<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>HABER HABERE Güncel Türkiye ve Dünya'dan Son Dakika Haberleri</title>
    <link>https://www.haberhabere.com</link>
    <description>7/24 Haber Doğru Haberin Adresi Dürüst Haber Tarafsız Haber Türkiye ve Dünyadan Haberler Gerçek ve Güncel Haberler Deneyimli Kadro Flaş Haberler Spor Haberleri</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.haberhabere.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2024. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Tue, 29 Sep 2026 22:27:30 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İZMİR'DEN AKDENİZ KENTLERİNE İKLİM İŞ BİRLİĞİ ÇAĞRISI]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/izmirden-akdeniz-kentlerine-iklim-is-birligi-cagrisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/izmirden-akdeniz-kentlerine-iklim-is-birligi-cagrisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi, iklim kriziyle mücadelede uluslararası iş birliklerini güçlendirmek ve yerel çözümlerin yaygınlaştırılmasına katkı sunmak amacıyla çalışmalarını sürdürüyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Muğla Büyükşehir Belediyesi ve ICLEI Avrupa iş birliğinde düzenlenen Akdeniz İklim Zirvesi'nde konuşan İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Prof. Dr. Pınar Okyay, kentler arası iş birliğinin somut projelere, teknik kapasiteye ve finansmana dönüşmesi gerektiğini vurguladı. Okyay, COP31'in yerel yönetimler, gençler ve kadınların etkin katılımıyla uygulamaya odaklanması gerektiğini belirtti.</p>

<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi, iklim kriziyle mücadelede uluslararası iş birliklerini güçlendirmek ve yerel çözümlerin yaygınlaştırılmasına katkı sunmak amacıyla çalışmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda Muğla'da düzenlenen Akdeniz İklim Zirvesi'ne katılan İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Prof. Dr. Pınar Okyay, kentler arasındaki deneyim paylaşımının somut uygulamalara dönüştürülmesinin önemine dikkat çekti. Muğla Büyükşehir Belediyesi ve ICLEI Europe iş birliğiyle 28-29 Eylül tarihlerinde düzenlenen zirvede; iklim dirençli kentler, kuraklık, su stresi, aşırı sıcaklar, orman yangınları, seller ve iklim finansmanı gibi başlıklar ele alındı. Akdeniz kentleri, yerel yönetimler, uluslararası kuruluşlar ve akademi dünyasını bir araya getiren zirvede, COP31 öncesinde bölgesel iş birliğinin güçlendirilmesi de gündeme geldi.</p>

<p><strong>'Akdeniz'i yaşayan bir iklim laboratuvarına dönüştürebiliriz'</strong></p>

<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Prof. Dr. Pınar Okyay, 'Ortak Sorunlardan Bölgesel Eyleme: Akdeniz İş Birliğinin Güçlendirilmesi' başlıklı panelde yaptığı konuşmada, uluslararası kent ağlarının yalnızca deneyim paylaşımına değil, ortak çözümlerin geliştirilmesine ve uygulanmasına katkı sunması gerektiğini belirtti. İzmir'in ICLEI, UCLG, U20, WHO Sağlıklı Kentler Ağı ve NetZeroCities gibi uluslararası ağlardaki çalışmalarına değinen Okyay, Akdeniz kentlerinin aşırı sıcaklar, kuraklık, su stresi, yangınlar ve seller gibi ortak risklerle karşı karşıya olduğunu ifade etti. Prof. Dr. Okyay, 'Akdeniz'i iklim ve sağlık uyumu açısından yaşayan bir laboratuvara dönüştürebiliriz. Bir kentte geliştirilen çözüm başka bir kentte uyarlanabilir, geliştirilebilir, etkisi ölçülebilir ve ölçeklendirilebilir. İklim risklerimiz sınır tanımıyor; çözümlerimiz ve bilgimiz de sınır tanımamalı' diye konuştu.</p>

<p><strong>Kent ağları finansmana erişimi kolaylaştırmalı</strong></p>

<p>Uluslararası iş birliğinin, teknik kapasitesi ve kaynakları sınırlı belediyeler için önem taşıdığını belirten Prof. Dr. Okyay, kent ağlarının iyi uygulama paylaşımının ötesine geçmesi gerektiğini söyledi. Belediyelerin proje geliştirme, uluslararası ortaklık kurma ve finansmana erişim süreçlerinde desteklenmesi gerektiğini vurgulayan Okyay, özellikle küçük ve orta ölçekli belediyelerin iklim yatırımlarını hayata geçirmesini kolaylaştıracak mekanizmalara ihtiyaç olduğunu ifade etti.</p>

<p><strong>COP31 için uygulama vurgusu</strong></p>

<p>Türkiye'nin ev sahipliğinde Antalya'da düzenlenecek COP31'in, iklim taahhütlerini somut ve izlenebilir adımlara dönüştüren bir süreç olması gerektiğini belirten Prof. Dr. Okyay, iklim eyleminin önemli bir bölümünün kentlerde hayata geçirileceğine dikkat çekti. İzmir'in COP31 hazırlıklarına yerel düzeyde de katkı sunduğunu ifade eden Okyay, İzmir Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde ve Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği iş birliğiyle gerçekleştirilen Yerel COP, COP Gençlik ve COP Kadın buluşmalarının önemini vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu çalışmalarla küresel iklim gündeminin yerel yönetimlerin, gençlerin ve kadınların deneyimleriyle buluşturulmasının amaçlandığını belirten Okyay, şöyle konuştu:</p>

<p>'Bir Uygulama COP'undan söz ediyorsak, uygulamanın nerede gerçekleşeceğini de konuşmalıyız. İklim eyleminin önemli bir bölümü kentlerde hayata geçecek. Bu nedenle belediyelerin yanı sıra gençlerin, kadınların ve yerel toplulukların COP sürecinin aktif aktörleri olması gerekiyor. İzmir'de Yerel COP, COP Gençlik ve COP Kadın çalışmalarıyla tam da bu yaklaşımı güçlendirmeye çalışıyoruz.'</p>

<p><strong>İklim yatırımları aynı zamanda sağlık yatırımı</strong></p>

<p>İklim politikalarının yerelden küresele, küreselden yeniden yerele uzanan bir iş birliği ve öğrenme süreciyle güçlenebileceğini belirten Prof. Dr. Okyay, kentlerde geliştirilen çözümlerin uluslararası ağlar aracılığıyla paylaşılmasının önemine değindi. İklim yatırımlarının halk sağlığına katkılarının da görünür kılınması gerektiğini vurgulayan Okyay, yeşil alanların artırılması, gölgeleme uygulamaları, temiz ulaşım, su güvenliği ve dirençli gıda sistemlerinin aynı zamanda sağlık ve sağlıkta eşitlik yatırımları olduğunu ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>KAHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/izmirden-akdeniz-kentlerine-iklim-is-birligi-cagrisi</guid>
      <pubDate>Tue, 29 Sep 2026 16:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/uploads/2026/09/izmirden-akdeniz-kentlerine-iklim-is-birligi-cagrisi.webp" type="image/jpeg" length="27861"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ENERJİNİN LİDERLERİ İSTANBUL'DA BULUŞUYOR]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/enerjinin-liderleri-istanbulda-bulusuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/enerjinin-liderleri-istanbulda-bulusuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dii Desert Energy Liderlik Zirvesi'nin bu yıl Türkiye'de düzenlenmesi bölge açısından büyük önem taşıyor...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Temiz enerjinin geleceğine yön veren dünyanın önde gelen enerji yöneticilerini bir araya getiren 16. Dii Desert Energy Liderlik Zirvesi, YEO Teknoloji'nin ülke ev sahipliğinde 29 Eylül-1 Ekim tarihleri arasında İstanbul'da gerçekleştirilecek. 'Temiz Enerji: Kıtaları Birleştirmek, Pazarları Birbirine Bağlamak' temasıyla düzenlenecek zirvede, Türkiye'nin Avrupa ile MENAT bölgesi arasındaki 'yeşil köprü' rolü ele alınacak. Katılımcılar ayrıca yaklaşık 5 GWh yıllık üretim kapasitesine sahip REAP Battery Fabrikası'nı ziyaret ederek YEO'nun enerji depolama alanındaki üretim ve teknoloji yetkinliklerini yerinde inceleyecek.</p>

<p>Dii Desert Energy Liderlik Zirvesi'nin bu yıl Türkiye'de düzenlenmesi bölge açısından büyük önem taşıyor. Avrupa ile Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Türkiye'yi kapsayan MENAT bölgesi arasındaki enerji bağlantılarını güçlendirmeyi amaçlayan zirve, Türkiye'nin kıtaları, enerji kaynaklarını ve büyüyen pazarları birbirine bağlayan stratejik konumuna dikkat çekecek.</p>

<p>YEO Teknoloji, 16. Dii Desert Energy Liderlik Zirvesi'nin ülke ev sahibi olarak küresel enerji sektörünü İstanbul'da ağırlayacak; Türkiye'nin Avrupa ile MENAT bölgesi arasındaki 'yeşil köprü' rolünü, yerli üretim gücünü ve temiz enerji alanındaki küresel vizyonunu uluslararası platforma taşıyacak.</p>

<p><strong>Kritik önemdeki yeni rapor kamuoyuyla paylaşılacak</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dii Desert Energy, COP31 öncesinde zamanlı ve önemli bir katkı olarak hazırlanan 'Türkiye 2035: 120+ GW Güneş ve Rüzgâr Geleceğine Yönelik Stratejik Yol Haritası' başlıklı çalışmayı kamuoyuyla paylaşacak. Türkiye'nin mevcut enerji karmasını ve düşük emisyonlu proje projeksiyonlarını değerlendiren çalışma, ülkenin bölgesel bir temiz enerji üretim, depolama ve iletim merkezine dönüşümünü ortaya koyuyor.</p>

<p>Bu dönüşüm; Türkiye'nin geniş yenilenebilir enerji potansiyelinden yararlanarak net fosil enerji ithalatçısı konumundan, Avrupa pazarının enerji ihtiyacına katkı sağlayan stratejik bir temiz enerji ihracatçısına evrilmesini öngörüyor. Çalışma, uluslararası uzmanlar ve Türkiye'deki kilit paydaşlar tarafından hakem değerlendirmesinden geçirildi.</p>

<p>Dii Desert Energy CEO'su Cornelius Matthes, 'Hidroelektrik ve jeotermal enerjide dünyanın ilk 10 ülkesi arasında yer alan Türkiye, jeostratejik konumunun sağladığı avantajla güneş enerjisi ve rüzgârda da küresel ölçekte güçlü bir üretici olma potansiyeline sahip. Antalya'da gerçekleştirilecek COP31'in bu gelişime ivme kazandırmasını bekliyoruz' dedi.</p>

<p>UNIDO İklim ve Teknoloji Ortaklıkları Bölümü Başkanı Petra Schwager ise şunları söylüyor: 'UNIDO'nun Sanayide Hidrojen Küresel Programı, temiz enerji dönüşümüne zamanlı bir katkı sunan Dii Desert Energy'nin bu yol haritasını memnuniyetle karşılıyor. Rapor, büyük ölçekli yenilenebilir enerji yatırımları ile yeşil hidrojenin gelişimi arasındaki sinerjiyi ortaya koyarak Türkiye'nin sanayide karbonsuzlaşmaya ve bölgesel enerji iş birliğine öncülük etme potansiyelini vurguluyor. COP31'e doğru ivme artarken bu yayın; iklim eylemini, rekabetçiliği ve sürdürülebilir sanayi gelişimini hızlandıracak uygulanabilir yollar arayan politika yapıcılar, sektör liderleri ve yatırımcılar için değerli öngörüler sunuyor.'</p>

<p>'Türkiye 2035: 120+ GW Güneş ve Rüzgâr Geleceğine Yönelik Stratejik Yol Haritası' çalışması, 30 Eylül'de düzenlenecek zirvede Dii Desert Energy Araştırma Direktörü Dr. Chiara Aruffo ve Dii Desert Energy CEO'su Cornelius Matthes tarafından resmen tanıtılacak.</p>

<p><strong>120 GW'lık temiz enerji hedefi</strong></p>

<p>Türkiye'nin yalnızca bir enerji geçiş koridoru değil; yenilenebilir enerji, enerji depolama, ileri teknolojiler ve üretim yetkinlikleriyle bölgesel bir temiz enerji merkezi olma potansiyeli, zirvenin temel gündem maddelerinden birini oluşturacak. Türkiye'nin 2035 yılına kadar toplam güneş ve rüzgâr kapasitesini 120 GW'ın üzerine çıkarma hedefi; şebeke yatırımları, bataryalı enerji depolama sistemleri ve sınır ötesi enerji bağlantılarıyla birlikte uluslararası bir perspektiften ele alınacak.</p>

<p>Zirve; Dii Desert Energy Başkanı Paul van Son, Dii Desert Energy CEO'su Cornelius Matthes ile YEO Teknoloji Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO'su Tolunay Yıldız'ın açılış konuşmalarıyla başlayacak. Programda EBRD, Dünya Bankası, KfW IPEX-Bank, Masdar, Fraunhofer ISE, TÜREB, Sabancı Grubu, Enerjisa Üretim, Zorlu Enerji, Limak Enerji, Envision Energy, Siemens Energy, Bosch, thyssenkrupp Uhde, RWE, Kawasaki Heavy Industries, Med-TSO, CWP ve Smartenergy gibi uluslararası kurum ve şirketlerden üst düzey temsilcilerin katılacağı oturumlar yer alacak.</p>

<p>Zirvede enerji güvenliği, uluslararası iş birliği, hidrojen ekonomisinin mevcut durumu, yapay zekâ ve veri merkezlerinin enerji sistemleri üzerindeki etkisi, jeopolitik gelişmeler ve enerji depolama teknolojilerinin yanı sıra birçok farklı konu ele alınacak.</p>

<p><strong>Küresel enerji liderleri REAP Battery Fabrikası'nda buluşacak</strong></p>

<p>Zirvenin ikinci gününde küresel enerji liderleri, YEO Teknoloji'nin Tuzla'daki REAP Battery Fabrikası'nda bir araya gelecek. Katılımcılar böylece Türkiye'nin enerji dönüşümündeki rolünü yalnızca konferans salonlarında tartışmakla kalmayacak, üretimin merkezinde yerinde deneyimleme fırsatı da bulacak.</p>

<p>YEO Teknoloji Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO'su Tolunay Yıldız'ın ev sahipliğinde gerçekleştirilecek programda, YEO Teknoloji İş Geliştirme ve Satıştan Sorumlu Başkan Yardımcısı Barış Esen, bataryalı enerji depolama sistemlerinde ulaşılan son kilometre taşlarını paylaşacak. YEO Teknoloji Yönetim Kurulu Üyesi Mevhibe Canan Özsoy ise jeopolitik gelişmelerin enerji dönüşümü üzerindeki etkisinin ele alınacağı oturuma başkanlık edecek.</p>

<p>Programın öne çıkan bölümlerinden biri, katılımcılara özel düzenlenecek REAP Battery Fabrikası gezisi olacak. Yaklaşık 5 GWh yıllık üretim kapasitesine sahip tesiste katılımcılar; ileri enerji depolama çözümlerinin tasarım ve üretimden sistem entegrasyonuna, küresel enerji projelerinde devreye alınmasına kadar uzanan uçtan uca yolculuğunu yerinde inceleyecek.</p>

<p>REAP Battery; YEO Teknoloji'nin mühendislik, üretim, sistem entegrasyonu ve anahtar teslim EPC yetkinliklerini bir araya getiren entegre enerji ekosisteminin önemli bir bileşeni konumunda bulunuyor. Fabrika gezisi, Türkiye'nin enerji depolama teknolojileri açısından yalnızca büyüyen bir pazar olmadığını, aynı zamanda teknoloji geliştiren ve üreten bir merkez olma hedefini de uluslararası enerji liderlerine gösterecek.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>KAHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Teknoloji</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/enerjinin-liderleri-istanbulda-bulusuyor</guid>
      <pubDate>Tue, 29 Sep 2026 15:47:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/uploads/2026/09/enerjinin-liderleri-istanbulda-bulusuyor.webp" type="image/jpeg" length="24259"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AİLE VE ÇOCUKLARA PAYLAŞIMLI KİTAP OKUMA ATÖLYESİ]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/aile-ve-cocuklara-paylasimli-kitap-okuma-atolyesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/aile-ve-cocuklara-paylasimli-kitap-okuma-atolyesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmit Belediyesi, 0-6 yaş arası çocuğu olan ailelere yönelik Yeşilova Çınar Çocuk Evi'nde Paylaşımlı Kitap Okuma Atölyesi düzenliyor...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İzmit Belediyesi Kreş Müdürlüğü, 0-6 yaş arası çocuğu olan ailelere yönelik Yeşilova Çınar Çocuk Evi'nde Paylaşımlı Kitap Okuma Atölyesi düzenleyecek</p>

<p>İzmit Belediyesi, çocukların erken yaşlarda kitaplarla buluşmasını desteklemek ve ailelerin çocuklarıyla nitelikli zaman geçirmelerine katkı sunmak amacıyla çalışmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda İzmit Belediyesi Kreş Müdürlüğü tarafından Paylaşımlı Kitap Okuma Atölyesi düzenlenecek.</p>

<p><strong>AİLELER, ÇOCUKLARIYLA BİRLİKTE OKUYACAK</strong></p>

<p>Çocukların hayal gücünü ve kitaplara olan ilgisini desteklemenin yanı sıra aile-çocuk iletişimini güçlendirmeyi amaçlayan atölyede, kitaplar üzerinden birlikte keşfetme ve paylaşma deneyimi yaşanacak. Etkinlikte aileler çocuklarıyla birlikte kitap okuyarak keyifli ve anlamlı bir zaman geçirme fırsatı bulacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>8 EKİM'DE YEŞİLOVA ÇINAR ÇOCUK EVİ'NDE</strong></p>

<p>Paylaşımlı Kitap Okuma Atölyesi, 8 Ekim Perşembe günü 18.00-19.00 saatleri arasında Yeşilova Çınar Çocuk Evi'nde gerçekleştirilecek. Etkinlikte ailelerin çocuklarıyla birlikte okuma kültürünü paylaşmaları ve kitapların sunduğu dünyayı birlikte keşfetmeleri sağlanacak. 0-6 yaş arası çocuğu olan aileler, kitapların büyülü dünyasında çocuklarıyla birlikte vakit geçirmek üzere atölyeye davetli.</p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>KAHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/aile-ve-cocuklara-paylasimli-kitap-okuma-atolyesi</guid>
      <pubDate>Tue, 29 Sep 2026 14:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/uploads/2026/09/aile-ve-cocuklara-paylasimli-kitap-okuma-atolyesi.webp" type="image/jpeg" length="59028"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[CAN DOSTLAR İÇİN FARKINDALIK ETKİNLİĞİ]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/can-dostlar-icin-farkindalik-etkinligi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/can-dostlar-icin-farkindalik-etkinligi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Nilüfer Belediyesi ile Nilüfer Kent Konseyi Gençlik Meclisi, sokak hayvanlarının sahiplendirilmesini teşvik etmek amacıyla önemli bir program gerçekleştirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Nilüfer Belediyesi ve Nilüfer Kent Konseyi Gençlik Meclisi 29 Ekim Spor Parkı'nda düzenlediği 'Gençler Gezdiriyor, Nilüferliler Sahipleniyor' isimli etkinlikte barınaktaki can dostlar, gençlerle buluştu. Program kapsamında gençler can dostlarla tanışıp, onlarla yakın ilişki kurdu.</p>

<p>Nilüfer Belediyesi ve Nilüfer Kent Konseyi Gençlik Meclisi 29 Ekim Spor Parkı'nda düzenlediği 'Gençler Gezdiriyor, Nilüferliler Sahipleniyor' isimli etkinlikte barınaktaki can dostlar, gençlerle buluştu. Program kapsamında gençler can dostlarla tanışıp, onlarla yakın ilişki kurdu.<br />
<br />
Nilüfer Belediyesi ile Nilüfer Kent Konseyi Gençlik Meclisi, sokak hayvanlarının sahiplendirilmesini teşvik etmek amacıyla 'Gençler Gezdiriyor, Nilüferliler Sahipleniyor' başlıklı program gerçekleştirdi. 29 Ekim Spor Parkı'ndaki etkinliğe Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Emre Karagöz, 29 Ekim Mahalle Muhtarı Gülşah Gülsün, Nilüfer Kent Konseyi Gençlik Meclisi üyeleri ve çok sayıda vatandaş katıldı.<br />
<br />
Etkinlikte barınaktan getirilen patili dostlar, gençler eşliğinde parkta yürüyüşe çıkarıldı. Parktaki vatandaşlar can dostlarla tanışıp, onları gezdirme ve yakından ilgilenme imkanı buldu.<br />
<br />
Programda konuşan Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Emre Karagöz, burada gençlerle anlamlı bir etkinlikte bir araya geldiklerini belirterek, 'Can dostlarımızı sahiplendirmeye, onlara sıcak bir yuva bulmaya çalışıyoruz. Veteriner İşleri Müdürlüğümüz bu konuda çaba içerisinde. Bugün can dostlarımızla parkta beraber yürüyüş yapacağız ve bu süreçte sahiplenilmeleri için onlarla bir paylaşım süreci gerçekleştireceğiz' dedi.<br />
<br />
Hayvanseverlerin ve gençlerin ilgi gösterdiği program, parktaki yürüyüş ve müzik dinletisinin ardından sona erdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>KAHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/can-dostlar-icin-farkindalik-etkinligi</guid>
      <pubDate>Tue, 29 Sep 2026 14:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/uploads/2026/09/can-dostlar-icin-farkindalik-etkinligi.webp" type="image/jpeg" length="39511"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KAS AĞRILARI İÇİN OZON TEDAVİSİ!]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/kas-agrilari-icin-ozon-tedavisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/kas-agrilari-icin-ozon-tedavisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzmanlar, ozon tedavisinin özellikle kas-iskelet sistemi ağrıları ve hastalıklarında kullanılabildiğini söylüyor...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ozon tedavisinin sistemik veya lokal yöntemlerle uygulanabildiğini belirten uzmanlar, tedavinin özellikle kas-iskelet sistemi ağrıları ve hastalıklarında kullanılabildiğini söylüyor.</p>

<p><strong>Ozonun düşük dozlarda vücudun antioksidan savunma sistemini aktive ederek etki gösterdiğini ifade eden Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Asiye Gülsüm Kakı, </strong><strong>'Vücuda ozon verildiğinde dolaşımdaki oksijen miktarı artar, ödem ve ağrı mediatörleri azalır. Böylece kişinin iyilik hali desteklenir.' dedi. Tedavinin herkese uygulanamayacağına dikkat çeken Dr. Kakı, ozon tedavisi öncesinde hastanın genel sağlık durumunun değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.</strong></p>

<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Asiye Gülsüm Kakı, ozon tedavisinin vücutta nasıl etki gösterdiği, hangi durumlarda kullanılabildiği ve tedavi öncesi-sonrasında nelere dikkat edilmesi gerektiği hakkında açıklamalarda bulundu.</p>

<p><strong>Ozon tedavisi sistemik veya lokal yöntemlerle uygulanabiliyor!</strong></p>

<p>Ozon molekülünün 3 oksijen atomundan oluştuğunu hatırlatan Dr. Asiye Gülsüm Kakı, 'Tıbbi ozon olarak kullandığımız ozon doğada da bulunan ozondan farklı olarak saf oksijenden elde edilir.' dedi.</p>

<p>Ozon tedavisinin amacına göre sistemik veya lokal yöntemlerle uygulanabildiğini aktaran Dr. Kakı, 'Hasta değerlendirildikten sonra hangi yöntemin uygulanacağına karar verilir. Eğer sistemik bir etki isteniyorsa majör ozon denilen, hastanın kanıyla yapılan ozon, serum ozon, rektal ozon ya da sauna ozon tedavileri tercih edilebiliyor. Kişide eğer lokal bir şikayet varsa daha lokal etki eden tedaviler uygulanabiliyor.' şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>Ozon, vücudun antioksidan savunma sistemini aktive ediyor! </strong></p>

<p>Ozonun vücuda nasıl etki ettiği hakkında bilgi veren Dr. Kakı, 'Ozon aslında oksidan bir gazdır. Vücuda yeterli ve düşük dozlarda verildiğinde vücudun antioksidan sistem denilen savunma sistemini aktive ederek vücudun kendi kendini iyileştirme kapasitesini arttırma yöntemiyle etki eder.' dedi.</p>

<p>Vücuda ozon verildiğinde dolaşımdaki oksijen miktarının arttığını, ödemin azaldığını ve ağrı mediatörlerinin azaldığını kaydeden Dr. Kakı, 'Böylece kişinin iyilik hali desteklenir. Ağrıda azalma ve fonksiyonel kapasitesinin artması sağlanır.' ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Ozon tedavisi herkese uygulanamıyor!</strong></p>

<p>En çok kas iskelet sistemi ağrılarında ve kas iskelet sistemi hastalıklarında ozon tedavisinin uygulandığına işaret eden Dr. Asiye Gülsüm Kakı, 'Fibromiyalji, kronik yorgunluk sendromu, Covid sendromu, tendenitler, bursitler, eklem patolojileri, bel fıtıkları, boyun fıtıkları, diz yaralanmaları, ortopedik eklem yaralanmaları, spor yaralanmaları ya da diyabetik ayak yaralanmaları gibi mevcut durumlarda ozon tedavisi kullanılabiliyor.' dedi.</p>

<p>Ozon tedavisinin herkese uygulanamayacağına dikkat çeken Dr. Kakı, 'Hastada glikoz 6 fosfatlı hidrogenez eksikliği mevcut ise, kontrol edilemeyen hipertiroid varsa, kontrol edilemeyen kanama problemi var ise ve kişinin hemodinamisi ozona uygun değil ve ozonla ilgili alerjik bir reaksiyon öyküsü mevcut ise bu hastalarda ozon tedavisi uygulanamaz.' açıklamasını yaptı.</p>

<p><strong>Ozon tedavisi öncesi hastanın genel durumu mutlaka değerlendirilmeli! </strong></p>

<p>Ozon tedavisi öncesi ve sonrası nelere dikkat edilmesi gerektiğine de değinen Dr. Asiye Gülsüm Kakı, sözlerini şöyle tamamladı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>'Hekim tarafından hasta değerlendirildikten ve ozon tedavisine uygun görüldükten sonra tedavi öncesi hastanın tokluk ve açlık durumu ile yeterli miktarda sıvı alıp almadığı sorgulanmalı. Geçirdiği enfeksiyonlar ve mevcut klinik tablosu gözden geçirildikten sonra ozon tedavisine başlanmalıdır. Ozon tedavisi aldıktan sonra hafif yorgunluk, uyku hali, baş ağrısı gibi semptomlar olabileceği bilgisi de hastayla muhakkak paylaşılmalı.'</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>KAHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/kas-agrilari-icin-ozon-tedavisi</guid>
      <pubDate>Tue, 29 Sep 2026 13:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/uploads/2026/09/kas-agrisi-hh.jpg" type="image/jpeg" length="61917"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İKLİM RİSKLERİ ŞİRKETLERİN İŞ SÜREKLİLİĞİNİ ETKİLİYOR MU?]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/iklim-riskleri-sirketlerin-is-surekliligini-etkiliyor-mu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/iklim-riskleri-sirketlerin-is-surekliligini-etkiliyor-mu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İklim değişikliğinin şirketler açısından yarattığı risk tablosu giderek daha karmaşık hale geliyor...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Aşırı yağış, sel, fırtına, sıcak hava dalgaları ve kuraklık gibi iklim kaynaklı olayların şirketler üzerindeki etkisi artık yalnızca bina, makine veya stoklarda oluşan fiziksel hasarla sınırlı değil. Üretimin durması, enerji ve hammadde tedarikinin kesilmesi, lojistik hatların aksaması ve kritik tedarikçilerin devre dışı kalması, fiziksel hasarın çok ötesinde finansal sonuçlar yaratabiliyor.</p>

<p><strong>IBS Sigorta ve Reasürans Brokerliği CEO'su Murat Çiftçi, 'İklim riskini artık yalnızca 'hangi varlığımız zarar görebilir?' sorusuyla değil, 'işimizi ne durdurabilir?' sorusuyla değerlendirmek gerekiyor' dedi.</strong></p>

<p>İklim değişikliğinin şirketler açısından yarattığı risk tablosu giderek daha karmaşık hale geliyor. Geçmişte doğal afet riskleri ağırlıklı olarak tesis, makine, ekipman ve stok gibi fiziksel varlıkların uğrayabileceği hasarlar üzerinden değerlendirilirken bugün aynı olayın üretim, lojistik, enerji, tedarik zinciri ve gelir akışı üzerindeki etkilerinin birlikte ele alınması gerekiyor.</p>

<p>Bu değişimin şirketlerin risk yönetimi yaklaşımını da dönüştürdüğünü belirten IBS Sigorta ve Reasürans Brokerliği CEO'su Murat Çiftçi, iklim kaynaklı risklerin artık iş sürekliliği planlarının temel unsurlarından biri olması gerektiğine dikkat çekti.</p>

<p><strong>'Asıl risk bazen fiziksel hasardan sonra başlıyor'</strong></p>

<p>Bir fabrikanın sel veya fırtına nedeniyle zarar görmesinin görünür ve ölçülebilir bir risk olduğunu belirten Çiftçi, şirketler açısından asıl finansal etkinin bazı durumlarda üretimin durmasıyla ortaya çıktığını söyledi:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>'Hasar gören binayı veya makineyi yeniden yapmak mümkün. Ancak üretimin haftalarca durmasının, müşteriye teslimat yapılamamasının, pazar kaybının veya devam eden sabit giderlerin şirket üzerinde yaratacağı finansal etki çok daha büyük olabilir. Bu nedenle iklim risklerini değerlendirirken yalnızca varlık değerini değil, <strong>iş durması ve kar kaybı riskini</strong> de doğru hesaplamak gerekiyor.'</p>

<p>Çiftçi, bu noktada şirketlerin sigorta programlarında mal varlığı teminatları ile iş durması ve kar kaybı teminatlarının birbiriyle uyumlu şekilde yapılandırılmasının önem taşıdığını belirtti:</p>

<p>'Bir şirketin fiziksel varlıkları doğru bedellerle sigortalanmış olabilir. Ancak üretimin ne kadar süreyle durabileceği, bu sürede oluşacak brüt kâr kaybı ve devam edecek sabit giderler doğru hesaplanmamışsa, büyük bir hasar sonrasında ciddi bir koruma açığı ortaya çıkabilir.'</p>

<p><strong>Tesisiniz zarar görmese bile üretiminiz durabilir</strong></p>

<p>İklim risklerinin en önemli özelliklerinden birinin şirketlerin kendi tesislerinin sınırlarını aşması olduğunu belirten Çiftçi, tedarik zincirindeki bağımlılıkların özellikle büyük ölçekli şirketler açısından ayrı bir risk alanı oluşturduğunu söyledi:</p>

<p>'Kendi fabrikanız hiçbir fiziksel hasar görmeyebilir. Ancak üretiminiz için kritik olan tek bir tedarikçinin tesisi sel nedeniyle devre dışı kalırsa, kullandığınız liman kapanırsa, ulaşım güzergâhları kullanılamaz hale gelirse veya enerji tedariki kesilirse sizin operasyonunuz da durabilir. Bu nedenle şirketlerin risk haritasını yalnızca kendi tesislerinin adresleri üzerinden çıkarması artık yeterli değil.'</p>

<p>Çiftçi'ye göre şirketlerin kritik tedarikçilerini, alternatif tedarik kaynaklarını, lojistik güzergâhlarını ve üretimin devamı için vazgeçilmez olan enerji ve hammadde bağımlılıklarını belirlemesi gerekiyor.</p>

<p><strong>Her iş durması sigorta kapsamında olmayabilir</strong></p>

<p><strong>Sigorta sektörü dolaylı iklim risklerini, şirketin kendi tesisindeki fiziksel hasarın yanı sıra operasyonun bağlı olduğu kritik tedarikçi, müşteri, enerji, altyapı ve lojistik noktalarında meydana gelebilecek kesintilerin şirketin faaliyetleri ve geliri üzerindeki etkisini analiz ederek değerlendiriyor.</strong></p>

<p>Bu nedenle iş durması sigortası ve tedarik zinciri risklerine yönelik teminatlarda poliçenin hangi olayla devreye girdiği büyük önem taşıyor.</p>

<p>Çiftçi bu konuda şirketlerin poliçe kapsamlarını dikkatle incelemesi gerektiğini belirterek şunları söyledi:</p>

<p>'Her iş durması aynı şekilde teminat altında olmayabilir. Poliçenin iş durması teminatının hangi fiziksel hasarlara bağlı olarak çalıştığı, kritik tedarikçi veya müşteri tesislerindeki hasarların kapsama dahil olup olmadığı, enerji ve kamu hizmetlerindeki kesintilerin nasıl ele alındığı ve teminatın hangi süre ve limitlerle verildiği mutlaka incelenmeli.'</p>

<p>Çiftçi, özellikle <strong>tedarikçi kaynaklı iş durması</strong>, erişimin engellenmesi, enerji veya diğer hizmet sağlayıcılarındaki kesintiler ve alternatif üretim veya tedarik maliyetleri gibi risklerin şirketin faaliyet yapısına göre değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti:</p>

<p>'Buradaki kritik nokta poliçede bir teminat başlığının bulunması değil, o teminatın şirketin gerçek bağımlılıklarını karşılayacak şekilde tasarlanmış olmasıdır. İki şirket aynı sektörde faaliyet gösterse bile tedarik zincirleri ve kritik bağımlılıkları tamamen farklı olabilir. Dolayısıyla doğru sigorta programı standart bir ürün seçmekten çok, şirketin operasyonel yapısını doğru okumayı gerektiriyor.'</p>

<p><strong>Kar kaybı sigortasında doğru süre ve limit kritik</strong></p>

<p>İş durması ve <strong>kar kaybı sigortası</strong> açısından şirketlerin en fazla dikkat etmesi gereken konulardan birinin tazminat süresi olduğunu belirten Çiftçi, büyük ölçekli bir hasarın ardından faaliyetlerin eski seviyesine dönmesinin fiziksel onarımın tamamlanmasından daha uzun sürebileceğine dikkat çekti:</p>

<p>'Bir tesisin yeniden faaliyete geçmesi, işin tamamen normale döndüğü anlamına gelmeyebilir. Makine ve ekipmanın yeniden temini, tedarik zincirinin kurulması, müşterilerin geri kazanılması ve üretimin hasar öncesi kapasiteye ulaşması zaman alabilir. Bu nedenle kar kaybı sigortasında seçilen tazminat süresinin gerçekçi olması son derece önemli.'</p>

<p>Aynı şekilde sigorta bedellerinin ve beklenen brüt kârın güncel finansal veriler üzerinden hesaplanması gerektiğini ifade eden Çiftçi, eksik veya geçmiş verilere dayanan hesaplamaların hasar anında şirketin beklediğinden daha düşük bir korumayla karşılaşmasına neden olabileceğini söyledi.</p>

<p><strong>'İş sürekliliği poliçe satın almakla başlamıyor'</strong></p>

<p>Şirketlerin iklim kaynaklı risklere karşı dayanıklılığını artırmak için sigortanın daha geniş bir risk yönetimi yaklaşımının parçası olması gerektiğini vurgulayan Çiftçi, şirketlere öncelikle kritik operasyonlarını ve bağımlılıklarını belirlemelerini önerdi:</p>

<p>'Şirketler kendilerine birkaç temel soru sormalı: Hangi tesisimiz veya üretim hattımız durursa faaliyetimiz ciddi şekilde etkilenir? Hangi tedarikçimizin alternatifi yok? Hangi hammadde, enerji kaynağı veya lojistik güzergâhına bağımlıyız? Bir kesinti yaşanırsa ne kadar süre faaliyetimizi sürdürebiliriz? Alternatif üretim veya tedarik imkânımız var mı? Bu soruların cevapları olmadan yalnızca poliçe limitlerine bakarak iş sürekliliğinin güvende olduğunu söylemek mümkün değil.'</p>

<p>Çiftçi'ye göre bu analiz sonucunda şirketler önleyici tedbirler, alternatif tedarikçiler, acil durum planları, iş sürekliliği senaryoları ve sigorta programlarını birbirini tamamlayan bir yapı içinde ele almalı.</p>

<p><strong>İklim riski sigorta fiyatlamasını ve reasürans kapasitesini de etkiliyor</strong></p>

<p>İklim kaynaklı hasarların sıklığı ve şiddetindeki değişimin yalnızca sigortalıları değil, sigorta ve reasürans piyasalarını da etkilediğini belirten Çiftçi, riskin bulunduğu coğrafya ve niteliğine bağlı olarak fiyatlama, muafiyet, limit ve teminat koşullarının giderek daha fazla önem kazanacağını söyledi.</p>

<p><strong>İklim risklerinin sıklığı, şiddeti ve aynı anda birden fazla sigortalıyı etkileyebilme potansiyeli arttıkça reasürörler riskleri daha ayrıntılı modelleyebilir; yüksek riskli bölgelerde kapasite, fiyat, muafiyet ve teminat koşullarında daha seçici davranabilir.</strong></p>

<p>Çiftçi, uluslararası reasürans piyasalarının şirketlerin iklim risklerini nasıl yönettiğine giderek daha fazla önem verdiğini belirterek şöyle devam etti:</p>

<p>'Sigorta ve reasürans kapasitesi sınırsız değil. Riskin arttığı alanlarda yalnızca geçmiş hasar verileri değil, şirketin aldığı önlemler, tesisin dayanıklılığı, iş sürekliliği planları ve riskin ne ölçüde yönetildiği de daha fazla önem kazanıyor. Dolayısıyla güçlü risk yönetimi gelecekte yalnızca hasarı azaltmak açısından değil, uygun sigorta kapasitesine erişebilmek açısından da şirketler için önemli bir avantaj haline gelebilir.'</p>

<p><strong>'İklim riskini şirketin bilançosuna ulaşmadan yönetmek gerekiyor'</strong></p>

<p>IBS Sigorta ve Reasürans Brokerliği olarak şirketlerin risklerini yalnızca mevcut poliçeleri üzerinden değil, operasyonel bağımlılıkları ve uluslararası sigorta ve reasürans piyasalarındaki gelişmelerle birlikte değerlendirdiklerini belirten Çiftçi, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>'İklim değişikliği şirketler açısından artık yalnızca bir doğal afet veya sürdürülebilirlik konusu değil; doğrudan <strong>iş sürekliliği ve finansal dayanıklılık</strong> konusu. Bir şirketin fabrikasını korumak önemli ama bugün bunun ötesine geçmemiz gerekiyor. Tedarik zincirini, enerji bağımlılığını, lojistik ağını ve gelir akışını da koruyabilmeliyiz. Bizim broker olarak görevimiz de şirketin nerede sigorta açığı olduğunu hasar gerçekleştikten sonra değil, öncesinde görebilmek ve doğru sigorta ile reasürans yapısını buna göre oluşturmak. Çünkü gerçek dayanıklılık, yalnızca hasarı karşılayabilmek değil, <strong>hasara rağmen işin devam edebilmesini sağlamak</strong> demek.'</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>KAHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/iklim-riskleri-sirketlerin-is-surekliligini-etkiliyor-mu</guid>
      <pubDate>Tue, 29 Sep 2026 12:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/uploads/2026/09/iklim-riskleri-hh.jpg" type="image/jpeg" length="31837"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İTALYA VE TÜRKİYE'NİN PAMUKKALE'DE ARKEOLOJİK BULUŞMASI]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/italya-ve-turkiyenin-pamukkalede-arkeolojik-bulusmasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/italya-ve-turkiyenin-pamukkalede-arkeolojik-bulusmasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İtalya'nın, Türkiye'deki arkeolojik çalışmalara katkılarına odaklanan İtalyan Kültür Merkezi Arkeoloji Sempozyumu, bu yıl 13-14 Ekim'de Denizli'de...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İtalya'nın, Türkiye'deki arkeolojik çalışmalara katkılarına odaklanan İtalyan Kültür Merkezi Arkeoloji Sempozyumu, bu yıl 13-14 Ekim'de Denizli'de gerçekleştirilecek.</p>

<p><strong>Sempozyumun açılış programı, 13 Ekim akşamı Hierapolis Antik Tiyatrosu'nda düzenlenecek özel konserle başlayacak; akademik oturumlar ise 14 Ekim'de Pamukkale Üniversitesi'nde yapılacak. 'Keşifler, yöntemler ve iş birliği: Araştırmanın sürekliliği ile yenilikçilik arasında Türkiye'deki İtalyan arkeoloji heyetleri' başlıklı 17. İtalyan Kültür Merkezi Arkeoloji Sempozyumu'nda, Türkiye'nin farklı bölgelerinde Türk kurumlarıyla işbirliği içinde çalışan İtalyan arkeoloji ekiplerinin kazı, araştırma ve keşif süreçleri ve hedefleri ele alınacak. Sempozyumun açılış konseri ve Pamukkale Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Prof. Dr. İsmail Çetişli Konferans Salonu'nda yapılacak akademik oturumları, ücretsiz olarak herkesin katılımına açık ve İtalyanca-Türkçe simultane tercümeyle gerçekleşecek.</strong></p>

<p><strong>17. İtalyan Kültür Merkezi Arkeoloji Sempozyumu</strong>, <strong>13-14 Ekim 2026</strong> tarihinde Türkiye'de çalışmalarını sürdüren İtalyan arkeologları bu defa <strong>Pamukkale Üniversitesi</strong> işbirliğiyle Denizli'de ağırlayacak. <strong>İstanbul İtalyan Kültür Merkezi</strong> ve <strong>Ankara İtalyan Büyükelçiliği </strong>himayesinde düzenlenen sempozyum,<strong> </strong>Türk topraklarına dağılmış muazzam bir miras üzerinde Türk meslektaşlarıyla birlikte çalışan İtalyan arkeologlara, sahada yürütülen çalışmaların sonuçlarını karşılaştırma olanağı sağlıyor. Uluslararası bilim, akademi ve kültür dünyası tarafından geniş çapta tanınan bu köklü buluşma, İtalyan ve Türk iş birliğiyle yürütülen kazılar, araştırmalar ve incelemeler sayesinde Türkiye'nin zengin kültürel mirasını gözler önüne seriyor.</p>

<p><strong>'Keşifler, yöntemler ve iş birliği: Araştırmanın sürekliliği ile yenilikçilik arasında Türkiye'deki İtalyan arkeoloji heyetleri' </strong>ana başlığıyla gerçekleşecek <strong>17.</strong> <strong>İtalyan Kültür Merkezi Arkeoloji Sempozyumu</strong>'nda Arslantepe, Hierapolis, Karkamış, Kültepe, Uşaklı Höyük, Porsuk-Zeyve Höyük, Hattuşa, Tripolis ve Tokalı Kilisesi gibi önemli arkeolojik alanlarda faaliyet gösteren arkeologlar konuşmacı olarak yer alacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sempozyumun açılışı, <strong>13 Ekim</strong> akşamı <strong>Hierapolis Antik Tiyatrosu</strong>'nda herkese açık ve ücretsiz olarak düzenlenen özel bir konserle gerçekleşecek. Üst düzey siyasi, diplomatik ve akademik yetkililerin ve akademisyenlerin de katılacağı açılışın ardından <strong>17.</strong> <strong>İtalyan Kültür Merkezi Arkeoloji Sempozyumu</strong>'nun akademik oturumları <strong>14 Ekim Çarşamba</strong> günü <strong>Pamukkale Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Prof. Dr. İsmail Çetişli Konferans Salonu</strong>'nda gerçekleşecek. Sabah <strong>9.00</strong>'da başlayıp gün boyu sürecek oturumlarda konuşmacılar, çalışmalarının sonuçlarını ve alandaki en son keşifleri dinleyicilerle paylaşacaklar. Akademik oturumların, prehistorya ve protohistorya dönemlerine odaklanılacak ilk bölümünün moderatörlüğünü <strong>Pamukkale Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Bilal Söğüt</strong>; klasik ve Bizans dönemlerine odaklanılacak ikinci bölümün moderatörlüğünü ise <strong>Arkeoloji Enstitüsü Başkanı</strong>ve <strong>Laodikeia</strong> <strong>Kazı Başkanı</strong> <strong>Prof. Dr. Celal Şimşek</strong> üstlenecek. Oturumlara ücretsiz olarak katılmak isteyenler, iicistanbul.esteri.it üzerinden kayıt yaptırabilirler.</p>

<p>Konuşmaların İtalyanca ve Türkçe simultane tercümeyle gerçekleştirileceği <strong>17. İtalyan Kültür Merkezi Arkeoloji Sempozyumu</strong>'nda paylaşılan bulgular, önümüzdeki aylarda ayrıca kitap haline getirilecek ve sempozyumun kaydı <strong>İtalyan Kültür Merkezi</strong>'nin YouTube sayfasında yayınlanacak.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>KAHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/italya-ve-turkiyenin-pamukkalede-arkeolojik-bulusmasi</guid>
      <pubDate>Tue, 29 Sep 2026 10:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/uploads/2026/09/italya-ve-turkiyenin-pamukkalede-arkeolojik-bulusmasi.webp" type="image/jpeg" length="92666"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SPOTIFY VERİSİ: 'GENÇLER ARABESKTEN VAZGEÇMİYOR']]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/spotify-verisi-gencler-arabeskten-vazgecmiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/spotify-verisi-gencler-arabeskten-vazgecmiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Spotify'ın açıkladığı veriler gençlerin arabeske ilgisinin geçici bir hevesin çok ötesinde; yıllardır süren ve güçlenen bir bağ olduğunu ortaya koyuyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Spotify'ın açıkladığı veriler gençlerin arabeske ilgisinin geçici bir hevesin çok ötesinde; yıllardır süren ve güçlenen bir bağ olduğunu ortaya koyuyor. Arabesk dinlenmeleri 2020'den bu yana yüzde 435 büyürken Türkiye'deki arabesk dinlenmelerinin yüzde 77'si 30 yaş altından geliyor. Spotify, Arabesk Hits çalma listenin yenilenen görsel kimliğiyle gençlerin bu tutkusuna eşlik ediyor.</p>

<p dir="ltr">Arabesk onlarca yıldır duyguların en güçlü tercümanlarından biri. Kasetlerle, radyolarla, büyük konserlerle, dolmuş hoparlörleriyle büyüyen müzik türü, bugün genç kuşaktan dinleyicilerin kulaklığında çalmaya devam ediyor. Bu güçlü bağ rakamlara da yansıyor. Spotify verilerine göre; arabesk dinlenmeleri 2020'den bu yana yüzde 435 büyürken her yıl yüzde 31'in üzerinde büyüme kaydetti. Arabesk, 2020'den bu yana bu büyüme temposunu kesintisiz sürdüren Türkiye'deki en büyük müzik türlerinden biri olarak Türk müziğindeki en istikrarlı büyüme hikayelerinden birini oluşturuyor. Yıldan yıla hız kesmeden devam eden bu ivme, bir trendin ötesinde daha derin bir değişime işaret ediyor: Arabesk, yeni bir nesil için kalıcı bir dinleme alışkanlığına dönüşüyor.</p>

<p dir="ltr"><strong>Arabeskin yeni kuşaklarda da söyleyecek sözü var</strong></p>

<p dir="ltr">Bu yükselişin arkasında ise ağırlıklı olarak gençler var. Spotify verilerine göre Türkiye'de dinlemelerin yüzde 77'si 30 yaş altındaki arabesk hayranlarından geliyor. Arabeski en çok dinleyenler ise yüzde 44 ile 18-24 yaş grubu. Arabesk müziğin Spotify'daki yolculuğu Türkiye sınırlarını da aşıyor; Almanya, Türkiye'den sonra dünyada en çok arabesk dinlenen ikinci ülke konumundayken onu Hollanda ve Fransa takip ediyor. Türkiye dışındaki arabesk dinlenmelerinin yüzde 61'i ise 30 yaş altındaki dinleyicilerden oluşuyor.</p>

<p dir="ltr"><strong>İşte tüm zamanların en çok dinlenen Arabesk sanatçıları</strong></p>

<p dir="ltr">Tüm zamanların en çok dinlenen arabesk sanatçıları sıralamasının zirvesinde yeni kuşağın temsilcisi Semicenk yer alırken onu arabeskin iki efsane ismi Müslüm Gürses ve Ahmet Kaya takip ediyor. Ebru Gündeş ve İbrahim Tatlıses'in de bulunduğu ilk beşte, arabeskin farklı dönemlerinden isimler yan yana duruyor. Aynı tablo, Türkiye'deki dinleyicilerin sosyal medya aracılığıyla arkadaşlarıyla paylaştığı şarkılarda da karşımıza çıkıyor. En çok paylaşılan arabesk şarkı; Semicenk ve Büken'den 'Çıkmaz Bir Sokakta' olurken diğer paylaşılan şarkılar arasında Müslüm Gürses'ten 'Nilüfer', Ebru Gündeş'ten 'Beyaz', Poizi'den 'Çok güzel gülüyorsun', Ahmet Kaya'dan 'Şiire Gazele', İbrahim Tatlıses'ten 'Neden' dikkat çekiyor.</p>

<p dir="ltr"><strong>Arabesk Hits çalma listesinin görsel dünyası yenilendi</strong></p>

<p dir="ltr">Spotify, yeni kuşağın seslerini onlarca yıldır hafızalarda yer eden yorumcularla bir araya getiren Arabesk Hits çalma listesi için yenilenmiş bir görsel kimliği tanıttı. Yenilenen görsel kimlik, arabeskin tarihinden, tipografisinden, albüm kapaklarından ve süsleme geleneğinden beslenerek bu mirası bugünün diline taşıyor ve nesillerin buluşmasını görsel olarak da güçlü bir şekilde yansıtıyor.</p>

<p dir="ltr">Spotify MENAT+ Genel Müdürü Akshat Harbola, 'Genç dinleyiciler, arabesk bayrağını adeta ebeveynlerinin bıraktığı yerden alıp taşımaya devam ediyor. Dahası, gençler bugünün yeni sesleri ile ikon haline gelmiş arabesk sanatçılarını birlikte dinleyerek türün geçmişinden kopmadan arabeski sahiplenmeye devam ediyor. Biz de Spotify olarak bu tutkuya eşlik eden Arabesk Hits çalma listesine, bu türün zamana yenik düşmeyen ruhunu yansıtan yeni bir görsel kimlik kazandırdık.' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p dir="ltr"><strong>Akşam altıda herkes biraz arabesk</strong></p>

<p dir="ltr">Türkiye'de arabesk dinlenmeleri 18.00'de zirveye ulaşıyor; 14.00-19.00 arasında ise geniş bir zaman dilimi boyunca yüksek seviyesini koruyor. Öğleden sonra başlayıp akşama uzanan bu dinleme alışkanlığı, arabeskin günün sona yaklaştığı saatlere eşlik ettiğini gösteriyor.</p>

<p dir="ltr">Arabesk Hits'in yenilenen görsel dünyasına göz atmak ve çalma listesini dinlemek için Arabesk Hits sayfasını ziyaret edebilirsiniz.</p>

<p></p>

<p></p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>KAHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/spotify-verisi-gencler-arabeskten-vazgecmiyor</guid>
      <pubDate>Tue, 29 Sep 2026 09:28:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/uploads/2026/09/spotify-verisi-gencler-arabeskten-vazgecmiyor.webp" type="image/jpeg" length="82678"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[GIDA ÜRETİMİNDE HIZ VE VERİMLİLİK SAVAŞI]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/gida-uretiminde-hiz-ve-verimlilik-savasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/gida-uretiminde-hiz-ve-verimlilik-savasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Otomasyon, yüksek üretim kapasitesi, enerji verimliliği ve sürdürülebilir üretim çözümleri sektörün büyümesinde belirleyici oluyor...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Küresel gıda işleme makineleri pazarının 2025 yılındaki 64,8 milyar dolarlık büyüklüğünün 2026'da 68,3 milyar dolara, 2030 yılında ise 87,1 milyar dolara ulaşması bekleniyor.</p>

<p><strong>Otomasyon, yüksek üretim kapasitesi, enerji verimliliği ve sürdürülebilir üretim çözümleri sektörün büyümesinde belirleyici olurken, fırıncılık, pastacılık ve şekerleme teknolojilerinin ulaştığı son nokta IBAKTECH 2026'da sergilenecek. Fuarda; saatte 11 bin adede kadar üretim gerçekleştiren hatlardan beş saniyede sekiz dilim kesebilen yerli ultrasonik sistemlere, enerji tüketimini azaltan makinelerden dünyada ilk kez tanıtılacak yeni konseptlere kadar çok sayıda teknoloji yer alacak.</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uluslararası Ekmek, Pasta Makineleri, Dondurma, Çikolata ve Teknolojileri Fuarı IBAKTECH, 14-17 Ekim 2026 tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi'nde sektör profesyonellerini bir araya getirecek. Bu yıl 15'incisi düzenlenecek fuarda; dondurma ve gelato üretim teknolojileri, çikolata ve şekerleme makineleri, pasta ve kurabiye üretim sistemleri, hamur işleme hatları, endüstriyel fırınlar, soğutma sistemleri ve sürdürülebilir üretim çözümleri sergilenecek.</p>

<p><strong>ÜRETİM KAPASİTESİNDE YENİ SINIR: SAATTE 11 BİN ADET</strong></p>

<p>IBAKTECH 2026'da sergilenecek yeni nesil makineler, gıda üretiminde hızın yanı sıra standart kaliteyi ve üretim sürekliliğini de artırmayı hedefliyor. Hamurun yapısını koruyan basınçsız kesim teknolojileriyle saatte 11 bin adede kadar üretim yapılabilirken; tam otomasyonlu, servo sistemli ve internet bağlantılı hatlar üretim süreçlerinin uzaktan izlenmesine, bakım ihtiyacının azaltılmasına ve iş gücünün daha verimli kullanılmasına imkân sağlıyor.</p>

<p>Fuarda hassas kesim gerektiren ürünlere yönelik teknolojiler de yer alacak. Yerli olarak üretilen titanyum bıçak ve ultrasonik güç kaynağına sahip sistemler, sert ve donuk pastaları formunu bozmadan dilimleyebiliyor. Bu makineler arasında beş saniyede sekiz dilim kesebilen modeller de bulunuyor.</p>

<p><strong>DONDURMA VE GELATODA YENİ ÜRETİM MODELLERİ</strong></p>

<p>Dondurma ve gelato alanında üretim makinelerinden pastörizatörlere, teşhir vitrinlerinden şok soğutuculara, doğal içerikli premikslerden farklı dondurma türlerine özel karışımlara kadar geniş bir ürün grubu sergilenecek. Kahve ile dondurmayı aynı profesyonel satış konseptinde buluşturan ve dünyada ilk kez sergilenecek yeni bir bar sistemi de IBAKTECH 2026'da tanıtılacak. Gerçek meyve ve doğal içeriklerle hazırlanan gelato premiksleri, daha düşük dozajla istenen kıvamı sağlayarak ürün verimliliğini artıran yerli karışımlar ve farklı kullanım alanlarına yönelik yenilebilir gıda kapları da fuarın dikkat çeken ürünleri arasında bulunacak.</p>

<p><strong>ENERJİ VE HAM MADDE TÜKETİMİNİ AZALTAN TEKNOLOJİLER</strong></p>

<p>IBAKTECH 2026'da üretim kapasitesinin yanı sıra enerji, ham madde ve iş gücü kullanımını azaltan çözümler de öne çıkacak. Basınçlı havaya ihtiyaç duymadan çalışan şekillendirme makinelerinden mayalanma ve soğutma süreçlerini otomatik olarak yöneten sistemlere kadar birçok teknoloji, üretimin daha düşük kaynak kullanımıyla sürdürülmesine katkı sağlayacak.</p>

<p>Endüstriyel pişirme ekipmanlarında geliştirilen hafif tasarımlar ise kullanım alanına bağlı olarak tava ağırlığını yüzde 30 ila 50 oranında azaltırken enerji verimliliğini destekleyecek. Uzun ömürlü ve daha az yağ kullanımına imkân veren kaplama seçenekleri de işletmelerin kaynak tüketimini ve bakım ihtiyacını azaltmasına yardımcı olacak.</p>

<p><strong>ÜRETİCİLER DAHA FAZLA ÜRETİRKEN DAHA AZ KAYNAK KULLANMAK İSTİYOR</strong></p>

<p>Gıda üretim teknolojilerindeki dönüşümü değerlendiren <strong>Messe Stuttgart Turkey Fuarcılık Genel Müdürü Ufuk Altıntop: </strong>'Gıda sektöründe rekabet artık yalnızca ürün kalitesi üzerinden ilerlemiyor. Üreticiler daha yüksek kapasiteye ulaşırken enerji, ham madde ve iş gücünü daha verimli kullanmak ve her üretimde aynı kaliteyi korumak istiyor. Otomasyon, dijital takip sistemleri ve enerji verimli makineler bu nedenle yatırım kararlarının merkezine yerleşiyor. IBAKTECH 2026'da sektörün bu ihtiyaçlarına yanıt veren yeni nesil teknolojileri bir araya getireceğiz. Avrasya'nın fırıncılık, pastacılık ve şekerleme sektörlerine yönelik tek global ticaret fuarı olan IBAKTECH'te, üreticilerle uluslararası alıcıları aynı platformda buluşturuyoruz. 2024 yılında 118 ülkeden 92 bin 482 ziyaretçiyi ağırlayan fuarımızda, bu yıl katılımcı ve ziyaretçilerimizle birlikte 150 ülkeden sektör paydaşını İstanbul'da buluşturacağız. Artan talep doğrultusunda fuarımızı bir salon daha büyüterek 7 salon ve 80 bin metrekarelik alana taşıdık. IBAKTECH'te yerli mühendislik gücüyle geliştirilen yüksek kapasiteli sistemleri, enerji verimli çözümleri ve yeni üretim teknolojilerini dünya pazarlarıyla buluşturacağız' açıklamalarında bulundu.</p>

<p><strong>MAKİNELER FUARDA ÜRETİME GEÇECEK</strong></p>

<p>IBAKTECH 2026, makinelerin yalnızca sergilendiği değil, üretim sırasında deneyimlenebildiği bir buluşma olacak. Dört gün boyunca gerçekleştirilecek canlı uygulama ve workshoplarda gelato, stik dondurma, çikolata, kurabiye, simit, ekmek, pizza, baklava, börek ve mantı üretimi yapılacak. Yerli ve yabancı şeflerin katılacağı uygulamalarda hazırlanan ürünler ziyaretçilerin tadımına sunulacak.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>KAHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/gida-uretiminde-hiz-ve-verimlilik-savasi</guid>
      <pubDate>Tue, 29 Sep 2026 09:05:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/uploads/2026/09/gida-uretiminde-hiz-ve-verimlilik-savasi.webp" type="image/jpeg" length="83320"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[2. UŞAK KİTAP FUARI'NA BÜYÜK İLGİ]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/2-usak-kitap-fuarina-buyuk-ilgi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/2-usak-kitap-fuarina-buyuk-ilgi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uşak Belediyesi tarafından bu yıl ikinci kez düzenlenen kitap fuarı halkın yoğun ilgisiyle devam ediyor...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Uşak Belediyesi tarafından şehirde kitap okuma kültürünü güçlendirmek ve her yaştan vatandaşın kitaba daha kolay ulaşmasını sağlamak amacıyla bu yıl ikinci kez düzenlenen kitap fuarı halkın yoğun ilgisiyle devam ediyor.</p>

<p>Fuar alanında bulunan onlarca yayınevinin sergilediği binlerce kitap ve ünlü yazarlar, fuar alanını ziyaret eden okurlarla buluşuyor.</p>

<p><strong>'HALKIMIZIN YOĞUN İLGİSİNDEN MEMNUNUZ'</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Fuara ev sahipliği yapan Belediye Başkan Vekili Hatice Terekeci Özkan, Uşak Valisi Serdar Kartal ve İl Protokolü ile birlikte bugün fuar alanını gezerek kitapseverler ve yayınevleriyle bir araya geldi. Vatandaşların fuara gösterdiği yoğun ilginin kendilerini fazlasıyla mutlu ettiğini ifade eden Terekeci Özkan, alanda görev yapan belediye ekiplerinin ziyaretçilerin fuarı keyifli ve konforlu bir şekilde deneyimlemesi için gün boyunca çalışmalarını titizlikle sürdürdüğünü söyledi. Öte yandan fuarı ziyaret eden gençlerle ve vatandaşlarla bir araya gelen Başkan Vekili Terekeci Özkan; kitapseverlerle sohbet ederek fotoğraf çektirdi.</p>

<p><strong>SON GÜN 4 EKİM</strong></p>

<p>Uşak Belediyesi kitapla buluşmak isteyen ilköğretim öğrencilerinin fuara gelmesini kolaylaştırmak adına fuar boyunca okullara ücretsiz servis aracı desteği sağlıyor. Ayrıca fuara gelen tüm ziyaretçilere alanda sıcak tarhana çorbası ikram ediliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>KAHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/2-usak-kitap-fuarina-buyuk-ilgi</guid>
      <pubDate>Mon, 28 Sep 2026 18:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/uploads/2026/09/2-usak-kitap-fuarina-buyuk-ilgi.webp" type="image/jpeg" length="54532"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İSTANBUL'DA KUVVETLİ YAĞIŞLAR DEVAM EDECEK]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/istanbulda-kuvvetli-yagislar-devam-edecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/istanbulda-kuvvetli-yagislar-devam-edecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Afet İşleri ve Risk Yönetimi Dairesi Başkanlığı AKOM, güncel meteorolojik değerlendirmelerini paylaştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul Büyükşehir Beldiyesi'nin (İBB), İstanbul başta olmak üzere Marmara Bölgesi genelinde dün akşam saatlerinden (19.00) itibaren etkili olmaya başlayan yağışlar için çalışmalara tüm birimlerle koordine şekilde devam ediyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Afet İşleri ve Risk Yönetimi Dairesi Başkanlığı AKOM, güncel meteorolojik değerlendirmelerini paylaştı. İstanbul genelinde sabah saatlerine kadar sağanak ve yer yer kuvvetli sağanak şeklinde etkili olan yağışlar, İstanbul'un farklı yerlerinde 20 ila 107 kg/m² aralığında ölçüldü. Yapılan değerlendirmelere göre, Yağışlar en çok Çekmeköy, Pendik, Sarıyer, Kartal ve Beykoz ilçelerimizde gözlendi. Gün içinde aralıklarla hafif seyreden yağışların, akşam 20.00 itibarıyla etkisini artıracağı ve gece yarısından (00.00) sonra il genelinde yer yer kuvvetli olacağı tahmin ediliyor.</p>

<p><strong>YAĞIŞLAR ARALIKLARLA DEVAM EDECEK</strong></p>

<p>AKOM verilerine göre, Soğuk ve yağışlı havanın Çarşamba günü akşam saatlerine (20.00) kadar aralıklarla yerel kuvvetli devam etmesi, il geneli 40-100 kg/m², Çatalca, Arnavutköy, Eyüpsultan, Sarıyer, Beykoz, Çekmeköy ve Şile başta olmak üzere kuzey ilçelerde ise 60-120 kg/m² aralığında, yer yer 150 kg/m²'nin üzerinde yağış görülebileceği öngörülüyor.</p>

<p><strong>YILDIRIM VE FIRTINA UYARISI</strong></p>

<p>Karadeniz üzerinden bölgemize nemli hava taşıyan poyrazın etkisiyle nem oranlarının özellikle yüksek seviyelere ulaştığı bu günlerde, atmosferin üst seviyelerinin soğuk, deniz ve kara yüzeylerinin ise görece sıcak olması nedeniyle; yıldırım ve şimşeklerin eşlik ettiği, fırtına ve gök gürültülü kuvvetli sağanak yağış geçişleri yaşanabileceği tahmin ediliyor.</p>

<p><strong>İBB TÜM EKİPLERİYLE SAHADA</strong></p>

<p>Kuvvetli sağanak yağış ve fırtına nedeniyle yaşanabilecek olumsuzluklara karşı hazırda bekleyen İstanbul Büyükşehir Belediyesi ekipleri; 6.722 personel, 2.199 araç ve iş makinesiyle il genelinde teyakkuz halinde. AKOM kayıtlarına göre; yağışların başladığı andan itibaren İstanbul'da şu ana kadar 1.506'i İSKİ, 360'ı İtfaiye, 109'u Yol Bakım ve 142'si Çözüm Merkezine olmak üzere su baskını, göllenme, rögar taşması, yol çökmesi, ağaç devrilmesi ve tehlike arz eden parça düşmesi gibi konularda toplam 2.117 ihbar alındı. Ekiplerin ivedi müdahale ve temizlik çalışmaları özenli bir şekilde devam ediyor.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>KAHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/istanbulda-kuvvetli-yagislar-devam-edecek</guid>
      <pubDate>Mon, 28 Sep 2026 18:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/uploads/2026/09/istanbulda-kuvvetli-yagislar-devam-edecek.webp" type="image/jpeg" length="19267"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KONUŞMA GÜÇLÜĞÜ OKUL HAYATINI ETKİLEYEBİLİR!]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/konusma-guclugu-okul-hayatini-etkileyebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/konusma-guclugu-okul-hayatini-etkileyebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çocuklarda konuşma seslerindeki güçlüklerin okuma yazma problemlerine neden olup olmayacağı konusunda aileler ciddi endişe duyuyorlar...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Dil ve konuşma becerilerindeki güçlüklerin yalnızca çocuğun konuşmasıyla sınırlı olmadığını belirten uzmanlar, bazı çocukların kelime ve cümle kurabilmesine rağmen dili kullanma, yönergeleri takip etme, detaylandırma ve duygularını ifade etme alanlarında zorlanabileceğini söylüyor.</p>

<p><strong>Konuşma seslerindeki her güçlüğün okuma yazma problemi anlamına gelmediğini ifade eden</strong> <strong>Uzman Dil ve Konuşma Terapisti Hazel Ezgi Dündar, </strong><strong>'Konuşma sesi bozukluğu dediğimiz bozukluğun içerisinde farklı düzeyler ya da farklı bozukluklar da yer alır. Çocuk 'kapı'ya 'tapı' diyordur ama söylediğinin farkındadır. Bu durumlarda okuma yazma güçlüğünü çok görmüyoruz.' dedi. Dil bozukluklarının zekâyla doğrudan ilişkili olmadığına dikkat çeken Dündar, akranlarından belirgin şekilde farklı konuşan çocuklarda terapi için çok beklenmemesi gerektiğini vurguladı.</strong></p>

<p>Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Uzman Dil ve Konuşma Terapisti Hazel Ezgi Dündar, çocuklarda dil ve konuşma becerilerindeki farklılıkların okuma-yazma, akademik başarı, sosyal iletişim ve kaygı üzerindeki olası etkileri ile hangi durumlarda dil ve konuşma terapisine başvurulması gerektiği hakkında açıklamalarda bulundu.</p>

<p><strong>Konuşma sesindeki her güçlük okuma yazma sorununa yol açmıyor!</strong></p>

<p>Çocuklarda konuşma seslerindeki güçlüklerin okuma yazma problemlerine neden olup olmayacağı konusunda ailelerin endişe duyduğunu ifade eden Hazel Ezgi Dündar, 'Konuşma sesi bozukluğu dediğimiz bozukluğun içerisinde farklı düzeyler ya da farklı bozukluklar da yer alır.' dedi.</p>

<p>Çocuğun sadece sesi üretemiyor olabileceğini aktaran Dündar, 'Ancak bu sesin farkında olabilir. Sadece 'kapı'ya 'tapı' diyordur ama söylediğinin farkındadır. Normalde işitsel olarak 'kapı' ile 'tapı'yı ayırt ediyordur. Bu durumlarda okuma yazma güçlüğünü çok görmüyoruz.' şeklinde konuştu.</p>

<p><strong>Dil bozukluklarının zekâ ile doğrudan bir ilişkisi yok!</strong></p>

<p>Ancak farkındalıkların da gelişim esnasında artikülasyon becerileri gibi geriden gelmiş olmasının okuma yazma güçlüğüne sebep olabilme riski taşıdığına işaret eden Dündar, 'Bu ayrımı yapmak önemlidir. Şunu bilmek gerekir; dil bozukluklarının zekâ ile doğrudan bir ilişkisi yoktur.' dedi.</p>

<p>Çocukların bunu yapamamasının herhangi bir bilişsel kapasite problemi olmadığını vurgulayan Dündar, 'Çocuğun sadece o alanda desteklenmesi gerekir. Aileler çok kaygılanabiliyor, ancak stres yapmamalılar. Artikülasyon bozuklukları her düzeyde çok sistematik bir şekilde çözülebilen sorunlardır.' ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>Konuşmanın anlaşılmaması çocukta kaygıya ve sosyal geri çekilmeye yol açabilir! </strong></p>

<p>Çocuğun konuşmasında anlaşılırlık problemi olması durumunun da aileler tarafından endişeyle karşılandığını kaydeden Dündar, 'Aileler bu konuda iki şeyi soruyor; birincisi, akademik becerileri nasıl etkileyecek? İkincisi, hem arkadaşlarıyla hem öğretmeniyle iletişimini ve etkileşimini nasıl etkileyecek?' dedi.</p>

<p>Bu noktada dikkat edilmesi gerekenler hakkında bilgi veren Dündar, şunları söyledi:</p>

<p>'Okuma yazma becerileriyle çok ilişkili olup olmadığına bakılmalı. Bunun haricinde çocuk; 'Ben anlaşılmıyorum, tekrar tekrar soruluyor. Bu bende kaygı yaratıyor. Bu sebeple de arkadaşlarımla çok etkileşim kurmak istemiyorum. Daha sessiz, daha geride kalıyorum. Sınıfta soruyu bilsem de anlaşılmayacağımı düşündüğüm için parmak kaldırmak istemiyorum' diye düşünebilir. Her çocuk böyle bir durum yaşayacak diyemeyiz. Ancak gözlemlediğinizde böyle bir durum sezerseniz bu, çözmemiz gereken bir bozukluktur.'</p>

<p><strong>Kekemelik yaşayan çocuğa konuşma şekline değil, söylediklerine odaklanarak yaklaşılmalı! </strong></p>

<p>Okul hayatında ya da başka ortamlardaki heyecan ve stresin var olan sorunları tetikleyebileceğini dile getiren Hazel Ezgi Dündar, 'Özellikle kekemelik bu tür durumlarda ortaya çıkabilir. Burada şunu unutmamak gerekir; herhangi bir heyecan ya da stres sıfırdan kekemelik oluşturmaz. Bu zaten doğuştan yatkın olunan bir durumdur.' dedi.</p>

<p>Sorunun artması, kaygı geçtiği halde konuşmanın düzelmemesi ya da kasılmalar, zorlanmalar veya tekrarlı davranışlar gibi fiziksel belirtiler görülmeye başlanması durumunda müdahale edilmesi gereken bir problem hâline gelmiş olabileceğine dikkat çeken Dündar,</p>

<p>'Ufak bir kaygıdan dolayı biraz artış olduğunda çocuğun nasıl söylediğine değil, ne söylediğine dikkat etmek gerekir. Bunu çocuğa hissettirmek çok önemlidir. Ne kadar takılırsa takılsın ya da nasıl takılırsa takılsın sonuna kadar dinleneceğini, bir problem olmadığını hissettirmek gerekir. Göz temasını kesmeden sonuna kadar dinleyerek, konuşma şekliyle ilgili değil konuşma içeriğiyle ilgili gerekli geri bildirimleri vermek çocuğun kendini daha güvenli bir alanda hissetmesini sağlar. 'Bir nefes al, biraz yavaşla, daha rahat söyle' demek sanki ona zaman kazandırıyormuş gibi görünse de yavaşlatmaz, tam tersine hızlandırır. 'Hemen nefes almalıyım, hemen söylemeliyim, yapmalıyım' hissi yaratarak daha büyük bir zaman baskısına ve var olan stresin artmasına yol açar; bundan kaçınılmalıdır.' açıklamasını yaptı.</p>

<p><strong>Çocuğun konuşması akranlarından belirgin şekilde farklıysa terapi için beklememek gerekiyor! </strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Dil ve konuşma terapisine ne zaman başlanması gerektiğinin tek bir reçetesi olmadığına değinen Dündar, 'Harf hataları varsa, bunlar gelişim sürecinde yavaş yavaş düzelmiyorsa, artık akademik bozukluklara sebep olabilecek bir duruma geldiyse, çocuk bununla ilgili sosyal kaygılar yaşamaya başladıysa, çeşitli çekingenlikler ve kaçınmalar ortaya çıktıysa başvurulabilir. Dil becerileri yeterli değilse; yani akranlarından çok daha farklı bir şekilde konuşuyorsa, cümle kurmasına rağmen cümle niteliği 2-3 yaş küçük arkadaş gruplarına daha uygunsa ya da anlaşılırlığı daha küçük çocuklar gibiyse başvurulmalıdır.' dedi.</p>

<p>Yaklaşık 4,5-5 yaşında çocuğun konuşmasının anlaşılırlık ve nitelik olarak bir yetişkin konuşmasına benzemeye başladığını hatırlatan Dündar, şöyle devam etti:</p>

<p>'Okul çağı çocuğunda hâlâ bunlar görülmüyorsa, bunlara bağlı kaygılar ve endişeler varsa, zorbalık ihtimalinden endişe ediliyorsa çok beklememekte fayda var. Farklı metotlar ve düzeyler bulunur. Terapist bazen bunun normal bir süreç olduğunu söyleyecek, bazen aileye ve öğretmene öneriler vererek ilerleyecek, bazen birkaç ayda bir takip edecek, bazen de sıklığı çocuğa göre belirlenen bir terapi sürecine başlayacaktır.'</p>

<p><strong>Dil ve konuşma becerileri sadece konuşmaktan ibaret değil! </strong></p>

<p>Kelimeleri olan, cümle kurabilen ama buna rağmen akranlarından farklı olan durumlar da olduğunu ifade eden Dündar, 'Akranlarına hafta sonu ne yaptığı sorulduğunda bütün bir günü, duygusunu ve detayları sıralı olarak anlatabilirken; bazı çocuklar sadece 'hafta sonu parka gittik' diyebilir. Detaylandıramama, sıralandıramama ve duygularını ifade edememe durumlarında dil becerileri kelime bilmenin ya da anlaşılır söylemenin ötesinde geriden geliyor olabilir.' dedi.</p>

<p>Dil terapisinin yalnızca hiç konuşulmadığı zaman ihtiyaç duyulan bir alan olmadığını aktaran Dündar, 'Okul çağıyla beraber evde ya da okulda verilen yönergeleri çocuğun anladığı düşünülse de yerine getiremediği durumlar gözlemlenebilir. Bu bir dikkat problemi olabileceği gibi dille ilişkili bilişsel becerilerden biri olan işitsel bellek ile de ilgili olabilir. İşitsel bellek; birden fazla birim bilgiyi alma, işleme, hafızada tutma ve üzerine işlem yapabilme becerisidir. Çocuğa 'Matematik kitabını aç, 54. sayfanın sonundaki soruyu çöz' dendiğinde sadece kitabı açıp devamını hatırlamayabilir. Ya da 'Cevap kırmızı mı, pembe mi, yeşil mi, sarı mı?' dendiğinde yönergelerin tamamı işlenemediği için hep son söylenen ya da ilk söylenen hatırlanabilir. Bu durum dinlemek istememekten ya da dikkat probleminden kaynaklanmayabilir; dille ilgili bilişsel becerilerin henüz akran düzeyine erişmemesinden ileri gelebilir. Dil ve konuşma becerileri sadece ağız çevresiyle sınırlı değildir, beyinde pek çok bileşeni vardır ve oralardan desteklenebilir.' diye konuştu.</p>

<p><strong>Kitap okumaktan kaçınmanın nedeni dil güçlüğü olabilir!</strong></p>

<p>Çocuğun kitap okumayı sevmemesinin de pek çok nedene bağlı olabileceğini belirten Hazel Ezgi Dündar, 'Kitap okumanın keyfine henüz varılmamış veya ilgi alanı bulunamamış olabileceği gibi dil güçlüğü de söz konusu olabilir. Bir yabancı dili kelime düzeyinde bilip cümle kurarak günlük hayat sürdürülebilse de bir metin okurken devreye giren kurallar ve ekler nedeniyle yorulup sıkılma ve okumayı bırakma durumu ortaya çıkabilir. Bazı çocuklar bunu Türkçe içinde yaşarlar. Bildiği yapıların dışındaki detayların içinde kaybolabilirler; bu da onların çok daha efor sarf ederek okumasına neden olur. Okumaya devam etmek istememeleri veya dikkatlerinin dağılması normaldir. Bu beceriler desteklendiğinde metni anlamak ve keyif almak daha kolay hâle gelecektir.' dedi.</p>

<p><strong>Ekranın kendisinden çok, çocuğun hayatında neyin yerine geçtiğine bakılmalı! </strong></p>

<p>Ekranın çok kullanılmasının da merak edilen bir başka konu olduğuna işaret eden Dündar, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>'Ekranın çocuğun hayatında neyin yerine geçtiğine bakılmalı. Tüm gelişim alanlarında olduğu gibi dil ve konuşma gelişiminde de çevresel uyaranlar ve sosyal etkileşim çok kıymetlidir. Çocuk ekran karşısındayken etkileşimden, temas kurmaktan, uyaran almaktan ya da uykusundan geri kalıyorsa bu durum gelişimin farklı alanlarında aksamaya yol açar. Zararlı bir şey vermekten ziyade yararlı bir şey hayatından çıktığı için gelişim olumsuz etkilenebilir. Ekran yerine sosyal etkileşim ve iletişim konulması tercih edilse de günümüz teknolojisinde maruz kalma durumunda neyden kaybedildiğine bakılarak bir dengeleme yapılabilir.'</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>KAHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/konusma-guclugu-okul-hayatini-etkileyebilir</guid>
      <pubDate>Mon, 28 Sep 2026 15:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/uploads/2026/09/cocuk-konusma-guclugu-hh.jpg" type="image/jpeg" length="39702"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[BESLENMEDE 'MUCİZE BESİN' VE 'TREND' KAVRAMINA KARŞI UYARI]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/beslenmede-mucize-besin-ve-trend-kavramina-karsi-uyari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/beslenmede-mucize-besin-ve-trend-kavramina-karsi-uyari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kalp sağlığını korumada tek bir besinin 'mucizevi' özelliğini öne çıkarmak ve günlük trendler yerine bilimsel bilgiye dayalı, sürdürülebilir bir beslenme düzeni oluşturmak önem taşıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kalp sağlığını korumada tek bir besinin 'mucizevi' özelliğini öne çıkarmak ve günlük trendler yerine bilimsel bilgiye dayalı, sürdürülebilir bir beslenme düzeni oluşturmak önem taşıyor.</p>

<p>Kalp, kanı vücuda pompalayarak organ ve dokuların ihtiyaç duyduğu oksijen ve besin ögelerinin taşınmasını sağlıyor ve yaşamın devamlılığında hayati bir rol üstleniyor. Kalp sağlığının korunmasında genetik faktörlerin yanı sıra yaşam tarzı alışkanlıkları da önemli rol oynuyor.</p>

<p>Bu tercihlerin başında da beslenme alışkanlıkları geliyor. Ancak sosyal medya ve popüler trendler doğrultusunda sık sık gündeme getirilen mucizevi besinler ya da farklı beslenme önerileri; kulaktan dolma bilgiyle doğru bilgiyi birbirinden ayırmayı zorlaştırıyor. İşte bu noktada bilimsel bilgi, hangi besinin ne miktarda ve hangi beslenme düzeninin parçası olarak tüketilmesi gerektiğini anlamak açısından yol gösterici rol üstleniyor.</p>

<p><strong>Kalp Sağlığıyla İlgili En Yaygın 5 Yanlış İnanış ve Bilimsel Gerçekler</strong></p>

<p>Sosyal medyada bir bilginin sıkça paylaşılmasının, o bilginin bilimsel olarak doğru olduğu anlamına gelmediğini vurgulayan Sabri Ülker Gıda Araştırmaları Enstitüsü Vakfı, sağlık ve beslenme konusunda güvenilir kaynaklara ve bilimsel araştırmalara dayanan bilgilerin rehber alınmasının önemine dikkat çekiyor. Beslenme ve gıdada doğru bilgiyi toplumla buluşturma misyonuyla çalışmalarını sürdüren Vakıf, kalp sağlığı konusunda yaygın olarak doğru kabul edilen 5 yanlış inanışı ve bunlara ilişkin bilimsel gerçekleri paylaşıyor.</p>

<p><strong>1-Zeytinyağı ne kadar çok tüketilirse o kadar iyidir. (YANLIŞ)</strong></p>

<p>Zeytinyağı, içerdiği tekli doymamış yağ asitleri ve antioksidan bileşenler nedeniyle dengeli ve sağlıklı bir beslenme düzeninin önemli bir parçasıdır. Ancak sağlıklı bir besin olması, sınırsız miktarda tüketilebileceği anlamına gelmez. Gereğinden fazla tüketilmesi günlük enerji alımının artmasına neden olabilir. Önemli olan zeytinyağını dengeli bir beslenme düzeni içinde, uygun miktarlarda tüketmektir.</p>

<p><strong>2-Kolesterol içeren her gıda zararlıdır. (YANLIŞ)</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Uzun yıllar boyunca yumurta gibi kolesterol içeren besinlerin kalp sağlığı açısından olumsuz etkileri olduğu düşünülmüştür. Ancak güncel bilimsel çalışmalar, kan kolesterol düzeyleri üzerinde besinlerle alınan kolesterolün yanı sıra, özellikle doymuş ve trans yağ tüketimi başta olmak üzere beslenme düzeninin bütününün etkili olduğunu gösteriyor. Yumurta gibi kaliteli protein ve elzem besin ögeleri içeren gıdalar, yeterli ve dengeli bir beslenme düzeninin parçası olabilir. Bu nedenle yalnızca besinlerin içerdiği kolesterole değil, beslenme düzeninin bütününe odaklanmak önem taşıyor.</p>

<p><strong>3-Kalp hastalığı yalnızca ileri yaşlarda görülür. (YANLIŞ)</strong></p>

<p>Kalp ve damar hastalıkları yalnızca ileri yaşlarda ortaya çıkan sağlık sorunları değildir. Ateroskleroz olarak adlandırılan, damar duvarlarında plak birikimiyle ilerleyen süreç genç yaşlarda başlayabilir ve yıllar içinde gelişebilir. Bu nedenle sağlıklı beslenme ve hareketli yaşam alışkanlıklarının erken yaşlardan itibaren benimsenmesi önem taşır.</p>

<p><strong>4- </strong><strong>Zayıf olmak kalp ve damar hastalıklarına karşı koruma sağlar. (YANLIŞ)</strong></p>

<p>Vücut ağırlığının sağlıklı aralıkta olması kalp ve damar sağlığı açısından önemlidir ancak tek başına koruyucu değildir. Kişi zayıf görünebilir ancak karın bölgesindeki iç organların çevresinde yağlanma görülebilir; kolesterol, kan şekeri veya tansiyon gibi kardiyovasküler risk göstergeleri yüksek olabilir. Bu nedenle kalp sağlığını değerlendirirken yalnızca vücut ağırlığına değil; beslenme ve yaşam tarzı alışkanlıkları, genetik faktörler ve diğer kardiyovasküler risk faktörleri de dikkate alınmalıdır.</p>

<p><strong>5-Takviyeler sağlıklı beslenmenin yerini tutar. (YANLIŞ)</strong></p>

<p>Vitamin, mineral veya omega-3 gibi besin takviyeleri, sağlıklı ve dengeli bir beslenmenin yerini tutmaz. Takviye kullanımı, kişinin gereksinimleri ve sağlık durumu doğrultusunda hekim veya diyetisyen önerisiyle planlanmalıdır. Sebze, meyve, tam tahıllar ve kurubaklagiller; lif, vitamin, mineral ve çeşitli biyoaktif bileşenleri bir arada içerir. Bu nedenle kalp ve damar sağlığını desteklemek için öncelik, yeterli ve dengeli bir beslenme düzeninin sürdürülmesi olmalıdır.</p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>KAHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/beslenmede-mucize-besin-ve-trend-kavramina-karsi-uyari</guid>
      <pubDate>Mon, 28 Sep 2026 12:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/uploads/2026/09/beslenmede-mucize-besin-ve-trend-kavramina-karsi-uyari.webp" type="image/jpeg" length="31453"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[DOKUZ GÜNLÜK EDEBİYAT ŞÖLENİ SONA ERDİ]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/dokuz-gunluk-edebiyat-soleni-sona-erdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/dokuz-gunluk-edebiyat-soleni-sona-erdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İZKİTAP - 8. İzmir Kitap Fuarı, dokuzuncu ve son gününde de İzmirlilerin yoğun ilgisiyle karşılaştı...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İZKİTAP - 8. İzmir Kitap Fuarı, dokuzuncu ve son gününde de İzmirlilerin yoğun ilgisiyle karşılaştı. Yağmura aldırmadan şemsiyeleri ve yağmurluklarıyla Kültürpark'a gelen İzmirliler, yayınevi ve sahaf stantlarında vakit geçirirken imza etkinlikleri de yoğun ilgi gördü.</p>

<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, İZFAŞ ve TACT Fuarcılık iş birliğiyle düzenlenen İZKİTAP - 8. İzmir Kitap Fuarı, son gününde de yoğun ilgi gördü. Gün boyunca Kültürpark'ın farklı noktalarında hareketlilik yaşanırken, imza ve söyleşi programları edebiyat, tarih ve farklı düşünce alanlarından isimleri okurlarla bir araya getirdi. İZKİTAP'ın son gününde Uzun Havuz Etkinlik Sahnesi, tarih ve Cumhuriyet üzerine iki buluşmaya ev sahipliği yaptı. Sinan Meydan, 'Atatürk'ün Mirası Laik Cumhuriyet' başlıklı söyleşide Cumhuriyet'in kuruluş sürecini ve Atatürk'ün mirasını ele alırken, Naim Babüroğlu 'Atatürk ve Cumhuriyet' başlıklı söyleşide Atatürk'ün Cumhuriyet'e uzanan hikayesini, İzmir yıllarını, yaşamının son döneminde sağlığını kaybetme pahasına Hatay için verdiği mücadeleyi anlattı. Çağrı Dörter ise Pakistan Pavyonu'nda 'İnsanın Sırrı ve Yaşamın Anlamı' başlıklı söyleşide okurlarıyla buluştu. Gün boyunca söyleşilerin yanı sıra imza etkinlikleri de devam etti.</p>

<p><strong>200 yayınevi ve kurum</strong></p>

<p>Yaklaşık 200 yayınevi ve kurumun yer aldığı İZKİTAP'ta dokuz gün boyunca 400'e yakın yazar, şair, gazeteci, akademisyen ve sanatçı okurlarla buluştu. Yaklaşık 500 etkinliğin gerçekleştirildiği fuarda edebiyatın yanı sıra tarih, kültür, sanat, bilim ve toplumsal yaşama ilişkin farklı konular ele alındı.</p>

<p><strong>Yazarlar geçidi</strong></p>

<p>Fuarın onur konuğu Gündüz Vassaf, insan, toplum ve yaşam üzerine düşüncelerini İzmirlilerle paylaşırken; Ediz Hun, Ayşe Kulin, Zeynep Oral, Ahmet Şerif İzgören, Ali Nesin, Başak Sayan, Feyza Hepçilingirler, Haydar Ergülen, Nilüfer Açıkalın, Polat Özlüoğlu, Saygı Öztürk, Suat Çağlayan, Tuğrul Keskin gibi birçok isim de söyleşi ve imza etkinlikleriyle fuarın konukları arasında yer aldı. Çocuk ve gençlik edebiyatına yönelik etkinlikler de İZKİTAP'ın programında önemli yer tuttu. Çocuklar ve gençler, yazar buluşmaları ve çeşitli etkinliklerle kitaplarla bir araya gelirken, aileleriyle birlikte fuarın farklı alanlarını gezme fırsatı buldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>On binlerce ziyaretçi</strong></p>

<p>Kültürpark'ı kitapların, yazarların ve okurların buluşma noktası haline getiren İZKİTAP'ı her yaştan on binlerce kitapsever ziyaret etti. Söyleşi, imza günü ve farklı etkinliklerle zenginleşen dokuz günlük edebiyat yolculuğunun ardından İZKİTAP, 2027 yılının ilkbaharında düzenlenecek yeni buluşmasında yeniden kitapseverleri ağırlayacak.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>KAHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/dokuz-gunluk-edebiyat-soleni-sona-erdi</guid>
      <pubDate>Mon, 28 Sep 2026 11:04:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/uploads/2026/09/dokuz-gunluk-edebiyat-soleni-sona-erdi.webp" type="image/jpeg" length="47441"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AKDENİZ'DE BATIKTAN 2100 YILLIK SOFRA TAKIMI ÇIKTI]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/akdenizde-batiktan-2100-yillik-sofra-takimi-cikti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/akdenizde-batiktan-2100-yillik-sofra-takimi-cikti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Antalya Adrasan'daki yaklaşık 2.100 yıllık gemi batığında yürütülen kazılarda binlerce seramik eserin gün yüzüne çıkarıldığını açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Antalya Adrasan'daki yaklaşık 2.100 yıllık gemi batığında yürütülen kazılarda binlerce seramik eserin gün yüzüne çıkarıldığını açıkladı. Ersoy, 'Antik dünyanın en lüks sofra takımlarını bu batıkta bulduk.' dedi. Çiçero'nun mektuplarına da konu olan Rhosus seramikleriyle ilişkilendirilen tabak ve kaselerin, aralarına konulan kil sayesinde günümüze sağlam ulaşması dikkat çekiyor.</p>

<p>Antalya'nın Kumluca ilçesine bağlı Adrasan açıklarında, 2025 yılında kazısına başlanan seramik yüklü gemi batığı, antik dönemin sofra kültürüne ve Akdeniz ticaretine ışık tutuyor. Deniz yüzeyinin 42-55 metre altında sürdürülen çalışmalarda bugüne kadar binlerce eser çıkarıldı.</p>

<p>Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, çalışmalara ilişkin açıklamasında, 'Akdeniz'in derinliklerinden 2.100 yıllık sofra takımlarını gün yüzüne çıkarıyoruz.' ifadelerini kullandı.</p>

<p>Batıktan çıkarılan eserlerin dönemin üretim becerisini ve ticaret hayatını ortaya koyduğunu belirten Ersoy, 'Sandıklara yerleştirilirken aralarına konulan kil sayesinde günümüze sağlam ulaşan bu eserler, Anadolu'nun üretim ustalığını ve Akdeniz'in ticaret geçmişini bugüne taşıyor.' dedi.</p>

<p>Ersoy, sualtı robotlarının desteğiyle çalışmalarını sürdüren kazı ekibine ve mavi vatanın kültürel mirasını ortaya çıkaran tüm çalışma arkadaşlarına teşekkür etti.</p>

<p><strong>Bir gemide 122 farklı form ve boyutta seramik</strong></p>

<p>Batığın ana yükünü Antakya kökenli tabak ve kaseler oluşturuyor. Hatay'ın Arsuz ilçesinde, antik adıyla Rhosus'un kıyılarında üretildiği düşünülen eserler arasında kuruyemiş tabakları, çorba kaseleri, balık tabakları ve çeşitli boyutlarda tepsiler bulunuyor.</p>

<p>Toplam 122 farklı form ve boyuttaki seramik ürün, dönemin zengin sofra kültürünü yansıtıyor. Özellikle Roma'da talep gören bu ürünler, Akdeniz dünyasının lüks yemek takımları arasında yer alıyor.</p>

<p>Batıkta, Ege'deki bazı adalarda üretildiği düşünülen amforalar da bulundu. Farklı üretim merkezlerine işaret eden buluntular, geminin taşıdığı yükün çeşitliliğini ortaya koyuyor.</p>

<p><strong>Çiçero'nun dostu için sipariş ettiği kaplar</strong></p>

<p>Arsuz seramiklerinin tarihî önemini artıran ayrıntılardan biri, Romalı hatip ve devlet adamı Çiçero'nun yazışmalarında da yer almaları.</p>

<p>Çiçero, MÖ 50 yılında dostu Attikus'a yazdığı mektupta, onun için Rhosus'tan seramik kaplar sipariş ettiğini anlatıyor. Bu yazışma, bölgede üretilen sofra kaplarının Roma dünyasında tanındığını ve tercih edildiğini gösteriyor.</p>

<p>Adrasan batığında bulunan seramiklerin Rhosus üretimiyle ilişkilendirilmesi, kazıyı antik kaynaklarda adı geçen bu ürünlerin deniz ticaretindeki yerini anlamak açısından da önemli kılıyor.</p>

<p><strong>2.100 yıl boyunca koruyan kil</strong></p>

<p>Batıktaki tabak ve kaselerin günümüze iyi durumda ulaşmasının ardında, yükleme sırasında uygulanan bir yöntem bulunuyor.</p>

<p>Seramikler ahşap sandıklara yerleştirilmeden önce aralarına kil konuldu. Bu uygulama, gemi batarken eserlerin kırılmasını önleyerek binlerce yıl boyunca korunmalarına yardımcı oldu. Denizden çıkarılan tabak ve kaseler, dönemin işçiliğini ve biçim özelliklerini bugün de gözler önüne seriyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Antakya'dan İtalya'ya uzanan ticaretin izleri</strong></p>

<p>Gemide bulunan Antakya kökenli MÖ 1. yüzyıl sikkeleri, batığın tarihlendirilmesine ışık tutuyor. Bulgular, geminin MÖ 1. yüzyılın ortalarında Antakya, Ege, Yunanistan ve İtalya kıyıları arasındaki ticaret ağı içinde faaliyet gösterdiğine işaret ediyor.</p>

<p>Arsuz'dan yola çıktığı düşünülen geminin, muhtemelen Roma'ya doğru ilerlerken fırtına sırasında bir sığlığa çarparak battığı tahmin ediliyor.</p>

<p>Adrasan açıklarındaki batıkta, sualtı arkeologlarının robotların da desteğiyle yürüttüğü kazı çalışmaları devam ediyor.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>PİHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/akdenizde-batiktan-2100-yillik-sofra-takimi-cikti</guid>
      <pubDate>Mon, 28 Sep 2026 11:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/uploads/2026/09/akdenizde-batiktan-2100-yillik-sofra-takimi-cikti.webp" type="image/jpeg" length="24663"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[GÜNÜMÜZDE YAĞLI KARACİĞERE BAĞLI SİROZ ARTIYOR]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/gunumuzde-yagli-karacigere-bagli-siroz-artiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/gunumuzde-yagli-karacigere-bagli-siroz-artiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son yıllarda sağlıksız yaşam alışkanlıklarının etkisiyle karaciğer hastalıklarının görülme sıklığı bariz şekilde artıyor...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Son yıllarda sağlıksız yaşam alışkanlıklarının etkisiyle karaciğer hastalıklarının görülme sıklığı artarken, ileri görüntüleme yöntemleri sayesinde, daha önce fark edilemeyen kitle ve lezyonlar artık daha sık ve ayrıntılı şekilde saptanabiliyor. Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Organ Nakli Merkezi'nden Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Tonguç Utku Yılmaz, 'Geçmişte, yapısal özellikleri iyice kötüleşen ve belirli bir boyutun üzerinde olan karaciğer lezyonları fark edilebiliyordu. Bu gecikmeli farkındalık, toplumda 'karaciğerde kitle varsa kötüdür' önyargısının oluşmasına neden olmuştur. Oysa her kitle, kanser anlamına gelmemekte, doğru tanı için hastanın bütüncül şekilde değerlendirilmesi gerekmektedir' diyor. Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Yılmaz, karaciğerde kitleye yol açabilen etkenleri anlattı, doğru tanı ve erken tedaviye yönelik önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.</p>

<p>Son yıllarda sağlıksız yaşam alışkanlıklarının etkisiyle karaciğer hastalıklarının görülme sıklığı artarken, ileri görüntüleme yöntemleri sayesinde, daha önce fark edilemeyen kitle ve lezyonlar artık daha sık ve ayrıntılı şekilde saptanabiliyor. <strong>Acıbadem Üniversitesi Atakent Hastanesi Organ Nakli Merkezi'nden Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Tonguç Utku Yılmaz</strong>, 'Geçmişte, yapısal özellikleri iyice kötüleşen ve belirli bir boyutun üzerinde olan karaciğer lezyonları fark edilebiliyordu. Bu gecikmeli farkındalık, toplumda 'karaciğerde kitle varsa kötüdür' önyargısının oluşmasına neden olmuştur. Oysa her kitle, kanser anlamına gelmemekte, doğru tanı için hastanın bütüncül şekilde değerlendirilmesi gerekmektedir' diyor. Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Yılmaz, karaciğerde kitleye yol açabilen etkenleri anlattı, doğru tanı ve erken tedaviye yönelik önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.</p>

<p>Vücuda giren toksik maddelerin ve enfeksiyonların temizlenmesinden yağ, şeker ve proteinlerin sentezlenip yönetilmesine dek çok sayıda kritik görev üstlenen karaciğer, vücudun adeta bekçisi gibi çalışıyor. Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Tonguç Utku Yılmaz 'Karaciğer'in görevlerini düşününce onun ne kadar mucizevi organ olduğunu anlıyoruz. Karaciğer fonksiyon ve yapı olarak çok dinamiktir. Hasar aldığında kendini hızla yenileyebilir. Bu özelliği sayesinde karaciğer cerrahisinde çok büyük karaciğer parçaları çıkarılabiliyor ve karaciğer kendisini tekrar eski boyutuna ulaştırabiliyor' diyor.</p>

<p><strong>Günümüzde yağlı karaciğere bağlı siroz daha sık görülüyor</strong></p>

<p>Son yıllarda sağlıksız yaşam alışkanlıkları ve çevresel faktörlerin de etkisiyle karaciğer hastalıklarının görülme sıklığının arttığına dikkat çeken Doç. Dr. Yılmaz şöyle konuşuyor: 'Özellikle alkol tüketimi, toksik maddeler, sağlıksız beslenme, hareketsizlik ve çağımızın hastalığı obezite karaciğerde hasar oluşturabilmektedir. Daha önceki yıllarda Hepatit B ve Hepatit C gibi hastalıklara bağlı siroz vakaları daha çok görülürken, günümüzde yağlı karaciğere bağlı siroz daha sık görülmektedir. Sebebini bilmediğimiz adına 'kriptojenik karaciğer siroz' dediğimiz bir siroz daha var. Kriptojenik siroz vakaları da artış göstermektedir. Her ne kadar sebep net olmasa da, katkılı besinler, pestisitler ve kimyasal maddelerin karaciğer hasarından sorumlu olduğu düşünülüyor. Bu nedenle sağlıklı beslenmek, zararlı alışkanlıklardan uzak durmak ve spor yapmak karaciğer sağlığı açısından önem taşımaktadır.'</p>

<p><strong>Her kitle kanser değil!</strong></p>

<p>Teknolojideki hızlı gelişmenin etkisiyle karaciğerde artık çok daha fazla lezyonun görülebilir ve ayırt edilebilir hale geldiğini belirten Doç. Dr. Yılmaz, her kitlenin kanser anlamına gelmediğini vurgulayarak, sözlerine şöyle devam ediyor: 'Karaciğerin dinamik ve çok yönlü yapısı onun hormon, enfeksiyon, toksik madde gibi dış etkenlere bağlı bazı değişiklikler göstermesine neden olabiliyor. İşte karaciğer lezyonlarının bir bölümü bu faktörlere bağlı olarak oluşabiliyor. Önceleri yapısal özellikleri belirginleşen ve belirli bir boyutun üzerinde olan karaciğer lezyonları fark edilebiliyordu. Bu gecikmeli farkındalık, toplumda karaciğerde kitle varsa kötüdür önyargısının oluşmasına neden olmuştur. Gelişen teknoloji sayesinde artık çok daha fazla lezyonu görebiliyor ve ayırt edebiliyor hale geldik. Bu noktadan bakınca aslında karaciğerin iyi huylu lezyonları kötü huylu lezyonlardan daha fazladır.'</p>

<p><strong>Karaciğerde her kitle kötü huylu değil! </strong></p>

<p>Karaciğer hastalıklarının tanı ve tedavisinde tek bir yöntemin geçerli olmadığını, çünkü karaciğerde her bir lezyonun veya hastalığın kendine özgü yapısı ve davranışı olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Yılmaz 'Ek hastalıklar, hastalığın bulgusu, lezyonun özellikleri, risk faktörleri ve lezyonun yerleşimine göre tetkik planlaması yapılmaktadır. Bazı durumlarda karaciğer kitlelerine yaklaşım için konseyde Radyoloji, Onkoloji, Hepatoloji, Genel Cerrahi, Organ Nakli ve Girişimsel Radyoloji ile birlikte ortak karar vermek gerekebilmektedir. Karaciğer lezyonlarında ekip çalışması çok önemlidir' diyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Hastaya bütüncül yaklaşım önemli!</strong></p>

<p>İyi huylu olduğu belirlenen ve hastaya risk oluşturmayan kitlelerde takip yeterli olabilirken, kitlenin özellikleri, hastanın risk faktörleri, eşlik eden hastalıkları ve yaşam tarzı tedavi kararını değiştirebiliyor. Doç. Dr. Yılmaz 'Hastaya bütüncül yaklaşmak gerekiyor. Konu sadece kitle değil, hastadır. Örneğin, doğum kontrol hapı kullanımı ile oluşan veya boyut artışı gösteren karaciğer kitleleri olan bir hastada bütüncül yaklaşımımız sebebe yönelik olmalıdır. Karaciğer kitlesi iyi huylu olsa da, doğum kontrol hapı yerine farklı korunma önerilmelidir.'</p>

<p><strong>Her kitlede biyopsi gerekmiyor!</strong></p>

<p>Günümüzde yapay zekanın tıpta da birçok alanda yol gösterici ve yardımcı olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Yılmaz 'Yapay zeka sayesinde artık Radyoloji tetkikleri o kadar ilerledi ki, biyopsiye gerek kalmadan doku yapısı ile ilgili ayrıntılı cevaba ulaşılabilmektedir. Radyolojinin diğer faydası ise; o dokunun yapısı değil fonksiyonu hakkında da bilgi verebilmesidir. O doku nasıl fonksiyon gösteriyor, ne kadar aktif, çevre ile ilişkisi nasıl? Bu, dokuya isim vermekten daha fazla öneme sahiptir. Biyopsi lezyonun yerine göre kendine özgü riskleri de barındırmaktadır. Damarların yanında derinde olan dokudan biyopsi yapmak bazen kanama riski taşıyabilmektedir. Bu nedenle biyopsi altın standart olarak görülmemelidir. Her tetkikin yeri ve zamanı vardır' diyor.</p>

<p></p>

<p style="text-align:justify"></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>KAHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/gunumuzde-yagli-karacigere-bagli-siroz-artiyor</guid>
      <pubDate>Mon, 28 Sep 2026 10:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/uploads/2026/09/karaciger-yaglanmasi.jpeg" type="image/jpeg" length="38969"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SAĞLIK ARACILARI SAHAYA ÇIKIYOR]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/saglik-aracilari-sahaya-cikiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/saglik-aracilari-sahaya-cikiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Erken yaşta ve zorla evliliklerin önlenmesi amacıyla İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu (UNFPA) iş birliğinde Sağlık Aracısı Modeli başlatılıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Erken yaşta ve zorla evliliklerin önlenmesi amacıyla İzmir Büyükşehir Belediyesi ve Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu (UNFPA) iş birliğinde Sağlık Aracısı Modeli başlatılıyor. Yurttaşlardan oluşan Sağlık Aracıları, kapsamlı eğitimlerin ardından pilot bölgelerde sahaya çıkarak risk altındaki bireyleri uygun hizmetlere yönlendirecek.</p>

<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi ile UNFPA iş birliği doğrultusunda hayata geçirilen Sağlık Aracısı Modeli, erken yaşta ve zorla evliliklerin önlenmesi için çalışacak. Kentsel Adalet ve Eşitlik Şube Müdürlüğü koordinasyonunda başlatılan çalışmalar, Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı ile Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı tarafından belirlenen Basmane bölgesi ve Ferahlı ile Ulubatlı mahallelerinde uygulanacak. Saha çalışması öncesi, Sağlık Aracılarına UNFPA eğitmenleri tarafından eğitimler verildi. Sağlık Aracıları, sosyoekonomik eşitsizliklerin yoğun olduğu bölgelerde yaşayan yurttaşların sağlık, eğitim ve sosyal hizmetlere erişimini güçlendirip, risk altındaki çocuk ve aileleri erken dönemde tespit edecek ve uygun hizmetlere yönlendirecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Güvene dayalı köprü görevi görecekler</strong></p>

<p>Model kapsamında Sağlık Aracıları, ailelerle güvene dayalı iletişim kurarak çocuk yaşta evliliklerin sağlık, eğitim ve sosyal sonuçları konusunda farkındalık oluşturacak. Kadın ve erkek gruplarına yönelik bilgilendirme çalışmaları yürütülerek, bireylerin hukuki haklar ve toplumsal cinsiyet eşitliği konularında bilinçlendirilmeleri sağlanacak. İhtiyaç duyan bireyler psiko sosyal destek, eğitim ve koruma mekanizmalarına yönlendirilerek ilgili kurumlarla koordinasyon içinde vaka takibi gerçekleştirilecek. Eğitimini sürdüren ve meslek sahibi olan genç kadınların başarı hikâyeleri görünür kılınarak toplumsal dönüşüme katkıda bulunulacak. Sağlık Aracıları, denetleyici bir rol üstlenmek yerine topluluk ile kamu kurumları arasında güvene dayalı bir köprü görevi görecek.</p>

<p><strong>Proje kente yayılacak</strong></p>

<p>Kentsel Adalet ve Eşitlik Şube Müdürlüğü'nde eğitmen olarak görev yapan Elmas Köçkün, 'Sağlık Aracıları Modeli'ni İzmir'de uygulamaya başlıyoruz. İzmir çok göç alan büyük bir şehir. Erken yaşta zorla evlilikler, çoğunlukla sağlık, eğitim ve sosyal hizmetlere erişimde engellerle karşılaşan bireylerin yaşadığı mahallelerde yapılıyor. Dolayısıyla UNFPA'nın çalışmasını İzmir'le buluşturmaya karar verdik. Bu kapsamda Ferahlı ve Ulubatlı mahalleleri ile Basmane bölgesini pilot olarak belirledik. Sağlık Aracılarımız da toplumun içinden gelen, hanelere rahat girip çıkabilecek, risk analizini yapabilecek ve bizi bu konuda bilgilendirebilecek kişilerden oluşuyor. Sağlık Aracılarımıza ve projede çalışacak personelimize üç günlük kapsamlı bir eğitim verdik. Bu model, toplumun kendini eğittiği ve beslediği bir süreç olacak. Çalışmayı daha sonra kent genelinde yaygınlaştırmayı düşünüyoruz. Yani aslında aktif ve katılımcı bir yurttaş yaratmaya çalışıyoruz' bilgisini verdi.</p>

<p><strong>'Sesimizi duyurmaya çalışacağız'</strong></p>

<p>Sağlık Aracısı olmak için eğitimlere katılan Hüsniye Çoban, 'Böyle bir projeye dahil olacağımız için çok mutlu olduk, çok heyecanlandık. Eğitimlerde erken yaşta evlilikten doğan sorunları öğrendik ve bilinçlendik. Çok güzel bilgiler ediniyoruz. Yakın zamanda sahaya çıkacağız. Gücümüzün yettiği yere kadar sesimizi duyurmaya çalışacağız. Erken yaşta evlilikleri çevremizde görüyoruz ve 'hayır' diyoruz. Özellikle kız çocuklarımızı okutalım, eğitelim' dedi.</p>

<p><strong>'Önce ailelerin bilinçlenmesi gerekiyor'</strong></p>

<p>Eğitimlerde yer alan Oğuzhan İlikçi ise Ferahlı Mahallesi'nde oturduğunu belirterek 'Ben Roman'ım. Bu projeye destek olmak istedim çünkü çevremde de erken evlenen birçok arkadaşım var. Hem maddi hem de manevi olarak zor bir süreç yaşıyorlar. Aldığımız eğitimlerde, erken evliliklerin sadece Roman toplumlarında değil, birçok farklı kültürde olabildiğini öğrendim. Erken yaşta evliliğin özellikle kadın sağlığı konusunda pek çok problem yarattığını öğrenmek, bu projeye dâhil olmamdaki motivasyonumu artırdı. Sahaya çıktığımızda risk barındıran hanelere ulaşmak istiyoruz. Önce ailelerin bilinçlenmesi gerekiyor' diye konuştu.</p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>KAHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/saglik-aracilari-sahaya-cikiyor</guid>
      <pubDate>Mon, 28 Sep 2026 09:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/uploads/2026/09/saglik-aracilari-sahaya-cikiyor.webp" type="image/jpeg" length="31904"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ÜNLÜ ŞEFLER BAŞKENTİN LEZZET HARİTASINI ÇIKARDI]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/unlu-sefler-baskentin-lezzet-haritasini-cikardi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/unlu-sefler-baskentin-lezzet-haritasini-cikardi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ankara Kültür Yolu Festivali'nin gastronomi programında başkentin mutfak kültürü farklı bakış açılarıyla ele alındı...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından düzenlenen Ankara Kültür Yolu Festivali, başkentin kuşaktan kuşağa aktarılan köklü mutfak kültürünü, yıllardır aynı tarifleri ve üretim geleneklerini yaşatan geleneksel işletmeleri de kapsayan 60 Lezzet Noktasıyla gastronomi meraklılarının keşfine sundu.</p>

<p>Ankara Kültür Yolu Festivali'nin gastronomi programında başkentin mutfak kültürü farklı bakış açılarıyla ele alındı. Programa <strong>Şef Mehmet Yalçınkaya</strong> ev sahipliği yaparken; <strong>akademisyen şef Asuman Kerkez, Şef Doğa Çitçi, Şef Sezai Ömer Erdoğan, Şef Zeki Açıköz, Şef Kemal Can Yurttaş, Tarım, Gıda ve Yemek Kültürü Araştırmacısı Kübra Yüzüncüyıl, yemek kültürü yazarı Aylin Öney Tan, Şef Bedrettin Aydoğdu</strong> ve <strong>Şef Gökhan Aksoy</strong> da konuk isimler olarak katkı sundu.</p>

<p>Festival kapsamında oluşturulan Lezzet Noktaları üzerinden Ankara'nın farklı yemekleri, ürünleri ve mutfak gelenekleri mercek altına alındı. Ankara tava, Ankara döneri ve Ankara simidinin yanı sıra Beypazarı güveci, Çubuk turşusu, İnceğiz çorbası, öllüğün körü, efelek sarması ve bazlama gibi yöresel tatlar gastronomi rotasının öne çıkan durakları arasında yer aldı. Beypazarı havucu, Çubuk vişnesi ve Ankara armudu gibi yerel ürünler de başkentin sofrasını şekillendiren değerler arasında öne çıktı.</p>

<p><strong>'ANKARA'YA GELEN HERKES KENDİNE UYGUN BİR LEZZET NOKTASI BULABİLİR'</strong></p>

<p>Festivalin gastronomi programına ev sahipliği yapan <strong>Şef Mehmet Yalçınkaya</strong>, Ankara'daki Lezzet Noktalarının tarihi işletmelerden farklı konseptlerdeki restoranlara uzanan geniş bir seçki sunduğunu belirterek, 'Ankara'ya gelen herkes kendinden bir şeyler bulabilir' dedi.</p>

<p>Ankara mutfağının karakterini kentin kendi ürünlerinin belirlediğine dikkat çeken Yalçınkaya, bölgedeki tarımsal üretimin büyük ölçüde yağmurla beslenen topraklarda gerçekleştiğini ve bunun ürünlerin doğal yapısına yansıdığını anlattı. Et ve hamur işlerinin ağırlıkta olduğu kent mutfağında başka şehirlerde daha az karşılaşılan lezzetlerin de bulunduğunu vurgulayan ünlü şef; erkeç pastırması, yöresel üzümler, turşular ve meyvelerin yanı sıra kaliteli et üretiminin de Ankara'nın gastronomik kimliğinde önemli bir yere sahip olduğunu söyledi. Sakatatın da Ankara mutfağında başarılı biçimde değerlendirildiğinin altını çizdi.</p>

<p>Lezzet Noktalarının kenti ziyaret edenler için adeta bir gastronomi rehberi niteliği taşıdığını ifade eden Yalçınkaya, ziyaretçilerin 'Nerede iyi yemek yiyebilirim?' sorusuna bu seçkiyle kolaylıkla yanıt bulabileceğini belirtti. Adreslerin deneyimli bir kurul tarafından belirlendiğine de dikkat çekti.</p>

<p>Yalçınkaya, gastronomiye verilen destek dolayısıyla <strong>Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy'a, TGA'ya ve projede emeği geçenlere</strong> teşekkür etti.</p>

<p><strong>1956'DAN BUGÜNE ANKARA TAVA'NIN DEĞİŞMEYEN ADRESİ</strong></p>

<p><strong>Boğaziçi Lokantası 3. kuşak işletmecisi Sefa Boyacıoğlu</strong>, Ankara'ya ilk kez gelenlere özellikle Ankara tavayı önerdi.</p>

<p>Lokantanın spesiyali olan Ankara tavanın orijinal tarifini koruduklarını söyleyen Boyacıoğlu, Ankara tavanın dışarıdan pirinç pilavı ve kuzu etiyle hazırlanmış basit bir yemek gibi göründüğünü ama hazırlık sürecinin oldukça zahmetli olduğunu söyledi. Yemeğin yaklaşık 3,5-4 saat süren bir hazırlık ve pişirme aşamasından geçtiğini, haşlama, fırınlama ve kızartma gibi farklı işlemlerin uygulandığını anlattı.</p>

<p>Boyacıoğlu, Lezzet Noktası projesinin Ankara'nın gastronomisini keşfetmek isteyen ziyaretçiler için önemli bir rehber niteliği taşıdığını belirterek, proje sayesinde işletmelerin hem kendi ürünlerini hem de kentin yerel lezzetlerini daha geniş kitlelere tanıtma imkanı bulduğunu ifade etti.</p>

<p><strong>ANKARA DÖNERİNİN SIRRI: KUZU ETİ VE 24 SAATLİK HAZIRLIK</strong></p>

<p><strong>Meydan 1957 Döner'in 2. kuşak işletmecisi Hüseyin Özercan</strong>, Ankara'nın öne çıkan lezzetlerinden dönerin kendine özgü hazırlanışını anlattı. Ankara dönerini diğer örneklerden ayıran temel unsurun kullanılan et olduğunu söyleyen Özercan, dönerde bir yaşını geçmemiş erkek kuzu etinin tercih edildiğini ifade etti. Etlerin bir gün önceden temizlenerek sinirlerinden ayrıldığını ve domates ile soğan suyundan hazırlanan terbiyeye yatırıldığını belirten Özercan, terbiyede süt veya yoğurt kullanılmadığını, dönerin 24 saat dinlendirildiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ankara mutfağında dönerin yanı sıra Ankara simidi ve Ankara tavanın da önemli bir yere sahip olduğunu belirten Özercan, Lezzet Noktası projesinin Ankara'nın yerel yemeklerini hem şehir dışından gelenlere hem de kendi kentinin mutfak kültürünü yakından tanımayan Ankaralılara anlatmak açısından önemli olduğunu ifade etti.</p>

<p><strong>'ANKARA SİMİDİ, ANKARA TAVA VE ANKARA DÖNERİ İLK ÜÇTE'</strong></p>

<p><strong>Funda Pastanesi 5. kuşak işletmecisi Bartu Tarakçı</strong>, Ankara'ya ilk kez gelenlere üç lezzet önerdi. Tarakçı'nın listesinde ilk sırada Ankara simidi ve ayran, ardından Ankara tava ve Ankara döneri yer aldı.</p>

<p>Ankara simidinin hazırlanışında taş tabanlı fırının önemine dikkat çeken Tarakçı, bu yöntemin simidin gevrek ve çıtır yapısını korumasına yardımcı olduğunu söyledi. Pekmezin yakılmasıyla ortaya çıkan aromanın da simide karakteristik lezzetini verdiğini ifade etti. İşletmede en çok tercih edilen ürünler arasında moy pasta, çilekli milföy, profiterol ve sütlü tatlıların bulunduğunu belirten Tarakçı, moy pastanın un kullanılmadan hazırlanan ve işletmeye özgü bir tarif olduğunu anlattı. Ürünlerde klasik reçetelere bağlı kalmaya özen gösterdiklerini söyleyen Tarakçı, kremayı toz ürün yerine sütten hazırladıklarını, sütlü tatlılarda da geleneksel yöntemleri koruduklarını belirtti.</p>

<p>Tarakçı, Lezzet Noktası projesinin yerel işletmelerin ve Ankara markalarının daha fazla tanınmasına katkı sağlayacağını ifade ederek projeyi desteklediklerini söyledi.</p>

<p><strong>BEYPAZARI GÜVECİNDEN ANKARA DÖNERİNE: 'HAMMADDE İYİYSE YEMEĞİN DE KENDİNE HAS BİR LEZZETİ OLUYOR'</strong></p>

<p><strong>Nakia Restoran Şefi Sercan Arslan</strong>, Ankara mutfağında kullanılan ürünlerin kentin gastronomik kimliğinin temel unsurlarından biri olduğunu belirtti. Ankara'ya gelenlerin özellikle Ankara simidi, Beypazarı güveci ve Ankara dönerini denemesini öneren Arslan, bu ürünlerin kentin mutfak kültürünü tanımak açısından öne çıktığını söyledi.</p>

<p>Beypazarı havucu, erişte, Beypazarı kurusu ve Ayaş domatesi gibi ürünlerin kalitesine dikkat çeken Arslan, iyi hammaddelerin Ankara mutfağının güçlü taraflarından biri olduğunu ifade etti.</p>

<p>Kendi mutfaklarında da farklı bölgelerden seçilmiş ürünleri kullandıklarını belirten Arslan, ziyaretçilere yalnızca yemek değil, farklı bir gastronomi deneyimi sunmayı amaçladıklarını dile getirdi. Ankara'nın gastronomi potansiyelinin daha görünür hale gelmesi gerektiğini belirten Arslan, Lezzet Noktası gibi projelerin restoranların ve yerel ürünlerin tanınırlığı açısından önemli bir katkı sunduğunu söyledi.</p>

<p><strong>ANKARA'NIN LEZZET HARİTASINDA 60 DURAK</strong></p>

<p>Ankara'nın gastronomi rotası, şehir merkezinin yanı sıra ilçelerde sürdürülen üretim ve mutfak geleneklerini de aynı çatı altında bir araya getiriyor. Festival kapsamında oluşturulan <strong>60 Lezzet Noktası</strong>, ziyaretçilere Ankara'nın farklı tatlarını ve bu tatların arkasındaki yerel üretim kültürünü keşfetme imkanı sunuyor.</p>

<p>Ankara tava ve Ankara dönerinden Ankara simidine; Beypazarı güvecinden 80 katlı baklavaya; Çubuk turşusundan İnceğiz çorbasına kadar uzanan seçkide hem günlük sofralarda yaşayan yemekler hem de özel hazırlama teknikleriyle öne çıkan ürünler bulunuyor.</p>

<p><strong>Lezzet Noktaları</strong>, Ankara'ya gelen ziyaretçilere 'ne yenir?' sorusunun ötesinde, başkentin mutfağını oluşturan ürünleri, işletmeleri ve farklı ilçelerde yaşayan yemek kültürünü takip edebilecekleri bir rota sunuyor.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>KAHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/unlu-sefler-baskentin-lezzet-haritasini-cikardi</guid>
      <pubDate>Mon, 28 Sep 2026 09:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/uploads/2026/09/unlu-sefler-baskentin-lezzet-haritasini-cikardi.webp" type="image/jpeg" length="29086"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TİKA, GÜNEY AFRİKA'DA ÖZEL ÇOCUKLARIN YANINDA]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/tika-guney-afrikada-ozel-cocuklarin-yaninda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/tika-guney-afrikada-ozel-cocuklarin-yaninda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), Güney Afrika Cumhuriyeti'nde özel gereksinimli çocuklar için kapsayıcı ve erişilebilir bir oyun alanını hayata geçirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), Güney Afrika Cumhuriyeti'nde özel gereksinimli çocuklar için kapsayıcı ve erişilebilir bir oyun alanını hayata geçirdi.</p>

<p>Cape Town'un Mfuleni bölgesinde 2008 yılından bu yana fiziksel, görme, işitme ve zihinsel engelleri ile otizm spektrum bozukluğu bulunan 33 çocuğa eğitim, bakım ve terapi desteği sağlayan Lonwabo Engelli Çocuklar Evi'nin açık alanı TİKA tarafından tamamen yenilendi.</p>

<p>Proje kapsamında tekerlekli sandalye kullanımına uygun zemin ve yürüyüş yolları inşa edilirken; kapsayıcı oyun ekipmanları, dokunsal ve duyusal paneller ile otizmli çocukların ihtiyaçlarına yönelik sakinleşme alanları oluşturuldu. Tamamlanan oyun alanının, merkezdeki öğrencilerin yanı sıra çevre bölgelerde yaşayan engelli çocuklara da hizmet vermesi planlanıyor.</p>

<p>Projenin açılış törenine Batı Cape Bölgesi Sosyal Kalkınma Bakanı Wendy Kaizer Philander, T.C. Cape Town Başkonsolosu Yonca Sunel, TİKA Güney Afrika Koordinatör Yardımcısı Dilek Sayın, merkez yetkilileri, öğrenciler ve aileleri katıldı.</p>

<p>TİKA tarafından hayata geçirilen oyun alanıyla, özel gereksinimli çocukların güvenli ve erişilebilir bir ortamda akranlarıyla bir araya gelerek motor, bilişsel ve sosyal becerilerini geliştirmelerine katkı sağlanması hedefleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>KAHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/tika-guney-afrikada-ozel-cocuklarin-yaninda</guid>
      <pubDate>Sun, 27 Sep 2026 21:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/uploads/2026/09/tika-guney-afrikada-ozel-cocuklarin-yaninda.webp" type="image/jpeg" length="95053"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ULUSLARARASI ANTALYA GİTAR FESTİVALİ 15. YILINDA]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/uluslararasi-antalya-gitar-festivali-15-yilinda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/uluslararasi-antalya-gitar-festivali-15-yilinda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'nin gitar dalında en uzun soluklu festivali olma özelliğini taşıyan festival, üç gün boyunca dünyaca tanınan gitaristleri Antalyalı'larla buluşturacak.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Muratpaşa Belediyesi ve ODTÜ Antalya Mezunlar Derneği iş birliğiyle bu yıl 15'incisi düzenlenen Uluslararası Antalya Gitar Festivali, Türkan Şoray Kültür Merkezi'nde kapılarını açtı. Türkiye'nin gitar dalında en uzun soluklu festivali olma özelliğini taşıyan festival, üç gün boyunca dünyaca tanınan gitaristleri Antalyalı sanatseverlerle buluşturacak.</p>

<p>Sanat yönetmenliğini klasik gitarın değerli virtüözlerinden Ahmet Kanneci'nin üstlendiği festivalin açılış gecesinde, Kanneci'nin öğrencisi olarak başladığı müzik yolculuğunu uluslararası yarışmalarda elde ettiği birinciliklerle sürdüren klasik gitarist ve akademisyen Eren Süalp sahne aldı.</p>

<p>Ayrıca ODTÜ Antalya Mezunlar Derneği bünyesinde eğitim gören öğrenciler, gerçekleştirdikleri dans gösterisiyle geceye renk kattı.</p>

<p><strong>'15 YILDIR ANTALYA'NIN SANAT HAYATINA DEĞER KATIYOR'</strong></p>

<p>Uluslararası Antalya Gitar Festivali'nin 15'inci yılını birlikte kutlamaktan büyük mutluluk duyduklarını ifade eden Muratpaşa Belediye Başkan Vekili Canan Keleş açılış konuşmasında şöyle konuştu:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>'Uluslararası Antalya Gitar Festivali'mizin 15'incisini hayata geçirmekten büyük bir mutluluk duyuyoruz. Gitarın evrensel diliyle farklı ülkelerden ve farklı kültürlerden sanatçıları Antalya'da buluşturan festivalimiz, on beş yıldır kentimizin sanat hayatına önemli değerler katıyor. İnanıyoruz ki sanat, onu yaşatan insanların emeğiyle büyür ve kuşaktan kuşağa aktarılan büyük bir değere dönüşür.'</p>

<p><strong>'SANAT, YAPAY ZEKANIN EN BÜYÜK RAKİBİ'</strong></p>

<p>ODTÜ Antalya Mezunlar Derneği Başkanı Yıldırım Şimşek ise sanatın ve gençlerin desteklenmesinin önemine dikkat çektiği konuşmasında şunları söyledi:</p>

<p>'Yapay zekayı en önemli sanat geçecek. Sanat, yapay zekanın en büyük rakibi. O yüzden sizleri burada görmekten, yapay zekayı evde bırakıp cep telefonunuzla da vedalaşıp burada olmanızdan dolayı çok teşekkür ederim. Sanata daha çok değer verelim. Gençlerimize daha çok değer verelim, geleceğimize yatırım yapmaya devam edelim.'</p>

<p><strong>DÜNYACA ÜNLÜ GİTARİSTLER ANTALYA'DA</strong></p>

<p>Festivalin ikinci gecesinde klasik gitara 7 yaşında başlayıp henüz 14 yaşındayken profesyonel eğitimini tamamlayan, uluslararası yarışmalarda art arda birincilikler elde eden Fransız klasik gitarist Edith Pageaud sanatseverlerle buluşacak.</p>

<p>Festivalin final gecesinde ise yine klasik gitara 7 yaşında başlayan ve 12 yaşından itibaren verdiği konserlerle dikkatleri üzerine çeken, Andres Segovia, Ciudad de Coria ve Francisco Tarrega gibi prestijli uluslararası yarışmalarda birincilikler elde eden, İspanyol klasik gitar geleneğinin önemli temsilcilerinden David Martinez Garcia sahne alacak.</p>

<p>Üç gün boyunca devam edecek festival kapsamındaki konserler, her gün saat 20.00'de Türkan Şoray Kültür Merkezi'nde gerçekleştirilecek.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>KAHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Kültür-Sanat</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/uluslararasi-antalya-gitar-festivali-15-yilinda</guid>
      <pubDate>Fri, 25 Sep 2026 12:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/uploads/2026/09/uluslararasi-antalya-gitar-festivali-15-yilinda.webp" type="image/jpeg" length="84108"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[GENİTAL SİĞİL (KONDİLOM) NEDİR, NASIL TEDAVİ EDİLİR?]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/video/genital-sigil-kondilom-nedir-nasil-tedavi-edilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/video/genital-sigil-kondilom-nedir-nasil-tedavi-edilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gülgûn Feyman Budak, Dr Tayfun Budak'a sordu: "Kondilom nedir, nasıl bulaşır, nasıl tedavi edilebilir, aşısı var mıdır?"]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>KONDİLOM, özellikle genital bölgede yerleşen siğillere verilen isimdir. Condyloma Accuminata/Kondiloma Aküminata, Anogenital Wart/Anogenital Siğil olarak da ifade edilir.</p>

<p>En sık olarak CİNSEL TEMAS yolu ile bulaşır. Deriden deriye temas sırasında virüs vücuda derinin zayıf olduğu bir noktadan girmektedir. Tam bir cinsel ilişki olması gerekmez, sürtünme yoluyla bir münasebet veya oral seks ile de bulaşma olabilmektedir.</p>

<p>Kuluçka süresi birkaç haftadan 8-9 aya kadar sürebilir.</p>

<p>LOKAL ANESTEZİ ile yakılarak tedavi “en başarılı tedavi” metodudur. Lokal anestezi çok ince uçlu bir iğne ile yapıldığı için ACI DUYULMAZ.</p>

<p>Kondilomların deriden çıkıntılı olan bölümleri yakılarak alındıktan sonra mutlaka tabanları/KÖKLERİ de YAKILMALIDIR. Yaralar 1 hafta ile 10 gün içerisinde tamamen iyileşebilmektedir. MİKROSKOP ile müdahale gözle görülemeyecek kadar küçük olanlara da ulaşabilmemizi sağladığı için tedavinin etkinliğini artırır.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Özellikle kadınların “HPV AŞISI” olmalarında büyük fayda vardır. “9 YAŞINDAN İTİBAREN” kız çocuklarına aşı yapılması uygun görülmektedir. Kanımca bu aşı standart aşı takviminde yer almalı ve devlet tarafından karşılanmalıdır. Erkeklerde aşının faydası literatürde tartışmalı olsa da yine kanımca erkeklerin de aşı olmaları hastalığın bulaşmasına karşı bir direnç oluşturacaktır.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/video/genital-sigil-kondilom-nedir-nasil-tedavi-edilir</guid>
      <pubDate>Wed, 14 May 2025 13:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/fknDkaKzQZU/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="36378"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İKTİDARSIZLIK ve ED1000 TEDAVİSİ]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/video/iktidarsizlik-ve-ed1000-tedavisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/video/iktidarsizlik-ve-ed1000-tedavisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Üroloji Uzmanı Dr Tayfun Budak'a sorduk; İktidarsızlık nedir? Tedavisi nasıldır? ED1000 tedavisi nedir? Spermde kan görülmesi neye işaret eder, korkutucu mudur?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Üroloji Uzmanı Dr Tayfun Budak'a sorduk;</p>

<p>İktidarsızlık nedir?</p>

<p>Tedavisi nasıldır?</p>

<p>İktidarsızlığın ilaçla tedavisi var mıdır?</p>

<p>ED1000 tedavisi nedir?</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Spermde kan görülmesi neye işaret eder, korkutucu mudur?</p>

<p>Daha birçok sorumuzun yanıtı bu videoda...</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/video/iktidarsizlik-ve-ed1000-tedavisi</guid>
      <pubDate>Mon, 05 Aug 2019 14:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/uploads/2024/11/iktidarsizlik-video-kapak-resmi.jpg" type="image/jpeg" length="81153"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ERKEK ÇOCUK SAHİBİ AİLELERİN DİKKATİNE]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/video/erkek-cocuk-sahibi-ailelerin-dikkatine</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/video/erkek-cocuk-sahibi-ailelerin-dikkatine" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Üroloji Uzmanı Dr Tayfun Budak'a sorduk; Yenidoğan bir erkek bebekte karşılaşılabilecek genital hastalıklar nelerdir, anne-baba da çocuğunu muayene edebilir mi?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Üroloji Uzmanı Dr Tayfun Budak'a sorduk;</p>

<p>Yenidoğan bir erkek bebekte karşılaşılabilecek genital hastalıklar nelerdir, anne-baba da çocuğunu muayene edebilir mi?</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sünnet için ideal yaş kaçtır?</p>

<p>Cinsellik eğitimi ne zaman ve nasıl verilmelidir?</p>

<p>Daha birçok sorumuzun yanıtı bu videoda...</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/video/erkek-cocuk-sahibi-ailelerin-dikkatine</guid>
      <pubDate>Mon, 05 Aug 2019 13:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/uploads/2024/12/erkek-bebek-sorunlari.jpg" type="image/jpeg" length="71932"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TÜRK TOPRAKLARINDA GÖNDERE YUNAN BAYRAĞI ÇEKİLİYOR 2]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/video/turk-topraklarinda-gondere-yunan-bayragi-cekiliyor-2</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/video/turk-topraklarinda-gondere-yunan-bayragi-cekiliyor-2" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Milli Savunma Bakanlığı eski Genel Sekreteri Ümit Yalım tarafından yayımlanan Aydın Bulamaç Adası’nda, 06 Ağustos 2017’de yapılan Yunan bayrak töreninin video görüntüsüdür. Ne acıdır ki Türk topraklarında Yunan askerleri Yunan milli marşı eşliğinde her hafta göndere Yunan bayrağı çekiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/video/turk-topraklarinda-gondere-yunan-bayragi-cekiliyor-2</guid>
      <pubDate>Fri, 11 May 2018 18:20:24 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/images/video/AdsYz2.jpg" type="image/jpeg" length="53828"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TÜRK TOPRAKLARINDA GÖNDERE YUNAN BAYRAĞI ÇEKİLİYOR]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/video/turk-topraklarinda-gondere-yunan-bayragi-cekiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/video/turk-topraklarinda-gondere-yunan-bayragi-cekiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Milli Savunma Bakanlığı eski Genel Sekreteri Ümit Yalım tarafından yayımlanan Muğla Kalolimnoz Adası’nda, 14 Nisan 2017’de yapılan Yunan bayrak töreninin video görüntüsüdür. Ne acıdır ki Türk topraklarında Yunan askerleri Yunan milli marşı eşliğinde her hafta göndere Yunan bayrağı çekiyor...</p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/video/turk-topraklarinda-gondere-yunan-bayragi-cekiliyor</guid>
      <pubDate>Fri, 11 May 2018 17:59:31 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/images/video/VYDEO_1.jpg" type="image/jpeg" length="55391"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN AĞIR CEZAYA EVET ama KİMYASAL HADIM'a HAYIR!]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/video/en-agir-cezaya-evet-ama-kimyasal-hadima-hayir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/video/en-agir-cezaya-evet-ama-kimyasal-hadima-hayir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>EN AĞIR CEZAYA EVET ama KİMYASAL HADIM'a HAYIR!</strong></p>

<p>Çocuğa cinsel istismar suçuna ceza olarak önerilen kimyasal hadım nedir ve nasıl uygulanır? Üroloji Uzmanı Operatör Doktor Tayfun Budak, kimyasal hadım uygulamasını Ulusal Kanal'a anlattı.</p>

<p>Kimyasal hadım cezasında çocuk tacizcisi-cinsel istismar suçlusuna&nbsp;vücudundaki testosteron düzeyini düşürecek, hatta sıfırlayacak ilaçlar veriliyor. Tabii bu işlem öncesi bazı araştırmalar yapılması ve uygulanacak şahsın da etki ve yan etki açısından açıkça bilgilendirilmesi gerekiyor. Ayrıca bu işlemin de belli bir maliyeti var.&nbsp;</p>

<p>"Kimyasal hadıma hekim tek başına karar veremez" bu konuda sosyologların, psikiyatr ve psikologların, ürologların ve hukukçuların oluşturduğu çalışma grupları tarafından ciddi ön çalışmalar yapılması gerektiğini ifade eden Doktor Tayfun Budak bu uygulamanın kesin bir çözüm sağlamayacağını belirtiyor. Ayrıca suçlunun eczaneden alacağı testosteron iğnesini yaptırarak bu işlemin olumsuz etkisinden kurtulmaya çalışabileceğini belirten Budak özellikle Tıp biliminin cezalandırma amacıyla kullanılmasının doğru olmadığını ve tıbbın bir iyileştirme bilimi olduğunun da altını çiziyor.&nbsp;&nbsp;</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sorunun çözümünde eğitimin önemine vurgu yapan Budak, asıl "annesinin dizini gördüğünde tahrik olan, hamile kadının sokağa çıkmasını ayıplayan anlayışa karşı savaş açılması gerektiğini vurguluyor. İşte o açıklamalar...</p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/video/en-agir-cezaya-evet-ama-kimyasal-hadima-hayir</guid>
      <pubDate>Wed, 21 Feb 2018 18:10:40 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/images/video/en-agir-cezaya-evet-ama-kimyasal-hadim-a-hayir_9e889.jpg" type="image/jpeg" length="25921"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İŞTE GERÇEK KEDİ: "ASLA TRAFOYA GİRMEZ"]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/video/iste-gercek-kedi-asla-trafoya-girmez</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/video/iste-gercek-kedi-asla-trafoya-girmez" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<span style="font-size:16px"><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif">Bell, çok zeki bir kedicik! Bu şirin kedi, bakın kapıyı nasıl açıyor. Şükran Günü tatilinde babasına ziyarete giden Bell'in sahibi Salomon Garcia tatil dönüşünde bu görüntüleri yakaladı. İyi bir gözlemci olan kedi Bell aynen bir insan gibi kollarıyla kapıyı açarken onu gören Salomon da bu görüntüleri kaydetti. İşte bu şirin ve zeki kedinin hayrete düşüren görüntüleri.&nbsp;</span></span></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hayvanlar Alemi</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/video/iste-gercek-kedi-asla-trafoya-girmez</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Mar 2017 23:37:36 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/images/video/kedi.jpg" type="image/jpeg" length="37266"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[HALUK LEVENT'ten MÜTHİŞ KLİP: 'İZMİR MARŞI']]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/video/haluk-leventten-muthis-klip-izmir-marsi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/video/haluk-leventten-muthis-klip-izmir-marsi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<span style="font-size:16px"><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif">Ünlü sanatçı Haluk Levent, yayınladığı İzmir Marşı klibiyle büyük bir konferans salonunda orkestra eşliğinde İzmir Marşı'nı söyledi.<br />
<br />
Yayınlanan klibe Mustafa Kemal Atatürk'ten ve savaştan görüntüler de ekleyen Haluk Levent, videonun başında da dedesine "Sevgili Dedeme" diye atıfta bulundu.</span></span></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/video/haluk-leventten-muthis-klip-izmir-marsi</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Mar 2017 21:01:54 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/images/video/HALUK_LEVENT_YZMYR_MARYI.jpg" type="image/jpeg" length="17333"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ERDOĞAN KİMİ ÖPÜYOR?]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/foto-galeri/erdogan-kimi-opuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/foto-galeri/erdogan-kimi-opuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/foto-galeri/erdogan-kimi-opuyor</guid>
      <pubDate>Sat, 08 Oct 2016 00:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/images/album/112_1.jpg" type="image/jpeg" length="96488"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ÖCALAN'a DESTEK VEREN SELÇUK EREZ DERHAL İSTİFA ETMELİDİR]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/video/ocalana-destek-veren-selcuk-erez-derhal-istifa-etmelidir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/video/ocalana-destek-veren-selcuk-erez-derhal-istifa-etmelidir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><strong><span style="font-size: 16px;"><span style="font-family: Verdana;">ÖCALAN'a DESTEK VEREN SELÇUK EREZ DERHAL İSTİFA ETMELİDİR<br />
<br />
</span></span></strong><span style="font-size: 16px;"><span style="font-family: Verdana;">Bilindiği üzere geçtiğimiz günlerde DTK, HDK, KJA, DBP ve HDP gibi PKK yandaşı örgütlerin “Çözüm süreci için  tecrit kaldırılsın!” bahanesiyle  Abdullah Öcalan ile görüşme talebinde bulunmak maksadıyla Diyarbakır’da başlattıkları açlık grevinde İstanbul Tabip Odası Başkanı Selçuk Erez’in Öcalan ve PKK’ya verdiği açık destek hekimler arasında infiale yol açmıştı. Kamuoyunda yaygın eleştirilere uğrayan Erez'e bir protesto da 22 Eylül 2016 Perşembe günü Cağaloğlu'ndaki İstanbul Tabip Odası'nın önünde gerçekleştirilmiş ve önemli isimlerden oluşan bir grup doktor adında okunan bildiride Erez istifaya davet edilmişti.<br />
<br />
</span></span><span style="font-family: Verdana; font-size: 16px;">Abdullah Öcalan'ı destekleyen tutumuyla kamuoyunda yaygın eleştirilere maruz kalan İstanbul Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Selçuk Erez, Gülgûn Feyman Budak'ın Ulusal Kanal'da yayımlanan Nasıl Yani programında Vatan Partisi İstanbul İl Yönetim Kurulu Üyesi ve İstanbul Hekim Bürosu Başkanı Op. Dr. Tayfun Budak ile SSK İstanbul Eski İl Müdürü Uz. Dr. Hikmet Çevik tarafından kınanarak istifaya çağrıldı. İşte o programın tam süreli video kaydı...</span></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/video/ocalana-destek-veren-selcuk-erez-derhal-istifa-etmelidir</guid>
      <pubDate>Sun, 25 Sep 2016 18:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/images/video/ocalan-a-destek-veren-selcuk-erez-derhal-istifa-etmelidir_2cf79.jpg" type="image/jpeg" length="88600"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[BARTIN SELE TESLİM OLDU]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/foto-galeri/bartin-sele-teslim-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/foto-galeri/bartin-sele-teslim-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/foto-galeri/bartin-sele-teslim-oldu</guid>
      <pubDate>Sat, 13 Aug 2016 12:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/images/album/BARTINDA_SEL_1_1.jpg" type="image/jpeg" length="92825"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İŞTE KAPATILAN DERNEK, HASTANE, OKUL ve SENDİKALARIN LİSTESİ]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/foto-galeri/iste-kapatilan-dernek-hastane-okul-ve-sendikalarin-listesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/foto-galeri/iste-kapatilan-dernek-hastane-okul-ve-sendikalarin-listesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/foto-galeri/iste-kapatilan-dernek-hastane-okul-ve-sendikalarin-listesi</guid>
      <pubDate>Sat, 23 Jul 2016 13:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/images/album/KYLYT.jpg" type="image/jpeg" length="32360"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SİSİ'den YUNANİSTAN'da DARBE PROTESTOSU]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/foto-galeri/sisi-den-yunanistan-da-darbe-protestosu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/foto-galeri/sisi-den-yunanistan-da-darbe-protestosu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/foto-galeri/sisi-den-yunanistan-da-darbe-protestosu</guid>
      <pubDate>Thu, 21 Jul 2016 15:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/images/album/625_313_sisi_yunanistan.jpg" type="image/jpeg" length="11260"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[BAKIN MİT'e NASIL SALDIRMIŞLAR!]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/video/bakin-mite-nasil-saldirmislar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/video/bakin-mite-nasil-saldirmislar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<span style="font-family: Verdana;"><span style="font-size: 16px;">Paralel yapının darbe girişiminde bulunduğu gece MİT'e ilk saldırı, binanın ana giriş kapısından yapılmış. 15 Temmuz Cuma gecesi saat 22.00 civarında başlayan FETÖ'nün darbe girişiminde ilk hedeflerinden biri MİT personelinin bulunduğu binaydı. Görüntülerde, helikopter tarafından MİT binasına açılan ateş devam ederken, vatandaşların ellerinde Türk bayraklarıyla darbecilere karşı MİT'e desteğe geldiği görülüyor.<br />
<br />
<strong>MİT PERSONELİ OTOMATİK SİLAHLARLA ATEŞ AÇTI</strong></span></span>
<div><span style="font-family: Verdana;"><span style="font-size: 16px;"><br />
</span></span></div>
<div><span style="font-family: Verdana;"><span style="font-size: 16px;">Darbecilerin saldırısını püskürtmek için MİT personeli otomatik silahlarla helikoptere karşı ateş açtı.</span></span></div>
<div><span style="font-family: Verdana;"><span style="font-size: 16px;"><br />
</span></span></div>
<div><span style="font-family: Verdana;"><span style="font-size: 16px;">Saldırı sırasında MİT'in içinden çıkan bir personel aracı da helikopter tarafından ateş altına alındı. Çatışma süresince MİT personelinin bulunduğu bina da helikopter tarafından açılan ateşe maruz kaldı. Ayrıca MİT'in bulunduğu yoldan geçen araçlar da helikopter tarafından açılan ateşe maruz kaldı. Sürücüler panikle gittikleri yönü değiştirirken bazıları da ne yapacaklarını bilemedi ve oldukları yerde kaldı.</span></span></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/video/bakin-mite-nasil-saldirmislar</guid>
      <pubDate>Mon, 18 Jul 2016 14:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/images/video/MYTE_SALDIRI_ANI.jpg" type="image/jpeg" length="88532"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AKIN ÖZTÜRK'in İLK FOTOĞRAFLARI]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/foto-galeri/akin-ozturk-in-ilk-fotograflari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/foto-galeri/akin-ozturk-in-ilk-fotograflari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/foto-galeri/akin-ozturk-in-ilk-fotograflari</guid>
      <pubDate>Sun, 17 Jul 2016 15:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/images/album/AKIN_9.jpg" type="image/jpeg" length="70102"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN AĞIR SALDIRI ÖZEL HAREKAT'A: 'TAM 42 ŞEHİT']]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/foto-galeri/en-agir-saldiri-ozel-harekat-a-tam-42-sehit</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/foto-galeri/en-agir-saldiri-ozel-harekat-a-tam-42-sehit" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/foto-galeri/en-agir-saldiri-ozel-harekat-a-tam-42-sehit</guid>
      <pubDate>Sat, 16 Jul 2016 17:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/images/album/OZEL_HAREKATA_SALDIRI_1.jpg" type="image/jpeg" length="24683"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[LEVENT KIRCA 'MUSTAFA KEMAL'in ASKERLERİYİZ' SLOGANLARIYLA UĞURLANDI...]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/foto-galeri/levent-kirca-mustafa-kemal-in-askerleriyiz-sloganlariyla-ugurlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/foto-galeri/levent-kirca-mustafa-kemal-in-askerleriyiz-sloganlariyla-ugurlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/foto-galeri/levent-kirca-mustafa-kemal-in-askerleriyiz-sloganlariyla-ugurlandi</guid>
      <pubDate>Tue, 13 Oct 2015 18:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/images/album/Levent_KYrca_Cenaze_026.jpg" type="image/jpeg" length="48937"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[09.05 ZAMANIN DURDUĞU AN]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/foto-galeri/0905-zamanin-durdugu-an</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/foto-galeri/0905-zamanin-durdugu-an" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/foto-galeri/0905-zamanin-durdugu-an</guid>
      <pubDate>Mon, 10 Nov 2014 13:01:00 +0200</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/images/album/09-05-te-hayat-durdu-0001.jpg" type="image/jpeg" length="50160"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İSTANBUL YİNE SULAR ALTINDA!]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/foto-galeri/istanbul-yine-sular-altinda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/foto-galeri/istanbul-yine-sular-altinda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/foto-galeri/istanbul-yine-sular-altinda</guid>
      <pubDate>Fri, 08 Aug 2014 15:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/images/album/1.jpg" type="image/jpeg" length="72117"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[O ARTIK CADDE DEĞİL; 'İSTİKLAL DERESİ']]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/foto-galeri/o-artik-cadde-degil-istiklal-deresi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/foto-galeri/o-artik-cadde-degil-istiklal-deresi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/foto-galeri/o-artik-cadde-degil-istiklal-deresi</guid>
      <pubDate>Sat, 02 Aug 2014 16:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/images/album/02_YAGMUR10.jpg" type="image/jpeg" length="86006"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
