>

<p><strong>Aynı alanda daha fazla depolama</strong></p>

<p>Karanlık depo sistemlerinde amaç yalnızca ürünleri raflara yerleştirmek değil, deponun tamamını daha verimli kullanmak. Akdenizrack'in geliştirdiği sistemlerde koridorlar daraltılırken depolama yüksekliği 40 metreye kadar çıkarılabiliyor. Böylece aynı metrekare içerisinde daha yüksek depolama kapasitesine ulaşılması hedefleniyor.</p>

<p>Sistemin yatırım geri dönüş süresi ise işletmenin çalışma modeline göre değişiyor. Akdenizrack'in hesaplamalarına göre üç vardiyalı çalışan bir fabrikada otomatik depolama sistemi yaklaşık 1,5 yılda, tek vardiyalı bir işletmede ise yaklaşık dört yılda kendini amorti edebiliyor.</p>

<p>Saniye Kurt, sistemin sağladığı alan avantajına dikkat çekerek, 'Koridorlar daralıp, depolama yükseklikleri artıyor. Daha fazla alan verimli kullanılıyor' değerlendirmesinde bulunuyor.</p>

<p><strong>Beş ana bileşenin dördü Türkiye'de üretilebiliyor</strong></p>

<p>Akdenizrack'in geliştirdiği otomatik depolama sisteminin beş ana bileşeninden dördü Türkiye'de üretilebiliyor. Şirket, bugün yurtdışından tedarik ettiği crane ve asansörlerin de Türkiye'de üretilebilmesi için çalışmalarını sürdürüyor.</p>

<p>Saniye Kurt, yerli üretim tarafındaki hedeflerini şöyle ifade ediyor:</p>

<p>'Yerli üretim tarafında altyapımızı daha da güçlendirmek istiyoruz. Özellikle bugün yurtdışından tedarik ettiğimiz crane ve asansörleri de Türkiye'de üretilebilir hale getirmek için çalışmalarımızı sürdürüyoruz.'</p>

<p>Şirketin bu yatırımı yalnızca üretim maliyetleri açısından değil, satış sonrası hizmetler açısından da önemli gördüğü belirtiliyor. Yerli üretim kapasitesinin artırılmasıyla otomatik depolama sistemlerinin daha ulaşılabilir maliyetlerle sunulması ve teknik desteğin hızlandırılması hedefleniyor.</p>

<p><strong>Hedef ihracat ve iç pazarda 50-50 denge</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>1999 yılında sektöre adım atan Akdenizrack bugün 55 ülkeye ihracat gerçekleştiriyor. Şirketin satışlarının yüzde 80'i ihracat, yüzde 20'si ise iç pazardan oluşuyor.</p>

<p>Akdenizrack, otomatik depolama sistemlerinin Türkiye'de yaygınlaşmasıyla birlikte bu dağılımı değiştirmeyi hedefliyor. Saniye Kurt, şirketin önümüzdeki dönemdeki hedefini şöyle açıklıyor: 'Bu depo projelerinin Türkiye'de yaygınlaşmasıyla birlikte ihracat ve iç pazarın payımızın yüzde 50, yüzde 50 olmasını planlıyoruz.'</p>

<p>Akdenizrack, 2026 yılında akıllı depo projelerinin katkısıyla yüzde 40 büyüme hedeflerken, otomatik depolama yatırımlarını hem Türkiye'de hem de ihracat pazarlarında artırmayı planlıyor.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>KAHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/isiga-ihtiyac-duymadan-calisan-depolar-yayginlasiyor</guid>
      <pubDate>Thu, 24 Sep 2026 09:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/uploads/2026/09/isiga-ihtiyac-duymadan-calisan-depolar-yayginlasiyor.webp" type="image/jpeg" length="28382"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[MODA ENDÜSTRİSİ 2027 İÇİN PAZARLAMA ATAĞINDA]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/moda-endustrisi-2027-icin-pazarlama-ataginda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/moda-endustrisi-2027-icin-pazarlama-ataginda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'nin istihdam ve ihracatta lokomotif sektörlerden biri olan Moda endüstrisi, 2027 yılı pazarlama çalışmalarına start verdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye'nin istihdam ve ihracatta lokomotif sektörlerden biri olan Moda endüstrisi, 2027 yılı pazarlama çalışmalarına start verdi.</p>

<p>Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (EHKİB), 2027 yılı ocak ayında ABD ve Fransa'da düzenlenecek PV moda fuarlarına Türkiye Milli Katılım Organizasyonu gerçekleştirmek için kolları sıvadı.</p>

<p>Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği, 19-20 Ocak 2027 tarihlerinde gerçekleşecek olan Premiere Vision (PV) Manufacturing New York Fuarı ve 26-28 Ocak 2027 tarihleri arasında Fransa'da PV Paris Fuarı olacak.</p>

<p><strong>Bağcı: '2027 ve sonrasından umutluyuz'</strong></p>

<p>Emek yoğun bir sektör olan hazır giyim sektöründe maliyetler/enflasyondaki artış ile kurdaki artış oranı arasındaki dengenin çok önemli olduğunu dile getiren Ege Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı Çağlar Bağcı, 2027-2029 dönemi için açıklanan Orta Vadeli İstikrar Programı'nda 2027'de döviz kuru ile enflasyon arasındaki makasın daralacağını, 2028 ve 2029'da da kur artışının enflasyon ile neredeyse aynı düzeye geleceğinin öngörüldüğünü, bu tablonun gerçekleşmesi halinde ihracatçının en büyük rahatsızlıklarından olan maliyet-kur dengesi sorununun azalacağını bu sayede hazır giyim sektöründe bir rahatlama beklediklerini ve 2027 ve sonrasından umutlu olduklarını vurguladı.</p>

<p>Dış taleple ilgili olarak İran-ABD arasında yakın zamanda olası bir anlaşmanın küresel piyasalar üzerinde olumlu bir etki yaratacağı tespitinde bulunan Bağcı, 'Savaşın sona ermesi özellikle ana pazarımız Avrupa Birliği'nde talep yeniden canlanabilir. Diğer önemli pazarımız ABD'ye yönelik faaliyetlerimizin olumlu seyretmesi için de ABD tarafından getirilen yüzde 12,5 ek verginin kaldırılması kritik önemde, bununla ilgili üst düzeyde girişimlerde bulunulmasını ve sonuç alınmasını bekliyoruz' ifadelerini kullandı.</p>

<p>Dünya hazır giyim talebinin 2027 yılında küresel ölçekte yukarı yönlü bir grafik çizmesinin beklendiğine dikkati çeken Bağcı, şöyle devam etti; '2027 yılında küresel hazır giyim pazarı beklentilerle uyumlu yukarı yönlü bir seyir izlerse tam bir 'toparlanma ve büyüme yılı' olacak. Bu toparlanmadan Türk moda endüstrisinin daha fazla pay alması için Türk ihracatçı firmalarına 2027 yılı ocak ayında ABD ve Fransa'daki fuarlara yoğun katılım göstermelerini tavsiye ediyoruz.'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>'Fuarlarda ikili iş görüşmeleri de organize ediyoruz'</strong></p>

<p>Tüketicilerin çevre dostu, geri dönüştürülmüş materyallerden üretilen kıyafetleri daha fazla talep ettiği bilgisini veren EHKİB Yönetim Kurulu Üyesi ve Dış Pazar Stratejileri Geliştirme Komitesi Başkanı Seray Seyfeli ABD'deki PV New York Fuarı'nda fuarla eş zamanlı olarak B2B organizasyonu gerçekleştireceklerini dile getirdi.</p>

<p>Türk moda endüstrisinin 4 yıldır kan kaybettiğini vurgulayan Seyfeli, '2027 yılından itibaren ihracatımızda ibrenin yukarı yönlü olması için çaba göstereceğiz. Spor giyim ve uzun ömürlü ve kombin yapılabilen kapsül gardırop olarak nitelendirilen kıyafetlerin öne çıktığı bir yıl bekleniyor. Tüketicinin tercihlerini doğru okuyarak, Fransa ve ABD'den başlayarak 2027 yılında pazarlama faaliyetlerimizle sektörümüzün yanında olacağız' ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Première Vision New York</strong></p>

<p>ABD'nin önemli hazır giyim fuarlarından biri olan Première Vision New York, her yıl Ocak ve temmuz aylarında olmak üzere iki edisyon halinde düzenleniyor. Fuar her yıl 2 binin üzerinde profesyonel tarafından ziyaret ediliyor. EHKİB, PV New York Fuarı'nın 2026 temmuz ayındaki ayağına 13 firmayla katılmıştı.</p>

<p>Tekstil ve hazır giyim sektörünün önemli uluslararası buluşma noktalarından biri olan Première Vision Paris, yılda iki kez düzenlenerek iplik, kumaş, deri, hazır giyim, aksesuar ve tasarım sektörlerini bir araya getiriyor. 2026 yılı Eylül ayında 887 firmanın katıldığı fuar, yaklaşık 20.000 profesyonel tarafından ziyaret edildi. EHKİB, 1-3 Eylül 2026 tarihlerinde gerçekleştirilen fuara 19 firmayla katılım sağlamıştı.</p>

<p>Fuarlara ilişkin detaylı bilgiye ve kayıt bağlantılarına EİB web sitesi duyurular bölümünden ulaşılabilmekte olup, sorularınız için konfeksiyon@eib.org.tr adresine mail atılabilmektedir.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>KAHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/moda-endustrisi-2027-icin-pazarlama-ataginda</guid>
      <pubDate>Thu, 24 Sep 2026 09:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/uploads/2026/09/moda-endustrisi-2027-icin-pazarlama-ataginda.webp" type="image/jpeg" length="59923"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[BANKALARDAN KREDİ ÇEKME ŞARTLARI VE MERAK EDİLENLER]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/bankalardan-kredi-cekme-sartlari-ve-merak-edilenler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/bankalardan-kredi-cekme-sartlari-ve-merak-edilenler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son zamanlarda en çok araştırılan konular arasında 'Kredi nasıl çekilir?', 'Şartları nelerdir?', 'Kimler çekebilir?' ve 'Kime verilmez?' soruları yer alıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Nakit ihtiyacını karşılamak isteyenlerin en çok araştırdığı konular arasında 'Kredi nasıl çekilir?', 'Kredi alma şartları nelerdir?', 'Kimler kredi çekebilir?' ve 'Kredi kime verilmez?' soruları yer alıyor. Bankalar kredi başvurularında yalnızca kredi notuna değil; gelir durumu, mevcut borçlar, ödeme geçmişi ve kendi risk politikaları başta olmak üzere birçok kriteri birlikte değerlendiriyor.</p>

<p>Bireysel ihtiyaçların finansmanında en sık başvurulan yöntemlerden biri banka kredileri olmaya devam ediyor. Eğitimden ev tadilatına, beklenmedik harcamalardan farklı nakit ihtiyaçlarına kadar pek çok alanda kullanılan ihtiyaç kredilerine banka şubelerinin yanı sıra mobil ve internet bankacılığı üzerinden de başvuru yapılabiliyor.</p>

<p>Ancak kredi başvurusu yapmak, kredinin otomatik olarak onaylanacağı anlamına gelmiyor. Bankalar her başvuruyu kendi kredi ve risk politikaları doğrultusunda değerlendiriyor. Kredi notu bu süreçte önemli göstergelerden biri olsa da tek başına kredi kararını belirlemiyor.</p>

<p><strong>Kredi Nasıl Çekilir?</strong></p>

<p>Bankadan kredi çekmek isteyen tüketiciler öncelikle ihtiyaçlarına ve ödeme güçlerine uygun kredi tutarını belirleyerek başvuru sürecini başlatabiliyor. Başvurular bankanın mobil uygulaması, internet bankacılığı, müşteri hizmetleri veya şubeleri üzerinden gerçekleştirilebiliyor.</p>

<p>Başvurunun ardından banka, müşterinin finansal profilini değerlendiriyor. Kredi başvurusunda kredi notunun yanı sıra gelir durumu, mevcut borçluluk, çalışma durumu ve geçmiş ödeme performansı gibi farklı unsurlar dikkate alınabiliyor.</p>

<p>Başvurunun olumlu sonuçlanması halinde kredi sözleşmesi ve ödeme planı oluşturuluyor. Onay ve gerekli işlemlerin tamamlanmasının ardından kredi tutarı müşterinin hesabına aktarılabiliyor.</p>

<p><strong>Kredi Alma Şartları Nelerdir?</strong></p>

<p>Kredi alma koşulları bankadan bankaya ve başvurulan kredi türüne göre değişiklik gösterebiliyor. Bununla birlikte kredi değerlendirmelerinde bazı temel kriterler öne çıkıyor.</p>

<p>18 yaşını doldurmuş olmak, bankanın değerlendirebileceği bir gelir ve finansal profile sahip olmak, kredi ve kredi kartı ödemelerinde düzenli bir geçmiş göstermek ve mevcut borçların ödeme kapasitesiyle uyumlu olması kredi değerlendirmesinde önem taşıyor.</p>

<p>Bankalar gerektiğinde başvuru sahibinden gelirini gösteren belge, kefil, ipotek veya farklı bir teminat da talep edebiliyor.</p>

<p><strong>Kredi Notu Kredi Başvurusunu Nasıl Etkiliyor?</strong></p>

<p>Kredi başvurularının değerlendirilmesinde öne çıkan göstergelerden biri Findeks Kredi Notu. Bankalar kredi, kredi kartı ve kredili mevduat hesabı başvurularında kendi değerlendirme sistemlerinin yanında Findeks Kredi Notu'nu da temel girdilerden biri olarak kullanabiliyor.</p>

<p>Findeks verilerine göre kredi notunun hesaplanmasında kredili ürünlerin ödeme alışkanlıkları, mevcut hesap ve borç durumu, kredi kullanım yoğunluğu ve yeni kredili ürün açılışları dikkate alınıyor.</p>

<p>Bu nedenle kredi ve kredi kartı borçlarının zamanında ödenmesi, toplam borç seviyesinin kontrol altında tutulması ve finansal yükümlülüklerin düzenli şekilde yerine getirilmesi kredi profili açısından önem taşıyor.</p>

<p><strong>Kimler Kredi Çekebilir?</strong></p>

<p>Bankaların kredi değerlendirmesinden olumlu sonuç alan ve talep edilen koşulları karşılayan kişiler kredi kullanabilir. Düzenli gelir ve ödeme geçmişine sahip, mevcut borçları ödeme kapasitesini aşmayan ve bankanın risk değerlendirmesinden geçen kişiler kredi başvurularında daha güçlü bir finansal profil ortaya koyabilir.</p>

<p>Ancak yüksek kredi notuna sahip olmak dahi kredinin kesin olarak onaylanacağı anlamına gelmiyor. Her banka başvuruyu kendi kredi politikaları ve risk değerlendirme kriterleri çerçevesinde sonuçlandırıyor.</p>

<p><strong>Kredi Kime Verilmez?</strong></p>

<p>'Kredi kime verilmez?' sorusunun herkes için geçerli tek bir yanıtı bulunmuyor. Bir banka tarafından reddedilen başvuru, farklı kriterlere sahip başka bir banka tarafından farklı şekilde değerlendirilebilir.</p>

<p>Bununla birlikte düşük kredi notu, geçmiş borçlarda ciddi ödeme gecikmeleri, yüksek mevcut borçluluk, gelirin talep edilen kredi taksitlerini karşılamakta yetersiz görülmesi veya bankanın risk politikalarına uygun olmayan bir finansal profil kredi başvurusunun olumsuz sonuçlanmasında etkili olabiliyor.</p>

<p>Findeks de bankaların kredi ve kredi kartı değerlendirme kriterlerinin birbirinden farklı olduğunu ve yüksek kredi notunun her durumda kredi alınacağını garanti etmediğini belirtiyor.</p>

<p><strong>Kredi Başvurusu Yapmadan Önce Nelere Dikkat Edilmeli?</strong></p>

<p>Kredi kullanırken yalnızca 'Ne kadar kredi çekebilirim?' sorusuna değil, kredinin toplam maliyetine de bakılması gerekiyor. Faiz oranının yanı sıra yıllık maliyet oranı, krediyle bağlantılı ücretler, varsa sigorta maliyetleri, aylık taksit ve toplam geri ödeme tutarı birlikte değerlendirilmeli.</p>

<p>Aylık taksitlerin hane bütçesini zorlamayacak seviyede belirlenmesi ise ödeme sürecinde yaşanabilecek finansal sıkıntıların önüne geçilmesi açısından önem taşıyor.</p>

<p><strong>Kredi Başvurusu Kredi Notunu Düşürür mü?</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kredi başvurularıyla ilgili en yaygın sorulardan biri de başvurunun kredi notunu düşürüp düşürmediği. Findeks'in 2026 yılında yayımladığı bilgilere göre kredi başvurusu yapmak veya başvurunun reddedilmesi tek başına Findeks Kredi Notu'nu düşürmüyor.</p>

<p>Kredi notunda esas olarak ödeme alışkanlıkları, mevcut borç durumu, kredi kullanım yoğunluğu ve yeni kredili ürünlerin açılması gibi faktörler etkili oluyor.</p>

<p><strong>Kredi Başvurusu Öncesi Finansal Durumunuzu Kontrol Edin</strong></p>

<p>Uzmanların ve finans kuruluşlarının paylaştığı bilgiler, kredi başvurusu öncesinde kişinin kendi ödeme kapasitesini gerçekçi biçimde değerlendirmesinin önemine işaret ediyor. Kredi notunun ve mevcut borçların kontrol edilmesi, farklı bankaların faiz ve toplam maliyetlerinin karşılaştırılması ve aylık taksitlerin bütçeye etkisinin hesaplanması daha bilinçli bir kredi kullanımına yardımcı olabiliyor.</p>

<p>Özellikle kredi seçerken yalnızca düşük faiz oranına odaklanmak yerine toplam geri ödeme tutarını dikkate almak, uzun vadede kredi maliyetinin daha doğru değerlendirilmesini sağlıyor.</p>

<p style="text-align:justify"></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>KAHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/bankalardan-kredi-cekme-sartlari-ve-merak-edilenler</guid>
      <pubDate>Wed, 23 Sep 2026 13:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/uploads/2026/09/bankalardan-kredi-cekme-sartlari-ve-merak-edilenler.webp" type="image/jpeg" length="49402"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[BORUSAN, TÜRKİYE'nin 'EN ÇOK ÇALIŞILMAK İSTENEN HOLDİNGİ' SEÇİLDİ]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/borusan-turkiyenin-en-cok-calisilmak-istenen-holdingi-secildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/borusan-turkiyenin-en-cok-calisilmak-istenen-holdingi-secildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Borusan Holding, 200 bini aşkın üniversitelinin doğrudan tercihiyle belirlenen Youth Awards 2026'da çifte başarıya imza attı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Borusan Holding, 200 bini aşkın üniversitelinin doğrudan tercihiyle belirlenen Youth Awards 2026'da çifte başarıya imza attı. Grup, 'En Çok Çalışılmak İstenen Holding' kategorisinde birinci olarak Altın Ödül'e ulaşırken, Alpha Genç Yetenek Programı ile 'En Beğenilen İşe Alım Programı' dalında Başarı Ödülü kazandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Borusan Holding, Türkiye'nin en büyük gençlik oylaması olan Youth Awards 2026'dan iki büyük ödülle döndü. Gençlerin işveren tercihlerini belirleyen organizasyonda Borusan, 'En Çok Çalışılmak İstenen Holding' kategorisinde Altın Ödül kazanarak zirveye yerleşti. Aynı zamanda genç profesyonellere kapsamlı bir kariyer başlangıcı sunan Alpha Genç Yetenek Programı ile 'En Beğenilen İşe Alım Programı' alanında Başarı Ödülü'ne layık görüldü.</p>

<p><strong>Borusan Holding İnsan, İletişim ve Sürdürülebilirlik Grup Lideri Nursel Ölmez Ateş, </strong>şu ifadeleri kullandı: '200 yıl ve ötesini hedefleyen bir Grup olarak gençlerin potansiyeline güveniyoruz. Bizim önceliğimiz, kapıdan içeri adım atan her çalışma arkadaşımızın sesini duyurabildiği, fikrini özgürce savunabildiği şeffaf bir zemin yaratmak. BorusanX kültürümüzle güvene dayalı ilişkileri beslerken, açık iletişimi, ortak aklı ve iş birliğini güçlendiren bir çalışma ortamı yaratıyoruz. Borusan Akademi çatısı altındaki Genç Yetenek Gelişim Programlarımızla onları geleceğin liderleri olarak yetiştirirken, Yapay Zeka Fakültesi ve Sürdürülebilirlik Fakültesi gibi gelişim programlarımızla değişen iş dünyasının gerektirdiği yetkinliklerle donatıyoruz. Türkiye'nin dört bir yanındaki üniversitelilerden gelen bu güçlü tercih, gençlerin beklentilerini doğru okuduğumuzun ve birlikte inşa ettiğimiz çalışma ikliminin samimiyetine inandıklarının kanıtı. Bize güvenen tüm gençlere teşekkür ediyorum.'</p>

<p><strong>Borusan, 165 şirket arasında birinci</strong></p>

<p>Youth Awards, gençlerin kariyer platformu Youthall tarafından düzenleniyor ve işveren markası alanında prestijli göstergelerden biri olarak kabul ediliyor.</p>

<p>Borusan Holding'in çifte ödül aldığı süreç, herhangi bir jüri değerlendirmesi olmaksızın, tamamen üniversite öğrencilerinin doğrudan kullandığı oylarla tamamlandı. 32 kategoride 165 şirketin yarıştığı oylamaya, Türkiye genelindeki 227 üniversite ve 173 farklı bölümden toplam 201 bin 740 genç katıldı.</p>

<p><strong>Borusan'da stajdan tam zamanlı kariyere uzanan yetenek yolculuğu</strong></p>

<p>Borusan Holding, gelişim odaklı ekosistemi ve kapsayıcı çalışma modelleriyle Türkiye'de genç istihdamını ve nitelikli iş gücünü destekliyor. Bu kapsamda genç yeteneklerin potansiyelini en üst seviyeye çıkarmak amacıyla uçtan uca tasarlanmış kariyer ve gelişim programları yürütüyor.</p>

<p>Borusan Holding, 'The Peer Awards for Excellence' tarafından uluslararası ödüle de layık görülen Alpha Genç Yetenek Programı'nı 1991 yılından bu yana sürdürüyor.</p>

<p>Program, üniversite 3. ve 4. sınıf ile yüksek lisans öğrencilerini kapsayan Borusan Alpha Staj Programı'nın bir devamı olarak konumlanıyor. Staj dönemini başarıyla tamamlayan genç yeteneklerin mezuniyetleri sonrasında tam zamanlı kadroya geçişine olanak tanıyan bu bütüncül yapı, Borusan'ın geleceğin liderlerini kendi bünyesinde yetiştirmesini sağlıyor. Borusan'da genç yeteneklerin elde tutulma oranı %96 gibi yüksek bir seviyeye ulaşırken, kadın Alpha yeteneklerde bu oran %100 olarak gerçekleşti.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>KAHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/borusan-turkiyenin-en-cok-calisilmak-istenen-holdingi-secildi</guid>
      <pubDate>Wed, 23 Sep 2026 11:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/uploads/2026/09/borusan-holding-hh.jpg" type="image/jpeg" length="40309"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[GENÇ GİRİŞİMCİLER TEK SEKTÖR YERİNE ÇOK ALANLI BÜYÜME PEŞİNDE]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/genc-girisimciler-tek-sektor-yerine-cok-alanli-buyume-pesinde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/genc-girisimciler-tek-sektor-yerine-cok-alanli-buyume-pesinde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'de yeni kurulan girişimlerin sektörel dağılımı da girişimcilik ekosisteminin farklı alanlara yayılan yapısını ortaya koyuyor...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İş dünyasında yeni nesil girişimcilik anlayışı, tek bir sektörde uzmanlaşmanın ötesine geçiyor. İnşaattan teknolojiye, e-ticaretten enerjiye, gastronomiden hizmet sektörüne kadar farklı alanlardaki fırsatları aynı anda takip eden genç girişimciler, iş modellerini de bu doğrultuda çeşitlendiriyor.</p>

<p>Türkiye'de yeni kurulan girişimlerin sektörel dağılımı da girişimcilik ekosisteminin farklı alanlara yayılan yapısını ortaya koyuyor. Türkiye'de girişimcilik ekosistemi dönüşürken, genç iş insanlarının yatırım ve büyüme anlayışı da değişiyor. Geçmişte belirli bir sektörde uzmanlaşarak büyümek iş dünyasının temel modellerinden biri olurken, bugün farklı sektörleri birbirini besleyen yatırım alanları olarak değerlendiren yeni bir girişimci profili öne çıkıyor:</p>

<p>Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) Girişimcilik ve İş Demografisi 2024 verilerine göre, Türkiye'de girişimlerin doğum oranı yüzde 15,8 olarak gerçekleşti. Yeni girişimlerde en yüksek payı yüzde 32,1 ile toptan ve perakende ticaret alırken, ulaştırma ve depolama yüzde 16,8, inşaat ise yüzde 10,1 pay aldı. 2024 yılında hızlı büyüyen girişimlerin yüzde 23,5'i imalatta, yüzde 20,5'i ticarette ve yüzde 15,2'si inşaatta faaliyet gösterdi.</p>

<p>Türkiye'de ekonomik yapının önemli bölümünü oluşturan KOBİ'lerin sayısı ise 2024 itibarıyla 3 milyon 928 bine ulaştı. KOBİ'ler toplam girişimlerin yüzde 99,6'sını ve istihdamın yüzde 68,5'ini oluşturdu. Bu tablo, girişimcilik ekosistemindeki hareketliliğin ve yeni iş modellerinin ekonomideki ağırlığını da ortaya koyuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>YENİ NESİL İŞ İNSANI FARKLI SEKTÖRLER ARASINDA BAĞ KURUYOR</strong></p>

<p>Bu kapsamda genç girişimcilerin tek bir faaliyet alanına bağlı kalmak yerine farklı sektörlerde oluşan fırsatları takip ettiğine dikkat çeken Medar İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı ve NEFA Ticaret Platformu Kurucusu Mehmet Konuralp Yılmaz, yeni dönemde sektörler arasındaki sınırların giderek daha geçirgen hale geldiğini söyledi.</p>

<p>Yılmaz, 'Bugün inşaat sektöründe faaliyet gösteren bir girişimcinin teknolojiyi bilmeden, dijital ticareti takip etmeden ya da enerji alanındaki dönüşümü görmeden uzun vadeli bir büyüme planı oluşturması giderek zorlaşıyor. Bizim kuşağımızda tek bir sektörde ilerlemekten ziyade farklı alanların birbirini nasıl besleyebileceğine yönelik güçlü bir merak var. İnşaat, teknoloji, e-ticaret, enerji ya da gastronomi birbirinden tamamen kopuk dünyalar değil. Doğru iş modeli kurulduğunda bir alanda edinilen deneyim ve ilişki ağı başka bir alanda yeni bir fırsat yaratabiliyor' dedi.</p>

<p><strong>'AMAÇ HER SEKTÖRE GİRMEK DEĞİL, FIRSATI DOĞRU OKUMAK'</strong></p>

<p>Çok sektörlü girişimciliğin her alanda aynı anda yatırım yapmak anlamına gelmediğinin altını çizen Yılmaz, asıl değişimin girişimcilerin bakış açısında yaşandığını belirtti.</p>

<p>Yılmaz, 'Genç girişimcinin önünde artık yalnızca yaşadığı şehir ya da içinde bulunduğu sektör yok. Dünyadaki iş modellerini, tüketici davranışlarını ve yeni yatırım alanlarını aynı anda takip edebiliyor. Bu nedenle 'Ben inşaatçıyım, yalnızca inşaatla ilgilenirim' ya da 'Ben teknoloji alanındayım, başka bir sektöre bakmam' anlayışı giderek değişiyor. Burada önemli olan her sektöre girmek değil; farklı sektörlerdeki gelişmeleri okuyabilmek ve kendi işinizle nerede kesiştiğini görebilmek' diye konuştu.</p>

<p>Gençlerin farklı sektörlerle temas kurmasının yeni ortaklıkların önünü açabileceğini ifade eden Yılmaz, bu yaklaşımın NEFA Ticaret Platformu'nun yapısında da karşılık bulduğunu söyledi.</p>

<p><strong>'FARKLI MASALARDA OTURMADAN YENİ FİKİRLER ÜRETMEK ZOR'</strong></p>

<p>Farklı sektörlerden iş insanlarını aynı ağ içerisinde buluşturmanın girişimcilik açısından önemine değinen Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<p>'Bir inşaatçının teknoloji girişimcisiyle, bir yazılımcının enerji sektöründen bir isimle, bir e-ticaret girişimcisinin gastronomi alanındaki bir yatırımcıyla aynı masaya oturması bazen hiç planlanmamış bir iş fikrinin başlangıcı olabiliyor. NEFA'da oluşturmaya çalıştığımız yapı da bunun üzerine kurulu. Ticaret yalnızca ürün ya da hizmet alıp satmak değil; bilgiye, deneyime ve doğru insanlara ulaşabilmek de ticaretin önemli bir parçası. Özellikle genç girişimcilerin kendi sektörlerinin dışındaki dünyalarla daha fazla temas kurması gerektiğini düşünüyorum.'</p>

<p>Yeni dönemde girişimciliğin yalnızca şirket kurmakla değil, değişen tüketici alışkanlıklarını takip etmek, teknolojiyi iş süreçlerine dahil etmek ve farklı sektörler arasında iş birliği geliştirebilmekle şekilleneceğini belirten Yılmaz, 'Önümüzdeki dönemde tek bir meslek ya da sektör tanımıyla kendisini sınırlandırmayan, farklı alanlardaki fırsatları okuyabilen girişimcileri daha fazla göreceğiz. Bence yeni nesil iş dünyasının en belirgin özelliklerinden biri de bu olacak' ifadelerini kullandı.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>KAHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/genc-girisimciler-tek-sektor-yerine-cok-alanli-buyume-pesinde</guid>
      <pubDate>Tue, 22 Sep 2026 11:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/uploads/2026/09/genc-girisimciler.jpg" type="image/jpeg" length="87018"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[2027'DE BİR ÇALIŞANIN ŞİRKETE MALİYETİ NE KADAR ARTACAK?]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/2027de-bir-calisanin-sirkete-maliyeti-ne-kadar-artacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/2027de-bir-calisanin-sirkete-maliyeti-ne-kadar-artacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[2027 bütçe hazırlıklarının gündeme geldiği dönemde iş gücü maliyetleri, şirketlerin yakından izlemesi gereken başlıca kalemler arasında yer alıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye'de saatlik iş gücü maliyeti endeksi 2026'nın ilk çeyreğinde yıllık yüzde 41,4 artarken, şirketlerin 2027 bütçelerinde ücret ve kadro kararlarını farklı senaryolar üzerinden değerlendirme ihtiyacı güçleniyor.</p>

<p><strong>Kurumsal yazılım pazarının küresel oyuncularından Industrial Application Software (IAS), bordro simülasyonunun İK ekiplerine her yeni varsayımın maliyet etkisini aynı veri zemini üzerinde karşılaştırma imkânı sunduğunu vurguluyor.</strong></p>

<p>2027 bütçe hazırlıklarının gündeme geldiği dönemde iş gücü maliyetleri, şirketlerin yakından izlemesi gereken başlıca kalemler arasında yer alıyor. Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) İşgücü Girdi Endeksleri verilerine göre, saatlik iş gücü maliyeti endeksi 2026'nın ilk çeyreğinde bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 41,4, bir önceki çeyreğe göre ise yüzde 12,5 arttı. Bu tablo, şirketlerin 2027 bütçelerini farklı senaryolar üzerinden değerlendirme ihtiyacını artırıyor.</p>

<p>Association for Financial Professionals'ın 54 ülkeden 332 finans profesyonelinin katılımıyla gerçekleştirdiği 2026 FP&amp;A Benchmarking Survey araştırması da senaryo planlamasının bütçe süreçlerindeki önemini ortaya koyuyor. Araştırmaya katılanların yüzde 38'i kurumlarında sistematik senaryo planlaması yapıldığını belirtiyor. Bu yöntemi kullanan kurumlar bütçelerini ortalama 8,1 haftada tamamlarken, diğer kurumlarda süre 9,2 haftaya kadar çıkıyor. Bu sonuçlar sistematik senaryo planlaması yapan kurumlarda bütçe hazırlık süresinin daha kısa seyrettiğini gösteriyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>'Her yeni varsayım bütçede yeni bir maliyet görünümü ortaya çıkarıyor'</strong></p>

<p><strong>IAS Yetkinlik Merkezi Teknoloji Kıdemli Uzmanı Tolga Kölemen</strong>, iş gücü bütçelerinin farklı varsayımlarla yeniden ele alınan bir karar alanına dönüştüğüne dikkat çekerek şunları söyledi: 'Ücret artışlarından vergi ve SGK parametrelerine, fazla mesai yükünden yeni işe alım, departman açılışı veya küçülme kararlarına kadar her değişiklik, yönetimin önüne yeni bir maliyet görünümü çıkarıyor. İnsan kaynakları ekipleri de bu değişkenleri hesaplamanın yanı sıra alternatif kararların sonuçlarını karşılaştırılabilir biçimde yönetime sunuyor. Excel üzerinde yürütülen dosya bazlı çalışmalarda her revizyon; verilerin yeniden işlenmesini, formüllerin kontrol edilmesini ve güncel sürümün takip edilmesini gerektirebiliyor. Bu efor, farklı senaryoları değerlendirmek ve karar sürecini beslemek için kullanılabilecek zamanı azaltıyor.'</p>

<p>Canias ERP'nin Bordro Simülasyonu özelliği, iş gücü bütçesini etkileyen değişkenlerin ortak veri ve parametreler üzerinden modellenmesini sağlıyor. Gelecek döneme ilişkin olası gelir vergisi dilimleri ve SGK parametreleri sisteme tanımlanabiliyor; zam oranları, temel maaşlar, fazla mesai yükleri ve ikramiyeler üzerinden çalışan maliyetleri hesaplanabiliyor. Yeni firma veya departman açılışları, kadro artışları ve küçülme kararları da simülasyona dahil edilebiliyor.</p>

<p>Oluşturulan senaryoların sistem üzerinde ayrı ayrı kaydedilmesi, farklı varsayımların mali sonuçlarının aynı zeminde karşılaştırılmasına imkân tanıyor. İnsan kaynakları yöneticileri ve yetkilendirilen üst yönetim temsilcileri simülasyonları doğrudan çalıştırabiliyor, sonuçları detaylı ve izlenebilir raporlar üzerinden inceleyebiliyor.</p>

<p>Farklı senaryoları ortak veriler üzerinden karşılaştırabilmenin bütçe kararlarına sağladığı katkıyı vurgulayan Kölemen, sözlerini şöyle sürdürdü: 'Yönetimin 'Ya şöyle olursa?' sorusu, bütçe dönemlerinde sık sık karşımıza çıkıyor. Zam oranındaki, fazla mesai varsayımındaki veya kadro planındaki bir değişikliğin toplam maliyete etkisi bordro simülasyonu ile saniyeler içerisinde görülebiliyor. Senaryoların ayrı ayrı kaydedilmesi, karar seçeneklerinin karşılaştırılmasını ve kullanılan varsayımların geriye dönük izlenmesini kolaylaştırıyor. Böylece bordro verisi, üst yönetimin ücret, kadro ve organizasyon kararlarını besleyen güncel bir bütçe girdisine dönüşüyor.'</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>KAHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/2027de-bir-calisanin-sirkete-maliyeti-ne-kadar-artacak</guid>
      <pubDate>Tue, 22 Sep 2026 10:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/uploads/2026/09/2027de-bir-calisanin-sirkete-maliyeti-ne-kadar-artacak.webp" type="image/jpeg" length="92248"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[GENÇLERİN OYLARIYLA 'TÜRKİYE'nin EN BEĞENİLEN ŞİRKETLERİ']]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/genclerin-oylariyla-turkiyenin-en-begenilen-sirketleri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/genclerin-oylariyla-turkiyenin-en-begenilen-sirketleri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[227 farklı üniversite ve 173 farklı bölümden toplam 201.740 oy kullanılarak 'Türkiye'nin En Beğenilen Şirketleri' belirlendi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Youthall tarafından bu yıl altıncısı düzenlenen Youth Awards® kapsamında 227 farklı üniversite ve 173 farklı bölümden toplam 201.740 oy kullanılarak 'Türkiye'nin En Beğenilen Şirketleri' belirlendi.</p>

<p><strong>Gençlerin büyük ilgisiyle gerçekleştirilen Youth Awards® kapsamında; Abdi İbrahim, Allianz Türkiye, Anadolu Efes, ASELSAN, Borusan Holding, Enerjisa, ikas, Mastercard, Mercedes-Benz Otomotiv, Migros, Samsung, Siemens, Şişecam, Turkish Airlines ve Türkiye İş Bankası kendi sektörlerinde 'Gençler Tarafından En Çok Çalışılmak İstenen Şirketler' oldular. 'Gençlere En İlham Veren CEO' Unilever Türkiye, Pakistan, Bangladeş ve Orta Doğu Ev Bakım Genel Müdürü &amp; Türkiye Ülke Başkanı Ali Fuat Orhonoğlu olurken 'Gençlere En İlham Veren CFO' Coca-Cola İçecek CFO'su Çiçek Uşaklıgil Özgüneş ve 'Gençlere En İlham Veren İK Lideri' QNB Türkiye İnsan Kaynakları Genel Müdür Yardımcısı Cenk Akıncılar oldu.</strong></p>

<p>Gençlerin kariyer platformu <strong>Youthall</strong> tarafından düzenlenen <strong>'Youth Awards® 2026'</strong> sonuçları, 16 Eylül akşamı Mandarin Oriental Bosphorus İstanbul'da gerçekleşen ödül töreninde açıklandı.</p>

<p>32 farklı kategoride düzenlenen oylamaya; finanstan teknolojiye, perakendeden otomotive, enerjiden sağlığa ve sigortacılıktan hızlı tüketime kadar farklı sektörlerden <strong>165 şirket</strong> katıldı. Türkiye çapında <strong>201.740 oy kullanılırken</strong>, gençlerin çalışmak için en çok tercih ettiği şirketler belirlendi. Oylama sonucunda <strong>Akbank, Akçansa ve Boehringer Ingelheim</strong>, gençlerin tercihleriyle <strong>'Sektör Özel Ödülü'</strong> kategorisinde öne çıkan şirketler oldu. Farklı kategorilerde ödüle layık görülen şirketler, liderler ve projeler de ödül töreniyle eş zamanlı olarak Youthall'un web sitesi ve sosyal medya hesapları üzerinden kamuoyuyla paylaşıldı.</p>

<p><strong>Youth Awards® kapsamında Abdi İbrahim, Allianz Türkiye, Anadolu Efes, ASELSAN, Borusan Holding, Enerjisa, ikas, Mastercard, Mercedes-Benz Otomotiv, Migros, Samsung, Siemens, Şişecam, Turkish Airlines ve Türkiye İş Bankası </strong>kendi sektörlerinde gençlerin çalışmak için en çok tercih ettiği şirketler oldu. 201.740 oyun kullanıldığı Youth Awards® 2026, gençlerin farklı sektörlerdeki şirketlere yönelik tercihlerini ortaya koyarak, gençlerin gözünde öne çıkan işverenleri belirledi.</p>

<p><strong>227 Üniversite ve 173 Bölümden Gençler Tercihini Ortaya Koydu</strong></p>

<p>Youth Awards® 2026 oylamasına bu yıl 227 farklı üniversiteden ve 173 farklı bölümden gençler katıldı. Oylamaya en yüksek katılım gösteren üniversiteler <strong>Yıldız Teknik Üniversitesi, Marmara Üniversitesi ve İstanbul Teknik Üniversitesi </strong>olurken, en fazla oy kullanılan bölümler Endüstri Mühendisliği, Bilgisayar Mühendisliği ve İşletme olarak sıralandı. Katılımcıların ağırlıklı olarak 18-24 yaş aralığındaki gençlerden oluştuğu oylamada, üniversitelerin 3. ve 4. sınıf öğrencileri toplam oyların %32,4'ünü oluşturdu. Oy kullanan gençlerin %58'i kadın, %42'si erkek olurken, toplam 201.740 oyla Youth Awards® 2026, Türkiye genelinde 227 üniversite ve 173 farklı bölümden gençlerin katılım gösterdiği, ülkenin en geniş katılımlı gençlik oylamalarından biri oldu.</p>

<p><strong>Gençler Artık Sadece Şirketleri Değil, Çalışma Hayatının Geleceğini Seçiyor</strong></p>

<p><strong>Youthall CEO'su Emre Aykan</strong>, Youth Awards® 2026 sonuçlarına ilişkin değerlendirmesinde; 'Gençlerin verdiği her oy, yalnızca bir şirket tercihini değil, gençlerin iş dünyasında hangi şirketleri ve yaklaşımları değerli bulduğunu da gösteriyor. Bugünün gençleri için iyi bir işveren olmak, yalnızca güçlü kariyer fırsatları sunmaktan ibaret değil; anlamlı bir amaç yaratmayı, gelişim imkânı sağlamayı, esnekliği desteklemeyi, farklılıklara alan açmayı ve çalışan deneyimini merkeze almayı gerektiriyor. Youth Awards®, gençlerin işveren tercihlerini görünür kılarak farklı sektörlerde gençlerin gözünde öne çıkan şirketleri ve liderleri belirliyor. Gençlerin tercihleri, bugün şirketlerin genç yetenekler nezdindeki konumunu anlamak ve hangi işverenlerin daha güçlü bir karşılık bulduğunu görmek açısından önemli bir gösterge haline geliyor.</p>

<p>'Youthall olarak gençlerin beklentilerinin ve insan kaynakları süreçlerinin hızla değiştiği günümüzde, çözümlerin de ihtiyaçlara göre yeniden şekillenmesi gerektiğine inanıyoruz' diyen <strong>Emre Aykan</strong>, bu vizyonla geliştirdikleri, ilandan teklife kadar işe alımın tüm süreçlerini tek bir platformda bir araya getiren yapay zeka destekli işe alım ürünü<strong> Hireall'</strong>ı ilk kez Youth Awards® 2026 katılımcılarıyla paylaştı. Aykan '<strong>Youth Awards</strong>®'a katkı sunan tüm şirketlere, liderlere ve tercihleriyle bu dönüşüme yön veren gençlere teşekkür ediyoruz' diyerek sözlerini tamamladı.</p>

<p><strong>YOUTH AWARDS® 2026 KAZANANLARI</strong></p>

<p><strong>SEKTÖREL KATEGORİLER</strong></p>

<p><strong>En Çok Çalışılmak İstenen Dayanıklı Tüketim Şirketi</strong></p>

<p>Samsung</p>

<p>Arçelik</p>

<p>BSH</p>

<p><strong>En Çok Çalışılmak İstenen Enerji Şirketi</strong></p>

<p>Enerjisa</p>

<p>Petrol Ofisi</p>

<p>Aygaz</p>

<p><strong>En Çok Çalışılmak İstenen Finans Şirketi</strong></p>

<p>Türkiye İş Bankası</p>

<p>Garanti BBVA</p>

<p>QNB Türkiye</p>

<p><strong>En Çok Çalışılmak İstenen FMCG Şirketi</strong></p>

<p>Anadolu Efes</p>

<p>ETİ</p>

<p>Unilever</p>

<p><strong>En Çok Çalışılmak İstenen Holding</strong></p>

<p>Borusan Holding</p>

<p>Eczacıbaşı Topluluğu</p>

<p>Anadolu Grubu</p>

<p><strong>En Çok Çalışılmak İstenen Otomotiv Şirketi</strong></p>

<p>Mercedes-Benz Otomotiv</p>

<p>Mercedes-Benz Türk</p>

<p>Doğuş Otomotiv</p>

<p><strong>En Çok Çalışılmak İstenen Perakende Şirketi</strong></p>

<p>Migros</p>

<p>Mavi</p>

<p>Starbucks / Alshaya Group</p>

<p><strong>En Çok Çalışılmak İstenen Sağlık Şirketi</strong></p>

<p>Abdi İbrahim</p>

<p>Pfizer</p>

<p>AstraZeneca</p>

<p><strong>En Çok Çalışılmak İstenen Sanayi Şirketi</strong></p>

<p>Şişecam</p>

<p>Bosch</p>

<p>Aksa Akrilik</p>

<p><strong>En Çok Çalışılmak İstenen Savunma Sanayi Şirketi</strong></p>

<p>ASELSAN</p>

<p>Türk Havacılık ve Uzay Sanayii</p>

<p>TEI - TUSAŞ Motor Sanayii A.Ş.</p>

<p><strong>En Çok Çalışılmak İstenen Sigortacılık Şirketi</strong></p>

<p>Allianz Türkiye</p>

<p>AXA Sigorta</p>

<p>AgeSA</p>

<p><strong>En Çok Çalışılmak İstenen Teknoloji Şirketi (50-249 Çalışan)</strong></p>

<p>ikas</p>

<p>Bilyoner</p>

<p>Bilkom</p>

<p><strong>En Çok Çalışılmak İstenen Teknoloji Şirketi (250-999 Çalışan)</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Mastercard</p>

<p>KoçSistem</p>

<p>Doğuş Teknoloji</p>

<p><strong>En Çok Çalışılmak İstenen Teknoloji Şirketi (1000+ Çalışan)</strong></p>

<p>Siemens</p>

<p>Vodafone</p>

<p>Türk Telekom</p>

<p><strong>En Çok Çalışılmak İstenen Ulaşım / Taşımacılık Şirketi</strong></p>

<p>Turkish Airlines</p>

<p>Pegasus Airlines</p>

<p>DHL eCommerce</p>

<p><strong>SEKTÖREL KATEGORİ ÖZEL ÖDÜLLER</strong></p>

<p>Akbank, Akçansa, Boehringer Ingelheim</p>

<p><strong>GENEL KATEGORİLER</strong></p>

<p><strong>Kampüs Etkinliklerinin En Beğenilen Şirketi</strong></p>

<p>Akbank</p>

<p>Mercedes-Benz Otomotiv</p>

<p>Coca-Cola İçecek</p>

<p><strong>Kariyer Hesabı En Beğenilerek Takip Edilen Şirket</strong></p>

<p>Mercedes-Benz Türk</p>

<p>Anadolu Efes</p>

<p>Unilever</p>

<p><strong>Sürdürülebilirlik Çalışmaları En Beğenilen Şirket</strong></p>

<p>Vodafone</p>

<p>Beymen Group</p>

<p>Mavi</p>

<p><strong>En Beğenilen Kısa Dönem Staj Programı</strong></p>

<p>Türk Havacılık ve Uzay Sanayii - SKY Discover Kısa Dönem Yaz Stajı Programı</p>

<p>HAVELSAN - HİT Yaz Staj Programı</p>

<p>Şişecam - First Step Yaz Staj Programı</p>

<p>TEI - TUSAŞ Motor Sanayii A.Ş. - Kariyerini Uçur Yaz Staj Programı</p>

<p>Türkiye İş Bankası - MasterClass</p>

<p>Arçelik - Fresh Start</p>

<p>Ford Otosan - Gelecek Tasarımları Staj Programı</p>

<p>P&amp;G - Rocket Start Yaz Stajı Program</p>

<p>Pernod Ricard - Cheers to Careers</p>

<p>Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası - Geleceğe Yatırım</p>

<p><strong>En Beğenilen Uzun Dönem Staj Programı</strong></p>

<p>Türk Havacılık ve Uzay Sanayii - SKY Experience Aday Mühendislik Programı</p>

<p>Mercedes-Benz Otomotiv - Drive Up</p>

<p>Mercedes-Benz Türk - PEP (Professional Experience Program)</p>

<p>Anadolu Efes - Project Future</p>

<p>L'Oréal Türkiye - WINtern</p>

<p>Philip Morris Türkiye - INKOMPASS Staj Programı</p>

<p>Bosch - Smart Start</p>

<p>Anadolu Grubu - Chief Young Officer</p>

<p>ROKETSAN - R-Force</p>

<p>Perfetti Van Melle - Career Kitchen</p>

<p><strong>En Beğenilen İşe Alım Programı</strong></p>

<p>Coca-Cola İçecek - Drive4Sales</p>

<p>Şişecam - Global Genç Yetenek Programı 'Together'</p>

<p>Garanti BBVA - Talent Week</p>

<p>Pegasus Airlines - GoYoung</p>

<p>Vodafone - Discover</p>

<p>BSH - Generation BSH</p>

<p>Borusan Holding - Alpha Genç Yetenek Programı</p>

<p>Eksim Holding - Genç Enerji</p>

<p>AbbVie - Fresh</p>

<p>Architecht - TechTalent</p>

<p><strong>En Beğenilen Kadın İstihdamı Programı</strong></p>

<p>BSH - WE Power</p>

<p>Enerjisa - She-Tech Kariyer Programı</p>

<p>Akçansa - GençİZ</p>

<p><strong>PREMIUM KATEGORİLER</strong></p>

<p>Gençlerin En Beğendiği Çeşitlilik ve Kapsayıcılık Uygulamaları</p>

<p>Mercedes-Benz Otomotiv</p>

<p>Mercedes-Benz Türk</p>

<p>Danone Türkiye</p>

<p><strong>Gençlerin En Beğendiği Eğitim &amp; Gelişim Programı</strong></p>

<p>TEI - TUSAŞ Motor Sanayii A.Ş. - Havacılık Motorları Okulu</p>

<p>Akbank - Akbank Gençlik Akademisi</p>

<p>HAVELSAN - Geleceğim HAVELSAN Kampı</p>

<p><strong>Gençlerin En Beğendiği EVP</strong></p>

<p>Toyota Türkiye - We Respect We Kaizen</p>

<p>SunExpress Airlines - Together To New Heights!</p>

<p>LC Waikiki - Büyük Kalplerle, Büyük Hedeflere</p>

<p><strong>Gençlerin En Beğendiği Ofis (Çalışma Ortamı)</strong></p>

<p>Unilever</p>

<p>Nestlé</p>

<p>BAT Türkiye</p>

<p><strong>Gençlerin En Beğendiği Reklam Filmi</strong></p>

<p>Mavi</p>

<p>Toyota Türkiye</p>

<p>Getir</p>

<p><strong>Gençlerin En Beğendiği Sosyal Sorumluluk Projesi</strong></p>

<p>Akbank - Şehrin İyi Hali</p>

<p>Mavi - Mavi Hav Koleksiyonu</p>

<p>CarrefourSA - Hayalet Ağlar</p>

<p><strong>Gençlerin En Beğendiği Yan Hak Uygulaması</strong></p>

<p>Nestlé - Esnek Yan Hak Uygulamaları</p>

<p>AstraZeneca - Esnek Yan Hak Uygulamaları</p>

<p>Boehringer Ingelheim - Bee Flexible</p>

<p><strong>Gençlere En İlham Veren CEO</strong></p>

<p>Unilever / Ali Fuat Orhonoğlu</p>

<p>AXA Sigorta / Yavuz Ölken</p>

<p>Çelebi Havacılık / Osman Yılmaz</p>

<p><strong>Gençlere En İlham Veren CFO</strong></p>

<p>Coca-Cola İçecek / Çiçek Uşaklıgil Özgüneş</p>

<p>Vodafone / Hana Jalel</p>

<p>Enerjisa / Philipp Ulbrich</p>

<p><strong>Gençlere En İlham Veren İK Lideri</strong></p>

<p>QNB Türkiye / Cenk Akıncılar</p>

<p>Vodafone / Nazlı Tlabar Güler</p>

<p>Şişecam / Şengül Arslan</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>KAHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/genclerin-oylariyla-turkiyenin-en-begenilen-sirketleri</guid>
      <pubDate>Sun, 20 Sep 2026 10:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/uploads/2026/09/genclerin-oylariyla-turkiyenin-en-begenilen-sirketleri.webp" type="image/jpeg" length="34870"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[TÜRK KURU MEYVE SEKTÖRÜNDEN HİNDİSTAN'A TİCARET ATAĞI]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/turk-kuru-meyve-sektorunden-hindistana-ticaret-atagi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/turk-kuru-meyve-sektorunden-hindistana-ticaret-atagi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği 14-19 Eylül 2026 tarihleri arasında İzmir ve Gaziantep'i kapsayan 'Hindistan Sektörel Alım Heyeti'ne ev sahipliği yaptı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği, Türk kuru meyve sektörünün Hindistan pazarındaki bilinirliğini ve ihracatını artırmak amacıyla 14-19 Eylül 2026 tarihleri arasında İzmir ve Gaziantep'i kapsayan 'Hindistan Sektörel Alım Heyeti'ne ev sahipliği yaptı.</p>

<p>Hindistan'ın kuru ve kabuklu meyve sektöründe faaliyet gösteren önde gelen 7 firmasının Türkiye'ye geldiği heyetin İzmir ayağında, 20'nin üzerinde Türk ihracatçı firma yaklaşık 150 ikili iş görüşmesi gerçekleştirdi.</p>

<p>Görüşmelerde başta kuru kayısı, kuru incir, çekirdeksiz kuru üzüm ve antep fıstığı olmak üzere Türkiye'nin lider olduğu ürün gruplarında yeni ticaret ve uzun vadeli iş birliği olanakları değerlendirildi.</p>

<p>Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Gabay, 'Türkiye, Hindistan'a 2025 yılında 1 milyar 241 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdi. 2026 yılının Ocak-Ağustos döneminde ise ihracat yüzde 6 artışla 863 milyon dolara ulaştı. Hindistan'a yıllık 133 milyon dolarlık gıda ürünü ihraç ediyoruz. Türk kuru meyveleri mevcut potansiyelin daha büyük bölümünden pay alabilir. Türk kuru inciri, kuru kayısısı ve çekirdeksiz kuru üzümünün kalitesi ve ürün çeşitliliğiyle Hindistan pazarında çok daha güçlü bir konuma ulaşabileceğine inanıyoruz. Sektörel alım heyetimizde gerçekleştirdiğimiz yaklaşık 150 ikili iş görüşmesi, firmalarımızın Hindistan pazarına yönelik ilgisinin yanı sıra Hintli alıcıların Türk ürünlerine olan talebini de ortaya koydu.' dedi.</p>

<p><strong>Hindistan ile sektörel iş birlikleri geliştiriliyor</strong></p>

<p>Yusuf Gabay, 'Nuts and Dry Fruits Council (India) - NDFC(I) Saymanı ve MEWA Başkanı Rajeev Pabreja ile Forum of Indian Food Importers (FIFI) Kurucu Direktörü Amit Lohani ile gerçekleştirilen görüşmelerde, Türkiye-Hindistan kuru meyve ticaretinin geliştirilmesi, sektörler arasındaki iletişimin artırılması ve önümüzdeki dönemde hayata geçirilebilecek ortak çalışmaları değerlendirdik. Bir taraftan ihracatçı firmalarımızı doğrudan Hintli ithalatçılarla buluştururken diğer taraftan Hindistan'ın sektör kuruluşlarıyla kurumsal iş birlikleri geliştiriyoruz. Amacımız, karşılıklı ziyaretlerin ve ticari temasların düzenli hale gelmesini sağlayarak sektörlerimiz arasında sürdürülebilir bir ticaret zemini oluşturmak.' diye konuştu.</p>

<p><strong>Sıradaki hedef MEWA India 2027</strong></p>

<p>Hindistan programının önemli gündem maddelerinden birinin de 11-13 Mart 2027 tarihlerinde Mumbai'de düzenlenecek MEWA India 2027 Fuarı olduğunu kaydeden Gabay, Turkish Dried Fruits TURQUALITY Projesi kapsamında fuara katılım sağlamayı ve MEWA ile eş zamanlı bir Sektörel Ticaret Heyeti gerçekleştirmeyi planladıklarını dile getirdi.</p>

<p>Gabay sölerini şöyle sürdürdü:</p>

<p>'Turkish Dried Fruits TURQUALITY Projemiz kapsamında Hindistan'da uzun süredir tanıtım faaliyetleri yürütüyoruz. Şimdi bu çalışmalarımızı doğrudan ticarete dokunan faaliyetlerle daha güçlü şekilde desteklemeyi hedefliyoruz. MEWA India 2027'ye katılım ve aynı dönemde düzenlemeyi planladığımız Sektörel Ticaret Heyeti sayesinde ihracatçı firmalarımızın daha fazla ithalatçı, distribütör ve sektör profesyoneliyle temas kurmasını amaçlıyoruz.'</p>

<p><strong>Hint tüketicisine yıl boyunca Türk kuru meyvesi anlatılıyor</strong></p>

<p>Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği, Hindistan pazarına yönelik tanıtım çalışmalarını dijital iletişim kanallarında da yıl boyunca sürdürüyor.</p>

<p>@turkishdriedfruitsindia sosyal medya hesabı üzerinden Türk kuru meyvelerinin ürün özellikleri, kullanım alanları, tarifleri ve sağlıklı beslenmedeki yerine ilişkin içeriklerin Hint tüketicileriyle buluşturulduğunu belirten Gabay, iletişim faaliyetlerinin ülkenin tüketim alışkanlıklarına ve kültürel yapısına uygun içeriklerle yürütüldüğünü ifade etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gabay, 'Hedefimiz Türk kuru meyveleri için Hindistan'da güçlü ve kalıcı bir marka algısı oluşturmak. Türk kuru inciri, kuru kayısısı ve çekirdeksiz kuru üzümünün Hindistan'daki bilinirliğini ve pazar payını artırmak, gerçekleştirdiğimiz kurumsal temasları uzun soluklu ticari iş birliklerine dönüştürmek ve sürdürülebilir ihracat artışı sağlamak istiyoruz.' diye konuştu.</p>

<p><strong>Heyetin ikinci durağı Gaziantep</strong></p>

<p>14-19 Eylül 2026 tarihleri arasındaki Hindistan Sektörel Alım Heyeti, İzmir programının ardından Gaziantep'te kuru meyve ihracatçılarıyla buluştu. Hintli alıcılar Gaziantep'te Türk firmalarıyla B2B görüşmeleri gerçekleştirirken, sektör ve firma ziyaretleriyle Türkiye'nin üretim, işleme ve ihracat kapasitesini yerinde inceleme fırsatı buldu.</p>

<p>Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği, İzmir ve Gaziantep'i kapsayan programla Türk kuru meyve sektörünün üretim gücünü, ürün çeşitliliğini ve ihracat yetkinliğini Hindistan'ın önde gelen alıcılarına doğrudan tanıtarak iki ülke arasındaki kuru meyve ticaretinin geliştirilmesini hedefliyor.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>KAHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/turk-kuru-meyve-sektorunden-hindistana-ticaret-atagi</guid>
      <pubDate>Sun, 20 Sep 2026 10:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/uploads/2026/09/turk-kuru-meyve-sektorunden-hindistana-ticaret-atagi.webp" type="image/jpeg" length="76657"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
