<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>HABER HABERE Güncel Türkiye ve Dünya'dan Son Dakika Haberleri</title>
    <link>https://www.haberhabere.com</link>
    <description>7/24 Haber Doğru Haberin Adresi Dürüst Haber Tarafsız Haber Türkiye ve Dünyadan Haberler Gerçek ve Güncel Haberler Deneyimli Kadro Flaş Haberler Spor Haberleri</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.haberhabere.com/rss/ekonomi" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2024. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Fri, 21 Aug 2026 23:45:49 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/rss/ekonomi"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[MASTERCARD DOĞU AVRUPA BÖLGE BAŞKANLIĞI'NA ÜST DÜZEY ATAMA]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/mastercard-dogu-avrupa-bolge-baskanligina-ust-duzey-atama</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/mastercard-dogu-avrupa-bolge-baskanligina-ust-duzey-atama" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mastercard'da 2015 yılından bu yana üst düzey görevler üstlenen Avşar Gürdal, yeni dönemde Mastercard Doğu Avrupa Bölge Başkanı olarak görev yapacak.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Mastercard'da 2015 yılından bu yana üst düzey görevler üstlenen Avşar Gürdal, yeni dönemde Mastercard Doğu Avrupa Bölge Başkanı olarak görev yapacak.</p>

<p style="text-align:justify">Ödeme teknolojileri alanında dünyanın önde gelen kuruluşlarından Mastercard, bölgesel yönetim merkezi İstanbul'da olan Doğu Avrupa bölgesinde üst düzey bir atama gerçekleştirdi. Mastercard Türkiye ve Azerbaycan Genel Müdürü olarak önemli başarılara imza atan, ardından Doğu Avrupa, Orta Doğu ve Afrika Bölgesi (EEMEA) Strateji, Şirket Birleşmeleri, Risk ve Analitikten Sorumlu Kıdemli Başkan Yardımcısı görevini üstlenen Avşar Gürdal, 1 Eylül itibarıyla Mastercard Doğu Avrupa Bölge Başkanı olarak görevine başlayacak. Gürdal, Mastercard'ın Türkiye'deki Doğu Avrupa bölge merkezinden Avrupa ve Kafkaslar'da yer alan 12 ülkeye liderlik edecek.</p>

<p style="text-align:justify">Avşar Gürdal, Mastercard bünyesindeki farklı liderlik rollerinde edindiği deneyimle, Doğu Avrupa'nın dinamik ve hızla gelişen pazarlarında tüm bölgede iş stratejisinin şekillendirilmesi ve uygulanmasına, bölgesel büyüme önceliklerinin hayata geçirilmesine, müşteri ve iş ortaklıklarının güçlendirilmesine ve ödeme teknolojileri ekosisteminde yenilikçi çözümlerin yaygınlaştırılmasına odaklanarak; şirketin büyüme yolculuğunu ileri taşımayı hedefleyecek.</p>

<p style="text-align:justify">Mastercard'ın Doğu Avrupa bölge yönetim merkezi olarak konumlandırılan İstanbul ofisi, Doğu Avrupa ve Kafkaslar'da yer alan 12 ülkeye hizmet veriyor; bölgeye yönelik strateji, iş geliştirme ve müşteri yönetimi faaliyetleri bu merkezden yürütülüyor. Bu yapı, Türkiye'nin Mastercard'ın küresel ve bölgesel organizasyonundaki stratejik rolünü pekiştiriyor. Gürdal, daha önce yürüttüğü Mastercard Türkiye ve Azerbaycan Genel Müdürlüğü görevinde, şirketin bu pazarlardaki stratejik önceliklerinin hayata geçirilmesine, dijital ödeme çözümlerinin yaygınlaşmasına ve Mastercard'ın Türkiye'deki varlığının güçlenmesine katkı sağladı.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Avşar Gürdal kimdir?</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Kariyerine Unilever'de başlayan Avşar Gürdal, PRG ve Value Partners'ta çalıştıktan sonra 2015 yılında Mastercard Advisors bünyesine katıldı. 2016 yılında Mastercard Müşteri İlişkileri Yönetimi Direktörü olarak atanan Gürdal, 2019 yılında Mastercard Türkiye Başkan Yardımcılığı görevini üstlendi. 2022 yılında Mastercard Türkiye ve Azerbaycan Genel Müdürü olarak atanan Gürdal, sonrasında Doğu Avrupa, Orta Doğu ve Afrika Bölgesi (EEMEA) Strateji, Şirket Birleşmeleri,Satınalmalar ve Analitikten Sorumlu Kıdemli Başkan Yardımcısı olarak görev yaptı. Boğaziçi Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümü mezunu olan Gürdal, Koç Üniversitesi'nden MBA derecesine sahip.</p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>KAHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/mastercard-dogu-avrupa-bolge-baskanligina-ust-duzey-atama</guid>
      <pubDate>Fri, 21 Aug 2026 15:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/uploads/2026/08/mastercard-dogu-avrupa-bolge-baskanligina-ust-duzey-atama.webp" type="image/jpeg" length="92861"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İŞKUR'A GÖRE İŞ İLANLARI ARTIYOR AMA İŞE ALIMLAR DÜŞÜYOR]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/iskura-gore-is-ilanlari-artiyor-ama-ise-alimlar-dusuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/iskura-gore-is-ilanlari-artiyor-ama-ise-alimlar-dusuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İŞKUR'un Haziran 2026 verilerine göre açık iş sayısı 242 bin 819'a ulaşarak bir önceki yıla göre %16,7 arttı, işe yerleştirme sayısı ise 134 bin 374 oldu ve %7,9 geriledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İŞKUR'un Haziran 2026 verilerine göre açık iş sayısı 242 bin 819'a ulaşarak bir önceki yıla göre %16,7 arttı. Aynı ayda işe yerleştirme sayısı ise 134 bin 374 oldu ve %7,9 geriledi. İlanlar artarken alımların düşmesi, işgücü piyasasını ilan sayısıyla okumanın yanıltıcı olabileceğini gösteriyor. Küresel araştırmalar bu makasın nedenlerinden biri olarak arkasında gerçek alım niyeti olmayan 'hayalet ilan' olgusuna işaret ediyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Baruch College araştırmasının Glassdoor verileri üzerinde yaptığı analize göre iş ilanlarının %21'e kadarı hayalet ilan sınıfına giriyor ve bu ilanlar özellikle büyük şirketlerde yoğunlaşıyor. Columbia Law Review analizi ise önemli bir noktaya dikkat çekiyor. 2019'da yayımlanan her 10 iş ilanının yaklaşık 8'i işe alımla sonuçlanırken, bugün bu sayı yaklaşık 4'e gerilemiş durumunda. Başka bir ifadeyle, açık pozisyon sayısının artması, işverenlerin gerçekten daha fazla kişiyi işe aldığı anlamına gelmiyor.</p>

<p><strong>Hayalet İlanlara Karşı Yaptırım Dönemi Başladı</strong></p>

<p>İş arayanlar açısından kafa karıştırıcı bu durumun netlik kazanması için dünya çapında bazı uygulamalar devreye girmeye başladı. Ocak 2026'da Kanada'nın Ontario eyaletinde yürürlüğe giren düzenleme, ilanın gerçekten boş bir pozisyon için mi yoksa aday havuzu oluşturmak için mi verildiğinin belirtilmesini, ücret bilgisinin paylaşılmasını ve işe alımda yapay zekâ kullanılıyorsa açıklanmasını zorunlu kılıyor. Mülakata giren adaylara en geç 45 gün içinde sonucun bildirilmesi gerekiyor. New York eyaletinde senatodan geçen yeni bir yasa tasarısı, işverenlerin ilanlarda gerçek işe alım takvimini veya yalnızca geleceğe yönelik CV topladıklarını açıklamasını öngörüyor. Kurala uymayan işverenlere ihlal başına 2 bin 500 dolardan başlayan ceza öngörülüyor.</p>

<p>Avrupa Birliği genelinde hayalet ilanları doğrudan hedefleyen özel bir düzenleme henüz bulunmuyor. Ancak Fransa'da mevcut iş kanunu, bir pozisyonun gerçekten var olup olmadığı veya hâlen açık bulunup bulunmadığı konusunda yanlış ya da yanıltıcı bilgi içeren iş ilanlarını yasaklıyor. Kurala aykırı ilan yayımlayanlar için bir yıla kadar hapis ve 37 bin 500 avro para cezasıyla karşı karşıya kalabiliyor.</p>

<p><strong>'Hayalet İlan, İşveren Markası İçin Güven Riski'</strong></p>

<p>İnsan kaynakları danışmanlık firması Gilda&amp;Partners Consulting Kurucu Ortağı Jilda Bal, ilan sayısındaki artışın ekonomik iyileşme açısından tek başına bir iyimserlik nedeni olarak görülmemesi gerektiğini vurguluyor.</p>

<p>'Türkiye'de işgücü piyasasına ilişkin tartışmalar uzun süredir yetkinlik uyumsuzluğu ekseninde şekilleniyor. Ancak veriler, sorunun yetkinlik uyumsuzluğunun ötesine uzandığına işaret ediyor. Yayımlanan her ilanın arkasında gerçek bir işe alım niyeti olmayabiliyor. Başvurusuna yanıt alamayan aday bu deneyimi kurumun kendisiyle ilişkilendiriyor. Güven bir kez sarsıldığında şirketin gerçek ilanları da inandırıcılığını kaybediyor.</p>

<p>Türkiye'de hayalet ilanlara yönelik özel bir yasal düzenleme henüz bulunmuyor. Böyle bir düzenlemenin hayata geçirilmesi, işverenlerin ilanlarında pozisyonun gerçekten açık olup olmadığını belirtmesini, dolan pozisyonları zamanında yayından kaldırmasını ve adayları bilgilendirmesini sağlayabilir. Bu adımlar ilan verilerinin işgücü piyasasını daha doğru yansıtmasına katkıda bulunurken işe alım süreçlerinde şeffaflığı güçlendirecektir. Ancak işverenlerin gerekli adımları mevzuatı beklemeden atması önem taşıyor. İşe alımı gerçekleşen pozisyonların ilanlarını kapatmak, gerçek olmayan ilanları yayından kaldırmak ve sürece giren her adaya makul sürede dönüş yapmak güçlü birer işveren markası yatırımıdır' diyor.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>KAHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/iskura-gore-is-ilanlari-artiyor-ama-ise-alimlar-dusuyor</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 13:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/uploads/2026/08/iskura-gore-is-ilanlari-artiyor-ama-ise-alimlar-dusuyor.webp" type="image/jpeg" length="71853"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[CORENDON AIRLINES' TA ÜST DUZEY ATAMA]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/corendon-airlines-ta-ust-duzey-atama</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/corendon-airlines-ta-ust-duzey-atama" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Corendon Airlines Chief Operating Officer (COO) görevini yürüten Atılay Batu, Corendon Airlines Sorumlu Müdürü (Accountable Manager) olarak atandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Corendon Airlines, organizasyonel yapısında gerçekleştirdiği yeni düzenlemeyle operasyonel yönetim ve grup düzeyindeki stratejik yönetim arasındaki görev ve sorumlulukları yeniden yapılandırdı.</p>

<p>Corendon Airlines, organizasyonel yapısında gerçekleştirdiği yeni düzenlemeyle operasyonel yönetim ve grup düzeyindeki stratejik yönetim arasındaki görev ve sorumlulukları yeniden yapılandırdı.</p>

<p>Gerçekleştirilen organizasyonel düzenleme kapsamında, Corendon Airlines Chief Operating Officer (COO) görevini yürüten Atılay Batu, Corendon Airlines Sorumlu Müdürü (Accountable Manager) olarak atandı.</p>

<p>Atılay Batu, yeni görevi kapsamında Corendon Airlines'ın operasyonel faaliyetlerinin emniyetli, etkin ve verimli şekilde yürütülmesinden ve şirketin ilgili mevzuat ve operasyonel gerekliliklere uyumunun sağlanmasından nihai olarak sorumlu olacak.</p>

<p>Yeni organizasyon yapısında Eğitim, Yer İşletme, Uçuş İşletme ve Teknik departmanları Atılay Batu'ya bağlı olarak faaliyet gösterecek. Emniyet Yönetim Sistemi, Havacılık Güvenliği, Kalite ve SOME departmanları ise bağımsız izleme, denetim ve gözetim fonksiyonlarını sürdürecek.</p>

<p>Yeni yapılanmayla birlikte Sorumlu Müdürlük görevini Atılay Batu'ya devreden Yıldıray Karaer, Corendon Airlines Grup Şirketleri Yönetim Kurulu Başkanlığı görevine devam edecek. Karaer, yeni dönemde grup bünyesindeki hava yollarının stratejik yönetimine, hava yolları arasındaki koordinasyonun güçlendirilmesine ve grubun sürdürülebilir gelişimine daha fazla odaklanacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gerçekleştirilen görev değişikliğiyle Corendon Airlines, operasyonel yönetim ile grup düzeyindeki stratejik yönetim arasındaki görev ve sorumlulukların daha etkin şekilde yapılandırılmasını ve karar alma süreçlerinin daha verimli bir organizasyon yapısı içerisinde yürütülmesini hedefliyor.</p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>KAHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/corendon-airlines-ta-ust-duzey-atama</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 13:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/uploads/2026/08/corendon-airlines-ta-ust-duzey-atama.webp" type="image/jpeg" length="65398"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[EKONOMİ: "KADINLARIN TASARRUFU TARİHİ ZİRVESİNDE"]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/ekonomi-kadinlarin-tasarrufu-tarihi-zirvesinde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/ekonomi-kadinlarin-tasarrufu-tarihi-zirvesinde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'de tasarruf sahipliği oranı yüzde 54 seviyesine yükselirken, tasarruf sahibi kadınların oranı yaklaşık yüzde 60 ile şimdiye kadarki en yüksek seviyesine ulaştı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ING Türkiye'nin NielsenIQ iş birliğiyle gerçekleştirdiği Türkiye'nin Tasarruf Eğilimleri Araştırması'nın 2026 yılı ikinci çeyrek sonuçlarına göre Türkiye'de tasarruf sahipliği oranı yüzde 54 seviyesine yükselirken, tasarruf sahibi kadınların oranı yaklaşık yüzde 60 ile şimdiye kadarki en yüksek seviyesine ulaştı.</p>

<p><strong>Araştırma sonuçları, tasarruf sahiplerinin ortalama iki farklı tasarruf aracı kullandığını ortaya koydu. Bu çeyrekte tasarruf araçları arasında ilk sırayı yüzde 40 ile yastık altı altın ve değerli madenler alırken, yastık altı döviz ve TL nakit yüzde 38 ile ikinci sırada yer aldı. Altın ve diğer değerli maden hesapları yüzde 24 ile öne çıkan yatırım araçları arasında bulunurken, TL vadeli hesapların tercih edilme oranı yüzde 23, hisse senedi ve borsa yatırımlarının oranı ise yüzde 17 olarak gerçekleşti. Tasarruf sahiplerinin getiri beklentileri incelendiğinde, orta vadeli getiri beklentisinin önceki döneme göre 9 puan artarak yüzde 51'e yükseldiği görüldü. Böylece her iki tasarruf sahibinden birinin orta vadeli getiri beklentisine sahip olduğu belirlendi. </strong></p>

<p>En sevilen dijital banka olma hedefiyle ilerleyen ING Türkiye, sürdürülebilirlik stratejisi kapsamında finansal sağlığa katkı sunmak amacıyla NielsenIQ iş birliğiyle gerçekleştirdiği Türkiye'nin Tasarruf Eğilimleri Araştırması'nın 2026 yılı ikinci çeyrek sonuçlarını paylaştı. Araştırmaya göre Türkiye'de tasarruf sahipliği oranı yüzde 54 seviyesine yükselirken, tasarruf sahibi kadınların oranı 5 puan artış göstererek yaklaşık yüzde 60 ile şimdiye kadarki en yüksek seviyesine ulaştı. Düzenli tasarruf yaptığını belirtenlerin oranı yüzde 82 oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Araştırmaya göre tasarruf yapmanın en önemli nedeni yüzde 34 ile geleceğe yatırım yapmak olurken, yüzde 26 ile beklenmedik risklere karşı güvence oluşturma ihtiyacı ikinci sırada yer aldı. Düzenli tasarruf yapanların üçte birinden fazlası, gelirlerinin yüzde 10 ila yüzde 20'si arasında bir kısmını birikime ayırdığını belirtti. Tasarrufu bulunmayanların yüzde 23'ü yakın gelecekte birikim yapmayı planladığını ifade etti. Tasarrufu olmayan kişiler arasında gelecekte tasarruf yapmayı planlayan kadınların oranı yüzde 30 ile erkeklerden 11 puan daha yüksek ölçülürken, tasarruf yapma planının en güçlü olduğu yaş grubu yüzde 29 ile 25-44 yaş aralığı olarak öne çıktı.</p>

<p><strong>Tasarruf sahipleri iki farklı araç kullanıyor</strong></p>

<p>Araştırma sonuçlarına göre tasarruf sahipleri ortalama iki farklı tasarruf aracı kullanmayı sürdürüyor. Bu çeyrekte ilk sırayı 4 puan düşüşe rağmen yüzde 40 ile yastık altı altın ve değerli madenler aldı. Yastık altı döviz ve TL nakit yüzde 38 ile ikinci sırada yer alırken, altın ve diğer değerli maden hesapları yüzde 24 ile öne çıkan yatırım araçları arasında bulundu. TL vadeli hesapların tercih edilme oranı yüzde 23 olurken, hisse senedi ve borsa yatırımları yüzde 17 seviyesinde gerçekleşti.</p>

<p>Yaş grupları bazında incelendiğinde, 45-54 yaş aralığındaki bireylerin yastık altı döviz ve TL tercihinde yüzde 39 ile önceki döneme göre 13 puanlık düşüş görülürken, aynı yaş grubunda yüzde 30 ile TL vadeli hesap tercihinin 4 puan arttığı gözlendi. Genç yatırımcılar arasında ise altın ve diğer değerli maden hesaplarına yönelimin güçlendiği dikkat çekti. 18-24 yaş grubunda bu ürünleri tercih edenlerin oranı yüzde 34 ile 7 puan yükselirken, aynı tasarruf aracını yastık altında tutmayı tercih edenlerin oranı yüzde 30 ile 6 puan geriledi. Araştırma ayrıca kadınların yastık altı altın, döviz ve TL araçlarını erkeklerden daha fazla tercih ettiğini ortaya koyarken; erkeklerin hisse senedi ve borsa, fon, döviz vadeli hesapları, kripto varlıklar, araç, emlak ve katılım hesapları gibi daha çeşitli yatırım araçlarına yöneldiğini gösterdi.</p>

<p><strong>Orta vadeli getiri beklentisi güçleniyor</strong></p>

<p>Tasarruf sahiplerinin getiri beklentileri incelendiğinde, orta vadeli getiri beklentisinin önceki döneme göre 9 puan artarak yüzde 51'e yükseldiği görüldü. Böylece tasarruf sahibi her iki kişiden birinin getiri beklentisinin orta vadeli olduğu belirlendi. Uzun vadeli getiri beklentisi ise önceki döneme göre 7 puan gerilemesine rağmen toplam beklentilerin yüzde 38'ini oluşturmaya devam etti.</p>

<p><strong>Katılımcıların yüzde 37'si yatırım ürünleri konusunda kendini bilgili buluyor</strong></p>

<p>Araştırmaya katılanların 10 kişiden 9'unun son bir ay içinde internet veya mobil bankacılık hizmetlerinden yararlandığı görüldü. Yatırım ve birikim ürünleri konusunda bilgili olduğunu belirtenlerin oranı yüzde 37 seviyesinde gerçekleşirken, bu oran erkeklerde yüzde 42 ile kadınlara göre 9 puan daha yüksek ölçüldü. Katılımcıların yüzde 35'i finansal kararlarından tek başına sorumlu olduğunu belirtirken, yüzde 56'sının finansal kararlarını başkaları ile aldığı görüldü. Her zaman aylık bütçe takibi yaptığını ifade edenlerin oranı ise yüzde 23 ile önceki döneme göre 6 puan artış gösterdi.</p>

<p><strong>Sezin Erken: Avrupa'nın en iyi bankası seçilen ING Grubu'ndan aldığımız güçle yatırım deneyimini sürekli ileri taşıyoruz. </strong></p>

<p>Araştırma sonuçlarını değerlendiren <strong>ING Türkiye Özel Bankacılık ve Yatırım Genel Müdür Yardımcısı Sezin Erken</strong>, şunları söyledi: 'Sonuçlar, tasarruf bilincinin güçlenmeye devam ettiğini ve özellikle kadınların tasarruf yapma eğiliminde dikkat çekici bir artış yaşandığını gösteriyor. Bununla birlikte finansal okuryazarlığın artırılması ve bireylerin doğru araçlara erişimin kolaylaştırılması ile yatırım ürünleri konusunda bilgi sahibi olduğunu ifade edenlerin oranının daha çok yükselebileceğini düşünüyoruz. Bu yaklaşımla ING Türkiye olarak biz de ING Mobil'i yalnızca bir bankacılık uygulaması değil; müşterilerimizin yatırım araçlarını analiz edip farklı dönem performanslarını karşılaştırabildiği, daha bilinçli yatırım kararları almasını destekleyen güçlü bir yatırım platformu olarak konumluyoruz. Dünyanın önde gelen finans kuruluşlarından biri olan ve Avrupa'nın en iyi bankası seçilen ING Grubu'ndan aldığımız güçle yatırım deneyimini sürekli ileriye taşımaya devam edeceğiz.'</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>KAHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/ekonomi-kadinlarin-tasarrufu-tarihi-zirvesinde</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 11:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/uploads/2026/08/doviz-altin-gumus-hh.jpg" type="image/jpeg" length="83228"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ŞİŞECAM'DAN İLERİ TEKNOLOJİ OTOMOTİV CAMI ÇÖZÜMLERİ]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/sisecamdan-ileri-teknoloji-otomotiv-cami-cozumleri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/sisecamdan-ileri-teknoloji-otomotiv-cami-cozumleri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Şişecam, ABD'nin Teksas eyaletinde düzenlenecek Auto Glass Week 2026 fuarında, ileri teknoloji otomotiv camı çözümlerini sergileyecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Şişecam, 27-29 Ağustos 2026 tarihleri arasında ABD'nin Teksas eyaletinde düzenlenecek Auto Glass Week 2026 fuarında, uzun yıllardır distribütörlüğünü üstlenen Mygrant Glass'ın standında ileri teknoloji otomotiv camı çözümlerini sergileyecek. Şirketin yenilikçi ürün portföyü, sektör profesyonelleri ve uluslararası ziyaretçilerle buluşacak.</p>

<p>Cam ve kimyasalların tüm temel faaliyet alanlarında üretim yapan tek küresel şirket ve otomotiv yenileme camı sektörünün önde gelen oyuncularından biri olan Şişecam, Auto Glass Week fuarında Mygrant Glass standını ziyaret edecek katılımcılara gelişmiş otomotiv camı çözümlerini ve teknolojilerini sunacak. Şişecam'ın yenilikçi ürünleri, fuarda sektör profesyonellerinden ve uluslararası ziyaretçilerden yoğun ilgi görecek.</p>

<p>Fuarın öne çıkan ürünleri arasında, otomotiv sektörünün geleceğine yön veren önemli trendleri karşılayan Head-Up Display (HUD) teknolojileri ve Gelişmiş Sürücü Destek Sistemleri (ADAS) için geliştirilen Şişecam cam çözümleri yer alacak. Bu yenilikçi ürünler, araç güvenliğinin ve sürüş konforunun artırılmasına sağladıkları katkının yanı sıra sürdürülebilirliği destekleyen özellikleriyle öne çıkacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Şişecam'ın güneş kontrol ve ısıtmalı cam çözümleri de fuarda dikkat çeken ürünler arasında yer alacak. Kabin içi sıcaklığın optimize edilmesine, yakıt verimliliğinin artırılmasına ve karbon ayak izinin azaltılmasına katkı sağlamak üzere geliştirilen bu çözümler, Şişecam'ın otomotiv sektörünün gelişen ihtiyaçlarına yanıt veren yenilikçi yaklaşımını ortaya koyacak.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>KAHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/sisecamdan-ileri-teknoloji-otomotiv-cami-cozumleri</guid>
      <pubDate>Thu, 20 Aug 2026 10:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/uploads/2026/08/sisecamdan-ileri-teknoloji-otomotiv-cami-cozumleri.webp" type="image/jpeg" length="83585"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[GÜNEŞ ENERJİSİ YATIRIMLARI İŞLETMELERİ GELECEĞE TAŞIYOR]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/gunes-enerjisi-yatirimlari-isletmeleri-gelecege-tasiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/gunes-enerjisi-yatirimlari-isletmeleri-gelecege-tasiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Artan enerji maliyetleri ve sürdürülebilirlik odaklı dönüşüm işletmeleri enerji tüketimlerini daha verimli yönetebilecek çözümlere yönlendiriyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Artan enerji maliyetleri ve sürdürülebilirlik odaklı dönüşüm işletmeleri enerji tüketimlerini daha verimli yönetebilecek çözümlere yönlendiriyor. Bu kapsamda güneş enerjisi santrali (GES) yatırımları, işletmeler için uzun vadeli maliyet avantajı sağlayan stratejik yatırımlar arasında öne çıkıyor.</p>

<p>Türkiye ve Avrupa'nın önde gelen fotovoltaik güneş paneli ve hücre üreticilerinden biri olan CW Enerji, işletmelere enerji maliyetlerini azaltma, uzun vadeli tasarruf sağlama ve sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşma imkanı sunan güneş enerjisi santrali yatırımlarına yönelik çalışmalarını sürdürüyor.</p>

<p>CW Enerji CEO'su Volkan Yılmaz, güneş enerjisinin sürdürülebilir bir gelecek için kritik öneme sahip olduğunu söyledi. Artan enerji maliyetleri karşısında GES yatırımlarının işletmeler için stratejik bir çözüm haline geldiğini belirten Yılmaz, öz tüketim odaklı enerji üretiminin hem maliyetleri düşürdüğünü hem de sürdürülebilir büyümeye katkı sunduğunu kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Enerji maliyetlerinin her geçen gün daha fazla önem kazandığı günümüzde işletmelerin üretim süreçlerini daha verimli ve sürdürülebilir hale getirecek çözümlere yöneldiğini ifade eden Yılmaz, 'Bu noktada güneş enerjisi santrali yatırımları, yalnızca elektrik üretmekle kalmıyor; uzun vadeli maliyet avantajı, enerji bağımsızlığı ve çevresel sürdürülebilirlik açısından da işletmelere önemli katkılar sağlıyor. Güneş enerjisi artık yalnızca çevreci bir yatırım değil, aynı zamanda işletmeler için güçlü bir rekabet avantajı sağlayan stratejik bir yatırım aracı haline geldi' dedi.</p>

<p><strong>Yılmaz: Enerji maliyetlerini kontrol altına almak mümkün</strong></p>

<p>Enerji giderlerinin birçok sektör için en önemli maliyet kalemlerinden biri olduğunu belirten Yılmaz, güneş enerjisi yatırımlarının işletmelere uzun yıllar boyunca önemli tasarruf sağladığını söyledi. Yılmaz, 'GES yatırımı gerçekleştiren işletmeler, elektrik ihtiyaçlarının önemli bir bölümünü kendi tesislerinde üreterek enerji maliyetlerini kontrol altına alabiliyor. Özellikle öz tüketim odaklı kurulan sistemler sayesinde işletmeler, elektrik fiyatlarındaki dalgalanmalardan daha az etkilenirken uzun vadede ciddi maliyet avantajı elde ediyor. Bu durum hem finansal planlamayı kolaylaştırıyor hem de işletmelerin karlılığını destekliyor' diye konuştu.</p>

<p><strong>Karbon ayak izini azaltıyor, sürdürülebilirlik hedeflerini destekliyor</strong></p>

<p>Güneş enerjisi sistemlerinin uzun kullanım ömrü sayesinde yatırımın yıllar boyunca değer üretmeye devam ettiğini dile getiren Yılmaz, düşük bakım ihtiyacı ve yüksek performansıyla GES projelerinin işletmeler için güvenilir bir yatırım modeli sunduğunu kaydetti. Yılmaz, 'Doğru projelendirilmiş ve kaliteli ekipmanlarla kurulan güneş enerji santralleri, uzun yıllar boyunca yüksek verimlilikle çalışabiliyor. Böylece işletmeler yalnızca bugünün değil, geleceğin enerji ihtiyaçlarını da güvence altına almış oluyor. Diğer yandan günümüzde küresel ölçekte sürdürülebilirlik hedefleri giderek daha fazla önem kazandı. Bu çerçevede yenilenebilir enerji yatırımları da işletmelerin çevresel sorumluluklarını yerine getirmesinde önemli rol oynuyor. Artık karbon emisyonlarının azaltılması hem çevresel hem de ticari açıdan önemli hale geldi. Güneş enerjisi kullanımı sayesinde işletmeler karbon ayak izlerini önemli ölçüde azaltabiliyor. Bu durum, sürdürülebilirlik raporlamalarında ve uluslararası iş birliklerinde işletmelere önemli avantajlar sağlıyor. Çevresel duyarlılığı yüksek markalar, küresel pazarda daha güçlü bir konuma ulaşabiliyor' ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>CW Enerji işletmelerin enerji dönüşümüne destek oluyor</strong></p>

<p>Enerji arz güvenliğinin günümüzde işletmeler açısından stratejik önem taşıdığına dikkat çeken Yılmaz, kendi elektriğini üretebilen işletmelerin üretim süreçlerini daha güvenli ve öngörülebilir şekilde yönetebildiğini söyledi.</p>

<p>Yılmaz, 'Enerji maliyetlerini düşüren, sürdürülebilirlik hedeflerini destekleyen ve enerji bağımsızlığını güçlendiren GES yatırımları, işletmelerin rekabet gücünü artıran önemli unsurlar arasında yer alıyor. Günümüzde yenilenebilir enerjiye yapılan yatırımlar yalnızca maliyet avantajı sağlamıyor; aynı zamanda markaların geleceğe daha güçlü hazırlanmasına da katkı sunuyor. CW Enerji olarak, güneş paneli üretiminden anahtar teslim GES projelerine kadar geniş bir yelpazede hizmet sunuyoruz ve işletmelerin ihtiyaçlarına özel çözümler geliştiriyoruz. Yerli ve milli üretim gücümüz, mühendislik tecrübemiz ve yenilikçi teknolojilerimizle işletmelerin enerji dönüşüm yolculuğunda çözüm ortağı olmaya devam ediyoruz. Amacımız, daha fazla işletmenin yenilenebilir enerjiye geçişini destekleyerek hem ülke ekonomisine hem de sürdürülebilir geleceğe katkı sağlamaktır' diye konuştu.</p>

<p><strong>CW Enerji Hakkında</strong></p>

<p>CW Enerji, Türkiye ve Avrupa'nın önde gelen fotovoltaik güneş paneli ve hücre üreticilerinden biridir. Yüksek teknolojiye sahip üretim tesislerinde geliştirdiği TOPCon High Efficiency yüksek verimli güneş hücreleriyle enerji sektörüne yön veren firma, GES proje geliştirme, sistem tasarımı, mühendislik, anahtar teslim kurulum, işletme, bakım/onarım ve teknik danışmanlık hizmetleriyle güneş enerjisinin en verimli şekilde kullanılmasını sağlar.</p>

<p>Akıllı ev ve enerji depolama sistemleriyle yenilenebilir enerji çözümlerini geleceğin yaşam alanlarına entegre eden CW Enerji; konut ve endüstriyel tip lityum enerji depolama çözümleri, On Grid, Off Grid ve hibrit sistemleri, elektrikli araç şarj istasyonları, golf arabaları, forkliftler, transpaletler, scooter ve elektrikli bisikletler için lityum batarya çözümleri, esnek güneş panelleri, ev tipi ve havuz tipi ısı pompaları gibi yenilikçi ürünlerle hem evsel hem endüstriyel enerji ihtiyaçlarına sürdürülebilir çözümler sunar.</p>

<p>Kendi alüminyum üretim ve solar hücre tesisleriyle entegre üretim gücünü artıran şirket, global pazarlarda rekabet üstünlüğünü pekiştirerek Türkiye'nin ilk 500 sanayi kuruluşu arasında yer almaktadır.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>KAHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/gunes-enerjisi-yatirimlari-isletmeleri-gelecege-tasiyor</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Aug 2026 10:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/uploads/2026/08/gunes-enerjisi-yatirimlari-isletmeleri-gelecege-tasiyor.webp" type="image/jpeg" length="82750"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[PİRELLİ'NİN UZMANLIĞI DENİZCİLİK SEKTÖRÜNE DE AKTARILIYOR]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/pirellinin-uzmanligi-denizcilik-sektorune-de-aktariliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/pirellinin-uzmanligi-denizcilik-sektorune-de-aktariliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Pirelli logosu, 38. America's Cup öncesinde AC40 ve AC75'in su kanatlarında (hidrofil) ve dümenlerinde de yer alacak...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Pirelli logosu, 38. America's Cup öncesinde AC40 ve AC75'in su kanatlarında (hidrofil) ve dümenlerinde de yer alacak. AC75'in su kanatları ve dümenleri, Luna Rossa'nın performansını artırmak amacıyla Pirelli'nin ileri malzeme teknolojileri alanındaki uzmanlığından yararlanılarak geliştirildi.</p>

<p>Pirelli, Luna Rossa'nın teknelerindeki marka görünürlüğünü genişletiyor. 38. America's Cup öncesinde, daha önce ana yelkende yer alan Pirelli logosu, artık AC40 ve AC75 teknelerinin su kanatlarında ve dümenlerinde de görülecek.</p>

<p>Pirelli ayrıca Resmi Sponsor ve Teknik Partner olarak, AC75'in 'uçan' teknesini kontrol eden bu su altı eklentilerinin geliştirilme sürecine teknolojik uzmanlığıyla katkı sağlıyor. Şirket, ileri malzemeler konusundaki bilgi birikimini Luna Rossa geliştirme ekibiyle paylaşarak, İtalyan AC75'ün performansının artırılmasına destek oluyor. Bu iş birliği, Pirelli'nin lastik sektöründe geliştirdiği uzmanlığın denizcilik sektörüne aktarılmasına örnek oluşturuyor.</p>

<p><strong>Pirelli'nin AC75 Su Kanatlarının Gelişimine Teknolojik Katkısı</strong></p>

<p>Gerçek kanatlar gibi çalışan su kanatları, gövdenin suyun üzerine çıkmasını sağlayan kaldırma kuvvetini üretiyor. Bu sayede tekne, bu sınıftaki teknelerin karakteristik yüksek hızlarına ulaşabiliyor.</p>

<p>Pirelli, teknenin hidrodinamik performansında kritik rol oynayan su altı eklentilerine yönelik uzmanlığını ortaya koyarak, en zorlu seyir koşullarında bu parçaların davranışlarının optimize edilmesine katkıda bulunuyor.</p>

<p>Bu iş birliği, Pirelli'nin uzun yıllara dayanan ileri malzeme araştırmalarından elde ettiği bilgi birikimine dayanıyor. Söz konusu uzmanlık, lastiğin iç boşluğunda oluşan yuvarlanma kaynaklı gürültüyü azaltmak üzere geliştirilen PNCS (Pirelli Noise Cancelling System) gibi yenilikçi çözümlerin de temelini oluşturuyor. Otomotiv dünyasında geliştirilen bu ileri teknoloji ve malzeme uzmanlığı, şimdi Luna Rossa ile yürütülen proje kapsamında denizcilik alanında yeni uygulamalara taşınıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Pirelli logolu su kanatlarının ve dümenlerin yer aldığı yeni tasarım, Eylül ayından itibaren antrenmanlar ve ön yarışlarda kullanılan 40 feet uzunluğundaki su kanatlı tek gövdeli AC40'ta; Kasım ayından itibaren ise Luna Rossa'nın 38. America's Cup'ta yarışacağı 75 feet uzunluğundaki AC75'te görülebilecek.</p>

<p></p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>KAHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/pirellinin-uzmanligi-denizcilik-sektorune-de-aktariliyor</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Aug 2026 10:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/uploads/2026/08/pirellinin-uzmanligi-denizcilik-sektorune-de-aktariliyor.webp" type="image/jpeg" length="96343"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[TÜRKİYE SINAİ KALKINMA BANKASI'NDA ÖNEMLİ ATAMA]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/turkiye-sinai-kalkinma-bankasinda-onemli-atama</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/turkiye-sinai-kalkinma-bankasinda-onemli-atama" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'nin ilk özel sermayeli kalkınma ve yatırım bankası olan Türkiye Sınai Kalkınma Bankası Sermaye Piyasaları Müdürlüğü görevine Uğur Aydın Ünüvar atandı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Sınai Kalkınma Bankası Sermaye Piyasaları Müdürlüğü görevine Uğur Aydın Ünüvar atandı.</p>

<p style="text-align:justify">Türkiye'nin ilk özel sermayeli kalkınma ve yatırım bankası olarak 76 yıldır çalışmalarını sürdüren Türkiye Sınai Kalkınma Bankası'nın (TSKB) Sermaye Piyasaları Müdürlüğü'nde yeni bir atama gerçekleşti. Kurumsal müşterilere sermaye piyasaları alanında portföy yönetimi, tahvil/bono ihracı ve finansal aracılık hizmetleri sunan TSKB Sermaye Piyasaları Müdürlüğü'ne 31 Temmuz 2026 itibarıyla Uğur Aydın Ünüvar atandı.</p>

<p style="text-align:justify">Atılım Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü'nden mezun olan Uğur Aydın Ünüvar, yüksek lisans eğitimini İngiltere'de University of Greenwich'te İnşaat Mühendisliği alanında tamamladı. Mühendislik altyapısını finans ve yönetim alanındaki akademik çalışmalarla güçlendiren Ünüvar, Koç Üniversitesi'nde MBA ve Finans Yüksek Lisansı (Master of Finance) programlarını bitirdi. Kurumsal finansman ve sermaye piyasaları alanında uzun yıllara uzanan bir deneyime sahip olan Ünüvar; halka arzlar, borçlanma aracı ihraçları, proje finansmanı, şirket değerlemeleri ve finansal modelleme konularında uzmanlaştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">2021 yılından bu yana Türkiye Sınai Kalkınma Bankası bünyesinde farklı pozisyonlarda görev alan Uğur Aydın Ünüvar; halka arzların yapılandırılması ve koordinasyonu, borçlanma aracı ihraçlarının yürütülmesi ile şirket değerlemeleri başta olmak üzere farklı sektörlerdeki şirketlerin sermaye piyasalarına erişimine yönelik projelerde aktif rol üstlendi.</p>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify">Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>KAHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/turkiye-sinai-kalkinma-bankasinda-onemli-atama</guid>
      <pubDate>Wed, 19 Aug 2026 10:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/uploads/2026/08/turkiye-sinai-kalkinma-bankasinda-onemli-atama.webp" type="image/jpeg" length="38371"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[SABİHA GÖKÇEN HAVALİMANI TRAFİĞİNDE YENİ REKOR]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/sabiha-gokcen-havalimani-trafiginde-yeni-rekor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/sabiha-gokcen-havalimani-trafiginde-yeni-rekor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Sabiha Gökçen (ISG) Uluslararası Havalimanı, güçlü operasyonel yetkinliği ve artan küresel seyahat talebiyle büyüme ivmesini sürdürüyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Sabiha Gökçen (ISG) Uluslararası Havalimanı, güçlü operasyonel yetkinliği ve artan küresel seyahat talebiyle büyüme ivmesini sürdürüyor. 16 Ağustos 2026 Pazar günü gerçekleşen 958 uçuş ve 180 bin 914 yolcu trafiği ile havalimanı tarihinin en yüksek günlük performansına ulaşarak yeni bir rekora imza attı. Böylece havalimanında günlük yolcu sayısı ilk kez 180 bin seviyesinin üzerine çıktı.</p>

<p>Yaz sezonunun en yoğun döneminde elde edilen bu başarı; dış hat gelen/giden yolcu, iç hat gelen/giden yolcu ve dış hat uçuş trafiği kategorilerinde de eş zamanlı rekorlarla taçlandı.</p>

<p>Bu rakamlarla Sabiha Gökçen, günlük uçuş ve yolcu trafiği, dış hatlar gelen ve giden yolcu, iç hatlar gelen ve giden yolcu, toplam dış hat uçuş sayısı ve dış hat giden uçuş trafiğinde yeni rekorlara ulaştı.</p>

<p>Aynı gün, yolcu biniş köprüleri (Passenger Boarding Bridges - PBB) ile hizmet verilen uçak sayısında da yeni bir rekora imza atıldı. Daha önce 212 uçakla kaydedilen günlük rekor 16 Ağustos'ta 218 uçağa hizmet verilmesiyle aşılırken, PBB operasyonlarında tüm zamanların en yüksek günlük seviyesine ulaşıldı.</p>

<p><strong>Operasyonel mükemmellik ve güçlü koordinasyon</strong></p>

<p>Yoğun trafik hacminin operasyonel bütünlük korunarak yönetilmesi, havalimanı ekosistemindeki tüm paydaşların yüksek koordinasyonu sayesinde sağlandı. Terminal işletmecisi ISG, yolcu akışı, güvenlik, temizlik, yönlendirme ve yolcu deneyimine yönelik süreçleri optimum şekilde yönetirken havalimanı otoritesi HEAŞ ekipleri; hava trafik, apron, pist, meydan faaliyetleri ve saha emniyetine ilişkin operasyonların düzenli şekilde sürdürülmesini sağladı.</p>

<p><strong>İstanbul Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı Yönetici Direktörü</strong> <strong>Hanita Ahmad</strong>, rekor performansı şu sözlerle değerlendirdi:</p>

<p>'16 Ağustos tarihinde günlük yolcu trafiğinde 180 bin eşiğinin ilk kez aşılması, Sabiha Gökçen'e olan güçlü talebin ve kesintisiz operasyonel kabiliyetimizin net bir göstergesidir. Bizim için gerçek başarı; yalnızca yüksek kapasiteyi yönetmek değil, bu ölçekte dahi yolcu odaklı hizmet anlayışımızdan ve 'kusursuz müşteri deneyimi' hedefimizden ödün vermemektir. Operasyonel yetkinliğimiz ve teknolojik altyapımız kadar, yolcularımıza güven ve konfor sunan insan odaklı yaklaşımımız da bu başarının temelini oluşturuyor. Sahadaki özverili ekiplerimize, iş ortaklarımıza ve bizi tercih eden tüm yolcularımıza teşekkür ederiz. Terminalimizde uçuş ve yolcu güvenliğini sağlayan, operasyonlarımızın sürekliliği için bizlerden desteğini esirgemeyen tüm kamu kurumlarına ve çalışanlarına güçlü koordinasyonları ve iş birlikleri için minnettarız. Sabiha Gökçen olarak bölgesel bir transfer merkezi olma vizyonumuz doğrultusunda yolcu deneyimini sürekli iyileştirmeye ve sürdürülebilir büyümeye odaklanmaya devam edeceğiz.'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Bölgesel transfer merkezi olarak Sabiha Gökçen'in stratejik konumu güçleniyor</strong></p>

<p>Genişleyen bağlantı ağı, T1 entegrasyonu ile eklenen ilave biniş kapıları ve artan yolcu kapasitesiyle Sabiha Gökçen, Türkiye'nin hava ulaşımındaki kritik rolünü pekiştirirken İstanbul'un stratejik konumunu da güçlendirmeyi sürdürüyor. Son rekor, terminal işletmecisinin yüksek yoğunluklu dönemlerdeki çevikliğini ve artan seyahat talebine güçlü operasyonel kapasitesiyle yanıt verebildiğini bir kez daha ortaya koydu.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>KAHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/sabiha-gokcen-havalimani-trafiginde-yeni-rekor</guid>
      <pubDate>Mon, 17 Aug 2026 12:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/uploads/2026/08/sabiha-gokcen-havalimani-trafiginde-yeni-rekor.webp" type="image/jpeg" length="75961"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[BİLİNÇLİ ÜRETİMLE KOCAELİ BALI TÜM TÜRKİYE'DE]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/bilincli-uretimle-kocaeli-bali-tum-turkiyede</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/bilincli-uretimle-kocaeli-bali-tum-turkiyede" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kocaeli Büyükşehir Belediyesi'nin destekleri ve son yıllarda sağlanan ekipman ve üretim takviyesiyle kentte arıcılık ve bal üretimi her geçen gün gelişiyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi'nin destekleriyle kentte arıcılık ve bal üretimi her geçen gün gelişiyor.</p>

<p>Son yıllarda sağlanan ekipman ve üretim destekleriyle büyüyen arıcılık sektörü kırsal ekonomiye önemli katkı sunarken, üretim kalitesi ve potansiyeliyle Kocaeli balının Türkiye genelinde daha fazla tanınmasına da katkı sağlıyor. Bu kapsamda kestane ve çiçek balı, kendine özgü aroması ve zengin lezzetiyle kentin öne çıkan yöresel değerleri arasında yer alıyor.</p>

<p><strong>KOCAELİ BALI BİLİNÇLİ ÜRETİMLE DEĞERLENİYOR</strong></p>

<p>Kocaeli'nin bereketli florası, geniş tarım alanları ve özellikle kestane başta olmak üzere zengin bitki örtüsü, kentte arıcılığa güçlü bir üretim zemini sunuyor. Kocaeli Büyükşehir Belediyesince son yıllarda verilen ekipman ve üretim destekleriyle büyüyen arıcılık sektörü artık yalnızca kırsal ekonominin önemli kaynaklarından biri değil, kalitesi ve üretim potansiyeliyle Kocaeli balını Türkiye'nin dört bir yanında daha görünür hale getiren güçlü bir değer olarak öne çıkıyor. Büyükşehir Belediyesi, kovan sayısını artırmanın ötesine geçerek, bilinçli ve sürdürülebilir arıcılığın temellerini güçlendirmek için eğitimden sahaya uzanan kapsamlı çalışmalar yürütüyor.</p>

<p><strong>ARICILIĞIN İNCELİKLERİNİ YERİNDE ÖĞRENİYORLAR</strong></p>

<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, arıcılığı yalnızca desteklemekle kalmıyor, işi yapacak yeni üreticileri de sahaya hazırlıyor. Tarım Akademisi'nde eğitim alan kursiyerler, sınıfta öğrendikleri bilgileri bu kez kovanların başında uygulayarak arıcılığın inceliklerini yerinde öğreniyor.</p>

<p><strong>BALIN YOLU KOVANDAN ÖNCE BİLGİDEN GEÇİYOR</strong></p>

<p>Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Burhan Abiş Klavuz Gençlik Merkezi'nde arıcılık eğitimi alan kursiyerler, teorik derslerin ardından sahada pratik yaparak tecrübe kazanıyor. Kocaeli Üniversitesi Arslanbey Yerleşkesi'ndeki Büyükşehir Belediyesi Tarım Akademisi Arıcılık Uygulama Eğitim Alanı'nda sahaya çıkan kursiyerler, kovanların başına geçerek, arıların davranışlarından koloni yönetimine, kovan bakımından mevsimsel uygulamalara kadar birçok konuyu uzman eğitmenlerin eşliğinde uygulayarak öğreniyor. Buradaki eğitim, arıcılığı yalnızca 'kovana bakıp bal almak' olarak görmeyen bir anlayış üzerine kuruluyor. Verimli ve sürdürülebilir arıcılığın temelinde ise arıyı tanımak, koloniyi doğru yönetmek ve ihtiyaç duyulan zamanda doğru müdahalede bulunmak yer alıyor.</p>

<p><strong>KOVANDAN YEME KADAR TAM DESTEK</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Büyükşehir Belediyesi'nin arıcılığa yönelik çalışmaları eğitimle sınırlı değil. Kentte arıcılığın geliştirilmesi ve bal rekoltesinin artırılması amacıyla yıllardır farklı destek modelleri uygulanıyor. Geçmiş yıllarda arıcılara ruşet kovan, kovan altlığı, arıcı ekipmanları, bal dinlendirme ve süzme kazanları ile ana arı desteği sağlandı. Arıların özellikle kış dönemini daha güçlü geçirmesi ve ilkbahar dönemine sağlıklı kolonilerle girmesi için de yüzde 50 hibeli fondan şeker ve beyaz toz şeker destekleri hayata geçirildi. Son yıllardaki projelerle yaklaşık 900 arı yetiştiricisi; kovan altlığı, ruşet kovan, bal dinlendirme kazanı, fondan şeker ve beyaz toz şeker gibi desteklerden yararlandı.</p>

<p><strong>KOCAELİ BALDA DA İDDİALI</strong></p>

<p style="text-align:justify">Büyükşehir'in arıcılığa yönelik destekleri Kocaeli'de üretici sayısının artmasına da katkı sağladı. Geçmiş dönem verilerine göre 2014 yılında 400 civarında olan aktif ve üretimde öne çıkan kayıtlı arıcı sayısı verilen desteklerle 800'e çıktı. Kocaeli, yıllık 700-800 ton civarındaki bal üretimiyle arıcılıkta iddialı bir üretim potansiyeline sahip olduğunu ortaya koydu. Kocaeli'nin doğal florası, tarım alanları ve özellikle kestane başta olmak üzere farklı bitki kaynakları, kenti arıcılık açısından önemli bir üretim merkezine dönüştürüyor. Kentte arıcılık yalnızca bal üretimi değil, kırsal ekonominin güçlenmesi açısından da önemli bir gelir kapısı oluşturuyor. Büyükşehir Belediyesi'nin son yıllarda hayata geçirdiği desteklerle kentte arıcılığın gelişimi ve bal üretimi ivme kazanırken, Kocaeli'nin çiçek ve kestane balları da kendine has aroması ve lezzetiyle dikkat çekiyor.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>AKADEMİ MEZUNLARINA YÜZDE 75 HİBELİ DESTEK</strong></p>

<p style="text-align:justify">Tarım Akademisi'nde verilen uygulamalı eğitimlerle Büyükşehir Belediyesi, yıllardır ekipman ve üretim desteği verdiği arıcılık sektörüne bu kez bilgiyle donanmış yeni üreticiler kazandırıyor. Kursiyerler uygulamalarda kovan bakımı, koloni yönetimi, arı sağlığı, mevsimsel bakım ve güvenli çalışma yöntemlerini birebir öğrenirken, sahada karşılaşabilecekleri durumlara karşı da deneyim kazanıyor.</p>

<p style="text-align:justify">Üstelik Tarım Akademisi'nde eğitimini başarıyla tamamlayan kursiyerler, Büyükşehir Belediyesi'nin tarımsal desteklerinden de daha avantajlı şekilde yararlanabiliyor. Akademi mezunları için bazı desteklerde oranların yüzde 75'e kadar çıkarılması, eğitimin üretime doğrudan bağlanmasını sağlıyor.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>BİLİNÇLİ ÜRETİM, YÜKSEK VERİM</strong></p>

<p style="text-align:justify">Kocaeli'de arıcılığa yönelik desteklerle yalnızca kovan ve bal üretiminin artırılması değil, sağlıklı koloniler, bilinçli üreticiler ve sürdürülebilir bir arıcılık yapısının oluşturulması hedefleniyor. Kovan başında uygulamalı eğitim alan yeni arıcılar da bu sürece dahil olurken, Büyükşehir Belediyesi'nin çalışmalarıyla kentte arıcılığın daha bilinçli ve güçlü bir üretim yapısına kavuşması amaçlanıyor.</p>

<p style="text-align:justify"></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>KAHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/bilincli-uretimle-kocaeli-bali-tum-turkiyede</guid>
      <pubDate>Sat, 15 Aug 2026 08:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/uploads/2026/08/bilincli-uretimle-kocaeli-bali-tum-turkiyede.webp" type="image/jpeg" length="11880"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[HYUNDAI, TÜRKİYE'DE IONIQ 3'ÜN SERİ ÜRETİMİNE BAŞLADI]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/hyundai-turkiyede-ioniq-3un-seri-uretimine-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/hyundai-turkiyede-ioniq-3un-seri-uretimine-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hyundai Motor Türkiye, İzmit fabrikasında düzenlenen ve Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fatih Kacır'ın katıldığı törenle IONIQ 3'ün seri üretimine başladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hyundai Motor Türkiye, İzmit fabrikasında düzenlenen ve Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fatih Kacır'ın katıldığı törenle IONIQ 3'ün seri üretimine başladı.</p>

<p>Türkiye'de yaklaşık 30 yıldır faaliyetlerini sürdüren Hyundai Motor Türkiye (HMTR), İzmit'teki üretim üssünde tamamen elektrikli IONIQ 3 modelinin seri üretimine başladı. Hyundai bu adımla, elektirifikasyon stratejisi ve Avrupa'daki üretim faaliyetleri açısından önemli bir kilometre taşına imza attı. IONIQ 3 seri üretimi için İzmit'teki üretim üssünde geçtiğimiz 2 yılda kapsamlı bir dönüşüm gerçekleşti. Bu dönüşümle yeni nesil elektrikli araç üretimi için gerekli altyapı oluşturulurken; Türkiye'nin bir üretim üssü olma konumunu da güçlendirmesi hedefleniyor. İzmit fabrikasında üretilen araçların yüzde 80'i ihraç edilirken; bu da HMTR'nin hem Türk ekonomisini hem de Hyundai'nin bölgedeki stratejisini ve üretim faaliyetlerini desteklemedeki hayati rolünü vurguluyor.</p>

<p><em><strong>Büyümeyi ve İhracat Başarısını Destekleyen Güvenilir Bir Üretim Merkezi</strong></em></p>

<p>Hyundai'nin 1997'den beri faaliyet gösteren ve Güney Kore dışındaki en uzun süreli yurtdışı tesisi olan İzmit fabrikası, yıllık 200 bin araç kapasitesine ve toplamda 3,4 milyon adedin üzerinde üretime sahip. Başta Avrupa olmak üzere 2,6 milyondan fazla araç ihraç eden HMTR, Türkiye otomotiv endüstrisine önemli bir katkı sağlıyor. Yatırımlar arasında 1997'den bu yana HMTR'ye yapılan 1,47 milyar Euro, IONIQ 3, yenilenen i20 ve Bayon (elektrikli araçlar, hibrit araçlar, içten yanmalı motorlu araçlar dahil) için planlanan 715 milyon Euro yer alıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>HMTR'nin İzmit'teki fabrikasında düzenlenen IONIQ 3 Seri Üretim Başlangıç Töreni'ne Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fatih Kacır, Kore Cumhuriyeti Türkiye Büyükelçisi Sukjong Boo, Hyundai Motor Europe (HME) CEO'su Xavier Martinet, HMTR CEO'su Alex Kim ve Kibar Holding CEO'su Ali Kibar'ın yanı sıra HMTR yetkilileri, merkezi ve yerel yönetim temsilcileri ve iş dünyası temsilcileri katıldı.</p>

<p>Etkinlikte yaptığı konuşmada değerlendirmelerde bulunan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fatih Kacır, 'Hyundai Motor Türkiye, 250 milyon Euro'luk yatırımla ilk aşamada yılda 30 bin IONIQ 3'ü ülkemizde üretecek. Hyundai Motor Türkiye'nin IONIQ 3 yatırımı; yeni nesil mobilite vizyonumuzun küresel otomotiv üreticileri nezdinde karşılık bulduğunun, ülkemizin güvenilir ve ölçeklenebilir bir üretim merkezi olarak konumlandırıldığının ispatıdır. Türkiye olarak; yatırım yapan, üreten, teknoloji geliştiren, nitelikli istihdam oluşturan ve ülkemizi küresel değer zincirlerinde daha ileri noktalara taşıyan tüm yatırımcıların yanındayız' dedi.</p>

<p>Kore Cumhuriyeti Türkiye Büyükelçisi Sukjong Boo ise 'Bugün üretime başlayan IONIQ 3, Hyundai Motor Türkiye'nin geleceğe yönelik vizyonunu, teknolojik mükemmelliğini ve ileri inovasyon yoluyla Türkiye otomotiv sektörüyle birlikte büyüme konusundaki sarsılmaz kararlılığını yansıtıyor' dedi.</p>

<p>Yeni Hyundai IONIQ 3 'Aero Hatch' modelinin üretimi fabrika için yeni bir dönemin başlangıcını simgelerken; IONIQ 3'ün yanı sıra yeni nesil Hyundai BAYON ve Hyundai i20 modellerinin üretimine yönelik hazırlıklar da HMTR'nin, Türkiye'deki yerli otomotiv tedarik sanayisini destekleme konusundaki kararlığını ortaya koyuyor.</p>

<p>Bu anlamda Türkiye'nin HME için önemine dikkat çeken Hyundai Motor Europe CEO'su Xavier Martinet, 'Türkiye, güçlü bir otomotiv geleneğine, yetenekli bir iş gücüne, rekabetçi bir tedarikçi tabanına ve Avrupa ile Asya arasında stratejik bir konuma sahip. IONIQ 3'ü burada üretme kararımız, Hyundai'nin Türkiye'ye ve bu ülkenin Avrupa'nın mobilite dönüşümünün bir parçası olarak sahip olduğu potansiyele olan güvenini yansıtıyor. Ve bu güvenimiz IONIQ 3'ün ötesine uzanıyor' dedi.</p>

<p>Hyundai Motor Türkiye CEO'su Alex Kim ise konuşmasında şunları söyledi: 'Türkiye'de IONIQ 3'ü üretmekten gurur duyuyoruz. Dönüşüm sürecimizin bir parçası olarak, fabrikamızın yaklaşık yüzde 50'si modernize edildi ve bu dönüşüm boyunca binden fazla çalışan farklı roller üstlendi. IONIQ 3, Hyundai Motor Company, Hyundai Motor Europe ve Hyundai Motor Türkiye için uzun vadeli bir taahhüdü temsil ediyor. Önümüzdeki yıllarda üretim kapasitemizi daha da artırmak için çeşitli alanlara yatırım yapmaya devam etmeyi hedefliyoruz.'</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>KAHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/hyundai-turkiyede-ioniq-3un-seri-uretimine-basladi</guid>
      <pubDate>Fri, 14 Aug 2026 17:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/uploads/2026/08/hyundai-turkiyede-ioniq-3un-seri-uretimine-basladi.webp" type="image/jpeg" length="91680"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[YÜKSEK HIZLI TREN BİLETLERİNE ZAM GELİYOR]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/yuksek-hizli-tren-biletlerine-zam-geliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/yuksek-hizli-tren-biletlerine-zam-geliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yüksek Hızlı Tren (YHT), ana hat ve bölgesel tren biletlerine zam yapılması gündeme geldi ve zam için öne çıkan oranın yüzde 8,5-9 olduğu bildirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Yüksek Hızlı Tren (YHT), ana hat ve bölgesel tren biletlerine zam yapılması gündeme geldi. Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları (TCDD) Taşımacılık AŞ'nin, zam için üç farklı oran üzerinde bir çalışma yaptığı, bu konuda karar mercileriyle görüşmelerin sürdüğü ifade edildi. Bu aşamada zam için öne çıkan oranın yüzde 8,5-9 olduğu bildirildi.</p>

<p>Ankara'da, bir süredir kamunun sunduğu bazı mal ve hizmetlere yönelik zam hazırlığı yapılıyor. Bu kapsamda ulaştırma ve taşımacılık hizmetleriyle ilgili de bir süredir çalışmalar devam ediyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>TCDD Taşımacılık AŞ'nin, başta YHT olmak üzere ana hat ve bölgesel tren biletlerine zam için üç farklı seçeneği içeren zam çalışması yaptığı, bu konuda gerek Ulaştırma, gerekse de Hazine ve Maliye bakanlıkları ile görüşmelerin sürdüğü belirtildi.</p>

<p>Kaynaklar, ANKA Haber Ajansı'nın sorusu üzerine, bu aşamada zam için öne çıkan oranın yüzde 8,5-9 olduğunu söyledi. Kaynaklar, 15 Ocak'ta YHT, ana hat ve bölgesel tren bilet tarifelerine yüzde 19,23 oranında zam yapıldığını hatırlatarak, 'Ankara-İstanbul hattında bilet fiyatı, 780 TL'den 930 TL'ye yükseldi. O tarihten bu yana herhangi bir fiyat hareketi söz konusu olmadı' dedi.</p>

<p>Olası bir zamda, yıl sonu enflasyon hedefinin ve tahmininin göz önünde bulundurulacağı vurgulandı.</p>

<p><strong>ANKARA-İSTANBUL ARASI 1000 TL'Yİ AŞACAK</strong></p>

<p>Zam oranı ve zammın uygulamaya gireceği tarih henüz kesinleşmedi. Buna karşılık yüzde 8,5 dolayında bir artış gündeme gelirse, Ankara-İstanbul arası bilet fiyatı 1000 TL'yi aşacak.</p>

<p>Kaynaklar, 'yüksek hızlı trenin devreye girdiği dönemde bilet fiyatları için uçaktan ucuz, otobüsten pahalı bir model öngördüklerini' belirterek, 'devletin YHT dahil demiryolu taşımacılığında desteğinin sürdüğünü, demiryolu ile seyahatin hem konfor hem fiyat açısından diğer ulaşım türlerine göre avantajını sürdürdüğünü' savundu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HM</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi, Ankara</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/yuksek-hizli-tren-biletlerine-zam-geliyor</guid>
      <pubDate>Fri, 14 Aug 2026 11:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/uploads/2026/08/yuksek-hizli-tren.jpeg" type="image/jpeg" length="35192"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[YATIRIMCILAR ROTAYI LOJİSTİK DEPOLARINA ÇEVİRDİ]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/yatirimcilar-rotayi-lojistik-depolarina-cevirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/yatirimcilar-rotayi-lojistik-depolarina-cevirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ağustos ayında e-ticaret şirketlerinin sonbahar ve yılın son çeyreğine yönelik depo planlamalarını hızlandırmasıyla birlikte lojistik depolar yeniden yatırımcıların gündemine geldi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ağustos ayında e-ticaret şirketlerinin sonbahar ve yılın son çeyreğine yönelik depo planlamalarını hızlandırmasıyla birlikte lojistik depolar yeniden yatırımcıların gündemine geldi. ARGE Gayrimenkul Değerleme Süreçlerinden Sorumlu GMY Kemal Cem Onursal, lojistik depoların değerinin artık yalnızca konum ve büyüklükle değil; teknik altyapısı, operasyonel verimliliği ve sürdürülebilirlik kriterleriyle birlikte değerlendirildiğini söyledi.</p>

<p style="text-align:justify">E-ticaret sektöründe sonbahar kampanyaları, kasım indirimleri ve yılın son çeyreğine yönelik hazırlıkların başladığı Ağustos ayı, lojistik depolar açısından da hareketli bir dönemin başlangıcını oluşturuyor. Artan stok ihtiyacı ve dağıtım kapasitesi gereksinimi nedeniyle şirketler depo planlamalarını gözden geçirirken, yatırımcılar da yüksek standartlara sahip lojistik tesislere yöneliyor.</p>

<p style="text-align:justify">Bu hareketlilik, lojistik depoların değerleme süreçlerinde dikkate alınan kriterlerin de değişmesine neden oluyor. Geçmişte ağırlıklı olarak lokasyon ve kapalı alan büyüklüğü üzerinden değerlendirilen depolar, bugün teknik altyapıları ve operasyonel kabiliyetleriyle birlikte ele alınıyor. Bir deponun mevcut ihtiyaçları karşılamasının yanı sıra gelecekte değişen lojistik operasyonlarına ne kadar uyum sağlayabileceği de yatırım değeri açısından önemli bir kriter haline geliyor.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Teknik altyapı yatırım değerini doğrudan etkiliyor</strong></p>

<p style="text-align:justify">Lojistik depoların değerini belirleyen en önemli unsurların başında mimari plan uygunluğu geliyor. Kolon yerleşimi, raf sistemlerine uygunluk ve operasyon akışını destekleyen iç planlama, hem kullanım verimliliğini hem de kirlanabilme potansiyelini doğrudan etkiliyor.</p>

<p style="text-align:justify">Bunun yanında zemin taşıma kapasitesi ile kat yükseklikleri de depo performansını belirleyen temel kriterler arasında yer alıyor. Ağır yük depolayabilen, yüksek raf sistemlerine uygun ve otomasyon çözümlerine entegre edilebilen depolar, günümüz lojistik ihtiyaçlarına daha kolay cevap verebildikleri için yatırım açısından daha yüksek değer görüyor.</p>

<p style="text-align:justify">Yangın söndürme sistemleri, sprinkler altyapısı, yükleme rampaları, kapı sayısı ve tır manevra alanlarının yeterliliği de operasyonel verimlilik açısından önem taşıyan diğer başlıklar arasında bulunuyor. Özellikle yoğun sevkiyat yapan e-ticaret şirketleri için aynı anda birden fazla aracın yükleme ve boşaltma yapabilmesi operasyonel avantaj sağlarken, bu özellikler depo değerine de doğrudan yansıyor.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Sürdürülebilirlik, değerleme kriterlerinden biri haline geldi</strong></p>

<p style="text-align:justify">Lojistik tesislerinde çevresel sürdürülebilirlik de giderek daha fazla önem kazanıyor. LEED ve BREEAM gibi uluslararası yeşil bina sertifikalarına sahip depolar, enerji verimliliği ve işletme maliyetleri açısından sundukları avantajların yanı sıra kurumsal kiracılar tarafından da daha fazla tercih ediliyor.</p>

<p style="text-align:justify">Bununla birlikte depoların limanlara, organize sanayi bölgelerine, ana ulaşım akslarına ve tüketim merkezlerine yakınlığı da değerleme çalışmalarında önemli rol oynuyor. Ancak artık yalnızca iyi bir lokasyona sahip olmak tek başına yeterli değil; teknik standartları yüksek, sürdürülebilir ve farklı operasyon modellerine uyum sağlayabilen tesisler yatırım açısından daha güçlü bir konuma geliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify"><strong>ARGE Gayrimenkul Değerleme Süreçlerinden Sorumlu GMY Kemal Cem Onursal</strong>, konuyla ilgili olarak 'Lojistik depolar artık yalnızca ürünlerin depolandığı yapılar değil, tedarik zincirinin kesintisiz işlemesini sağlayan stratejik merkezler olarak değerlendiriliyor. Bu nedenle değerleme çalışmalarında yalnızca metrekare büyüklüğü ya da konuma odaklanmak doğru sonuç vermiyor. Mimari plan uygunluğu, zemin taşıma kapasitesi, kat yüksekliği, yangın güvenliği, yükleme altyapısı ve sürdürülebilirlik standartları gibi pek çok kriteri birlikte değerlendiriyoruz. Özellikle Ağustos ayı, e-ticaret şirketlerinin sonbahar operasyonlarına yönelik hazırlıklarını yaptığı bir dönem olduğu için lojistik depo pazarında hareketlilik belirgin şekilde artıyor. Önümüzdeki dönemde otomasyon teknolojilerinin yaygınlaşması, hızlı teslimat beklentilerinin artması ve sürdürülebilirlik hedeflerinin güçlenmesiyle birlikte teknik standartları yüksek lojistik depoların yatırım değerini daha da artıracağını öngörüyoruz. Değerleme süreçlerinde de artık yalnızca bugünkü kullanım koşullarını değil, bir tesisin gelecekte farklı sektörlerin ihtiyaçlarına ne ölçüde cevap verebileceğini de analiz ediyoruz. Bu yaklaşım hem yatırımcıların daha sağlıklı karar almasını sağlıyor hem de lojistik gayrimenkullerin gerçek potansiyelini daha doğru ortaya koyuyor.' dedi.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>KAHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/yatirimcilar-rotayi-lojistik-depolarina-cevirdi</guid>
      <pubDate>Thu, 13 Aug 2026 13:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/uploads/2026/08/lojistik-depo.jpeg" type="image/jpeg" length="37007"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[KİRAZ İHRACATINDA 2025 YILININ YARALARI SARILDI]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/kiraz-ihracatinda-2025-yilinin-yaralari-sarildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/kiraz-ihracatinda-2025-yilinin-yaralari-sarildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye, kiraz ihracatında 2025 yılındaki iklim krizi kaynaklı ihracat kayıplarının yaralarını 2026 yılında sardı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye, kiraz ihracatında 2025 yılındaki iklim krizi kaynaklı ihracat kayıplarının yaralarını 2026 yılında sardı.</p>

<p style="text-align:justify">Türkiye, 2026 yılın 1 Ocak - 10 Ağustos döneminde 68 bin 737 ton kiraz ihraç ederek 235 milyon dolar dövizi hanesine yazdırdı.</p>

<p style="text-align:justify">Kiraz ihracatımız 2025 yılının 1 Ocak - 10 Ağustos döneminde 6 bin 40 ton karşılığı 47 milyon 728 bin dolar olmuştu. Kiraz ihracatı 2025 yılına göre göre miktar bazında 11 kat, döviz getirisi 4 kat yükseldi.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Başkan Balık: 'Kiraz ihracatında güçlü bir toparlanma yakaladık'</strong></p>

<p style="text-align:justify">Türkiye'nin kiraz üretiminde dünya birincisi olduğunu, ihracatta da ilk 3-4 ülke arasında yer aldığını paylaşan Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Cengiz Balık, 2025 yılında çiçeklenme döneminde kirazı donun vurduğunu bu nedenle 2025 yılında ihracatta büyük düşüş yaşandığını, 2026 yılında kiraz ihracatında güçlü bir toparlanma yakaladıklarını dile getirdi.</p>

<p style="text-align:justify">2026 yılının Türk kiraz ihracatı açısından dikkat çekici bir performans sergilediğini belirten Balık, '2026 yılının geride kalan diliminde 68 bin tonu aşan kiraz ihracatı karşılığında 235 milyon dolar döviz geliri elde ettik. Geçen yılın aynı dönemine göre ihracat miktarında yaklaşık 11 katlık, ihracat değerinde 4 katlık artış yaşadık' ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify"><strong>Kiraz ihracatında 34 ülkeden 52 ülkeye çıktık</strong></p>

<p style="text-align:justify">Kiraz ihracatının yalnızca miktar ve değer açısından değil, pazar çeşitliliği bakımından da olumlu bir seyir izlediğine dikkat çeken Balık şöyle devam etti: '2025 yılında 34 ülkeye kiraz ihraç edilirken bu yıl bu sayı 52'ye yükseldi. İspanya, İtalya, Litvanya, Letonya, Birleşik Krallık ve İrlanda'nın da aralarında bulunduğu 21 pazara yeniden ya da ilk kez ihracat gerçekleştirdik. Türk kirazının uluslararası pazarlardaki konumu güçlendi. Almanya 74 milyon dolarlık ihracatla en büyük pazar olmayı sürdürdü. Rusya Federasyonu'na 67,5 milyon dolarlık, Polonya'nın 29 milyon dolarlık ve Irak'a 26,5 milyon dolarlık ihracat hacmine ulaştık. 2027 yılında iklimsel bir sıkıntı yaşamadığımız takdirde kiraz ihracatında 250 milyon dolara ulaşmak hedefimiz olacak.'</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Uzak Doğu'da güç kazanmak istiyoruz</strong></p>

<p style="text-align:justify">İlk dört pazarın toplam kiraz ihracatının yaklaşık yüzde 85'ini oluşturduğuna dikkat çeken Başkan Balık, 'Mevcut pazarlardaki güçlü konumumuzu korurken ihracatımızı daha sürdürülebilir hale getirmek için pazar çeşitlendirme çalışmalarımıza aralıksız devam ediyoruz. Özellikle Uzak Doğu ülkeleri başta olmak üzere yüksek potansiyele sahip pazarlarda Türk kirazının bilinirliğini artırmaya ve ihracat ağımızı genişletmeye odaklanacağız. Çin'e ihracatımızın açılması için çabalarımız sürüyor. Kısa sürede sonuç almayı ümit ediyoruz' diyerek sözlerini noktaladı.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>KAHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/kiraz-ihracatinda-2025-yilinin-yaralari-sarildi</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 16:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/uploads/2026/08/kiraz-ihracatinda-2025-yilinin-yaralari-sarildi.webp" type="image/jpeg" length="99204"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[LASTİĞİNİZİN ÖMRÜNÜ NASIL KISALTIYORSUNUZ!]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/lastiginizin-omrunu-nasil-kisaltiyorsunuz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/lastiginizin-omrunu-nasil-kisaltiyorsunuz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Değişken yol koşulları, yoğun şehir içi trafik ve yanlış lastik basıncı uygulamaları lastiklerin kullanım ömrünü doğrudan etkileyebiliyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye'de sürücülerin karşılaştığı değişken yol koşulları, yoğun şehir içi trafik ve yanlış lastik basıncı uygulamaları lastiklerin kullanım ömrünü doğrudan etkileyebiliyor. Özellikle düzenli olarak kontrol edilmeyen hava basıncı, lastiklerde düzensiz aşınmaya neden olurken performans ve dayanıklılığı da olumsuz etkileyebiliyor. AKO Grup, doğru lastik kullanımının ve periyodik bakım alışkanlıklarının hem sürüş güvenliği hem de ekonomik sürdürülebilirlik açısından kritik rol oynadığına dikkat çekiyor.</p>

<p style="text-align:justify">Lastikler, araçla yol arasındaki tek temas noktası olması nedeniyle sürüş güvenliğinin en kritik unsurları arasında yer alıyor. Ancak lastiklerin kullanım ömrü yalnızca üretim teknolojisiyle değil; yol koşulları, sürüş alışkanlıkları, iklim şartları ve periyodik bakımlarla da doğrudan ilişkilendiriliyor. Yanlış hava basıncı uygulamaları lastiklerin yıpranma sürecini hızlandırabiliyor. Uzmanlar, lastik hava basıncının düzenli olarak kontrol edilmesi, araç üreticisinin önerdiği değerlere uyulması, rotasyon ve balans uygulamalarının aksatılmaması ile agresif sürüş alışkanlıklarından kaçınılmasının lastik ömrünü uzatmaya yardımcı olduğunu belirtiyor. Düzenli bakım uygulamaları sayesinde lastiklerin performansı korunurken, sürüş güvenliği ve yakıt verimliliğine de katkı sağlanabiliyor.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>'Beş yılı aşan lastiklerin düzenli uzman kontrolünden geçirilmesi gerekiyor '</strong></p>

<p style="text-align:justify"><strong>AKO Grup Yönetim Kurulu Üyesi S. Safa Özcan, </strong>konuya ilişkin değerlendirmesinde<strong>; </strong>'AKO Grup olarak Türkiye'nin farklı bölgelerindeki kullanıcı deneyimlerini ve lastik performanslarını yakından takip ediyoruz. Gözlemlerimiz, Türkiye'de lastiklerin Avrupa ortalamasına kıyasla daha zorlu yol ve kullanım koşullarına maruz kaldığını gösteriyor. Sürücülerimizin yalnızca lastik diş derinliğine odaklanmaması gerekiyor. Beş yılı aşan lastiklerin düzenli uzman kontrolünden geçirilmesi, 10 yılı aşan lastiklerin ise mutlaka değiştirilmesi sürüş güvenliği açısından kritik önem taşıyor. Günümüzde lastik teknolojileri sürekli gelişirken, bu teknolojilerden maksimum fayda sağlanabilmesi için doğru kullanım alışkanlıklarının da aynı ölçüde önem taşıdığına inanıyoruz.' ifadelerini kullandı.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Yol koşulları lastiğin ömrünü doğrudan etkiliyor</strong></p>

<p style="text-align:justify">Lastiklerin kullanım ömrü yalnızca üretim kalitesiyle değil, karşılaştığı yol şartlarıyla da yakından ilişkili. Çukur, kasis, bozuk asfalt ve düzensiz yol yüzeyleri lastik karkasında görünmeyen deformasyonlara neden olabiliyor. Özellikle şehir içi kullanımda sık karşılaşılan bu darbeler, zaman içinde hem sürüş konforunu hem de lastiğin dayanıklılığını olumsuz etkiliyor.</p>

<p style="text-align:justify">Yol yüzeyindeki bozulmaların yoğun olduğu bölgelerde lastiklerin daha hızlı aşınması, sürücüler için bakım ve yenileme maliyetlerini de artırıyor.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Sürüş alışkanlıkları lastiğin kaderini belirliyor</strong></p>

<p style="text-align:justify">Ani hızlanmalar, sert frenlemeler ve yüksek hızda viraj alma gibi agresif sürüş davranışları, lastik sırtında düzensiz aşınmalara neden oluyor. Özellikle yoğun trafikte sık tekrarlanan dur-kalk hareketleri, lastiğin çalışma sıcaklığını artırarak aşınma hızını yükseltiyor. Buna karşın dengeli sürüş alışkanlıkları, düzenli rotasyon ve periyodik kontroller lastiklerin kullanım süresini önemli ölçüde uzatabiliyor. Kullanım koşullarına bağlı olarak zamanla yaşlanan lastiklerin, belirli aralıklarla uzman kontrolünden geçirilmesi güvenli sürüş açısından büyük önem taşıyor.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>En büyük risklerden biri: Yanlış lastik basıncı</strong></p>

<p style="text-align:justify">Lastik ömrünü kısaltan en önemli nedenlerden biri ise yanlış hava basıncı kullanımı olarak öne çıkıyor. Araç üreticisinin önerdiği değerlerin altında kullanılan lastikler, yol ile temas sırasında daha fazla esniyor ve özellikle yanak bölgelerinde aşırı yük oluşmasına neden oluyor. Bu durum zamanla düzensiz aşınmaları artırırken, lastiğin yapısal dayanıklılığını da olumsuz etkileyebiliyor.</p>

<p style="text-align:justify">Düşük hava basıncıyla kullanılan lastiklerde yanak bölgesinde meydana gelen sürekli esneme ve ısınma, lastiğin ömrünü kısaltabildiği gibi sürüş performansını da olumsuz etkileyebiliyor. Aynı zamanda yuvarlanma direncinin artmasına bağlı olarak yakıt tüketimi de yükselebiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Öte yandan yüksek hava basıncı da lastiğin orta bölümünde düzensiz aşınmaya yol açabiliyor. Sonuç olarak önerilen değerlerin altında ya da üstünde kullanılan lastikler hem daha hızlı yıpranıyor hem de sürüş güvenliği açısından risk oluşturabiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>KAHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/lastiginizin-omrunu-nasil-kisaltiyorsunuz</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 11:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/uploads/2026/08/lastiginizin-omrunu-nasil-kisaltiyorsunuz.webp" type="image/jpeg" length="58491"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[KÖRFEZ ÜLKELERİ YAPAY ZEKA YATIRIMLARINI HIZLANDIRIYOR]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/korfez-ulkeleri-yapay-zeka-yatirimlarini-hizlandiriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/korfez-ulkeleri-yapay-zeka-yatirimlarini-hizlandiriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Körfez ülkeleri, petrol sonrası döneme hazırlanmak amacıyla yapay zekâ ve veri merkezlerine yönelik yatırımlarını hızlandırıyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Körfez ülkeleri, petrol sonrası döneme hazırlanmak amacıyla yapay zekâ ve veri merkezlerine yönelik yatırımlarını hızlandırıyor. Ancak ekonomik çeşitlenmenin bu yeni alanı, bölgeyi daha önce karşılaşmadığı kırılganlıklarla karşı karşıya bırakıyor. Kritik altyapılar, teknoloji bağımlılığı, yetenek açığı ve kaynaklar üzerindeki baskı bu risklerin başında geliyor.</p>

<p><strong>Öne çıkan veriler:</strong></p>

<p>Körfez ülkeleri son 20 yılda yapay zekâ, gelişmiş veri merkezleri, video oyunları ve dijital ekosistemlere <strong>250 milyar doların üzerinde</strong> yatırım yaptı.Bölge, mevcut küresel veri merkezi kapasitesinin <strong>yüzde 1'inden</strong> biraz fazlasına sahipken, yapımı devam eden kapasitenin yaklaşık yüzde 7'sini, planlanan kapasitenin ise yaklaşık yüzde 6'sını oluşturuyor.Standart bir hiper ölçekli veri merkezinin soğutulması için <strong>günde 1 ila 5 milyon litre</strong> su gerekebiliyor.</p>

<p><strong>Körfez, yapay zeka yatırımlarını hızlandırıyor</strong></p>

<p>Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) ülkeleri, yapay zekâ ve dijital altyapı yatırımlarında dünyanın yeni büyüme merkezlerinden biri olarak öne çıkıyor. Ulusal varlık fonları ve ekonomik çeşitlendirme stratejilerinin desteğiyle yapay zekâ, bulut bilişim, veri merkezleri ve dijital ekosistemlere önemli yatırımlar yapılıyor. Bölgenin mevcut küresel kapasitedeki payı halen sınırlı olsa da yapımı devam eden ve planlama aşamasındaki projelerde üstlendiği rol hızla büyüyor.</p>

<p>Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri, bu yarışta bölgenin iki itici gücü olarak öne çıkıyor. Büyük ölçekli dijital altyapı projeleri ve küresel teknoloji şirketleriyle kurulan iş birliklerinin etkisiyle Riyad ve Abu Dabi'nin, Körfez'in yapay zekâ ve hiper ölçekli veri merkezi alanındaki başlıca merkezleri haline gelmesi bekleniyor.</p>

<p><strong>Ekonomik çeşitlenme kırılganlıkların yönünü değiştiriyor</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Körfez'deki dijital dönüşüm yarışının arkasında düşük maliyetli enerji, güçlü finansal kaynaklar, deniz suyunu arıtma altyapısı ve Avrupa, Asya ile Afrika arasındaki stratejik coğrafi konum gibi önemli avantajlar bulunuyor. Ancak bu avantajlar kırılganlıkları ortadan kaldırmak yerine farklı alanlara taşıyor.</p>

<p>Bölgenin yapay zekâ alanındaki hedefleri; özellikle yarı iletkenler, grafik işlemcileri, büyük bulut hizmeti sağlayıcıları ve ihracat lisansları açısından yabancı teknolojilere bağımlılığını sürdürüyor. Körfez'de yarı iletken üretimi veya yazılım mimarisi alanında henüz gelişmiş bir yerel ekosistem bulunmuyor. Bu bağımlılık insan kaynağına da uzanıyor. Yapay zekâ, bulut bilişim ve yarı iletken alanındaki uzmanlara dünyanın önde gelen teknoloji merkezlerinde halihazırda yoğun talep bulunuyor.</p>

<p><strong>Dijital altyapılar kritik hale geliyor</strong></p>

<p>Körfez ekonomileri giderek daha fazla dijitalleşirken veri merkezleri, deniz altı kabloları, bulut platformları ve dijital ağlar kritik altyapılar haline geliyor. Finansal hizmetlerden kamu platformlarına, akıllı şehirlerden şirketlerin kullandığı dijital tedarik zincirlerine kadar pek çok alan artık bu altyapılara dayanıyor.</p>

<p>Bölgedeki dalgalı jeopolitik ortamda dijital altyapının bu ölçüde merkezi bir konuma gelmesi, yeni bir ülke riski türünü de beraberinde getiriyor. Büyük veri merkezleri fiziksel hedeflere dönüşürken, deniz altı kabloları da bir başka potansiyel kırılganlık noktası oluşturuyor.</p>

<p>Kaynaklar üzerindeki baskı ise risklere yeni bir boyut ekliyor. Tatlı su kaynaklarının sınırlı olduğu ve su ihtiyacının büyük ölçüde deniz suyunun arıtılmasıyla karşılandığı bölgede, büyük ölçekli bilgi işlem kapasitesinin gelişmesi; sanayi, konut ve dijital altyapıların su kullanımı arasındaki tercihleri daha da zorlaştırabilir.</p>

<p>Bu nedenle Körfez'in yapay zekâ alanındaki yükselişi şirketler açısından teknolojik inovasyonun ötesinde bir anlam taşıyor. Süreç; operasyonel dayanıklılık, tedarikçilere bağımlılık, iş sürekliliği ve kritik dijital altyapılara maruz kalma açısından somut riskleri de gündeme getiriyor.</p>

<p>Coface Orta Doğu Ekonomisti <strong>Seltem İyigün</strong> ise gelişmeleri şöyle değerlendiriyor:</p>

<p>'Körfez'in yapay zekâ yarışı köklü bir dönüşüme işaret ediyor. Petrol sonrası ekonomik çeşitlenme kırılganlıkları ortadan kaldırmıyor, yeni kırılganlıklar yaratıyor. Veri merkezleri, yarı iletkenler, yetenekli insan kaynağı ve doğal kaynaklar artık enerji altyapısı kadar stratejik varlıklar haline geliyor.'</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>KAHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/korfez-ulkeleri-yapay-zeka-yatirimlarini-hizlandiriyor</guid>
      <pubDate>Wed, 12 Aug 2026 11:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/uploads/2026/08/korfez-ulkeleri.jpg" type="image/jpeg" length="45298"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[HANGİ 'E-İHRACAT'CIYA DEVLET DESTEĞİ YAPILACAK?]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/hangi-e-ihracatciya-devlet-destegi-yapilacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/hangi-e-ihracatciya-devlet-destegi-yapilacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ticaret Bakanlığı e-ihracat desteklerinin yol haritasını işletmelerle paylaşacak. program 12 Ağustos 2026 Çarşamba günü saat 10:00'da Ticimax Kampüs binasında gerçekleştirilecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ticaret Bakanlığı e-ihracat desteklerinin yol haritasını işletmelerle paylaşacak. Türkiye'den yurt dışına online satış yapmak isteyen şirketlerin yararlanabileceği devlet destekleri, başvuru koşulları ve global pazarlara açılmanın yol haritası, Ticimax tarafından organize edilen özel bir eğitim programında ele alınacak. T.C. Ticaret Bakanlığı E-İhracat, Dijital Pazarlama Daire Başkanı Hasan Önal'ın katılacağı program, 12 Ağustos 2026 Çarşamba günü (yarın) saat 10:00'da Ticimax Kampüs binasında gerçekleştirilecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Programda, e-ihracata yönelik güncel destek mekanizmaları doğrudan Bakanlık perspektifiyle işletmelere aktarılacak. Programda ayrıca global ödeme ve kargo süreçlerinden çoklu dil ve para birimi yönetimine, dijital pazarlamadan hedef pazar seçimine kadar e-ihracatın farklı aşamaları ele alınacak.</p>

<p><strong>Hangi şirket hangi destekten yararlanabilir?</strong></p>

<p>E-ihracat, özellikle KOBİ'ler ve dijital kanallar üzerinden büyümek isteyen markalar açısından yeni pazarlara ulaşmanın önemli yollarından biri haline gelirken, şirketlerin devlet tarafından sağlanan desteklerden nasıl yararlanabileceği de gündemin önemli başlıkları arasında yer alıyor. Ticimax tarafından düzenlenen bu özel eğitim programında, e-ihracata yeni başlayacak işletmelerin yanı sıra halihazırda yurt dışına satış yapan ve operasyonlarını büyütmek isteyen şirketlere yönelik destekler ve uygulama süreçleri ayrıntılarıyla ele alınacak.</p>

<p>Programın 'E-İhracat Destekleri ve Global Pazarlara Açılma' başlıklı bölümünde <strong>T.C. Ticaret Bakanlığı E-İhracat, Dijital Pazarlama Daire Başkanı Hasan Önal</strong>, Türkiye'nin e-ihracat vizyonunu ve işletmeler açısından ortaya çıkan fırsatları anlatacak. Önal'ın sunumunda şirketlerin e-ihracata yönelik hangi devlet desteklerinden yararlanabileceği, pazaryeri ve dijital pazarlama destekleri, yurt dışı pazarlara girişte kullanılabilecek destek mekanizmaları ve başvuru süreçleri üzerinde durulacak. Desteklerden yararlanabilmek için şirketlerin yerine getirmesi gereken temel koşullar ve başvurularda dikkat edilmesi gereken noktalar da programın önemli başlıkları arasında yer alacak. Sunumun ardından gerçekleştirilecek soru-cevap bölümünde işletmeler, e-ihracat destekleri ve başvuru süreçleriyle ilgili merak ettikleri konuları doğrudan Önal'a yöneltebilecek.</p>

<p><strong>Global satışta teknoloji ve operasyon nasıl kurulmalı?</strong></p>

<p>E-ihracatta devlet desteklerinin yanı sıra şirketlerin global satışa hazırlanabilmesi için gereken teknolojik altyapı ve operasyonel süreçler de eğitim programında ele alınacak. Ticimax Ürün Geliştirme Direktörü Damla Vuranok, 'Ticimax ile E-İhracata Başlamak ve Büyümek' başlıklı oturumda bir işletmenin yurt dışına satışa başlayabilmesi için ihtiyaç duyduğu altyapıyı aktaracak. Global ödeme sistemleri, yurt dışı kargo ve operasyon yönetimi, çoklu dil ve para birimi kullanımı ile dijital pazarlama ve büyüme süreçleri oturumun ana başlıklarını oluşturacak.</p>

<p><strong>Karaköy Güllüoğlu deneyimini anlatacak</strong></p>

<p>Programda e-ihracatın teorik ve teknik boyutunun yanı sıra gerçek bir şirket deneyimine de yer verilecek. <strong>Ticimax CEO'su Cenk Çiğdemli ile Karaköy Güllüoğlu E-Ticaret Müdürü Abdullah Özkan</strong>'ın katılacağı 'E-İhracatta Gerçek Bir Başarı Hikâyesi' oturumunda Karaköy Güllüoğlu'nun yurt dışına online satış yolculuğu ele alınacak. Şirketin e-ihracata nasıl başladığı, ilk hedef pazarını hangi kriterlerle belirlediği ve operasyonunu zaman içinde nasıl geliştirdiği anlatılırken, süreçte edinilen deneyimler üzerinden e-ihracata başlayacak işletmelere yönelik öneriler de paylaşılacak. Program, e-ihracata başlamayı planlayan işletmeler, yurt dışı satışlarını artırmak isteyen markalar, devlet desteklerinden daha etkin yararlanmayı hedefleyen e-ticaret şirketleri ve yeni pazarlara açılmak isteyen girişimcilere yönelik gerçekleştirilecek.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>KAHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/hangi-e-ihracatciya-devlet-destegi-yapilacak</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 16:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/uploads/2026/08/e-ihracat.jpg" type="image/jpeg" length="81602"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[TEKFEN GRUP ŞİRKETLERİNE YENİ BAŞKAN: LEVENT KAFKASLI]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/tekfen-grup-sirketlerine-yeni-baskan-levent-kafkasli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/tekfen-grup-sirketlerine-yeni-baskan-levent-kafkasli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tekfen'de yeni dönem başladı. Tekfen Grup Şirketleri'nin Yeni Başkanı üst düzey yönetim kademelerinde görev almış tecrübeli isim Levent Kafkaslı oldu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tekfen Grup Şirketleri'nin Yeni Başkanı <strong><strong>Levent Kafkaslı</strong></strong> oldu.<br />
Çoğunluk hisse payının OYAK hâkim ortaklığındaki ON Investment B.V.'ye devrinin ardından, Tekfen'de yeni dönem başladı. Grup Şirketler Başkanlığı (CEO) görevine, geçmiş yıllarda Tekfen Taahhüt Grubu'nda üst düzey yönetim kademelerinde görev almış, tecrübeli isim Levent Kafkaslı getirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify"></p>

<p style="text-align:justify"></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>KAHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/tekfen-grup-sirketlerine-yeni-baskan-levent-kafkasli</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 12:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/uploads/2026/08/tekfen-grup-sirketlerine-yeni-baskan-levent-kafkasli.webp" type="image/jpeg" length="48141"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[GELECEĞİN İŞ DÜNYASINDA 'VERİMLİLİK HEDEFİ' İLK SIRADA]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/gelecegin-is-dunyasinda-verimlilik-hedefi-ilk-sirada</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/gelecegin-is-dunyasinda-verimlilik-hedefi-ilk-sirada" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Erasys Mühendislik Kurucu ve Genel Müdürü Hakan Cengiz, çalışma hayatındaki dönüşümün şirketleri daha verimli iş modellerine yönelttiğini belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>TÜİK Haziran 2026 İşgücü İstatistikleri verilerine göre, Haziran ayında istihdam edilenlerin sayısı bir önceki aya göre 227 bin kişi artarak 32 milyon 733 bine yükselirken, çalışanların haftalık ortalama fiili çalışma süresi 0,1 saat artarak 42,5 saate çıktı. İş gücü piyasasındaki bu hareketlilik, şirketler açısından yalnızca istihdam artışını değil, mevcut insan kaynağının daha etkin kullanılması ve operasyonel verimliliğin artırılması konularını da yeniden gündeme taşıdı.</p>

<p>Erasys Mühendislik Kurucusu ve Genel Müdürü Hakan Cengiz, günümüz rekabet koşullarında şirketlerin büyüme stratejilerinin yalnızca daha fazla çalışan istihdam etmek üzerine kurulamayacağını belirterek, asıl odağın mevcut iş gücünün verimli yönetilmesi olması gerektiğine dikkat çekti.</p>

<p>Cengiz, 'Endüstri 4.0 uygulamaları, Kaizen yaklaşımı ve yalın yönetim modelleri sayesinde şirketlerde iş gücü planlaması artık daha fazla veriye dayalı hale geliyor. Süreçlerdeki kayıplar azaltılırken, çalışan performansı ve üretim verimliliği artırılıyor, operasyonel maliyetler daha etkin yönetilebiliyor. Önümüzdeki dönemde rekabette fark yaratacak şirketler, yalnızca daha fazla insan kaynağına sahip olanlar değil; mevcut kaynaklarını dijital teknolojiler ve sürekli iyileştirme kültürüyle en doğru şekilde yönetenler olacak' dedi. Türkiye'nin üretim gücünü küresel rekabet avantajına dönüştürebilmesi için verimlilik odaklı dönüşümün kritik önem taşıdığını vurgulayan Cengiz, 'Türkiye'nin hedefi yalnızca daha fazla üretmek değil, daha akıllı, daha hızlı ve daha verimli üretim modelleriyle dünya pazarlarında güçlü şirketler ortaya koymak olmalı' ifadelerini kullandı.</p>

<p style="text-align:justify">Türkiye'de haftalık yasal çalışma süresi <strong>45 saat</strong> olarak uygulanırken, Avrupa'da çalışma süreleri daha kısa bir yapıya sahip. Fransa'da yasal haftalık çalışma süresi 35 saat olarak uygulanırken, Almanya, Hollanda ve Danimarka gibi ülkelerde birçok sektörde toplu iş sözleşmeleriyle haftalık çalışma süreleri 35-38 saat seviyelerinde gerçekleşiyor.</p>

<p style="text-align:justify">Bu fark, şirketlerin rekabet gücünü artırmak için yalnızca daha fazla çalışma süresine değil, iş süreçlerinin ne kadar etkin yönetildiğine odaklanması gerektiğini ortaya koyuyor. Özellikle dijital insan kaynakları çözümleri; çalışan zamanının daha doğru planlanması, operasyonel süreçlerin hızlandırılması ve veriye dayalı karar alma mekanizmalarının güçlendirilmesi açısından kritik rol oynuyor.</p>

<p style="text-align:justify">Çalışma hayatındaki dönüşümün şirketleri daha verimli iş modellerine yönelttiğini belirten <strong>Erasys Mühendislik Kurucu ve Genel Müdürü Hakan Cengiz</strong>, 'Türkiye'de çalışanlar Avrupa'daki birçok ülkeye kıyasla daha uzun süre çalışıyor. Ancak günümüzde rekabet avantajını belirleyen unsur çalışma saatinin uzunluğu değil, bu sürenin ne kadar verimli kullanıldığıdır. Endüstri 4.0 dönüşümü yalnızca teknolojik yatırımlardan ibaret değil; süreçlerin yeniden tasarlanması, çalışanların doğru alanlarda konumlandırılması ve operasyonların sürekli iyileştirilmesi gerekiyor. Kaizen yaklaşımıyla küçük ama sürekli iyileştirmeler sağlayarak işletmelerin verimliliklerini artırmalarına ve sürdürülebilir büyüme sağlamalarına destek oluyoruz.'</p>

<p style="text-align:justify"><strong>'Geleceğin İş Dünyasında Verimlilik Öne Çıkacak'</strong></p>

<p style="text-align:justify">Sanayide yaşanan dönüşümle birlikte şirketler üretim süreçlerinden operasyon yönetimine kadar birçok alanda daha çevik ve verimli çalışma modellerine yöneliyor. Bu süreçte Kaizen yaklaşımı, işletmelerin mevcut süreçlerini analiz ederek gereksiz adımları azaltmasına, kaynak kullanımını optimize etmesine ve çalışanların iyileştirme süreçlerine aktif katılım sağlamasına imkan sunuyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Erasys, şirketlerin Endüstri 4.0 yolculuğunda teknoloji yatırımlarının yanı sıra süreç yönetimi ve insan faktörünün de birlikte ele alınması gerektiğine dikkat çekiyor.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>'Endüstri 4.0'ın Merkezinde İnsan Var'</strong></p>

<p style="text-align:justify"><strong>Hakan Cengiz,</strong> geleceğin iş dünyasında teknoloji ile insan kaynağının birlikte yönetilmesinin kritik önem taşıdığını belirterek sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<p style="text-align:justify">'Endüstri 4.0'ın merkezinde insan var. Makineleri, sistemleri ve üretim süreçlerini dijitalleştirirken çalışan süreçlerini de iyileştirmek gerekiyor. Verimli bir işletme modeli; teknoloji, süreç yönetimi ve insan kaynağının birlikte optimize edilmesiyle mümkün oluyor. Önümüzdeki dönemde şirketlerin en önemli gündemlerinden biri, daha az kaynakla daha fazla değer üretmek olacak.'</p>

<p style="text-align:justify">Erasys, Kaizen, yalın yönetim ve Endüstri 4.0 yaklaşımıyla şirketlerin operasyonel verimliliklerini artırmalarına, süreçlerini iyileştirmelerine ve sürdürülebilir büyüme hedeflerine ulaşmalarına destek olmayı sürdürüyor.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>KAHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/gelecegin-is-dunyasinda-verimlilik-hedefi-ilk-sirada</guid>
      <pubDate>Tue, 11 Aug 2026 09:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/uploads/2026/08/is-yerinde-verimlilik.png" type="image/jpeg" length="41773"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[ADANA KARATAŞ'TA 1,2 MİLYAR LİRALIK SERA YATIRIMI]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/adana-karatasta-12-milyar-liralik-sera-yatirimi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/adana-karatasta-12-milyar-liralik-sera-yatirimi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adana Karataş'ta 1,2 milyar liralık yatırımla yapılan 'Sera Organize Tarım Bölgesi'nin yıllık 100 bin ton üretim kapasitesine sahip olacağı bildirildi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Adana Karataş'ta 1,2 milyar liralık yatırımla yapılan sera organize tarım bölgesinin yıllık 100 bin ton üretim kapasitesine sahip olacağını bildirdi.</p>

<p style="text-align:justify">Bakan Yumaklı, konuya ilişkin açıklamada bulundu.</p>

<p style="text-align:justify">Tarıma elverişsiz alanları yüksek teknoloji gücüyle bereketli üretim merkezlerine dönüştürdüklerini ifade eden Yumaklı, şunları kaydetti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">'Adana Karataş Sera Organize Tarım Bölgemizde 1,2 milyar liralık yatırımla modern topraksız tarım dönemini başlattık. Yıllık 100 bin ton üretim kapasitesi, 5 bin vatandaşımıza istihdam imkânı ve yıl sonuna kadar 650 dekar alanda üretim hedefimizle ülkemizin gücüne güç katıyoruz. Hayırlı, bereketli olsun.'</p>

<p style="text-align:justify"></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>KAHA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/adana-karatasta-12-milyar-liralik-sera-yatirimi</guid>
      <pubDate>Mon, 10 Aug 2026 13:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/uploads/2026/08/adana-karatasta-12-milyar-liralik-sera-yatirimi.webp" type="image/jpeg" length="62192"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
