<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>HABER HABERE Güncel Türkiye ve Dünya'dan Son Dakika Haberleri</title>
    <link>https://www.haberhabere.com</link>
    <description>7/24 Haber Doğru Haberin Adresi Dürüst Haber Tarafsız Haber Türkiye ve Dünyadan Haberler Gerçek ve Güncel Haberler Deneyimli Kadro Flaş Haberler Spor Haberleri</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.haberhabere.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2024. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 26 Aug 2026 01:30:44 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ŞAHAN GÖKBAKAR: BENİM "AHBAP" İLE İLİŞKİM OLMADI]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/sahan-gokbakar-benim-ahbap-ile-iliskim-olmadi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/sahan-gokbakar-benim-ahbap-ile-iliskim-olmadi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tanık sıfatıyla ifade veren ünlü komedyen ve oyuncu Şahan Gökbakar "benim Ahbap ile ilişkim olmadı" dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Komedyen ve oyuncu Şahan Gökbakar, AHBAP'a ilişkin soruşturma kapsamında 'tanık' sıfatıyla İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na ifade verdi. AHBAP Derneği ile hiçbir dönem ilişkisinin olmadığını belirten Gökbahar, 'Bu tür olaylarda yardım faaliyetlerinin her zaman devlet eliyle resmi kurumlar eliyle yapılmasını desteklemiş ve doğru bulmuşumdur. Hal böyleyken benim Ahbap Derneği ile bu tür bir faaliyete girişmem mümkün değildir' ifadelerini kullandı.</p>

<p>Komedyen ve oyncu Şahan Gökbakar, AHBAP'a ilişkin soruşturma kapsamında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosu'nda 'tanık' sıfatıyla ifade verdi.</p>

<p>Gökbakar, ifadesinde Haluk Levent'i ve AHBAP Derneği'ni 6 Şubat depremlerinden önce medyadan, 'her vatandaşın bildiği kadar' tanıdığını belirtti. Haluk Levent'in çek, senet veya dolandırıcılık suçlarından ceza aldığını bildiğini kaydeden Gökbakar, 'O yüzden kendisi bende hiçbir zaman güven uyandırmamıştır' dedi.</p>

<p>AHBAP Derneği ile hiçbir dönem ilişkisinin olmadığını ve dernek aracılığıyla hiçbir zaman maddi yardım yapmadığını bildiren Gökbakar, 'Doğal afetlerde her zaman kendi kitlemle ve şahsi olarak, kendi gücümle yardımlarımı yapmaya çalıştım' ifadelerini kullandı. Gökbakar, 2021 yılında Kastamonu'da yaşanan sel felaketi ile yine aynı yıl Muğla'da yaşanan yangınlarda kendi çabalarıyla maddi ve manevi yardımda bulunduğunu, bu yardımları sosyal medya hesaplarından duyurduğunu söyledi.</p>

<p>Yardımların her zaman devlet kurumlarına, yani AFAD'a teslim edildiğini aktaran Gökbakar, 'Kastamonu'da yaşanan sel felaketinde şahsen yaptığım yardımları AFAD'a teslim ettiğime dair de tweet atmıştım. Böylelikle kendi kitlemi de AFAD'a yönlendirmiş oldum' dedi.</p>

<p>Bakış açısının yardım faaliyetlerinin resmi kanallar üzerinden yürütülmesi yönünde olduğunu belirten Gökbakar, 'Herhangi bir özel kuruluşla, dernek veya vakıfla ilişkim olmamıştır' ifadesini kullandı.</p>

<p><strong>'AHBAP İLE BÖYLE BİR FAALİYETE GİRİŞMEM MÜMKÜN DEĞİLDİR'</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gökbakar, 6 Şubat deprem felaketinin ardından da kendi çabalarıyla bölgeye yardım ettiğini aktararak, şunları kaydetti:</p>

<p>'Hiçbir sosyal medya platformunda ve medyada Ahbap Derneği ile ilgili veyahut Haluk Levent'in şahsı ile ilgili destekleyici mahiyette bir söylemim olmadı. Hatta o dönem Haluk Levent'in beyan ettiği Kızılay'dan çadır alımları ile ilgili olan olaylarda benim sorgulayıcı bir yaklaşımım ve tweetim üzerine kendisi ile yine sosyal medya platformunda sözlü bir münakaşamız olmuştu. Ben daha önce yaşanan afetlerdeki yaklaşımımı bu felakette de devam ettirdim. Çevreme de bu konuda hep telkinde bulundum. Bu tür olaylarda yardım faaliyetlerinin her zaman devlet eliyle resmi kurumlar eliyle yapılmasını desteklemiş ve doğru bulmuşumdur. Hal böyleyken benim Ahbap Derneği ile bu tür bir faaliyete girişmem mümkün değildir. Hatta o dönem gerek sosyal medya platformlarında gerek arkadaş çevremde Haluk Levent'in geçmiş dosyalarını da göz önünde bulundurarak kendisine daha dikkatli yaklaşılması gerektiğini deklare etmişimdir. O dönem hatta bu yaklaşımımdan dolayı da Haluk Levent'i ve Ahbapı seven kesimler tarafından eleştirilmişimdir. Benim bu konuyla ilgili bildiğim her şey bundan ibarettir.'</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HM</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/sahan-gokbakar-benim-ahbap-ile-iliskim-olmadi</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 17:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/uploads/2026/08/sahan-gokbakar-hh.jpg" type="image/jpeg" length="14236"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TEKNOFEST'TE GENÇLER "NÜKLEER TEKNOLOJİ" YARIŞINDA]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/teknofestte-gencler-nukleer-teknoloji-yarisinda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/teknofestte-gencler-nukleer-teknoloji-yarisinda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TEKNOFEST teknoloji yarışmaları kapsamında bu yıl 3'üncüsü düzenlenecek olan Nükleer Enerji Teknolojileri Tasarım Yarışması yaklaştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>TEKNOFEST teknoloji yarışmaları kapsamında bu yıl 3'üncüsü düzenlenecek olan Nükleer Enerji Teknolojileri Tasarım Yarışması için geri sayım sürüyor.</p>

<p>Konuya ilişkin açıklama yapan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, 'Küçük modüler reaktör (SMR) tasarımlarıyla geleceğin enerji dünyasına yön verecek gençlerimiz; bilime olan tutkuları, cesaretleri ve üretme azimleriyle Enerjide Tam Bağımsız Türkiye hedefimize güç katacak.' dedi.</p>

<p>Dünyanın en büyük havacılık, uzay ve teknoloji festivali TEKNOFEST, bu yıl da çeşitli teknoloji yarışmalarına ev sahipliği yapacak. Bu kapsamda, Türkiye'nin nükleer enerji alanındaki teknolojik kapasitesini ve genç araştırmacıların ilgisini artırmak amacıyla Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı yürütücülüğünde bu yıl Nükleer Enerji Teknolojileri Tasarım Yarışması'nın üçüncüsü düzenlenecek.</p>

<p><strong>Reaktörlere Odaklanılacak</strong></p>

<p>3 ana kategori altında toplam 10 kategoride düzenlenecek yarışma, Küçük Modüler Reaktör (SMR) ve Mikro Modüler Reaktör (MMR) gibi modüler reaktörler ile çok amaçlı kullanıma uygun yenilikçi araştırma reaktörü tasarımlarına odaklanacak.</p>

<p><strong>192 Başvuru</strong></p>

<p>Yarışmaya, bu yıl 15'i yurt dışından olmak üzere toplam 192 takım başvuruda bulundu. Bakanlığın ilgili kuruluşu TENMAK Değerlendirme Kurulunun değerlendirmeleri sonrasında 97 takım Final Değerlendirme aşamasına geçti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>42 Takım Finalde</strong></p>

<p>Final Değerlendirme Raporlarını teslim eden 76 takım arasında yapılan değerlendirmeler sonrasında ise 42 takım finalist olarak 1-4 Eylül 2026 tarihleri arasında TENMAK İstanbul Çekmece yerleşkesinde düzenlenecek olan final sunumlarına katılmaya hak kazandı.</p>

<p><strong>Yurt Dışından da Katılım Var</strong></p>

<p>Final sunumları aşamasına geçen 42 takımın 4'ü Okul Takımı, 18'i Lisans Takımı, 20'si ise Profesyonel Takım olarak kayıtlara geçti. Ayrıca 2 Bangladeş, 1 Özbekistan ve 1 tane de Endonezya takımı olmak üzere yurt dışından başvuruda bulunan 4 takım finalist olmaya hak kazandı.</p>

<p><strong>Ödüller Festivalde Sahiplerini Bulacak</strong></p>

<p>Final sunumları sonrası değerlendirmeler ile 10 kategoride toplam 14 takım ödül kazanabilecek. Yarışma ödülleri, 30 Eylül-4 Ekim tarihleri arasında Şanlıurfa'da düzenlenecek festival ile sahiplerine dağıtılacak.</p>

<p><strong>Bakan Bayraktar'dan Tebrik</strong></p>

<p>Konuya ilişkin sosyal medya hesaplarından açıklama yapan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Nükleer Enerji Teknolojileri Tasarım Yarışması'nda finale kalan gençleri tebrik etti. Bakan Bayraktar, 'Küçük modüler reaktör (SMR) tasarımlarıyla geleceğin enerji dünyasına yön verecek gençlerimiz; bilime olan tutkuları, cesaretleri ve üretme azimleriyle Enerjide Tam Bağımsız Türkiye hedefimize güç katacak. 1-4 Eylül'de TENMAK İstanbul Çekmece Yerleşkesinde gerçekleştirilecek final sunumlarında tüm takımlarımıza şimdiden başarılar diliyorum. Dereceye giren gençlerimizle 30 Eylül-4 Ekim'de Şanlıurfa'da düzenlenecek TEKNOFEST Güneydoğu'da buluşacak, bu gururu hep birlikte taçlandıracağız.' ifadelerini de kullandı.</p>

<p data-end="5788" data-start="5642"></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>KAHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/teknofestte-gencler-nukleer-teknoloji-yarisinda</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 14:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/uploads/2026/08/teknofestte-gencler-nukleer-teknoloji-yarisinda.webp" type="image/jpeg" length="96652"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ELEKTRİKLİ ARAÇ VE ŞARJ İSTASYONU SAYISI HIZLA ARTIYOR]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/elektrikli-arac-ve-sarj-istasyonu-sayisi-hizla-artiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/elektrikli-arac-ve-sarj-istasyonu-sayisi-hizla-artiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye otomotiv pazarında dengeler hızla değişiyor. Elektrikli ve hibrit araç satışları benzinli otomobilleri geride bırakıyor...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye otomotiv pazarında dengeler hızla değişiyor. Elektrikli ve hibrit araç satışlarının benzinli otomobilleri geride bıraktığı 2026 yılında, büyüyen elektrikli araç parkı şarj altyapısındaki işlem hacmini de yeni seviyelere taşıyor.</p>

<p>Temmuz 2026 itibarıyla Türkiye'deki elektrikli araç sayısı <strong>464 bine</strong>, aylık şarj işlemi ise <strong>3,3 milyonun üzerine</strong> çıktı.</p>

<p>Otomotiv ve enerji piyasalarında yayımlanan güncel veriler, Türkiye'de geleneksel yakıtlardan e-mobilite ekosistemine doğru yapısal bir geçiş yaşandığını ortaya koyuyor. Haziran ayından bu yana platform güncellemelerini sürdüren <strong>Spark Connect</strong>, pazardaki bu dönüşümle eş zamanlı olarak teknolojik altyapısını ölçeklendirerek kullanıcı deneyimini geliştirmeye devam ediyor.</p>

<p>Otomotiv Distribütörleri ve Mobilite Derneği (ODMD) ile Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) tarafından yayımlanan raporlar da yıl içerisinde tüketici tercihlerindeki değişimi somut biçimde ortaya koyuyor.</p>

<p><strong>Otomotivde Dengeler Değişiyor: Elektrikli ve Hibrit Satışları Benzinliyi Geride Bıraktı</strong></p>

<p>ODMD verilerine göre, 2026 yılı Ocak-Temmuz döneminde otomobil pazarı %12,14 daralırken, akaryakıtlı araç satışlarında belirgin düşüşler kaydedildi:</p>

<p>Benzinli otomobil satışları %19,8 azalarak <strong>208.046 adede</strong>, dizel otomobil satışları ise %32 oranında azalarak <strong>30 bin adede</strong> geriledi.</p>

<p>Buna karşın elektrikli (<strong>94 bin adet</strong>) ve hibrit (<strong>165 bin adet</strong>) araçların toplam satışı <strong>259 bin adede</strong> ulaşarak 208 bin adet seviyesindeki benzinli otomobil satışlarını geride bıraktı.</p>

<p>Hibrit ve elektrikli araçların otomobil pazarındaki toplam payı <strong>%51,7 seviyesine</strong> ulaştı.</p>

<p>Bu tablo, Türkiye'de elektrikli mobilitenin artık yalnızca yükselen bir trend değil, otomotiv pazarının ana dönüşüm alanlarından biri haline geldiğine işaret ediyor.</p>

<p>Otomotiv pazarındaki değişim enerji sektöründeki verilerde de takip ediliyor. EPDK raporlarına göre Haziran 2026'da motorin ithalatı bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla %24,30 oranında azalarak <strong>913.254 tona</strong>, benzin ihracatı ise %52,55 azalarak <strong>5.916 tona</strong> geriledi.</p>

<p><strong>464 Bin Elektrikli Araç, Ayda 3,3 Milyondan Fazla Şarj İşlemi</strong></p>

<p>Geleneksel yakıtlardaki gerilemeye karşılık Türkiye'nin elektrikli araç şarj ekosistemi hızla büyümeye devam ediyor.</p>

<p>Temmuz 2026 itibarıyla Türkiye'deki toplam elektrikli araç sayısı <strong>464 bine</strong>, şarj soketi sayısı ise <strong>46 bine</strong> ulaştı. Şarj istasyonlarındaki aylık elektrik tüketimi <strong>89 bin MWh</strong> seviyesine çıkarken, aylık şarj işlemi adedi <strong>3,3 milyonu geride bıraktı.</strong></p>

<p>Bu ölçek yalnızca daha fazla şarj istasyonu ihtiyacını değil; istasyonların anlık durumu, uygunluğu ve erişilebilirliğine ilişkin verilerin doğru ve kesintisiz biçimde yönetilmesini de kritik hale getiriyor.</p>

<p>Spark Connect, uygulamaya aldığı <strong>gerçek zamanlı istasyon senkronizasyonu</strong> ile yoğun veri trafiğini test edilmiş teknolojik mimarisi üzerinden yönetiyor. Kullanıcılar, istasyonların anlık uygunluk durumlarını sistem üzerinden görüntüleyerek şarj planlarını ve rotalarını daha güvenli şekilde oluşturabiliyor.</p>

<p>Temmuz ayında <strong>Yeşil Şarj İstasyonlarının toplam tüketimdeki payının %65,25'e yükselmesi</strong> ise sürdürülebilir enerji kaynaklarına yönelik artan talebi destekleyen göstergeler arasında yer alıyor.</p>

<p>Spark Connect, sunduğu yalın <strong>onboarding akışı</strong> ile kullanıcıların yeşil enerji sertifikalı istasyonları kolayca filtrelemesine ve şarj süreçlerini hızlı biçimde başlatmasına olanak sağlıyor.</p>

<p><strong>'Elektrikli Araç Artık Niş Bir Pazar Değil'</strong></p>

<p><strong>Spark Connect Kurucusu Çağan Koyun</strong>, Türkiye'de hızlanan dönüşüme ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi:</p>

<p>'Otomotiv pazarında artık çok net bir tüketici tercihi değişimi görüyoruz. Türkiye'de elektrikli araç sayısının 464 bine ulaşması ve ayda 3,3 milyondan fazla şarj işleminin gerçekleşmesi, elektrikli mobilitenin artık niş bir pazar olmaktan çıktığını gösteriyor.</p>

<p>Elektrikli ve hibrit araç satışlarının benzinliyi geride bıraktığı bu yeni dönemde mesele yalnızca daha fazla şarj noktası oluşturmak değil; kullanıcıya doğru istasyonu, doğru zamanda ve doğru veriyle gösterebilmek.</p>

<p>Spark Connect olarak gerçek zamanlı istasyon senkronizasyonumuz, düzenli test süreçlerimiz ve şeffaf veri akışımızla elektrikli araç sahiplerinin şarj deneyimini mümkün olduğunca kesintisiz ve güvenilir hale getirmeyi amaçlıyoruz.'</p>

<p><strong>Büyüyen Şarj Ekosisteminin Arkasında Ölçeklenebilir Teknoloji</strong></p>

<p><strong>Spark Connect</strong>, temel mimarisini Gartner Hype Cycle raporlarında da yer alan <strong>KOBIL SuperApp Platform</strong> altyapısı üzerinde geliştiriyor.</p>

<p>Bu altyapı, Spark Connect'in yalnızca şarj istasyonlarını görüntüleyen bir uygulama olmasının ötesine geçerek farklı mobilite hizmetlerinin aynı dijital ekosistem içerisinde sunulabilmesine imkan sağlıyor.</p>

<p>Platformun merkezinde <strong>ID, Pay, Chat ve Sign</strong> olmak üzere dört temel servis bulunuyor. Örneğin sisteme dahil olan bir araç kiralama şirketi; kullanıcı kimliği ve ehliyet doğrulamasından dijital sözleşmenin imzalanmasına kadar farklı süreçleri Spark Connect platformu içerisinde uçtan uca gerçekleştirebiliyor.</p>

<p>Bu teknolojik altyapı, elektrikli mobilite pazarında artan kullanıcı ve işlem hacmine karşı <strong>yüksek güvenlik, hız ve ölçeklenebilirlik</strong> sağlamayı hedefliyor.</p>

<p data-end="5788" data-start="5642">Elektrikli araç sayısının ve şarj işlemlerinin hızla arttığı Türkiye pazarında kullanıcı deneyiminin önümüzdeki dönemde yalnızca istasyon sayısıyla değil, <strong>verinin doğruluğu, sistemlerin birbiriyle konuşabilmesi ve şarj hizmetlerine erişimin kolaylığıyla</strong> şekillenmesi bekleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Spark Connect; test otomasyon süreçleri, teknik dokümantasyon standartları, gerçek zamanlı veri yönetimi ve ürün tasarımındaki analitik yaklaşımıyla büyüyen e-mobilite ekosisteminin ihtiyaçlarına yönelik teknolojik çözümler geliştirmeyi sürdürüyor.</p>

<p data-end="5788" data-start="5642"></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>KAHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Teknoloji</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/elektrikli-arac-ve-sarj-istasyonu-sayisi-hizla-artiyor</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 14:42:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/uploads/2026/08/elektrikli-arac-ve-sarj-istasyonu-sayisi-hizla-artiyor.webp" type="image/jpeg" length="17462"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[BAŞ DÖNMESİ VE MİDE BULANTISININ KALP KRİZİYLE İLGİSİ VAR MI?]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/bas-donmesi-ve-mide-bulantisinin-kalp-kriziyle-ilgisi-var-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/bas-donmesi-ve-mide-bulantisinin-kalp-kriziyle-ilgisi-var-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kalp ve damar hastalıkları genel ölüm nedenleri arasında ilk sırada yer alırken kadınlarda kalp krizinden ölüm riski erkeklere göre daha yüksek olabiliyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kadın kalbinin temel anatomik yapısı erkek kalbiyle benzerlik gösterse de kalbin boyutu, damar yapısı ve hormonal değişikliklere verdiği yanıt açısından önemli farklılıklar bulunuyor.</p>

<p>Kadınların kalbi erkeklere göre daha küçük, kalp damarları ise daha ince olabiliyor. Bu durum, özellikle kalbi besleyen damarların değerlendirilmesi ve girişimsel işlemlerde bazı zorluklara yol açabiliyor. Kalp ve damar hastalıkları dünya genelinde ölüm nedenleri arasında ilk sırada yer alırken, kadınlarda kalp krizi sonrası ölüm riski erkeklere göre daha yüksek olabiliyor. Memorial Şişli Hastanesi Kardiyoloji Bölümü'nden Prof. Dr. Hatice Betül Erer, kadınlarda kalp hastalıkları ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Kadınlarda kalp hastalığı riski yaşla birlikte artıyor</strong></p>

<p>Östrojen hormonunun koruyucu etkisi kadınları kardiyovasküler rahatsızlıklara yani kalp ve damar hastalıklarına karşı korur. Ancak menopozla birlikte bu koruyucu etki azalarak kadınlarda kalp-damar hastalıkları riski artmaya başlar. Koroner arter hastalığı erkeklerde daha erken yaşlarda görülürken, kadınlarda genellikle menopoz dönemi sonrasında ortaya çıkar. Kadınların kalp krizi geçirdiği yaşın erkeklere göre daha ileri olması ve hipertansiyon, diyabet gibi ek hastalıkların daha sık görülmesi, kalp krizi sonrası ölüm riskindeki farklılığın nedenleri arasında yer alır.</p>

<p>Bunun yanında kalp krizinin tipi, tedaviye ulaşma süresi, yaş ve eşlik eden diğer hastalıklar da hastalığın seyrini etkileyen önemli faktörler arasında bulunur. Genç kadınlarda da kalp krizi sonrası ölüm riski göz ardı edilmemelidir. 2011-2022 yılları verileri inceleyen ve 2026 yılında yayımlanan bir çalışmada, ilk ani kalp krizi sonrasında hastane içi ölüm oranı 18-54 yaş grubundaki kadınlarda %3,1 iken erkeklerde bu oranın %2,6 olduğu bildirilmiştir.</p>

<p><strong>Duygusal stres kadınlarda kalp krizini tetikleyebilir</strong></p>

<p>Kadınlarda koroner arter hastalığı ve kalp krizinin yanı sıra kalp yetmezliği, ritim bozuklukları, kalp kapak hastalıkları, kalp kası hastalıkları ve koroner mikrovasküler hastalık da görülebilir. Özellikle genç kadınlarda nadir ancak önemli bir kalp-damar problemi olan spontan koroner arter diseksiyonu (SCAD) da dikkat edilmesi gereken tablolar arasındadır. Kalbi besleyen damar duvarında yırtılma meydana gelmesiyle ortaya çıkan SCAD, kadınlarda gebelik, emzirme dönemi ve yoğun fiziksel veya duygusal stres gibi durumlarla ilişkili olarak kalp krizine yol açabilir.</p>

<p><strong>Kalp krizi her zaman göğüs ağrısıyla gelmiyor</strong></p>

<p>Kadınlarda kalp damarlarındaki tıkanıklığın belirtileri erkeklerde sık görülen klasik göğsün ortasında baskı tarzındaki ağrıdan farklı olabilir. Göğüs ağrısının yeri ve niteliği değişebileceği gibi, yanma şeklinde bir ağrı da ortaya çıkabilir. Nefes darlığı, alışılmadık ve açıklanamayan yorgunluk, bulantı-kusma, sırt veya çene ağrısı, baş dönmesi, soğuk terleme ve mide rahatsızlığı gibi belirtiler de kalp hastalığının habercisi olabilir. Bu nedenle özellikle yeni başlayan veya tekrarlayan şikâyetlerin stres, yorgunluk ya da mide problemi olarak değerlendirilip geçiştirilmemesi önem taşır.</p>

<p><strong>Menopoz sonrası başlayan kalp damar şikayetinizi önemseyin</strong></p>

<p>Efor sırasında tekrarlayan göğüs baskısı veya ağrısı, daha önce bulunmayan nefes darlığı, açıklanamayan çarpıntılar, bayılma veya bayılacak gibi olma, efor kapasitesinde belirgin azalma ya da sürekli tekrarlayan olağandışı yorgunluk gibi şikâyetlerde kardiyoloji değerlendirmesi yapılması gerekir. Bunun yanı sıra yüksek tansiyon veya kolesterol, diyabet, obezite, sigara kullanımı ve ailede erken yaşta kalp hastalığı öyküsü bulunan kadınların kardiyovasküler risk açısından değerlendirilmesi önem taşır. Menopoz sonrasında yeni başlayan kalp-damar şikâyetleri de ihmal edilmemelidir. Belirti göstermeyen ve düşük riskli genç kadınlarda rutin kardiyoloji kontrolü her zaman gerekli olmayabilir. Ancak 40'lı yaşlardan itibaren tansiyon, LDL ve non-HDL kolesterol, diyabet, sigara kullanımı, obezite, fiziksel aktivite düzeyi ve aile öyküsü birlikte değerlendirilerek kişisel kardiyovasküler risk ortaya konmalıdır. Güncel risk değerlendirme yaklaşımları ve PREVENT gibi risk hesaplayıcıları, tedavi ve takip kararlarının kişiye özel planlanmasına yardımcı olabilir.</p>

<p><strong>Erken doğum kalp damar hastalığı riskini artırabilir</strong></p>

<p>Kadınlara özgü bazı gebelik komplikasyonları ilerleyen yıllardaki kardiyovasküler risk açısından da önem taşır. Preeklampsi veya gebelik hipertansiyonu, gebelikte ortaya çıkan diyabet ve erken doğum öyküsü bulunan kadınların ilerleyen yaşamlarında kalp-damar hastalıkları açısından daha dikkatli değerlendirilmesi gerekir. Özellikle menopoz döneminde kardiyovasküler risk faktörlerinde meydana gelebilecek değişiklikler nedeniyle risk değerlendirmesinin güncellenmesi de önem taşır.</p>

<p><strong>'Kırık kalp sendromu' kalbi gerçekten etkileyebiliyor</strong></p>

<p>Kadınlarda daha sık görülen önemli kalp sorunlarından biri de 'Kırık Kalp Sendromu'dur. Yoğun duygusal veya fiziksel stres sonrasında kalbin özellikle sol karıncığında geçici kasılma bozukluğu gelişmesiyle ortaya çıkan bu tablo, özellikle menopoz sonrası kadınlarda daha sık görülür. Sevilen birinin kaybı, ciddi korku veya üzüntü, boşanma gibi yoğun duygusal streslerin yanı sıra ameliyat, ağır enfeksiyon, travma ve bazı nörolojik hastalıklar da kırık kalp sendromunu tetikleyebilir.</p>

<p>Göğüs ağrısı veya baskı, nefes darlığı, çarpıntı, terleme, bulantı ve nadiren bayılma gibi belirtilerle ortaya çıkabilen kırık kalp sendromu başlangıçta kalp krizinden ayırt edilemeyebilir. Koroner anjiyografide kalp damarlarının açık olduğunun görülmesi, tanı sürecinde önemli bir bulgu oluşturur. Hastanın klinik durumuna göre tedavi planlanır.</p>

<p>Çoğu hastada kalp fonksiyonları haftalar içinde belirgin şekilde düzelir. Ancak kırık kalp sendromu tamamen masum bir tablo olarak değerlendirilmemelidir. Akut dönemde kalp yetmezliği ve ritim bozuklukları gibi ciddi komplikasyonlar gelişebilir; nadiren ölümcül sonuçlar da ortaya çıkabilir. Kadınlarda kalp hastalıklarının belirtilerinin erkeklerden farklı seyrettiği için olağandışı şikâyetlerin önemsenmesi, risk faktörlerinin düzenli olarak değerlendirilmesi ve özellikle yaş, menopoz, gebelik öyküsü ve eşlik eden hastalıkların dikkate alınması kalp sağlığının korunmasında büyük önem taşır.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>KAHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/bas-donmesi-ve-mide-bulantisinin-kalp-kriziyle-ilgisi-var-mi</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 14:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/uploads/2026/08/kalp-krizi-hh.jpg" type="image/jpeg" length="60992"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ERCİYES'TE DAĞ KIZAĞI PROJESİ HIZLA YÜRÜYOR]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/erciyeste-dag-kizagi-projesi-hizla-yuruyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/erciyeste-dag-kizagi-projesi-hizla-yuruyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Erciyes Kayak Merkezi'ni 12 ay yaşayan güçlü bir turizm destinasyonuna dönüştürmesi hedeflenen dağ kızağı projesinde çalışmalar tüm hızıyla sürüyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç'ın Erciyes Kayak Merkezi'ni 12 ay yaşayan güçlü bir turizm destinasyonuna dönüştürme vizyonu doğrultusunda hayata geçirilen dağ kızağı projesinde çalışmalar tüm hızıyla sürüyor.</p>

<p>Kayseri Büyükşehir Belediyesi'nin Erciyes Kayak Merkezi'ne yönelik yatırımları hız kesmeden devam ediyor. Başkan Dr. Memduh Büyükkılıç'ın özel önem verdiği projeler arasında yer alan dağ kızağı tesisinde yapım çalışmaları sürerken, parkurun rayları da etap etap yerlerine yerleştirilmeye başlandı.</p>

<p><strong>Raylar Yerine Oturmaya Başladı</strong></p>

<p>Erciyes'in dört mevsim turizm potansiyelini güçlendirmek amacıyla hayata geçirilen proje, yalnızca bir eğlence yatırımı olmanın ötesinde, bölgenin turizm çeşitliliğini artıracak önemli bir destinasyon yatırımı olarak öne çıkıyor.</p>

<p><strong>Dağ Kızağına Teleferikle Değil, Kızak Sistemiyle Çıkılacak</strong></p>

<p>Dağ kızağı tesisinde ziyaretçilerin parkurun başlangıç noktasına ulaşımı, kayak merkezinin mevcut teleferik sisteminden bağımsız olarak gerçekleştirilecek. Proje kapsamında Outdoor Factory tarafından geliştirilen özel kızak sistemiyle hayata geçirilecek dağ kızağı, kendine özgü ulaşım ve sürüş sistemiyle Erciyes'te yeni ve farklı bir deneyim alanı oluşturacak.</p>

<p>Ziyaretçiler, tesis bünyesinde bulunan özel kızaklarla kontrollü şekilde yukarı taşınacak ve ardından yaklaşık 1.100 metrelik parkurda sürüş deneyimi yaşayacak.</p>

<p><strong>Türkiye'nin En Uzun Parkurlarından Biri Olacak</strong></p>

<p>Tesisin yaklaşık 1.100 metre uzunluğundaki parkuruyla Türkiye'nin en uzun dağ kızağı parkurlarından biri olması planlanıyor.</p>

<p>Yeni nesil kızak sistemleri ve gelişmiş güvenlik teknolojileriyle donatılması öngörülen tesisin, farklı yaş gruplarındaki ziyaretçilere kontrollü, güvenli ve konforlu bir sürüş deneyimi sunması hedefleniyor.</p>

<p>Projenin yaz sezonu başta olmak üzere yılın farklı dönemlerinde kullanılabilmesiyle Erciyes'in kış turizmine bağlı yapısının güçlendirilmesi ve dört mevsim turizm hedefinin desteklenmesi amaçlanıyor.</p>

<p><strong>Erciyes'te Gece Kızak Keyfi</strong></p>

<p>'Gece kızak' konsepti sayesinde ise ziyaretçilerin gün batımının ardından Erciyes'te farklı bir aktivite deneyimi yaşaması hedefleniyor. Bu uygulamayla birlikte Erciyes'in yalnızca gündüz saatlerinde değil, akşam saatlerinde de turizm ve eğlence hareketliliğinin artırılması planlanıyor.</p>

<p>Otomatik fotoğraf çekim altyapısıyla da sürüş sırasında ziyaretçilerin görüntülerinin alınması, bu anların ziyaretçilere sunulması ve Erciyes deneyiminin paylaşılabilir dijital içeriklere dönüştürülmesi planlanıyor.</p>

<p><strong>Büyükkılıç'ın 12 Ay Yaşayan Erciyes Vizyonu</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç'ın Erciyes'i yalnızca kış sporlarıyla anılan bir merkez olmaktan çıkararak yılın 12 ayında yaşayan uluslararası bir turizm destinasyonu haline getirme vizyonu doğrultusunda yürütülen yatırımlar, bölgedeki turizm çeşitliliğini her geçen gün artırıyor.</p>

<p>Dağ kızağı projesinin de bu vizyonun önemli tamamlayıcılarından biri olması bekleniyor. Projenin tamamlanmasıyla birlikte Erciyes'e gelen yerli ve yabancı ziyaretçilere kayak dışında yeni bir deneyim alanı sunulması, merkezin dört mevsim ziyaretçi çekme kapasitesinin artırılması hedefleniyor.</p>

<p>Çalışmaların tamamlanmasıyla Erciyes'in turizm ve eğlence altyapısına yeni bir değer katması beklenen dağ kızağı tesisinin, Kayseri'nin ulusal ve uluslararası turizmdeki marka değerine de önemli derecede katkı sağlaması öngörülüyor.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>KAHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/erciyeste-dag-kizagi-projesi-hizla-yuruyor</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 13:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/uploads/2026/08/erciyeste-dag-kizagi-projesi-hizla-yuruyor.webp" type="image/jpeg" length="45487"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AKRAN ZORBALIĞI TBMM'DE ARAŞTIRILIYOR]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/akran-zorbaligi-tbmmde-arastiriliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/akran-zorbaligi-tbmmde-arastiriliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TBMM Dilekçe Komisyonu bünyesinde oluşturulan Akran Zorbalığının Araştırılması Alt Komisyonu'nun verileri dikkat çekiyor...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>TBMM Dilekçe Komisyonu bünyesinde oluşturulan Akran Zorbalığının Araştırılması Alt Komisyonu'nun verileri, Türkiye'de 6-17 yaş grubundaki çocukların yüzde 13,8'inin akran zorbalığına maruz kaldığını ortaya koydu. İşlevsel zorluk yaşayan çocuklarda bu oran yaklaşık yüzde 27'ye çıkarken, çocukların yüzde 80'inin günde üç saatten fazla ekran karşısında olduğu bildirildi.</p>

<p><strong>Akran zorbalığının artık okul bahçesinden dijital dünyaya taşındığına dikkat çeken Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, 'Siber zorbalıkta okulun kapısı kapanmıyor. Telefon çocuğun cebinde olduğu için tehdit, hakaret, ifşa ve dışlama eve, hatta çocuğun odasına kadar geliyor.' dedi. </strong></p>

<p><strong>Prof. Dr. Tarhan, zorbalıkla mücadelenin yalnızca ceza üzerinden yürütülemeyeceğini belirterek, 'Akran zorbalığının karşısına akran nezaketini koymak gerekir. Akran zorbalığının ilacı empatik iletişimdir.' ifadelerini kullandı.</strong></p>

<p>Türkiye Büyük Millet Meclisi Dilekçe Komisyonu bünyesinde kurulan İlköğretim ile Ortaöğretim Kurumlarında Akran Zorbalığının Araştırılması ve Alınabilecek Önlemlerin Belirlenmesi Alt Komisyonu'nun tutanak ve sunumlarından derlenen rapor, çocuklar arasındaki zorbalığın ulaştığı boyutları ortaya koydu.</p>

<p>Komisyon tutanaklarının yanı sıra Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Çocuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) sunumları ve TÜİK Türkiye Çocuk Araştırması verilerinin kullanıldığı çalışmada, hem geleneksel akran zorbalığı hem de giderek büyüyen siber zorbalık riski ele alındı.</p>

<p><strong>Her 100 çocuktan yaklaşık 14'ü zorbalığa maruz kalıyor</strong></p>

<p>Rapora göre 6-17 yaş grubundaki çocukların yüzde 13,8'i akranları tarafından zorbalığa maruz kalıyor. En sık rastlanan zorbalık biçimi ise alay edilme. Çocukların yüzde 7,2'si kasıtlı biçimde sosyal gruplardan dışlanırken, fiziksel şiddete maruz kalanların oranı yaklaşık yüzde 4,4 olarak bildiriliyor.</p>

<p>İşlevsel zorluk yaşayan çocuklarda tablo daha da ağırlaşıyor. Görme, duyma, yürüme, öğrenme, iletişim kurma veya öz bakım gibi alanlarda zorluk yaşayan çocukların zorbalığa uğrama oranı yaklaşık yüzde 27'ye yükseliyor.</p>

<p><strong>Prof. Dr. Tarhan: 'Her çocuk çatışması zorbalık değildir'</strong></p>

<p>Akran zorbalığının çocuklar arasındaki sıradan anlaşmazlıklarla karıştırılmaması gerektiğini belirten Prof. Dr. Nevzat Tarhan, 'Öncelikle zorbalığı doğru tanımlamak gerekiyor. Çocuklar ve ergenler zaman zaman tartışabilir, kavga edebilir, bir süre sonra da barışabilirler. Her tartışmayı, her ses yükseltmeyi veya çocuklar arasındaki her anlaşmazlığı akran zorbalığı olarak değerlendirmek doğru değildir. Bir davranışın zorbalık olarak tanımlanabilmesi için kasıtlı olması, tekrarlayıcı olması ve taraflar arasında bir güç dengesizliği bulunması gerekir. Planlı, sistematik ve karşı tarafı ezmeye, sindirmeye veya dışlamaya yönelik bir davranış varsa burada zorbalıktan söz ederiz.' dedi.</p>

<p>Zorbalığın yalnızca fiziksel şiddetten ibaret olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Tarhan, 'Alay etme, lakap takma, hakaret, tehdit gibi sözel davranışların yanı sıra dedikodu çıkarma, gruba almama, kasıtlı olarak yalnız bırakma gibi ilişkisel zorbalık biçimleri de vardır.' diye konuştu.</p>

<p><strong>'Çocuk çoğu zaman 'Bana zorbalık yapılıyor' demez'</strong></p>

<p>Zorbalığın fark edilmesinde aile ve öğretmenlerin çocuğun davranışlarındaki değişimi iyi gözlemlemesi gerektiğini dile getiren Prof. Dr. Tarhan, çocuğun yaşadıklarını doğrudan anlatmayabileceğini söyledi.</p>

<p>Prof. Dr. Tarhan, 'Çocuk çoğu zaman 'Bana zorbalık yapılıyor' diye gelip söylemez. Özellikle eleştirilmekten, suçlanmaktan veya 'Sen de karşılık verseydin' denmesinden korkuyorsa yaşadıklarını içine atabilir. Daha önce severek okula giden bir çocuk okula gitmek istemiyorsa, sabahları karın veya baş ağrısı gibi yakınmalar geliştiriyorsa, ders başarısı düşüyorsa, içine kapanıyorsa, arkadaşlarından uzaklaşıyorsa, odasına kapanmaya başladıysa, uyku ve iştah düzeni değiştiyse bunun arka planına bakmak gerekir. Okul reddinin arkasından kimi zaman akran zorbalığı çıktığını görüyoruz.' şeklinde konuştu.</p>

<p>Çocuğun sorgulanmak yerine dinlenmesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Tarhan, ''Niye konuşmuyorsun, sana ne oldu?' diye herkesin içinde çocuğu sıkıştırmak yerine, birebir konuşup 'Senin için yapabileceğim bir şey var mı, anlatmak ister misin?' denilmelidir. Çocuğu konuşturmanın yolu konferans vermek değil, yatay ilişki kurmak ve onu gerçekten dinlemektir.' dedi.</p>

<p><strong>Farklı olan çocuk daha kolay hedef haline gelebiliyor</strong></p>

<p>Raporda işlevsel zorluk yaşayan çocuklarda zorbalık oranının yaklaşık yüzde 27'ye çıkmasını değerlendiren Prof. Dr. Tarhan, farklılıkların okul ortamında kolaylıkla hedef haline getirilebildiğine dikkat çekti.</p>

<p>'Özel yetenekli, sosyal iletişimde zorlanan veya takım ilişkilerine uyum sağlamakta güçlük çeken çocukların daha fazla zorbalığa maruz kalabildiğini görüyoruz.' diyen Prof. Dr. Tarhan, akademik zekâsı yüksek bir çocuğun dahi sosyal ipuçlarını okumakta zorlanabileceğini ifade etti.</p>

<p>Prof. Dr. Tarhan, 'Diğer çocuklarla aynı biçimde tepki vermeyince önce farklı görülür, ardından alay konusu olabilir ve süreç zorbalığa dönüşebilir. Akademik zekâ ile sosyal ve duygusal beceriler her zaman aynı ölçüde gelişmiyor. Bu nedenle çocuğu yalnızca 'utangaç', 'uyumsuz' veya 'garip' şeklinde etiketlemek yerine sosyal iletişim becerileri açısından değerlendirmek gerekir.' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>'Ben güçlüyüm, o savunmasız; o halde onu ezebilirim'</strong></p>

<p>Zorbalığın merkezinde çoğu zaman yanlış bir güç algısının bulunduğunu kaydeden Prof. Dr. Tarhan, 'Zorbalığın temelinde çoğu zaman güç üzerinden kurulan yanlış bir ilişki vardır: 'Ben güçlüyüm, o savunmasız; o halde onu ezebilirim.' Empati ve merhametin zayıfladığı ortamlarda farklı olan çocuk daha kolay hedef haline gelir. Bir başka önemli sorun da sessiz kalan öğrencilerin görünmez hale gelmesidir. Zorbalık yalnızca zorbanın ve mağdurun sorunu değildir; sınıfın tamamını ilgilendiren bir okul iklimi problemidir.' ifadesinde bulundu.</p>

<p>Bu noktada öğretmene önemli sorumluluk düştüğünü söyleyen Prof. Dr. Tarhan, sınıfın liderinin öğretmen olması gerektiğini belirterek, 'İyi bir öğretmen sınıfındaki öğrencileri tanır; geride kalanı, sessizleşeni, dışlananı fark eder. Fakat bunu çocuğu herkesin önünde teşhir ederek değil, birebir ve empatik iletişim kurarak yapar.' dedi.</p>

<p><strong>'Zorbalık yapan çocuğu da sadece 'kötü çocuk' diye damgalamayın'</strong></p>

<p>'Zorbalık yapan çocuk da sadece 'kötü çocuk' diye damgalanmamalıdır.' diyen Prof. Dr. Tarhan, 'Her şiddet davranışı aynı zamanda bir mesajdır. Çocuğun hangi duygusal ihtiyacının karşılanmadığına, ailede nasıl bir iletişim gördüğüne, kendisini değersiz hissedip hissetmediğine bakmak gerekir.' ifadelerini kullandı.</p>

<p>Prof. Dr. Tarhan, sevginin az, baskının ve eleştirinin fazla olduğu ailelerde çocuğun şiddeti problem çözme yöntemi olarak öğrenebildiğini belirterek, 'Ailede sıcak bir ortamın olmaması hem fail olmaya hem de kurban olmaya zemin hazırlayabiliyor.' dedi.</p>

<p><strong>Siber zorbalıkta 'güvenli alan' ortadan kalkıyor</strong></p>

<p>Raporun dikkat çeken başlıklarından biri de dijitalleşmeyle birlikte zorbalığın okul dışına taşınması oldu. Siber zorbalık raporda; dijital platformlar üzerinden tehdit, taciz, alay, iftira, siber şantaj ve mahremiyet ihlali yoluyla çocukların psikolojik ve sosyal olarak hedef alınması şeklinde tanımlanıyor.</p>

<p>Prof. Dr. Tarhan ise sosyal medyanın zorbalığın 'seyirci kitlesini' büyüttüğünü belirterek, 'Eskiden birkaç kişinin gördüğü bir alay veya dışlama olayı sınırlı bir çevrede kalırken, bugün sosyal medyanın viral etkisiyle onlarca, yüzlerce hatta çok daha fazla kişiye ulaşabiliyor.' dedi.</p>

<p><strong>'Siber zorbalıkta okulun kapısı kapanmıyor'</strong></p>

<p>Siber zorbalığın yüz yüze zorbalığa göre en önemli farklarından birinin süreklilik olduğuna dikkat çeken Tarhan, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>'Yüz yüze zorbalık çoğunlukla belirli bir fiziksel ortamda meydana gelir. Çocuk okuldan çıktığında belli ölçüde güvenli alanına dönebilir. Siber zorbalıkta okulun kapısı kapanmıyor. Telefon çocuğun cebinde olduğu için tehdit, hakaret, ifşa ve dışlama eve, hatta çocuğun odasına kadar geliyor. Bu durum mağdurda 'kaçabileceğim güvenli bir alan yok' duygusunu oluşturabiliyor.'</p>

<p>Dijital ortamda bir fotoğraf veya videonun tekrar tekrar paylaşılmasının travmatik etkiyi sürdürebildiğini kaydeden Tarhan, çocuklarda okul reddi, akademik başarı düşüşü, içe kapanma, depresif belirtiler ve yoğun kaygının görülebileceğini belirtti.</p>

<p><strong>Çocukların yüzde 80'i günde 3 saatten fazla ekranda</strong></p>

<p>Raporda çocukların yaklaşık yüzde 80'inin günde üç saatten fazla aktif olarak dijital ekran karşısında kaldığı bildiriliyor. Raporda aşırı ekran maruziyetinin odaklanma zafiyeti ve öğrenilen bilgilerin uzun süreli belleğe aktarılmasında sorunlarla ilişkilendirildiği de ifade ediliyor.</p>

<p>Kontrolsüz kullanımın gerçek ilişkilerin yerine sanal ilişkileri geçirebildiğini belirten Prof. Dr. Tarhan, 'Ben sosyal medyanın akran ilişkilerinde zaman zaman toksik etki yaptığını düşünüyorum. Gerçek akran ilişkisinde yüz yüze iletişim, fiziksel temas, mimikleri okuma, karşı tarafın sevincini ve üzüntüsünü gözlemleme vardır. Empati bu ilişkiler içerisinde gelişir. Ekran ilişkisinde ise bunların önemli bir bölümü ortadan kalkıyor.' dedi.</p>

<p><strong>'Dijital anestezi' uyarısı</strong></p>

<p>Uzun süreli ve amaçsız ekran kullanımını 'dijital anestezi' kavramıyla açıklayan Prof. Dr. Tarhan, 'Çocuk ekranın karşısına geçtiğinde zaman ve öncelik algısını kaybedebiliyor. Çocuğa amaçlı kullanmayı, zaman yönetimini, dijital ortamda karşısındakinin de duyguları olan gerçek bir insan olduğunu öğretmek gerekir. Empatiyi öğretmek burada çok değerlidir; çünkü empatiyi öğrenen çocuk siber zorbalığa daha az yönelir.' ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Dünyada sosyal medyaya yaş sınırı gündemde</strong></p>

<p>Raporda farklı ülkelerin çocukları dijital risklerden korumak amacıyla aldığı önlemlere de yer veriliyor. Çin'de 16 yaşından küçüklerin ebeveyn izni olmadan sosyal medya hesabı açmasına sınırlama getirildiği, Güney Kore'de 16 yaş altındaki çocuklara yönelik gece çevrimiçi oyun kısıtlamalarının uygulandığı, ABD'nin Florida eyaletinde küçük yaştaki çocukların sosyal medya kullanımına ilişkin yasal düzenlemelerin bulunduğu aktarılıyor. Raporda ayrıca Avustralya, Yunanistan ve İrlanda'daki düzenleme tartışmaları ile Türkiye'de 13 yaş altının sosyal ağlara erişimine yönelik çalışma bilgileri de yer alıyor.</p>

<p><strong>'Hedef dış denetimden iç denetime geçiş olmalı'</strong></p>

<p>Küçük yaşlarda ekran kullanımının sınırlandırılması gerektiğini söyleyen Prof. Dr. Tarhan, 'Ergenlik döneminde yalnızca yasaklayıcı bir yaklaşım çoğu zaman ters etki yapabilir. Çocuk, anne babanın bulunmadığı ortamda yine dijital dünyayla karşılaşacaktır. Eğer iç denetim geliştirmemişse yasak kalktığı anda kontrolsüz kullanıma yönelebilir. Bu nedenle hedef dış denetimden iç denetime geçiş olmalıdır.' dedi.</p>

<p>'Burada dijital ebeveynlik gerekiyor.' diyen Tarhan, anne ve babanın hem sınır koyması hem de sınırın nedenini anlatması gerektiğini belirterek, çocuklara medya okuryazarlığı ve bilinçli dijital kullanım becerileri kazandırılması gerektiğini söyledi.</p>

<p><strong>Raporda dikkat çeken kavram; 'Akran nezaketi'</strong></p>

<p>Raporda zorbalıkla mücadelede 'akran nezaketi' ve 'dijital nezaket' kavramları da öne çıkıyor. Milli Eğitim Bakanlığı ve sivil toplum iş birliğiyle 'Zorbalıktan Uzak Programı'nın pilot uygulamalarının yürütüldüğü, 12-13 yaş grubunda akrandan akrana eğitim programlarının gerçekleştirildiği belirtiliyor. Uzmanların ilkokul üçüncü sınıftan itibaren dijital etik kuralların müfredata alınmasını istediği aktarılırken, BTK'nın da siber zorbalığı 'siber nezakete', akran zorbalığını ise 'akran nezaketine' dönüştürmeyi amaçlayan çalışmalar yürüttüğü ifade ediliyor.</p>

<p><strong>'Negatifle mücadelenin yolu pozitifi artırmaktır'</strong></p>

<p>Prof. Dr. Nevzat Tarhan da zorbalığı yalnızca yasaklama ve cezalandırma yaklaşımıyla çözmenin mümkün olmadığını belirterek 'akran nezaketi' kavramının önemine dikkat çekti. Tarhan, 'Akran zorbalığıyla mücadelede yalnızca negatifi ortadan kaldırmaya çalışmak yeterli değildir. Negatifle mücadelenin en etkili yollarından biri pozitifi artırmaktır. Bu nedenle 'akran zorbalığı'nın karşısına 'akran nezaketi'ni koymak gerekir<strong>.</strong> Nezaketin içerisinde empati vardır; karşı tarafın hakkını, ihtiyacını ve duygusunu dikkate almak vardır. Yalnızca karşı tarafı anlamak değil, onu incitmeden problemi çözme becerisi vardır.' diye konuştu.</p>

<p><strong>'Teknoloji hız verir ama değerler yön gösterir'</strong></p>

<p>Zorbalığı önlemede sosyal ve duygusal eğitimin ergenliğe bırakılmaması gerektiğini vurgulayan Tarhan, 'Bilgi yüklemekten önce çocuğun karakterine bir pusula kazandırılması önemlidir. Çünkü teknoloji hız verir ama değerler yön gösterir.' ifadelerini kullandı.</p>

<p>Empatinin doğuştan değişmez bir özellik değil, öğrenilebilen bir beceri olduğunu dile getiren Prof. Dr. Tarhan, 'Değer eğitimini yalnızca haftada bir saatlik ders olarak düşünmemek gerekir. Değer içerikli eğitim olmalıdır. Matematikte, edebiyatta, tarihte, hatta fen derslerinde bile olaylar üzerinden adalet, dürüstlük, merhamet, iş birliği ve sorumluluk tartışılabilir. Böylece değerler teorik bir bilgi olmaktan çıkar, günlük hayatın parçası haline gelir.' dedi.</p>

<p><strong>'Akran zorbalığının ilacı empatik iletişimdir'</strong></p>

<p>Zorbalık gerçekleştikten sonra yalnızca cezalandırmaya odaklanmanın yeterli olmadığını söyleyen Tarhan, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>'Zorbalık yapan çocuğun yaptığı davranışın sonucunu görmesi, mağdurun ne hissettiğini anlaması ve sorumluluk alması sağlanmalıdır. Akran zorbalığının karşısına akran nezaketini koymak gerekir. Akran zorbalığının ilacı empatik iletişimdir.<strong> </strong>Bütün kötücül davranışların ortak noktalarından biri empati yoksunluğudur. Çocuğun vicdanını, merhametini ve empati kapasitesini geliştirirsek zorbalık ortaya çıktıktan sonra peşinden koşmak yerine daha ortaya çıkmadan önleyebiliriz.'</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>KAHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/akran-zorbaligi-tbmmde-arastiriliyor</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 13:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/uploads/2026/08/akran-zorbaligi-hh.jpg" type="image/jpeg" length="92951"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TÜRK BÖBREK VAKFI'NDAN BİR İLK]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/turk-bobrek-vakfindan-bir-ilk</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/turk-bobrek-vakfindan-bir-ilk" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'de 72 bin hasta diyaliz tedavisi ile yaşamını sürdürüyor. Bir diyaliz hastasının her bir seansında yaklaşık 200 litre su kullanılıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye'de 72 bin hasta diyaliz tedavisi ile yaşamını sürdürüyor. Bir diyaliz hastasının her bir seansında yaklaşık 200 litre su kullanılıyor.</p>

<p><strong>Yılda yaklaşık 10 milyon diyaliz seansı yapıldığı düşünüldüğünde, yıllık su kullanımı 2 milyar litreye ulaşıyor. Bu tablo, su kaynaklarının giderek daha fazla önem kazandığı bir dönemde sağlık hizmetlerinde sürdürülebilir su yönetimini de gündeme getiriyor. Türk Böbrek Vakfı (TBV), bu soruna sağlık hizmetlerinin güvenliğinden ödün vermeden çözüm üreterek, 'Diyalizde Sürdürülebilir Su Yönetimi Modeli' ile Türkiye'de sistemi kullanan ilk diyaliz merkezi oldu.</strong></p>

<p><strong>Türk Böbrek Vakfı'nın Ahmet Ermiş Diyaliz Merkezi'nde hayata geçirdiği 'Diyalizde Sürdürülebilir Su Yönetimi Modeli' ile hemodiyaliz öncesi ters ozmoz sisteminden drenaja giden su yeniden kullanılmaya başladı. Uygulamanın ilk ayında 46 bin Litre (46 metreküp) su tasarrufu sağlandı.</strong></p>

<p>Böbrek sağlığının korunması, toplumda böbrek hastalıklarına karşı farkındalık oluşturulması ve kronik böbrek hastalarının yaşam kalitesinin artırılması amacıyla çalışmalarını sürdüren Türk Böbrek Vakfı (TBV), diyaliz süreçlerinde yüksek su kullanımının önüne geçmek adına somut bir adım attı. Vakıf, tedavi süreçlerinde çevreye duyarlı ve kaynakları koruyan bir dönüşüm projesi başlattı. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi'nin 31. Taraflar Konferansı'nın (COP31) bu yıl Türkiye'de gerçekleştirilecek olması sebebiyle proje daha da fazla önem kazandı.</p>

<p>Ağustos ortası itibarıyla TBV Ahmet Ermiş Diyaliz Merkezi'nde uygulamaya alınan <strong>Diyalizde Sürdürülebilir Su Yönetimi Modeli </strong>ile hemodiyaliz tedavisinde kullanılan Ters Ozmoz (R.O.) su arıtma sisteminde drenaja giden su, kurulan geri kazanım altyapısıyla yeniden tesis kullanımına kazandırıldı. Bu çalışma, Türkiye'deki diyaliz merkezlerinde arıtma atık suyunun sistemli biçimde yeniden değerlendirilmesine yönelik ilk örnek olma özelliğini de taşıyor.</p>

<p>Klinik tedavi alanına girmeyen, hastayla temas etmemiş ve yalnızca hemodiyaliz öncesi arıtma aşamasında mineral/iletkenlik dengesi sebebiyle ayrıştırılan ve kanalizasyona gönderilen bu su, şimdi temizlik ve çamaşırhane alanlarında değerlendiriliyor.</p>

<p><strong>İlk Ayın Sonuçları ve Elde Edilen Kazanımlar</strong></p>

<p>Proje Temmuz 2026'da başlatıldı ve ilk ayda 46 bin litre şebeke suyunun boşa akması önlendi.</p>

<p>Şebeke suyu kullanımı ve atık su miktarındaki düşüş, ekolojik faydanın yanında kurumsal maliyetlerin azaltılmasına da katkı sundu.</p>

<p>Sağlık Bakanlığı laboratuvar testleriyle hijyen standartlarına uygunluğu tescillenen su, merkez genelinde güvenle kullanılmaya başladı.</p>

<p><strong>'Suyu İsraf Etme, Hem Böbreğini Hem Doğayı Koru'</strong></p>

<p>Ahmet Ermiş Diyaliz Merkezi'nde elde edilen verilerin ardından projenin, Türk Böbrek Vakfı'nın diğer merkezlerinde de uygulanması hedefleniyor.</p>

<p>Diyaliz tedavisinin su kaynaklarına bağımlı yapısına dikkat çeken <strong>Türk Böbrek Vakfı Başkanı Timur Erk</strong>, çalışmanın önemine ilişkin şu değerlendirmede bulundu:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><i>'Vakıf olarak yıllardır 'Suyu israf etme, hem böbreğini hem doğayı koru' diyerek suyun bedenimiz ve dünya için hayati değerini anlatıyoruz. Hemodiyaliz tedavisi, doğası gereği saf su kullanımını gerektiriyor, ancak arıtma esnasında dışarı atılan suyun boşa gitmemesi için Ahmet Ermiş Diyaliz Merkezimizde kurduğumuz bu etkili geri kazanım sistemiyle ilk ayda 46 bin litre suyu tasarruf ettik. Sağlık hizmeti sunarken çevreye ve doğal kaynaklara yük olmamak temel sorumluluğumuzdur. Amacımız bu uygulamayı Türk Böbrek Vakfı'nın diğer diyaliz merkezlerine de taşıyarak böbrek sağlığı alanında sürdürülebilir ve uygulanabilir bir örnek model yaratabilmek...</i></p>

<p><i>Bu yıl COP31'in ülkemizde gerçekleştirilecek olması, iklim değişikliği ve çevresel sürdürülebilirlik konularını ülkemizin gündeminde daha da önemli hale getiriyor. Türk Böbrek Vakfı olarak biz de sağlık hizmetlerinin çevresel etkilerini azaltmaya yönelik çalışmalarımızla bu sürece katkı sunmayı, su başta olmak üzere doğal kaynakların verimli kullanılması konusunda sağlık sektörüne örnek olacak uygulamaları yaygınlaştırmayı hedefliyoruz.'</i></p>

<p><strong>Her Yıl Diyalizde 400-500 Milyon Litre Su Tasarruf Edilebilir</strong></p>

<p>Diyaliz tedavisinde kullanılan suyun tamamının geri kazanılması mümkün değil. Ancak uygun nitelikteki suyun yaklaşık <strong>yüzde 18-20'sinin geri kazanılabileceği </strong>varsayıldığında, Türkiye genelinde yılda yaklaşık <strong>400-500 milyon litre suyun</strong> yeniden kullanılma potansiyeli bulunuyor. Başka bir ifadeyle, doğru sistemler yaygınlaştırıldığında <strong>her yıl yüz milyonlarca litre suyun boşa gitmesi önlenebilir.</strong></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>KAHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/turk-bobrek-vakfindan-bir-ilk</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 13:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/uploads/2026/08/turk-bobrek-vakfindan-bir-ilk.webp" type="image/jpeg" length="45576"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İHRACATÇILARIMIZIN BREZİLYA ÇIKARMASI!]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/ihracatcilarimizin-brezilya-cikarmasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/ihracatcilarimizin-brezilya-cikarmasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye İhracatçılar Meclisi 18-22 Ağustos 2026 tarihleri arasında Brezilya'nın São Paulo şehrine yönelik ticaret ziyareti organize etti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ticaret Bakanlığı koordinasyonunda ve TİM organizasyonuyla São Paulo'da gerçekleştirilen ticaret heyeti kapsamında, Türkiye ile Brezilya arasındaki ticari ilişkilerin geliştirilmesi ve ihracatçılar için yeni iş birliği imkânlarının oluşturulması hedeflendi.</p>

<p>Ticaret Bakanlığının koordinasyonunda, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) organizasyonuyla 18-22 Ağustos 2026 tarihleri arasında Brezilya'nın São Paulo şehrine yönelik ticaret heyeti programı gerçekleştirildi.</p>

<p>TİM Başkan Vekili Ahmet Güleç başkanlığındaki heyette; çelik, hizmet ile kimyevi maddeler ve mamulleri sektörlerinden 19 Türk ihracatçı firmanın 25 temsilcisi yer aldı. Programın açılışına T.C. São Paulo Muavin Konsolosu Buğra Özsaydı, São Paulo Ticaret Odası Dış İlişkiler Özel Danışmanı Mauricio Manfré, T.C. Brezilya Ticaret Müşavirliği ile Türkiye ve Brezilya iş dünyasının temsilcileri katıldı.</p>

<p><strong>'İkili ticaret mevcut potansiyeli yansıtmıyor'</strong></p>

<p>Programın açılışında konuşan TİM Başkan Vekili Ahmet Güleç, 213 milyonu aşkın nüfusu ve 2,3 trilyon dolarlık milli geliriyle Brezilya'nın dünyanın en büyük ekonomileri arasında yer aldığını belirtti. Brezilya'nın yıllık ithalatının 280 milyar dolar seviyesinde olduğuna dikkat çeken Güleç, 'Bu ithalatın Türkiye'den gelen kısmı binde üç buçuk. Yani potansiyelin çok altındayız.' dedi.</p>

<p>Türkiye'nin 2025 yılında Brezilya'ya 985 milyon dolarlık ihracat gerçekleştirdiğini, buna karşılık ithalatın 4,5 milyar dolar olduğunu aktaran Güleç, ihracatın ithalatı karşılama oranının yüzde 22 seviyesinde kaldığını ifade etti. Güleç, '2012 yılında Brezilya'ya ihracatımız 1 milyar dolardı. Bugün 985 milyon dolar. On üç yılda yerimizde saydık.' değerlendirmesinde bulundu.</p>

<p>Brezilya'ya ihracatta kimyevi maddeler, otomotiv, makine, çelik ve madencilik ürünlerinin öne çıktığını belirten Güleç, 2026'nın ocak-temmuz döneminde ihracatın yüzde 10,1 artarak 626 milyon dolara ulaştığını kaydetti.</p>

<p><strong>'MERCOSUR ile serbest ticaret anlaşması önemli bir eşik'</strong></p>

<p>İki ülke arasındaki ticaretin daha dengeli ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulması gerektiğini vurgulayan Güleç, 'Bugün bizlere düşen, her sektörde yeni iş birlikleri geliştirmek.' ifadelerini kullandı.</p>

<p>Türkiye ile Brezilya arasında bir ticaret anlaşması bulunmadığına da dikkat çeken Güleç, 'MERCOSUR ile bir serbest ticaret anlaşması, potansiyelin önündeki en büyük engeli kaldıracaktır.' dedi.</p>

<p><strong>Brezilyalı firmalar ile 200'e yakın görüşme</strong></p>

<p>Heyet kapsamında düzenlenen B2B görüşmelerine 71 Brezilyalı ithalatçı firma katıldı. Türk ihracatçı firma temsilcileri ile Brezilyalı iş insanları arasında 200'e yakın ikili iş görüşmesi gerçekleştirildi.</p>

<p data-end="5788" data-start="5642"></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>KAHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/ihracatcilarimizin-brezilya-cikarmasi</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 11:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/uploads/2026/08/ihracatcilarimizin-brezilya-cikarmasi.webp" type="image/jpeg" length="36592"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[OTEL-TATİL KÖYÜ ŞİKAYETLERİNDE KORKUNÇ ARTIŞ]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/otel-tatil-koyu-sikayetlerinde-korkunc-artis</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/otel-tatil-koyu-sikayetlerinde-korkunc-artis" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Şikayetvar verilerine göre Temmuz ayında turizm sektörüne yönelik tüketici şikayetlerinde dikkat çekici artışlar yaşandı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Şikayetvar verilerine göre yaz tatilinin en yoğun dönemlerinden temmuz ayında turizm sektörüne yönelik tüketici şikayetlerinde dikkat çekici artışlar yaşandı. Otel-tatil köyü kategorisinde haziranda 560 olan şikayet sayısı temmuzda bin 500'e çıkarak yüzde 168 arttı.</p>

<p><strong>Zincir otellerde artış yüzde 109, otel pazarlama sitelerinde yüzde 92, villa-ev pazarlama sitelerinde yüzde 90 olurken, tur operatörleri ve tatil pazarlama şirketlerine yönelik şikayetler yüzde 50 yükseldi. Şikayetlerde hijyen ve hizmet kalitesinden rezervasyon iptallerine, ücret iadelerinden gerçeği yansıtmayan ilanlara kadar birçok sorun öne çıktı.</strong></p>

<p>Yaz sezonunun yoğunlaşmasıyla birlikte tatil planları tüketiciler için pek çok sorunu da beraberinde getirdi. Çözüm platformu Şikayetvar'ın verileri, hazirandan temmuza geçişte tatil sektörünün farklı alanlarında şikayetlerin belirgin biçimde yükseldiğini ortaya koydu.</p>

<p>En dikkat çekici artış otel-tatil köyü kategorisinde gerçekleşti. Haziran ayında 560 olan şikayet sayısı temmuzda bin 500'e yükseldi. Böylece bu kategoride yalnızca bir ayda 940 ek şikayet kaydedilirken artış oranı yüzde 168'e ulaştı.</p>

<p>İncelenen diğer tatil kategorilerinde de benzer bir tablo görüldü. Zincir otellere yönelik şikayetler 215'ten 450'ye çıkarak yüzde 109 arttı. Otel pazarlama sitelerinde şikayet sayısı 630'dan bin 208'e yükseldi ve yüzde 92 artış kaydedildi. Villa-ev pazarlama sitelerine yönelik şikayetler 136'dan 259'a çıkarak yüzde 90 yükselirken, tur operatörleri ve tatil pazarlama şirketlerine ilişkin şikayet sayısı 997'den bin 495'e ulaştı. Bu kategorideki artış yüzde 50 olarak gerçekleşti.</p>

<p>Beş kategorinin toplamına bakıldığında ise haziran ayında 2 bin 538 olan şikayet sayısının temmuzda 4 bin 912'ye yükseldiği görülüyor. Böylece incelenen beş tatil kategorisinde şikayet hacmi bir ayda yaklaşık yüzde 94 arttı.</p>

<p><strong>Otellerde hijyen ve hizmet kalitesi şikayetleri öne çıktı</strong></p>

<p>Otel-tatil köyü kategorisinde tüketicilerin dile getirdiği sorunların başında temizlik ve hijyen problemleri geliyor. Odaların yeterince temizlenmemesi, nevresim ve banyoların hijyen standartlarını karşılamaması, ortak alan ve havuz temizliği, kötü koku ve haşere şikayetleri tüketicilerin paylaşımlarında öne çıkan başlıklar arasında yer aldı. Yemeklerin kalitesi ve çeşitliliğinin beklentiyi karşılamaması da sık dile getirilen sorunlardan biri oldu. Özellikle 'her şey dahil' konseptiyle hizmet veren tesislerde yemek çeşitliliğinin yetersiz olması, yiyeceklerin kalitesi, restoranlardaki hijyen ve yoğunluk tüketicilerin tepki gösterdiği konular arasında yer aldı.</p>

<p>Tüketiciler ayrıca rezervasyon veya tanıtım sırasında sunulan hizmetlerle tatil sırasında karşılaştıkları koşulların uyuşmadığını belirtti. Klima, sıcak su ve oda donanımlarındaki teknik sorunlar; vaat edilen tesis olanaklarının kullanılamaması; personelin ilgisizliği ve yaşanan sorunlara çözüm bulunamaması da şikayetlerde öne çıktı. Tatilini erken sonlandırmak isteyen bazı tüketiciler ise ücret iadesi süreçlerinde sorun yaşadıklarını aktardı.</p>

<p><strong>Zincir otellerde fiyat-hizmet dengesi sorgulanıyor</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Şikayet sayısının bir ayda yüzde 109 arttığı zincir otel kategorisinde oda temizliği, genel hijyen ve teknik aksaklıklar ön plana çıktı. Klima, sıcak su ve oda ekipmanlarında yaşanan sorunların yanı sıra yemek ve içecek hizmetlerinin kalite açısından beklentiyi karşılamaması tüketicilerin dile getirdiği başlıca konular arasında yer aldı. Şikayetlerde, satın alınan oda veya hizmet ile tesiste sunulan hizmet arasında farklılık bulunduğuna yönelik bildirimler de dikkat çekti. Personelin tutumu, ek ücret talepleri ve ücret iadesi süreçlerinde yaşanan sorunlar da tüketicilerin gündemindeydi. Özellikle yüksek fiyat ödenen tesislerde beklenti ile sunulan hizmet arasındaki fark şikayetlerin önemli nedenlerinden biri olarak öne çıktı.</p>

<p><strong>Rezervasyon var, otelde kayıt yok</strong></p>

<p>Otel pazarlama sitelerine yönelik şikayetlerde ise sorunların odağı konaklama deneyiminden çok rezervasyon ve ödeme süreçleri oldu. Kategoride şikayetler hazirandan temmuza yüzde 92 artarak 1.208'e ulaştı. Tüketicilerin öne çıkardığı başlıca sorunlar arasında ödeme yapılmasına ve rezervasyon onayı alınmasına rağmen kaydın otel sisteminde görünmemesi, otelin rezervasyonu kabul etmemesi veya rezervasyonun sonradan iptal edilmesi yer aldı. İptal edilen rezervasyonların ücretinin zamanında iade edilmemesi, çift ya da hatalı tahsilatlar, ücretsiz iptal koşullarına ilişkin anlaşmazlıklar ve müşteri hizmetlerine ulaşmakta yaşanan güçlükler de şikayetlerde öne çıktı. Bazı tüketiciler satış sırasında gördükleri fiyat ile ödeme aşamasında ya da sonrasında karşılaştıkları tutarların farklı olduğunu belirtti.</p>

<p><strong>Villa tatilinde ilan ile gerçek arasındaki fark tepki çekti</strong></p>

<p>Villa-ev pazarlama sitelerinde şikayet sayısı bir ayda yüzde 90 artarak 259'a çıktı. Bu kategoride özellikle ilanlarda gösterilen özelliklerle tüketicilerin tatil yerine gittiklerinde karşılaştıkları koşulların uyuşmaması dikkat çekti. Fotoğrafların, konumun, manzaranın, tesis özelliklerinin veya villanın kapasitesinin ilanda sunulandan farklı olduğu yönündeki şikayetlerin yanı sıra sahte ilan ve kapora dolandırıcılığı iddiaları da tüketicilerin paylaşımlarında yer aldı. Rezervasyonun tek taraflı iptal edilmesi, farklı bir tesise yönlendirilme, kapora veya rezervasyon bedelinin iade edilmemesi, sonradan ek ücret talep edilmesi ve platform ya da tesis yetkililerine ulaşılamaması da bu kategoride öne çıkan sorunlar arasında bulunuyor.</p>

<p><strong>Tur operatörlerinde şikayet sayısı bin 500'e yaklaştı</strong></p>

<p>Tur operatörleri ve tatil pazarlama şirketleri kategorisinde şikayetler yüzde 50 artarak 997'den bin 495'e yükseldi. Böylece kategori, temmuz ayında şikayet hacmi en yüksek alanlardan biri oldu.</p>

<p>Tüketiciler tur veya rezervasyonların firma tarafından iptal edilmesi ya da değiştirilmesi, iptal sonrası ücret iadelerinin gecikmesi, satın alınan otel yerine farklı veya daha düşük standartta bir tesise yönlendirilme gibi sorunları gündeme taşıdı. Satış sırasında vaat edilen hizmetlerin veya tur programının değiştirilmesi, müşteri hizmetlerinden çözüm alınamaması, fiyat farkları ve ek ücret talepleri de öne çıkan diğer başlıklar oldu. Paket turlarda ise ulaşım, rehberlik hizmetleri, otel seçimi ve program organizasyonuna ilişkin sorunlar tüketicilerin şikayetlerine yansıdı.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>KAHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/otel-tatil-koyu-sikayetlerinde-korkunc-artis</guid>
      <pubDate>Tue, 25 Aug 2026 10:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/uploads/2026/08/otel-tatil-koyu-sikayetlerinde-korkunc-artis.webp" type="image/jpeg" length="81398"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[FİLENİN SULTANLARI MACARİSTAN'I DA 3-0 YENDİ]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/filenin-sultanlari-macaristani-da-3-0-yendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/filenin-sultanlari-macaristani-da-3-0-yendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[A Milli Kadın Voleybol Takımı, Trendyol 2026 Avrupa Kadınlar Voleybol Şampiyonası A Grubu'ndaki üçüncü maçında Macaristan'ı 3-0 yenerek turnuvada 3'te 3 yaptı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>A Milli Kadın Voleybol Takımı, Trendyol 2026 Avrupa Kadınlar Voleybol Şampiyonası A Grubu'ndaki üçüncü maçında Macaristan'ı 3-0 yenerek turnuvada 3'te 3 yaptı.</p>

<p>Karşılaşmanın çekişmeli geçen ilk setinde Macaristan 18-16 öne geçerken, milliler setin son bölümünde toparlandı. Vargas'ın servis turunda üstünlüğü ele geçiren Türkiye, seti 26-24 kazandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İkinci sette Vargas'ın etkili oyunuyla üstünlüğünü sürdüren ay-yıldızlılar, seti 25-21 alarak skoru 2-0'a getirdi.</p>

<p>Üçüncü sette bloklarda etkili olan milliler, oyunun kontrolünü tamamen ele geçirerek seti 25-14, karşılaşmayı ise 3-0 kazandı.</p>

<p>A Milli Takım, gruptaki dördüncü maçında 26 Ağustos Çarşamba günü saat 19.00'da Almanya ile karşılaşacak.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>HM</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/filenin-sultanlari-macaristani-da-3-0-yendi</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 21:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/uploads/2026/08/filenin-sultanlari-1-hh.jpg" type="image/jpeg" length="73034"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[PLAJ VOLEYBOLU HEYECANI ŞİMDİ DE BARTIN'DA]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/plaj-voleybolu-heyecani-simdi-de-bartinda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/plaj-voleybolu-heyecani-simdi-de-bartinda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'nin en prestijli plaj voleybolu organizasyonlarından Bioderma Pro Beach Tour 2026, sezon heyecanını sürdürmeye devam ediyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye'nin en prestijli plaj voleybolu organizasyonlarından Bioderma Pro Beach Tour 2026, sezon heyecanını sürdürmeye devam ediyor.</p>

<p>Türkiye Voleybol Federasyonu koordinasyonunda ve Bioderma'nın isim sponsorluğunda gerçekleştirilen organizasyonun sıradaki durağı Bartın olacak.</p>

<p>26-29 Ağustos 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilecek olan Bartın Grand Slam, Türkiye'nin başarılı kadın ve erkek plaj voleybolu sporcularını bir araya getirecek. Şampiyonluk için mücadele edecek sporcular, turnuva boyunca kıyasıya karşılaşmalara imza atacak.</p>

<p>Organizasyon kapsamında gerçekleştirilecek karşılaşmalar sporseverlere açık olacak. Plaj voleybolunun rekabet dolu atmosferini yakından takip etmek isteyen vatandaşlar, mücadeleleri ücretsiz olarak izleyebilecek.</p>

<p><strong>Bioderma, Plaj Voleybolu Heyecanına Eşlik Ediyor</strong></p>

<p>Plaj voleybolunun Türkiye'deki yükselen ilgisine eşlik eden Bioderma, 2023 yılından bu yana Türkiye Voleybol Federasyonu ile gerçekleştirdiği iş birliği kapsamında bu spor dalının gelişimine katkı sağlamayı sürdürüyor. Türkiye'nin farklı şehirlerinde düzenlenen etaplarla genişleyen organizasyon sporseverlerle buluşurken, etkinlik alanında kurulan özel Bioderma alanı da ziyaretçilere farklı bir deneyim sunuyor. Katılımcılar, gün boyunca bu alanı ziyaret ederek güneş koruyucu ürünleri deneyimleme fırsatı buluyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>KAHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/plaj-voleybolu-heyecani-simdi-de-bartinda</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 17:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/uploads/2026/08/plaj-voleybolu-heyecani-simdi-de-bartinda.webp" type="image/jpeg" length="81463"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AKILLI LENS TAKTIRANLARIN GECE GÖRÜŞÜ BOZULUYOR MU?]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/akilli-lens-taktiranlarin-gece-gorusu-bozuluyor-mu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/akilli-lens-taktiranlarin-gece-gorusu-bozuluyor-mu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trifokal göz içi merceklerin uygulanmasının ardından gece saatlerinde araç farları, sokak lambaları ve diğer parlak ışık kaynakları nasıl görünüyor?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Akıllı lens olarak bilinen trifokal göz içi merceklerin uygulanmasının ardından bazı kişiler özellikle gece saatlerinde araç farları, sokak lambaları ve diğer parlak ışık kaynaklarının çevresinde halkalar, parlamalar veya ışık saçılmaları fark edebilir.</p>

<p>Ameliyat sonrası dönemde görülebilen bu görsel etkiler, kullanılan merceğin optik yapısıyla ilişkili olabileceği gibi kişinin göz yapısı ve uyum sürecine bağlı olarak da değişiklik gösterebilir.</p>

<p>Batıgöz Sağlık Grubu Göz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Uğur Ünsal, trifokal mercek uygulamalarının ardından karşılaşılabilen gece görüşü değişiklikleri hakkında bilgi verdi.</p>

<p><strong>Işıkların Etrafındaki Halkalar Neden Oluşuyor?</strong></p>

<p>Trifokal göz içi mercekler, ışığı uzak, orta ve yakın mesafelerde görmeyi destekleyecek farklı odaklara yönlendiren optik bir tasarıma sahiptir. Bu yapı nedeniyle özellikle karanlık ortamda parlak bir ışık kaynağına bakıldığında halo olarak adlandırılan ışık halkaları, kamaşma veya ışık saçılması gibi görsel etkiler ortaya çıkabilir.</p>

<p>Doç. Dr. Uğur Ünsal, 'Trifokal mercek uygulamalarından sonra gece ışıklarının çevresinde halo dediğimiz halkaların görülmesiyle karşılaşılabili. Bazı hastalar araç farlarında veya sokak lambalarında ışık saçılması ve kamaşma da tarif edebiliyor. Bu yakınmalar özellikle ameliyat sonrası erken dönemde daha belirgin hissedilebilir.' dedi.</p>

<p><strong>Gece Araç Kullanırken Daha Fazla Hissedilebilir</strong></p>

<p>Gündüz yeterince fark edilmeyen ışık etkileri, çevrenin karanlık olduğu ve parlak ışık kaynaklarıyla karşılaşıldığı gece koşullarında daha belirgin hale gelebilir. Bu nedenle ameliyatın ardından kişinin görsel uyumu tamamlanana kadar gece araç kullanımında dikkatli olunması önem taşıyor.</p>

<p>Doç. Dr. Uğur Ünsal, 'Özellikle ilk günler ve haftalarda gece araç kullanırken karşıdan gelen farlar kişinin alışık olduğundan farklı algılanabilir. Görme yeterince netleşmeden ve kişi kendisini gece sürüşü konusunda rahat hissetmeden araç kullanılması uygun olmayabilir. Ameliyat sonrası kontrollerde hastanın görme düzeyi ve iyileşme süreci bireysel olarak değerlendirilmelidir.' ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Beynin Yeni Görüntüye Uyum Sağlaması Zaman Alabilir</strong></p>

<p>Ameliyat sonrası süreç yalnızca göz dokularının iyileşmesinden ibaret değildir. Beynin yeni optik sisteme uyum sağlaması da görsel deneyimin önemli bir parçasıdır. 'Nöroadaptasyon' olarak adlandırılan bu süreçte beyin, göz içi merceğin oluşturduğu farklı görsel uyaranlara zaman içinde adapte olabilir.</p>

<p>Bu nedenle halo ve kamaşma gibi yakınmalar bazı kişilerde haftalar veya aylar içinde giderek daha az fark edilir hale gelebilir. Ancak uyum süresi ve yakınmaların düzeyi herkes için aynı değildir.</p>

<p>Doç. Dr. Uğur Ünsal, 'Nöroadaptasyon kişiden kişiye değişen bir süreçtir. Beyin zaman içerisinde yeni merceğin oluşturduğu görüntüye uyum sağlamaya başlar. İlk dönemde oldukça belirgin tarif edilen ışık halkaları ve saçılmalar ilerleyen aylarda daha az rahatsız edici hale gelebilir. Ancak her hastada aynı sürede ve aynı düzeyde bir değişim beklemek doğru değildir.' diye konuştu.</p>

<p><strong>Her Gece Görüşü Şikâyeti Yalnızca Mercekten Kaynaklanmayabilir</strong></p>

<p>Ameliyat sonrasında devam eden ışık saçılması veya görme kalitesindeki değişikliklerin değerlendirilmesinde yalnızca göz içi merceğin yapısına odaklanılmaması gerekiyor. Kornea ve göz yüzeyinin durumu, göz kuruluğu, ameliyat sonrasında kalan kırma kusurları, astigmatizma, göz içi merceğin konumu ve gözün diğer yapıları da görme kalitesini etkileyebilir. Bu nedenle yakınmaların beklenenden uzun sürmesi, belirginleşmesi veya günlük yaşamı etkilemesi halinde göz muayenesiyle nedenin değerlendirilmesi önem taşıyor.</p>

<p><strong>Akıllı Lens Uygulamalarında Hasta Seçimi Neden Önemli?</strong></p>

<p>Trifokal göz içi mercekler her kişinin göz yapısı ve günlük görme gereksinimleri açısından aynı sonucu vermeyebilir. Bu nedenle uygulama kararı yalnızca kişinin farklı mesafelerdeki görme beklentisine göre değil; kornea, retina, makula, optik sinir, göz yüzeyi, göz bebeği özellikleri ve mevcut kırma kusurları gibi birçok faktör değerlendirilerek verilmelidir.</p>

<p>Kişinin yaşam tarzı ve mesleki ihtiyaçları da bu değerlendirmeye dahil edilmelidir. Özellikle gece araç kullanmak zorunda olan veya düşük ışık koşullarında yüksek görsel performans gerektiren mesleklerde çalışan kişilerin beklentilerini ameliyat öncesinde hekimleriyle paylaşmaları önemlidir.</p>

<p>Doç. Dr. Uğur Ünsal, ameliyat öncesi değerlendirmenin önemine dikkat çekerek şu bilgileri verdi:</p>

<p>'Akıllı lens uygulamalarında yalnızca hangi merceğin kullanılacağına değil, o merceğin kişinin göz yapısı ve günlük yaşamındaki görsel ihtiyaçları için uygun olup olmadığına da bakıyoruz. Kornea yapısından retina ve makulanın durumuna kadar gözün farklı bölümlerini değerlendirmek gerekiyor. Hastanın gece araç kullanma sıklığı ve görme beklentileri de karar sürecinin bir parçası olmalı.'</p>

<p><strong>Ameliyat Öncesi Bilgilendirme Sürecin Önemli Bir Parçası</strong></p>

<p>Trifokal merceklerle ilgili bilimsel çalışmalar, uzak, orta ve yakın mesafedeki görsel performansın yanı sıra halo ve kamaşma gibi görsel etkilerin de değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor. Bu nedenle ameliyat öncesinde hastanın yalnızca beklenen görme kazanımları konusunda değil, ameliyat sonrasında karşılaşabileceği görsel değişiklikler hakkında da bilgilendirilmesi önem taşıyor.</p>

<p>Doç. Dr. Uğur Ünsal, 'Ameliyat öncesinde ayrıntılı göz muayenesi yapmak kadar hastanın beklentilerini anlamak ve ameliyat sonrası karşılaşabileceği görsel etkileri anlatmak da önemlidir. Halo veya ışık saçılması bazı kişilerde uyum süreci içerisinde azalabilirken bazı kişilerde daha uzun süre hissedilebilir. Bu nedenle mercek seçimi kişiye özel değerlendirilmelidir. Amacımız, gözün yapısal özellikleri ile kişinin günlük yaşamındaki görme ihtiyaçlarını birlikte değerlendirerek uygun yaklaşımı belirlemektir.' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>KAHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/akilli-lens-taktiranlarin-gece-gorusu-bozuluyor-mu</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 15:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/uploads/2026/08/akilli-lens-taktiranlarin-gece-gorusu-bozuluyor-mu.webp" type="image/jpeg" length="31600"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KARTEPE'DE YEŞİLÇAM AÇIK HAVA SİNEMA GECELERİ]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/kartepede-yesilcam-acik-hava-sinema-geceleri</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/kartepede-yesilcam-acik-hava-sinema-geceleri" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kartepe Belediyesi'nin Açık Hava Sinema Geceleri, sinemaseverleri Türk sinemasının unutulmaz eserleriyle buluşturmaya devam ediyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kartepe Belediyesi'nin yaz akşamlarına renk katan Açık Hava Sinema Geceleri, sinemaseverleri Türk sinemasının unutulmaz eserleriyle buluşturmaya devam ediyor. Kanal Park Açık Hava Sinema Alanı'nda gerçekleştirilen etkinlikte bu hafta, Yeşilçam'ın sevilen yapımlarından 'Yalancı Yarim' filmi izlendi.</p>

<p>Kartepe Belediyesi'nin yaz akşamlarına renk katan Açık Hava Sinema Geceleri, sinemaseverleri Türk sinemasının unutulmaz eserleriyle buluşturmaya devam ediyor. Kanal Park Açık Hava Sinema Alanı'nda gerçekleştirilen etkinlikte bu hafta, Yeşilçam'ın sevilen yapımlarından 'Yalancı Yarim' filmi izlendi.</p>

<p><strong>Yeşilçam Klasiği Açık Havada İzlendi</strong></p>

<p>Türk sinemasının hafızalarda yer edinen yapımlarından 'Yalancı Yarim', yıldızlar altında kurulan dev ekranda Kartepeli sinemaseverlerle buluştu. Her yaştan vatandaşın ilgi gösterdiği filme, Yeşilçam'ın nostaljik atmosferi yaz akşamının keyfiyle birleşti.</p>

<p><strong>Sinema Keyfine İkramlar Eşlik Etti</strong></p>

<p>Film gösterimi öncesinde ve sırasında Kartepe Belediyesi tarafından vatandaşlara ücretsiz patlamış mısır, çay ve su ikram edildi. Aileleri ve sinemaseverleri aynı ortamda buluşturan etkinlik, keyifli ve samimi anlara sahne oldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Açık Hava Sinema Geceleri Devam Edecek</strong></p>

<p>Kartepe Belediyesi'nin yaz döneminde vatandaşların kültür ve sanat etkinlikleriyle keyifli vakit geçirmelerine katkı sağlamak amacıyla düzenlediği Açık Hava Sinema Geceleri, yaz boyunca Ertuğrulgazi Mahallesi Kanal Park Açık Hava Sinema Alanı'nda farklı filmlerle devam edecek.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>KAHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/kartepede-yesilcam-acik-hava-sinema-geceleri</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 14:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/uploads/2026/08/kartepede-yesilcam-acik-hava-sinema-geceleri.webp" type="image/jpeg" length="64392"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TEKNOFEST MAVİ VATAN'A TAM 343 BİN ZİYARETÇİ]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/teknofest-mavi-vatana-tam-343-bin-ziyaretci</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/teknofest-mavi-vatana-tam-343-bin-ziyaretci" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gölcük'te deniz, hava ve teknolojinin buluştuğu TEKNOFEST Mavi Vatan, yoğun ziyaretçi ilgisi ile tamamlandı...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Gölcük'te deniz, hava ve teknolojinin buluştuğu TEKNOFEST Mavi Vatan, yoğun ziyaretçi ilgisi, nefes kesen gösteriler, teknoloji yarışmaları, spor etkinlikleri ve tarihi teknoloji çalışmalarıyla tamamlandı.</p>

<p>Gölcük'te deniz, hava ve teknolojinin buluştuğu <strong>TEKNOFEST Mavi Vatan</strong>, yoğun ziyaretçi ilgisi, nefes kesen gösteriler, teknoloji yarışmaları, spor etkinlikleri ve tarihi teknoloji çalışmalarıyla tamamlandı. <strong>4 gün süren festivali 343 bin kişi ziyaret ederek</strong> festival coşkusuna ortak oldu. Kapanış törenine <strong>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz</strong> katılırken, yarışmalarda dereceye giren takımlara ödülleri takdim edildi. <strong>TEKNOFEST'in yeni rotası ise 30 Eylül-4 Ekim tarihleri arasında Şanlıurfa olacak.</strong></p>

<p>Milli Savunma Bakanlığı ile Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı'nın (T3 Vakfı) ana yürütücülüğünde, 20-23 Ağustos tarihleri arasında Gölcük Tersanesi Komutanlığı'nda gerçekleştirilen TEKNOFEST Mavi Vatan, dört gün boyunca Türkiye'nin denizcilik, savunma ve ileri teknoloji alanındaki kabiliyetlerini yüzbinlerce kişiye ulaştıran bir teknoloji şölenine dönüştü. Türk Deniz Kuvvetleri'nin önemli platformlarından insansız deniz araçlarına, su altı sistemlerinden hava araçlarına, teknoloji yarışmalarından spor ve müzik etkinliklerine kadar geniş bir içerik sunan festival, son gününde gerçekleştirilen kapanış ve ödül töreniyle sona erdi.</p>

<p>Festival boyunca Gölcük Tersanesi Komutanlığı'na gelen ziyaretçiler, Türk Deniz Kuvvetleri'nin önemli platformlarını yakından görme ve denizcilik teknolojilerini yerinde deneyimleme fırsatı buldu. TCG Anadolu, TCG Barbaros, TCG Savarona, TCG Turgutreis, TCG Murat Reis ve TCG 18 Mart Denizaltısı gibi platformlar ziyaretçilerin yoğun ilgisini çekerken, festival alanında toplam 37 deniz platformu ve 4 hava aracı vatandaşlarla buluştu.</p>

<p><strong>Gölcük'te Teknolojiyle Buluşan Yüzbinlerce Ziyaretçi</strong></p>

<p>TEKNOFEST Mavi Vatan'ın en dikkat çekici unsurlarından biri festival alanındaki yoğunluk oldu. Dört gün boyunca çocuklardan gençlere, ailelerden teknoloji meraklılarına kadar her yaştan ziyaretçi Gölcük Tersanesi Komutanlığı'na gelerek Türkiye'nin denizlerdeki teknolojik gücünü yakından görme fırsatı buldu.</p>

<p>Festival, yalnızca savunma sanayisi ve teknoloji ürünlerinin sergilendiği bir organizasyon olmanın ötesine geçerek çocukları ve gençleri bilim ve teknolojiyle buluşturan atölyelere, deneyim alanlarına, bilgi yarışmalarına ve farklı etkinliklere de ev sahipliği yaptı. T3 Vakfı ve Bilim Sokağı atölyeleri çocukları bilimle buluştururken, NSosyal Nod Bilgi Yarışması ve 'Sahne Senin' etkinlikleri de festival atmosferine renk kattı.</p>

<p><strong>Türk Donanmasının Gücü Gölcük'te Sergilendi</strong></p>

<p>TEKNOFEST Mavi Vatan boyunca festival alanı ve deniz üzerinde gerçekleştirilen gösteriler de ziyaretçilere unutulmaz anlar yaşattı. SAT ve SAS timlerinin gösterileri, Deniz Hava Komutanlığı ve İHA uçuş gösterileri ile Mavi Vatan Yelken Kortej Geçişi yoğun ilgi gördü.</p>

<p>Türkiye'nin denizcilik ve savunma sanayisindeki teknolojik kabiliyetlerini yansıtan Bayraktar TB2 ve Bayraktar TB3 de festivalin dikkat çeken unsurları arasında yer aldı. İnsanlı ve insansız sistemlerin aynı organizasyonda ve aynı teknoloji ekosistemi içerisinde buluşması, Türkiye'nin deniz-hava entegrasyonundaki geldiği noktayı da ziyaretçilere yakından gösterdi.</p>

<p><strong>Genç Mühendisler Geleceğin Mavi Vatan Teknolojileri İçin Yarıştı</strong></p>

<p>Festivalin en önemli başlıklarından birini teknoloji yarışmaları oluşturdu. <strong>İnsansız Su Altı Sistemleri, İnsansız Deniz Aracı ve Su Altı Roket yarışmalarında</strong> Türkiye'nin farklı bölgelerinden gelen genç teknoloji takımları, geliştirdikleri sistemleri gerçek görev senaryolarında test ederek dereceye girmek için mücadele etti.</p>

<p>Final aşamasına ulaşan 112 takım ve 1.200'ün üzerinde yarışmacı, su altı sistemlerinden otonom deniz araçlarına kadar farklı teknolojilerde geliştirdikleri projeleri Gölcük'te sergiledi. Yarışmalar, gençlerin mühendislik bilgi ve becerilerini gerçek saha koşullarında sınamalarına imkan sunarken, geleceğin denizcilik ve savunma teknolojilerine ilişkin önemli projeleri de ortaya çıkardı.</p>

<p><strong>Denizde Teknoloji, Sporda Rekabet</strong></p>

<p>TEKNOFEST Mavi Vatan'da teknoloji yarışmalarının yanı sıra spor etkinlikleri de büyük ilgi gördü. Festivalin üçüncü gününde gerçekleştirilen 1.500 metrelik Açık Su Yüzme Yarışı'nda 111 erkek ve 41 kadın sporcu mücadele etti. Erkeklerde Eymen Taha Turan, kadınlarda ise Nida Başaran birinciliği elde ederken, yarışmacılar Gölcük Körfezi'nde kıyasıya bir mücadele ortaya koydu.</p>

<p>Festival kapsamında düzenlenen Dragon Kürek Yarışı, Mavi Vatan Halat Çekme ve El İncesi Atma etkinlikleri de ziyaretçilere farklı deneyimler yaşattı. Böylece dört gün boyunca teknoloji, denizcilik, spor ve eğlence aynı festival atmosferinde buluştu.</p>

<p><strong>Sefo'dan Mavi Vatan'a Coşkulu Final Provası</strong></p>

<p>TEKNOFEST Mavi Vatan'ın üçüncü gününde festival alanındaki coşku müzikle de zirveye ulaştı. Sevilen sanatçı Sefo, Gölcük Tersanesi Komutanlığı'nda verdiği konserde binlerce ziyaretçiye müzik dolu bir akşam yaşattı. Gençlerin ve ailelerin şarkılara hep birlikte eşlik ettiği konser, festivalin en renkli anlarından biri olarak hafızalarda yer aldı.</p>

<p><strong>Kapanışta Mesaj: 'Mavi Vatan'daki Haklarımızı Tavizsiz Koruyacağız'</strong></p>

<p><strong>Dört günlük festivalin kapanış töreni, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın katılımıyla gerçekleştirildi. Tören kapsamında TEKNOFEST Yönetim Kurulu Başkanı ve T3 Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Selçuk Bayraktar da bir konuşma gerçekleştirdi.</strong></p>

<p><strong>Cevdet Yılmaz</strong>, kapanış konuşmasında Mavi Vatan'ın Türkiye açısından stratejik öneminin giderek arttığını vurgulayarak, 'Mavi Vatan'daki egemenliğimizi, Mavi Vatan'daki haklarımızı tereddütsüz bir şekilde, tavizsiz bir şekilde koruyacağımızı' ifade etti. Yılmaz, festivalin Türkiye'nin denizlerde ulaştığı teknolojik seviyeyi ortaya koyduğuna dikkat çekerek 37 gemi ve 4 hava aracının vatandaşlarla buluştuğunu belirtti. Yılmaz ayrıca savunma sanayisinde yerlilik oranının yüzde 80'i aştığını, insanlı ve insansız sistemlerin aynı ağ üzerinde güvenli şekilde görev yapabildiği yeni bir mimarinin geliştirildiğini ve Türkiye'nin geleceğinde gençlerin belirleyici rol üstleneceğini vurguladı.</p>

<p><strong>Selçuk Bayraktar</strong> ise dört gün boyunca Gölcük'te yalnızca insansız deniz araçlarının, su altı roketlerinin ve otonom sistemlerin yarıştırılmadığını, Türk mühendisliğinin ve gençliğinin Mavi Vatan'ın geleceğine güçlü bir imza attığını söyledi. Bayraktar, gençlerin Mavi Vatan'ın yalnızca koruyucuları değil, geleceğinin de mimarları olduğunu vurguladı.</p>

<p><strong>Genç Teknoloji Takımlarının Başarısı Ödüllendirildi</strong></p>

<p>TEKNOFEST Mavi Vatan kapsamında düzenlenen teknoloji yarışmalarında dereceye giren takımlar, festivalin son gününde gerçekleştirilen törende ödüllerine kavuştu. İnsansız Su Altı Sistemleri, İnsansız Deniz Aracı ve Su Altı Roket yarışmalarında başarılı olan genç teknoloji takımlarının ödülleri, kapanış töreninde Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, TEKNOFEST Yönetim Kurulu Başkanı ve T3 Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Selçuk Bayraktar, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ve Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu'nun da katıldığı törende takdim edildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Gençlerin geliştirdiği özgün tasarımlar, otonom sistemler, su altı teknolojileri ve insansız deniz araçları, festival boyunca büyük ilgi görürken ödül töreni de dört günlük teknoloji mücadelesinin en anlamlı anlarından biri oldu.</p>

<p><strong>Mavi Vatan'dan Sonra Yeni Rota: Şanlıurfa</strong></p>

<p>Gölcük Tersanesi Komutanlığı'nda dört gün boyunca denizlerle buluşan TEKNOFEST heyecanının yeni durağı ise Güneydoğu olacak. <strong>TEKNOFEST Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar</strong>, kapanış konuşmasında tüm Türkiye'yi 30 Eylül-4 Ekim tarihleri arasında gerçekleştirilecek TEKNOFEST Güneydoğu için Şanlıurfa'ya davet etti.</p>

<p>Mavi Vatan'da denizlere taşınan Milli Teknoloji Hamlesi coşkusu, şimdi Güneydoğu'ya uzanacak. TEKNOFEST Mavi Vatan'ın ardından teknoloji tutkunları, gençler, aileler ve tüm Türkiye 30 Eylül-4 Ekim tarihlerinde Şanlıurfa'da buluşmaya hazırlanıyor.</p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>KAHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Teknoloji</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/teknofest-mavi-vatana-tam-343-bin-ziyaretci</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 13:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/uploads/2026/08/teknofest-mavi-vatana-tam-343-bin-ziyaretci.webp" type="image/jpeg" length="28818"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ÜNİVERSİTE SINAV SONUÇLARIYLA KAFASI KARIŞAN ÖĞRENCİLER DİKKAT!]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/universite-sinav-sonuclariyla-kafasi-karisan-ogrenciler-dikkat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/universite-sinav-sonuclariyla-kafasi-karisan-ogrenciler-dikkat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sınav sonuçlarının ardından bazı adaylar, kazandıkları bölümü ve üniversiteyi yeterince araştırmadan yeniden sınava hazırlanma kararı alabiliyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Üniversite yerleştirme sonuçlarının ardından bazı adaylar, kazandıkları bölümü ve üniversiteyi yeterince araştırmadan yeniden sınava hazırlanma kararı alabiliyor.</p>

<p><strong>Uzman Psikolojik Danışman Özgür Akoğlan, mezuna kalma kararının yalnızca 'daha iyi bir sıralama yaparım' düşüncesiyle verilmemesi gerektiğini belirterek, 'Kariyer ve yaşam, tek bir sınav kâğıdına sıkıştırılamayacak kadar geniştir. Bazen en stratejik başarı, hayatı durdurmak değil; mevcut zemine basıp rotayı yürürken inşa etmektir.' dedi.</strong></p>

<p>Üniversite yerleştirme sonuçlarının açıklanmasıyla birlikte öğrenciler ve aileler açısından yeni bir karar dönemi başladı. Beklediği sıralamayı elde edemeyen ya da hedeflediği üniversite ve bölüme yerleşemeyen bazı adaylar, kazandıkları programın sunduğu olanakları incelemeden 'mezuna kalma' seçeneğine yöneliyor.</p>

<p>Üsküdar Üniversitesi Eğitim Kurumları ve Rehberlik Hizmetleri Yöneticisi Uzman Psikolojik Danışman Özgür Akoğlan, mezuna kalma kararının yalnızca üniversitenin adı veya sıralama beklentisi üzerinden verilmemesi gerektiğini anlattı.</p>

<p><strong>'Kazanılan bölüm analiz edilmeden verilen kararlar sağlıklı olmayabilir'</strong></p>

<p>Yerleştirme sonrasında sıklıkla karşılaşılan örüntülerden birinin, adayların kazandıkları programları yeterince araştırmadan yeniden sınava hazırlanmayı düşünmeleri olduğunu ifade eden Özgür Akoğlan, şunları söyledi:</p>

<p>'Üniversite yerleştirme sonuçlarının ilan edilmesiyle birlikte sıklıkla karşılaştığımız durumlardan biri, adayların yerleştikleri programları derinlemesine analiz etmeden doğrudan mezuna kalma eğilimi göstermeleridir. Kazanılan bölümün akademik profili, akreditasyonları, sektörel entegrasyonu ve mezun istihdam oranları nesnel ölçütlerle değerlendirilmeden verilen bu ani kararlar, çoğu zaman rasyonel bir kariyer planlamasından ziyade bilişsel çarpıtmalar ve çevresel dinamiklerin baskısıyla şekillenmektedir.'</p>

<p><strong>'Ya hep ya hiç düşüncesi başarıyı görünmez hale getirebiliyor'</strong></p>

<p>Mezuna kalma kararında özellikle mükemmeliyetçi düşünce kalıplarının etkili olabildiğini kaydeden Özgür Akoğlan, 'Çoğu zaman bu tercihi yöneten dinamik, hedeflerin uyuşmazlığından ziyade 'ya hep ya hiç' şeklinde çalışan katı bir mükemmeliyetçiliktir. İlk birkaç binde yer almayı hayal ederken biraz daha geride bir sıralama elde eden aday, elindeki somut başarıyı bir anda yok sayar. Sosyal medyadaki filtrelenmiş başarı hikayeleri, ailelerin örtük beklentileri ve akranlar arası prestij yarışı birleştiğinde; birkaç popüler üniversite dışındaki tüm seçenekler adayın zihninde peşinen 'değersiz' etiketini alır. Sonuç, bir meslek edinme sürecinin salt bir statü mücadelesine indirgenmesidir.' dedi.</p>

<p><strong>'Mezun yılı doğrusal ve garantili bir denklem değil'</strong></p>

<p>Mezuna kalmanın bazı öğrenciler için doğru bir seçenek olabileceğini ancak bunun psikolojik ve akademik maliyetlerinin de hesaba katılması gerektiğini ifade eden Özgür Akoğlan, 'Oysa mezun yılı, dışarıdan zannedildiği gibi yalnızca 'bir yıl daha soru çözüp sıralamayı katlamak' kadar doğrusal ve garantili bir denklem değildir. Akranlar yeni bir yaşama adım atarken evde kalmanın yarattığı sosyal yalıtılmışlık, zamanla derinleşen motivasyon kayıpları ve 'bu defa kesin başarmalıyım' baskısının arttığı sınav anı kaygısı ciddi bir psikolojik direnç gerektirir. Üstelik bir programa yerleşmiş olmanın getirdiği %50 azalan Ortaöğretim Başarı Puanı (OBP) kesintisi gibi sistemsel engeller, yeni yıla doğrudan puan dezavantajıyla başlanmasına yol açar.' diye konuştu.</p>

<p><strong>Üniversiteye başlamak diğer seçeneklerin kapısını kapatmıyor</strong></p>

<p>Bir programa yerleşmenin öğrencinin kariyer yolunu geri dönülmez biçimde belirlemediğinin altını çizen Özgür Akoğlan, 'Burada gözden kaçırılan temel gerçek şudur: Üniversite kapısından içeri girmek, diğer tüm seçenekleri yok etmez; aksine yeni geçiş koridorları açar. Günümüz yükseköğretim yapısı; merkezi puanla veya genel not ortalamasıyla yatay geçiş, çift ana dal (ÇAP), yan dal ve yurt dışı değişim programları gibi dinamik alternatifler<strong> </strong>sunar.' şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>'Üniversite öğrencinin yetkinlik sermayesini erkenden geliştirebilir'</strong></p>

<p>Üniversite yaşamının yalnızca derslerden ibaret olmadığını vurgulayan Akoğlan, 'Zamanı tekrar eden sınav stresinde tüketmek yerine üniversite ekosistemine dahil olmak; öğrencinin çoktan seçmeli test kalıplarından çıkarak proje yönetimi, yabancı dil, kulüp organizasyonları ve sektörel bağlantılar üzerinden kendi yetkinlik sermayesini erkenden inşa etmesini sağlar.' ifadesinde bulundu.</p>

<p><strong>Diplomanın üzerindeki bölüm adı tek başına kariyeri belirlemiyor</strong></p>

<p>İş dünyasının da son yıllarda ciddi biçimde değiştiğine işaret eden Akoğlan, şöyle devam etti:</p>

<p>'En kritik gerçeklerden biri de modern iş dünyasının dönüşen kariyer dinamikleridir. Günümüz istihdam piyasasında bireylerin çok büyük bir kısmı doğrudan lisans diplomalarının etiketine bağlı kalmadan, disiplinler arası alanlarda kariyer inşa etmektedir. Artık mesleki başarıyı belirleyen yegâne unsur üniversite diplomasındaki unvan değil; adayın edindiği aktarılabilir beceriler, problem çözme yetisi, yabancı dil yetkinliği, dijital okuryazarlık ve sektörel uyum kabiliyetidir.'</p>

<p><strong>Aileler kıyaslama yerine tabloyu birlikte değerlendirmeli</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yerleştirme sonrasında ailelerin tutumunun öğrencinin karar sürecini doğrudan etkileyebildiğini belirten Akoğlan, 'Bu kritik eşikte ailelere düşen rol, gençlerin hissettiği hayal kırıklığını küçümsemeden dinlemek ve onları kıyaslama tuzağından uzak tutmaktır. Bir sonraki yılın belirsizlikleri ile mevcut yerleşimin sunduğu somut iç geçiş fırsatları masaya baskısız, şeffaf bir tablo olarak yatırılmalı; nihai sorumluluğun gence ait olduğu hissettirilmelidir.' dedi.</p>

<p><strong>'Bazen en doğru rota yürürken ortaya çıkar'</strong></p>

<p>Üniversite tercihlerinin hayatın geri kalanını belirleyen tek ve değiştirilemez karar gibi görülmemesi gerektiğini vurgulayan Uzman Psikolojik Danışman Özgür Akoğlan, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>'Kariyer ve yaşam, tek bir sınav kağıdına sıkıştırılamayacak kadar geniştir. Bazen en stratejik başarı, mükemmel koşulların oluşmasını beklemek için hayatı durdurmak değil; mevcut zemine basıp rotayı yürürken inşa etme cesaretini göstermektir.'</p>

<p style="text-align:justify"></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>KAHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/universite-sinav-sonuclariyla-kafasi-karisan-ogrenciler-dikkat</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 13:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/uploads/2026/08/ders-calisan-ogrenci-hh.jpg" type="image/jpeg" length="32132"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[DUBAİ'DEKİ EMLAK KARİYERİ İÇİN 2230 KİŞİ YARIŞTI]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/dubaideki-emlak-kariyeri-icin-2230-kisi-yaristi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/dubaideki-emlak-kariyeri-icin-2230-kisi-yaristi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dubai'de gayrimenkul sektöründe kariyer yapmak isteyen 2.230 kişi arasından seçilen 150 aday, eğitim ve değerlendirme sürecine dahil oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Dubai'de gayrimenkul sektöründe kariyer yapmak isteyen 2.230 kişi arasından seçilen 150 aday, eğitim ve değerlendirme sürecine dahil oldu. Başarılı olan yaklaşık 40 aday ise Dubai'ye yerleşerek uluslararası yatırımcılara gayrimenkul satışı yapmaya hak kazandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Parcel Estates'in 8-9 Ağustos 2026 tarihlerinde İstanbul'da gerçekleştirdiği 'Parcel Dubai Summit 2026 - Career Edition', Dubai'de kariyer hedefleyen profesyonelleri bir araya getirdi.</p>

<p>2.230 başvuru arasından seçilen 150 aday İstanbul'daki eğitim ve değerlendirme programına katılırken, sözlü ve yazılı mülakatların ardından yaklaşık 40 profesyonel Dubai ofisinde çalışmaya hak kazandı. Türkiye'nin tanınmış ve köklü holdinglerinde görev yapmış isimlerin de yer aldığı ekip, 24 Ağustos Pazartesi günü Dubai'de işbaşı yapacak.</p>

<p><strong>Rotalarını Dubai'ye çevirecekler</strong></p>

<p>Adaylarda minimum iki yıllık iş deneyimi ve ön değerlendirme kriterlerini karşılama şartı aranırken, programa farklı sektörlerde önemli kariyer deneyimine sahip profesyoneller katıldı.</p>

<p>Program kapsamında adayların satış yetkinliklerinin geliştirilmesinin yanı sıra Dubai gayrimenkul piyasasının dinamiklerini öğrenmeleri, uluslararası yatırımcılarla doğru iletişim kurmaları ve global satış yaklaşımı kazanmaları hedeflendi.</p>

<p><strong>24 Ağustos'ta işbaşı yapacaklar</strong></p>

<p>Yoğun değerlendirme sürecinin sonunda 150 aday arasından yaklaşık 40 profesyonel, Parcel Estates'in Dubai ofisinde çalışmaya hak kazandı.</p>

<p>Seçilen ekipte dikkat çeken noktalardan biri de adayların güçlü kurumsal kariyer geçmişleri oldu. Ekip içerisinde Koç ve Sabancı Holding gibi Türkiye'nin tanınmış ve köklü holdinglerinde görev yapmış profesyonellerin yanı sıra farklı sektörlerde önemli satış ve yönetim deneyimine sahip isimler de bulunuyor.</p>

<p>Dubai ekibine seçilen profesyoneller, 24 Ağustos Pazartesi günü işbaşı yaparak uluslararası gayrimenkul kariyerlerine başlayacak.</p>

<p>Dubai'ye yerleşecek ekip, dünyanın farklı ülkelerinden yatırımcılarla çalışacak ve Parcel Estates'in Dubai ofisinde gayrimenkul satış alanında görev yapacak.</p>

<p><strong>Satış odaklı eğitim</strong></p>

<p>Programın önemli başlıklarından birini satış eğitimleri oluşturdu.</p>

<p>'Top Performer Sales Perspective' oturumunda yüksek performanslı satış yaklaşımı, müşteri ilişkileri, satışta başarı, yatırımcı beklentilerinin doğru analiz edilmesi ve uluslararası pazarda çalışmanın gerektirdiği yetkinlikler ele alındı.</p>

<p><strong>'Türkiye'deki yetenekleri global gayrimenkul sektörüne taşıyoruz'</strong></p>

<p>Dubai'nin dünyanın en dinamik ve uluslararası gayrimenkul pazarlarından biri olduğunu belirten Parcel Estates CEO'su Özden Çimen, 'Bu pazarda sürdürülebilir büyümenin en önemli unsurlarından birinin nitelikli insan kaynağı olduğuna inanıyoruz. Türkiye'de satış deneyimine sahip, hedefleri yüksek ve kariyerini uluslararası arenaya taşımak isteyen çok güçlü bir profesyonel potansiyeli var. Parcel Dubai Summit'i bu potansiyeli Dubai ile buluşturmak amacıyla hayata geçirdik. Organizasyona 2.230 kişinin katılması, Dubai'de kariyer yapmaya yönelik ilginin ne kadar güçlü olduğunu gösterdi. Amacımız yalnızca ekibimizi büyütmek değil; Türkiye'den Dubai'ye uzanan yeni bir kariyer rotası oluşturmak ve global ölçekte başarılı gayrimenkul profesyonelleri yetiştirmek' dedi.</p>

<p style="text-align:justify"></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>KAHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/dubaideki-emlak-kariyeri-icin-2230-kisi-yaristi</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 12:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/uploads/2026/08/dubaideki-emlak-kariyeriicin-2230-kisi-yaristi.webp" type="image/jpeg" length="33829"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SICAKLARDA ELEKTRİKLİ ARAÇLARIN MENZİLİNİ KORUMANIN 4 YOLU]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/sicaklarda-elektrikli-araclarin-menzilini-korumanin-4-yolu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/sicaklarda-elektrikli-araclarin-menzilini-korumanin-4-yolu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sıcak havalar, elektrikli araçlarda batarya performansını etkileyerek %17'ye varan menzil kaybına yol açabiliyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Sıcak havalar, elektrikli araçlarda batarya performansını etkileyerek %17'ye varan menzil kaybına yol açabiliyor. Ancak yalnızca sıcaklar değil, sürücülerin yanlış kullanım alışkanlıkları da menzil kayıplarına, bataryanın daha fazla ısınmasına, şarj sürelerinin uzamasına ve uzun vadede batarya ömrünün kısalmasına neden olabiliyor.</p>

<p><strong>Elaris Direktörü Volkan Demir</strong>, yaz aylarında menzil kaybını azaltmak için sürücülerin dikkat etmesi gereken 4 hususu paylaştı.</p>

<p>Sıcak hava koşulları, elektrikli araçların enerji tüketimini artırarak menzil performansını etkileyebiliyor. Özellikle yüksek sıcaklıklarda klima kullanımı ve bataryanın soğutulması için gereken enerji, menzil üzerinde ek bir yük oluşturabiliyor. Yapılan testler, 35°C civarındaki sıcaklıklarda klima kullanımının elektrikli araçların menzilinde ortalama %17'ye varan düşüşlere yol açabildiğini gösteriyor. Ancak sıcaklığın yanı sıra sürüş ve şarj alışkanlıkları da elektrikli araçların enerji verimliliğinde önemli rol oynuyor.</p>

<p>Şarj için doğru zamanı ve yeri seçmek, bataryayı uygun şarj aralığında kullanmak, yüksek sıcaklıklarda sürüş koşullarına dikkat etmek ve klimayı verimli kullanmak da yaz aylarında menzilin korunmasına yardımcı oluyor.</p>

<p><strong>ELARIS Direktörü Volkan Demir</strong>, sıcak havalarda elektrikli araçların menzilini korumak ve batarya performansını desteklemek için sürücülerin dikkat etmesi gereken 4 noktayı paylaştı.</p>

<p><strong>1. Şarj için mümkün olduğunca serin zamanlar tercih edilmeli</strong></p>

<p>'Yaz aylarında özellikle aşırı sıcak hava koşullarında, yüksek güçlü <strong>DC şarj </strong>batarya üzerindeki termal yükü artırabiliyor. Bu nedenle şarj işleminin mümkün olduğunca günün daha <strong>serin</strong> saatlerinde, sabah erken veya akşam yapılması tercih edilebilir.</p>

<p>Şarj noktası seçiminde de doğrudan güneş altında kalan istasyonlar yerine gölgede bulunan veya kapalı otoparklardaki şarj ünitelerinin tercih edilmesi, aracın ve şarj sisteminin daha uygun sıcaklık koşullarında çalışmasına katkı sağlayabilir.</p>

<p>Özellikle uzun ve yüksek hızlı bir sürüşün hemen ardından yüksek güçlü şarja geçmek yerine, mümkünse aracın batarya sıcaklığını dengelemesine fırsat vermek de şarj performansı açısından faydalı olabilir.</p>

<p><strong>2. Günlük kullanımda uygun şarj aralığı korunmalı</strong></p>

<p>Bataryanın uzun süre çok yüksek veya çok düşük şarj seviyelerinde tutulması, hücrelerin yaşlanma sürecini etkileyebiliyor. Bu nedenle günlük kullanımda, araç üreticisinin tavsiyeleri doğrultusunda bataryayı orta seviyelerde tutmak daha doğru olacaktır.</p>

<p>Birçok elektrikli araç için günlük kullanımda <strong>%20-80 aralığı</strong> pratik bir referans olarak kullanılabilir. Ancak batarya kimyası ve üretici tavsiyeleri araçtan araca değişebildiği için sürücülerin kendi araçlarının kullanım kılavuzundaki önerileri dikkate alması gerekiyor. <strong> %100</strong> şarj ise özellikle uzun yolculuklar öncesinde tercih edilebilir.</p>

<p><strong>3. Aşırı sıcaklarda sürüş koşullarına dikkat edilmeli</strong></p>

<p><strong>Aşırı sıcak</strong> havalarda uzun süre <strong>yüksek hızda</strong> araç kullanmak da hem batarya termal yönetim sisteminin hem de klima sisteminin daha fazla çalışmasına neden olabilir. Bu da enerji tüketimini artırarak menzili olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle özellikle çok sıcak günlerde yüksek hızdan kaçınmak, daha dengeli bir sürüş gerçekleştirmek ve ani hızlanma ile sert frenlemeleri mümkün olduğunca azaltmak menzilin korunmasına yardımcı olacaktır.</p>

<p><strong>4. Klima verimli kullanılmalı</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sıcak havalarda klima, elektrikli araçların enerji tüketiminde önemli bir kalem haline gelebiliyor. Bu nedenle klimayı mümkün olduğunca verimli kullanmak menzil açısından önem taşıyor.</p>

<p>Araç uzun süre güneş altında kaldıysa, yola çıkmadan önce kapıları veya camları kısa süreliğine açarak kabin içerisindeki sıcak havanın dışarı atılması, ardından klimanın devreye alınması kabinin daha hızlı soğumasına yardımcı olacaktır. Araçta bulunuyorsa <strong>Eco </strong>klima modu da enerji tüketiminin azaltılmasına katkı sağlayacaktır.</p>

<p>Düşük hızlarda ve kısa mesafeli şehir içi sürüşlerde uygun hava koşullarında camları açmak da klima kullanımına kıyasla enerji tüketimini azaltabilir. Ancak yüksek hızlarda açık camların oluşturduğu aerodinamik direnç arttığı için bu yöntem uzun yol ve yüksek hızlı sürüşlerde aynı avantajı sağlamayabilir.'</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>KAHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/sicaklarda-elektrikli-araclarin-menzilini-korumanin-4-yolu</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 11:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/uploads/2026/08/sicaklarda-elektrikli-araclarin-menzilini-korumanin-4-yolu.webp" type="image/jpeg" length="88831"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[BACAKLARDAKİ ŞİŞLİK VE KALINLIK LİPÖDEMİN İŞARETİ OLABİLİR]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/bacaklardaki-sislik-ve-kalinlik-lipodemin-isareti-olabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/bacaklardaki-sislik-ve-kalinlik-lipodemin-isareti-olabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlıklı beslenme ve düzenli fiziksel aktiviteye rağmen kalça ve bacak bölgesindeki şişlik ve kalınlık azalmıyorsa altındaki sebep çok önemli olabilir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Sağlıklı beslenme ve düzenli fiziksel aktiviteye rağmen kalça ve bacak bölgesindeki şişlik ve kalınlık azalmıyorsa, bu durum yalnızca kilo artışından kaynaklanmayabilir.</p>

<p><strong>Özellikle kadınlarda daha sık görülen, kalça, bacak ve nadiren kollarda ortaya çıkan simetrik yağ birikimlerinin lipödem olarak tanımlandığını açıklayan Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi'nden Beslenme ve Diyet Uzmanı Derya Eren, 'Lipödemde tedavinin önemli parçalarından biri beslenme. Ancak herkese uygun tek bir beslenme modeli yok. Kişinin yaşam tarzı, beslenme alışkanlıkları ve şikâyetlerini değerlendirerek kişiye özel bir plan oluşturmak gerekiyor' dedi.</strong></p>

<p>Düşük karbonhidratlı veya ketojenik beslenmenin bazı kişilerde fayda sağlayabildiğini belirten Anadolu Sağlık Merkezi Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Derya Eren, 'Bu yaklaşımların yaklaşık yüzde 80 oranında fayda sağladığı görülse de her birey için aynı beslenme modelinin uygun olduğunu söylemek doğru değil. Lipödem oluşumunda hormonal değişimlerin de rol oynadığı biliniyor. Bu nedenle özellikle ergenlik, hamilelik ve menopoz gibi dönemlerde görülme sıklığı artıyor. Bu tanıyı alan bir kişide belirli bölgelerde doku hassasiyeti ve morarmalar görülebiliyor. Beslenme planındaki doğru düzenlemeler; kilo yönetiminin yanı sıra kişinin şişkinlik, ödem ve genel yaşam kalitesi gibi şikâyetlerinin yönetilmesine de katkı sağlayabilir. Burada en önemli nokta, beslenme yaklaşımının kişinin ihtiyaçlarına göre belirlenmesi' açıklamasında bulundu.</p>

<p><strong>Katı kısıtlamalar yerine sürdürülebilir beslenme düzeni oluşturulmalı</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kişiye özel planlama yapılırken glutensiz veya laktozsuz beslenme gibi eliminasyon yaklaşımlarının da yalnızca ihtiyaç duyulan kişilerde değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Eren, 'Bazı kişilerde düşük karbonhidratlı veya ketojenik beslenme, bazı kişilerde ise enerji alımının düzenlenmesine yönelik farklı yaklaşımlar fayda sağlayabilir. Ancak burada amaç tek bir diyet modelini uygulamak değil, kişinin sürdürebileceği, yeterli ve dengeli bir beslenme düzeni oluşturmaktır' dedi.</p>

<p>Beslenme planında sebze, kaliteli protein kaynakları, sağlıklı yağlar ve yeterli lif alımının önemine dikkat çeken Eren, 'Baklagiller, sebzeler, kuruyemişler, tohumlar ve çeşitli baharatlar gibi besinlerin tüketim miktarı kişinin toleransına ve ihtiyaçlarına göre düzenlenebilir. Özellikle kısa süreli ve katı kısıtlamalar yerine, kişinin uzun vadede sürdürebileceği dengeli bir beslenme modeli oluşturmak daha değerli' ifadelerini kullandı.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>KAHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/bacaklardaki-sislik-ve-kalinlik-lipodemin-isareti-olabilir</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 10:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/uploads/2026/08/lipodem-hh.jpg" type="image/jpeg" length="12421"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[DİKKAT! BU HASTALIK KORNEA NAKLİNE KADAR GÖTÜRÜYOR!]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/dikkat-bu-hastalik-kornea-nakline-kadar-goturuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/dikkat-bu-hastalik-kornea-nakline-kadar-goturuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Prof. Dr. Anıl Kubaloğlu, 'Keratokonusta hastalığı durdurmak, görmeyi artırmak anlamına gelmiyor. Geç teşhis kornea nakline götürüyor' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ülkemizde kornea nakli için başvuran hastaların üçte biri keratokonus hastası. Bu gerçekten çok ciddi bir oran. Prof. Dr. Anıl Kubaloğlu, 'Keratokonusta hastalığı durdurmak, görmeyi artırmak anlamına gelmiyor. Geç teşhis kornea nakline götürüyor' dedi.</p>

<p>Korneanın incelerek öne doğru sivrilmesine neden olan keratokonusta uygulanan her yöntemin amacı aynı olmayabilir. Bazı uygulamalar hastalığın ilerlemesini durdurmayı hedeflerken, bazı seçenekler hastanın görme kalitesini artırmak amacıyla değerlendirilebilir. Uzmanlar, tedaviden beklenen sonucun hastalığın evresine ve korneanın yapısına göre değişebileceğine dikkat çekiyor. Dünyagöz Etiler Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Anıl Kubaloğlu, keratokonusun ilerleyici özelliği nedeniyle öncelikle hastalığın aktif olup olmadığının belirlenmesi gerektiğini ifade etti. Prof. Dr. Kubaloğlu, 'Keratokonus erken dönemde teşhis edildiğinde, hastalığın ilerlemesini durdurmakta çok başarılı sonuçlar alıyoruz' dedi.</p>

<p>Çocukluk ve ergenlik döneminde başlayan görme bozukluklarında keratokonus hastalığına dikkat çeken Prof. Dr. Kubaloğlu, gelişen düzensiz astigmatizma nedeniyle yani gözümüzün ön yüzeyinde kornea adı verilen saydam tabaka yüzeyindeki düzensizliklerin ışık kırma kusuruna yol açarak, nesnelerin görüntüsünü bulanıklaştırmasıyla hastalarda ilk olarak görmenin etkilendiğini söyledi.</p>

<p><strong>Sık Göz Ovuşturanlar Dikkat</strong></p>

<p>Göz ovuşturmanın keratokonus hastalığında ciddi görme kaybına neden olabildiğini belirten Prof. Dr. Kubaloğlu, 'Özellikle kaşıntı nedeniyle birçok hasta refleks olarak gözlerini ovuşturur. Ancak, bu alışkanlık kornea dokusunda incelme ve sivrilme sonucu ilerleyici bir hastalık olan keratokonusa yol açabilir. Başlangıçta hastalar gelişen astigmatizmaya bağlı bulanık görmeden şikayet eder. Teşhis ve tedavi edilmediğinde gözlüklerle dahi net görememe şeklinde ortaya çıkan, ileri derecede görme kaybına neden olabilir' dedi. Prof. Dr. Kubaloğlu, aileleri de uyararak, hastalığın belirtilerini şöyle sıraladı:</p>

<p>Göz ovuşturmaGözlüklerle net görememeGözlük numarasında hızlı değişimGözler arasında belirgin numara farkıHızla gelişen astigmatGece sürüş zorluğuCisimlerin gölgeli görülmesiYeni gözlüklerle rahat edememe</p>

<p><strong>Kornea Tomografisi</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Prof. Dr. Kubaloğlu, keratokonusta düzenli takibin tedavi kadar önemli olduğunu belirterek, kornea tomografisi ile birlikte detaylı göz muayenesinin şart olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>Geç Teşhisten Kaçının</strong></p>

<p>Keratokonusun geç teşhis edildiğinde kornea nakline bile götürebildiğini söyleyen Prof. Dr. Kubaloğlu, 'Ülkemizde kornea nakli için başvuran hastalarını üçte biri keritokonus hastasıydı. Bu gerçekten ciddi bir oran. Bunun için bu hastalıkta erken teşhis çok önemli' dedi.</p>

<p><strong>Çapraz Bağlama Yöntemiyle Tedavi</strong></p>

<p>Prof<strong>. </strong>Dr. Kubaloğlu, keratokonusun ilerleyici özelliği nedeniyle öncelikle hastalığın aktif olup olmadığının belirlenmesi gerektiğini belirterek, 'Keratokonus erken dönemde teşhis edildiğinde, hastalığın ilerlemesini durdurmakta çok başarılı sonuçlar alıyoruz. Çapraz bağlama (Cross-linking) tedavisi yapıyoruz. Temel amaç ilerlemeyi kontrol altına almak. Özellikle çocukluk ve gençlik döneminde daha hızlı ilerleyebilen keratokonusta, korneadaki kollajen liflerin güçlendirilmesini amaçlayan çapraz bağlama uygulaması değerlendirilebilir. Bu yöntemin temel hedefi korneanın daha fazla incelmesini ve şekil bozukluğunun ilerlemesini kontrol altına almaktır. Ancak hastalığın durdurulması, mevcut göz numarasının tamamen ortadan kalkacağı veya görmenin kendiliğinden artacağı anlamına gelmeyebilir. Uygulama sonrasında hastaların gözlük ya da kontakt lens kullanmaya devam etmesi gerekebilir' dedi.</p>

<p><strong>Hangi Hastaya Hangi Tedavi Yapılır?</strong></p>

<p>Görmeyi artırmak için tedavide farklı seçeneklerin değerlendirilebileceğini de söyleyen Prof. Dr. Kubaloğlu, 'Keratokonusta oluşan düzensiz astigmatizma nedeniyle standart gözlükler bazı hastalarda yeterli görme sağlayamayabilir. Bu durumda, keratokonusa özel sert veya hibrit lensler, hastanın kornea yapısına göre görmeyi artırmak amacıyla değerlendirilebilir. Gözlük ve kontakt lenslerle yeterli görme elde edilemeyen olgularda ise görmeyi artırmak için kornea içi halka uygulamaları, kornea topografi kılavuzlu lazer tedavileri veya ileri evrelerde kornea nakli seçenekler arasındadır. Hangi yöntemin tercih edileceği; kornea kalınlığı, hastalığın derecesi, ilerleme durumu ve hastanın görme ihtiyacı birlikte değerlendirilerek, belirlenebilir' diye konuştu.</p>

<p><strong>Her Hastaya Özel Yöntem</strong></p>

<p>Her hastaya aynı yöntem uygulanmayabileceğinin altını çizen Prof. Dr. Kubaloğlu, şöyle dedi: 'Keratokonus tedavisinde tek bir uygulamanın bütün hastaların ihtiyacını karşılaması mümkün olmayabilir. Bir hastada öncelik, hastalığın ilerlemesini durdurmak, başka bir hastada görme kalitesini artırmaya yönelik seçeneklere ihtiyaç duyulabilir. Bazı olgularda ise iki hedefin farklı aşamalarda birlikte ele alınması gerekebilir. Bu nedenle hastaların uygulama öncesinde yöntemin hangi amaçla önerildiğini, görme seviyesinde nasıl bir değişiklik beklenebileceğini ve gözlük ya da lens ihtiyacının devam edip etmeyeceğini hekimleriyle ayrıntılı şekilde değerlendirmesi önem taşıyor.'</p>

<p><strong>Türkiye'de de Tarama Programı Başlatılmalı</strong></p>

<p>Bazı Avrupa ve Uzak Doğu ülkelerinde çocukların ilkokula başlarken keratokonus taramasından geçtiğini örnek olarak gösteren Prof. Dr. Kubaloğlu, şu önerilerde bulundu: 'Çocuklarda kornea tomografisi taraması yapıyorlar. Çünkü çocuğu o yaşta yakalarsanız, yaptığımız çapraz bağlama tedavisiyle çocuğun görmesini, yani hayatını kurtarabiliyoruz. Yani bir bireyi engellilikten, hayat boyu engelli olmaktan kurtarıyorsunuz. Ülkemizde de bu hastalık tarama programına alınmalı. Çocuk ilkokula başlarken taraması yapılmalı. Erken teşhis ile çapraz bağlama tedavisi yüzde 90-95 oranında başarılı bir tedavi. Erken dönemde yaptığınız tedavide hastanın basit bir gözlükle ya da basit bir lensle görmesini koruyabiliyorsunuz.'</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>KAHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/dikkat-bu-hastalik-kornea-nakline-kadar-goturuyor</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 09:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/uploads/2026/08/anil-kubaloglu-hh.jpg" type="image/jpeg" length="15921"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ARAÇ İÇİ MULTİMEDYA SİSTEMLERİNE SALDIRAN ZARARLI YAZILIM]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/arac-ici-multimedya-sistemlerine-saldiran-zararli-yazilim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/arac-ici-multimedya-sistemlerine-saldiran-zararli-yazilim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kaspersky, araç içi multimedya sistemlerini (Head Unit) hedef alan yeni bir Android zararlı yazılımı tespit etti...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kaspersky, multimedya özelliklerini ve kimi durumlarda araç kontrol işlevlerini bir arada sunan araç içi multimedya sistemlerini (Head Unit) hedef alan yeni bir Android zararlı yazılımı tespit etti. Gizli çalışan çok aşamalı bir indirici (downloader) biçiminde yapılandırılan bu kampanya, doğrudan araç sistemlerine özel olarak tasarlanmış bir bulaşma zinciri üzerinden araç multimedya ünitelerini hedef alan ilk belgelenmiş vaka niteliğini taşıyor.</p>

<p>Saldırının amacı reklam sahtekarlığı (ad fraud) ve diğer kötü niyetli faaliyetleri yürütmeyi sağlayan çok aşamalı zararlı yazılımları sisteme yerleştirmek. Kaspersky araştırmacıları, bu faaliyetin kötü şöhretli BadBox botnetiyle yakın bağlantılı bir tehdit aktörü olan MoYu Group ile ilişkili olabileceğini değerlendiriyor.</p>

<p><strong>Hedefte Araç İçi Multimedya Sistemleri Var</strong></p>

<p>Araç multimedya sistemleri fabrikasyon olarak monte edilebildiği gibi, sonradan eski model araçlara da entegre edilebiliyor. Üreticilerin arayüzleri kolayca özelleştirmek ve temel sistem bileşenlerini eklemek için sıklıkla Android işletim sistemini tercih etmesi, standart Android uygulamalarının ve dolayısıyla Android zararlı yazılımlarının büyük bölümünün bu cihazlarda da çalışabilmesine yol açıyor. Bu sistemler nadiren hassas kişisel veriler barındırsa da genellikle SIM kart yuvasına ve navigasyon ile yazılım güncellemeleri için kesintisiz internet bağlantısına sahip olmaları, onları siber saldırganlar için cazip bir hedef haline getiriyor.</p>

<p><strong>Bulaşma Vektörü: Kötüye Kullanılan Güncelleme Mekanizmaları</strong></p>

<p>Söz konusu zararlı yazılım, DoFun tarafından desteklenen Android tabanlı çeşitli multimedya ünitesi modellerinin ürün yazılımına (firmware) entegre güncelleme mekanizmaları üzerinden dağıtıldı. Kaspersky, yazılım dağıtım sürecindeki bu kötüye kullanım konusunda üreticiyi bilgilendirdi; DoFun yetkilileri ise sorunun giderildiğini bildirdi.</p>

<p>Bulaşma zinciri, normal şartlarda analiz verilerini toplamak ve multimedya ünitesinin yazılımını güncellemekle görevli 'TWCore' adlı meşru bir sistem uygulaması üzerinden başlıyor. TWCore, üreticinin sunucusundan hangi uygulamaların yüklenmesi veya güncellenmesi gerektiğine dair talimatlar alıyor. Saldırganlar bu iletişim kanalını kötüye kullanarak 'JarService' adlı bir yükleyici (dropper) aracılığıyla daha önce bilinmeyen zararlı yazılımları doğrudan araç ünitelerine iletti. Tespitten kaçınmak üzere karmaşık ve çok aşamalı olarak kurgulanan bu süreçte zararlı yazılım, sisteme standart bir kullanıcı uygulaması gibi yüklendi; ancak herhangi bir kullanıcı arayüzü barındırmadığı için arka planda fark edilmeksizin çalışmayı sürdürdü.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kaspersky analistleri, saldırganların istenmeyen reklamlar görüntüleme, reklam sahtekarlığı gerçekleştirme ve ilave zararlı modüller indirme yeteneğine sahip dokuz farklı komut tanımladığını saptadı. Saldırganların ayrıca ekran çözünürlüğü, cihaz modeli, bağlı Wi-Fi ağının kimliği ve cihazın MAC adresi gibi cihaz ve ağ bilgilerini de ele geçirdiği belirlendi.</p>

<p><strong>MoYu Group Bağlantısı</strong></p>

<p>Kaspersky, bu kampanyayı daha önce TV alıcılarına (set-top box) yönelik gerçekleştirilen saldırılarla karşılaştırarak kampanya ile BadBox botnetiyle ilişkili MoYu Group arasındaki bağlantıları ortaya çıkardı. Ayrıca botnetin yönetim panelinde tespit edilen, web sayfası kodlarına gömülü URL'ler gibi teknik izlerin, PXYEDGE ve ProxyForU gibi konut tipi proxy (residential proxy) hizmetleri sunan web sitelerindeki unsurlarla örtüştüğü görüldü. BadBox botneti; Android TV kutuları, akıllı telefonlar ve tabletler gibi daha fabrikadan çıkmadan zararlı yazılımla enfekte edilmiş ele geçirilmiş cihazlardan oluşan geniş ölçekli bir ağ olarak biliniyor. Saldırganlar bu gizli arka kapıları kullanarak reklam sahtekarlığı yapıyor, veri sızdırıyor ve ev ağlarını yasa dışı proxy trafiği aktarıcılarına dönüştürüyor.</p>

<p><strong>Kaspersky Güvenlik Araştırmacısı Dmitry Kalinin</strong>, konuyla ilgili şu değerlendirmede bulundu: 'Siber güvenlik uzmanlarının ve kolluk kuvvetlerinin BadBox botnet ağını çökertmeye yönelik tüm girişimlerine rağmen, bu yapıyla ilişkili aktörler dünya genelinde yeni cihazlara sızarak kötü niyetli faaliyetlerini sürdürüyor. Bu tür zararlı yazılımların yayılma yöntemleri, fabrikasyon arka kapılardan güvenliği ihlal edilmiş IPTV uygulamalarına kadar giderek çeşitleniyor. İncelediğimiz bu son vakada, meşru bir sistem uygulamasının yazılım güncelleme işlevini istismar eden çok daha gelişmiş bir dağıtım yöntemine tanık olduk. Tehdit aktörleri etki alanlarını kararlılıkla yeni platformlara genişletiyor. Bu tehdit, doğrudan araç sistemlerine göre kurgulanmış bir bulaşma zinciri üzerinden otomotiv multimedya ünitelerini hedef alan ilk zararlı yazılım olma özelliği taşıyor. Yaşananlar, modern otomotiv platformlarının zararlı yazılımlara karşı kapsamlı ve güçlü bir korumaya acilen ihtiyaç duyduğunu net bir biçimde gösteren ciddi bir uyarıdır.'</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>KAHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Teknoloji</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/arac-ici-multimedya-sistemlerine-saldiran-zararli-yazilim</guid>
      <pubDate>Mon, 24 Aug 2026 09:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/uploads/2026/08/arac-ici-multimedya-sistemlerine-saldiran-zararli-yazilim.webp" type="image/jpeg" length="34149"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[GENİTAL SİĞİL (KONDİLOM) NEDİR, NASIL TEDAVİ EDİLİR?]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/video/genital-sigil-kondilom-nedir-nasil-tedavi-edilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/video/genital-sigil-kondilom-nedir-nasil-tedavi-edilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gülgûn Feyman Budak, Dr Tayfun Budak'a sordu: "Kondilom nedir, nasıl bulaşır, nasıl tedavi edilebilir, aşısı var mıdır?"]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>KONDİLOM, özellikle genital bölgede yerleşen siğillere verilen isimdir. Condyloma Accuminata/Kondiloma Aküminata, Anogenital Wart/Anogenital Siğil olarak da ifade edilir.</p>

<p>En sık olarak CİNSEL TEMAS yolu ile bulaşır. Deriden deriye temas sırasında virüs vücuda derinin zayıf olduğu bir noktadan girmektedir. Tam bir cinsel ilişki olması gerekmez, sürtünme yoluyla bir münasebet veya oral seks ile de bulaşma olabilmektedir.</p>

<p>Kuluçka süresi birkaç haftadan 8-9 aya kadar sürebilir.</p>

<p>LOKAL ANESTEZİ ile yakılarak tedavi “en başarılı tedavi” metodudur. Lokal anestezi çok ince uçlu bir iğne ile yapıldığı için ACI DUYULMAZ.</p>

<p>Kondilomların deriden çıkıntılı olan bölümleri yakılarak alındıktan sonra mutlaka tabanları/KÖKLERİ de YAKILMALIDIR. Yaralar 1 hafta ile 10 gün içerisinde tamamen iyileşebilmektedir. MİKROSKOP ile müdahale gözle görülemeyecek kadar küçük olanlara da ulaşabilmemizi sağladığı için tedavinin etkinliğini artırır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Özellikle kadınların “HPV AŞISI” olmalarında büyük fayda vardır. “9 YAŞINDAN İTİBAREN” kız çocuklarına aşı yapılması uygun görülmektedir. Kanımca bu aşı standart aşı takviminde yer almalı ve devlet tarafından karşılanmalıdır. Erkeklerde aşının faydası literatürde tartışmalı olsa da yine kanımca erkeklerin de aşı olmaları hastalığın bulaşmasına karşı bir direnç oluşturacaktır.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/video/genital-sigil-kondilom-nedir-nasil-tedavi-edilir</guid>
      <pubDate>Wed, 14 May 2025 13:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/fknDkaKzQZU/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="27451"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İKTİDARSIZLIK ve ED1000 TEDAVİSİ]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/video/iktidarsizlik-ve-ed1000-tedavisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/video/iktidarsizlik-ve-ed1000-tedavisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Üroloji Uzmanı Dr Tayfun Budak'a sorduk; İktidarsızlık nedir? Tedavisi nasıldır? ED1000 tedavisi nedir? Spermde kan görülmesi neye işaret eder, korkutucu mudur?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Üroloji Uzmanı Dr Tayfun Budak'a sorduk;</p>

<p>İktidarsızlık nedir?</p>

<p>Tedavisi nasıldır?</p>

<p>İktidarsızlığın ilaçla tedavisi var mıdır?</p>

<p>ED1000 tedavisi nedir?</p>

<p>Spermde kan görülmesi neye işaret eder, korkutucu mudur?</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Daha birçok sorumuzun yanıtı bu videoda...</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/video/iktidarsizlik-ve-ed1000-tedavisi</guid>
      <pubDate>Mon, 05 Aug 2019 14:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/uploads/2024/11/iktidarsizlik-video-kapak-resmi.jpg" type="image/jpeg" length="53951"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ERKEK ÇOCUK SAHİBİ AİLELERİN DİKKATİNE]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/video/erkek-cocuk-sahibi-ailelerin-dikkatine</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/video/erkek-cocuk-sahibi-ailelerin-dikkatine" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Üroloji Uzmanı Dr Tayfun Budak'a sorduk; Yenidoğan bir erkek bebekte karşılaşılabilecek genital hastalıklar nelerdir, anne-baba da çocuğunu muayene edebilir mi?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Üroloji Uzmanı Dr Tayfun Budak'a sorduk;</p>

<p>Yenidoğan bir erkek bebekte karşılaşılabilecek genital hastalıklar nelerdir, anne-baba da çocuğunu muayene edebilir mi?</p>

<p>Sünnet için ideal yaş kaçtır?</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Cinsellik eğitimi ne zaman ve nasıl verilmelidir?</p>

<p>Daha birçok sorumuzun yanıtı bu videoda...</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/video/erkek-cocuk-sahibi-ailelerin-dikkatine</guid>
      <pubDate>Mon, 05 Aug 2019 13:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/uploads/2024/12/erkek-bebek-sorunlari.jpg" type="image/jpeg" length="15700"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TÜRK TOPRAKLARINDA GÖNDERE YUNAN BAYRAĞI ÇEKİLİYOR 2]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/video/turk-topraklarinda-gondere-yunan-bayragi-cekiliyor-2</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/video/turk-topraklarinda-gondere-yunan-bayragi-cekiliyor-2" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Milli Savunma Bakanlığı eski Genel Sekreteri Ümit Yalım tarafından yayımlanan Aydın Bulamaç Adası’nda, 06 Ağustos 2017’de yapılan Yunan bayrak töreninin video görüntüsüdür. Ne acıdır ki Türk topraklarında Yunan askerleri Yunan milli marşı eşliğinde her hafta göndere Yunan bayrağı çekiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/video/turk-topraklarinda-gondere-yunan-bayragi-cekiliyor-2</guid>
      <pubDate>Fri, 11 May 2018 18:20:24 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/images/video/AdsYz2.jpg" type="image/jpeg" length="19535"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TÜRK TOPRAKLARINDA GÖNDERE YUNAN BAYRAĞI ÇEKİLİYOR]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/video/turk-topraklarinda-gondere-yunan-bayragi-cekiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/video/turk-topraklarinda-gondere-yunan-bayragi-cekiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Milli Savunma Bakanlığı eski Genel Sekreteri Ümit Yalım tarafından yayımlanan Muğla Kalolimnoz Adası’nda, 14 Nisan 2017’de yapılan Yunan bayrak töreninin video görüntüsüdür. Ne acıdır ki Türk topraklarında Yunan askerleri Yunan milli marşı eşliğinde her hafta göndere Yunan bayrağı çekiyor...</p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/video/turk-topraklarinda-gondere-yunan-bayragi-cekiliyor</guid>
      <pubDate>Fri, 11 May 2018 17:59:31 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/images/video/VYDEO_1.jpg" type="image/jpeg" length="85833"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN AĞIR CEZAYA EVET ama KİMYASAL HADIM'a HAYIR!]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/video/en-agir-cezaya-evet-ama-kimyasal-hadima-hayir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/video/en-agir-cezaya-evet-ama-kimyasal-hadima-hayir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>EN AĞIR CEZAYA EVET ama KİMYASAL HADIM'a HAYIR!</strong></p>

<p>Çocuğa cinsel istismar suçuna ceza olarak önerilen kimyasal hadım nedir ve nasıl uygulanır? Üroloji Uzmanı Operatör Doktor Tayfun Budak, kimyasal hadım uygulamasını Ulusal Kanal'a anlattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kimyasal hadım cezasında çocuk tacizcisi-cinsel istismar suçlusuna&nbsp;vücudundaki testosteron düzeyini düşürecek, hatta sıfırlayacak ilaçlar veriliyor. Tabii bu işlem öncesi bazı araştırmalar yapılması ve uygulanacak şahsın da etki ve yan etki açısından açıkça bilgilendirilmesi gerekiyor. Ayrıca bu işlemin de belli bir maliyeti var.&nbsp;</p>

<p>"Kimyasal hadıma hekim tek başına karar veremez" bu konuda sosyologların, psikiyatr ve psikologların, ürologların ve hukukçuların oluşturduğu çalışma grupları tarafından ciddi ön çalışmalar yapılması gerektiğini ifade eden Doktor Tayfun Budak bu uygulamanın kesin bir çözüm sağlamayacağını belirtiyor. Ayrıca suçlunun eczaneden alacağı testosteron iğnesini yaptırarak bu işlemin olumsuz etkisinden kurtulmaya çalışabileceğini belirten Budak özellikle Tıp biliminin cezalandırma amacıyla kullanılmasının doğru olmadığını ve tıbbın bir iyileştirme bilimi olduğunun da altını çiziyor.&nbsp;&nbsp;</p>

<p>Sorunun çözümünde eğitimin önemine vurgu yapan Budak, asıl "annesinin dizini gördüğünde tahrik olan, hamile kadının sokağa çıkmasını ayıplayan anlayışa karşı savaş açılması gerektiğini vurguluyor. İşte o açıklamalar...</p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/video/en-agir-cezaya-evet-ama-kimyasal-hadima-hayir</guid>
      <pubDate>Wed, 21 Feb 2018 18:10:40 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/images/video/en-agir-cezaya-evet-ama-kimyasal-hadim-a-hayir_9e889.jpg" type="image/jpeg" length="72129"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İŞTE GERÇEK KEDİ: "ASLA TRAFOYA GİRMEZ"]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/video/iste-gercek-kedi-asla-trafoya-girmez</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/video/iste-gercek-kedi-asla-trafoya-girmez" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<span style="font-size:16px"><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif">Bell, çok zeki bir kedicik! Bu şirin kedi, bakın kapıyı nasıl açıyor. Şükran Günü tatilinde babasına ziyarete giden Bell'in sahibi Salomon Garcia tatil dönüşünde bu görüntüleri yakaladı. İyi bir gözlemci olan kedi Bell aynen bir insan gibi kollarıyla kapıyı açarken onu gören Salomon da bu görüntüleri kaydetti. İşte bu şirin ve zeki kedinin hayrete düşüren görüntüleri.&nbsp;</span></span></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hayvanlar Alemi</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/video/iste-gercek-kedi-asla-trafoya-girmez</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Mar 2017 23:37:36 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/images/video/kedi.jpg" type="image/jpeg" length="66504"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[HALUK LEVENT'ten MÜTHİŞ KLİP: 'İZMİR MARŞI']]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/video/haluk-leventten-muthis-klip-izmir-marsi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/video/haluk-leventten-muthis-klip-izmir-marsi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<span style="font-size:16px"><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif">Ünlü sanatçı Haluk Levent, yayınladığı İzmir Marşı klibiyle büyük bir konferans salonunda orkestra eşliğinde İzmir Marşı'nı söyledi.<br />
<br />
Yayınlanan klibe Mustafa Kemal Atatürk'ten ve savaştan görüntüler de ekleyen Haluk Levent, videonun başında da dedesine "Sevgili Dedeme" diye atıfta bulundu.</span></span></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/video/haluk-leventten-muthis-klip-izmir-marsi</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Mar 2017 21:01:54 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/images/video/HALUK_LEVENT_YZMYR_MARYI.jpg" type="image/jpeg" length="89553"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ERDOĞAN KİMİ ÖPÜYOR?]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/foto-galeri/erdogan-kimi-opuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/foto-galeri/erdogan-kimi-opuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/foto-galeri/erdogan-kimi-opuyor</guid>
      <pubDate>Sat, 08 Oct 2016 00:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/images/album/112_1.jpg" type="image/jpeg" length="22271"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ÖCALAN'a DESTEK VEREN SELÇUK EREZ DERHAL İSTİFA ETMELİDİR]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/video/ocalana-destek-veren-selcuk-erez-derhal-istifa-etmelidir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/video/ocalana-destek-veren-selcuk-erez-derhal-istifa-etmelidir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<strong><span style="font-size: 16px;"><span style="font-family: Verdana;">ÖCALAN'a DESTEK VEREN SELÇUK EREZ DERHAL İSTİFA ETMELİDİR<br />
<br />
</span></span></strong><span style="font-size: 16px;"><span style="font-family: Verdana;">Bilindiği üzere geçtiğimiz günlerde DTK, HDK, KJA, DBP ve HDP gibi PKK yandaşı örgütlerin “Çözüm süreci için  tecrit kaldırılsın!” bahanesiyle  Abdullah Öcalan ile görüşme talebinde bulunmak maksadıyla Diyarbakır’da başlattıkları açlık grevinde İstanbul Tabip Odası Başkanı Selçuk Erez’in Öcalan ve PKK’ya verdiği açık destek hekimler arasında infiale yol açmıştı. Kamuoyunda yaygın eleştirilere uğrayan Erez'e bir protesto da 22 Eylül 2016 Perşembe günü Cağaloğlu'ndaki İstanbul Tabip Odası'nın önünde gerçekleştirilmiş ve önemli isimlerden oluşan bir grup doktor adında okunan bildiride Erez istifaya davet edilmişti.<br />
<br />
</span></span><span style="font-family: Verdana; font-size: 16px;">Abdullah Öcalan'ı destekleyen tutumuyla kamuoyunda yaygın eleştirilere maruz kalan İstanbul Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Selçuk Erez, Gülgûn Feyman Budak'ın Ulusal Kanal'da yayımlanan Nasıl Yani programında Vatan Partisi İstanbul İl Yönetim Kurulu Üyesi ve İstanbul Hekim Bürosu Başkanı Op. Dr. Tayfun Budak ile SSK İstanbul Eski İl Müdürü Uz. Dr. Hikmet Çevik tarafından kınanarak istifaya çağrıldı. İşte o programın tam süreli video kaydı...</span></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/video/ocalana-destek-veren-selcuk-erez-derhal-istifa-etmelidir</guid>
      <pubDate>Sun, 25 Sep 2016 18:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/images/video/ocalan-a-destek-veren-selcuk-erez-derhal-istifa-etmelidir_2cf79.jpg" type="image/jpeg" length="41192"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[BARTIN SELE TESLİM OLDU]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/foto-galeri/bartin-sele-teslim-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/foto-galeri/bartin-sele-teslim-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/foto-galeri/bartin-sele-teslim-oldu</guid>
      <pubDate>Sat, 13 Aug 2016 12:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/images/album/BARTINDA_SEL_1_1.jpg" type="image/jpeg" length="65523"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İŞTE KAPATILAN DERNEK, HASTANE, OKUL ve SENDİKALARIN LİSTESİ]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/foto-galeri/iste-kapatilan-dernek-hastane-okul-ve-sendikalarin-listesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/foto-galeri/iste-kapatilan-dernek-hastane-okul-ve-sendikalarin-listesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/foto-galeri/iste-kapatilan-dernek-hastane-okul-ve-sendikalarin-listesi</guid>
      <pubDate>Sat, 23 Jul 2016 13:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/images/album/KYLYT.jpg" type="image/jpeg" length="70944"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SİSİ'den YUNANİSTAN'da DARBE PROTESTOSU]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/foto-galeri/sisi-den-yunanistan-da-darbe-protestosu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/foto-galeri/sisi-den-yunanistan-da-darbe-protestosu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/foto-galeri/sisi-den-yunanistan-da-darbe-protestosu</guid>
      <pubDate>Thu, 21 Jul 2016 15:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/images/album/625_313_sisi_yunanistan.jpg" type="image/jpeg" length="73285"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[BAKIN MİT'e NASIL SALDIRMIŞLAR!]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/video/bakin-mite-nasil-saldirmislar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/video/bakin-mite-nasil-saldirmislar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<span style="font-family: Verdana;"><span style="font-size: 16px;">Paralel yapının darbe girişiminde bulunduğu gece MİT'e ilk saldırı, binanın ana giriş kapısından yapılmış. 15 Temmuz Cuma gecesi saat 22.00 civarında başlayan FETÖ'nün darbe girişiminde ilk hedeflerinden biri MİT personelinin bulunduğu binaydı. Görüntülerde, helikopter tarafından MİT binasına açılan ateş devam ederken, vatandaşların ellerinde Türk bayraklarıyla darbecilere karşı MİT'e desteğe geldiği görülüyor.<br />
<br />
<strong>MİT PERSONELİ OTOMATİK SİLAHLARLA ATEŞ AÇTI</strong></span></span>
<div><span style="font-family: Verdana;"><span style="font-size: 16px;"><br />
</span></span></div>
<div><span style="font-family: Verdana;"><span style="font-size: 16px;">Darbecilerin saldırısını püskürtmek için MİT personeli otomatik silahlarla helikoptere karşı ateş açtı.</span></span></div>
<div><span style="font-family: Verdana;"><span style="font-size: 16px;"><br />
</span></span></div>
<div><span style="font-family: Verdana;"><span style="font-size: 16px;">Saldırı sırasında MİT'in içinden çıkan bir personel aracı da helikopter tarafından ateş altına alındı. Çatışma süresince MİT personelinin bulunduğu bina da helikopter tarafından açılan ateşe maruz kaldı. Ayrıca MİT'in bulunduğu yoldan geçen araçlar da helikopter tarafından açılan ateşe maruz kaldı. Sürücüler panikle gittikleri yönü değiştirirken bazıları da ne yapacaklarını bilemedi ve oldukları yerde kaldı.</span></span></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/video/bakin-mite-nasil-saldirmislar</guid>
      <pubDate>Mon, 18 Jul 2016 14:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/images/video/MYTE_SALDIRI_ANI.jpg" type="image/jpeg" length="92686"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AKIN ÖZTÜRK'in İLK FOTOĞRAFLARI]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/foto-galeri/akin-ozturk-in-ilk-fotograflari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/foto-galeri/akin-ozturk-in-ilk-fotograflari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/foto-galeri/akin-ozturk-in-ilk-fotograflari</guid>
      <pubDate>Sun, 17 Jul 2016 15:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/images/album/AKIN_9.jpg" type="image/jpeg" length="39996"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN AĞIR SALDIRI ÖZEL HAREKAT'A: 'TAM 42 ŞEHİT']]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/foto-galeri/en-agir-saldiri-ozel-harekat-a-tam-42-sehit</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/foto-galeri/en-agir-saldiri-ozel-harekat-a-tam-42-sehit" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/foto-galeri/en-agir-saldiri-ozel-harekat-a-tam-42-sehit</guid>
      <pubDate>Sat, 16 Jul 2016 17:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/images/album/OZEL_HAREKATA_SALDIRI_1.jpg" type="image/jpeg" length="82043"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[LEVENT KIRCA 'MUSTAFA KEMAL'in ASKERLERİYİZ' SLOGANLARIYLA UĞURLANDI...]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/foto-galeri/levent-kirca-mustafa-kemal-in-askerleriyiz-sloganlariyla-ugurlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/foto-galeri/levent-kirca-mustafa-kemal-in-askerleriyiz-sloganlariyla-ugurlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/foto-galeri/levent-kirca-mustafa-kemal-in-askerleriyiz-sloganlariyla-ugurlandi</guid>
      <pubDate>Tue, 13 Oct 2015 18:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/images/album/Levent_KYrca_Cenaze_026.jpg" type="image/jpeg" length="20822"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[09.05 ZAMANIN DURDUĞU AN]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/foto-galeri/0905-zamanin-durdugu-an</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/foto-galeri/0905-zamanin-durdugu-an" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/foto-galeri/0905-zamanin-durdugu-an</guid>
      <pubDate>Mon, 10 Nov 2014 13:01:00 +0200</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/images/album/09-05-te-hayat-durdu-0001.jpg" type="image/jpeg" length="95219"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İSTANBUL YİNE SULAR ALTINDA!]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/foto-galeri/istanbul-yine-sular-altinda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/foto-galeri/istanbul-yine-sular-altinda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/foto-galeri/istanbul-yine-sular-altinda</guid>
      <pubDate>Fri, 08 Aug 2014 15:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/images/album/1.jpg" type="image/jpeg" length="40946"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[O ARTIK CADDE DEĞİL; 'İSTİKLAL DERESİ']]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/foto-galeri/o-artik-cadde-degil-istiklal-deresi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/foto-galeri/o-artik-cadde-degil-istiklal-deresi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/foto-galeri/o-artik-cadde-degil-istiklal-deresi</guid>
      <pubDate>Sat, 02 Aug 2014 16:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/images/album/02_YAGMUR10.jpg" type="image/jpeg" length="60094"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
