<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>HABER HABERE Güncel Türkiye ve Dünya'dan Son Dakika Haberleri</title>
    <link>https://www.haberhabere.com</link>
    <description>7/24 Haber Doğru Haberin Adresi Dürüst Haber Tarafsız Haber Türkiye ve Dünyadan Haberler Gerçek ve Güncel Haberler Deneyimli Kadro Flaş Haberler Spor Haberleri</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.haberhabere.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2024. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 16 Sep 2026 21:25:26 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[NASUH MAHRUKİ HAKKINDA TAHLİYE KARARI VERİLDİ]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/nasuh-mahruki-hakkinda-tahliye-karari-verildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/nasuh-mahruki-hakkinda-tahliye-karari-verildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Hakim karşısına çıkan eski AKUT Başkanı Nasuh Mahruki hakkında savcı tahliye talebinin reddedilmesini istese de Mahkeme tahliye kararı verdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>15 Temmuz darbe girişimine ilişkin sosyal medya paylaşımları nedeniyle "Halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme" suçlamasıyla tutuklu yargılanan eski AKUT Başkanı Nasuh Mahruki, hakim karşısına çıktı. Savcı Mahruki'nin tahliye talebinin reddedilmesini istese de Mahkeme tahliye kararı verdi.</p>

<p>15 Temmuz darbe girişimine ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımlar gerekçe gösterilerek hakkında dava açılan ve 17 Temmuz'dan bu yana tutuklu bulunan eski AKUT Başkanı Nasuh Mahruki'nin yargılanmasına başlandı. Hakkında "Halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme" suçundan 4 yıl 6 aya kadar hapis cezası istenen Mahruki, bugün Bakırköy Adliyesi’nde hakim karşısına çıktı. Mahkeme Mahruki'nin tahliyesine karar verdi.</p>

<p><strong>SAVCIDAN TUTUKLULUĞUN DEVAMI YÖNÜNDE MÜTALAA</strong></p>

<p>Duruşmada kimlik tespiti ve savunmaların alınmasının ardından Cumhuriyet Savcısı esasa ilişkin mütalaasını sundu.</p>

<p>Savcı, suçun niteliği ve mevcut delil durumunu gerekçe göstererek Nasuh Mahruki’nin tahliye talebinin reddedilmesini ve tutukluluk halinin devamına karar verilmesini talep etti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Mahkeme heyeti, savcının "tutukluluğa devam" yönündeki mütalaasına rağmen Mahruki için tahliye kararı verdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HM</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/nasuh-mahruki-hakkinda-tahliye-karari-verildi</guid>
      <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 17:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/uploads/2024/12/nasuh-mahruki.jpg" type="image/jpeg" length="94948"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SU SORUNUMUZ YALNIZCA BİREYSEL TASARRUFLA ÇÖZÜLEMEZ]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/su-sorunumuz-yalnizca-bireysel-tasarrufla-cozulemez</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/su-sorunumuz-yalnizca-bireysel-tasarrufla-cozulemez" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Su krizi denildiğinde genellikle aklımıza öncelikle şehirlerde gerçekleşen su kesintileri gelse de durum o kadar basit değil...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Su krizinin yalnızca şehirlerde yaşanan su kesintilerinden ibaret olmadığını kaydeden Çevre Sağlığı Program Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Adiller, 'Barajların doluluk oranlarının düşmesinin yanında yeraltı su seviyelerinin azalması, tarımsal üretimin zorlaşması, sulak alanların kaybedilmesi ve suyun kalitesinin bozulması söz konusu olabilir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Dolayısıyla geleceğin su krizi yalnızca bir 'su miktarı' problemi değil; aynı zamanda gıda, ekonomi, ekosistem ve bunlarla birlikte ortaya çıkacak halk sağlığı problemi olacaktır.' dedi. Su tasarrufunun yalnızca bireysel kullanım alışkanlıklarına indirgenmemesi gerektiğine dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Adiller, özellikle tarımsal sulama ve şebeke kayıplarında büyük ölçekli dönüşüm gerektiğini vurguladı.</strong></p>

<p>Üsküdar Üniversitesi SHMYO Çevre Sağlığı Program Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Adiller, 18 Eylül Dünya Su İzleme Günü kapsamında, iklim değişikliği, bilinçsiz su kullanımı ve su kaynakları üzerindeki artan baskının özellikle Türkiye'de su krizine etkisi hakkında açıklamalarda bulundu.</p>

<p><strong>Su krizi; gıda, ekonomi, ekosistem ve halk sağlığını da tehdit ediyor!</strong></p>

<p>Su krizi denildiğinde genellikle aklımıza şehirlerde gerçekleşen su kesintileri geldiğini ifade eden Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Adiller, 'Ancak durum o kadar basit değil. Su kaynaklarının miktar ve kalite açısından azalması; içme ve kullanma suyuna erişimden tarımsal üretime, gıda fiyatlarından sanayiye ve enerji üretimine kadar hayatın hemen her alanını etkileyebilir.' dedi.</p>

<p>Ülkemizin de su stresi yaşayan ülkeler arasında yer aldığını hatırlatan Dr. Öğr. Üyesi Adiller, 'Nüfus artışı ve iklim değişikliğinin etkileri düşünüldüğünde mevcut kaynaklar üzerindeki baskının gelecekte daha da artması bekleniyor. Asıl risk, belirli dönemlerde yaşanan kuraklığın kalıcı bir su güvensizliğine dönüşmesidir. Barajların doluluk oranlarının düşmesinin yanında yeraltı su seviyelerinin azalması, tarımsal üretimin zorlaşması, sulak alanların kaybedilmesi ve suyun kalitesinin bozulması söz konusu olabilir. Dolayısıyla geleceğin su krizi yalnızca bir 'su miktarı' problemi değil; aynı zamanda gıda, ekonomi, ekosistem ve bunlarla birlikte ortaya çıkacak halk sağlığı problemi olacaktır.' şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>İklim değişikliği, Türkiye'nin su kaynaklarını daha hassas hale getiriyor!</strong></p>

<p>Türkiye'nin, iklim değişikliğinin etkilerine karşı oldukça hassas olan Akdeniz Havzası içerisinde bulunduğunu dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Adiller, 'İklim değişikliğiyle birlikte sıcaklıkların yükselmesi, buharlaşmanın artması, yağış rejiminin değişmesi ve kurak dönemlerin daha uzun ve şiddetli hale gelmesi su kaynaklarımız üzerinde ciddi bir baskı oluşturuyor. Bilimsel değerlendirmeler içinde bulunduğumuz coğrafyada kuraklığın şiddeti ve su kıtlığı riskinin artacağını, yıllık yağışlarla oluşan akarsuların ve yeraltı suyunun beslenmesinin azalacağını gösteriyor.' dedi.</p>

<p>Toplam yağış miktarı kadar yağışın ne zaman ve nasıl gerçekleştiğinin de önemli bir nokta olduğunu kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Adiller, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<p>'Uzun süre yağış almayan bir bölgeye kısa sürede çok şiddetli yağmur yağması, su kaynaklarının sağlıklı şekilde beslenmesi anlamına gelmez. Böyle yağışlar daha fazla yüzeysel akışa, erozyona ve taşkına dönüşebilir. Buna karşılık düzenli yağışın azalması, toprağın ve yeraltı suyu rezervlerinin beslenmesini güçleştirir.</p>

<p>Bu nedenle iklim değişikliğinin Türkiye açısından ortaya çıkardığı tabloyu 'daha az yağış' ifadesiyle sınırlamamak gerekir. Daha doğru ifade; daha sıcak bir iklim, artan buharlaşma, daha düzensiz yağışlar, daha sık ve şiddetli kuraklıklar ve buna bağlı olarak daha hassas hale gelen su kaynaklarıdır. Türkiye'nin 2026-2035 Ulusal Su Planı'nda da değişen iklim koşullarına uyum ve su kaynaklarının verimli kullanılması temel öncelikler arasında yer alıyor.'</p>

<p><strong>Türkiye'nin su sorunu yalnızca bireysel tasarrufla çözülemez!</strong></p>

<p>Günlük hayatta su tasarrufu yaparken en sık yapılan hatalara değinen Dr. Öğr. Üyesi Adiller, 'En yaygın hata, su tasarrufunu yalnızca 'musluğu biraz daha az açmak' olarak görmek. Elbette diş fırçalarken musluğu açık bırakmak, gereğinden uzun duş almak, az miktarda ve sık sık çamaşır veya bulaşık için makine çalıştırmak, araç ve balkonları hortumla yıkamak ciddi bir gereksiz tüketim oluşturuyor. Ancak fark edilmeyen küçük kaçaklar da uzun süre devam ettiğinde önemli miktarda su kaybına yol açabiliyor.' dedi.</p>

<p>Bahçe sulamasının sıcak saatlerde yapılmasının da sık karşılaşılan yanlışlardan biri olduğuna işaret eden Dr. Öğr. Üyesi Adiller, 'Buharlaşmanın yüksek olduğu saatlerde yapılan sulamada verilen suyun önemli bir bölümü bitkiye ulaşmadan kaybedilebilir. Sabah erken veya akşam saatlerinde yapılan, bitkinin ihtiyacına göre kontrollü sulama çok daha verimlidir. Bir diğer önemli hata ise her kullanım için içilebilir kalitede şebeke suyu kullanılması gerektiğini düşünmek. Uygun sistemlerin bulunduğu yapılarda yağmur suyu veya arıtılmış gri su; peyzaj sulama ve rezervuar gibi içme suyu kalitesi gerektirmeyen alanlarda değerlendirilebilir. Türkiye'nin Su Verimliliği Stratejisi de yağmur suyu hasadı, gri su ve kullanılmış suların yeniden kullanımını yaygınlaştırmayı hedeflemektedir.' açıklamasını yaptı.</p>

<p>Türkiye'nin su sorununun yalnızca vatandaşın duş süresini kısaltmasına indirgemenin doğru olmadığının altını çizen Dr. Öğr. Üyesi Adiller, DSİ verilerine göre ülkemizde kullanılan suyun büyük bir bölümünün sulamada kullanıldığını, bu nedenle bireysel tasarruf kültürünün mutlaka geliştirilirken tarımsal sulama, şebeke kayıpları ve sanayide su verimliliği gibi alanlarda da büyük ölçekli dönüşüm sağlanması gerektiğini vurguladı.</p>

<p><strong>Yeraltı suyu bir 'yedek depo' olarak değil, sınırlı stratejik bir doğal kaynak olarak görülmeli!</strong></p>

<p>Yeraltı sularının çoğu zaman görünmediği için tükenmeyecek bir kaynak gibi algılanabildiğine dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Adiller, 'Oysa yeraltı suları da yağışlar sonucunda topraktan sızan sularla doğal olarak yeniden beslendiğinden daha fazla su çekildiğinde yeraltı su seviyesi sürekli olarak düşer. Bunun ilk sonucu kuyuların su seviyesinin daha derine inmesi, bazı kuyuların kullanılamaz hale gelmesi ve suyun çıkarılması için daha fazla enerji harcanmasıdır.' dedi.</p>

<p>Fakat detaylı değerlendirmelerde çevresel sonuçların çok daha ciddi olabildiğini aktaran Dr. Öğr. Üyesi Adiller, 'Bazı jeolojik koşullarda zeminde oturma ve çökmeler meydana gelebilir. Kıyı bölgelerinde ise aşırı yeraltı suyu çekimi deniz suyunun tatlı su kaynaklarına doğru ilerlemesine, yani tuzlu su girişimine neden olabilir. Bu senaryo bazı durumlarda geri döndürülmesi son derece güç bir su kalitesi ve ekosistem problemine sebep olabilir. Dolayısıyla yeraltı suyunu bir 'yedek depo' olarak değil, miktarı sınırlı stratejik bir doğal kaynak olarak görmek gerekiyor. Çekimin ölçülmesi, kuyuların denetlenmesi ve her havzada çekilen miktarın doğal beslenme kapasitesiyle uyumlu tutulması büyük önem taşıyor.' diye konuştu.</p>

<p><strong>Bugün vereceğimiz kararlar, 20-30 yıl sonra yaşayacağımız su krizinin boyutunu belirleyecek!</strong></p>

<p>Su krizini önleyebilmek için tek bir önlemin yeterli olmadığını vurgulayan Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Adiller, 'Suyu havza ölçeğinde ve bütüncül olarak yönetmek gerekir. Öncelikle suyun ne kadar bulunduğunu, nerede kullanıldığını ve kalitesinin nasıl değiştiğini sürekli izleyen güçlü bir veri ve izleme sistemi oluşturulmalı. Ölçemediğimiz bir kaynağı doğru yönetmemiz mümkün olmaz.' dedi.</p>

<p>Dr. Öğr. Üyesi Adiller, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>'Tarımda su ihtiyacına uygun ürün seçilmesi, açık sulama sistemlerinin modernize edilmesi, basınçlı ve kontrollü sulama yöntemlerinin yaygınlaştırılması ve çiftçinin gerçek bitki su ihtiyacına göre sulama yapması kritik öneme sahiptir. Kentsel alanlarda ise şebeke kayıp ve kaçaklarının daha da azaltılması gerekir.</p>

<p>Bunun yanında arıtılmış atık suların yeniden kullanılması, yağmur suyu hasadı ve gri su arıtım ve yeniden kullanım uygulamalarının yaygınlaştırılması gerekiyor. Yeraltı sularında ruhsatsız ve kontrolsüz çekimlerin önlenmesi; sulak alanların, su havzalarının ve yeraltı suyu beslenme alanlarının yapılaşma ve kirlilik baskısından korunması da en az suyun tasarruf edilmesi kadar önemlidir.</p>

<p>Bugün vereceğimiz kararlar, 20-30 yıl sonra yaşayacağımız su krizinin boyutunu belirleyecek. Bu nedenle suyu korumak yalnızca bireysel bir tasarruf meselesi değil, gıda güvenliği, ekonomik kalkınma, ekosistemlerin devamlılığı ve gelecek nesillerin yaşam hakkı açısından stratejik bir zorunluluktur.'</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>KAHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/su-sorunumuz-yalnizca-bireysel-tasarrufla-cozulemez</guid>
      <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 16:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/uploads/2026/09/su-damla-hh.jpg" type="image/jpeg" length="44827"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[PASTIRMA SICAKLARI NE ZAMAN BAŞLIYOR?]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/pastirma-sicaklari-ne-zaman-basliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/pastirma-sicaklari-ne-zaman-basliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sonbaharın serin ve yağışlı günleri arasında sıcaklıkların kısa süreli yeniden yükselmesiyle kendini gösteren 'pastırma sıcakları' ne zaman başlıyor?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Sonbaharın serin ve yağışlı günleri arasında sıcaklıkların kısa süreli yeniden yükselmesiyle kendini gösteren 'pastırma sıcakları', her yıl olduğu gibi bu yıl da merak konusu oluyor. Peki, pastırma sıcakları ne zaman başlar, kaç gün sürer ve neden 'pastırma yazı' olarak adlandırılır?</p>

<p>Sonbaharın ilerlemesiyle birlikte hava sıcaklıkları düşerken bazı yıllarda birkaç gün boyunca mevsim normallerinin üzerinde seyreden sıcak ve güneşli hava görülebiliyor. Halk arasında <strong>'pastırma sıcakları' veya 'pastırma yazı'</strong> olarak bilinen bu dönem, özellikle ekim sonu ve kasım aylarında gündeme geliyor.</p>

<p>Pastırma sıcakları belirli bir takvim tarihinde başlayan meteorolojik bir olay değil. Bu nedenle her yıl aynı günlerde görülmesi veya mutlaka yaşanması beklenmiyor. Hava koşullarına bağlı olarak ortaya çıkan sıcak ve sakin dönem birkaç gün sürebildiği gibi bazı yıllarda daha uzun veya daha kısa yaşanabiliyor.</p>

<p><strong>Pastırma sıcakları ne zaman başlar?</strong></p>

<p>Türkiye'de pastırma sıcakları denildiğinde genel olarak <strong>sonbaharın sonlarına doğru ortaya çıkan kısa süreli sıcak hava dönemleri</strong> ifade ediliyor. Özellikle ekim ayının son günleri ile kasım ayında görülen, gündüz sıcaklıklarının belirgin biçimde yükseldiği güneşli günler bu isimle anılıyor.</p>

<p>Ancak 'pastırma sıcakları şu tarihte başlayacak' şeklinde her yıl için geçerli sabit bir tarih bulunmuyor. Başlangıç ve bitiş zamanı atmosferik koşullara ve bölgelere göre değişebiliyor. Bu nedenle güncel bir pastırma sıcakları beklentisi için Meteoroloji Genel Müdürlüğünün kısa ve orta vadeli tahminlerinin takip edilmesi gerekiyor.</p>

<p>Pastırma sıcakları nedir?</p>

<p>Pastırma sıcakları, sonbaharda soğuk havaların kendisini hissettirmeye başlamasının ardından yaşanan <strong>kısa süreli sıcak, güneşli ve çoğunlukla sakin hava koşullarını</strong> tanımlamak için kullanılan geleneksel bir ifade.</p>

<p>Bu dönemde özellikle gündüz saatlerinde sıcaklıkların yükselmesi dikkat çekiyor. Ancak sonbahar mevsiminin etkisi devam ettiği için gece ve sabah saatlerinde sıcaklıklar daha düşük olabiliyor. Dolayısıyla gündüz ile gece arasındaki sıcaklık farkı belirginleşebiliyor.</p>

<p>Pastırma sıcakları meteorolojik takvimde başlangıç ve bitiş tarihi kesin olarak belirlenmiş ayrı bir mevsim değil. Daha çok sonbahar içerisinde yaşanan geçici sıcak hava dönemlerini tanımlayan halk arasındaki bir adlandırma olarak kullanılıyor.</p>

<p><strong>Pastırma sıcakları kaç gün sürer?</strong></p>

<p>Pastırma sıcaklarının süresi yıldan yıla değişiyor. Hava sistemlerinin hareketine bağlı olarak sıcaklık artışı <strong>birkaç gün boyunca</strong> etkisini sürdürebiliyor. Bazı dönemlerde sıcak hava daha uzun hissedilirken yeni bir soğuk veya yağışlı hava sisteminin gelmesiyle kısa sürede sona erebiliyor.</p>

<p>Bu nedenle pastırma sıcaklarının kesin olarak kaç gün süreceğini önceden söylemek mümkün değil. Güncel hava tahminleri, sıcaklıkların ne kadar süre yüksek seyredeceği konusunda daha sağlıklı bilgi veriyor.</p>

<p><strong>Neden 'pastırma sıcakları' deniyor?</strong></p>

<p>'Pastırma yazı' veya 'pastırma sıcakları' adının kökenine ilişkin yaygın anlatılardan biri, geçmişte pastırma üretiminin bu dönemdeki hava koşullarıyla ilişkilendirilmesine dayanıyor. Gündüzleri nispeten sıcak, geceleri ise serin seyreden havanın pastırmanın hazırlanması ve kurutulması açısından elverişli olduğu düşüncesinin bu adlandırmanın yaygınlaşmasında etkili olduğu aktarılıyor.</p>

<p><strong>Pastırma sıcaklarında hava nasıl olur?</strong></p>

<p>Pastırma sıcaklarının yaşandığı günlerde güneşli ve sakin hava öne çıkabiliyor. Gündüz sıcaklıkları sonbaharın genel seyrine kıyasla yükselse de sabah ve gece saatlerinde serin hava etkisini sürdürebiliyor.</p>

<p>Bu nedenle sıcaklıkların yükselmesi, kışın gecikeceği veya soğuk havaların sona ereceği anlamına gelmiyor. Pastırma sıcaklarının ardından sonbaharın olağan serin ve yağışlı koşulları yeniden etkili olabiliyor.</p>

<p><strong>2026 pastırma sıcakları ne zaman?</strong></p>

<p><strong>2026 yılında pastırma sıcaklarının hangi tarihlerde yaşanacağını şimdiden kesin olarak söylemek mümkün değil.</strong> Pastırma sıcakları sabit tarihe bağlı olmadığı için ekim ve kasım aylarındaki güncel meteorolojik tahminler belirleyici olacak.</p>

<p>Özellikle sonbaharın ilerleyen dönemlerinde sıcaklıkların mevsim normallerinin üzerine çıkması, yağışların azalması ve birkaç gün boyunca güneşli-sakin havanın etkili olması durumunda 'pastırma sıcakları başladı' değerlendirmeleri yeniden gündeme gelebilir.</p>

<p>Pastırma sıcakları hakkında sık sorulan sorular</p>

<p><strong>Pastırma sıcakları hangi ayda olur?</strong><br />
Genellikle sonbaharın son dönemleriyle ilişkilendirilir; Türkiye'de özellikle ekim sonu ve kasım ayında gündeme gelir.</p>

<p><strong>Pastırma sıcakları her yıl olur mu?</strong><br />
Hayır. Sabit ve her yıl mutlaka gerçekleşen bir meteorolojik dönem değildir.</p>

<p><strong>Pastırma sıcakları kaç gün sürer?</strong><br />
Kesin bir süresi bulunmaz. Atmosferik koşullara bağlı olarak birkaç gün veya daha uzun sürebilir.</p>

<p><strong>Pastırma sıcaklarından sonra kış başlar mı?</strong><br />
Pastırma sıcaklarının sona ermesi doğrudan kışın başladığı anlamına gelmez. Hava koşulları bölgeye ve mevcut atmosferik sistemlere göre değişir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Pastırma yazı ile pastırma sıcakları aynı şey mi?</strong><br />
Günlük kullanımda iki ifade de sonbaharda yaşanan kısa süreli sıcak ve güneşli hava dönemini anlatmak için kullanılır.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>KAHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/pastirma-sicaklari-ne-zaman-basliyor</guid>
      <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 14:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/uploads/2026/09/pastirma-sicaklari-ne-zaman-basliyor.webp" type="image/jpeg" length="69312"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA['FORMULA 1' İSTANBUL'A DÖNÜYOR, TARİH: 3 EKİM 2027]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/formula-1-istanbula-donuyor-tarih-3-ekim-2027</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/formula-1-istanbula-donuyor-tarih-3-ekim-2027" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Takvim açıklandı ve FORMULA 1 TURKISH GRAND PRIX, 1-2 Ekim tarihlerinde antrenman ve sıralama turlarıyla başlayacak...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Formula 1® yönetimi, 2027 FIA Formula 1 Dünya Şampiyonası™ takvimini açıkladı. FORMULA 1 TURKISH GRAND PRIX, 1-2 Ekim tarihlerinde antrenman ve sıralama turlarıyla başlayacak, ardından 3 Ekim 2027 tarihinde, uzun bir aranın ardından, beş kırmızı ışık yeniden TOSFED İstanbul Park'ta yanacak.</p>

<p>Pilotlar hem araç hem de pilot performansını zorlayan, belirgin kot farklarına sahip ve geçiş fırsatları sunan yaklaşık 5,3 kilometrelik TOSFED İstanbul Park pistinde mücadele edecek. Özellikle TOSFED İstanbul Park'ı dünya çapında tanınır hale getiren çoklu apeksli 8. viraj, pilotları zorlarken Formula 1® seyircisinin en çok ilgisini çeken bölümlerin başında gelecek. Taraftarlar aynı zamanda, hız, ritim ve teknik zorlukların heyecan verici birleşimi sayesinde, pistte rekabetçi yarışlara ve dramatik anlara tanıklık edecek.</p>

<p>Formula 1®'in Türkiye'ye dönüşüyle birlikte İstanbul, dünyanın en prestijli spor organizasyonlarından birine yeniden ev sahipliği yapacak. Organizasyonun spor turizmine, şehir ekonomisine, uluslararası medya görünürlüğüne ve Türkiye'nin marka değerine önemli katkılar sağlaması bekleniyor.</p>

<p><strong>'Yarış takviminin açıklanmasıyla biz de vites yükseltiyoruz'</strong></p>

<p><strong>Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy</strong>, takvimin açıklanmasının FORMULA 1 TURKISH GRAND PRIX 2027 hazırlıkları açısından önemli bir dönüm noktası olduğunu belirterek şunları söyledi:</p>

<p>'Formula 1® yarış takviminin açıklanmasıyla birlikte, biz de hazırlıklarımızda vites yükseltiyoruz. Önümüzdeki süreçte İstanbul'un tarihini, kültürünü, gastronomisini ve yaşam tarzını Formula 1®'in küresel etkisiyle buluşturan önemli projeleri hayata geçireceğiz. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde Türkiye'nin uluslararası spor organizasyonlarındaki güçlü konumunu daha da ileriye taşımak üzere önemli adımlar atıyoruz. Amacımız başarılı bir FORMULA 1 TURKISH GRAND PRIX 2027 organizasyonu ile spor turizmini canlandırmak ve şehrin ekonomisine katkıda bulunmak.'</p>

<p><strong>'Türkiye olarak hazırız'</strong></p>

<p><strong>Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak</strong>, Türkiye'nin uluslararası spor organizasyonları için bir destinasyon olarak konumuna dikkat çekerek şunları söyledi:</p>

<p>'Türkiye artık yalnızca uluslararası spor organizasyonlarına ev sahipliği yapan değil, dünyanın en büyük spor organizasyonlarının adresi olan bir ülkedir. FORMULA 1 TURKISH GRAND PRIX 2027'de bunun en güçlü örneklerinden biri olacaktır. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde oluşturduğumuz güçlü spor altyapımız ve büyük organizasyon tecrübemizle, İstanbul'da tüm dünyaya yakışır bir Formula 1® deneyimi yaşatacağımıza inanıyorum. Türkiye olarak hazırız ve bu büyük organizasyonu heyecanla bekliyoruz.'</p>

<p><strong>'TOSFED İstanbul Park Formula 1®'e hazırlanıyor'</strong></p>

<p><strong>Türkiye Otomobil Sporları Federasyonu (TOSFED) Başkanı Eren Üçlertoprağı</strong>, yarış için hazırlıkların tüm hızıyla sürdüğünü belirterek şöyle konuştu:</p>

<p>'Yarışa kadar TOSFED İstanbul Park'ı, F1®'in en yüksek standartlarına göre modernize ederken, tüm seyircilerimize benzersiz bir yarış deneyimi yaşatmayı hedefliyoruz. Ülkemizdeki yarış tutkunlarını ve yabancı misafirlerimizi şimdiden TURKISH GRAND PRIX heyecanını paylaşmaya davet ediyoruz.'</p>

<p><strong>TGA'nın 'Catch It If You Can' filmi dünya çapında ilgi görüyor</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yarış tarihinin netleşmesiyle birlikte FORMULA 1 TURKISH GRAND PRIX 2027'ye yönelik uluslararası tanıtım çalışmalarında da yeni bir aşamaya geçildi. Kültür ve Turizm Bakanlığı koordinasyonunda Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı (TGA) tarafından hazırlanan 'Catch It If You Can' tanıtım filmi 570 milyondan fazla görüntülenmeye ulaştı.</p>

<p>Önümüzdeki dönemde İstanbul'un küresel görünürlüğü; uluslararası medya projeleri, dijital kampanyalar, uluslararası içerik üreticileriyle iş birlikleri ve İstanbul merkezli küresel tanıtım atağıyla daha da güçlendirilecek.</p>

<p>FORMULA 1 TURKISH GRAND PRIX 2027, TOSFED'in uzun yıllara yayılan girişim ve çalışmaları sonucunda, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Gençlik ve Spor Bakanlığı'nın destekleriyle yeniden yarış takvimine dahil edildi. Formula 1® yarışları, 2027-2031 yılları arasında TOSFED organizasyonunda TOSFED İstanbul Park'ta gerçekleştirilecek. Biletler ve resmi duyurular için turkishgp.tosfed.org.tr sayfasına ön kayıt yaptırılabilir.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>KAHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/formula-1-istanbula-donuyor-tarih-3-ekim-2027</guid>
      <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 13:07:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/uploads/2026/09/formula-1-istanbula-donuyor-tarih-3-ekim-2027.webp" type="image/jpeg" length="82930"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TEKSTİLDE DARALMANIN MERKEZİNDE 'SİPARİŞ' VAR]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/tekstilde-daralmanin-merkezinde-siparis-var</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/tekstilde-daralmanin-merkezinde-siparis-var" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Sanayi Odası'nın Ağustos 2026 Sektörel PMI verileri tekstil sektöründe talep koşullarındaki bozulmanın hızlandığını ortaya koydu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul Sanayi Odası'nın Ağustos 2026 Sektörel PMI verileri tekstil sektöründe talep koşullarındaki bozulmanın hızlandığını ortaya koydu. Tekstil Ürünleri PMI 44,1'e gerilerken, yeni siparişler endeksinin 40,5'e kadar düşmesi dikkat çekti. Tekstil üreticisi Baran Başboğa'ya göre sektör açısından asıl risk yalnızca mevcut üretim kaybı değil, üreticinin önünü görmesini sağlayan sipariş görünürlüğünün giderek zayıflaması.</p>

<p>İstanbul Sanayi Odası (İSO) Türkiye Sektörel PMI Ağustos 2026 sonuçları, tekstil sektöründe yılın üçüncü çeyreğine ilişkin dikkat çekici bir tablo ortaya koydu. Temmuz ayında 48,0 seviyesinde bulunan Tekstil Ürünleri PMI, ağustosta 44,1'e geriledi. Endeksin 50 seviyesinin altında kalması sektörde faaliyet koşullarının daraldığına işaret ederken, alt göstergelerdeki düşüş talep tarafındaki baskının üretime hızla yansıdığını gösterdi.</p>

<p>Yeni siparişler endeksi bir ayda 46,0'dan 40,5'e gerilerken, üretim endeksi de 48,3'ten 43,3'e düştü. Yeni ihracat siparişleri 43,3 seviyesinde kalırken istihdam endeksi 50,5'ten 47,1'e indi. Firmaların mal alım miktarını gösteren endeksin 38,8'e kadar gerilemesi ise üreticilerin yeni döneme ilişkin daha temkinli hareket ettiğine işaret etti.</p>

<p><strong>'Sipariş görünürlüğü üretim kararını belirliyor'</strong></p>

<p>Verileri değerlendiren tekstil üreticisi Baran Başboğa, sektörün karşı karşıya olduğu tablonun yalnızca üretim rakamları üzerinden okunmasının eksik kalacağını belirtti.</p>

<p>Başboğa, 'Bugün tekstilcinin temel meselesi fabrikada üretim yapabilmekten çok, üretim hattını önümüzdeki aylarda hangi siparişle ve hangi kapasitede çalıştıracağını öngörebilmek. Yeni sipariş endeksinin 40,5'e kadar gerilemesi bu nedenle önemli. Sipariş görünürlüğü zayıfladığında üretici yalnızca üretimi kısmıyor; hammadde alımından istihdama, stok yönetiminden yatırıma kadar bütün kararlarında daha ihtiyatlı hareket etmeye başlıyor' değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>İSO verilerinde mal alım miktarının 38,8'e gerilemesi de bu tabloyu destekliyor. Ağustos ayında Türkiye imalat sektörünün tamamında yeni siparişlerin yavaşladığı görülürken, tekstil ürünleri 44,1'lik PMI değeriyle takip edilen 10 imalat sektörü arasında en zayıf performans gösteren sektörlerden biri oldu.</p>

<p><strong>'Sorun kapasiteden çok talebin sürekliliği'</strong></p>

<p>Tekstil sektörünün yüksek üretim kapasitesi ve ihracat tecrübesine sahip olduğunu vurgulayan Başboğa, mevcut dönemde rekabet tartışmasının yalnızca üretim kabiliyeti üzerinden yürütülemeyeceğini söyledi.</p>

<p>'Üretici açısından kapasitenizin olması tek başına yeterli değil. O kapasiteyi sürdürülebilir biçimde dolduracak sipariş akışına ihtiyacınız var. Talep zayıfladığında müşteriler daha düşük adetlerle, daha kısa vadeli ve fiyat konusunda çok daha hassas hareket ediyor. Bu da üreticinin birkaç ay sonrasını planlamasını güçleştiriyor. Tekstilde bugün üzerinde durmamız gereken temel gösterge, üretimden önce siparişin ne söylediğidir.'</p>

<p>Başboğa'ya göre siparişlerdeki zayıflamanın uzun süre devam etmesi, sektör açısından yalnızca kısa vadeli üretim kaybı anlamına gelmiyor. Üretim planlarının küçülmesi hammadde tedarikinden çalışan sayısına, yatırım kararlarından ihracat fiyatlamasına kadar geniş bir alanda etkisini gösterebiliyor.</p>

<p><strong>'Rekabet artık fiyatın ötesine geçti'</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Küresel tekstil pazarında alıcı davranışlarının da değiştiğini belirten Başboğa, Türkiye'nin önümüzdeki dönemde hızlı üretim, kısa termin, esnek sipariş yönetimi ve Avrupa pazarlarına yakınlık gibi avantajlarını daha etkin kullanması gerektiğini ifade etti.</p>

<p>Başboğa, 'Tekstil sektöründe rekabeti yalnızca kimin daha düşük fiyat verdiği üzerinden okumak doğru değil. Alıcı artık fiyat kadar hızlı teslimatı, değişen talebe uyum sağlayabilmeyi ve tedarik sürekliliğini de değerlendiriyor. Türkiye'nin bu alanlarda önemli bir üretim tecrübesi var. Ancak sipariş tarafındaki daralmayı tersine çevirebilmek için bu avantajların yeniden güçlü bir rekabet unsuruna dönüştürülmesi gerekiyor' dedi.</p>

<p>Ağustos verileri, tekstil sektöründe önümüzdeki dönemin temel gündeminin yalnızca üretim miktarı olmayacağını gösteriyor. Yeni siparişlerin seyri, sektörün üretim, istihdam ve yatırım iştahının yönünü belirleyecek en kritik göstergelerden biri olmaya devam edecek.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>KAHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/tekstilde-daralmanin-merkezinde-siparis-var</guid>
      <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 11:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/uploads/2026/09/tekstilde-daralmanin-merkezinde-siparis-var.webp" type="image/jpeg" length="49485"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[DOĞALGAZ'DA TASARRUF VE GÜVENLİK İÇİN 8 TEDBİR]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/dogalgazda-tasarruf-ve-guvenlik-icin-8-tedbir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/dogalgazda-tasarruf-ve-guvenlik-icin-8-tedbir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yazın sona ermesi ve sonbaharla birlikte hava sıcaklıklarının düşmeye başlaması, kombi ve ısıtma sistemlerini yeniden gündeme getirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Isıtma Cihazları Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (DOSİDER), havaların soğumaya başlamasıyla birlikte tüketicilere kombi ve merkezi ısıtma sistemlerini kış gelmeden kontrol ettirmeleri çağrısında bulundu. Can ve ürün güvenliği için bakım ve onarımın mutlaka yetkili servisler tarafından yapılması gerektiğini vurgulayan DOSİDER, havalandırma menfezlerinin kapatılmaması ve doğal gaz tesisatına yetkisiz müdahalede bulunulmaması konusunda uyardı. Dernek, doğru kullanım ve basit önlemlerle doğal gaz tüketiminin de azaltılabileceğine dikkat çekerek, oda sıcaklığındaki her 1 derecelik düşüşün yaklaşık yüzde 6 yakıt tasarrufu sağlayabileceğini belirtti.</p>

<p>Yazın sona ermesi ve sonbaharla birlikte hava sıcaklıklarının düşmeye başlaması, kombi ve ısıtma sistemlerini yeniden gündeme getirdi. Isıtma Cihazları Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (DOSİDER), kış aylarına girmeden önce yapılacak kontrollerin hem güvenli doğal gaz kullanımı hem de enerji tasarrufu açısından önem taşıdığına dikkat çekti.</p>

<p>DOSİDER, tüketicilere hava sıcaklıkları iyice düşmeden kombi ve merkezi ısıtma sistemlerini kontrol amacıyla çalıştırmalarını ve sistemin sağlıklı şekilde çalışıp çalışmadığını gözden geçirmelerini tavsiye etti. Böylece olası arıza ve bakım ihtiyaçlarının yoğun kış dönemi başlamadan tespit edilebileceğini belirten dernek, bakım ve onarım işlemlerinin ise mutlaka yetkili servisler tarafından yapılması gerektiğini vurguladı.</p>

<p><strong>Korsan servislere karşı dikkat</strong></p>

<p>DOSİDER'in en önemli uyarılarından biri de yetkisiz servisler konusunda oldu. İnternette yapılan aramalarda tüketicilerin yetkili servis izlenimi veren yanıltıcı internet siteleriyle karşılaşabildiğine dikkat çeken dernek, servis hizmeti almadan önce firmanın yetkili olup olmadığının mutlaka kontrol edilmesini önerdi. Açıklamada tüketicilerin mümkün olduğunca cihazın markasına ait resmi internet sitesi veya çağrı merkezi üzerinden yetkili servise ulaşması gerektiği belirtildi.</p>

<p><strong>Menfezleri kapatmayın, tesisata müdahale etmeyin</strong></p>

<p>Güvenli doğal gaz kullanımında havalandırmanın hayati önem taşıdığına işaret eden DOSİDER, ev ve iş yerlerindeki havalandırma menfezlerinin hiçbir şekilde kapatılmaması gerektiğini bildirdi.</p>

<p>Açıklamada doğal gaz tesisatında onaylı proje dışında değişiklik yapılmaması ve tesisata yetkisiz kişiler tarafından müdahale edilmemesi gerektiği de vurgulandı. Tesisatla ilgili herhangi bir ihtiyaç durumunda yetkili doğal gaz firmalarına veya ilgili gaz dağıtım şirketine başvurulması önerildi.</p>

<p><strong>Kombi- baca bağlantılarınızı kontrol edin!</strong></p>

<p>Kombi bacalarının ve bağlantı noktalarının düzenli olarak kontrol edilmesinin güvenli kullanım açısından büyük önem taşıdığı belirtilen açıklamada ''<strong>Özellikle kombi üzerindeki dirsek bölgesi ve ev içinde kalan baca bağlantıları gözle ve elle kontrol edilmeli; gevşeme, ayrılma veya yerinden çıkma fark edilmesi halinde mutlaka yetkili servise başvurulmalıdır. Baca sistemlerinde orijinal baca ekipmanları kullanılmalı ve bacalara yetkisiz kişiler tarafından kesinlikle müdahale edilmemelidir. Ayrıca, açık balkonların sonradan kapatılması durumunda baca çıkışı mutlaka kapatılan alanın dışına taşınmalıdır</strong>.'' uyarısında bulunuldu.</p>

<p><strong>1 derece daha düşük sıcaklık yüzde 6 tasarruf</strong></p>

<p>DOSİDER, güvenliğin yanı sıra artan ısınma maliyetlerine karşı alınabilecek tasarruf önlemlerine de dikkat çekti. Oda termostatları ve termostatik radyatör vanaları sayesinde evin gereğinden fazla ısıtılmasının önüne geçilebileceğini belirten dernek, oda sıcaklığındaki her 1°C'lik düşüşün yaklaşık yüzde 6 yakıt tasarrufu sağlayabileceğini bildirdi.</p>

<p>Örneğin evini 24°C yerine 22°C'de tutan bir tüketici, konfor koşullarını korurken doğal gaz tüketimini önemli ölçüde azaltabiliyor.</p>

<p><strong>Yoğuşmalı kombiler tüketimi düşürüyor</strong></p>

<p>Enerji verimliliğinde kullanılan cihazın teknolojisi de önemli rol oynuyor. Türkiye'de 2018 yılında yürürlüğe giren Enerji ile İlişkili Ürünler (ErP) düzenlemeleriyle yüksek verimli yoğuşmalı kombi ve kazanların kullanımı yaygınlaştı.</p>

<p>DOSİDER, yoğuşma teknolojisinin sağladığı yüksek verim sayesinde uygun sistem ve kullanım koşullarında doğal gaz tüketimi ve faturalarında yüzde 25-30'a varan düşüş sağlanabildiğini belirterek, eski ve düşük verimli kombilerin yeni nesil yoğuşmalı cihazlarla değiştirilmesini önerdi.</p>

<p><strong>Isı evin içinde tutulmalı</strong></p>

<p>Isı kayıplarının azaltılması da doğal gaz tüketimini düşürmenin en etkili yollarından biri. DOSİDER'e göre kapı, pencere, duvar, tavan ve zeminlerdeki yetersiz yalıtım, ısıtma için harcanan enerjinin önemli bölümünün kaybedilmesine yol açıyor. Çatılardaki ısı kaybının yaklaşık yüzde 20 seviyesine ulaşabildiğine dikkat çekiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Binalarında mantolama yaptırma imkânı bulunmayan tüketicilere ise radyatörlerin arkasına düşük maliyetli ısı yansıtıcı paneller yerleştirmeleri tavsiye ediliyor.</p>

<p><strong>Erkut: 'Verimlilik kadar güvenli kullanım da önceliğimiz'</strong></p>

<p>DOSİDER Başkanı Ekrem Erkut, 1993 yılında kurulan derneğin temel hedeflerinden ısıtma sektöründe enerji verimliliğini artırırken doğal gazın güvenli kullanımını yaygınlaştırmak olduğunu belirtti.</p>

<p>Sektörde teknolojik dönüşümü ve yüksek verimli cihazların geliştirilmesini teşvik ettiklerini ifade eden Erkut, '<strong>DOSİDER olarak temel hedefimiz, tüketicilerin daha az enerjiyle daha yüksek konfor sağlayabildiği, güvenli ve çevreci teknolojilerin yaygınlaşmasına katkıda bulunmak. Doğal gazın verimli kullanılması hem tüketicinin bütçesi hem ülkemizin enerji kaynaklarının etkin kullanımı hem de karbon salımının azaltılması açısından büyük önem taşıyor. Ancak verimlilik kadar güvenlik de önceliğimiz. Bu nedenle tüketicilerimizin cihaz bakımından tesisat güvenliğine kadar her aşamada yetkili servis ve yetkili firmalarla çalışmasını özellikle önemsiyoruz</strong>' dedi.</p>

<p>Sektörün geleceğinin ar-ge ve yüksek verimli teknolojilerle şekilleneceğini vurgulayan Erkut, DOSİDER üyelerinin bünyesinde faaliyet gösteren ar-ge merkezlerinde yeni nesil ısıtma teknolojileri üzerine çalışmalar yürütüldüğünü belirtti. Erkut, 'Üyelerimizin ar-ge merkezlerinden elde edilen verileri ve sonuçları değerlendiriyor, sektörümüzün teknolojik gelişimine katkı sağlamaya çalışıyoruz. Modern, çevreci ve tasarruflu teknolojilerin geliştirilmesi ve yaygınlaştırılmasıyla enerji tüketimini ve karbon salımını azaltırken, güvenli doğal gaz kullanımını toplumun tamamında yerleşik bir kültür haline getirmeyi hedefliyoruz' diye konuştu.</p>

<p><strong>DOSİDER'den doğal gazda tasarruf ve güvenlik için 8 tedbir</strong></p>

<p><strong>1. Isı yalıtımınızı kontrol edin:</strong> Kapı, pencere, duvar, çatı, tavan ve zeminlerdeki ısı kayıplarını azaltacak yalıtım önlemleri alın.</p>

<p><strong>2. Radyatör arkasına ısı yansıtıcı panel koyun: </strong>Mantolama imkânı olmayan binalarda düşük maliyetli ısı yansıtıcı panellerden yararlanın.</p>

<p><strong>3. Oda sıcaklığını doğru ayarlayın:</strong> Oda termostatı ve termostatik radyatör vanası kullanın. Sıcaklığı her 1°C düşürmenin yaklaşık yüzde 6 yakıt tasarrufu sağlayabileceğini unutmayın.</p>

<p><strong>4. Yüksek verimli cihazları tercih edin:</strong> Eski kombileri yüksek verimli yoğuşmalı cihazlarla değiştirmek doğal gaz tüketimini önemli ölçüde azaltabilir.</p>

<p><strong>5. Kombinizi kış gelmeden kontrol edin:</strong> Havalar iyice soğumadan kombi ve merkezi ısıtma sistemini çalıştırarak ısıtma kontrollerini yapın.</p>

<p><strong>6. Bakım ve onarımda yetkili servisten şaşmayın:</strong> İnternette karşılaştığınız servislerin yetkili olup olmadığını kontrol edin. Markanın resmi kanallarını üzerinden kontrollerinizi yapın</p>

<p><strong>7. Menfezleri kapatmayın, tesisata müdahale etmeyin:</strong> Havalandırma menfezlerini daima açık tutun. Doğal gaz tesisatında proje dışı değişiklik yaptırmayın; ihtiyaç halinde yetkili firmalara ve gaz dağıtım şirketlerine başvurun.</p>

<p><strong>8. Kombi Baca Bağlantılarınızı Kontrol Edin!</strong> Kombi bacalarının ve bağlantı noktalarının düzenli olarak kontrol edin. Gevşeme, ayrılma veya yerinden çıkma fark edilirse mutlaka yetkili servis çağırın.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>KAHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/dogalgazda-tasarruf-ve-guvenlik-icin-8-tedbir</guid>
      <pubDate>Wed, 16 Sep 2026 10:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/uploads/2026/09/dogalgaz-hh.jpg" type="image/jpeg" length="64675"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KUŞADASI'NDA PATİLİ CAN DOSTLARIMIZA SAĞLIK DESTEĞİ]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/kusadasinda-patili-can-dostlarimiza-saglik-destegi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/kusadasinda-patili-can-dostlarimiza-saglik-destegi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kuşadası Belediyesi'nin Davutlar Kedi Kısırlaştırma Merkezi'nde bugüne kadar 1797 sokak kedisi tedavi edildi ve 1539'u da ücretsiz olarak kısırlaştırıldı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kuşadası Belediyesi'nin geçtiğimiz yıl hizmete açtığı Davutlar Kedi Kısırlaştırma Merkezi'nde bugüne kadar sahipsiz 1797 sokak kedisi tedavi edilirken, 1539'u da ücretsiz olarak kısırlaştırıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sokak hayvanlarını kent yaşamının ayrılmaz bir parçası olarak gören Kuşadası Belediyesi tarafından ilçe merkezinden sonra geçtiğimiz yıl eylül ayında da Davutlar Mahallesi'nde sokak kedileri için Kedi Kısırlaştırma Merkezi açıldı. Hijyenik ortamı ve uzman personeli ile hafta içi 09.00 ile 17.30 saatleri arasında hizmet veren merkezde aradan geçen 1 yılda, 1797 sokak kedisi tedavi edilip, 1539'u da ücretsiz olarak kısırlaştırıldı.</p>

<p><strong>RANDEVULAR GÜVERCİN MASA'DAN ALINIYOR</strong></p>

<p>Ortopedi, enfeksiyon ve ameliyathane bölümlerinin de bulunduğu merkez, sokakta beslenen patili minik can dostların kısırlaştırma yoluyla daha sağlıklı ve uzun bir yaşama sahip olmaları açısından önem taşıyor. Hayvan severler 444 71 14 numaralı Güvercin Masa hattını arayarak Davutlar Mahallesi Kedi Kısırlaştırma Merkezi'nden randevu alabiliyor. Başkan Ömer Günel döneminde hayata geçirilen uygulamayı, Belediye Başkan Vekili Tahsin Demirtaş'ın da kesintisiz sürdürmesi takdir ve memnuniyetle karşılanıyor.</p>

<p><strong>'ÇALIŞANLAR KEDİLERLE YAKINDAN İLGİLENİYOR'</strong></p>

<p>Davutlar Kedi Kısırlaştırma Merkezi'ne sokakta sahiplendiği bir kediyi kısırlaştırmak için getiren Tahsin Aksu, 'Öncelikle bu merkezin kentimize kazandırılmasında emeği geçen herkese çok teşekkür etmek istiyorum. Davutlar Kedi Kısırlaştırma Merkezi'nde çalışanlar çok güler yüzlü. Kedilerle yakından ilgileniyorlar. Kısırlaştırma işlemi için önceden kent merkezine gitmek zorunda kalıyorduk. Bu da bizde zaman kaybına neden oluyordu' diye konuştu.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>KAHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/kusadasinda-patili-can-dostlarimiza-saglik-destegi</guid>
      <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 19:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/uploads/2026/09/kusadasinde-patili-can-dostlarimiza-saglik-destegi.webp" type="image/jpeg" length="57270"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CTO MAAŞLARI CEO MAAŞLARINI GEÇTİ]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/cto-maaslari-ceo-maaslarini-gecti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/cto-maaslari-ceo-maaslarini-gecti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son yıllarda üst yönetimin ücret sıralamasında en hızlı yükselen rollerden biri, beklenenin aksine CEO'lar değil CTO'lar (Chief Technology Officer) oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Son yıllarda üst yönetimin ücret sıralamasında en hızlı yükselen rollerden biri, beklenenin aksine CEO'lar değil CTO'lar (Chief Technology Officer) oldu.</p>

<p>Kruze Consulting'in araştırmasına göre, ABD'de yatırım almış yüzlerce girişimin bordro verilerinde CTO'ların ekstrem düşük ve yüksek ücretler çıkarıldığında ortaya çıkan yıllık maaşı 166 bin dolarla CEO'ların 159 bin dolarlık ortalamasını geçti. Bu fark, yeni kurulan ve hızla büyüyen firmalarda daha da belirgin; CTO'lar yılda ortalama 238 bin dolar kazanırken CEO'ların ortalaması 216 bin dolarda kalıyor.</p>

<p>CTO'ların üst yönetimdeki yükselişi bu tür şirketlerle de sınırlı kalmıyor. Harvard Law School Forum'da yayımlanan bir analize göre, Russell 3000 borsa endeksi şirketlerinde en yüksek ücretli yöneticiler arasında yer alan CTO sayısı 2021'de 155 iken bu sayı 2025'te 249'a çıktı ve sadece dört yıldaki artış %61 oldu.</p>

<p>CTO'ların gelirlerindeki artış, teknolojinin şirketler içindeki rolünün genişlemesiyle paralel ilerliyor. Teknoloji liderliği artık yalnızca teknik sistemlerin yönetimiyle sınırlı kalmıyor. Dijital dönüşüm, siber güvenlik, veri yönetimi ve yapay zekâ gibi şirketin bütününü ilgilendiren alanlar da üst yönetimin teknoloji gündeminde yer alıyor. Bu değişim, CTO'ların şirketlerin en yüksek ücretli yönetici kadrolarında daha fazla yer bulmasına da yansıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Teknoloji Liderliği Yalnızca Teknoloji Şirketlerinde Yükselmiyor</strong></p>

<p>Bu yükselişin dikkat çeken bir diğer yönü, sadece teknoloji şirketleriyle sınırlı kalmaması. Harvard Law School Forum'daki analize göre, 2025'te en yüksek ücretli yöneticiler arasına giren CTO'ların yalnızca %31'i bilişim sektöründe görev yapıyor, geri kalan %69'u teknoloji dışındaki sektörlerde çalışıyor. Bu durum, teknoloji liderliğinin artık yalnızca yazılım ve teknoloji şirketlerinin gündemi olmadığının açık bir kanıtı. CTO'lar artık finans, sanayi ve tüketici ürünleri gibi farklı sektörlerde de üst yönetimin daha görünür ve yüksek ücretli rolleri arasında yer alıyor.</p>

<p><strong>'Ücret Yapısı, Şirketin Nereye Yatırım Yaptığını Gösterir'</strong></p>

<p>İnsan kaynakları danışmanlık firması Gilda&amp;Partners Consulting Kurucu Ortağı Jilda Bal, üst yönetim ücretlerinin aslında şirketin önceliklerini ortaya koyduğunu vurguluyor.</p>

<p>'Üst yönetim ücretleri, bir şirketin gelecekte nerede değer üreteceğine dair en açık göstergelerden biridir. Teknoloji yöneticiliği uzun yıllar destek fonksiyonu olarak konumlandırıldı ve ücret yapısı da bunu yansıttı. Gelen veriler, şirketlerin teknoloji liderliğini artık büyümenin merkezine koyduğunu gösteriyor.</p>

<p>Türkiye'de ise teknoloji liderliği çoğu şirkette hâlâ genel müdür yardımcılığı seviyesinde ve diğer fonksiyonlarla aynı ücret bandında konumlanıyor. Oysa bu rol tüm dünyada ürün, veri ve müşteri deneyimi üzerinden doğrudan gelire etki etmeye başladı. Şirketlerin teknoloji liderliğine hangi kademede ve hangi ücret bandında yer verdiği, bu yetkinliği ne kadar süre koruyabileceklerinin de belirleyicisi. Bu kararı geciktiren kurumlar, yetiştirdikleri teknoloji liderlerini küresel şirketlere kaptırma riskiyle karşı karşıya kalabiliyor. Teknoloji yetkinliğini doğru kademede konumlandırmak, önümüzdeki dönemde şirketlerin rekabet gücünü doğrudan etkileyecektir.'</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>KAHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/cto-maaslari-ceo-maaslarini-gecti</guid>
      <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 18:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/uploads/2026/09/ceo-cto-cfo-hh.jpg" type="image/jpeg" length="55817"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ELEKTRİKLİ ARAÇ ŞARJ EKİPMANLARI FUARI İSTANBUL'DA]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/elektrikli-arac-sarj-ekipmanlari-fuari-istanbulda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/elektrikli-arac-sarj-ekipmanlari-fuari-istanbulda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'nin öne çıkan fuarlarından EV Charge Show, 5. yılında e-mobilite ekosisteminin tüm paydaşlarını İstanbul'da bir araya getirmeye hazırlanıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye'nin öne çıkan fuarlarından EV Charge Show, 5. yılında e-mobilite ekosisteminin tüm paydaşlarını İstanbul'da bir araya getirmeye hazırlanıyor.</p>

<p>Elektrikli araç şarj teknolojileri ve ekipmanları alanında Türkiye'nin öne çıkan fuarlarından EV Charge Show, 5. yılında e-mobilite ekosisteminin tüm paydaşlarını İstanbul'da bir araya getirmeye hazırlanıyor. <strong>EV Charge Show 2026, 26-28 Kasım 2026 tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi'nde</strong> düzenlenecek.</p>

<p>Şarj altyapısından enerji yönetimine, akıllı şebeke çözümlerinden filo elektrifikasyonuna kadar e-mobilite sektöründeki güncel teknolojilerin sergileneceği fuar, 2026 yılında kapsamını genişletecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>E-mobilite ekosistemi tek çatı altında</strong></p>

<p>EV Charge Show 2026'nın öne çıkan yenilikleri arasında elektrikli araçlar, enerji depolama sistemleri (ESS) ve şarj altyapısı çözümlerinin ilk kez aynı platformda buluşturulması yer alıyor. Ziyaretçiler, <strong>araçtan şebekeye (V2G), araçtan binaya (V2B) ve araçtan araca (V2V)</strong> entegrasyon çözümlerini de yakından inceleyebilecek.</p>

<p>Fuarın kapsamının genişletilmesiyle birlikte enerji depolama ve elektrikli araç teknolojileri arasındaki entegrasyona yönelik yeni çözümlerin de sektör profesyonellerinin gündemine taşınması hedefleniyor.</p>

<p>Fuar; müteahhitlerin yanı sıra filo ve tesis yöneticileri, belediyeler, enerji şirketleri ve e-mobilite sektöründe faaliyet gösteren profesyonelleri bir araya getirecek.</p>

<p><strong>İş bağlantıları ve yeni teknolojiler öne çıkacak</strong></p>

<p>EV Charge Show 2026 kapsamında uluslararası sergi alanının yanı sıra konferans programı, Talks Corner sunumları, StartUP Zone ve yarışma programı da düzenlenecek.</p>

<p>Fuarın; yeni teknolojileri takip etmek, tedarikçi ve iş ortaklarıyla bağlantı kurmak ve elektrikli araç şarj ekosistemindeki gelişmeleri yakından izlemek isteyen sektör temsilcileri için önemli bir buluşma noktası olması bekleniyor.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>KAHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Teknoloji</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/elektrikli-arac-sarj-ekipmanlari-fuari-istanbulda</guid>
      <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 15:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/uploads/2026/09/elektrikli-arac-sarj-ekipmanlari-fuari-istanbulda.webp" type="image/jpeg" length="73518"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[HALK ET MOBİL SATIŞ TIRI ANTALYA İLÇELERİNDE]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/halk-et-mobil-satis-tiri-antalya-ilcelerinde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/halk-et-mobil-satis-tiri-antalya-ilcelerinde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya Büyükşehir Belediyesi, kaliteli ve uygun fiyatlı et ürünlerini ANET bünyesindeki Halk Et Mobil Tırı aracılığıyla ilçelerde vatandaşlarla buluşturuyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Antalya Büyükşehir Belediyesi, kaliteli ve uygun fiyatlı et ürünlerini ANET bünyesinde hizmet veren Halk Et Mobil Tırı aracılığıyla ilçelerde vatandaşlarla buluşturuyor. Haftanın 7 günü farklı ilçe ve noktalarda hizmet veren mobil satış tırı, sağlıklı ve güvenilir ete uygun fiyatlarla ulaşmayı kolaylaştırıyor. Vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği Halk Et Mobil Tırı, kaliteli et ürünlerini ilçelerde vatandaşların ayağına ulaştırıyor.</p>

<p>Antalya Büyükşehir Belediyesi'nin vatandaşların sağlıklı, kaliteli ve uygun fiyatlı ete kolayca ulaşabilmesini sağlamak amacıyla hayata geçirdiği Halk Et Projesi, ilçelerde de hizmet vermeye devam ediyor. Proje kapsamında hizmet veren Halk Et Mobil Satış Tırları, tüm ilçelerini ziyaret ederek et ve et ürünlerini vatandaşlarla buluşturuyor. Haftanın 7 günü farklı ilçe ve noktalarda hizmet veren mobil satış araçları sayesinde, özellikle sabit Halk Et mağazalarına ulaşım imkânı bulunmayan vatandaşların kaliteli ve güvenilir et ürünlerine erişimi kolaylaşıyor.</p>

<p><strong>2026 YILINDA İLÇELERDE 321 TON ET SATIŞI GERÇEKLEŞTİRİLDİ</strong></p>

<p>ANET Halk Et Satış Mağazaları'nda vatandaşlara uygun fiyatlarla kaliteli ve güvenilir et ürünleri sunulurken, Halk Et Mobil Satış Tırı ile bu hizmet Antalya'nın ilçelerinde yaşayan vatandaşların ayağına götürülüyor. İlçelerde haftanın 7 günü hizmet veren Halk Et Mobil Satış Tırında, 2026 yılı içerisinde toplam <strong>321 ton 443 kilogram et satışı</strong> gerçekleştirildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Vatandaşların kaliteli ve uygun fiyatlı ete kolaylıkla ulaşabilmesini sağlayan mobil satış tırı, pazartesi günleri Kemer, salı günleri Elmalı, çarşamba günleri Korkuteli, perşembe günleri Demre, cuma günleri Kumluca, cumartesi günleri Finike ve pazar günleri Kaş ilçelerinde vatandaşlarla buluşuyor.</p>

<p><strong>YEREL ÜRETİCİYE DESTEK, VATANDAŞLARDAN YOĞUN İLGİ</strong></p>

<p>2019 yılında hayata geçirilen ve ilk günden bu yana vatandaşlardan yoğun ilgi gören Halk Et Projesi, hem yerel üreticiyi destekliyor hem de vatandaşların kaliteli ve uygun fiyatlı ete ulaşmasını sağlıyor. Halk Et Mağazaları'nda satışa sunulan etler, Antalyalı hayvan yetiştiricilerinden doğrudan temin ediliyor. ANET tesislerinde veteriner hekimlerin gözetiminde, sağlıklı koşullarda işlenen et ürünleri güvenilir şekilde vatandaşlara ulaştırılıyor. Antalya'nın ilçelerini ziyaret eden Halk Et Mobil Satış Tırı da uygun fiyatlı ve kaliteli et ürünlerini vatandaşların ayağına götürerek yoğun ilgi görüyor.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>KAHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/halk-et-mobil-satis-tiri-antalya-ilcelerinde</guid>
      <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 11:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/uploads/2026/09/halk-et-mobil-satis-tiri-antalya-ilcelerinde.webp" type="image/jpeg" length="68874"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[PHASELİS'İN TARİHİ ATMOSFERİNDE FESTİVAL COŞKUSU]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/phaselisin-tarihi-atmosferinde-festival-coskusu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/phaselisin-tarihi-atmosferinde-festival-coskusu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Antalya'nın Kemer ilçesinde binlerce yıllık tarihin eşsiz doğayla kucaklaştığı Phaselis Antik Kenti, 16.kez müzik yolculuğuna ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Martı Hotels &amp; Marinas'ın desteğiyle tarih, doğa ve sanat bir kez daha aynı sahnede buluşuyor.</p>

<p><strong>Antalya'nın Kemer ilçesinde binlerce yıllık tarihin eşsiz doğayla kucaklaştığı Phaselis Antik Kenti, 16. kez müzik yolculuğuna ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Türkiye turizminin köklü markası Martı Hotels &amp; Marinas, gözde tatil tesisi Martı Myra Hotel ile bu yıl da festivalin en güçlü destekçileri arasında yer alıyor. Martı Myra'nın sponsorluğunda Antik Yol'da gerçekleştirilecek açılış konserinde, farklı müzik türlerini bir araya getiren özel bir konser serisi sanatseverlerle buluşacak.</strong></p>

<p>Kültür ve sanatı turizm deneyiminin ayrılmaz bir parçası olarak gören Martı Hotels &amp; Marinas, Kemer'in tarihi mirasını geniş kitlelerle buluşturma misyonunu sürdürüyor. Bir yanında Phaselis Antik Kenti, diğer yanında Tahtalı Dağı ile çevrili benzersiz bir coğrafyada konumlanan Martı Myra Hotel, bu özel organizasyonun açılış sponsoru olarak bu yıl da desteğini sürdürüyor.</p>

<p><strong>Antik Yol Üzerinde Büyüleyici Açılış</strong></p>

<p>Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın öncülüğünde, Kemer Yöresi Tanıtma Vakfı tarafından düzenlenen festival, 21 Eylül Pazartesi akşamı kapılarını açıyor. Martı Myra'nın katkılarıyla Akdeniz'in en etkileyici noktalarından Phaselis'in büyüleyici atmosferinde düzenlenecek açılış konserinde, dünya sahnelerinde yer alan soprano Dilruba Bilgi, bariton Caner Akgün, keman sanatçısı Can Özhan ve Cameratalia Yaylı Sazlar Orkestrası aynı sahneyi paylaşacak. Antik Yol'un tarihi dokusunda gerçekleşecek bu özel gecede müzikseverler; opera aryalarından Napoliten ezgilere, tangodan Anadolu türkülerine uzanan çok renkli bir repertuvarla unutulmaz bir akşam yaşayacak.</p>

<p><strong>Nostaljik Rüzgârlardan Sezen Aksu Şarkılarına:</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Her yıl 5 binden fazla sanatseveri ağırlayan festivalin 23 Eylül Çarşamba akşamı gerçekleşecek ikinci konserinde; Frank Sinatra, Tom Jones ve Engelbert Humperdinck gibi efsanelerin hafızalara kazınan eserleri, Teyfik Rodos'un sunumu ve Altuğ Dilmaç'ın yorumuyla yeniden hayat bulacak.</p>

<p>25 Eylül Cuma akşamı ise sahne Türk pop müziğinin unutulmaz bestelerine ayrılacak. 'Sezen'ce Bir Gece' başlıklı konserde solist Gökçe Eyüpgiller, piyanist Metin Kiper eşliğinde Sezen Aksu'nun nesiller boyu kalplere dokunan şarkılarını Phaselis'in büyülü atmosferinde seslendirecek.</p>

<p><strong>Festival, Doğu ile Batı'yı buluşturacak</strong></p>

<p>Festivalin 26 Eylül Cumartesi akşamı gerçekleşecek kapanış konserinde ise Doğu ve Batı müzik kültürleri binlerce yıllık tarihle yeniden harmanlanacak. 'Bach'tan Türk Müziğine' başlığını taşıyan veda gecesinde; solist Dilek Türkan, dört usta çellistten oluşan Çellistanbul ve kanun sanatçısı Serkan Mesut Halili; Bach'tan Âşık Veysel'e, Klasik Türk Müziği'nden tangolara uzanan geniş bir repertuvarla müzikseverlere unutulmaz bir final sunacak.</p>

<p>21-26 Eylül tarihleri arasında gerçekleştirilecek festival, bu yıl da bilet satışı olmadan, tamamen ücretsiz ve halka açık olarak yapılacak.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>KAHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/phaselisin-tarihi-atmosferinde-festival-coskusu</guid>
      <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 10:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/uploads/2026/09/phaselisin-tarihi-atmosferinde-festival-coskusu.webp" type="image/jpeg" length="72236"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TAŞINABİLİR VERİ GÜVENLİĞİNDE "ŞİFRE" TEK BAŞINA YETERLİ Mİ?]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/tasinabilir-veri-guvenliginde-sifre-tek-basina-yeterli-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/tasinabilir-veri-guvenliginde-sifre-tek-basina-yeterli-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[USB bellekler, önemli bilgileri kolayca yanımızda taşımak için pratik bir çözüm sunuyor. Ancak taşınabilir olmaları, kolayca kaybedilebilecekleri unutulmamalı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Finansal belgeleri bir müşteri toplantısına götürmek, iş dosyalarını farklı cihazlar arasında aktarmak, aileye ait kayıtların yedeğini almak veya seyahat sırasında kişisel belgeleri saklamak: USB bellekler, önemli bilgileri kolayca yanımızda taşımak için pratik bir çözüm sunuyor. Ancak taşınabilir olmaları, kolayca kaybedilebilecekleri, çalınabilecekleri veya güvenilmeyen bir bilgisayara bağlanabilecekleri anlamına da geliyor.</p>

<p>Hassas bilgiler içeren bir USB belleğin yanlış kişilerin eline geçmesi durumunda şifreleme, gerekli kimlik doğrulama yapılmadan verilerin okunmasını engelleyerek önemli bir koruma katmanı sunabiliyor.</p>

<p>Bellek ürünleri ve teknoloji çözümleri alanında dünya lideri Kingston Technology, taşınabilir verilerin günlük yaşamda giderek daha yaygın kullanılmasıyla birlikte bireylerin ve kurumların hassas bilgilerini daha iyi korumalarına yardımcı olmak amacıyla, ihtiyaçlara uygun şifreli depolama çözümünü seçerken dikkat edilmesi gereken temel noktaları paylaşıyor.</p>

<p><strong>Şifreli Sürücü Seçerken Dikkat Edilmesi Gereken Dört Temel Kriter</strong></p>

<p>Şifreleme, hassas verilerin taşınırken korunmasında kritik bir rol oynasa da 'şifreli' olarak tanımlanan her ürün aynı düzeyde koruma sunmuyor. Kingston, kullanıcıların daha bilinçli bir seçim yapmasına yardımcı olmak için dört temel kriteri şöyle sıralıyor:</p>

<p><strong>Güvenilir ve Deneyimli Üretici:</strong> Güvenlik, kanıtlanmış bir uzmanlık gerektiriyor. Kullanıcıların güvenli depolama ve veri koruma alanında deneyimli, güvenilir bir geçmişe sahip üreticileri tercih etmesi ve mümkün olduğunda bağımsız sızma testleri de dahil olmak üzere kapsamlı testlerden geçirilmiş ürünleri değerlendirmesi önem taşıyor. Güvenlik tercihlerinde yalnızca fiyat, kapasite veya genel 'şifreleme' pazarlama söylemlerinin belirleyici olmaması gerekiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Her Zaman Aktif, Donanım Tabanlı Şifreleme:</strong> Her şifreleme yöntemi aynı şekilde çalışmıyor. Sistem üzerindeki kötü amaçlı yazılımlar ve yazılım tabanlı saldırılar karşısında daha savunmasız olabilen yazılım şifrelemesinin aksine, donanım tabanlı şifreleme kullanan sürücüler, donanım tabanlı şifreleme kullanan sürücüler, ürünün içine entegre edilmiş özel bir güvenli mikroişlemciye sahip. Dosyalar kaydedildikleri anda otomatik olarak şifreleniyor ve yalnızca kimlik doğrulamasının ardından erişilebilir hale geliyor. Sektör standardı XTS-AES 256 bit donanım tabanlı şifreleme, şifreleme anahtarlarının cihaz içerisinde güvenli şekilde korunmasını sağlarken, her zaman aktif şifreleme özelliği kullanıcıların veri korumasını devre dışı bırakmasını veya atlatmasını önlemeye yardımcı oluyor.</p>

<p><strong>Tanınmış Güvenlik Sertifikaları ve Standartlar:</strong> Özellikle yüksek hassasiyete sahip bilgileri işleyen kurumlar için güvenlik iddialarının tanınmış standart ve sertifikalarla desteklenmesi önem taşıyor. Yaygın olarak kabul gören standartlar arasında NIST FIPS 140-3 ve TAA uyumluluğu bulunuyor. ABD Ulusal Standartlar ve Teknoloji Enstitüsü (NIST) tarafından geliştirilen FIPS 140-3, bağımsız ve kapsamlı testler gerektiren, dünya çapında kabul gören bir ABD hükümeti şifreleme standardı olarak öne çıkıyor. TAA uyumluluğu ise güvenilir bir tedarik zincirini gösteriyor ve ABD federal kurumları ile savunma alanındaki satın alma süreçlerinde önemli bir gereklilik oluşturuyor. Bu doğrulamalar, özellikle kamu kurumları, regülasyona tabi sektörler ve hassas verilerle çalışan kuruluşlar açısından, bir ürünün güvenlik kontrollerinin belirlenmiş değerlendirme ve test süreçlerinden geçtiğine dair ek güvence sağlıyor.</p>

<p><strong>Gelişmiş Koruma Özellikleri:</strong> Şifreleme, veri güvenliğinin yalnızca bir katmanını oluşturuyor. Kullanıcıların ayrıca yaygın saldırı yöntemlerine karşı koruma sağlayan ve yetkisiz erişim riskini azaltan özellikleri de değerlendirmesi gerekiyor. Bunlar arasında, art arda yapılan hatalı parola girişlerinin ardından verileri silebilen kaba kuvvet saldırısı koruması, kötü amaçlı ürün yazılımı manipülasyonlarına karşı BadUSB koruması, Yönetici ve Kullanıcı erişimi veya veri kurtarma için birden fazla parola seçeneği ve güvenilmeyen ana bilgisayarlara bağlanıldığında verilerin değiştirilmesini önlemeye yardımcı olan çift salt okunur mod bulunuyor.</p>

<p><strong>Her Kullanım Senaryosu İçin Doğru Çözümü Seçmek</strong></p>

<p>Doğru şifreli depolama çözümü, nihayetinde korunan bilginin niteliğine, cihazın nasıl kullanılacağına ve ihtiyaç duyulan güvenlik ile uyumluluk gereksinimlerine bağlı. Ders çalışmalarını ve kişisel kayıtlarını taşıyan bir öğrencinin ihtiyaçları, hassas bilgileri aktaran bir sağlık kuruluşunun veya çevrimdışı yedekleme amacıyla veri saklayan bir işletmenin ihtiyaçlarından oldukça farklı olabiliyor.</p>

<p>Donanım tabanlı şifrelemeye sahip depolama çözümleri alanında 20 yılı aşkın deneyime sahip Kingston, günlük kişisel dosyalardan hassas profesyonel bilgilere ve işletmeler için kritik verilere kadar farklı kullanıcı ve kullanım senaryolarında verileri korumak üzere tasarlanan, ödüllü Kingston IronKey™ güvenli depolama ürünleri portföyünü sunuyor.</p>

<p><strong>Öğrenciler, aileler ve bireysel kullanıcılar</strong>, kişisel belgeler, vergi kayıtları ve diğer özel dosyalar için kullanımı kolay, uygun maliyetli ve güvenilir bir depolama çözümüne ihtiyaç duyuyor. Kingston IronKey Locker+ 50 G2 USB Flash Drive, çoklu parola seçeneğiyle birlikte XTS-AES 256 bit donanım tabanlı şifreleme sunuyor ve herhangi bir kurulum gerektirmeden hızlı kuruluma olanak tanıyan yerleşik yazılımla geliyor. Ürün, kullanıcıların özel dosyalarını ev, okul ve iş bilgisayarları arasında kolayca taşımasına olanak tanırken, sürücünün kaybolması, çalınması veya ortak kullanılan bilgisayarlara bağlanması durumunda dahi dosyaların korunmasına yardımcı oluyor.</p>

<p><strong>Serbest çalışanlar ve uzaktan çalışanlar</strong>, her gün farklı cihazlar üzerinden hassas müşteri teslimatları, sözleşmeler ve finansal kayıtlarla çalışıyor. Kingston IronKey Vault Privacy 50 Series, XTS-AES 256 bit donanım tabanlı şifrelemeyi Yönetici, Kullanıcı ve Tek Kullanımlık Kurtarma parolası seçenekleriyle bir araya getiriyor. Böylece hassas verilerin korunmasına yardımcı olurken, Kullanıcı parolasının unutulması durumunda erişimin yeniden sağlanması için alternatifler sunuyor.</p>

<p><strong>Özel ekipmanlarla çalışan uzmanlar</strong>, tıbbi, endüstriyel ve güvenlik sistemleri gibi özel platformlar arasında kritik verileri düzenli olarak aktarıyor. Kingston IronKey Keypad 200 Series, FIPS 140-3 Level 3 doğrulamasına sahip olmasının yanı sıra PIN tabanlı erişim sağlayan alfanümerik bir tuş takımına ve işletim sistemi ile cihazdan bağımsız çalışma özelliğine sahip. Bu sayede kullanıcılar sürücünün kilidini herhangi bir yazılım kullanmadan açarak uyumlu USB özellikli sistemlere bağlayabiliyor. Ayrıca kurcalamaya karşı dayanıklı yapısı, sürücünün kaybolması veya çalınması durumunda verilerin korunmasına yardımcı oluyor.</p>

<p><strong>Küçük ve orta ölçekli işletmeler</strong>, çalışan ve müşteri veri tabanlarından çevrimdışı felaket kurtarma yedeklerine kadar her gün büyük miktarda değerli veriyi yönetiyor. Kingston IronKey Vault Privacy 80 External SSD, ASTORS Homeland Security Awards kapsamında üç kez Platinum ödülüne layık görülen bir çözüm olarak sezgisel, akıllı telefon benzeri bir dokunmatik ekran arayüzünü 8 TB'a kadar kapasite seçenekleriyle bir araya getiriyor. Böylece BT yöneticileri ve işletme sahipleri yüksek kapasiteli işletme verilerini kolayca güvence altına alabiliyor.</p>

<p><strong>Regülasyona tabi sektörlerde faaliyet gösteren işletmeler ve kuruluşlar</strong>, özellikle finans, sağlık, hukuk ve kamu gibi alanlarda sıkı veri gizliliği ve tedarik zinciri düzenlemelerine uymak zorunda. Kingston IronKey D500S USB Flash Drive, FIPS 140-3 Level 3 doğrulamasına, XTS-AES 256 bit donanım tabanlı şifrelemeye ve TAA uyumluluğuna sahip. Ayrıca MIL-STD-810F askeri standartlarına göre tasarlanan ürünün sağlam çinko gövdesi, epoksi dolgulu yapısı ve otomatik kripto-silme koruması, yetkisiz fiziksel ve dijital erişim riskini azaltmaya yardımcı olurken sıkı güvenlik ve satın alma gereksinimlerini destekliyor.</p>

<p>Taşınabilir depolama birimlerinin önemli bilgileri her yere taşımayı kolaylaştırdığını ancak bu konforun güvenlikten ödün verilerek sağlanmaması gerektiğini vurgulayan Kingston yetkilileri şu değerlendirmede bulundu: 'Kingston'ın veri koruma taahhüdü, kullanıcıların bilinçli güvenlik kararları almasını sağlamak üzerine kuruludur. Bu süreç, öncelikle verinin değerini ve hassasiyetini anlamakla, ardından bu ihtiyaçları donanım tabanlı güvenlik, kullanım kolaylığı ve mevzuat uyumu açısından doğru güvenlik seviyesiyle eşleştirmekle başlıyor.'</p>

<p>Giderek daha fazla bilgi geleneksel ofis ortamlarının dışına taşınırken, taşınabilir verilerin korunması daha kapsamlı bir veri güvenliği stratejisinin temel unsurlarından biri olarak ele alınmalı. NIST FIPS 140-3 Level 3 doğrulaması, TAA uyumluluğu ve FIPS 197 sertifikasyonu gibi uluslararası düzeyde tanınan güvenlik sertifikalarının yanı sıra sektörel ödüllerle desteklenen Kingston IronKey, bireyler, işletmeler ve yüksek düzeyde regülasyona tabi sektörler için güvenilir veri koruma çözümleri sunmaya devam ediyor.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>KAHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Teknoloji</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/tasinabilir-veri-guvenliginde-sifre-tek-basina-yeterli-mi</guid>
      <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 10:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/uploads/2026/09/tasinabilir-veri-guvenliginde-sifre-tek-basina-yeterli-mi.webp" type="image/jpeg" length="13538"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CARETTA YAVRULARI KIRMIZI LED YOL İLE ŞAŞIRMADAN DENİZE]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/caretta-yavrulari-kirmizi-led-yol-ile-sasirmadan-denize</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/caretta-yavrulari-kirmizi-led-yol-ile-sasirmadan-denize" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uygulanan LED aydınlatma sayesinde, Side ve Sorgun bölgesinde bulunan 95 yuvadan çıkan 5 bin 500'den fazla caretta caretta yavrusu denizle buluştu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>AEDAŞ ve DEKAFOK tarafından Side ve Sorgun sahillerinde uygulanan kırmızı LED aydınlatma sayesinde, bölgede bulunan 95 yuvadan çıkan 5 bin 500'den fazla caretta caretta yavrusu denizle buluştu. İnsan-doğa uyumu açısından Türkiye'de bir ilk olma özelliği taşıyan uygulama, elde edilen başarılı sonuçların ardından AEDAŞ ve DEKAFOK arasında imzalanan protokolle sürdürülebilir bir koruma modeline dönüştü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Akdeniz Elektrik Dağıtım A.Ş. (AEDAŞ), Kıyı Koruma Derneği (DEKAFOK) iş birliğiyle deniz kaplumbağalarının yaşam alanlarının korunması amacıyla Nisan ayında Antalya'nın Manavgat ilçesine bağlı Side ve Sorgun sahillerinde uygulanan kırmızı LED aydınlatma, 5 bin 500'den fazla carreta carettanın güvenle denize ulaşmasını sağladı. Yaklaşık 1 kilometrelik sahil bandındaki sokak aydınlatmalarında gerçekleştirilen kırmızı LED dönüşümü sayesinde, 95 yuvadan çıkan yavru kaplumbağalar yönlerini kaybetmeden denizle buluşurken sahada elde edilen bu başarı sonrasında AEDAŞ ve DEKAFOK koruma protokolüne imza attı.</p>

<p><strong>İNSAN-DOĞA UYUMU AÇISINDAN ÖRNEK BİR MODEL OLUŞTURULDU</strong></p>

<p>Side ve Sorgun'da ilkbahar aylarında devreye alınan kırmızı LED uygulaması 'insan-doğa' uyumu açısından da örnek bir model olarak öne çıktı. Yumurtadan çıkan yavruların yönlerini şaşırmasına ve denize ulaşmak yerine karaya doğru gitmelerine neden olan sarı ve beyaz parlak ışıklar kırmızı LED aydınlatmalar ile değiştirirken yol ve bölge aydınlatmaları standartları da gözetildi. Proje ilgili kamu kurumlarından alınan özel izinler çerçevesinde trafik emniyeti ve sürüş güvenliği kriterleri en üst düzeyde tutularak tasarlandı. Böylece hem bölgedeki ulaşım güvenliği korundu hem de ekolojik dengeye uygun bir ışıklandırma sistemi kurularak, doğa ile insan yaşamının uyum içinde sürdürülebileceğini gösteren önemli bir model oluşturuldu.</p>

<p><strong>'YAVRULARIMIZI KAYIPSIZ BİR ŞEKİLDE DENİZE KAVUŞTURDUK'</strong></p>

<p>Deniz kaplumbağalarının yuvalarının bulunduğu sahil şeridinde gerçekleştirilen uygulamanın başka bölgelere de örnek olduğunu ifade eden <strong>DEKAFOK Başkanı Seher Akyol</strong>, 'AEDAŞ iş birliğiyle gerçekleştirdiğimiz kırmızı LED uygulaması sayesinde bu sezon 5 bin 500'den fazla caretta caretta yavrusunun güvenli şekilde denize ulaşmasına katkı sağladık. Deniz kaplumbağalarında her 1.000 yavrudan sadece 1 tanesinin erginliğe ulaşabildiği göz önüne alındığında, kurtarılan her bir yavru türün geleceği için hayati önem taşıyor. 2025 yılından bu yana sürdürdüğümüz görüşmelerin ardından, Nisan ayında Türkiye'de insan-doğa uyumu açısından örnek oluşturabilecek Türkiye genelinde bir ilk olan uygulamayı hayata geçirdik. Sahadan elde ettiğimiz sonuçlar, doğru planlanan ve bilimsel yaklaşımla uygulanan çalışmaların doğanın korunmasıyla insan yaşamının ihtiyaçlarını bir arada gözetebileceğini gösterdi. İmzaladığımız koruma protokolüyle bu örnek çalışmayı gelecek yıllarda da sürdürmeyi ve farklı kıyı bölgelerine ilham olmasını hedefliyoruz' dedi.</p>

<p><strong>'AYDINLATMA İHTİYACINI ORTADAN KALDIRMADAN ÇÖZÜM ÜRETTİK'</strong></p>

<p><strong>AEDAŞ Genel Müdürü İlkay Baydar </strong>da, 'Bu çalışmayla caretta carettaların beyaz ışık nedeniyle doğal yönlerini kaybetmelerinin önüne geçilmesinin ve yavruların denize daha kolay ulaşmasını hedefliyorduk. Projenin önemli unsurlarından biri de çevresel koruma ile insan yaşamının ihtiyaçlarının birlikte değerlendirilmesi oldu. Sahil hattında aydınlatma ihtiyacı ortadan kaldırılmadan, kullanılan ışığın niteliğinin değiştirilmesiyle hem ulaşım ve sürüş güvenliğinin korunması hem de deniz kaplumbağalarının doğal yaşamının desteklemeyi amaçladık. DEKAFOK işbirliğiyle insan yaşamının gerektirdiği aydınlatma ihtiyacı ile doğal yaşamın korunmasını aynı noktada buluşturan uygulama, ilk sezonunda elde edilen sonuçların ardından imzalanan protokolle sürdürülebilir bir koruma modeline dönüştürdük' değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p><strong>BEYAZ IŞIK YERİNE KIRMIZI LED</strong></p>

<p>Deniz kaplumbağalarının özellikle yumurtadan çıkan yavruları, denize ulaşırken doğal ışık kaynaklarından yararlanıyor. Yapay ve parlak ışık kaynakları ise yavruların yönlerini şaşırmasına neden olabiliyor. Sarı ve beyaz ışıkların etkisiyle deniz yerine karaya yönelen yavrular, yuvalama alanlarından uzaklaşarak yaşamlarını tehdit eden koşullarla karşı karşıya kalabiliyor.</p>

<p>Kırmızı LED aydınlatma sistemi ise bu olumsuz etkiyi azaltmayı amaçlıyor. DEKAFOK ve AEDAŞ tarafından hayata geçirilen uygulamayla, sahillerdeki aydınlatmanın deniz kaplumbağalarının doğal yönelimlerini mümkün olduğunca bozmayacak şekilde düzenlenmesi sağlandı. Böylece yavruların ay ışığının rehberliğinde denize yönelmeleri ve yapay ışık kaynaklarına doğru hareket etmelerinin önüne geçilmesi hedeflendi. Kıyı Koruma Derneği (DEKAFOK) ile Akdeniz Elektrik Dağıtım A.Ş. (AEDAŞ) iş birliğinde Manavgat'ın Side ve Titreyengöl-Sorgun sahillerinde yürütülen çalışma kapsamında, klasik aydınlatmalar özel kırmızı LED armatürlerle değiştirildi.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>KAHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/caretta-yavrulari-kirmizi-led-yol-ile-sasirmadan-denize</guid>
      <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 10:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/uploads/2026/09/caretta-yavrulari-kirmizi-led-yol-ile-sasirmadan-denize.webp" type="image/jpeg" length="43851"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TÜRKİYE'NİN İLK SAAT FESTİVALİ 'İSTANBUL WATCH  FESTİVAL']]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/turkiyenin-ilk-saat-festivali-istanbul-watch-festival</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/turkiyenin-ilk-saat-festivali-istanbul-watch-festival" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'de saat kültürünü odağına alan ilk festival olan İstanbul Watch Festival, 10-11 Ekim 2026 tarihlerinde QNB Terminal Kadıköy'de gerçekleştirilecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye'de saat kültürünü odağına alan ilk festival olan İstanbul Watch Festival, 10-11 Ekim 2026 tarihlerinde QNB Terminal Kadıköy'de gerçekleştirilecek.</p>

<p><strong>Türk Saat Kulübü tarafından düzenlenecek festival; 30'u aşkın saat markasını, koleksiyonerleri, ustaları, sektör profesyonellerini ve saat meraklılarını ilk kez büyük bir ölçekte bir araya getirecek. Atölyelerden panellere, canlı zanaat gösterilerinden yeni model tanıtımlarına uzanan programıyla festival iki gün sürecek.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Türkiye'nin saat kültürü, ilk kez kendine ait kapsamlı bir festivalde buluşmaya hazırlanıyor. Saatçilik mirasını görünür kılmak ve bu alanda giderek büyüyen topluluğu bir araya getirmek amacıyla kurulan Türk Saat Kulübü, ilk büyük etkinliği olan İstanbul Watch Festival'i 10-11 Ekim 2026 tarihlerinde düzenleyecek. QNB Terminal Kadıköy Platform'da yaklaşık 1.000 metrekarelik alanda gerçekleştirilecek festival, saatlere ilgi duyan herkese açık ve erişilebilir bir buluşma noktası oluşturacak.</p>

<p>Türkiye'de saat alanında ilk kez hayata geçirilecek İstanbul Watch Festival, saatçiliği yalnızca ürün ve markalar üzerinden değil; zanaat, tasarım, mühendislik, koleksiyon kültürü ve topluluk ekseninde ele alacak. Festival, saat dünyasını uzun süredir takip eden koleksiyonerlerin yanı sıra bu kültürle yeni tanışan ziyaretçilere de farklı deneyimler sunacak.</p>

<p><strong>Fuarın ötesinde, yaşayan bir saat kültürü</strong></p>

<p>İstanbul Watch Festival, yalnızca markaların ürünlerini sergilediği bir fuar olmanın ötesinde, saat kültürünün farklı yönleriyle deneyimlenebileceği canlı bir festival olarak kurgulandı. Etkinlik; saatlere duyulan merakı artırmayı, bilgi ve deneyim paylaşımını teşvik etmeyi ve saat dünyasına ilk adımını atanlar için ulaşılabilir bir başlangıç noktası oluşturmayı amaçlıyor.</p>

<p>İki gün boyunca devam edecek program; 'Atölyeler ve Eğitim', 'Paneller ve Söyleşiler', 'Eğlence ve Kültür' ile 'Marka Deneyim Alanları' olmak üzere dört ana başlık altında gerçekleştirilecek. Ustalarla birebir çalışmaların, mekanizma eğitimlerinin ve başlangıç derslerinin yer alacağı atölyelerde ziyaretçiler, saatçiliğin teknik dünyasını yakından tanıyacak. Panel ve söyleşilerde ise koleksiyonerler, saat ustaları, tasarımcılar, marka kurucuları ve global saat dünyasının önde gelen isimleri bilgi ve deneyimlerini paylaşacak. Yarışmalar, sergiler, ödül oylaması ve Dünya Saatçilik Günü kutlaması festivalin kültür ve eğlence programını oluştururken, marka deneyim alanları da ziyaretçilere yeni modelleri keşfetme ve farklı saatleri bileklerinde deneme fırsatı sunacak.</p>

<p><strong>Saatçilik zanaatı canlı gösterimlerle keşfedilecek</strong></p>

<p>İstanbul Watch Festival'i farklılaştıran başlıklardan biri de gün boyunca ziyaret edilebilecek canlı zanaat ve kültür alanları olacak. Saat bakım atölyesi, otomatik mekanizma çalışmaları ve mikro indeks boyama gösterimi, saat üretiminin hassasiyet ve ustalık gerektiren aşamalarını ziyaretçilere yakından gösterecek. Festivalde ayrıca hiper gerçekçi saat çizimleriyle tanınan Macar hiperralist sanatçı Tamás Fehér, iki gün boyunca canlı performans gerçekleştirecek. Böylece saatçilik; teknik yönünün yanı sıra tasarım, estetik ve sanatla kurduğu ilişki üzerinden de ele alınacak.</p>

<p><strong>Global saat dünyasının temsilcileri İstanbul'a gelecek</strong></p>

<p>Türkiye'nin ilk saat festivali, yerel saat topluluğunu bir araya getirmenin yanı sıra İstanbul'u uluslararası saat dünyasının buluşma noktalarından birine dönüştürmeyi hedefliyor. Uluslararası saat medyasının temsilcileri, global içerik üreticileri ve sektörün fikir liderleri festivalin davetlileri arasında yer alacak. Program kapsamında global saat medyasının temsilcilerini aynı sahnede buluşturacak özel bir panel de gerçekleştirilecek. Panelde saat yayıncılığındaki yeni yaklaşımlar, değişen koleksiyoner profili ve dünya genelinde gelişen saat kültürü farklı perspektiflerle değerlendirilecek.</p>

<p>Giriş ve orta segmentte yer alan 30'u aşkın saat markası, festival kapsamında kuracağı deneyim alanlarıyla ziyaretçilerle buluşacak. Markalar, mevcut koleksiyonlarının yanı sıra yeni modellerini ve festival dönemine özel yeniliklerini de saat meraklılarının beğenisine sunacak.</p>

<p>Ücretsiz olarak düzenlenecek festivale katılmak isteyen ziyaretçiler, etkinliğin internet sitesi üzerinden dijital davetiye oluşturarak giriş yapabilirler.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>KAHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/turkiyenin-ilk-saat-festivali-istanbul-watch-festival</guid>
      <pubDate>Tue, 15 Sep 2026 10:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/uploads/2026/09/turkiyenin-ilk-saat-festivali-istanbul-watch-festival.webp" type="image/jpeg" length="53548"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[FENERBAHÇE, GAZİANTEP DEPLASMANINDA TAKILDI: 0-0]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/fenerbahce-gaziantep-deplasmaninda-takildi-0-0</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/fenerbahce-gaziantep-deplasmaninda-takildi-0-0" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Fenerbahçe, Trendyol Süper Lig'in 5'inci haftasında deplasmanda Gaziantep FK ile 0-0 berabere kalarak önemli bir puan kaybına uğradı...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="mb-4">
<div class="styles_article-content-container__SvZKm">
<p>Fenerbahçe, Trendyol Süper Lig'in 5'inci haftasında deplasmanda Gaziantep FK ile 0-0 berabere kaldı. Sarı-lacivertliler, ikinci yarıda Kerem Aktürkoğlu ve Mason Greenwood ile iki kez direğe takıldı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Trendyol Süper Lig'in 5'inci haftasında Gaziantep FK ile Fenerbahçe, Gaziantep Stadı'nda karşı karşıya geldi. Mücadelede gol sesi çıkmadı.</p>

<p>Fenerbahçe'de Romelu Lukaku sarı-lacivertli formayla ilk kez bir karşılaşmaya ilk 11'de başladı.</p>

<p>Karşılaşmanın 54'üncü dakikasında Kerem Aktürkoğlu'nun vuruşunda top direkten döndü. Fenerbahçe, 88'inci dakikada bir kez daha gole yaklaştı ancak Mason Greenwood'un kullandığı serbest vuruş da direkten oyun alanına döndü.</p>

<p>Kalan dakikalarda iki takım da gol bulamayınca mücadele 0-0 sona erdi.</p>

<p>Bu sonuçla Fenerbahçe puanını 7'ye, Gaziantep FK ise 8'e yükseltti.</p>
</div>
</div></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HM</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/fenerbahce-gaziantep-deplasmaninda-takildi-0-0</guid>
      <pubDate>Mon, 14 Sep 2026 22:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/uploads/2026/09/gaziantep-fenerbahce-hh.jpg" type="image/jpeg" length="14956"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ŞANLIURFA'DA RAYLI SİSTEM İÇİN TARİHİ ADIM]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/sanliurfada-rayli-sistem-icin-tarihi-adim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/sanliurfada-rayli-sistem-icin-tarihi-adim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi, kent içi ulaşımın geleceğini şekillendirecek en önemli yatırımlardan biri için önemli bir adım daha attı...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Başkan Mehmet Kasım Gülpınar'ın talimatları doğrultusunda Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Daire Başkanlığı tarafından proje çalışmaları tamamlanan Eyyübiye-Haliliye Hafif Raylı Sistem Projesi'nde ihale sürecine gelindi.</p>

<p class="MsoNoSpacing">Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi, kent içi ulaşımın geleceğini şekillendirecek en önemli yatırımlardan biri için önemli bir adım daha attı.</p>

<p class="MsoNoSpacing">Şanlıurfalıların uzun yıllardır beklediği raylı sistem yatırımı kapsamında hem hattın birinci etap yapım işi hem de 14 adet hafif raylı sistem aracının temini için 13 Ekim 2026 tarihinde iki ayrı ihale gerçekleştirilecek.</p>

<p class="MsoNoSpacing">Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar'ın talimatları doğrultusunda, Ulaşım Daire Başkanlığı tarafından yürütülen Eyyübiye-Haliliye Hafif Raylı Sistem Projesi proje ve hazırlık çalışmalarının ardından ihale aşamasına ulaştı.</p>

<p class="MsoNoSpacing">Kentte yıllardır gündemde olan ve Şanlıurfalıların hayata geçirilmesini beklediği raylı sistem için 13 Ekim 2026 tarihinde iki ayrı ihale yapılacak.</p>

<p class="MsoNoSpacing"><strong>İLK İHALE 14 RAYLI SİSTEM ARACI İÇİN</strong></p>

<p class="MsoNoSpacing">Projenin araç ayağını oluşturacak '14 Adet Hafif Raylı Sistem Aracı Temini ve İşletmeye Alınması İşi' ihalesi, 13 Ekim 2026 Salı günü saat 10.00'da gerçekleştirilecek.</p>

<p class="MsoNoSpacing">2026/1334867 ihale kayıt numarasıyla ilan edilen ihale, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu kapsamında açık ihale usulüyle gerçekleştirilecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p class="MsoNoSpacing">İhale kapsamında Şanlıurfa'da kullanılacak 14 adet hafif raylı sistem aracının temini ve işletmeye alınması sağlanacak.</p>

<p class="MsoNoSpacing"><strong>HAFİF RAYLI SİSTEM HATTININ 1. ETABI DA AYNI GÜN İHALEDE</strong></p>

<p class="MsoNoSpacing">Aynı gün raylı sistem projesinin altyapısını oluşturacak bir diğer önemli ihale daha yapılacak.</p>

<p class="MsoNoSpacing">'Şanlıurfa Eyyübiye - Haliliye Hafif Raylı Sistem Hattı 1. (Birinci) Aşama Yapım İşi' ihalesi ise 13 Ekim 2026 saat 10.30'da gerçekleştirilecek.</p>

<p class="MsoNoSpacing">2026/1327584 ihale kayıt numarasıyla ilan edilen yapım işi, yine 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu kapsamında açık ihale usulüyle yapılacak. Çalışmaların gerçekleştirileceği bölge ise Eyyübiye ve Haliliye ilçeleri olarak belirlendi.</p>

<p class="MsoNoSpacing">Böylece aynı gün içerisinde hem raylı sistem hattının yapımına hem de bu hatta hizmet verecek araçların teminine ilişkin iki kritik ihale gerçekleştirilmiş olacak.</p>

<p class="MsoNoSpacing"><strong>ŞANLIURFA ULAŞIMINDA YENİ BİR DÖNEM</strong></p>

<p class="MsoNoSpacing">Hızla büyüyen nüfusu ve artan ulaşım ihtiyacıyla birlikte yeni ulaşım çözümlerine ihtiyaç duyan Şanlıurfa'da hafif raylı sistem projesinin hayata geçirilmesi, kent içi toplu ulaşım açısından önemli bir dönüşümün başlangıcı olacak.</p>

<p class="MsoNoSpacing">Raylı sistemle birlikte yüksek yolcu taşıma kapasitesi, daha düzenli ve öngörülebilir seyahat süreleri, konforlu toplu ulaşım ve karayolu üzerindeki trafik yükünün azaltılması hedefleniyor.</p>

<p class="MsoNoSpacing">Projenin aynı zamanda özel araç kullanımına olan bağımlılığın azaltılmasına, yoğun güzergâhlarda toplu taşımanın cazibesinin artırılmasına ve daha sürdürülebilir bir kent içi ulaşım sisteminin oluşturulmasına katkı sağlaması bekleniyor.</p>

<p class="MsoNoSpacing">Özellikle Eyyübiye ve Haliliye gibi nüfus ve günlük hareketliliğin yoğun olduğu iki merkez ilçeyi kapsaması, projenin Şanlıurfa'nın ulaşım ağı açısından stratejik önemini daha da artırıyor.</p>

<p class="MsoNoSpacing"><strong>BAŞKAN GÜLPINAR DÖNEMİNİN EN ÖNEMLİ ULAŞIM YATIRIMLARINDAN BİRİ</strong></p>

<p class="MsoNoSpacing">Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar'ın talimatlarıyla başlatılan çalışmalar kapsamında Ulaşım Daire Başkanlığı teknik hazırlık ve proje süreçlerini tamamlayarak yatırımı ihale aşamasına taşıdı.</p>

<p class="MsoNoSpacing">13 Ekim 2026, bu anlamda Şanlıurfa ulaşımı açısından önemli tarihlerden biri olacak. Hattın birinci etap yapım işi ile 14 hafif raylı sistem aracının temininin aynı gün ihaleye çıkmasıyla birlikte, Şanlıurfa'nın yıllardır beklediği raylı sistem projesinin hayata geçirilmesi yolunda somut ve önemli bir eşik daha aşılmış olacak.</p>

<p class="MsoNoSpacing"></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>KAHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/sanliurfada-rayli-sistem-icin-tarihi-adim</guid>
      <pubDate>Mon, 14 Sep 2026 14:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/uploads/2026/09/sanliurfada-rayli-sistem-icin-tarihi-adim.webp" type="image/jpeg" length="42999"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SAĞLIKTA DİJİTAL DÖNÜŞÜM VE YENİ KARİYER SEÇENEKLERİ]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/saglikta-dijital-donusum-ve-yeni-kariyer-secenekleri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/saglikta-dijital-donusum-ve-yeni-kariyer-secenekleri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[YKS ek tercih döneminde üniversite adayları için sağlık sektöründeki teknolojik dönüşüm yeni kariyer seçeneklerini de öne çıkarıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>YKS ek tercih döneminde üniversite adayları boş kontenjanları değerlendirirken, sağlık sektöründeki teknolojik dönüşüm yeni kariyer seçeneklerini de öne çıkarıyor.</p>

<p><strong>Biyomedikal Cihaz Teknolojisi, Elektronörofizyoloji ve Sağlık Bilgi Sistemleri Teknikerliği gibi programlar; sağlık, teknoloji, veri ve yapay zekâyı aynı meslek alanında buluşturuyor. </strong></p>

<p>YKS yerleştirme sonuçlarının ardından başlayacak ek tercih süreci, ilk yerleştirmede istediği programa yerleşemeyen ya da tercih yapmayan adaylara üniversite için yeni bir fırsat sunuyor. Adaylar ek tercih listelerini oluştururken yalnızca bugünün değil, teknolojik dönüşümle birlikte önümüzdeki yıllarda önem kazanacak meslekleri de değerlendiriyor.</p>

<p>Üsküdar Üniversitesi Biyomedikal Cihaz Teknolojisi Program Başkanı Öğr. Gör. Eyser Kılıç, sağlık hizmetlerinde tanı ve tedavide kullanılan binlerce tıbbi cihazın bulunduğunu anlattı.</p>

<p>Eyser Kılıç, hastanelerde biyomedikal cihaz teknikerlerine duyulan ihtiyacın neden arttığını şöyle anlattı:</p>

<p>'Sağlık hizmetlerinde tanı ve tedavide kullanılmakta olan binlerce tıbbi cihaz bulunmaktadır ve gelişen teknolojiyle birlikte bu cihazların çalışma prensipleri, teknik özellikleri ve kullanım avantajları değişebilmektedir. Yaşamsal öneme sahip tıbbi cihazların sürekli ve doğru bir şekilde çalışabilmesi için bu alanda yeterli donanıma sahip biyomedikal teknikerleri tarafından düzenli olarak bakım ve kalibrasyonlarının yapılması gerekmektedir. Ayrıca sağlık hizmetleri devam ederken bu cihazlarda olası bir arıza ya da sorun oluşması durumunda hızlı bir şekilde alanda uzman biyomedikal teknikerleri tarafından duruma müdahale edilmeli ve gerekli süreçlerin başlatılması gerekir. Dolayısıyla tıpta tıbbi cihazların yeri ve önemi yadsınamaz ve bu cihazların kurulumlarından itibaren artık iş göremez hale gelip hurdaya ayrılmasına kadar geçen süreçte işleyişin devamlılığı için biyomedikal teknikerlerine ihtiyaç duyulmaktadır.'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>MR'dan yoğun bakıma kadar kritik sorumluluk üstleniyorlar</strong></p>

<p>Biyomedikal teknikerlerinin yalnızca cihaz arızası olduğunda devreye giren teknik personel olmadığını vurgulayan Kılıç, 'Biyomedikal teknikerleri tıbbi cihazların ilgili birimlere kurulumundan itibaren, cihazların periyodik olarak bakım ve kalibrasyonlarının yapılmasından sorumlu kişilerdir. Tıbbi cihazlarda herhangi bir arıza ya da sorun oluşması durumunda arızayı tespit etmek ve arızanın giderilmesi için gerekli çalışmaları yürütürler. Hastanelerde tıbbi cihazlara ait envanter tutmak, cihazlar çalışmaz duruma geldiğinde hurdaya ayrılması için gerekli prosedürleri yürütmek, yeni bir tıbbi cihaz alınacağı zaman uzman doktorlarla birlikte ilgili cihazın teknik özelliklerini belirlemek gibi görevleri bulunmaktadır.' diye konuştu.</p>

<p><strong>Yerli tıbbi cihaz üretimi yeni fırsatlar sağlayabilir</strong></p>

<p>Biyomedikal teknikerlerinin yalnızca hastanelerde değil AR-GE ve üretim süreçlerinde de görev alabildiğini kaydeden Kılıç, 'Biyomedikal teknikerleri AR-GE faaliyetlerinde, tıbbi cihaz üretim süreçlerinde de görev alabilirler. Bu nedenle yerli tıbbi cihaz üretimi biyomedikal teknikerlerinin ülkemizde üretim aşamalarında istihdam sağlayabilecek bir fırsat sağlar.' dedi.</p>

<p><strong>Sağlık ve teknoloji aynı eğitimde buluşuyor</strong></p>

<p>Biyomedikal Cihaz Teknolojisi programının sağlık bilimleri ile teknik bilimleri bir araya getirdiğini anlatan Kılıç, öğrencilerin elektrik-elektronik temelli derslerin yanında anatomi ve fizyoloji gibi temel tıp bilimleri derslerini de aldığını belirtti.</p>

<p>Öğrencilerin görüntüleme, yaşam destek ve laboratuvar cihazlarının çalışma prensiplerini öğrendiğini ifade eden Kılıç, 'Elektrik-elektronik ya da makine gibi teknik alanlara ilgi duyan ve tıp-sağlık alanında kullanılan cihazlarla uğraşmak isteyen kişiler için Biyomedikal Cihaz Teknolojisi programı oldukça uygun ve zevkli bir seçenektir.' diye konuştu.</p>

<p>Mezunların kamu ve özel hastanelerin biyomedikal birimlerinin yanı sıra tıbbi cihaz firmalarının teknik servis, satış-pazarlama, kalibrasyon, kalite ve belgelendirme alanlarında görev alabildiğini belirten Kılıç, DGS ile ilgili mühendislik programlarına geçiş imkânı bulunduğunu da söyledi.</p>

<p><strong>Beyin ve sinir sisteminin elektriksel dili ölçülüyor</strong></p>

<p>Üsküdar Üniversitesi Elektronörofizyoloji Program Başkanı Öğr. Gör. Cansu Özbay, elektronörofizyolojinin sinir sisteminin elektriksel ve fizyolojik faaliyetlerini tıbbi cihazlarla ölçen ve hekimin tanısal değerlendirmesine yardımcı olan bir sağlık alanı olduğunu söyledi.</p>

<p>Elektronörofizyoloji teknikerlerinin uzman hekim gözetiminde EEG, EMG ve uyku incelemeleri başta olmak üzere sinir sisteminin fonksiyonlarını ölçen uygulamalarda görev aldığını kaydeden Özbay, MR ve BT gibi anatomik görüntülemelerin yanında fonksiyonel ölçümlerin de tanı sürecinin önemli parçaları olduğuna dikkat çekti.</p>

<p><strong>'Hasta ile ileri teknoloji arasında kritik bir köprü'</strong></p>

<p>Epilepsi, uyku bozuklukları ve sinir sistemi hastalıklarında teknikerin tanı koymadığını, ancak tanı sürecinin teknik bölümünü yürüttüğünü vurgulayan Özbay, şöyle konuştu:</p>

<p>'Burada teknikerin rolü hekimin yerine tanı koymak değil, tanı sürecinin teknik ve uygulamalı bölümünü doğru şekilde yürütmektir. Teknikerin yaptığı iş, hasta, ileri teknoloji cihaz, nörofizyolojik kayıt ve hekim değerlendirmesi arasında kritik bir köprü kurmaktır.'</p>

<p><strong>Beyin-bilgisayar arayüzleri geleceği değiştirebilir</strong></p>

<p>Nörobilimdeki gelişmelerin elektronörofizyoloji alanına da doğrudan yansıdığını dile getiren Özbay, beyin-bilgisayar arayüzleri, yapay zekâ destekli sinyal analizi, nöromodülasyon ve giyilebilir nörolojik cihazların önem kazanacağına dikkat çekti.</p>

<p>Özbay, 'Beyin-bilgisayar arayüzleri, nöromodülasyon, yapay zekâ destekli sinyal analizi, giyilebilir nörolojik cihazlar ve gelişmiş nöromonitörizasyon sistemleri ilerledikçe EEG ve diğer biyosinyallerin toplanması ve yorumlanmasına yönelik teknik yetkinliklerin önemi artabilir. Burada elektronörofizyoloji mezununun avantajı, hem insan fizyolojisini hem de biyomedikal cihazlarla çalışmayı öğrenmesidir.' dedi.</p>

<p><strong>Nörobilim ve teknoloji aynı meslekte buluşuyor</strong></p>

<p>Beyin ve teknolojiye birlikte ilgi duyan gençler açısından programın farklı bir seçenek sunduğunu belirten Özbay, 'İnsan vücudu nasıl çalışıyor?' sorusuyla ilgileniyorsanız nörobilim tarafı var. 'Bu sistemi teknolojiyle nasıl ölçerim?' diyorsanız cihaz ve uygulama tarafı var.' dedi.</p>

<p>Elektronörofizyoloji mezunlarının kamu ve özel hastanelerde, nöroloji ve nörofizyoloji laboratuvarlarında, uyku merkezlerinde ve nöromonitörizasyon birimlerinde çalışabildiğini ifade eden Özbay, öğrencilerin mezun olduklarında yalnızca teorik bilgiye değil, belirli cihaz ve klinik uygulamalarda çalışma deneyimine de sahip olduklarını belirtti.</p>

<p><strong>Dijitalleşen hastaneler sağlık ve bilişimi birlikte bilen çalışan arıyor</strong></p>

<p>Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilgi Sistemleri Teknikerliği Program Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Burcu Dündar Ertemiz, randevudan hasta kayıtlarına, tetkiklerden raporlama ve faturalandırmaya kadar sağlık hizmetlerinin büyük bölümünün artık dijital sistemlerle yürütüldüğünü söyledi.</p>

<p>Ertemiz, sağlık sektöründe yalnızca bilişim teknolojilerini bilmenin yeterli olmadığını belirterek, şöyle konuştu:</p>

<p>'Sağlık hizmetlerinin nasıl yürüdüğünü, sağlık çalışanlarının kullandığı terminolojiyi, ihtiyaçlarını ve kullanılan verinin niteliğini de anlamak gerekiyor. Sağlık Bilgi Sistemleri Teknikerliği tam da bu iki alanın kesiştiği noktada yer alıyor. Sağlık alanını tanıyan, aynı zamanda bilişim sistemlerini ve teknolojiyi anlayan insan kaynağına duyulan ihtiyaç sağlık kurumlarının dijitalleşmesiyle birlikte giderek daha görünür hâle geliyor.'</p>

<p><strong>Sağlık çalışanları ile bilişim ekipleri arasında köprü</strong></p>

<p>Sağlık Bilgi Sistemleri Teknikerlerinin çalışma alanının yalnızca teknik destekle sınırlandırılamayacağını ifade eden Ertemiz, mezunların Hastane Bilgi Yönetim Sistemleri, elektronik sağlık kayıtları, veri yönetimi ve kullanıcı desteği gibi farklı dijital süreçlerde görev alabildiğini söyledi.</p>

<p>Mesleğin sağlık çalışanları ile bilişim ekipleri arasında önemli bir köprü oluşturduğunu vurgulayan Ertemiz, 'Sağlık çalışanının neye ihtiyaç duyduğunu anlayıp bunu bilişim süreçleri açısından değerlendirebilecek kişilere ihtiyaç var.' dedi.</p>

<p><strong>'Yapay zekâ için doğru ve güvenilir sağlık verisi gerekiyor'</strong></p>

<p>Yapay zekâ, büyük veri, mobil sağlık, uzaktan sağlık hizmetleri ve giyilebilir teknolojilerin sağlık sektöründe giderek yaygınlaştığını kaydeden Ertemiz, bu teknolojilerin temelinde verinin bulunduğunu söyledi.</p>

<p>Ertemiz, 'Bir yapay zekâ uygulamasından doğru sonuç alabilmeniz için öncelikle doğru, düzenli, güvenilir ve güvenli bir sağlık verisine ihtiyacınız var. Bu sebeple sağlık verisini anlayan, bilgi sistemlerini kullanabilen, veri güvenliği ve mahremiyet konusunda bilinçli ve yeni teknolojilere uyum sağlayabilen çalışanların önemi giderek artıyor.' diye konuştu.</p>

<p><strong>Hasta bakımından çok teknolojiyle çalışmak isteyenlere alternatif</strong></p>

<p>Sağlık sektöründe çalışmanın yalnızca hekimlik, hemşirelik veya doğrudan hasta bakımından ibaret olmadığını belirten Ertemiz, hastanelerin güçlü bir teknolojik altyapıya da ihtiyaç duyduğunu vurguladı.</p>

<p>'Sağlık alanına ilgi duyan ama 'Ben doğrudan hasta bakımından ziyade teknolojiyle, bilgisayarla ve veriyle çalışmak istiyorum' diyen bir öğrenci için Sağlık Bilgi Sistemleri Teknikerliği farklı bir seçenek sunuyor.' diyen Ertemiz, teknolojiye meraklı ve problem çözmeyi seven gençlerin programı değerlendirebileceğini söyledi.</p>

<p><strong>'İki yıl teknoloji açısından oldukça uzun bir süre'</strong></p>

<p>Teknolojideki değişim hızına dikkat çeken Ertemiz, bugün yeni olarak konuşulan bazı uygulamaların iki yıl sonra sağlık hizmetlerinin günlük işleyişinin bir parçası olabileceğini belirtti.</p>

<p>Ertemiz, 'İki yıl özellikle teknoloji açısından aslında oldukça uzun bir süre. Bugün yeni olarak konuştuğumuz bazı uygulamaların iki yıl sonra sağlık hizmetlerinin günlük işleyişinin bir parçası hâline geldiğini görebiliriz. Bu nedenle öğrencilere belirli bir pozisyon ya da iş garantisi üzerinden yaklaşmak yerine, farklı alanlara uyum sağlayabilecek yetkinlikler kazandırmanın daha önemli olduğunu düşünüyoruz.' dedi.</p>

<p>Mezunların hastanelerin bilgi sistemleri ve bilgi işlem birimlerinin yanı sıra sağlık yazılımı, dijital sağlık, veri yönetimi, sistem entegrasyonları ve yapay zekâ destekli sağlık uygulamalarında görev alabileceğini kaydeden Ertemiz, yeni çalışma alanlarının önümüzdeki dönemde daha da çeşitleneceğini ifade etti.</p>

<p>Öğrencilerin iki yıllık eğitimi yalnızca diploma süreci olarak görmemesi; staj, bilişim becerileri ve sektörel gelişmelerle kendilerini desteklemesi gerektiğini vurgulayan Ertemiz, 'Sağlık sektörü değişiyor ve bu değişimin önemli bir bölümü teknoloji üzerinden gerçekleşiyor. Sağlık alanında çalışmak isteyen ama kendisini teknolojiye, bilişime ve veriye daha yakın hisseden gençler için bu program önemli bir alternatif.' dedi.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>KAHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/saglikta-dijital-donusum-ve-yeni-kariyer-secenekleri</guid>
      <pubDate>Mon, 14 Sep 2026 14:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/uploads/2026/09/saglikta-dijital-donusum-ve-yeni-kariyer-secenekleri.webp" type="image/jpeg" length="45533"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[DEPREM BÖLGESİNDE 'TEMİZ EKMEK PROJESİ']]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/deprem-bolgesinde-temiz-ekmek-projesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/deprem-bolgesinde-temiz-ekmek-projesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı (KEDV) 6 Şubat depremlerinin ilk gününden bu yana bölgede küçük ölçekli çiftçiler ve üreticilerle çalışmalarını sürdürüyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Temiz Ekmek Projesi, bölgenin yerel buğdaylarının topraktan değirmene, değirmenden fırınlara ve market raflarına uzanan yolculuğunda emeği geçen çiftçileri, üreticileri, kadın kooperatiflerini ve diğer yerel aktörleri ortak bir iş birliği ağı içinde buluşturmayı amaçlıyor.</p>

<p>İklim krizinin etkileri, artan üretim maliyetleri ve afetler, yerel gıda üretimini her geçen gün daha da kırılgan hale getiriyor. Buna karşın küçük ölçekli çiftçiler, kadın üreticiler ve kooperatifler, üretimi sürdürmek ve deprem bölgesinde yaşamı yeniden güçlendirmek için dayanışma içinde çalışmaya devam ediyor. Bu çabayı desteklemek ve yerel üretimi daha dayanıklı hale getirmek amacıyla Kadın Emeğini Değerlendirme Vakfı (KEDV), Hatay, Malatya ve Adıyaman'da Temiz Ekmek Projesi'ni hayata geçiriyor.</p>

<p>KEDV, 6 Şubat depremlerinin ilk gününden bu yana bölgede küçük ölçekli çiftçiler ve üreticilerle çalışmalarını sürdürüyor. Bu süreçte üreticilerin tüm zorlu koşullara rağmen üretimi sürdürmek ve yaşamlarını yeniden kurmak için gösterdikleri kararlılığa tanıklık eden KEDV, aynı zamanda bilgi paylaşımını, ortak üretimi ve dayanışmayı güçlendirecek mekanizmalara duyulan ihtiyacın da giderek arttığını gözlemledi. Artan üretim maliyetleri, iklim krizine bağlı aşırı hava olayları, afetler ve buna bağlı olarak üretimde yaşanan aksaklıklar, yerel üreticiler üzerindeki baskıyı artırıyor. Zirai don, sel ve yangın gibi afetler hem tarımsal üretimi hem de yerel gıda tedarik zincirlerini daha da kırılgan hale getirirken, küçük ölçekli üreticilerin güvenilir bilgiye, dayanışma ağlarına ve ortak çözüm mekanizmalarına duyduğu ihtiyaç daha da görünür hale geliyor. Temiz Ekmek Projesi de tam bu ihtiyaca yanıt vermeyi amaçlıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Temiz Ekmek Projesi, bölgenin yerel buğdaylarının topraktan değirmene, değirmenden fırınlara ve market raflarına uzanan yolculuğunda emeği geçen çiftçileri, üreticileri, kadın kooperatiflerini ve diğer yerel aktörleri ortak bir iş birliği ağı içinde buluşturmayı amaçlıyor. Böylece üretimin her aşamasında kaliteyi, gıda güvenliğini ve izlenebilirliği güçlendirirken, yerel üreticilerin bilgi paylaşımı yapabilecekleri, birlikte üretebilecekleri ve pazara daha güçlü erişebilecekleri bir yapı oluşturulması hedefleniyor. Projenin ilerleyen aşamalarında ekmek ve diğer buğday temelli ürünler için gıda güvenliği, hijyen, kalite ve izlenebilirlik standartları, üreticilerle birlikte geliştirilecek ve uygulanacak. Uzun vadede Temiz Ekmek Projesi, üreticilerin üretim kapasitesini ve gelir olanaklarını kolektif biçimde güçlendirerek kendi kaynaklarıyla sürdürülebilir bir yapıya dönüşmesini, aynı zamanda bulunduğu bölgede daha fazla hanenin temiz ekmeğe erişebilmesini hedefliyor.</p>

<p>Proje kapsamında küçük ölçekli çiftçi ve üreticileri ortak bir dayanışma ve çözüm zemininde buluşturmak için düzenli buluşmalar, deneyim ve bilgi paylaşımları, teknik eğitimler ve mentorluk süreçleri yürütülecek, ortak üretim alanları oluşturulacak. Ürünlerin izlenebilirliğini sağlayacak ortak kalite ve gıda güvenliği standartları belirlenmesi için çalışmalar yürütülecek ve ürünlerin geniş pazarlara ulaşması için markalaşma, ürün standardizasyonu ile çok kanallı satış olanakları geliştirilecek. Proje ayrıca bölgedeki kadın çiftçilerin örgütlenmesini, yerel buğday çeşitlerinin ekiminin kadın kooperatifleri ve kadın çiftçiler arasında yaygınlaştırılmasını destekleyecek.</p>

<p>Temiz Ekmek Projesi, yerel üretimin güçlenmesini yalnızca tarımsal üretimin sürdürülmesi açısından değil, afetlere ve iklim krizine karşı daha dayanıklı, kapsayıcı ve adil gıda sistemlerinin inşasının da önemli bir parçası olarak ele alıyor. Kadın üreticiler, kooperatifler ve yerel aktörlerin birlikte geliştireceği bu modelin, bölgede güvenli gıdaya erişimi artırırken yerel ekonomiyi güçlendirmesi ve başka bölgelere de ilham verecek bir dayanışma örneği oluşturması hedefleniyor.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>KAHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/deprem-bolgesinde-temiz-ekmek-projesi</guid>
      <pubDate>Mon, 14 Sep 2026 12:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/uploads/2026/09/deprem-bolgesinde-temiz-ekmek-projesi.webp" type="image/jpeg" length="84404"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[PARSAN KÜREK TAKIMINDAN BÜYÜK BAŞARI]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/parsan-kurek-takimindan-buyuk-basari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/parsan-kurek-takimindan-buyuk-basari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul'un uluslararası kürek organizasyonları arasındaki konumunu güçlendirmeyi amaçlayan Tersane İstanbul Rowing Cup ikinci yılında Haliç'te gerçekleştirildi]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul'un uluslararası kürek organizasyonları arasındaki konumunu güçlendirmeyi amaçlayan Tersane Istanbul Rowing Cup, ikinci yılında Haliç'te gerçekleştirildi. Uluslararası federasyon yöneticileri ile farklı ülkelerden sporcuların buluştuğu organizasyon, üç gün boyunca İstanbul'un tarihi kıyılarında rekabetçi ve renkli görüntülere sahne oldu.</p>

<p>11-13 Eylül tarihlerinde Tersane Istanbul'un ev sahipliğinde düzenlenen yarışlarda Open Race, Club Race, Corporate Race ve Legendary Row - University Challenge by The Land of Legends kategorileri yer aldı. Farklı seviyelerden ekipleri aynı organizasyonda bir araya getiren yarış programı, Haliç'i uluslararası kürek dünyasının önemli buluşma noktalarından biri haline getirdi.</p>

<p>Corporate Race kategorisinde mücadele eden GÜRİŞ Sanayi Grubu şirketlerinden PARSAN Kürek Takımı, 38 ekip arasından toplam klasmanda dördüncü sıraya ulaşarak dikkat çekici bir başarıya imza attı.</p>

<p><strong>Kurumsal Kategori'de PARSAN Başarısını Sürdürdü</strong></p>

<p>GÜRİŞ Sanayi Grubu şirketlerinden PARSAN Kürek Takımı, organizasyondaki istikrarlı performansını bu yıl da devam ettirdi. Geçen yıl ilk kez katıldığı yarışlarda çeyrek finale yükselen ekip, ikinci katılımında yine çeyrek final başarısı gösterirken genel sıralamada dördüncülüğe kadar yükseldi.</p>

<p>Takım sporcuları yarışların ardından yaptıkları değerlendirmede, ilk yıllarında 44 takım arasından ilk sekize girdiklerini, bu yıl ise 38 ekip içinde dördüncü sıraya yükseldiklerini belirterek gelişimlerini sürdürmekten duydukları memnuniyeti dile getirdi. PARSAN ekibi, bir sonraki organizasyon için hedefini madalya olarak belirledi.</p>

<p><strong>105 Takım Dört Farklı Kategoride Yarıştı</strong></p>

<p>Tersane Istanbul Rowing Cup 2026, dünya kürek sporunun önde gelen sporcu ve yöneticilerini İstanbul'da buluşturdu. Paris 2024 Olimpiyatları ile 2026 Dünya Şampiyonası'nda başarı elde eden sporcuların yanı sıra Almanya ve Ukrayna milli takımları ile World Rowing ve European Rowing yöneticileri de organizasyonda yer aldı.</p>

<p>Haliç'te oluşturulan 3.500 metrelik coastal parkurda toplam 105 takım yarıştı. Organizasyonda 21 Open, 40 Club, 38 Corporate ve 6 University ekibi mücadele ederken; profesyonel sporcular, kulüpler, şirket takımları ve üniversite ekipleri aynı yarış programı içinde buluştu. Etkinliği takip eden İstanbul Valisi Davut Gül de sporcuları tebrik etti.</p>

<p><strong>• Uluslararası Kürek Dünyasının Üst Düzey İsimleri İstanbul'da Buluştu</strong></p>

<p>DenizBank Tersane Istanbul Rowing Cup 2026'nın yarış bölümü 12 Eylül Cumartesi günü başladı. Avrupa Kürek Federasyonu Başkanı Asuncion Rosario Loriente Perez ve Dünya Kürek Federasyonu Genel Sekreteri Vincent Gaillard, İstanbul'a gelerek müsabakaları yerinde izledi.</p>

<p>Dünya Kürek Federasyonu Organizasyon Komisyonu Başkanı, aynı zamanda Dünya Kürek Federasyonu Konsey ve Yürütme Kurulu Üyesi Eva Szanto da organizasyonu takip eden uluslararası kürek yöneticileri arasında bulundu.</p>

<p><strong>• Dünya Kürek Federasyonu Genel Sekreteri Vincent Gaillard: 'Kürek Sporunu Şehirlerin Merkezine Taşımayı Çok Önemsiyoruz'</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Vincent Gaillard, İstanbul'un tarihi kimliği, dünya çapındaki bilinirliği ve Avrupa ile Asya'yı buluşturan coğrafi konumunun organizasyona özel bir değer kattığını vurguladı. Kürek sporunun yalnızca geleneksel yarış alanlarında değil, insanların günlük yaşamının içinde bulunan kent merkezlerinde de görünür olmasını önemsediklerini belirten Gaillard, Haliç ve Boğaz çevresinin bu yaklaşım için son derece güçlü bir sahne sunduğunu ifade etti.</p>

<p>Gaillard ayrıca, böylesine tarihi bir bölgede kürek sporunu geniş kitlelerle buluşturmanın önemli bir organizasyon başarısı olduğunu belirterek ev sahiplerine ve Türkiye Kürek Federasyonu'na teşekkürlerini iletti.</p>

<p><strong>• Avrupa Kürek Federasyonu Başkanı Asuncion Rosario Loriente Perez: 'İstanbul, Kürek Sporu İçin Önemli Bir Destinasyon'</strong></p>

<p>Asunción Rosario Loriente Pérez, İstanbul'un tarihi dokusu ve şehir atmosferinin kürek yarışlarına farklı bir karakter kazandırdığını belirtti. Yarışların kentin merkezinde gerçekleştirilmesinin, kürek sporunu yalnızca bu branşı yakından takip edenlerle sınırlı bırakmayıp daha geniş bir izleyici kitlesine ulaştırdığını ifade etti.</p>

<p>Etkinlik alanındaki ilginin yarışların ötesine geçtiğine dikkat çeken Pérez, ziyaretçilerin organizasyonun sunduğu bütün deneyime katıldığını ve bu yapının yeni izleyicilerin kürek sporuyla tanışmasına katkı sağladığını dile getirdi. Organizasyonun ikinci yılında ulaştığı seviyenin, Tersane Istanbul Rowing Cup'ın uzun soluklu bir gelenek oluşturma potansiyelini ortaya koyduğunu belirtti.</p>

<p><strong>• Dünya Kürek Federasyonu Organizasyon Komisyonu Başkanı Eva Szanto: 'Kürek Sporu Dünya Şampiyonaları ve Dünya Kupaları ile Sınırlı Tutulmamalı'</strong></p>

<p>Eva Szanto, Tersane Istanbul'un konumu, organizasyon deneyimi ve ev sahipliği yaklaşımıyla uluslararası kürek etkinlikleri için güçlü bir ortam sunduğunu ifade etti. Yarış alanının genel atmosferinin sporu izleyiciye yaklaştırdığını belirten Szanto, Türkiye'den ve farklı ülkelerden ekiplerin bir araya geldiği bu regattanın uluslararası takvim açısından değer taşıdığını vurguladı.</p>

<p>Kürek sporunun yalnızca Dünya Şampiyonaları ve Dünya Kupaları gibi büyük organizasyonlarla sınırlandırılmaması gerektiğini kaydeden Szanto, sporun kültür ve iş dünyasıyla temas ettiği bu tür etkinliklerin çoğalmasının branşın gelişimine katkı sağlayacağını belirtti.</p>

<p><strong>• Türkiye Kürek Federasyonu Başkanı Erhan Ertürk: 'Haliç'in Köklü Kürek Mirasını Yeniden Sahipleniyoruz.'</strong></p>

<p>Türkiye Kürek Federasyonu Başkanı Erhan Ertürk, Haliç'in kürek sporuyla ilişkisinin uzun bir geçmişe dayandığını hatırlatarak, bu tarihsel mirasın yeniden görünür hale gelmesinin önemine dikkat çekti. DenizBank ve Tersane Istanbul'un katkılarıyla Haliç'te dünya standartlarında yarışlar düzenlenmesinin Türkiye'nin uluslararası kürek organizasyonlarındaki iddiasını güçlendirdiğini ifade etti.</p>

<p>Dünyanın başarılı kürekçilerinin İstanbul'da yarışmasının genç sporcular açısından da önemli bir motivasyon kaynağı olduğunu belirten Ertürk, bu buluşmaların yeni sporcuların kürekle tanışmasına ve sporcu havuzunun genişlemesine katkı sunduğunu kaydetti. Ertürk, organizasyonun hayata geçirilmesindeki katkıları nedeniyle DenizBank ve Tersane Istanbul'a teşekkür etti.</p>

<p><strong>• 2025-2026 Dünya Şampiyonu Finn Florijn: 'İstanbul Çok Etkileyici Bir Şehir'</strong></p>

<p>Paris 2024 Olimpiyat şampiyonu, 2025 ve 2026 dünya şampiyonu Finn Florijn, dünyanın farklı bölgelerinde yarışmasına karşın her şehrin kendine özgü bir atmosfer taşıdığını belirtti. İstanbul'un farklı kültürleri aynı şehirde buluşturan yapısının kendisi için özellikle etkileyici olduğunu söyleyen Florijn, Haliç'te şehir yaşamının ve teknelerin arasında kürek çekmenin alışılmış yarış deneyimlerinden farklı ve keyifli olduğunu ifade etti.</p>

<p>Paris 2024 Olimpiyat şampiyonu Karolien Florijn de İstanbul'daki hava ve su koşullarının yarış için elverişli olduğunu belirterek, Haliç'in tarihi çevresi içinde kürek çekmenin sporcular açısından unutulmaz bir deneyim oluşturduğunu dile getirdi.</p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>KAHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/parsan-kurek-takimindan-buyuk-basari</guid>
      <pubDate>Mon, 14 Sep 2026 12:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/uploads/2026/09/parsan-kurek-takimindan-buyuk-basari.webp" type="image/jpeg" length="55859"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[YAPAY ZEKA YARIŞINDA TÜRKİYE İÇİN KRİTİK UYARI]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/yapay-zeka-yarisinda-turkiye-icin-kritik-uyari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/yapay-zeka-yarisinda-turkiye-icin-kritik-uyari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yapay zekânın iş gücü piyasasında da önemli dönüşümlere yol açacağını belirten Gencer, bazı iş kollarının ortadan kalkabileceğini belirtti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yeditepe Üniversitesi İşletme Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gaye Gencer, yapay zekânın ülkelerin ekonomik gücünü ve rekabetçiliğini yeniden şekillendirdiğini belirterek, Türkiye'nin eğitimden sağlığa, finanstan savunmaya, sanayiden kamu hizmetlerine kadar yapay zekâyı hızla ve doğru biçimde entegre etmesi gerektiğini söyledi. Gencer, 'Yapay zekâ yarışının asıl kıt kaynağı yalnızca para, veri merkezi veya çip değil. Asıl sıkıntı nitelikli insan kaynağı' dedi.</p>

<p>ABD ve Çin'in başı çektiği yapay zekâ yarışında Avrupa Birliği başta olmak üzere birçok ülkenin stratejik eylem planları ve yüksek bütçeli yatırımlarla hareket ettiğini ifade eden Prof. Dr. Gaye Gencer, Türkiye'nin de küresel dönüşüme hızla uyum sağlaması gerektiğini söyledi.</p>

<p><strong>'2030'a Kadar 10 Milyar Dolarlık Yatırım Hedefleniyor'</strong></p>

<p>Türkiye'nin 2026-2030 Yapay Zekâ Vizyonu ve Eylem Planı'nın Haziran 2026'da açıklandığını hatırlatan Gencer, plan kapsamında veri merkezi, bulut teknolojileri ve yapay zekâ altyapılarında 2030'a kadar özel sektör ağırlıklı en az 10 milyar dolarlık yatırımın harekete geçirilmesinin hedeflendiğini belirtti. Türkiye'nin veri merkezi kurulu gücünün de en az 1 gigavata çıkarılmasının hedefler arasında yer aldığını aktardı.</p>

<p>Planın en önemli başlıklarından birinin insan kaynağı olduğunu vurgulayan Gencer, iki yıl içerisinde 5 milyon kişiye yapay zekâ okuryazarlığı eğitimi verilmesi, 10 bin ileri düzey yapay zekâ uzmanı ve 100 bin yapay zekâ uygulama profesyoneli yetiştirilmesinin hedeflendiğini söyledi.</p>

<p><strong>'Gençlerimiz Yapay Zekâ Üreten Konumuna Gelmeli'</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yapay zekâ yarışında insan kaynağının belirleyici unsur olduğuna dikkat çeken Gencer, 'Genç nüfusumuzu yalnızca yapay zekâ kullanan değil, yapay zekâ geliştiren ve üreten bir insan kaynağına dönüştürebilmek en önemli hedefimiz olmalı. Ancak böyle bir durumda yapay zekânın üretkenliğe, verimliliğe ve sonuç olarak refaha katkısını sağlayabiliriz' dedi.</p>

<p>Gencer, önümüzdeki dönemde ülkelerin ekonomik gücünü yalnızca doğal kaynakları veya sermaye birikimlerinin değil, teknolojiyi ne kadar hızlı üretkenliğe dönüştürebildiklerinin de belirleyeceğini ifade etti. Bunun ise insan sermayesinin yapay zekâyı üretim ve verimlilik amacıyla kullanabilmesi ve geliştirebilmesiyle mümkün olacağını kaydetti.</p>

<p><strong>'Yapay Zekâ Eğitimi İlköğretimden Başlamalı'</strong></p>

<p>Yapay zekânın eğitim sistemine ilköğretim düzeyinden itibaren entegre edilmesi gerektiğini belirten Gencer, çocukların ve gençlerin yapay zekâyı yalnızca merak amacıyla kullanan bireyler olmaktan çıkarak, kendi üretkenliklerini artıracak şekilde kullanmayı öğrenmelerinin önemine işaret etti.</p>

<p>Yapay zekânın yaygınlaşmasıyla verilerin daha hızlı toplanması ve işlenmesinin yanı sıra bilgi akışının da daha etkin hale geleceğini söyleyen Gencer, üretim süreçlerinin yönetimi, lojistik ve finansal planlamada önemli verimlilik artışları sağlanabileceğini belirtti. Gencer, stok maliyetlerinin azaltılabileceğini, hatalı ve defolu ürün sayısının düşürülürken kalite seviyesinin artırılabileceğini ifade etti.</p>

<p><strong>'Değişime Direnmek Yerine Değişimi Yönetmeliyiz'</strong></p>

<p>Yapay zekânın iş gücü piyasasında da önemli dönüşümlere yol açacağını belirten Gencer, bazı iş kollarının ortadan kalkabileceğini, bazı alanlarda ise verimlilik artışıyla birlikte istihdamın azalabileceğini söyledi.</p>

<p>Tarihsel dönüşümlerin yeni iş alanlarını da beraberinde getirdiğine dikkat çeken Gencer, Sanayi Devrimi'nden elektrikli makinelerle seri üretime geçişe kadar yaşanan teknolojik değişimlerin iş gücü piyasasında büyük dönüşümlere neden olduğunu hatırlattı. Gencer, 'Değişime direnmek yerine değişimi yönetmek bizi ileriye taşıyacaktır' dedi.</p>

<p><strong>'Kazananlar Yatırımı Katma Değere Dönüştürenler Olacak'</strong></p>

<p>Yapay zekânın 'balon mu, gerçek mi?' tartışmasının da bu dönüşümün nasıl yönetileceğiyle bağlantılı olduğunu belirten Gencer, yapay zekâ yatırımlarının tek başına başarı getirmeyeceğini söyledi.</p>

<p>Gencer, 'Önümüzdeki yıllarda kazananlar yalnızca yapay zekâya en fazla para yatıran ülkeler veya şirketler olmayacak. Yaptıkları yatırımı üretkenliğe, katma değere, ihracata ve sürdürülebilir ekonomik büyümeye dönüştürebilenler olacak' diye konuştu.</p>

<p>Gencer, dönüşüme yön veren, üretimin, istihdamın ve finansmanın geleceğini şekillendiren ülkelerin refah seviyelerini yükselteceğini, dönüşüme geç kalanların ise yeni sistem içerisinde yalnızca taklit eden konumunda kalma riski taşıdığını ifade etti.</p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>KAHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/yapay-zeka-yarisinda-turkiye-icin-kritik-uyari</guid>
      <pubDate>Mon, 14 Sep 2026 12:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/uploads/2026/09/yapay-zeka-yarisinda-turkiye-icin-kritik-uyari.webp" type="image/jpeg" length="65247"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[GENİTAL SİĞİL (KONDİLOM) NEDİR, NASIL TEDAVİ EDİLİR?]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/video/genital-sigil-kondilom-nedir-nasil-tedavi-edilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/video/genital-sigil-kondilom-nedir-nasil-tedavi-edilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gülgûn Feyman Budak, Dr Tayfun Budak'a sordu: "Kondilom nedir, nasıl bulaşır, nasıl tedavi edilebilir, aşısı var mıdır?"]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>KONDİLOM, özellikle genital bölgede yerleşen siğillere verilen isimdir. Condyloma Accuminata/Kondiloma Aküminata, Anogenital Wart/Anogenital Siğil olarak da ifade edilir.</p>

<p>En sık olarak CİNSEL TEMAS yolu ile bulaşır. Deriden deriye temas sırasında virüs vücuda derinin zayıf olduğu bir noktadan girmektedir. Tam bir cinsel ilişki olması gerekmez, sürtünme yoluyla bir münasebet veya oral seks ile de bulaşma olabilmektedir.</p>

<p>Kuluçka süresi birkaç haftadan 8-9 aya kadar sürebilir.</p>

<p>LOKAL ANESTEZİ ile yakılarak tedavi “en başarılı tedavi” metodudur. Lokal anestezi çok ince uçlu bir iğne ile yapıldığı için ACI DUYULMAZ.</p>

<p>Kondilomların deriden çıkıntılı olan bölümleri yakılarak alındıktan sonra mutlaka tabanları/KÖKLERİ de YAKILMALIDIR. Yaralar 1 hafta ile 10 gün içerisinde tamamen iyileşebilmektedir. MİKROSKOP ile müdahale gözle görülemeyecek kadar küçük olanlara da ulaşabilmemizi sağladığı için tedavinin etkinliğini artırır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Özellikle kadınların “HPV AŞISI” olmalarında büyük fayda vardır. “9 YAŞINDAN İTİBAREN” kız çocuklarına aşı yapılması uygun görülmektedir. Kanımca bu aşı standart aşı takviminde yer almalı ve devlet tarafından karşılanmalıdır. Erkeklerde aşının faydası literatürde tartışmalı olsa da yine kanımca erkeklerin de aşı olmaları hastalığın bulaşmasına karşı bir direnç oluşturacaktır.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/video/genital-sigil-kondilom-nedir-nasil-tedavi-edilir</guid>
      <pubDate>Wed, 14 May 2025 13:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/fknDkaKzQZU/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="19392"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İKTİDARSIZLIK ve ED1000 TEDAVİSİ]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/video/iktidarsizlik-ve-ed1000-tedavisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/video/iktidarsizlik-ve-ed1000-tedavisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Üroloji Uzmanı Dr Tayfun Budak'a sorduk; İktidarsızlık nedir? Tedavisi nasıldır? ED1000 tedavisi nedir? Spermde kan görülmesi neye işaret eder, korkutucu mudur?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Üroloji Uzmanı Dr Tayfun Budak'a sorduk;</p>

<p>İktidarsızlık nedir?</p>

<p>Tedavisi nasıldır?</p>

<p>İktidarsızlığın ilaçla tedavisi var mıdır?</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>ED1000 tedavisi nedir?</p>

<p>Spermde kan görülmesi neye işaret eder, korkutucu mudur?</p>

<p>Daha birçok sorumuzun yanıtı bu videoda...</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/video/iktidarsizlik-ve-ed1000-tedavisi</guid>
      <pubDate>Mon, 05 Aug 2019 14:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/uploads/2024/11/iktidarsizlik-video-kapak-resmi.jpg" type="image/jpeg" length="29049"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ERKEK ÇOCUK SAHİBİ AİLELERİN DİKKATİNE]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/video/erkek-cocuk-sahibi-ailelerin-dikkatine</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/video/erkek-cocuk-sahibi-ailelerin-dikkatine" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Üroloji Uzmanı Dr Tayfun Budak'a sorduk; Yenidoğan bir erkek bebekte karşılaşılabilecek genital hastalıklar nelerdir, anne-baba da çocuğunu muayene edebilir mi?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Üroloji Uzmanı Dr Tayfun Budak'a sorduk;</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yenidoğan bir erkek bebekte karşılaşılabilecek genital hastalıklar nelerdir, anne-baba da çocuğunu muayene edebilir mi?</p>

<p>Sünnet için ideal yaş kaçtır?</p>

<p>Cinsellik eğitimi ne zaman ve nasıl verilmelidir?</p>

<p>Daha birçok sorumuzun yanıtı bu videoda...</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/video/erkek-cocuk-sahibi-ailelerin-dikkatine</guid>
      <pubDate>Mon, 05 Aug 2019 13:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/uploads/2024/12/erkek-bebek-sorunlari.jpg" type="image/jpeg" length="24915"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TÜRK TOPRAKLARINDA GÖNDERE YUNAN BAYRAĞI ÇEKİLİYOR 2]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/video/turk-topraklarinda-gondere-yunan-bayragi-cekiliyor-2</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/video/turk-topraklarinda-gondere-yunan-bayragi-cekiliyor-2" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Milli Savunma Bakanlığı eski Genel Sekreteri Ümit Yalım tarafından yayımlanan Aydın Bulamaç Adası’nda, 06 Ağustos 2017’de yapılan Yunan bayrak töreninin video görüntüsüdür. Ne acıdır ki Türk topraklarında Yunan askerleri Yunan milli marşı eşliğinde her hafta göndere Yunan bayrağı çekiyor.</p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/video/turk-topraklarinda-gondere-yunan-bayragi-cekiliyor-2</guid>
      <pubDate>Fri, 11 May 2018 18:20:24 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/images/video/AdsYz2.jpg" type="image/jpeg" length="48241"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TÜRK TOPRAKLARINDA GÖNDERE YUNAN BAYRAĞI ÇEKİLİYOR]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/video/turk-topraklarinda-gondere-yunan-bayragi-cekiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/video/turk-topraklarinda-gondere-yunan-bayragi-cekiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Milli Savunma Bakanlığı eski Genel Sekreteri Ümit Yalım tarafından yayımlanan Muğla Kalolimnoz Adası’nda, 14 Nisan 2017’de yapılan Yunan bayrak töreninin video görüntüsüdür. Ne acıdır ki Türk topraklarında Yunan askerleri Yunan milli marşı eşliğinde her hafta göndere Yunan bayrağı çekiyor...</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/video/turk-topraklarinda-gondere-yunan-bayragi-cekiliyor</guid>
      <pubDate>Fri, 11 May 2018 17:59:31 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/images/video/VYDEO_1.jpg" type="image/jpeg" length="89799"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN AĞIR CEZAYA EVET ama KİMYASAL HADIM'a HAYIR!]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/video/en-agir-cezaya-evet-ama-kimyasal-hadima-hayir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/video/en-agir-cezaya-evet-ama-kimyasal-hadima-hayir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>EN AĞIR CEZAYA EVET ama KİMYASAL HADIM'a HAYIR!</strong></p>

<p>Çocuğa cinsel istismar suçuna ceza olarak önerilen kimyasal hadım nedir ve nasıl uygulanır? Üroloji Uzmanı Operatör Doktor Tayfun Budak, kimyasal hadım uygulamasını Ulusal Kanal'a anlattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kimyasal hadım cezasında çocuk tacizcisi-cinsel istismar suçlusuna&nbsp;vücudundaki testosteron düzeyini düşürecek, hatta sıfırlayacak ilaçlar veriliyor. Tabii bu işlem öncesi bazı araştırmalar yapılması ve uygulanacak şahsın da etki ve yan etki açısından açıkça bilgilendirilmesi gerekiyor. Ayrıca bu işlemin de belli bir maliyeti var.&nbsp;</p>

<p>"Kimyasal hadıma hekim tek başına karar veremez" bu konuda sosyologların, psikiyatr ve psikologların, ürologların ve hukukçuların oluşturduğu çalışma grupları tarafından ciddi ön çalışmalar yapılması gerektiğini ifade eden Doktor Tayfun Budak bu uygulamanın kesin bir çözüm sağlamayacağını belirtiyor. Ayrıca suçlunun eczaneden alacağı testosteron iğnesini yaptırarak bu işlemin olumsuz etkisinden kurtulmaya çalışabileceğini belirten Budak özellikle Tıp biliminin cezalandırma amacıyla kullanılmasının doğru olmadığını ve tıbbın bir iyileştirme bilimi olduğunun da altını çiziyor.&nbsp;&nbsp;</p>

<p>Sorunun çözümünde eğitimin önemine vurgu yapan Budak, asıl "annesinin dizini gördüğünde tahrik olan, hamile kadının sokağa çıkmasını ayıplayan anlayışa karşı savaş açılması gerektiğini vurguluyor. İşte o açıklamalar...</p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/video/en-agir-cezaya-evet-ama-kimyasal-hadima-hayir</guid>
      <pubDate>Wed, 21 Feb 2018 18:10:40 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/images/video/en-agir-cezaya-evet-ama-kimyasal-hadim-a-hayir_9e889.jpg" type="image/jpeg" length="56854"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İŞTE GERÇEK KEDİ: "ASLA TRAFOYA GİRMEZ"]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/video/iste-gercek-kedi-asla-trafoya-girmez</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/video/iste-gercek-kedi-asla-trafoya-girmez" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><span style="font-size:16px"><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif">Bell, çok zeki bir kedicik! Bu şirin kedi, bakın kapıyı nasıl açıyor. Şükran Günü tatilinde babasına ziyarete giden Bell'in sahibi Salomon Garcia tatil dönüşünde bu görüntüleri yakaladı. İyi bir gözlemci olan kedi Bell aynen bir insan gibi kollarıyla kapıyı açarken onu gören Salomon da bu görüntüleri kaydetti. İşte bu şirin ve zeki kedinin hayrete düşüren görüntüleri.&nbsp;</span></span></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hayvanlar Alemi</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/video/iste-gercek-kedi-asla-trafoya-girmez</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Mar 2017 23:37:36 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/images/video/kedi.jpg" type="image/jpeg" length="97025"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[HALUK LEVENT'ten MÜTHİŞ KLİP: 'İZMİR MARŞI']]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/video/haluk-leventten-muthis-klip-izmir-marsi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/video/haluk-leventten-muthis-klip-izmir-marsi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<span style="font-size:16px"><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif">Ünlü sanatçı Haluk Levent, yayınladığı İzmir Marşı klibiyle büyük bir konferans salonunda orkestra eşliğinde İzmir Marşı'nı söyledi.<br />
<br />
Yayınlanan klibe Mustafa Kemal Atatürk'ten ve savaştan görüntüler de ekleyen Haluk Levent, videonun başında da dedesine "Sevgili Dedeme" diye atıfta bulundu.</span></span></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/video/haluk-leventten-muthis-klip-izmir-marsi</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Mar 2017 21:01:54 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/images/video/HALUK_LEVENT_YZMYR_MARYI.jpg" type="image/jpeg" length="30919"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ERDOĞAN KİMİ ÖPÜYOR?]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/foto-galeri/erdogan-kimi-opuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/foto-galeri/erdogan-kimi-opuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/foto-galeri/erdogan-kimi-opuyor</guid>
      <pubDate>Sat, 08 Oct 2016 00:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/images/album/112_1.jpg" type="image/jpeg" length="95674"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ÖCALAN'a DESTEK VEREN SELÇUK EREZ DERHAL İSTİFA ETMELİDİR]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/video/ocalana-destek-veren-selcuk-erez-derhal-istifa-etmelidir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/video/ocalana-destek-veren-selcuk-erez-derhal-istifa-etmelidir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<strong><span style="font-size: 16px;"><span style="font-family: Verdana;">ÖCALAN'a DESTEK VEREN SELÇUK EREZ DERHAL İSTİFA ETMELİDİR<br />
<br />
</span></span></strong><span style="font-size: 16px;"><span style="font-family: Verdana;">Bilindiği üzere geçtiğimiz günlerde DTK, HDK, KJA, DBP ve HDP gibi PKK yandaşı örgütlerin “Çözüm süreci için  tecrit kaldırılsın!” bahanesiyle  Abdullah Öcalan ile görüşme talebinde bulunmak maksadıyla Diyarbakır’da başlattıkları açlık grevinde İstanbul Tabip Odası Başkanı Selçuk Erez’in Öcalan ve PKK’ya verdiği açık destek hekimler arasında infiale yol açmıştı. Kamuoyunda yaygın eleştirilere uğrayan Erez'e bir protesto da 22 Eylül 2016 Perşembe günü Cağaloğlu'ndaki İstanbul Tabip Odası'nın önünde gerçekleştirilmiş ve önemli isimlerden oluşan bir grup doktor adında okunan bildiride Erez istifaya davet edilmişti.<br />
<br />
</span></span><span style="font-family: Verdana; font-size: 16px;">Abdullah Öcalan'ı destekleyen tutumuyla kamuoyunda yaygın eleştirilere maruz kalan İstanbul Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Selçuk Erez, Gülgûn Feyman Budak'ın Ulusal Kanal'da yayımlanan Nasıl Yani programında Vatan Partisi İstanbul İl Yönetim Kurulu Üyesi ve İstanbul Hekim Bürosu Başkanı Op. Dr. Tayfun Budak ile SSK İstanbul Eski İl Müdürü Uz. Dr. Hikmet Çevik tarafından kınanarak istifaya çağrıldı. İşte o programın tam süreli video kaydı...</span></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/video/ocalana-destek-veren-selcuk-erez-derhal-istifa-etmelidir</guid>
      <pubDate>Sun, 25 Sep 2016 18:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/images/video/ocalan-a-destek-veren-selcuk-erez-derhal-istifa-etmelidir_2cf79.jpg" type="image/jpeg" length="87111"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[BARTIN SELE TESLİM OLDU]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/foto-galeri/bartin-sele-teslim-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/foto-galeri/bartin-sele-teslim-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/foto-galeri/bartin-sele-teslim-oldu</guid>
      <pubDate>Sat, 13 Aug 2016 12:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/images/album/BARTINDA_SEL_1_1.jpg" type="image/jpeg" length="18300"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İŞTE KAPATILAN DERNEK, HASTANE, OKUL ve SENDİKALARIN LİSTESİ]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/foto-galeri/iste-kapatilan-dernek-hastane-okul-ve-sendikalarin-listesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/foto-galeri/iste-kapatilan-dernek-hastane-okul-ve-sendikalarin-listesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/foto-galeri/iste-kapatilan-dernek-hastane-okul-ve-sendikalarin-listesi</guid>
      <pubDate>Sat, 23 Jul 2016 13:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/images/album/KYLYT.jpg" type="image/jpeg" length="41200"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SİSİ'den YUNANİSTAN'da DARBE PROTESTOSU]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/foto-galeri/sisi-den-yunanistan-da-darbe-protestosu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/foto-galeri/sisi-den-yunanistan-da-darbe-protestosu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/foto-galeri/sisi-den-yunanistan-da-darbe-protestosu</guid>
      <pubDate>Thu, 21 Jul 2016 15:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/images/album/625_313_sisi_yunanistan.jpg" type="image/jpeg" length="69208"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[BAKIN MİT'e NASIL SALDIRMIŞLAR!]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/video/bakin-mite-nasil-saldirmislar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/video/bakin-mite-nasil-saldirmislar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><span style="font-family: Verdana;"><span style="font-size: 16px;">Paralel yapının darbe girişiminde bulunduğu gece MİT'e ilk saldırı, binanın ana giriş kapısından yapılmış. 15 Temmuz Cuma gecesi saat 22.00 civarında başlayan FETÖ'nün darbe girişiminde ilk hedeflerinden biri MİT personelinin bulunduğu binaydı. Görüntülerde, helikopter tarafından MİT binasına açılan ateş devam ederken, vatandaşların ellerinde Türk bayraklarıyla darbecilere karşı MİT'e desteğe geldiği görülüyor.<br />
<br />
<strong>MİT PERSONELİ OTOMATİK SİLAHLARLA ATEŞ AÇTI</strong></span></span>
<div><span style="font-family: Verdana;"><span style="font-size: 16px;"><br />
</span></span></div>
<div><span style="font-family: Verdana;"><span style="font-size: 16px;">Darbecilerin saldırısını püskürtmek için MİT personeli otomatik silahlarla helikoptere karşı ateş açtı.</span></span></div>
<div><span style="font-family: Verdana;"><span style="font-size: 16px;"><br />
</span></span></div>
<div><span style="font-family: Verdana;"><span style="font-size: 16px;">Saldırı sırasında MİT'in içinden çıkan bir personel aracı da helikopter tarafından ateş altına alındı. Çatışma süresince MİT personelinin bulunduğu bina da helikopter tarafından açılan ateşe maruz kaldı. Ayrıca MİT'in bulunduğu yoldan geçen araçlar da helikopter tarafından açılan ateşe maruz kaldı. Sürücüler panikle gittikleri yönü değiştirirken bazıları da ne yapacaklarını bilemedi ve oldukları yerde kaldı.</span></span></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/video/bakin-mite-nasil-saldirmislar</guid>
      <pubDate>Mon, 18 Jul 2016 14:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/images/video/MYTE_SALDIRI_ANI.jpg" type="image/jpeg" length="82596"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AKIN ÖZTÜRK'in İLK FOTOĞRAFLARI]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/foto-galeri/akin-ozturk-in-ilk-fotograflari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/foto-galeri/akin-ozturk-in-ilk-fotograflari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/foto-galeri/akin-ozturk-in-ilk-fotograflari</guid>
      <pubDate>Sun, 17 Jul 2016 15:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/images/album/AKIN_9.jpg" type="image/jpeg" length="83278"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN AĞIR SALDIRI ÖZEL HAREKAT'A: 'TAM 42 ŞEHİT']]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/foto-galeri/en-agir-saldiri-ozel-harekat-a-tam-42-sehit</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/foto-galeri/en-agir-saldiri-ozel-harekat-a-tam-42-sehit" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/foto-galeri/en-agir-saldiri-ozel-harekat-a-tam-42-sehit</guid>
      <pubDate>Sat, 16 Jul 2016 17:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/images/album/OZEL_HAREKATA_SALDIRI_1.jpg" type="image/jpeg" length="11132"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[LEVENT KIRCA 'MUSTAFA KEMAL'in ASKERLERİYİZ' SLOGANLARIYLA UĞURLANDI...]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/foto-galeri/levent-kirca-mustafa-kemal-in-askerleriyiz-sloganlariyla-ugurlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/foto-galeri/levent-kirca-mustafa-kemal-in-askerleriyiz-sloganlariyla-ugurlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/foto-galeri/levent-kirca-mustafa-kemal-in-askerleriyiz-sloganlariyla-ugurlandi</guid>
      <pubDate>Tue, 13 Oct 2015 18:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/images/album/Levent_KYrca_Cenaze_026.jpg" type="image/jpeg" length="61905"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[09.05 ZAMANIN DURDUĞU AN]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/foto-galeri/0905-zamanin-durdugu-an</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/foto-galeri/0905-zamanin-durdugu-an" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/foto-galeri/0905-zamanin-durdugu-an</guid>
      <pubDate>Mon, 10 Nov 2014 13:01:00 +0200</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/images/album/09-05-te-hayat-durdu-0001.jpg" type="image/jpeg" length="87538"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İSTANBUL YİNE SULAR ALTINDA!]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/foto-galeri/istanbul-yine-sular-altinda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/foto-galeri/istanbul-yine-sular-altinda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/foto-galeri/istanbul-yine-sular-altinda</guid>
      <pubDate>Fri, 08 Aug 2014 15:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/images/album/1.jpg" type="image/jpeg" length="28741"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[O ARTIK CADDE DEĞİL; 'İSTİKLAL DERESİ']]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/foto-galeri/o-artik-cadde-degil-istiklal-deresi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/foto-galeri/o-artik-cadde-degil-istiklal-deresi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/foto-galeri/o-artik-cadde-degil-istiklal-deresi</guid>
      <pubDate>Sat, 02 Aug 2014 16:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/images/album/02_YAGMUR10.jpg" type="image/jpeg" length="91013"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
