<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>HABER HABERE Güncel Türkiye ve Dünya'dan Son Dakika Haberleri</title>
    <link>https://www.haberhabere.com</link>
    <description>7/24 Haber Doğru Haberin Adresi Dürüst Haber Tarafsız Haber Türkiye ve Dünyadan Haberler Gerçek ve Güncel Haberler Deneyimli Kadro Flaş Haberler Spor Haberleri</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.haberhabere.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2024. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Mon, 19 Oct 2026 03:37:37 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KAYSERİ'DE 'KÜÇÜK DOSTLAR KEDİ KASABASI']]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/kayseride-kucuk-dostlar-kedi-kasabasi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/kayseride-kucuk-dostlar-kedi-kasabasi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kayseri'de bir ilk olarak hayata geçirilen ve 19 farklı kedi türünün bulunduğu 'Küçük Dostlar Kedi Kasabası', yoğun ilgi çekiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kocasinan Belediyesi tarafından Kayseri'de bir ilk olarak hayata geçirilen ve 19 farklı kedi türünün bulunduğu 'Küçük Dostlar Kedi Kasabası', yoğun ilgiyle ziyaretçilerini ağırlamaya devam ediyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sıra dışı farklı projelere imza attıklarını belirten Kocasinan Belediye Başkanı Ahmet Çolakbayrakdar, 'Hem Kayseri'de hem de Türkiye genelinde belediyecilik faaliyetlerinin her alanında en iyisini yapmaya gayret ediyoruz' dedi.</p>

<p>Başkan Çolakbayrakdar, bu proje sayesinde çocukların hayvanlarla daha yakın ilişkiler kurarak onları daha iyi tanımalarının ve sevmelerinin sağlandığını vurguladı. Başkan Çolakbayrakdar, ayrıca hayvan fobisi olan bireylerin de bu mekân sayesinde korkularını yenip hayvan sevgisi geliştirebildiklerine dikkat çekerek, 'Hemşehrilerimizin hizmetlerimize gösterdiği yoğun ilgiden dolayı teşekkür ediyorum' dedi.</p>

<p>Tüm canlıların Kocasinan'da değerli ve önemli olduğuna dikkat çeken Başkan Çolakbayrakdar, 'Kocasinan Belediyesi olarak sıra dışı farklı projeler yapıyoruz. Belediyelik faaliyetlerinin her alanında en iyisini yapıyor ve gayret ediyoruz. Her bir mahallemizde örnek işler gerçekleştiriyoruz. Yakut Mahalle'mize kazandırdığımız 10 bin metrekare yaşam alanı içerisinde yer alan 'Küçük Dostlar Kedi Kasabası'nda 19 farklı çeşit kedi burada. Çocuklar ve gençler, buraya geldiği zaman kedilerle vakit geçirecekleri ortam bulunuyor. Özellikle yaratılmışın en şereflisi 'Eşref-ı Mahlûk' olan insana hizmet ediyoruz ama bununla birlikte çevremizi paylaştığımız Allah'ın can vermiş olduğu bütün mahlûkatı, Allah'ın şefkat nazarıyla onlara bakabilmenin yaklaşımı içerisindeyiz. Hz. Peygamberimizin (S.A.V) sahiplenmiş olduğu 'Müezza' isimli kedisi var. Peygamberimizin ümmeti olarak bu yaptığımız hizmet, şefkat göstermek adına örnek bir çalışmadır.' ifadelerini kullandı.</p>

<p>Öte yandan Kocasinan Belediyesi Veteriner Müdürlüğü, yaklaşık 500 metrekarelik alana kurulan 'Küçük Dostlar Kedi Kasabası'nda kedilere 7 gün 24 saat kesintisiz hizmet sunuyor. Kedilerin tedavi, beslenme ve barınma ihtiyaçlarının karşılandığı bu merkezde, alanında uzman veteriner hekimler gözetiminde tüm bakım hizmetleri sağlanıyor. Kasaba içerisinde steril kum havuzu, kedi oyun alanı, bungalov evler, kedi köprüsü, yapay çim, tünel, tırmanma parkuru, tırmalama ağacı, beslenme üniteleri ve toplu yaşam alanları gibi birçok donatı bulunuyor. Ayrıca, 'Küçük Dostlar Mahallesi' ve 'Tekir Parkı' gibi renkli mekânlar da yer alıyor. Kedi Kasabasında british shorthair, exotic shorthair, scottish fold, Ankara ve Van kedisi, tekir, bombay, Norveç orman kedisi, mavi Rus kedisi, İran kedisi, siyam, chinchilla ve bengal kedisi gibi 19 farklı tur kediye ev sahipliği yapıyor.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>KAHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/kayseride-kucuk-dostlar-kedi-kasabasi</guid>
      <pubDate>Sun, 18 Oct 2026 12:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/uploads/2026/10/kayseride-kucuk-dostlar-kedi-kasabasi.webp" type="image/jpeg" length="85193"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[DİKKAT, MENOPOZDA EN SIK YAPILAN 6 HATA!]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/dikkat-menopozda-en-sik-yapilan-6-hata</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/dikkat-menopozda-en-sik-yapilan-6-hata" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Menopoz, kadın yaşamının doğal bir evresi. Ancak 'doğal'' olması, bu dönemde ortaya çıkan her yakınmanın normal ve zararsız olduğu anlamına gelmiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Menopoz, kadın yaşamının doğal bir evresi. Ancak 'doğal'' olması, bu dönemde ortaya çıkan her yakınmanın normal ve zararsız olduğu anlamına gelmiyor. Acıbadem Kozyatağı Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Jale Dal Ağca 'Kadınların en sık yaptıkları hata, yaşam kalitelerini düşüren şikayetlere yalnızca katlanmak değil, bazı ciddi hastalıkların ilk sinyali olabilecek belirtileri 'nasıl olsa menopozdandır' diyerek geçiştirmeleri oluyor. Bu normalleşme algısı, kemik erimesinden kalp-damar hastalıkları ve jinekolojik kanserlere dek pek çok tehlikenin sessizce ilerlemesine zemin hazırlayabiliyor' diyor. Kadın hastalıkları ve menopoz dönemine yönelik toplumumuzda farkındalığın yeterli seviyede olmadığını belirten Dr. Ağca, 18 Ekim Dünya Menopoz Günü kapsamında yaptığı açıklamada, menopozda en sık yapılan 6 hatayı anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.</p>

<p>Menopoz, kadın yaşamının doğal bir evresi. Ancak 'doğal'' olması, bu dönemde ortaya çıkan her yakınmanın normal ve zararsız olduğu anlamına gelmiyor. <strong>Acıbadem Kozyatağı Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Jale Dal Ağca</strong> 'Kadınların en sık yaptıkları hata, yaşam kalitelerini düşüren şikayetlere yalnızca katlanmak değil, bazı ciddi hastalıkların ilk sinyali olabilecek belirtileri 'nasıl olsa menopozdandır' diyerek geçiştirmeleri oluyor. Bu normalleşme algısı, kemik erimesinden kalp-damar hastalıkları ve jinekolojik kanserlere dek pek çok tehlikenin sessizce ilerlemesine zemin hazırlayabiliyor' diyor. Kadın hastalıkları ve menopoz dönemine yönelik toplumumuzda farkındalığın yeterli seviyede olmadığını belirten Dr. Ağca, <strong>18 Ekim Dünya Menopoz Günü</strong> kapsamında yaptığı açıklamada, menopozda en sık yapılan 6 hatayı anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.</p>

<p><strong>'Menopozda olur' diyerek şikayetlere katlanmak</strong></p>

<p>Sıcak basması, gece terlemesi, uyku bozukluğu, konsantrasyon güçlüğü, vajinal kuruluk veya cinsel ilişkide ağrı menopoz döneminde sık görülebilir. Ancak bir belirtinin sık görülmesi, tedavi edilmeden yaşanması gerektiği anlamına gelmez. Özellikle günlük yaşamı, iş performansını, uykuyu veya cinsel yaşamı etkileyen yakınmaların değerlendirilmesi gerekir. Üstelik her şikayeti menopoza bağlamak da doğru değildir; tiroit hastalıklarından anemiye, uyku bozukluklarından metabolik sorunlara kadar farklı nedenler benzer belirtilere yol açabilir. 'Menopozdasın, bunlar normal' şeklinde bir yaklaşım ciddi sonuçlara yol açabilir.</p>

<p><strong>Hormon tedavisinden kulaktan dolma bilgilerle korkmak</strong></p>

<p>Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Jale Dal Ağca 'Hormon tedavisini herkes için aynı ve tehlikeli sanmak en büyük yanlışlardan biridir. Günümüzde tedavi tamamen kişiye özel planlanıyor; kadının yaşı, sağlık geçmişi ve riskleri dikkate alınıyor. Uygun adaylarda ilk 10 yıl içinde başlanan tedavi, kemik erimesinden sıcak basmalarına dek hayat kalitesini baştan aşağı değiştirebiliyor. Bugün artık 'hormon iyi mi, kötü mü?' sorusunu değil, 'hangi kadına, hangi dozda ve nasıl bir tedavi verilmelidir?' sorusunu konuşmalıyız' diyor.</p>

<p><strong>Menopozda kalp ve kemik sağlığını ihmal etmek </strong></p>

<p>Menopoz döneminde yapılan en büyük yanlışlardan biri de; bu süreci sadece sıcak basmasından ibaret sanıp, kemik kaybı ve kalp-damar hastalıkları açısından risklerin arttığı bir dönem olduğunu dikkate almamak. Bir kadının sıcak basması olmaması, menopozun sağlığı üzerindeki diğer etkilerinin değerlendirilmesine gerek olmadığı anlamına gelmiyor. Menopozla birlikte kemik kaybı hızlanabilir; kilo ve bel çevresinde yağlanma, kan yağlarında yükseliş, insülin duyarlılığı ve kardiyovasküler risk faktörleri değişebilir. Bu nedenle menopoz kontrolü yalnızca hormon tetkiki yapılan bir muayene olmamalıdır. Özellikle aile öyküsü, sigara kullanımı ve bireysel kardiyovasküler riskler mutlaka değerlendirilmelidir.</p>

<p><strong>Sadece kiloya odaklanıp kaslarını unutmak</strong></p>

<p>Menopozda hormonların değişmesiyle karın yağlanması artarken, kas kütlesi ve gücü hızla erir. Bu dönemde bilinçsizce yapılan çok düşük kalorili diyetler, tartıda kilo verdirse de kas kaybını hızlandırır. Sadece zayıflamaya değil; düzenli egzersiz, fiziksel aktiviteler, direnç egzersizleri ve yeterli proteinle kas gücünü korumaya odaklanılmalıdır. 50'li yaşlardan sonra yalnızca daha zayıf olmayı değil; daha güçlü olmayı hedeflemek gerekir. Kas, sağlıklı yaşlanmanın en önemli yatırımlarından biridir.</p>

<p><strong>Uyku sorununu sadece menopoza bağlamak </strong></p>

<p>Menopoz döneminde uyku sorunları oldukça sık görülür. Gece terlemeleri uykuyu bölebilir; ancak bu dönemde her uyku sorununun nedeni hormonlar değildir. Sonbahar ve kış aylarında günlerin kısalmasıyla birlikte açık havada geçirilen sürenin ve fiziksel aktivitenin azalması da uyku düzenini ve genel iyilik halini etkileyebilir. Düzenli uyku saatleri oluşturmak, gün ışığından yararlanmak, fiziksel aktivitelerde bulunmak ve özellikle akşama doğru kafeini azaltmak önemlidir. Alkol de uykuya dalmayı kolaylaştırıyor gibi görünmesine rağmen gece uykusunun kalitesini bozabilir. Ayrıca menopoz döneminde alkol tüketimi meme kanserine de zemin hazırlayabilir.</p>

<p><strong>'Yaşım geldi, artık böyle' diyerek yaşam konforunu ihmal etmek</strong></p>

<p>Dr. Jale Dal Ağca 'Menopozun en fazla gözden kaçan alanlarından biri; östrojen azalmasına bağlı gelişen kuruluk, hassasiyet ve idrar yolları yakınmalarıdır. Bu sorunlar kadınların özel ilişkilerinde yaşadığı konfor kayıpları ve ağrılı süreçlerle birleştiğinde yaşam kalitesini ciddi şekilde düşürür. Ancak pek çok kadın, mahremiyet çekinceleri nedeniyle hekimden sakladığı için sorunlar daha da büyümektedir. Oysa lokal ve kişiye özel tedavilerle bu tabloyu düzeltmek mümkündür. Unutmayın; kadının yaşam kalitesi ve özel hayatındaki konforu yaşla birlikte sona ermez. Yaşanan bu sıkıntılar 'yaşım geldi, artık böyle' denilerek kabullenilmemeli, mutlaka hekime danışılmalıdır.'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>KAHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/dikkat-menopozda-en-sik-yapilan-6-hata</guid>
      <pubDate>Sun, 18 Oct 2026 09:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/uploads/2026/10/menopoz-hh.jpg" type="image/jpeg" length="55747"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TÜYAP DENİZLİ KİTAP FUARI KAPILARINI AÇTI]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/tuyap-denizli-kitap-fuari-kapilarini-acti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/tuyap-denizli-kitap-fuari-kapilarini-acti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tüyap Kitap Fuarları'nın yeni adresi, Tüyap Denizli Kitap Fuarı, EGS Fuar Alanı'nda ziyaretçilerine kapılarını açtı...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Tüyap Kitap Fuarları'nın yeni adresi, Tüyap Denizli Kitap Fuarı, EGS Fuar Alanı'nda kapılarını açtı. 25 Ekim'e kadar ziyaretçilerini ağırlayacak fuar yayınevlerini, yazarları ve kitapseverleri bir araya getirecek.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Tüyap Fuarlar Yapım A.Ş. organizatörlüğünde, Türkiye Yayıncılar Birliği iş birliği ve Denizli Büyükşehir Belediyesi'nin destekleriyle Denizli'de ilk kez düzenlenen Tüyap Denizli Kitap Fuarı, EGS Fuar Alanı'nda kapılarını açtı. İstanbul, Adana, Bursa, Eskişehir ve Diyarbakır'da okurlarla buluşan Tüyap Kitap Fuarları, bu kez Denizli'de kitapseverleri bir araya getiriyor.</p>

<p>Tüyap Fuarcılık Grubu'nun fuarcılık sektöründeki 47 yıllık, kitap fuarcılığı alanındaki 44 yıllık deneyimini Denizli'ye taşıyan fuarın, 17-25 Ekim tarihleri arasında dokuz gün boyunca bir edebiyat şölenine ev sahipliği yapması, kentin ve bölgenin kültür sanat hayatına dönüştürücü bir soluk getirmesi hedefleniyor.</p>

<p>Yayıncılık dünyasının önde gelen yayınevlerini ve yüzlerce yazarı okurlarla buluşturan fuar, söyleşiler, imza günleri, paneller, atölyeler ve farklı kültürel etkinliklerle Denizli ve çevre illerden gelen ziyaretçiler için de bir buluşma noktası oluşturuyor.</p>

<p>Fuarın açılış töreninde konuşan <strong>Tüyap Fuarlar Yapım A.Ş. Genel Müdürü İlhan Ersözlü</strong>, Denizli Kitap Fuarı'nın ilk yılında ulaştığı büyüklüğe ve gelecek dönem hedeflerine dikkat çekerek şunları söyledi: 'Tüyap olarak 40 yılı aşkın süredir Türkiye'nin farklı şehirlerinde kitap fuarları düzenliyoruz. İstanbul başta olmak üzere Bursa, Eskişehir, Adana ve Diyarbakır'da kitap fuarlarımızı sürdürüyoruz. Şimdi bu halkaya Denizli'yi de ekledik. Denizli Büyükşehir Belediye Başkanımızın ve ekibinin değerli destekleriyle Tüyap markasını Denizli'ye taşıdık. Denizli Kitap Fuarı, daha ilk yılında katılımcı sayısı ve fuar alanı bakımından yıllardır düzenlediğimiz diğer şehirlerdeki kitap fuarlarını geride bırakarak İstanbul ve Adana'nın ardından Türkiye'nin üçüncü büyük kitap fuarı oldu. Bugün 212 katılımcıyla Türkiye'nin en büyük üçüncü kitap fuarını hep birlikte açıyoruz. Bundan sonraki hedefimiz, fuarımızı sürdürülebilir kılmak ve daha da büyüterek Ege Bölgesi'nin en büyük kitap fuarı haline getirmek. Daha ilk saatlerden itibaren fuarımıza gösterilen ilgi ve öğrencilerimizi fuar alanında görmek bizi çok mutlu ediyor. Öğrencilerimizin fuar alanına ulaşımını sağlamak için Büyükşehir Belediyemiz ve ilçe belediyelerimizle koordineli olarak çalışacağız. İlk yılımızdan itibaren Denizli'ye uzun yıllar devam edebilecek bir kitap fuarı kazandırmak, 40 yılı aşkın Tüyap deneyimimizi ve bilgi birikimimizi burada paylaşmak istiyoruz. Fuarımızın hazırlanmasında emeği geçen Türkiye Yayıncılar Birliğine, Denizli Büyükşehir Belediye Başkanımıza ve ekibine, desteklerini esirgemeyen Sayın Valimize ve tüm çalışma arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum. Denizli Kitap Fuarı'nın kentimize, bölgemize ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum.'</p>

<p><strong>Türkiye Yayıncılar Birliği Yönetim Kurulu Başkanı ve Uluslararası Yayıncılar Birliği (IPA) Yönetim Kurulu Üyesi Kenan Kocatürk, </strong>Türkiye yayıncılık sektörünün gücüne ve dijitalleşmenin okuma alışkanlıkları üzerindeki etkisine dikkat çekerek şunları söyledi: 'Kitap fuarları, şehirlerin kendilerine ayna tuttuğu, kent yaşamıyla bütünleşen önemli kültürel buluşmalar. Denizli Kitap Fuarı'nın da yıllar boyunca öğrencilerimizi, okurlarımızı ve öğretmenlerimizi kitaplarla buluşturarak Denizli ve Ege Bölgesi için önemli bir yer tutacağına inanıyorum. Türkiye'de her yıl yaklaşık 100 bin yeni kitap yayımlanıyor. Bunların 82 bini basılı, yaklaşık 18 bini ise e-kitaplardan oluşuyor. Yılda en az 10 kitap yayımlayan 2 binin üzerinde yayınevimiz bulunuyor. Türkiye, yeni kitap yayımlamada dünyada beşinci sırada yer alıyor. Bu da yayıncılık sektörümüzün ne kadar dinamik ve üretken olduğunu gösteriyor. Ancak ekran bağımlılığı nedeniyle okuma kültürünün ve okuma oranlarının gerilemesi bugün bütün dünyada tartışılan önemli sorunlardan biri. Geçtiğimiz hafta Frankfurt Kitap Fuarı'nda da gündeme gelen bu sorun karşısında farklı ülkelerde çeşitli önlemler alınıyor. Danimarka, Finlandiya ve İsveç gibi ülkelerde çocukların dikkatlerinin dağılmaması ve öğrendiklerini pekiştirebilmeleri amacıyla eğitimde yeniden basılı kitaplara yönelim söz konusu. Okuma kültürünün ailede başlayarak ilköğretim ve ortaöğretimde geliştirilmesi büyük önem taşıyor. Fransa'da başlatılan 15 dakikalık kitap okuma kampanyasından hareketle bizler de çocuklarımızla birlikte günde en az 15 dakika kitap okuyabiliriz. Bu alışkanlık, çocuklarımızın kendilerini doğru ifade etmelerine, okuduklarını anlamalarına ve yaratıcılıklarını geliştirmelerine katkı sağlayacaktır. Bu noktada ailelere de önemli görevler düşüyor. Çocuklarımızı kitap fuarlarına getirelim, kitapları keşfetmelerine ve kendi kitaplarını seçmelerine fırsat tanıyalım. Her çocuğun kendi seçtiği kitaplarla kişisel kütüphanesini oluşturabileceğine inanıyorum. Çocuklarımıza kitapların sunduğu bu büyülü dünyayı göstermek için bir seferberlik yaratmanın zamanı geldiğini düşünüyorum. Denizli Kitap Fuarı'nın kentimize hayırlı olmasını diliyorum.'</p>

<p><strong>Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu</strong>, kitap fuarının çocukların ve gençlerin kültür ve edebiyatla buluşmasındaki önemine dikkat çekerek şunları söyledi: 'Ekranların bizi adeta rehin aldığı bir süreçte bu kitap fuarının anlamının çok büyük olduğunu biliyoruz. Ne kadar çok insana, ne kadar çok çocuğumuza, ne kadar uzak noktalara ulaşabilir ve şehrin her yerinde kitapla, edebiyatla buluşan insanları bir araya getirebilirsek yaşama hoşgörüyle bakan, insanlara sevgiyle bakan, yumuşak yürekli, içi kıpır kıpır yeni bir nesil yaratacağımızı biliyoruz. Biz biliyoruz ki bu şehrin çocukları her şeyin en iyisine layık. Bu ülkenin çocuklarının geleceğe giden umutlarını büyütmek hepimizin elinde. Yan yana olmalıyız, dayanışmalıyız. Onların her anında, her sorununda birlikte olmalıyız. Şehrimize bağlı olan herkesin kitapların ruhuyla yepyeni dünyalara açılması, mutlu olması en büyük hayallerimizden biri. Bu hayalleri birlikte büyüteceğiz, birlikte yaşama geçireceğiz. Kitap fuarlarımızın, 'ben değil, biz' diyenlerin büyüdüğü, kendi gelecekleri için değil, gelecek nesillerin geleceği için bir araya gelen insanların ruhunu yaşatması açısından da önemli olduğunun farkındayız. Bu güzel ülkeyi, bu güzel coğrafyayı gelecek nesiller için bizlere bırakan başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını bir kez daha şükran, minnet ve saygıyla anıyoruz. Onların 'ben değil, biz' diyen yolculuğunu bu şehirde, bu ülkede büyütmek arzusunda olduğumuzu bir kez daha ifade ediyoruz. Bu organizasyonun hayata geçirilmesinde katkı sunan çalışma arkadaşlarıma, Tüyap ailesine ve iş birliği yapan kamu kurumlarına, başta Sayın Valimiz olmak üzere teşekkür ediyorum.'</p>

<p><strong>Denizli Valisi Yavuz Selim Köşger, </strong>kitap fuarlarının kültürel yaşamdaki önemine ve dijitalleşen dünyada kitapların değerini koruduğuna dikkat çekerek şunları söyledi: 'Fuarlar, ekonominin can damarlarıdır. Üreticiyle tüketicinin, üreticiyle kullanıcının buluştuğu en güzel ortamlardır. Ancak kitap fuarlarının anlamı çok daha farklı. Kitap fuarları, yazarlarla okurların buluşmasını sağlayan, bunun ötesinde anlam taşıyan organizasyonlardır. Bizim de gençliğimizde, üniversite öğrenciliğimizde dört gözle beklediğimiz, bir yıl boyunca okuyacağımız kitapları en uygun fiyatlarla temin ettiğimiz ortamlardı. Dijitalleşmeyle birlikte kitapların demode olacağı veya etkisinin azalacağı gibi bir düşünce ortaya çıkıyor. Oysa kitabın kıymeti hiçbir şekilde eksilmiyor, aksine artıyor. Dijital ortamda bilgiye çok kolay erişiliyor ancak aynı hızla da bilgi zihnimizden uzaklaşıyor. Dolayısıyla kitap asla demode olmayacak ve vazgeçemeyeceğimiz bir değer olmaya devam edecek. Denizli Kitap Fuarı'nın Tüyap iş birliğiyle daha ilk yılında Türkiye'nin üçüncü büyük kitap fuarı konumuna ulaşması bizi ziyadesiyle memnun etti. Bu rekoru her yıl yenileyerek devam ettirmek gerekiyor. Denizli'ye yakışan da budur. Denizliler okumayı, ilimi, irfanı ve çocuklarını eğitmeyi çok seviyor. Denizli'mizin bu başarıyı yeni rekorlarla sürdüreceklerine inanıyorum. Denizli Kitap Fuarı'nın kentimize, bölgemize ve ülkemize hayırlı olmasını diliyor, emeği geçen Büyükşehir Belediyemize, Tüyap yetkililerine ve tüm katılımcılara teşekkür ediyorum.'</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>KAHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/tuyap-denizli-kitap-fuari-kapilarini-acti</guid>
      <pubDate>Sun, 18 Oct 2026 09:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/uploads/2026/10/tuyap-denizli-kitap-fuari-kapilarini-acti.webp" type="image/jpeg" length="93067"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TÜRK GIDA İHRACATÇILARI JAPONYA YOLCUSU]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/turk-gida-ihracatcilari-japonya-yolcusu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/turk-gida-ihracatcilari-japonya-yolcusu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ege İhracatçı Birlikleri yıllık 80 milyar dolar gıda ürünleri ithal eden 125 milyonluk Japonya'ya Türk gıda ürünlerinin ihracatını artırmak için kolları sıvadı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ege İhracatçı Birlikleri, yıllık 80 milyar dolar gıda ürünleri ithal eden 125 milyonluk Japonya'ya Türk gıda ürünlerinin ihracatını artırmak için kolları sıvadı.</p>

<p>Japonya'nın Tokyo kentinde, 09-12 Mart 2027 tarihlerinde Tokyo Big Sight'ta düzenlenecek <strong>Foodex Japan 2027 52. Uluslararası Gıda ve İçecek Fuarına Ege İhracatçı Birlikleri tarafından </strong>Türkiye milli katılım organizasyonu gerçekleştirilecek.</p>

<p>Foodex Japan Fuarı'nın 2027 yılında 52.sinin düzenleneceği bilgisini veren Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, 30 yıldır Türk gıda ihracatçılarının Japonya Foodex Fuarı'na katılımlarını Ticaret Bakanlığı'nın desteğiyle sağladıklarını dile getirdi.</p>

<p>Japonya'nın kendi gıda ihtiyacının sadece yüzde 40'ını kendisinin karşılayabildiğinin altını çizen Öztürk, 'Japonya gıda ithalatında büyük bir pazar. Gıda kalitesine ve güvenliğine azami dikkat ediyorlar. Zor beğenen ancak çalışmaya başladıktan sonra sadık bir pazar. Türk gıda ihracatçılarımızı Japonya'da Foodex Fuarı'nda yerlerini almaya davet ediyoruz' şeklinde konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Foodex Fuarı'nın Japonya yanında Uzakdoğu ve Güneydoğu Asya ülkelerin gıda pazarına da hitap eden bir özellik taşıdığının altını çizen Öztürk şöyle devam etti: 'Japonya'ya son 5 yılda gıda ihracatımız yüzde 60'lık artışla 210 milyon dolardan 335 milyon dolara yükseldi. Türkiye'nin Japonya'ya gerçekleştirdiği her 100 dolarlık ihracatın 52 dolarını Türk gıda sektörü gerçekleştirdi. En çok ihraç edilen ürün 80 milyon dolarla orkinos olurken, makarna, zeytinyağı, kuru meyveler, meyve sebze mamulleri, fındık, konserveler öne çıkan ihraç ürünlerimiz. Foodex Fuarı'na 2026 yılında 76 ülkeden 3.238 firma katılırken, ziyaretçi sayısı 74 bine ulaştı.'</p>

<p><strong>Japon alıcılarla Türk ihracatçılar ikili iş görüşmeleri yapacak</strong></p>

<p>Türkiye, Japonya'ya orta vadede gıda ihracatını 500 milyon doların üzerine çıkarmayı hedefliyor. Bu amaçla Foodex Fuarı sırasında Ege İhracatçı Birlikleri, Türk firmalarıyla Japon satın almacıları ikili iş görüşmelerinde buluşturacak.</p>

<p>Japon influencerlarla Türk gıda ürünlerinin tanıtımı yapılırken, Japonya'ya en çok ihraç edilen gıda ürünlerinden oluşturulmuş menülerle tadım etkinliği ve suşi tadım etkinliği gerçekleştirilecek. Kurulacak trend alanında Türk şarapları ile tadım etkinliği, Türk zeytinyağı semineri yapılacak aktivitelerden diğerleri olacak.</p>

<p><strong>Şef Osman Serdaroğlu Otsuma Women's University'de uygulamalı ders verecek</strong></p>

<p>Ege İhracatçı Birlikleri koordinasyonunda yürütülmekte olan 'Sağlıklı Beslenmede Türk Ürünlerinin Önemi' Turquality Projesi kapsamında Türk mutfağı Michelin yıldızlı şefimiz Osman Serdaroğlu tarafından 3-5 Kasım 2026 tarihlerinde Otsuma Women's University'de tanıtılacak. Serdaroğlu, uygulamalı derslerde hazırlayacağı menülerle Türk gıda ürünlerinin tanıtımı için mesai verecek. Söz konusu program kapsamında Türk mutfak kültürüne ilişkin sunumlar, yemek hazırlama gösterimleri, uygulamalı çalışmalar ve tadım etkinlikleri gerçekleştirilecek.</p>

<p>Ege İhracatçı Birlikleri, Foodex Japan Fuarı kapsamında Japonya'da gerçekleştireceği etkinliklerde en büyük desteği Tokyo Ticaret Müşavirimiz Sedat Yıldız'dan alacak.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>KAHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/turk-gida-ihracatcilari-japonya-yolcusu</guid>
      <pubDate>Sun, 18 Oct 2026 09:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/uploads/2026/10/turk-gida-ihracatcilari-japonya-yolcusu.webp" type="image/jpeg" length="18156"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KRİSTAL PİKSEL 2026 VİDEO OYUN ÖDÜLLERİ SAHİPLERİNİ BULDU]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/kristal-piksel-2026-video-oyun-odulleri-sahiplerini-buldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/kristal-piksel-2026-video-oyun-odulleri-sahiplerini-buldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kristal Piksel Video Oyun Ödülleri töreni, 16 Ekim Cuma akşamı Haliç Kongre Merkezi ana sahnesinde gerçekleşti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye Oyun Geliştiricileri Derneği (TOGED) ve Türkiye İhracatçılar Meclisi'nin (TİM) ev sahipliğinde düzenlenen Kristal Piksel Video Oyun Ödülleri töreni, 16 Ekim Cuma akşamı Haliç Kongre Merkezi ana sahnesinde gerçekleşti.</p>

<p dir="ltr">Dev bir sahnede, dev ekranlar eşliğinde ve 90 dakikalık tempolu bir video oyun şöleni havasında geçen gecede Türkiye'nin en yeni ve en iyi oyunları 13 kategoride yarışırken, önümüzdeki dönem çıkacak oyunların fragmanları da ilk kez izleyiciyle buluştu.</p>

<p dir="ltr">Başta geliştiriciler olmak üzere oyun sektörünün profesyonellerini ve meraklılarını Türkiye Innovation Week 2026'nın ana sahnesinde bir araya getiren tören, bu yıl Anıl Can Başaran ve Beril Sergün'ün gecenin ruhuna yakışan dinamik sunumlarıyla gerçekleşti. Bağımsız yapısını koruyarak sektörün en prestijli buluşması olmayı sürdüren Kristal Piksel 2026'da üçer ödülle geceye damgasını vuran yapımlar Phew Phew Games imzalı Anomaly President ve Metaphor Games imzalı Celestial Return oldu. Celestial Return ödüllerini En İyi Anlatı, En İyi Görsel Sanat Yönetimi ve En İyi Rol Yapma Oyunu dallarında kazanırken, gecenin şampiyonu Anomaly President, büyük ödül olan Yılın Oyunu'nun yanı sıra En İyi Orijinal Müzik ve En İyi Aksiyon / Macera Oyunu kategorilerinin de kazananı oldu. Ayrıca Fubu Games imzalı Night Swarm da En İyi Oyun Tasarımı ve En İyi Ses Tasarımı kategorilerinde iki ödül kazanarak öne çıkan yapımlar arasında yer aldı.</p>

<p dir="ltr">Geliştiriciler için 3D model üretim kaynakları sunan Tripo, yakın zamanda çıkış yapacak co-op korku oyunu Give Us A Sign'ın yapımcısı Demir Games ve geliştiricilerimize devlet teşviklerinden faydalanmaları konusunda danışmanlık hizmeti veren WRP Danışmanlık gecenin sponsorları arasındaydı. 15-17 Ekim tarihleri arasında üç gün boyunca gezilebilen Future of Play sergisinin sponsorluğunu ise MSI ve ITOPYA üstlendi. Organizasyonu Setimedia tarafından yürütülen gecenin prodüksiyonunu NITRO Gaming Agency ve WE24 Agency üstlenirken, görsel şölen sunan animasyonlara Lighthouse VFX imza attı. Etkinlik ayrıca Türkiye Kreatif Endüstriler Meclisi ve Ayyıldız Communication destekleriyle gerçekleşti.</p>

<p dir="ltr"><strong>Kristal Piksel 2026'nın tüm kategorileri ve kazananları şöyle:</strong></p>

<p dir="ltr">Yılın Oyunu: Anomaly President - Phew Phew Games</p>

<p dir="ltr">En İyi Oyun Tasarımı: Night Swarm - Fubu Games</p>

<p dir="ltr">En İyi Anlatı: Celestial Return - Metaphor Games</p>

<p dir="ltr">En İyi Ses Tasarımı: Night Swarm - Fubu Games</p>

<p dir="ltr">En İyi Orijinal Müzik: Anomaly President - Phew Phew Games</p>

<p dir="ltr">En İyi Görsel Sanat Yönetimi: Celestial Return - Metaphor Games</p>

<p dir="ltr">En İyi İlk Oyun: Iron Blight - Ronesans Interactive</p>

<p dir="ltr">En İyi Mobil Oyun: Harvest King - Semruk Games</p>

<p dir="ltr">En İyi Aksiyon / Macera Oyunu: Anomaly President - Phew Phew Games</p>

<p dir="ltr">En İyi Rol Yapma Oyunu: Celestial Return - Metaphor Games</p>

<p dir="ltr">En İyi Bulmaca Oyunu: Lost in Art: a Miniature Realm - Archaic Game Studio</p>

<p dir="ltr">En İyi Sim / Strateji Oyunu: Pawnbroker Simulator - Nextsky Games</p>

<p dir="ltr">En İyi Çok Oyunculu Oyun: BOMBANANA! - Lefto Studio</p>

<p dir="ltr"><strong>Geçen Yıl Olduğu Gibi Bu Yıl da Games from Türkiye'den Destek!</strong></p>

<p dir="ltr">Gecenin sonunda ödüllerin dağıtılmasıyla heyecan sona ermiyor. Oyun geliştiricilerimize doğrudan fayda sağlamaya odaklanan ve Türk oyun ekosisteminin küresel vitrini olmayı hedefleyen Kristal Piksel, geçen yıl olduğu gibi bu yıl da aday olan ve Kristal Piksel Seçkisi'ne kabul edilen oyunlara Games from Türkiye (GfT) programının imkanlarını kullanarak hem yurtiçi hem yurtdışı tanıtımlarında katkı sunacak.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p dir="ltr"></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>KAHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Teknoloji</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/kristal-piksel-2026-video-oyun-odulleri-sahiplerini-buldu</guid>
      <pubDate>Sat, 17 Oct 2026 18:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/uploads/2026/10/kristal-piksel-2026-video-oyun-odulleri-sahiplerini-buldu.webp" type="image/jpeg" length="74590"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KATLANABİLİR CİHAZLARDA SAMSUNG VE TEKNOSA'DAN İŞ BİRLİĞİ]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/katlanabilir-cihazlarda-samsung-ve-teknosadan-is-birligi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/katlanabilir-cihazlarda-samsung-ve-teknosadan-is-birligi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kullanıcılara yönelik finansman kampanyaları ve cihaz yenilemeyi destekleyen takas uygulamaları da ortak iş planında yer alıyor...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Samsung Electronics ve Teknosa arasında Samsung'un Kore'deki genel merkezinde gerçekleştirilen anlaşma, katlanabilir cihazlar başta olmak üzere Samsung cihazlarının mağaza ve dijital kanallardaki deneyimini geliştirmeyi hedefliyor.</p>

<p>Samsung Electronics ve Teknosa, Samsung'un Kore'deki genel merkezinde gerçekleştirdikleri görüşmelerin ardından ortak iş planı kapsamında anlaşmaya vardı. Samsung'un teknoloji birikimini Teknosa'nın perakende deneyimiyle buluşturan anlaşma, katlanabilir cihazlardan daha geniş Samsung ürün portföyüne uzanan kullanıcı deneyimini geliştirmeyi amaçlıyor. Taraflar, mağaza içi deneyim alanlarından dijital kanallara, ortak pazarlama çalışmalarından kampanyalara uzanan adımlarla kullanıcıların Samsung ürünlerini daha yakından tanımasını hedefliyor.</p>

<p><strong>Katlanabilir cihazlar mağaza deneyiminin odağında</strong></p>

<p>Samsung'un sekizinci nesil katlanabilir cihaz ailesinde yer alan Galaxy Z Fold8, Galaxy Z Fold8 Ultra ve Galaxy Z Flip8, markanın katlanabilir teknolojideki uzmanlığını ve mühendislik birikimini yansıtıyor. Farklı kullanım ihtiyaçlarına göre tasarlanan modeller; geniş ekranla üretkenlik ve içerik deneyiminden kompakt tasarım ve hızlı etkileşimlere uzanan farklı olanaklar sunuyor. Samsung ve Teknosa arasındaki iş birliği de bu deneyimlerin kullanıcılar tarafından daha yakından keşfedilmesini ve katlanabilir teknolojinin sunduğu olanakların daha geniş kitlelere ulaşmasını hedefliyor. Bu doğrultuda ilk etapta 10 Teknosa mağazasında katlanabilir cihazlara özel deneyim alanları oluşturulması ve 2027 yılı içinde bu deneyim alanları çoğaltılması planlanıyor. Kullanıcıların cihazları doğrudan inceleyebileceği bu alanlar sayesinde katlanabilir tasarımın sunduğu kullanım senaryolarının deneyimlenmesi amaçlanıyor. Satış ekiplerine sağlanacak özel eğitimlerle de kullanıcıların ürün özellikleri ve deneyimi hakkında daha kapsamlı bilgi edinmesi hedefleniyor.</p>

<p><strong>Mağaza deneyimi dijital kanallarla desteklenecek</strong></p>

<p>İş birliği, mağaza içi deneyim alanlarının yanı sıra dijital kanallardaki görünürlüğü ve ortak pazarlama çalışmalarını da kapsıyor. Kullanıcılara yönelik finansman kampanyaları ve cihaz yenilemeyi destekleyen takas uygulamaları da ortak iş planında yer alıyor. Böylece kullanıcıların Samsung ürünlerini keşfetme ve satın alma yolculuğunun farklı temas noktalarında desteklenmesi hedefleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>'Sekizinci nesil Galaxy Z serisiyle katlanabilir teknolojide yeni bir dönem açıyoruz'</strong></p>

<p>Samsung Electronics Türkiye CEO'su Billy Kim, iş birliğine ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: 'Samsung olarak katlanabilir teknolojide yıllara yayılan uzmanlığımızı ve mühendislik birikimimizi her yeni nesilde daha ileri taşıyoruz. Sekizinci nesil Galaxy Z serimizde yer alan Galaxy Z Fold8, Galaxy Z Fold8 Ultra ve Galaxy Z Flip8 ile farklı kullanıcı ihtiyaçlarına yanıt veren üç ayrı katlanabilir deneyim sunuyoruz. Geniş ekranla üretkenliği destekleyen çözümlerden içerikleri daha sürükleyici biçimde deneyimlemeye ve kullanıcıların kendilerini ifade etme biçimlerine kadar uzanan bu yaklaşımımızla mobil deneyimin sınırlarını genişletiyoruz. Teknosa ile gerçekleştirdiğimiz iş birliğinin, katlanabilir teknolojideki uzmanlığımızı daha fazla kullanıcıyla buluşturarak bu yeniliklerin yakından keşfedilmesine katkı sağlayacağına inanıyoruz.'</p>

<p><strong>'Müşterilerimize teknoloji alışverişinde daha zengin bir deneyim sunuyoruz'</strong></p>

<p>İş birliğine ilişkin açıklamada bulunan Teknosa CEO'su M. Öget Kantarcı, 'Teknosa olarak en yeni teknolojileri müşterilerimizle buluştururken alışveriş deneyimini sürekli geliştiren yenilikçi çözümlere yatırım yapıyoruz. Samsung ile gerçekleştirdiğimiz bu iş birliği, teknolojiye erişimi kolaylaştırma ve müşterilerimize daha fazla değer yaratma vizyonumuzu destekliyor. Katlanabilir cihazların sunduğu yenilikleri mağazalarımızdaki özel deneyim alanlarıyla daha geniş kitlelerle buluştururken dijital kanallarımızdaki çalışmalarımız ve avantajlı kampanyalarımızla müşterilerimize daha fazla seçenek ve kolaylık sağlayacağız. Samsung'un teknoloji alanındaki gücüyle perakendecilikteki uzmanlığımızı bir araya getirerek müşterilerimizin alışveriş deneyimini daha da ileriye taşıyacağız' dedi.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>KAHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/katlanabilir-cihazlarda-samsung-ve-teknosadan-is-birligi</guid>
      <pubDate>Sat, 17 Oct 2026 11:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/uploads/2026/10/katlanabilir-cihazlarda-samsung-ve-teknosadan-is-birligi.webp" type="image/jpeg" length="56145"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İYİ TASARIM/GOOD DESIGN İZMİR, 11. KEZ BAŞLADI]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/iyi-tasarimgood-design-izmir-11-kez-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/iyi-tasarimgood-design-izmir-11-kez-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen İyi Tasarım/Good Design İzmir, 'İyi Tasarım?' temasıyla kapılarını açtı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen İyi Tasarım/Good Design İzmir, 'İyi Tasarım?' temasıyla kapılarını açtı. 30 Ekim'e kadar sürecek etkinlikte 24 atölye, 9 sergi, 13 panel ve söyleşiyle tasarımın değeri ve ölçütleri ele alınacak.</p>

<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi Akdeniz Akademisi tarafından düzenlenen İyi Tasarım/Good Design İzmir, 11'inci kez başladı. Tarihi Bıçakçı Han'da, İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Hakan Uzun'un katılımıyla gerçekleştirilen resmi açılışla başlayan etkinlik, 30 Ekim'e kadar kentin farklı noktalarında tasarımcıları ve İzmirlileri buluşturacak. Bu yıl 'İyi Tasarım?' temasıyla düzenlenen programda, tasarımın değerinin nasıl belirlendiği, 'iyi' kavramının kimler için ve hangi koşullarda geçerli olduğu sorgulanacak. Etkinlik kapsamında 24 atölye, 9 sergi, 13 panel ve söyleşi gerçekleştirilecek.</p>

<p><strong>'İzmir tasarımda güçlü bir merkez'</strong></p>

<p>Açılış töreninde konuşan İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Hakan Uzun, 'İzmir, tasarım birikimi açısından çok güçlü bir kent. Bu birikimin gerçek hayatta karşılık bulmasını uzun yıllardır İyi Tasarım İzmir'de tartışıyoruz. Genç tasarımcıları yatırımcılarla, üreticileri tasarımcılarla buluşturmak gerekiyor. Bu tasarım kültürünün oluşması uzun emek ve devamlılık istiyor. Artık etkileşimin yanı sıra dayanışma da gelişiyor. Bu kültür; üretimi, genç tasarımcıları, üniversiteleri ve kamuyu besliyor. Bununla gurur duyuyoruz' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>'İyi tasarım kullanıcı memnuniyetiyle ölçülmeli'</strong></p>

<p>Bu yıl 'iyi tasarım' kavramının bir soruya dönüştürüldüğünü belirten Uzun, belediye hizmetleri açısından bakıldığında projelerin tamamlanmasının tek başına yeterli olmadığını, kullanıcı memnuniyetinin ve geri bildirimlerin de dikkate alınması gerektiğini vurguladı. İzmir'deki gelişmelerin üretim sektörünü etkilediğini ve kente değer kattığını ifade eden Uzun, 'İzmir olarak biz bir ağırlık merkeziyiz. Bu zeminde bunları paylaşmak, bir araya gelmek, iletişimi güçlendirmek çok önemli' dedi. Tasarımda mevcut yaklaşımlara itiraz etmenin önemini de vurgulayan Uzun, 'İyi Tasarım'a soru işareti koyarak 10 yıldır bir geleneği de tekrar gözden geçiriyoruz. Bu açıdan çok önemli bir iş yaptığımızı düşünüyorum' diye konuştu.</p>

<p><strong>Yapay zeka çalışması, ilk kez İzmir'de gösterildi</strong></p>

<p>Etkinliğin ana konuşmasını sanat ve teknoloji alanında çalışan görsel sanatçı ve yapay zeka direktörü Can Büyükberber yaptı. Büyükberber, 'Geleceğin Yaratıcısı: Yapay Zeka Çağında Sanat ve Teknoloji' başlıklı konuşmasında The Future Creative sunumunu Türkiye'de ilk kez gerçekleştirdi. Yapay zekanın yaratıcı alanlarda yeni fırsatlar sunduğunu belirten Büyükberber, 'Hoşumuza gitse de gitmese de bir dönüşüm süreci içindeyiz. Yapay zeka, yaratıcılara daha geniş imkanlar ve araçlar sunacak. Asıl risk yapay zeka değil, onu kullanan kişilerin gerisinde kalmak. Şu an belirsizliğin ortasındayız. Bu süreci tehdit olarak görürsek korku ve kaygı, fırsat olarak görürsek umut ve heyecan doğabilir' dedi.</p>

<p><strong>İyi Tasarım'ın 11 yıllık yolculuğu ve panel</strong></p>

<p>Etkinliğin farklı yıllarında program içeriğine ve tema küratörlüğüne katkı sunan Dr. Emre Gönlügür, İyi Tasarım/Good Design İzmir'in 11 yıllık yolculuğunu anlattı. Ardından, İzmir Ekonomi Üniversitesi öğretim üyesi Dr. Daniele Savasta'nın moderatörlüğünde 'Yeni Ortamlar: Tasarımın Değişen Ölçütleri ve Mecraları' paneli düzenlendi. Panelde yeni medya sanatçısı ve araştırmacı Merve Mepa, ses ve tekstil alanında çalışan sanatçı Saba Arat ile sokak sanatı ve yeni medya üzerine çalışan Cem Sonel, yeni ortamların 'iyi tasarım' ölçütlerini nasıl değiştirdiğini ele aldı. Program, sergi turuyla sona erdi.</p>

<p><strong>Atölye, sergi, panel ve söyleşilerle tasarım gündemi</strong></p>

<p>İyi Tasarım/Good Design İzmir, üç hafta boyunca Tarihi Bıçakçı Han'ın yanı sıra Akın Pasajı, İzmir Doğal Yaşam Parkı, PAKO Sahipsiz Hayvan Bakımevi ve Sosyal Yaşam Kampüsü ile İtalyan Kültür Merkezi gibi farklı mekanlarda düzenlenecek etkinliklerle devam edecek. 'İyi Tasarım Mahkemesi: Kimin için İyi?', 'Kötü Tasarımlar Müzesi' ve 'Bir Köpeğin Gözünden İyi Tasarım' gibi atölyeler, farklı yaş gruplarını tasarımın ölçütlerini sorgulamaya davet edecek. Sergi ve yerleştirmelerde tasarımın gündelik yaşamla ilişkisi ele alınırken panellerde etik, ekolojik ve ekonomik boyutlar tartışılacak. Akın Pasajı'nda 14, 21 ve 28 Ekim'de düzenlenecek 'Açık Sınıf' kamusal dersleriyle etkinlikler çarşıya taşınacak. Panel ve söyleşi programı, 27 Ekim'de yapılacak Kapanış Forumu'yla sona erecek; sergiler ise 30 Ekim'e kadar ziyaret edilebilecek.</p>

<p><strong>Üniversiteler ve genç tasarımcılar</strong></p>

<p>Üniversiteler Tasarım ve Sanat Mezuniyet Projeleri Sergisi (üTAS), 15-30 Ekim tarihleri arasında altı üniversiteden 47 mezuniyet projesini İzmirlilerle buluşturacak. Program kapsamında iF Design Student Award sunumu ve iF Design Türkiye Paneli de düzenlenecek. 26 Ekim'de gerçekleştirilecek Meslek Ağı Gecesi'nde ise genç tasarımcılar ve mezuniyet projeleri sektör profesyonelleriyle bir araya gelerek deneyim paylaşımı ve yeni iş birlikleri için fırsat bulacak.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>KAHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/iyi-tasarimgood-design-izmir-11-kez-basladi</guid>
      <pubDate>Sat, 17 Oct 2026 10:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/uploads/2026/10/iyi-tasarimgood-design-izmir-11-kez-basladi.webp" type="image/jpeg" length="19274"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KOCAELİ RALLİSİ 43. KEZ START ALDI]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/kocaeli-rallisi-43-kez-start-aldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/kocaeli-rallisi-43-kez-start-aldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Ralli Şampiyonası'nın 6. ayak yarışı olan 43. Kocaeli Rallisi'nin startı İzmit Milli İrade Meydanı'ndan verildi...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye Ralli Şampiyonası'nın 6. ayak yarışı olan 43. Kocaeli Rallisi'nin startı İzmit Milli İrade Meydanı'ndan verildi.</p>

<p><strong>RALLİ HEYECANI KÖRFEZ'E TAŞINIYOR</strong></p>

<p>'Sporun Başkenti Kocaeli' vizyonu doğrultusunda yerel, bölgesel, ulusal ve uluslararası spor organizasyonlarını destekleyen Büyükşehir Belediyesi ülke çapında önemli bir organizasyona daha ev sahipliği yapıyor. Petrol Ofisi Maxima 2026 Türkiye Ralli Şampiyonası'nda sezonun 6. ayağı olan 43. Kocaeli Rallisi; Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Türkiye Otomobil Sporları Federasyonu, Kocaeli Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü, Kocaeli Otomobil Sporları Kulübü iş birliğinde 16-18 Ekim tarihleri arasında Kocaeli'nin eşsiz doğasında düzenleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>YARIŞIN SEREMONİK STARTI VERİLDİ</strong></p>

<p>Toprak karakterli etaplarının cumartesi ve pazar günü gerçekleştirileceği 43. Kocaeli Rallisi'nin seremonik startı bugün Milli İrade Meydanı'nda verildi. 80 sporcunun 2 gün boyunca coşku ve heyecanı zirveye taşıyacağı rallinin açılış seremonisinde startı Kocaeli Otomobil Sporları Kulübü Başkanı Ceyhun Yalçın verdi. Rallide ter dökecek pilotlar, seremoni startının ardından seyircileri selamlayarak meydanda tur attı. Vatandaşların ilgiyle karşıladığı seremonide tek tek çıkış yapan ralli araçları renkli görüntüler oluşturdu.</p>

<p><strong>FİNİŞ PODYUMU MİLLİ İRADE MEYDANI'NDA</strong></p>

<p>Ekipler 2 gün boyunca direksiyon başına geçerek toplam uzunluğu 111 kilometre olan 9 özel etapta mücadeleleriyle Türkiye'nin en iyi pilotu olmak için tüm yeteneklerini sergileyecek. Ralli merkezi ve servis alanı olarak TOSFED Körfez Yarış Pisti'nin kullanılacağı şampiyonada cumartesi günü ekipler seyirci özel etabında yarışacak. İzmit-Kandıra-Derince sınırları içerisinde gerçekleştirilecek yarışların ardından ekipler 18 Ekim Pazar günü Milli İrade Meydanı'ndaki finiş podyumuna ulaşarak ralliyi noktalayacak.</p>

<p><strong>KOCAELİ AYAĞI BÜYÜK ÖNEM TAŞIYOR</strong></p>

<p>Kocaeli Rallisi öncesinde Petrol Ofisi Maxima 2026 Türkiye Ralli Şampiyonası'nda Team Petrol Ofisi pilotu Kerem Kazaz 104 puanla liderliğini sürdürürken, Behiç Yurdaçalışan TOSFED Ralli Kupası'nda da Ömer Güneş 77 puanla ilk sırada bulunuyor. Türkiye'de ulusal ölçekte koşulan Kocaeli Rallisi, şampiyonadaki liderlik ve Ralli Kupası sıralaması açısından büyük önem taşıyor.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>KAHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/kocaeli-rallisi-43-kez-start-aldi</guid>
      <pubDate>Sat, 17 Oct 2026 10:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/uploads/2026/10/kocaeli-rallisi-43-kez-start-aldi.webp" type="image/jpeg" length="40415"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[FİBROADENOM KANSERE DÖNÜŞÜR MÜ?]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/fibroadenom-kansere-donusur-mu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/fibroadenom-kansere-donusur-mu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Özellikle genç kadınlarda görülen fibroadenom, meme dokusunda en sık karşılaşılan iyi huylu kitlelerden biridir...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Fibroadenom, meme dokusunda en sık karşılaşılan iyi huylu kitlelerden biridir. Özellikle genç kadınlarda görülen bu oluşumlar, meme dokusundaki bağ ve bez dokularının çoğalması sonucunda meydana gelir.</p>

<p dir="ltr">Genellikle düzgün sınırlı, hareketli ve ağrısız kitleler şeklinde hissedilen fibroadenomlar, çoğu zaman ciddi bir sağlık sorununa neden olmaz. Bununla birlikte memede ele gelen her kitlede olduğu gibi fibroadenom şüphesi bulunan hastaların da doğru tanı ve takip açısından değerlendirilmesi gerekmektedir.</p>

<p dir="ltr">Genel Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Ebru Ayvazoğlu Soy, fibroadenomların büyük bölümünün iyi huylu olduğunu ve çoğunlukla kansere dönüşmediğini, ancak bu durumun memedeki bütün kitlelerin zararsız kabul edilmesi anlamına gelmediğini vurgulamaktadır. Özellikle hızlı büyüyen, görüntüleme özellikleri değişen veya şüpheli bulgular gösteren kitlelerde ileri inceleme gerekebilir.</p>

<p dir="ltr">Fibroadenom tanısı alan hastaların en sık merak ettiği konular arasında kitlenin zamanla büyüyüp büyümeyeceği, kansere dönüşme ihtimali ve cerrahi olarak çıkarılmasının gerekli olup olmadığı bulunmaktadır. Bu soruların yanıtı, fibroadenomun yapısına, büyüklüğüne, hastanın yaşına ve klinik değerlendirme sonuçlarına göre değişebilmektedir.</p>

<p><strong>Fibroadenom Nedir ve Neden Oluşur?</strong></p>

<p dir="ltr">Fibroadenom, meme dokusunda gelişen ve genellikle iyi huylu özellikler taşıyan solid kitlelerden biridir. Fibroglandüler dokunun belirli bölgelerde çoğalması sonucunda oluşur.</p>

<p dir="ltr">Fibroadenomların gelişiminde hormonal faktörlerin etkili olduğu düşünülmektedir. Özellikle östrojen hormonuyla ilişkili değişiklikler, bu kitlelerin büyüme özelliklerini etkileyebilir.</p>

<p dir="ltr">Bu nedenle fibroadenomlar en sık ergenlik sonrası ve doğurganlık çağındaki kadınlarda görülmektedir. Bununla birlikte daha ileri yaşlarda da saptanabilir.</p>

<p dir="ltr">Fibroadenomlar tek bir kitle şeklinde ortaya çıkabileceği gibi aynı memede veya her iki memede birden fazla sayıda da bulunabilir.</p>

<p dir="ltr">Bazı fibroadenomlar uzun yıllar boyunca aynı büyüklükte kalırken bazıları zaman içerisinde büyüyebilir veya küçülebilir.</p>

<p dir="ltr">Gebelik döneminde meydana gelen hormonal değişiklikler, bazı fibroadenomların büyümesine neden olabilir. Menopoz sonrasında ise bazı kitlelerde küçülme veya kalsifikasyon gelişebilir.</p>

<p dir="ltr">Fibroadenomun oluşması, kişinin meme kanseri olduğu anlamına gelmez. Ancak klinik özellikleri nedeniyle diğer meme kitlelerinden ayırt edilmesi önemlidir.</p>

<p dir="ltr">Özellikle yeni fark edilen bir kitlenin yalnızca hareketli veya düzgün sınırlı olması nedeniyle fibroadenom olarak kabul edilmesi doğru değildir.</p>

<p dir="ltr">Kesin değerlendirme için hastanın yaşına ve klinik özelliklerine uygun görüntüleme yöntemleri kullanılmalıdır.</p>

<p><strong>Fibroadenom Kansere Dönüşebilir mi?</strong></p>

<p dir="ltr">Fibroadenomlarla ilgili en önemli konulardan biri, bu kitlelerin zamanla kansere dönüşme ihtimalidir.</p>

<p dir="ltr">Basit fibroadenomlar iyi huylu oluşumlardır ve büyük çoğunluğu kansere dönüşmez. Bu nedenle fibroadenom tanısı almak, doğrudan meme kanseri gelişeceği anlamına gelmemektedir.</p>

<p dir="ltr">Nadir durumlarda fibroadenom içerisinde meme kanseri saptanabilir. Ancak bu durum oldukça seyrektir ve her fibroadenomun zaman içerisinde kötü huylu bir tümöre dönüşeceği şeklinde yorumlanmamalıdır.</p>

<p dir="ltr">Bazı fibroadenomlar histolojik özelliklerine göre basit veya kompleks fibroadenom olarak sınıflandırılabilir.</p>

<p dir="ltr">Kompleks fibroadenomlarda belirli doku değişiklikleri bulunabilir. Bu hastalarda meme kanseri riski değerlendirilirken yalnızca fibroadenomun varlığı değil, eşlik eden proliferatif değişiklikler, aile öyküsü ve diğer risk faktörleri de dikkate alınır.</p>

<p dir="ltr">Fibroadenom tanısı bulunan kadınların tamamı aynı risk grubunda değildir.</p>

<p dir="ltr">Özellikle ailede meme kanseri öyküsü bulunan veya daha önce riskli meme lezyonu saptanan kişilerde takip yaklaşımı farklı olabilir.</p>

<p dir="ltr">Prof. Dr. Ebru Ayvazoğlu Soy, fibroadenomların çoğu zaman iyi huylu seyrettiğini ancak doğru tanı konulmadan herhangi bir kitlenin güvenli kabul edilmemesi gerektiğini vurgulamaktadır.</p>

<p dir="ltr">Fibroadenomun kansere dönüşme ihtimalinin düşük olması, yeni gelişen meme bulgularının değerlendirilmesini gereksiz hâle getirmez.</p>

<p><strong>Fibroadenomun Belirtileri Nelerdir?</strong></p>

<p dir="ltr">Fibroadenomlar çoğu zaman memede fark edilen yuvarlak veya oval şekilli kitleler olarak ortaya çıkar.</p>

<p dir="ltr">Genellikle düzgün sınırlı ve hareketli bir yapıya sahip olmaları, klinik muayenede dikkat çeken özellikler arasındadır.</p>

<p dir="ltr">Bazı fibroadenomlar elle hissedilemeyecek kadar küçük olabilir ve yalnızca meme ultrasonografisi sırasında fark edilebilir.</p>

<p dir="ltr">Fibroadenomların büyük bölümü ağrısızdır. Ancak bazı hastalarda adet dönemi öncesinde hassasiyet veya dolgunluk hissi oluşabilir.</p>

<p dir="ltr">Büyük fibroadenomlar meme şeklinde belirgin değişiklik oluşturabilir. Özellikle hızlı büyüyen kitleler hastalarda estetik veya fiziksel rahatsızlığa neden olabilir.</p>

<p dir="ltr">Fibroadenomların çoğunlukla hareketli olması, meme kanserinden kesin olarak ayrılmalarını sağlamaz. Bazı kötü huylu kitleler de erken dönemlerde hareketli hissedilebilir.</p>

<p dir="ltr">Aynı şekilde fibroadenomların zaman içerisinde sertleşmesi veya farklı özellikler göstermesi mümkündür.</p>

<p dir="ltr">Memede ele gelen kitlenin büyümesi, yeni bir kitle oluşması, meme başında değişiklik gelişmesi veya ciltte çekinti fark edilmesi durumunda yeniden değerlendirme yapılmalıdır.</p>

<p dir="ltr">Özellikle mevcut fibroadenom tanısı bulunan hastalarda daha önceki görüntüleme sonuçlarıyla yeni incelemelerin karşılaştırılması önemlidir.</p>

<p dir="ltr">Bu karşılaştırma, kitlenin boyutunda veya yapısında meydana gelen değişikliklerin belirlenmesini kolaylaştırabilir.</p>

<p><strong>Fibroadenom Tanısı Nasıl Konulur?</strong></p>

<p dir="ltr">Fibroadenom tanısında ilk aşama klinik muayenedir. Hastanın yaşı, şikâyetlerinin süresi, kitlenin büyüme durumu ve aile öyküsü değerlendirilir.</p>

<p dir="ltr">Meme ultrasonografisi, fibroadenom şüphesi bulunan hastalarda sık kullanılan görüntüleme yöntemlerinden biridir.</p>

<p dir="ltr">Ultrasonografide fibroadenomlar çoğunlukla oval, düzgün sınırlı ve çevre dokulara paralel yerleşim gösteren solid kitleler şeklinde izlenebilir.</p>

<p dir="ltr">Bununla birlikte her fibroadenom aynı görüntüleme özelliklerine sahip değildir. Bazı kitleler farklı yapısal özellikler gösterebilir.</p>

<p dir="ltr">Hastanın yaşı ve klinik bulgularına göre mamografi de değerlendirmeye dahil edilebilir.</p>

<p dir="ltr">Görüntüleme sonuçlarında şüpheli özellikler bulunması durumunda biyopsi gerekebilir.</p>

<p dir="ltr">Kalın iğne biyopsisi, meme dokusundan örnek alınmasını ve kitlenin patolojik olarak incelenmesini sağlar.</p>

<p dir="ltr">Biyopsi sonucunda fibroadenom tanısı konulması, gereksiz cerrahi müdahalelerden kaçınılmasına yardımcı olabilir.</p>

<p dir="ltr">Ancak biyopsi sonucu ile görüntüleme bulgularının birbiriyle uyumlu olması önem taşır.</p>

<p dir="ltr">Bazı fibroepitelyal lezyonlarda fibroadenom ile fillodes tümörü arasında ayrım yapılması güç olabilir. Özellikle hızla büyüyen veya büyük boyutlara ulaşan kitlelerde bu olasılık değerlendirilmelidir.</p>

<p dir="ltr">Fillodes tümörleri, fibroadenomlardan farklı biyolojik özelliklere sahip olabilir ve bazı türlerinde kötü huylu davranış görülebilir.</p>

<p dir="ltr">Bu nedenle şüpheli durumlarda ileri patolojik değerlendirme veya cerrahi çıkarım gerekebilir.</p>

<p><strong>Fibroadenom Ameliyatla Alınmalı mı?</strong></p>

<p dir="ltr">Fibroadenom tanısı alan her hastada ameliyat yapılması gerekli değildir. Özellikle görüntüleme ve patolojik bulgular açısından iyi huylu olduğu belirlenen, küçük ve belirti oluşturmayan kitlelerde takip tercih edilebilir.</p>

<p dir="ltr">Takip sürecinde kitlenin büyüklüğü ve görüntüleme özellikleri değerlendirilir. Kontrol aralıkları hastanın risk durumuna ve radyolojik bulgularına göre belirlenir.</p>

<p dir="ltr">Bununla birlikte bazı durumlarda fibroadenomun cerrahi olarak çıkarılması gündeme gelebilir.</p>

<p dir="ltr">Özellikle hızlı büyüyen, belirgin ağrıya neden olan veya meme şeklini etkileyen kitlelerde cerrahi seçenek değerlendirilebilir.</p>

<p dir="ltr">Görüntüleme ve biyopsi sonuçları arasında uyumsuzluk bulunması da ameliyat kararını etkileyen önemli bir faktördür.</p>

<p dir="ltr">Kitlenin yapısıyla ilgili kesin tanıya ulaşılamaması veya fillodes tümörü şüphesi bulunması durumunda cerrahi çıkarım önerilebilir.</p>

<p dir="ltr">Bazı hastalar, kitlenin iyi huylu olduğu belirlenmesine rağmen sürekli kaygı yaşamaları nedeniyle cerrahi seçeneği değerlendirmek isteyebilir.</p>

<p dir="ltr">Bu durumda cerrahinin olası yararları ve riskleri hakkında ayrıntılı bilgilendirme yapılmalıdır.</p>

<p dir="ltr">Fibroadenom ameliyatında temel amaç, kitlenin uygun şekilde çıkarılması ve sağlıklı meme dokusunun mümkün olduğunca korunmasıdır.</p>

<p dir="ltr">Cerrahi sonrasında yara izi, enfeksiyon, kanama veya meme şeklinde değişiklik gibi komplikasyonlar gelişebilir.</p>

<p dir="ltr">Bu nedenle ameliyat kararı yalnızca kitlenin varlığına göre değil, bütün klinik koşullar dikkate alınarak verilmelidir.</p>

<p><strong>Fibroadenom Takibinde Nelere Dikkat Edilmelidir?</strong></p>

<p dir="ltr">Fibroadenom tanısı alan hastalarda takip programının düzenli şekilde sürdürülmesi önemlidir.</p>

<p dir="ltr">Özellikle ameliyat gerektirmeyen kitlelerde, önerilen kontrol incelemeleri sayesinde boyut ve yapı değişiklikleri değerlendirilebilir.</p>

<p dir="ltr">Hastaların kendi meme dokularının olağan yapısını tanıması ve alışılmadık değişiklikleri fark etmesi yararlıdır.</p>

<p dir="ltr">Ancak kişinin kendi kendine yaptığı kontrol, gerekli görüntüleme yöntemlerinin yerine geçmez.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p dir="ltr">Fibroadenomun ağrı oluşturmaması veya daha önce iyi huylu olarak değerlendirilmiş olması, sonradan gelişen bütün değişikliklerin önemsiz olduğu anlamına gelmez.</p>

<p dir="ltr">Yeni bir kitle hissedilmesi veya mevcut kitlenin hızla büyümesi durumunda sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.</p>

<p dir="ltr">Fibroadenom bulunan hastalarda meme kanseri taramasının gerekliliği, kişinin yaşı ve genel risk özelliklerine göre değerlendirilmelidir.</p>

<p dir="ltr">Her fibroadenom hastasının sık aralıklarla mamografi veya MR çektirmesi gerekli değildir. Gereksiz görüntüleme ve girişimlerden kaçınılması da doğru sağlık yönetiminin bir parçasıdır.</p>

<p dir="ltr">Sağlıklı yaşam alışkanlıklarının benimsenmesi, genel meme sağlığı açısından önem taşır. Ancak herhangi bir besin, bitkisel ürün veya takviyenin fibroadenomu kesin olarak ortadan kaldırdığına ilişkin güvenilir bir tedavi yaklaşımı bulunmamaktadır.</p>

<p dir="ltr">Bu nedenle internet üzerinden önerilen kontrolsüz uygulamalar yerine tıbbi değerlendirmeye dayalı yöntemlerin tercih edilmesi gerekir.</p>

<p dir="ltr">Fibroadenomlar çoğunlukla iyi huylu seyreden ve her zaman cerrahi müdahale gerektirmeyen meme kitleleridir. Bununla birlikte doğru tanı, takip ve gerektiğinde ileri inceleme yapılması, diğer meme hastalıklarının ayırt edilmesi açısından önem taşımaktadır.</p>

<p dir="ltr">Fibroadenomun kansere dönüşme ihtimalinin çok düşük olması, hastaların gereksiz korku yaşamasını önleyebilir. Düzenli değerlendirme ve kişiye özel takip sayesinde hem gereksiz ameliyatlardan kaçınılması hem de meme sağlığındaki önemli değişikliklerin zamanında fark edilmesi mümkün olmaktadır.</p>

<p dir="ltr"></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>KAHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/fibroadenom-kansere-donusur-mu</guid>
      <pubDate>Sat, 17 Oct 2026 10:45:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/uploads/2026/10/fibroadenom-kansere-donusur-mu.webp" type="image/jpeg" length="77755"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[GECE MÜZECİLİĞİNDE REKOR ZİYARETÇİ]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/gece-muzeciliginde-rekor-ziyaretci</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/gece-muzeciliginde-rekor-ziyaretci" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kültür ve Turizm Bakanlığının gece müzeciliği uygulaması kapsamında ziyaretçi sayısı 1 milyon 326 bin 590'a ulaştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kültür ve Turizm Bakanlığının gece müzeciliği uygulaması kapsamında ziyaretçi sayısı 1 milyon 326 bin 590'a ulaştı.</p>

<p><strong>Geçen yıla göre yüzde 32 artışın kaydedildiği uygulamada Efes Ören Yeri 501 bin 811 ziyaretçiyle ilk sırada yer aldı. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, gece müzeciliğine gösterilen ilgiden duyduğu memnuniyeti dile getirerek kültürel mirası daha geniş kitlelerle buluşturmak için çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceğini belirtti.</strong></p>

<p>Türkiye'nin müze ve ören yerleri, gece müzeciliği uygulamasıyla gün batımından sonra da ziyaretçilerini ağırlamaya devam ediyor. Tarihî ve kültürel mirasın farklı bir atmosferde keşfedilmesine imkân sağlayan uygulama, bu yıl ziyaretçi sayısındaki artışla dikkat çekti.</p>

<p>Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, gece müzeciliğindeki rekoru sosyal medya hesaplarından duyurarak 1 milyon 326 bin 590 ziyaretçiye ulaşıldığını açıkladı.</p>

<p>Geçen yıl 1 milyon 8 bin 80 olarak kaydedilen ziyaretçi sayısının yüzde 32 arttığını belirten Ersoy, tarihî ve kültürel mirasın eşsiz güzelliklerini gecenin büyüleyici atmosferinde ziyaretçilerle buluşturmanın mutluluğunu yaşadıklarını ifade etti.</p>

<p>Ersoy, ziyaretçilerin gösterdiği yoğun ilginin çalışmaların karşılık bulduğunu ortaya koyduğunu belirterek kültürel mirası daha fazla insanla buluşturmak ve müze ile ören yerlerini yaşayan mekânlara dönüştürmek için aynı heyecan ve kararlılıkla çalışmaya devam edeceklerini vurguladı.</p>

<p>Bakan Ersoy'un paylaşımı şöyle:</p>

<p>'Gece müzeciliğinde 1 milyon 326 bin ziyaretçiyi geride bıraktık! Tarihimizin ve kültürel mirasımızın eşsiz güzelliklerini gecenin büyüleyici atmosferinde ziyaretçilerimizle buluşturmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Gece müzeciliği uygulamamızla 1 milyon 326 bin 590 ziyaretçiye ulaştık. Geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 32'lik artış kaydettik. Gece müzeciliğinde bu yıl en çok ziyaret edilen müze ve ören yerlerimiz: Efes Ören Yeri (501.811), Galata Kulesi (277.557), Hierapolis (Pamukkale) Ören Yeri (190.910), Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi (62.071), Didim Ören Yeri (60.884), Marmaris Müzesi (50.053). Bu ilgi bizleri hem mutlu ediyor hem de yeni çalışmalar için motive ediyor. Kültürel mirasımızı daha geniş kitlelerle buluşturmak, müze ve ören yerlerimizi yaşayan mekânlara dönüştürmek için aynı heyecan ve kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz.'</p>

<p><strong>Gece Müzeciliğinin Zirvesinde Efes Var</strong></p>

<p>Gece müzeciliğinde en yüksek ziyaretçi sayısına İzmir Efes Ören Yeri ulaştı. Geçen yıl 368 bin 731 ziyaretçiyi ağırlayan Efes, bu yıl yüzde 36 artışla 501 bin 811 ziyaretçiye ev sahipliği yaptı.</p>

<p>İstanbul'un simge yapılarından Galata Kulesi, 277 bin 557 ziyaretçiyle ikinci sırada yer aldı. Geçen yıl 205 bin 344 kişinin ziyaret ettiği kulede yüzde 35 artış kaydedildi.</p>

<p>Denizli'deki Hierapolis (Pamukkale) Ören Yeri ise 190 bin 910 ziyaretçiyle üçüncü sırada yer aldı.</p>

<p>İlk üçü, 62 bin 71 ziyaretçiyle Muğla Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi, 60 bin 884 ziyaretçiyle Aydın Didim Ören Yeri ve 50 bin 53 ziyaretçiyle Muğla Marmaris Müzesi takip etti.</p>

<p><strong>İstanbul Arkeoloji Müzeleri'nde Yüzde 183, Didim'de Yüzde 119 Artış</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Ziyaretçi sayısındaki artış, Türkiye'nin farklı bölgelerindeki müze ve ören yerlerinde de etkisini gösterdi.</p>

<p>İstanbul Arkeoloji Müzeleri, 8 bin 789'dan 24 bin 850'ye yükselen ziyaretçi sayısıyla yüzde 183 artış kaydetti.</p>

<p>Aydın Didim Ören Yeri'nde ziyaretçi sayısı 27 bin 846'dan 60 bin 884'e yükselirken artış oranı yüzde 119 oldu.</p>

<p>Antalya Patara Ören Yeri'nde ise geçen yıl 14 bin 141 olan ziyaretçi sayısı, yüzde 98 artışla 28 bin 21'e ulaştı.</p>

<p>İzmir Efes Yamaçevler'de de ziyaretçi sayısı da yüzde 82 artarak 10 bin 718'den 19 bin 541'e çıktı.</p>

<p><strong>Göreme'de 31 Ekim'e Kadar, Galata'da Yıl Boyu Gece Müzeciliği</strong></p>

<p>2026 yılı gece müzeciliği uygulaması, 1 Haziran-1 Ekim tarihleri arasında Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğüne bağlı 11 müze ve 11 ören yeri olmak üzere toplam 22 müze ve ören yerinde gerçekleştirildi.</p>

<p>Ziyaretçilerden gelen talep üzerine uygulama süresi Efes ve Side ören yerlerinde 15 Ekim'e, Göreme Ören Yeri'nde ise 31 Ekim'e kadar uzatıldı.</p>

<p>Efes ve Side'de 15 Ekim'de sona eren gece müzeciliği, Göreme'de ay sonuna kadar devam edecek.</p>

<p>Galata Kulesi'nde ise uygulama yıl boyunca kesintisiz sürdürülecek.</p>

<p>Kültür ve Turizm Bakanlığının gece müzeciliği uygulaması, müze ve ören yerlerinin ziyaret saatlerini genişleterek kültürel mirasın daha fazla ziyaretçiyle buluşmasına imkân sağlamayı sürdürecek.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>KAHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/gece-muzeciliginde-rekor-ziyaretci</guid>
      <pubDate>Sat, 17 Oct 2026 10:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/uploads/2026/10/gece-muzeciliginde-rekor-ziyaretci.webp" type="image/jpeg" length="52002"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SEL SULARINDA KALAN ARAÇLAR ÇALIŞTIRILIR MI?]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/sel-sularinda-kalan-araclar-calistirilir-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/sel-sularinda-kalan-araclar-calistirilir-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sel suyunun yalnızca araçların motorlarına değil, elektronik sistemlerine ve güvenlik donanımlarına da ciddi zarar verebileceğine dikkat çekiliyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul'da etkili olan şiddetli yağışların ardından çok sayıda aracın su altında kalması ve sel sularına kapılması, sürücülerin sel sırasında ve sonrasında nasıl hareket etmesi gerektiği sorusunu gündeme getirdi.</p>

<p><strong>Sel suyunun yalnızca araçların motorlarına değil, elektronik sistemlerine ve güvenlik donanımlarına da ciddi zarar verebileceğine dikkat çeken Yol ve Trafik Güvenliği Danışmanı Özgür Şener, 'En iyi sürücü sel suyuna girmeyen sürücü, en güvenli taşıt kuru kalabilen taşıttır.' uyarısında bulundu.</strong></p>

<p><strong>Sel sırasında araç içinde mahsur kalmanın birkaç dakika içinde hayati tehlikeye dönüşebileceğini anlatan Özgür Şener, 'Su yükseliyor, akıntı aracı sürüklüyor veya araç kontrolünü kaybediyorsa ilerlemeye çalışılmamalı. Motor durursa tekrar tekrar çalıştırmayı denememek gerekir. Öncelik aracı kurtarmak değil, içeridekilerin hayatını korumaktır.' dedi.</strong></p>

<p>İstanbul'da 14-15 Ekim 2026 tarihlerinde etkili olan şiddetli yağışlar, çok sayıda aracın su altında kalmasına ve sürüklenmesine neden oldu. Sel sularında mahsur kalan sürücülerin nasıl davranması gerektiği ve su altında kalan araçların yeniden kullanılıp kullanılamayacağı önemli bir güvenlik sorunu olarak öne çıktı.</p>

<p>Üsküdar Üniversitesi İş Sağlığı ve Güvenliği Bölümü Öğretim Görevlisi, Yol ve Trafik Güvenliği Danışmanı Özgür Şener, sel sularında araç kullanmanın tehlikelerini, mahsur kalınması durumunda yapılması gerekenleri ve suya maruz kalan araçlarda oluşabilecek hasarları değerlendirdi.</p>

<p><strong>'Önümüzdeki aracın geçebilmesi, bizim de geçebileceğimiz anlamına gelmez'</strong></p>

<p>Sel sularında araç kullanırken en büyük tehlikenin suyun derinliğinin ve yolun gerçek durumunun doğru değerlendirilememesi olduğunu belirten Özgür Şener, 'Su, yol yüzeyindeki çukurları, açık rögarları, çökmeleri ve akıntıyla sürüklenmiş engelleri gizleyebilir. Ayrıca suyun derinliği, aracın ağırlığı ve tasarımı ne olursa olsun, aracın yol tutuşunu ve kontrolünü kaybetmesine neden olabilir.' dedi.</p>

<p>Suyun derinliğinin gözle tahmin edilerek geçiş yapılmaması gerektiğini vurgulayan Özgür Şener, şöyle devam etti:</p>

<p>'Derinliğini ve zeminin durumunu bilmediğimiz, güvenli olduğundan emin olamadığımız su birikintilerine ve sel sularına araçla girmemeliyiz. Suyun başka araçlar tarafından geçilmiş olması da o güzergâhın güvenli olduğunu göstermez. Önümüzdeki aracın geçebilmesi, kendi aracımızın da geçebileceği anlamına gelmez. Yol suyla kaplanmışsa mümkünse geri dönmeli, alternatif ve güvenli bir güzergâh seçmeliyiz. Birkaç dakikalık zaman kazancı uğruna hem kendi hayatımızı hem de araçtaki diğer kişilerin hayatını tehlikeye atabiliriz.'</p>

<p><strong>'30 santimetrelik hızlı akan su birçok otomobili sürükleyebilir'</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sel suyunun sürükleme gücünün çoğu zaman hafife alındığını ifade eden Şener, ABD Ulusal Hava Servisinin (NWS) uyarılarına dikkat çekti.</p>

<p>Özgür Şener, 'Yaklaşık 15 santimetre derinliğindeki hızlı akan su bir yetişkini devirebilirken, 30 santimetrelik hızlı akan su birçok otomobili sürükleyebilir. Yaklaşık 61 santimetrelik hızlı akan su ise SUV ve bazı kamyonetleri de sürükleyebilir.' bilgisini verdi.</p>

<p>Araçların ağırlığının sel sularına karşı mutlak bir güvence sağlamadığını kaydeden Şener, özellikle akıntının bulunduğu yollarda araçla ilerlemeye çalışılmaması gerektiğini söyledi.</p>

<p><strong>'Araç içinde mahsur kalındığında öncelik aracı değil, hayatı kurtarmak olmalı'</strong></p>

<p>Sel sırasında araç içinde mahsur kalmanın birkaç dakika içinde hayati tehlikeye dönüşebileceğini anlatan Özgür Şener, su seviyesinin ve akıntının şiddetinin hızla değişebileceğini belirtti.</p>

<p>Bu gibi durumlarda panikle hareket edilmemesi gerektiğini ifade eden Özgür Şener, 'Su yükseliyor, akıntı aracı sürüklüyor veya araç kontrolünü kaybediyorsa ilerlemeye çalışılmamalı. Motor durursa tekrar tekrar çalıştırmayı denememek gerekir. Öncelik aracı kurtarmak değil, içeridekilerin hayatını korumaktır.' dedi.</p>

<p>Sürücülerin mümkünse 112 Acil Çağrı Merkezi'ne ulaşarak konumlarını ve araçtaki kişi sayısını bildirmesi gerektiğini söyleyen Şener, özellikle çocuk, yaşlı veya hareket kısıtlılığı bulunan yolcuların durumunun kurtarma ekiplerine iletilmesinin önemine işaret etti.</p>

<p><strong>'Her sel olayında araçtan hemen çıkmak doğru değil'</strong></p>

<p>Sel sırasında araçtan çıkma kararının mevcut tehlikeye göre verilmesi gerektiğini vurgulayan Şener, hızlı akan suyun aracı çevrelediği durumlarda dışarı çıkmanın da ölümcül olabileceğini belirtti.</p>

<p>Özgür Şener, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>'Hızlı akan su aracı çevreliyorsa, su içeri yükselmiyorken araçta kalmak ve yardım istemek daha güvenli olabilir. Çünkü hızlı akıntıda araçtan çıkıp suya girmek kişinin sürüklenmesine ve boğulmasına neden olabilir. Ancak su seviyesi araç içinde yükselmeye başlarsa beklenmemeli, güvenli tahliye seçeneği değerlendirilmelidir. Ayrıca selde sürüklenen diğer taşıtlar veya sert nesneler de ciddi tehlike oluşturabilir.'</p>

<p>Su seviyesinin yükseldiği durumlarda araç kapılarının su basıncı nedeniyle açılamayabileceğini belirten Özgür Şener, 'Mümkünse dış koşullar daha da kötüleşmeden yan camlardan çıkış seçeneği değerlendirilmelidir. Emniyet kemeri açılmalı, çocuklara ve hareket etmekte zorlanan yolculara yardım edilmelidir. Camlar elektrikle çalışmıyorsa kırılabilir bir yan camdan çıkış gerekebilir. Ön camlar genellikle lamine cam olduğundan kırılmayacaktır. Her taşıtta emniyet çekicinin bulunması ve erişilebilir bir yerde tutulması önemlidir.' diye konuştu.</p>

<p>Araçtan güvenli şekilde çıkan kişilerin akıntıya karşı yürümeye veya yüzerek karşıya geçmeye çalışmaması gerektiğini de vurgulayan Özgür Şener, yüksek ve güvenli bir noktaya ulaşılmasını, araçta bırakılan eşyalar için geri dönülmemesini önerdi.</p>

<p><strong>'Sel sularında kalan aracın motorunu kesinlikle çalıştırmayın'</strong></p>

<p>Sel sularının çekilmesinin araçların yeniden güvenle kullanılabileceği anlamına gelmediğini ifade eden Özgür Şener, suya maruz kalan araçlarda görünmeyen mekanik ve elektronik hasarlar oluşabileceğini söyledi.</p>

<p>Şener, özellikle motorun yeniden çalıştırılmasının mevcut hasarı ağırlaştırabileceği uyarısında bulunarak, şunları söyledi:</p>

<p>'Araç suya girmiş, su altında kalmış veya motor bölmesine su girmiş olabilecek durumdaysa motor çalıştırılmamalı ve marşa basılmamalıdır. Aracı hareket ettirmeye çalışmak, mevcut hasarı ağırlaştırabilir. Araç güvenli bir yerdeyse ve yaklaşmak tehlike yaratmıyorsa hasarın fotoğrafları çekilebilir. Sigorta şirketine bilgi verilmeli ve uygun kurtarma hizmeti çağrılmalıdır.'</p>

<p>Suya maruz kalan araçların iterek veya uygun olmayan şekilde çekilerek hareket ettirilmemesi gerektiğini de belirten Özgür Şener, ıslak elektrik bağlantılarına ve kontrol ünitelerine müdahale edilmemesi gerektiğini kaydetti.</p>

<p><strong>'Motor su emerse tamamen değiştirilmesi gerekebilir'</strong></p>

<p>Sel sularının motorlarda oluşturabileceği en ciddi sorunlardan birinin hidrolik kilit olduğunu anlatan Özgür Şener, bu durumun motorun iç mekanizmasında ağır hasarlara neden olabileceğini belirtti.</p>

<p>Özgür Şener, 'İçten yanmalı motorlarda pistonlar, silindir içindeki hava-yakıt karışımını sıkıştırarak çalışır. Ancak su, hava gibi kolayca sıkıştırılamaz. Hava emiş sistemi üzerinden silindirlere yeterli miktarda su ulaşırsa pistonun yukarı hareketi engellenebilir. Bu durum hidrolik kilit olarak adlandırılır.' dedi.</p>

<p>Hidrolik kilidin sonuçlarına ilişkin Özgür Şener, şu bilgileri verdi:</p>

<p>'Hidrolik kilit sonucunda biyel kolları eğilebilir veya kırılabilir; pistonlar, krank mekanizması ve diğer motor bileşenleri ağır hasar görebilir. Hasarın boyutuna göre motorun tamamen değiştirilmesi gerekebilir. Motor dururken içine su girmiş olsa bile marşa basılması mevcut durumu ağırlaştırabilir. Bu nedenle motorun çalışıp çalışmadığını denemek amacıyla marşa basılmamalıdır.'</p>

<p><strong>'Araç çalışsa bile güvenlik sistemleri arızalanmış olabilir'</strong></p>

<p>Sel sularının modern araçlardaki elektronik sistemlere de zarar verebileceğini belirten Özgür Şener, hasarların bazen günler veya haftalar sonra ortaya çıkabileceği uyarısında bulundu.</p>

<p>Özgür Şener, 'Modern araçlarda motor yönetimi, ABS, elektronik denge kontrolü, hava yastıkları, emniyet kemeri gergileri, park sensörleri ve sürüş destek sistemleri gibi çok sayıda elektronik bileşen bulunur. Sel suları bu sistemlerde kısa devreye, yalıtım sorunlarına ve zaman içerisinde gelişen korozyona neden olabilir.' dedi.</p>

<p>Araçtaki elektronik arızaların ilk incelemede fark edilmeyebileceğini vurgulayan Özgür Şener, 'Araç ilk anda çalışsa bile sonrasında arıza lambaları yanabilir, sensörler hatalı sinyal gönderebilir veya bazı sistemler devre dışı kalabilir. Daha önemlisi, hasar yalnızca konfor donanımlarıyla sınırlı kalmayabilir. ABS, elektronik denge kontrolü ve hava yastıkları gibi güvenlik açısından kritik sistemlerin de kontrol edilmesi gerekir.' diye konuştu.</p>

<p>Özgür Şener, araç tabanına kadar ulaşan sel sularının halı ve yalıtım malzemelerinin altında nem bırakarak küf ve kötü kokuya, zamanla da iç ortam kalitesinin bozulmasına neden olabileceğini ifade etti.</p>

<p><strong>'Elektrikli ve hibrit araçlarda gecikmeli yangın riski var'</strong></p>

<p>Elektrikli ve hibrit araçlarda sel sonrası risklerin daha farklı boyutlara ulaşabildiğine dikkat çeken Özgür Şener, yüksek voltajlı batarya sistemlerinin özel güvenlik önlemleri gerektirdiğini söyledi.</p>

<p>Özgür Şener, 'Batarya paketleri, elektrik motorları ve yüksek voltaj kabloları su baskınından veya fiziksel hasardan etkilenebilir. Bu durum elektrik çarpması, kısa devre ve yangın tehlikesi yaratabilir. Bataryada oluşan hasarın etkileri her zaman hemen görülmeyebilir. Fiziksel hasar veya suya maruz kalma, bazı koşullarda gecikmeli ısınma ve yangın riskine yol açabilir.' dedi.</p>

<p>Sel sularına maruz kalan elektrikli ve hibrit araçların batarya güvenliği değerlendirilmeden çalıştırılmaması veya şarj edilmemesi gerektiğini vurgulayan Özgür Şener, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<p>'Batarya paketine, yüksek voltaj kablolarına ve hasarlı elektrik bağlantılarına dokunulmamalıdır. Duman, anormal ısınma, tıslama veya olağandışı ses fark edilirse araçtan uzaklaşılmalı ve acil durum ekiplerine haber verilmelidir. Araç, üreticinin kurtarma talimatlarına uygun biçimde ve bu konuda eğitimli ekipler tarafından taşınmalıdır.'</p>

<p>Batarya hasarı şüphesi bulunan araçların evlerden ve kapalı alanlardan uzak tutulması gerektiğini belirten Özgür Şener, güvenli mesafenin ve araçların nasıl konumlandırılacağının uzman ekipler tarafından belirlenmesi gerektiğini kaydetti.</p>

<p><strong>'Suyun çekilmesi ve aracın çalışması güvenli olduğu anlamına gelmez'</strong></p>

<p>Selden etkilenen araçların yalnızca motorunun kontrol edilmesinin yeterli olmadığını ifade eden Özgür Şener, fren, direksiyon, şanzıman ve elektrik sistemlerinin de ayrıntılı olarak incelenmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Özgür Şener, 'Sel sonrasında fren sistemi, direksiyon bileşenleri, şanzıman, diferansiyel, tekerlek rulmanları ve elektrik tesisatı farklı düzeylerde etkilenmiş olabilir. Fren sistemlerinde su ve kirlenmeye bağlı sorunlar görülebilir. Şanzıman veya diferansiyel sıvılarına su karışması mekanik hasara yol açabilir. Elektrik bağlantılarında zamanla gelişen korozyon ise günler veya haftalar sonra arıza ortaya çıkarabilir.' dedi.</p>

<p>Su altında kalan araçların uygun kurtarma ekipmanıyla taşınması gerektiğini vurgulayan Özgür Şener, çekme yönteminin aracın şanzıman ve aktarma sistemine göre belirlenmesi gerektiğini, gerekli durumlarda düz platformlu çekici kullanılmasını önerdi.</p>

<p>Özgür Şener, 'Aracın çalışıyor olması veya kısa bir mesafede hareket edebilmesi güvenli olduğu anlamına gelmez. Frenler, direksiyon, aktarma organları, elektronik sistemler ve araç içi bileşenler kontrol edilmeden normal kullanıma başlanmamalıdır.' uyarısında bulundu.</p>

<p><strong>'Sel koşullarında araç güvenliğinin iki temel kuralı var'</strong></p>

<p>Sel sularına maruz kalan araçlarda hasarın yalnızca suyun ulaştığı yüksekliğe bakılarak değerlendirilemeyeceğini belirten Özgür Şener, maruziyet süresinin, sudaki çamur ve kirleticilerin de hasarın boyutunu etkilediğini söyledi.</p>

<p>Araçların mutlaka uzman servis tarafından incelenmesi gerektiğini vurgulayan Şener, 'Öncelik can ve taşıt güvenliği için taşıtla suya girmemektir. Bir sebepten suya girilmişse ve güvenle çıkılabilmişse taşıt hasarını ağırlaştırmamak önemlidir. Sel koşullarında araç güvenliğinin iki temel kuralı budur.' şeklinde sözlerini tamamladı.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>KAHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/sel-sularinda-kalan-araclar-calistirilir-mi</guid>
      <pubDate>Sat, 17 Oct 2026 10:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/uploads/2026/10/selde-kalan-arac-hh.jpg" type="image/jpeg" length="88160"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[GAZİ KOŞUSU'NUN 100. YIL SERGİSİ DİYARBAKIR'DA]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/gazi-kosusunun-100-yil-sergisi-diyarbakirda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/gazi-kosusunun-100-yil-sergisi-diyarbakirda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından düzenlenen Türkiye Kültür Yolu Festivali, Diyarbakır durağındaki yedinci gününü geride bıraktı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından düzenlenen Türkiye Kültür Yolu Festivali, Diyarbakır durağındaki yedinci gününü geride bıraktı.</p>

<p>Gazi Koşusu'nun 100. yılına özel düzenlenen Türkiye Jokey Kulübü 13. Resim Yarışması Sergisi, Diyarbakır Arkeoloji Müzesi'nde sanatseverlerle buluşmaya devam ederken festival kapsamında tiyatrodan söyleşilere uzanan zengin etkinlik programı da kentin kültür ve sanat yaşamına renk katmayı sürdürüyor.</p>

<p><strong>GAZİ KOŞUSU'NUN 100. YILI SERGİYLE TAÇLANDI</strong></p>

<p>Diyarbakır Arkeoloji Müzesi'nde, festival boyunca sanatseverlerin ziyaretine açık olan <strong>Türkiye Jokey Kulübü 13. Resim Yarışması Sergisi,</strong> festivalin yedinci gününde de ziyaretçilerle buluştu. Gazi Koşusu'nun 100. yılına özel düzenlenen yarışmaya Türkiye'nin farklı illerinden 610 eser katıldı. Değerlendirme sonucunda sergilenmeye değer bulunan 39 eser, derece ve mansiyon ödüllerine layık görülen çalışmalarla birlikte sanatseverlerin beğenisine sunuldu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>At sevgisi ve at yarışı temaları etrafında şekillenen eserler, atların insan yaşamındaki yerini ve atçılık kültürünü farklı sanatsal yorumlarla ele aldı. Resim sanatının özgün bakış açısıyla hazırlanan seçki, ziyaretçilere at kültürünü estetik bir perspektiften keşfetme imkanı sunarken festival süresince Diyarbakır Arkeoloji Müzesi'nde sanatseverleri ağırlamayı sürdürüyor.</p>

<p><strong>İKİ AYRI SÖYLEŞİ EDEBİYAT VE TASAVVUF KAVRAMLARINI ELE ALDI</strong></p>

<p>Kayapınar İlçe Halk Kütüphanesi'nde düzenlenen <strong>'Şehir ve Kültür: Herkes İçin Edebiyat</strong>' söyleşisinde, şehir yaşamı ile edebiyat arasındaki ilişki ele alındı. Ahmet Oğuz Gözel ve yazar Ferman Salmış'ın katılımıyla gerçekleştirilen programda, mekanların, mimarinin ve sokakların edebi eserlere yansımaları üzerine değerlendirmeler yapıldı.</p>

<p>Diyarbakır Prof. Dr. Fuat Sezgin İl Halk Kütüphanesi'nde ise <strong>'Tasavvuf Felsefesinde Kürtçe Şiirler'</strong> söyleşisi gerçekleştirildi. Yazar ve şair İlhami Sidar'ın katılımıyla düzenlenen programda, tasavvufi düşüncenin Kürtçe şiirlerdeki yansımaları, kullanılan semboller ve şiirlerin irfan geleneğiyle ilişkisi ele alındı. Söyleşide, yüzyıllar boyunca bölgenin kültürel birikimi içinde gelişen tasavvuf anlayışının edebi eserlerde nasıl ifade edildiği üzerinde duruldu.</p>

<p><strong>FESTİVALİN YEDİNCİ GÜNÜNDE KONSER VE TİYATRO BİR ARAYA GELDİ</strong></p>

<p><strong>7'nci Kolordu Bölge Bando Komutanlığı</strong>, Cahit Sıtkı Tarancı Kültür Sanat Merkezi Medeniyetler Korosu Konser Salonu'nda müzikseverlerle buluştu. Seçkin eserlerden oluşan repertuvarını seslendiren bando, festivalin yedinci gününde dinleyicilere özel bir müzik dinletisi sundu.</p>

<p>Cahit Sıtkı Tarancı Kültür Merkezi Orhan Asena Sahnesi'nde ise <strong>'Aşkın Sen Hali' </strong>tiyatro oyunu ikinci kez sahnelendi. Pervin Ünalp'ın yazdığı, M. Doğan Yağcı'nın yönettiği oyunda müzik ve dansla desteklenen iki perdelik komedi hikayesi öne çıktı. Tiyatroseverler, oyunla birlikte toplumsal baskılar, gurur ve aşk arasında seçim yapmak zorunda kalan karakterlerin hikayesini izledi.</p>

<p><strong>GELENEKSEL DERİ İŞÇİLİĞİNİN GEÇMİŞİ TANITILDI</strong></p>

<p>Diyarbakır Arkeoloji Müzesi'nde Şevran Naşal eşliğinde düzenlenen <strong>Deri Atölyesi,</strong> katılımcıları geleneksel Türk deri işçiliğinin tarihsel gelişimiyle tanıştırdı. Kökleri Orta Asya'ya uzanan deri işçiliğinin göçebe yaşamın ihtiyaçları doğrultusunda nasıl şekillendiği ve zaman içinde farklı kullanım alanlarına yayıldığı ele alındı. Giyim eşyalarından eyer ve tulumlara, günlük kullanım ürünlerinden kitap ciltlerine kadar uzanan deri işçiliği örnekleri üzerinden geleneksel zanaatın işlevsel ve kültürel yönleri katılımcılara aktarıldı.</p>

<p><strong>Diyarbakır Kültür Yolu Festivali</strong>, 18 Ekim'e kadar konserler, sergiler, tiyatro oyunları, söyleşiler ve atölyelerle kentin farklı noktalarında sanatseverlerle buluşmaya devam edecek.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>KAHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/gazi-kosusunun-100-yil-sergisi-diyarbakirda</guid>
      <pubDate>Sat, 17 Oct 2026 10:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/uploads/2026/10/gazi-kosusunun-100-yil-sergisi-diyarbakirda.webp" type="image/jpeg" length="35878"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AKOM'DAN İSTANBULLULARA 'TURUNCU KOD']]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/akomdan-istanbullulara-turuncu-kod</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/akomdan-istanbullulara-turuncu-kod" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[İstanbul'da hafta başından bu yana etkili olan ve son 80 yılın rekorunu kıran şiddetli yağışların ardından kent genelinde 'turuncu alarm' ilan edildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>İstanbul'da hafta başından bu yana etkili olan ve son 80 yılın rekorunu kıran şiddetli yağışların ardından kent genelinde 'turuncu alarm' ilan edildi.</p>

<p>İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanvekili Nuri Aslan, Afet Koordinasyon Merkezi'nde (AKOM) gelişmeler hakkında kurmaylarından bilgi aldı. Salı gününden itibaren teyakkuzda olduklarını ifade eden Aslan, 'Salı günü gece 22.00 civarıyla başlayan yağış, çarşamba günü şiddetini artırdı ve İstanbul'un genelinde büyük bir yağış alındı. Normal şartlarda metrekareye 20 kilogram yağış düşmesi lazım ki bu normal bir yağış diye düşünelim. Ancak bizde bazı noktalarda 273 kilogram yağış düşen noktalarla karşı karşıya kaldık ve İstanbul'un çeşitli bölgelerinde küçük ya da büyük çaplı problemler yaşandı. İşte Ayazağa, Cendere Vadisi'nde ciddi su baskınları oldu. Maalesef can kayıplarımız var. İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak turuncu alarm ile beraber salı günü geceden itibaren tüm arkadaşlarımızla, ekiplerimizle sahadaydık. Hem sahada, alanda birebir mücadele eden arkadaşlarımız vardı 8 bin 500 kadar insan gücüyle, 2 bin 400 civarında araçla da iş makinesiyle de mücadele ettik ve mücadelemiz şu ana kadar devam ediyor. Arkadaşlarımız, ekiplerimiz sahada. Toplamda AFAD ile beraber, jandarmamızla beraber, İl Jandarma Komutanlığının talimatıyla işte Kıyı Emniyeti ile, Sahil Güvenlik ile, 1. Ordumuz ile beraber yaklaşık 50 bin civarında personelle, önde veya arkada, arka hizmeti yapan arkadaşlarımızla beraber 50 binlik bir kadroyla İstanbul'daki bu afete müdahale ettik. Maalesef dediğimiz gibi can kayıplarımız var, 3 tane yurttaşımızı da arama çalışmalarımız sürüyor. Sürekli AKOM'da ve AFAD'da toplantılar yaparak İstanbul'un yaşadığı bu afet sürecinden bir an önce kurtulması ve normal hayatına dönmesi için de büyük bir mücadele ve gayret gösteriyoruz' diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Aslan konuşmasının devamında şu ifadeleri kullandı;</p>

<p><strong>'İSTANBUL'DA TURUNCU ALARM SEVİYESİNDEYİZ'</strong></p>

<p>'Dün bakanlarımızla toplantılar yaptık. Bakanımız, Sayın Valimiz birlikte toplantılar yaptık AFAD'da. Bugün de Çevre ve Şehircilik Bakanımız ve İçişleri Bakanımız ile beraber sabahın erken saatlerinden itibaren Ayazağa'daydık. Alanı dolaştık arkadaşlarımızla beraber. Halkla beraber toplantılar yaptık, yurttaşlarımızı dinledik. Daha sonra daraltılmış bir toplantıda Çevre ve Şehircilik Bakanımızın da başkanlığında, Valimizin de katılımıyla bir toplantı daha yaptık ve şu saat itibarıyla neler yapmamız gerektiğiyle ilgili notları her kurum kendine göre aldı. Devletin bütün kurumları eş güdüm içinde çalışıyor. İstanbul Valiliğiyle ve AFAD ile koordineli çalışıyoruz. Dolayısıyla şu ana kadar geldik fakat bugün meteorolojik verilere göre, arkadaşlarımızın analizlerine göre maalesef yurt genelinde sarı kodlu ve turuncu kodlu alarm seviyeleri var. İşte Kocaeli, Adapazarı, Yalova, Bursa civarlarında turuncu kod seviyesine geçildi. Yurdun bazı yerlerinde de sarı kodla önlemler alınmaya çalışılıyor. Yine İstanbul'da dün de konuştuğumuz üzere cuma günü hafif sağanak yağışlar, akşam 18.00'den sonra yağışın birazcık daha şiddetlenmesi ama yarın öğlene doğru kuvvetlenme ihtimali çok yüksek. Dolayısıyla İstanbul'da da turuncu koda geçilerek alarm, turuncu alarm seviyesindeyiz.'</p>

<p><strong>'MECBUR KALINMADIKÇA DIŞARIYA ÇIKILMAMASI, MECBURSANIZ DA KENDİ ARACINIZLA DEĞİL, TOPLU TAŞIMA ARAÇLARIYLA TRAFİĞE ÇIKMANIZI ÖNERİYORUZ'</strong></p>

<p>'72 saattir uyumadan büyük bir mücadele veriyor çalışma arkadaşlarımız. 92 bin ekip arkadaşımızla, yol arkadaşımızla İstanbul'da hasarın minimum seviyede atlatılması için büyük bir gayret gösteriliyor. İkinci bir afet olması durumunda zaten bütün tedbirlerimizi alıyoruz. Bütün dere yataklarında, derelerde çalışmalarımızı şu an itibarıyla Yol Bakım Dairesi Başkanlığı, İSKİ Dairesi Başkanlığı, İtfaiye Dairesi Başkanlığı, İSTAÇ Genel Müdürlüğümüz yoğun bir gayretle mücadele ediyorlar dereleri temizlemek için, su baskını olan iş yerlerinin veya evlerin suyunu boşaltmak için büyük bir mücadele var. Ancak dikkatli olmak durumundayız. Buradan tüm yurttaşlarımızı da tekrar uyarmak isterim. Bu akşamdan itibaren, mecbur kalınmadıkça dışarıya çıkılmaması, mecbursanız da kendi aracınızla değil, toplu taşıma araçlarıyla trafiğe çıkmanızı öneriyoruz. Bu vesileyle ben 16 milyon İstanbullu yurttaşımızdan, komşularımızdan mümkünse, mecbur kalmadıkları sürece bu akşamdan itibaren yarın gece yarısına kadar toplu taşıma araçlarını kullanmalarını, eğer mecbur değillerse evlerinden çıkmadan bu iki günü de, iki geceyi de atlatmalarını rica ediyoruz. İnşallah salı ve çarşamba günü, salı gece ve çarşamba günü yaşadığımız bu büyük felaketi bir daha yaşamayız. Her yaşanan şey insanlar için bir tecrübe. Siz önlemler alırsınız fakat aldığınız önlemleri test etme şansınız ancak bir felaket durumunda olur. Biz de bu felaketten de İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak gerekli dersleri çıkaracağız. Arkadaşlarımızla alanı toparladıktan sonra oturup tekrar neyi nasıl yapmamız gerektiğini gözden geçireceğiz. Çünkü gördük ki 80 yılın üstünde, 80 yıldır olmayan bir yağışı İstanbul aldı.'</p>

<p><strong>'TEK AMACIMIZ VAR: İSTANBUL'DAKİ HEMŞEHRİLERİMİZİN HERHANGİ BİR FELAKETTE OLUMSUZ ETKİLENMESİNİ ENGELLEMEK'</strong></p>

<p>'İklim krizi, işte ısı, ortam ve dünya değişiyor, dönüyor ve gelişiyor. Dolayısıyla bu gelişime ayak uyduracak önlemleri ve tedbirleri de İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak devletimizin bakanlıklarıyla, ilgili kurumlarıyla, Valiliğimizle, AFAD'ımızla birlikte aldığımız tedbirleri ve önlemleri tekrar gözden geçireceğiz. İyileşme yapmamız gereken noktalar varsa belirleyeceğiz ve bunları iyileştireceğiz. Tek amacımız var: İstanbul'daki hemşehrilerimizin herhangi bir felakette olumsuz etkilenmesini engellemek. Başka bir düşüncemiz yok. Bu tür afetlerde İstanbulluların göstermiş olduğu gayrete, yardımlaşmaya, dayanışmaya teşekkür ediyorum.'</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>KAHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/akomdan-istanbullulara-turuncu-kod</guid>
      <pubDate>Fri, 16 Oct 2026 21:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/uploads/2026/10/akomdan-istanbullulara-turuncu-kod.webp" type="image/jpeg" length="40044"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SEL VE SU BASKININDA SİGORTA UYARISI]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/sel-ve-su-baskininda-sigorta-uyarisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/sel-ve-su-baskininda-sigorta-uyarisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Son günlerde İstanbul başta olmak üzere tüm yurdumuzda etkili olan şiddetli yağışlar, sel ve su baskını risklerini yeniden gündeme taşıdı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Son günlerde İstanbul başta olmak üzere Türkiye'nin birçok noktasında etkili olan şiddetli yağışlar, sel ve su baskını risklerini yeniden gündeme taşıdı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>Özellikle işletmelerde meydana gelen su baskınlarının yalnızca binalarda ve ekipmanlarda fiziksel hasara değil, üretim ve faaliyetlerin durmasına bağlı ciddi mali kayıplara da yol açabildiğine dikkat çeken IBS Sigorta ve Reasürans Brokerliği CEO'su Murat Çiftçi, sigortalıları hasar süreçlerinde dikkat edilmesi gereken hususlar konusunda uyardı. Çiftçi, 'Sel ve su baskınlarında doğru sigorta teminatına sahip olmak kadar, hasarın ardından atılan adımlar da büyük önem taşıyor. Zamanında yapılmayan hasar bildirimleri, eksik tutulan kayıtlar ve yeterince belgelenmeyen zararlar tazminat süreçlerini zorlaştırabiliyor. Bu nedenle sigortalıların hasar öncesinde ve sonrasında nasıl hareket edeceklerini bilmeleri gerekiyor' dedi.</strong></p>

<p>İklim değişikliğinin etkisiyle giderek daha fazla gündeme gelen aşırı yağışlar, ani sel ve su baskınları, bireylerin ve işletmelerin karşı karşıya olduğu önemli riskler arasında yer alıyor. Son günlerde İstanbul başta olmak üzere Türkiye'nin farklı bölgelerinde yaşanan şiddetli yağışlar, özellikle yerleşim alanları, sanayi tesisleri, depolar ve ticari işletmeler açısından sel ve su baskınına karşı hazırlıklı olmanın önemini bir kez daha ortaya koydu.</p>

<p>Sel ve su baskınları binalarda, makine ve ekipmanlarda, elektronik sistemlerde ve stoklarda ciddi maddi hasarlara neden olabiliyor. Bununla birlikte hasarın etkisi yalnızca fiziksel kayıplarla sınırlı kalmıyor. Üretimin durması, ticari faaliyetlerin aksaması, siparişlerin karşılanamaması ve ilave operasyonel giderler, işletmeler açısından hasarın mali boyutunu daha da büyütebiliyor.</p>

<p>IBS Sigorta ve Reasürans Brokerliği CEO'su Murat Çiftçi, sel ve su baskını hasarlarında sigorta poliçelerinin kapsamının doğru değerlendirilmesi, hasarın zamanında bildirilmesi ve gerekli belgelerin eksiksiz hazırlanmasının tazminat süreçlerinin sağlıklı ilerlemesi açısından kritik önem taşıdığını belirtti.</p>

<p><strong>'Sel hasarlarında ilk adım can güvenliği, ardından doğru hasar yönetimi'</strong></p>

<p>Sel ve su baskını yaşanan işletmelerde önceliğin çalışanların can güvenliğinin sağlanması olduğunu vurgulayan Çiftçi, elektrik sistemleri ve diğer tehlikeli altyapıların yetkili personel tarafından güvenli hale getirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Hasarın ardından gerçekleştirilen ilk müdahalelerin sigorta sürecini de doğrudan etkilediğini belirten Çiftçi, şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>'Sel veya su baskını sonrasında işletmelerin bir an önce normal faaliyetlerine dönmek istemesi son derece doğal. Ancak bu süreçte hasarın doğru şekilde tespit edilmesini sağlayacak kayıtların korunması gerekiyor. Hasarlı alanların temizlenmesine, ekipmanların sökülmesine veya onarım çalışmalarına başlanmadan önce mümkün olduğunca ayrıntılı fotoğraf ve video kayıtları alınmalı. Suyun ulaştığı seviye, binaya giriş noktaları, etkilenen alanlar ve zarar gören ekipmanlar belgelenmeli. <strong>Hasarın doğru belgelenmesi, tazminat sürecinin sağlıklı ilerlemesindeki en önemli unsurlardan biri.</strong>'</p>

<p>Sigortalıların hasar bildirimlerini poliçelerinde belirtilen ihbar sürelerini dikkate alarak mümkün olan en kısa sürede gerçekleştirmeleri gerektiğini belirten Çiftçi, hasarın büyümesini önlemek amacıyla gerekli koruma ve kurtarma çalışmalarının da ihmal edilmemesi gerektiğini ifade etti.</p>

<p>'Hasarın büyümesini önlemek için su tahliyesi, koruma ve kurtarma gibi gerekli müdahaleler yapılmalı. Ancak acil müdahaleler dışında, zarar gören ekipmanların imha edilmesi veya hurdaya ayrılması gibi işlemlerde eksper ve sigorta şirketiyle koordinasyon sağlanması önem taşıyor. Burada amaç hem işletmenin daha fazla zarar görmesini engellemek hem de hasarın nedenini ve boyutunu doğru şekilde ortaya koyabilmek.'</p>

<p><strong>'Eksik belge ve kayıtlar tazminat süreçlerini zorlaştırabilir'</strong></p>

<p>Sel ve su baskını hasarlarında karşılaşılan önemli sorunlardan birinin, meydana gelen zararın kapsamının ve mali sonuçlarının yeterli belgelerle ortaya konulamaması olduğunu belirten Çiftçi, sigortalıların hasar dosyalarını sistematik şekilde hazırlamaları gerektiğine dikkat çekti.</p>

<p>'Bir işletmede su baskını nedeniyle onlarca makine, elektronik ekipman veya stok zarar görebilir. Ancak bu zararların tazminat sürecinde sağlıklı değerlendirilebilmesi için yalnızca hasarın meydana geldiğini göstermek yeterli değil. Hangi ekipmanın zarar gördüğü, stokların miktarı ve maliyeti, hasarın niteliği, onarım veya yenileme bedelleri gibi bilgilerin de belgelenmesi gerekiyor. Bu nedenle işletmelerin güncel envanter kayıtlarını, sabit kıymet listelerini, alış faturalarını ve bakım belgelerini düzenli şekilde muhafaza etmelerini öneriyoruz.'</p>

<p>Hasar dosyasında olayın gelişimini açıklayan raporların, tarih bilgisi içeren fotoğraf ve videoların, varsa güvenlik kamerası görüntülerinin, teknik servis raporlarının ve onarım tekliflerinin bulunmasının önem taşıdığını belirten Çiftçi, su tahliyesi, temizlik ve kurtarma çalışmalarına ilişkin masrafların da kayıt altına alınması gerektiğini söyledi.</p>

<p>Özellikle emtia ve stok hasarlarında ürün cinsi, miktarı, birim maliyeti ve kurtarılabilir değer gibi bilgilerin ayrı ayrı belgelenmesinin değerlendirme sürecine katkı sağlayacağını ifade etti.</p>

<p><strong>Sel nedeniyle duran işletmelerde kâr kaybı da gündeme gelebilir</strong></p>

<p>Sel ve su baskınlarının işletmeler açısından en önemli sonuçlarından birinin faaliyet kesintileri olduğunu belirten Çiftçi, fiziksel hasarın giderilmesinin her zaman ekonomik kaybın tamamen ortadan kalktığı anlamına gelmediğini vurguladı.</p>

<p>'Bir üretim tesisinde su baskını nedeniyle makinelerin devre dışı kalması, üretimin günlerce durmasına neden olabilir. Bu süreçte işletme yalnızca zarar gören ekipmanın onarım maliyetiyle karşılaşmaz. Üretilemeyen ürünler, gerçekleştirilemeyen satışlar, iptal edilen siparişler ve faaliyetlerin yeniden başlatılması için yapılan ilave harcamalar da önemli mali sonuçlar yaratabilir. Dolayısıyla sel ve su baskını riskini değerlendirirken yalnızca fiziksel varlıkların değil, işletmenin faaliyet sürekliliğinin de dikkate alınması gerekiyor.'</p>

<p>İş durması ve kâr kaybına ilişkin zararların her poliçede otomatik olarak karşılanmadığına dikkat çeken Çiftçi, Bu tür kayıpların sigorta kapsamında değerlendirilebilmesi için poliçede ilgili iş durması veya kâr kaybı teminatının bulunması ve zarara neden olan maddi hasarın poliçe kapsamında karşılanabilir nitelikte olması gerektiğini belirtti.</p>

<p>Çiftçi, sözlerini şöyle sürdürdü:</p>

<p>'İş durması veya kâr kaybı teminatı bulunan işletmelerin üretimin ne kadar süre durduğunu, hangi hatların etkilendiğini, kapasite kayıplarını, iptal edilen siparişleri ve ilave masrafları ayrıntılı şekilde kayıt altına alması gerekiyor. Geçmiş dönem üretim, satış ve maliyet verileri de bu süreçte önem taşıyor. <strong>Doğru yapılandırılmış bir sigorta programı, yalnızca fiziksel hasarın değil, faaliyet kesintisinin finansal etkilerinin yönetilmesine de katkı sağlayabilir.</strong>'</p>

<p><strong>'Her su hasarı aynı sigorta kapsamında değerlendirilmiyor'</strong></p>

<p>Sel ve su baskınlarında sigorta poliçelerinin kapsamının doğru anlaşılması gerektiğine dikkat çeken Çiftçi, suyun kaynağı ve hasarın oluşum biçimine göre farklı teminat koşullarının gündeme gelebileceğini belirtti.</p>

<p>'Sigortalılar açısından dikkat edilmesi gereken önemli konulardan biri, her su hasarının aynı şekilde değerlendirilmediği gerçeği. Sel, su baskını, yüzey suyu birikmesi, kanalizasyon geri tepmesi veya bina içindeki tesisattan kaynaklanan hasarlar, poliçelerde farklı hükümlere, limitlere ve muafiyetlere tabi olabilir. Bu nedenle hasarın hangi nedenle meydana geldiğinin teknik bulgularla ortaya konulması büyük önem taşıyor.'</p>

<p>Hasar değerlendirmelerinde sigorta bedellerinin, eksik sigorta hükümlerinin, özel limitlerin, muafiyetlerin ve ilgili poliçe klozlarının birlikte ele alınması gerektiğini belirten Çiftçi, işletmelerin poliçelerini yalnızca hasar meydana geldikten sonra değil, düzenli aralıklarla gözden geçirmelerini önerdi.</p>

<p>'Bir işletmenin sel ve su baskını teminatına sahip olması önemli; ancak teminatın hangi riskleri kapsadığı, hangi limitlerle sunulduğu ve işletmenin güncel varlık değerleriyle uyumlu olup olmadığı da en az bunun kadar önemli. Özellikle yatırımların, makine parkının ve stok değerlerinin değiştiği işletmelerde sigorta bedellerinin güncelliğini koruması gerekiyor. Aksi halde hasar anında beklenmeyen mali sonuçlarla karşılaşılabilir.'</p>

<p><strong>'Sel riskine karşı hazırlık hasar meydana gelmeden başlamalı'</strong></p>

<p>Sel ve su baskını risklerine karşı etkili bir korumanın yalnızca sigorta poliçesi satın almakla sağlanamayacağını vurgulayan Çiftçi, işletmelerin fiziksel önlemlerle sigorta korumasını birlikte değerlendirmeleri gerektiğini ifade etti.</p>

<p>'Özellikle bodrum katlar, elektrik odaları, teknik alanlar ve depolar su baskınları açısından hassas noktalar arasında yer alıyor. Drenaj sistemlerinin, tahliye pompalarının ve geri tepme önleyici sistemlerin düzenli kontrol edilmesi; çatı, yağmur olukları ve rögarların bakımının yapılması gerekiyor. Kritik makinelerin, elektronik ekipmanların ve stokların mümkün olduğunca su baskını riskinden uzak ve yüksek alanlarda muhafaza edilmesi de hasarın boyutunu azaltabilir.'</p>

<p>Meteorolojik uyarıların yakından takip edilmesi, alınan koruyucu önlemlerin kayıt altına alınması ve kritik işletme belgelerinin güvenli dijital ortamlarda saklanmasının önemine işaret eden Çiftçi, sigorta ve risk yönetiminin birbirini tamamlayan iki unsur olduğunu söyledi.</p>

<p>IBS Sigorta ve Reasürans Brokerliği olarak işletmelerin risklerinin analiz edilmesi, mevcut sigorta programlarının değerlendirilmesi, ihtiyaçlarına uygun teminat alternatiflerinin geliştirilmesi ve hasar süreçlerinin koordinasyonunda sigortalılara danışmanlık ve brokerlik hizmetleri sunduklarını belirten Çiftçi, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>'Sel ve su baskınlarının ne zaman ve hangi boyutta meydana geleceğini her zaman öngöremeyebiliriz. Ancak işletmelerin bu risklere karşı ne kadar hazırlıklı olacağını belirlemek mümkün. <strong>Doğru risk analizi, yeterli sigorta teminatı, zamanında hasar bildirimi ve eksiksiz dokümantasyon birlikte ele alınmalı.</strong> Sigortanın asıl değeri yalnızca meydana gelen zararı karşılamasında değil, işletmelerin beklenmedik bir afetin ardından faaliyetlerine devam edebilmesine ve finansal dayanıklılığını koruyabilmesine katkı sağlamasında ortaya çıkıyor.'</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>KAHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/sel-ve-su-baskininda-sigorta-uyarisi</guid>
      <pubDate>Fri, 16 Oct 2026 18:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/uploads/2026/10/sel-ve-su-baskini-hh.jpg" type="image/jpeg" length="38417"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SUSHİ'DE YENİLİKÇİ ÜRETİM HAMLESİ]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/sushide-yenilikci-uretim-hamlesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/sushide-yenilikci-uretim-hamlesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Çanakkale'de 2025 yılından beri üretilen sushi çeşitleri soğuk zincir korunarak Türkiye'nin uzak satış noktalarına ve ihracat pazarlarına ulaştırılabilecek.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Niyazi Önen Holding bünyesindeki Önen Gıda, katkı ve koruyucu kullanmadan ürettiği, 30 gün raf ömrüne sahip sushi ürünlerini Sushida markasıyla Türkiye genelinde satışa sundu.</p>

<p style="text-align:justify">Çanakkale'de 2025 yılında faaliyete geçen fabrikada üretilen sushi çeşitleri, soğuk zincir korunarak Türkiye'nin uzak satış noktalarına ve ihracat pazarlarına ulaştırılabilecek. Türk tüketicisinin damak zevkine uygun pişmiş malzemelerle hazırlanan sushiler altılı ambalajlarda satışa sunuluyor.</p>

<p style="text-align:justify">Ar-Ge ve inovasyon odaklı üretim anlayışıyla geliştirilen Sushida, lezzeti ve pratik tüketim deneyimiyle öne çıkıyor. İçinde chopstick, wasabi ve soya sosu ile yemeye hazır şekilde sunulan Sushida, sushi keyfini daha geniş kitlelere ulaştırıyor.</p>

<p style="text-align:justify"><strong>Niyazi Önen Holding Yönetim Kurulu Başkanı Niyazi Önen,</strong> ürünlerin gıda sektöründe önemli bir yenilik olduğunu belirterek, 'Katkı maddesi ve koruyucu kullanmadan 30 gün raf ömrüne sahip sushi üretmeyi başardık. Çanakkale'deki tesisimizde, Türk damak tadına uygun pişirilmiş balık ve deniz ürünleriyle hazırladığımız sushiyi en lezzetli haliyle sunuyoruz. Bu yenilik sayesinde ürünlerimizin Türkiye çapında daha etkin dağıtımını yaparak sushiyi daha fazla tüketiciyle buluşturacağız. Önümüzdeki dönemde yakın coğrafyamızdaki ülkelere de ihracat yaparak ürünlerimizi uluslararası pazara taşımayı hedefliyoruz' dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p style="text-align:justify">Sushida ürünlerinin Türkiye genelindeki satış ve dağıtımı, Dardanel Önentaş'ın yüzde 100 iştiraki Dardanel Dağıtım tarafından gerçekleştiriliyor. Önen Gıda, güçlü dağıtım ağı ile, Sushida ürünlerini indirim marketler dâhil olmak üzere gıda satışı yapılan tüm noktalarda tüketicilerle buluşturmayı hedefliyor.</p>

<p style="text-align:justify"></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>KAHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/sushide-yenilikci-uretim-hamlesi</guid>
      <pubDate>Fri, 16 Oct 2026 17:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/uploads/2026/10/sushi-hh.jpg" type="image/jpeg" length="57513"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ULAŞIM VE LOJİSTİKTE ÜÇLÜ TEHDİT: 'İNSAN, TEKNOLOJİ, MEVZUAT']]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/ulasim-ve-lojistikte-uclu-tehdit-insan-teknoloji-mevzuat</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/ulasim-ve-lojistikte-uclu-tehdit-insan-teknoloji-mevzuat" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kaspersky, birbirine bağlı süreçler üzerine kurulu ulaşım ve lojistik sektöründe bir siber saldırının etkilerinin tedarik zincirlerine, sınır ötesi operasyonlara ve ekonomilere yayılabildiğine dikkat çekiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kaspersky, birbirine bağlı süreçler üzerine kurulu ulaşım ve lojistik sektöründe bir siber saldırının etkilerinin tedarik zincirlerine, sınır ötesi operasyonlara ve ekonomilere yayılabildiğine dikkat çekiyor. Bu nedenle siber güvenlik, küresel ölçekte hizmet sürekliliğinin temel unsurlarından biri olarak öne çıkıyor.</p>

<p>Kaspersky ve VDC Research tarafından gerçekleştirilen Ulaşım ve Lojistik Sektöründe Siber Dayanıklılığın Güçlendirilmesi başlıklı araştırmaya göre, ulaşım ve lojistik (T&amp;L) sektöründeki kuruluşların üçte ikisinden fazlası (%68), önümüzdeki iki yıl içinde tamamen dijital bir yapıya geçmeyi bekliyor. Bugün bu düzeyde dijitalleşmiş kuruluşların oranı ise %5'in altında. Gerçek zamanlı filo takibi, kestirimci bakım ve merkezi terminal operasyonları gibi uygulamaları mümkün kılan bağlantılı yapı, aynı zamanda siber-fiziksel sistemler (CPS), uzaktan erişim kanalları ve üçüncü taraf entegrasyonları genelinde saldırı yüzeyini genişletiyor. Nitekim katılımcıların %36'sı, dijital teknolojilerin hayata geçirilmesinin önündeki en önemli engel olarak siber güvenlikle ilgili kaygıları gösteriyor.</p>

<p><strong>Taşımacılık ve Lojistikte Dijitalleşmenin İtici Güçleri Neler?</strong></p>

<p>Dönüşümü yönlendiren dört temel faktör bulunuyor. Yatırım kararlarında ilk sırada operasyonel kapasiteyi ve ağ verimliliğini artırmak (%31) yer alıyor. Bunu siber dayanıklılığı güçlendirmek (%27), yeni iş modellerini mümkün kılmak (%16) ve operasyonel maliyetleri düşürmek (%10) izliyor. Bu oranlar, sektör oyuncularının güvenliği dijitalleşmenin önünde bir engel değil, aksine vazgeçilmez bir ön koşul olarak kabul ettiğini ortaya koyuyor. Sevkiyat sistemleri, terminal yönetim platformları ve depo kontrol ortamları iş hacminin merkezine yerleştiğinde, bu sistemlerde meydana gelebilecek en ufak bir aksaklık doğrudan şirket gelirlerine ve verilen taahhütlere yansıyor.</p>

<p>Dönüşümü güvence altına almanın önündeki engeller ise ciddiyetini koruyor. Kuruluşlar siber güvenlik kaygılarının yanı sıra; paydaşlar arası koordinasyon eksikliğini (%28) ile yetkinlik, uzman personel ve bütçe kısıtlarını (her biri %26) aşılması gereken başlıca pürüzler olarak tanımlıyor.</p>

<p>Bu veriler, sektördeki siber güvenlik sınavının teknik olduğu kadar organizasyonel boyutta da yaşandığını gösteriyor. Taşımacılık ve lojistik; her biri farklı standartlar, risk eşikleri ve sorumluluk modelleri benimseyen işletmeciler, liman ve terminal otoriteleri, altyapı sahipleri, hizmet sağlayıcılar ve düzenleyici kurumların oluşturduğu çok parçalı bir yapı üzerinde faaliyet gösteriyor.</p>

<p><strong>Operasyonların Güvenceye Alınmasında İnsan ve Teknoloji Faktörleri</strong></p>

<p>Teknolojik sorunlar çoğu zaman tek başına ortaya çıkmıyor. Ulaşım ve lojistik sektöründe siber güvenlik açıklarının kalıcı olmasının ardında, insan kaynağının sınırlı olması, kurumsal yönetişim süreçlerindeki uyumsuzluklar ve kesintisiz çalışması gereken operasyonel ortamların yapısal karmaşıklığı bulunuyor.</p>

<p>Araştırmaya katılanların %48'i, operasyonel teknoloji (OT) sistemleri ve cihazlarının güvenlik yamalarının güncel tutulmasını en önemli güvenlik sorunları arasında gösteriyor. Katılımcıların %36'sı ise OT güvenliği konusunda bilgi ve deneyime sahip uzmanların yetersizliğine dikkat çekiyor.</p>

<p>Kuruluş içindeki birimler arasındaki uyumsuzluk da sorunu derinleştiriyor. Operasyon ekipleri güvenliği, zamanında teslimatı ve operasyonel kapasiteyi önceliklendirirken BT ekipleri gizlilik, bütünlük ve erişilebilirliğe odaklanıyor. Bu birimler riskleri ortak bir çerçevede değerlendiremediğinde ve OT siber güvenliğine ilişkin yönetişim ağırlıklı olarak BT'nin sorumluluğunda kaldığında sorunlar daha da belirginleşiyor. Araştırmaya göre, güvenlik politikalarının yönetimi %54 oranında BT ekiplerinin, yalnızca %12 oranında ise OT ekiplerinin sorumluluğunda bulunuyor. Bu durum, güvenlik yamalarının uygulanması, ağ segmentasyonu kararları ve uzaktan erişim yönetimi gibi kritik konularda iki birim arasındaki koordinasyonu zorlaştırıyor.</p>

<p><strong>Yetersiz OT Güvenliği Ağır Sonuçlar Doğuruyor</strong></p>

<p>Kaspersky ve VDC Research araştırmasının finansal ve operasyonel bulguları, bu risklerin boyutunu somut biçimde ortaya koyuyor. Katılımcıların %68'i, siber güvenlik olaylarının ölçülebilir finansal kayıplara yol açtığını belirtiyor. Her bir olayda 1 milyon doların üzerinde zarara uğradığını tahmin edenlerin oranı ise %40'ın üzerinde. Siber güvenlik olaylarından kaynaklanan operasyonel kesintiler ortalama 12 saate yaklaşıyor.</p>

<p>Aktarma merkezleri üzerinden işleyen bir yük taşımacılığı ağında 12 saatlik kesinti, yalnızca tek bir sevkiyatın 12 saat gecikmesi anlamına gelmiyor. Böyle bir kesinti; bağlantılı taşımacılık planları ve iş ortakları arasındaki bağımlılıklar nedeniyle zincirleme yoğunluğa, aktarma bağlantılarının kaçırılmasına ve birikmiş iş yükünün giderilmesi günler sürebilen bir toparlanma sürecine yol açabiliyor.</p>

<p>Bu koşullarda kuruluşlar, siber-fiziksel sistemlerin (CPS) güvenliğini ikincil bir işlev olarak değerlendiremez. CPS güvenliği; hizmet sürekliliğinin, ağ güvenilirliğinin ve nihayetinde ekonomik istikrarın temel bileşenlerinden biridir.</p>

<p><strong>Sektörde CPS Güvenliğini Güçlendirmenin Yolları</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu zorlukların üstesinden gelebilmek adına kuruluşların izlemesi gereken üç ana adım bulunuyor:</p>

<p><strong>Kurumsal risk planlaması:</strong> Siber-fiziksel sistemlerin güvenliği, kurumsal risk ve dayanıklılık planlamasının bir parçası olarak ele alınmalı; saha koşullarına, terminallere ve kontrol merkezlerine yeterince hakim olamayabilecek IT ekiplerine tek başına bırakılmamalıdır.</p>

<p><strong>Kesintiye tahammülsüz ortamlara uygun koruma:</strong> Güvenlik mimarisi; kesintisiz çalışma (uptime), can/mal emniyeti ve zincirleme ağ etkileri dikkate alınarak tasarlanmalıdır. Kontroller 7/24 yaşayan sistemlere entegre edilmeli, yama ve bakım süreçleri dar zaman aralıklarına sığdırılmalıdır. Gelişmiş saldırıların erken işaretleri belirgin anomalilerden ziyade sistem davranışındaki ince değişimlerde saklı olduğundan, tehdit algılama mekanizmaları mutlaka OT dinamiklerine duyarlı olmalıdır.</p>

<p><strong>Yetkin teknoloji ortaklarıyla operasyonel dayanıklılık: </strong>Operasyonel dayanıklılığı güçlendirmek için CPS alanında uzmanlaşmış sağlayıcılarla çalışılmalıdır. Araştırma bulguları sektörün bildiği bir gerçeği teyit ediyor: Hizmet/destek kabiliyetleri ve toplam sahip olma maliyeti (TCO), tedarikçi seçiminde en belirleyici iki unsur (%58) konumunda. İşletmeciler, sadece laboratuvar koşullarında iyi sonuç veren noktasal araçlara değil; güvenle kurulabilen, farklı tesislerde tutarlı biçimde yönetilebilen ve kriz anında etkin destek sunan çözümlere ihtiyaç duyuyor.</p>

<p>Ulaşım ve lojistik kuruluşlarının gerçek zamanlı varlık görünürlüğü ve anomali tespiti sağlayan, endüstriyel ortamlara uygun güvenlik çözümlerine ihtiyacı bulunuyor. Kaspersky OT Siber Güvenlik Ekosistemi de bu ihtiyaca yönelik çözümler sunuyor. Ekosistemin merkezinde yer alan Kaspersky Industrial CyberSecurity (KICS), kritik altyapıların korunması için özel olarak geliştirilen, yerel bir Genişletilmiş Tespit ve Müdahale (XDR) platformu olarak öne çıkıyor. Platform, OT ağlarının görünürlüğünü ve izlenmesini uç nokta koruma ve tehdit tespit yetenekleriyle bir araya getiriyor.</p>

<p></p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>KAHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Teknoloji</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/ulasim-ve-lojistikte-uclu-tehdit-insan-teknoloji-mevzuat</guid>
      <pubDate>Fri, 16 Oct 2026 17:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/uploads/2026/10/ulasim-ve-lojistikte-uclu-tehdit-insan-teknoloji-mevzuat.webp" type="image/jpeg" length="54441"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[OTOMOBİL İLE UZAY TEKNOLOJİSİ ARASINDAKİ SINIR KALKIYOR]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/otomobil-ile-uzay-teknolojisi-arasindaki-sinir-kalkiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/otomobil-ile-uzay-teknolojisi-arasindaki-sinir-kalkiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tesla, yeni nesil Roadster için Performance, Thrust ve davetle sunulması planlanan Rocket olmak üzere farklı konfigürasyonlar tanıttı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Global Bilişim Derneği (BİDER) Başkanı Şenol Vatansever, Tesla'nın SpaceX ile geliştirdiği teknolojileri taşıyan yeni nesil Roadster'ı değerlendirerek, otomotiv sektöründeki rekabetin artık yalnız araç performansı üzerinden değil, farklı teknoloji alanlarını aynı platformda birleştirebilme kapasitesi üzerinden şekillendiğini söyledi. Vatansever, 'Yeni Roadster'ın asıl önemi bir saniyenin altındaki hızlanmasından daha büyük. Otomotiv, uzay, yazılım, enerji ve ileri mühendislik arasındaki sınırların giderek ortadan kalktığını görüyoruz' dedi.</p>

<p>Global Bilişim Derneği (BİDER) Başkanı Şenol Vatansever, Tesla'nın 15 Ekim 2026'da Teksas'ta gerçekleştirdiği etkinlikte tanıttığı yeni nesil Roadster'ı ve otomotiv teknolojilerindeki dönüşümü değerlendirdi.</p>

<p>Tesla ile SpaceX mühendisliğini aynı projede buluşturan yeni Roadster'ın yalnızca elektrikli bir süper otomobil olarak değerlendirilmesinin eksik kalacağını belirten Vatansever, aracın farklı sektörlerde geliştirilen teknolojilerin birbirine aktarılmasının dikkat çekici bir örneği olduğunu söyledi.</p>

<p><strong>'Roadster'ın asıl önemi hızından daha büyük'</strong></p>

<p>Tesla, yeni nesil Roadster için <strong>Performance, Thrust ve davetle sunulması planlanan Rocket</strong> olmak üzere farklı konfigürasyonlar tanıttı.</p>

<p>Şirketin tanıtımında Roadster için <strong>0'dan 60 mile, yaklaşık 97 kilometre/saat hıza bir saniyenin altında ulaşan hızlanma</strong>, <strong>230 milin, yaklaşık 370 kilometrenin üzerinde azami hız</strong> ve <strong>300 milin, yaklaşık 480 kilometrenin üzerinde menzil</strong> bilgileri paylaşıldı. Tesla üretime 2028 yılında başlamayı hedefliyor.</p>

<p>Vatansever, bu rakamların henüz seri üretim ve homologasyon süreci tamamlanmış nihai teknik değerler olmadığını hatırlatarak şu değerlendirmede bulundu:</p>

<p>'Bir otomobilin bir saniyenin altında hızlanması doğal olarak büyük ilgi çekiyor. Ancak Roadster'ın gösterdiği asıl değişim daha büyük. Otomobil artık mekanik bir üründen çok yazılımın, elektronik sistemlerin, enerji teknolojilerinin, ileri malzemelerin ve farklı mühendislik disiplinlerinin birleştiği teknoloji platformuna dönüşüyor.'</p>

<p><strong>SpaceX teknolojisi otomobile taşındı</strong></p>

<p>Yeni Roadster'ın en dikkat çekici taraflarından biri Tesla ile SpaceX arasındaki mühendislik iş birliği oldu.</p>

<p>Tanıtımda SpaceX kökenli <strong>soğuk gaz iticileri</strong> ile fan tabanlı bir emiş sisteminin birlikte kullanıldığı deneysel araç gösterildi. Araç kısa süreli olarak yerden yükseldi, havada yön değiştirdi ve tekrar yere indi.</p>

<p>Tanıtım aracında ayrıca yüksek basınçlı hava tankları, elektronik direksiyon kontrolü ve aktif aerodinamik gibi deneysel teknolojiler de gösterildi.</p>

<p>Vatansever, teknoloji transferinin aracın performans rakamlarından daha önemli bir mesaj taşıdığını belirterek şunları söyledi:</p>

<p>'Uzay teknolojisinde geliştirilen bir mühendislik yaklaşımının otomobile taşınması son derece dikkat çekici. Bugün uzayda geliştirilen bir sistem yarın otomotivde, savunmada geliştirilen bir teknoloji sağlıkta veya yapay zekâ için geliştirilen bir altyapı üretim sanayisinde kullanılabiliyor. İnovasyonun en güçlü kaynaklarından biri sektörler arasındaki bu bilgi transferidir.'</p>

<p><strong>'Uçan otomobil' tanımı için henüz erken</strong></p>

<p>Roadster'ın tanıtım sırasında yerden yükselmesi ve havada manevra yapması küresel ölçekte büyük ilgi uyandırırken Vatansever, aracın klasik anlamda bir 'uçan otomobil' olarak tanımlanmasının şu aşamada yanıltıcı olacağını söyledi.</p>

<p>'Bir uçak gibi sürekli uçuş yapan bir otomobilden söz etmiyoruz. Tesla'nın gösterdiği sistem kısa süreli havalanma ve hava manevraları yapabilen deneysel bir teknoloji. Ancak bu bile otomobil mühendisliğinde alışılmış sınırların ne kadar zorlandığını gösteriyor' dedi.</p>

<p>Deneysel gösteride kullanılan Rocket konfigürasyonunun normal karayolu kullanımı için standartlaştırılmış bir seri üretim aracı olmadığını belirten Vatansever, tanıtım prototiplerinin kabiliyetleri ile gelecekte müşteriye teslim edilecek araçların kesin özelliklerinin birbirinden ayrılması gerektiğini ifade etti.</p>

<p><strong>'Bazı ürünlerin değeri kaç adet sattığıyla ölçülmez'</strong></p>

<p>Yeni Roadster'ın Tesla açısından yüksek adetli bir satış modelinden çok teknoloji vitrini niteliği taşıdığına dikkat çeken Vatansever, otomotiv sektöründeki 'halo car' yaklaşımının teknoloji dünyasındaki demonstratörlerle benzer işlev gördüğünü söyledi.</p>

<p>Vatansever şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>'Bazı ürünlerin değerini kaç adet sattığıyla ölçmek doğru değildir. Böyle bir araçta geliştirilen batarya yönetimi, yazılım, aerodinamik, malzeme veya kontrol teknolojisi daha sonra milyonlarca adet üretilen başka ürünlere aktarılabilir. Başlangıçta sınırlı sayıda üretilen bir ürünün geliştirdiği teknoloji çok daha geniş bir ekonomik değer yaratabilir.'</p>

<p>Tesla CEO'su Elon Musk'ın da Roadster'ın şirketin finansal sonuçlarına büyük bir katkı yapmasının beklenmediğini, aracın daha çok sembolik ve teknolojik bir öneme sahip olduğunu belirtmesi bu yaklaşımı destekliyor.</p>

<p><strong>2017'de verilen sözlerle 2026 aracı aynı değil</strong></p>

<p>Yeni nesil Roadster ilk kez 2017'de tanıtıldı ve üretimin 2020 yılında başlaması planlanmıştı. Proje daha sonra birçok kez ertelendi.</p>

<p>Tesla'nın hâlen yayında bulunan Türkiye Roadster sayfasında önceki tanıtıma ait <strong>2,1 saniyelik 0-100 km/s hızlanma, 400 km/s üzerinde azami hız ve 1.000 kilometre menzil</strong> bilgileri yer alıyor.</p>

<p>15 Ekim 2026'daki yeni tanıtımda ise 300 milin üzerinde, yani yaklaşık 480 kilometreyi aşan menzil bilgisi paylaşıldı ve aracın teknoloji mimarisi önemli ölçüde değişti.</p>

<p>Vatansever, 'Tesla Türkiye'nin mevcut internet sayfasındaki eski teknik bilgiler ile 2026'da gösterilen yeni aracın verilerini birbirine karıştırmamak gerekiyor. Seri üretim aracının kesin menzil, performans ve donanım değerleri ancak Tesla'nın güncellenmiş teknik açıklamaları ve homologasyon süreci tamamlandığında netleşecek' dedi.</p>

<p><strong>Türkiye açısından asıl mesaj: Otomobil artık bir teknoloji ekosistemi</strong></p>

<p>Roadster'ın Türkiye açısından asıl öneminin süper otomobil pazarından çok otomotiv endüstrisinin geçirdiği dönüşüm olduğunu belirten Vatansever, Türkiye'nin güçlü otomotiv üretim altyapısını yeni teknoloji katmanlarıyla desteklemesinin önemine dikkat çekti.</p>

<p>Vatansever şu değerlendirmeyi paylaştı:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>'Bugünün otomobili yalnız motor, şasi ve kaportadan oluşmuyor. Batarya teknolojisi, güç elektroniği, araç yazılımı, sensörler, yarı iletkenler, yapay zekâ, haberleşme, siber güvenlik ve ileri malzemeler aracın oluşturduğu değerin giderek daha büyük bölümünü belirliyor. Roadster örneği buna havacılık ve uzay mühendisliğini de ekliyor.'</p>

<p>Türkiye'nin uzun yıllara dayanan otomotiv üretim tecrübesinin bu yeni teknoloji alanlarında geliştirilecek mühendislik ve fikrî mülkiyet kapasitesiyle desteklenmesinin önemine işaret eden Vatansever, otomotivde katma değerin giderek daha büyük bölümünün yazılım ve elektronik sistemlerden geldiğini söyledi.</p>

<p><strong>'Otomotivde rekabet artık teknoloji ekosistemi yarışı'</strong></p>

<p>Elektrikli araç dönüşümünün yalnız içten yanmalı motorun elektrik motoruyla değiştirilmesinden ibaret olmadığını vurgulayan Vatansever, sektörün rekabet kriterlerinin değiştiğini söyledi.</p>

<p>'Rekabet artık yalnız beygir gücü, motor hacmi veya kaç adet araç üretildiği üzerinden yürümüyor. Hangi ülkenin daha güçlü batarya teknolojisine sahip olduğu, otomobil yazılımında ne kadar yetkin olduğu, yarı iletken ve sensör altyapısında ne kadar söz sahibi olduğu ve yapay zekâyı araç platformuna nasıl entegre ettiği giderek daha belirleyici hâle geliyor' dedi.</p>

<p>Türkiye'nin mevcut otomotiv sanayisinin ve tedarik zincirinin bu dönüşümde önemli bir başlangıç avantajına sahip olduğunu ifade eden Vatansever, yeni dönemde araç başına oluşturulan teknoloji ve fikrî mülkiyet değerinin artırılmasının kritik olduğunu belirtti.</p>

<p><strong>Savunma ve uzay teknolojisinin sivil ekonomiye aktarılması fırsat</strong></p>

<p>Roadster'daki SpaceX bağlantısının Türkiye açısından başka bir önemli mesaj taşıdığını ifade eden Vatansever, savunma, havacılık ve uzay alanlarında geliştirilen teknolojilerin sivil ekonomiye aktarılmasının yüksek katma değer yaratabileceğini söyledi.</p>

<p>'Türkiye savunma, havacılık ve uzay alanlarında son yıllarda önemli mühendislik yetkinlikleri geliştirdi. İleri malzemeler, sensörler, haberleşme sistemleri, yapay zekâ ve kontrol teknolojileri gibi alanlarda oluşan bilginin otomotivden enerjiye, sağlıktan üretime kadar sivil sektörlere taşınması ciddi bir ekonomik fırsat oluşturabilir' dedi.</p>

<p>Vatansever, teknolojik gelişmenin yalnız yeni bir ürün ortaya çıkarmak değil, bir sektörde oluşan bilgi ve yeteneği başka sektörlerde yeniden kullanabilmek anlamına da geldiğini belirtti.</p>

<p><strong>Türkiye satış tarihi ve fiyatı açıklanmadı</strong></p>

<p>Tesla, yeni nesil Roadster'ın Türkiye satış tarihi veya Türkiye fiyatına ilişkin henüz güncel bir açıklama yapmadı.</p>

<p>Tesla Türkiye'nin ürün güncellemeleri sayfasında Roadster hâlen ilgi alanları arasında yer alıyor; ancak yeni nesil aracın Türkiye sipariş tarihi veya güncel fiyatlandırması açıklanmış değil.</p>

<p>Tesla Türkiye'nin mevcut Roadster sayfasındaki teknik veriler de 2017'de tanıtılan önceki versiyona ait olduğu için yeni aracın Türkiye'ye sunulacak nihai özellikleri olarak değerlendirilmemeli.</p>

<p>Yeni Roadster'ın hangi versiyonlarının seri üretime geçeceği, hangilerinin farklı pazarlarda karayolu kullanım onayı alacağı ve Türkiye'de satışa sunulup sunulmayacağı Tesla'nın sonraki <strong>açıklamalarıyla netleşecek.</strong></p>

<p><strong>'Asıl soru kaç saniyede hızlandığı değil, hangi teknolojileri doğuracağı'</strong></p>

<p>Vatansever değerlendirmesini şu sözlerle tamamladı:</p>

<p>'Yeni Roadster'a yalnız 'kaç saniyede 100 kilometreye çıkıyor?' diye bakarsak asıl dönüşümü kaçırırız. Daha önemli soru, SpaceX'te geliştirilen bir kabiliyetin otomobile aktarılmasının bundan sonra hangi yeni teknolojilere kapı açacağıdır.</p>

<p>Dün otomobil şirketleri ağırlıklı olarak mekanik mühendislik şirketleriydi. Bugün yazılım geliştiricilere, elektronik mühendislerine, yapay zekâ uzmanlarına, batarya kimyacılarına ve malzeme bilimcilerine aynı anda ihtiyaç duyuyorlar. Yarın uzay ve havacılık mühendisliği de bu zincirin daha doğal bir parçası hâline gelebilir.</p>

<p>Türkiye açısından hedefimiz yalnız yeni nesil araçları tüketmek değil; otomotivdeki bu dönüşümün içinde mümkün olduğunca fazla yazılım, elektronik, batarya teknolojisi, yapay zekâ, ileri malzeme ve fikrî mülkiyet üretebilmek olmalı. Küresel otomotiv rekabetindeki yerimizi giderek daha fazla bu yetkinlikler belirleyecek.'</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>KAHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/otomobil-ile-uzay-teknolojisi-arasindaki-sinir-kalkiyor</guid>
      <pubDate>Fri, 16 Oct 2026 16:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/uploads/2026/10/tesla-rocket-hh.jpg" type="image/jpeg" length="27643"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ALLIANZ 'TAMAMLAYICI SAĞLIK SİGORTASI' YAŞINI 74'E YÜKSELTTİ]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/alllanz-tamamlayici-saglik-sigortasi-yasini-74e-yukseltti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/alllanz-tamamlayici-saglik-sigortasi-yasini-74e-yukseltti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Allianz Türkiye, Tamamlayıcı Sağlık Sigortası'nda ilk kez sigortalanma yaş sınırını 64'ten 74'e yükseltiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Allianz Türkiye, Tamamlayıcı Sağlık Sigortası'nda ilk kez sigortalanma yaş sınırını 64'ten 74'e yükseltiyor. Böylece 65-74 yaş arasındaki kişiler de ilk kez Allianz Tamamlayıcı Sağlık Sigortası sahibi olarak sağlık güvencesinden yararlanabilecek.</p>

<p>Hayatın ilerleyen dönemlerinde sağlık ihtiyaçları artarken, sağlık güvencesine erişimin de sürdürülebilir olması önem taşıyor. Geniş sağlık ekosistemi ve yenilikçi çözümleriyle 2 milyonu aşkın sağlık müşterisinin yaşam boyu sağlık ortağı olmayı hedefleyen Allianz Türkiye, Tamamlayıcı Sağlık Sigortası'nda ilk kez sigortalanma yaş sınırını 65'ten 74'e yükselterek, daha ileri yaşlarda da sağlık sigortası imkanlarına erişimin önünü açmayı hedefliyor.</p>

<p>Yeni düzenlemeyle artık 65-74 yaş arasındaki kişiler de Allianz Tamamlayıcı Sağlık Sigortası'na ilk kez sahip olabilecek. Buna ilave olarak; mevcutta Allianz Sigorta'dan aktif bir bireysel ya da grup, özel veya tamamlayıcı sağlık poliçesi olan Allianz müşterileri; 65-74 yaş arasındaki anne ve/veya babalarına yeni bir sağlık sigortası aldıklarında ebeveynlerinin poliçelerinde %15 indirim avantajından yararlanabilecek. Allianz'da aktif bir sağlık poliçesi olmayan, ancak kendisi için de yeni bir özel sağlık ya da tamamlayıcı sağlık poliçesi yaptırmak isteyen kişiler de aynı şekilde 65-74 yaş arasındaki anne ve/veya babalarına yeni bir sağlık sigortası aldıklarında ebeveynlerinin poliçelerinde %15 indirim avantajından yararlanabilecek.</p>

<p><strong>Farklı ihtiyaçlara uygun sağlık güvencesi</strong></p>

<p>Sağlık sigortasına giriş yaşı sınırını 74'e yükselterek daha geniş bir kitleye ulaşmanın sevincini paylaştıklarını ifade eden <strong>Allianz Türkiye Sağlık Sigortaları Genel Müdür Yardımcısı Emrah Gökmen </strong>konuyla ilgili şu değerlendirmeyi yaptı: 'Hem dünyada hem Türkiye'de ortalama yaşam süresinin uzadığı bir gerçek. Bizler sağlık sigortasını; hastalığı geciktiren, riski azaltan ve kaliteli ömrü uzatan stratejik bir araç olarak konumluyoruz. Poliçeye giriş yaşını genişleterek yaptığımız bu yenilik de toplumun değişen ihtiyaçlarına ve uzayan yaşam döngüsüne verdiğimiz en somut cevaplardan biri. Bu geniş koruma şemsiyesinde doğru sigortacılığın temeli olan sağlık beyanı, sağlık yolculuğunda temin edilen güvencenin en sağlam dayanağı. Müşterilerimiz bu yeni dönemi başlatarak Allianz sağlık sigortası avantajlarından hemen yararlanmaya başlayabilirler.'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Allianz Tamamlayıcı Sağlık Sigortası, SGK kapsamında karşılanan sağlık hizmetlerinde oluşabilecek ilave masraflara karşı güvence sunuyor, poliçe teminatlarından faydalanabilmek için kişilerin SGK müstahaklığının aktif olması gerekiyor.</p>

<p>Allianz'a ilk giriş yaşı 65 -74 yaş arasında olan sigortalılar için bu ürün kapsamında Ömür Boyu Yenileme Garantisi taahhüdü bulunmuyor. Yenileme değerlendirmeleri kapsam artışları hariç olmak üzere, üçer yıllık dönemler esas alınarak Allianz tarafından belirlenen risk değerlendirme kriterleri doğrultusunda yapılacak.</p>

<p>Farklı ihtiyaçlara göre şekillendirilebilen teminat seçenekleri kapsamında yatarak tedavinin yanı sıra tercihe bağlı olarak ayakta tedavi ve doğum teminatları da sunuluyor. Turkuaz, Turuncu ve Kırmızı Network seçenekleriyle farklı ihtiyaçlara yönelik alternatifler sunan Allianz Tamamlayıcı Sağlık Sigortası, 600'ün üzerinde anlaşmalı sağlık kurumundan oluşan geniş ağıyla sağlık hizmetlerine erişimi kolaylaştırmayı amaçlıyor.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>KAHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/alllanz-tamamlayici-saglik-sigortasi-yasini-74e-yukseltti</guid>
      <pubDate>Fri, 16 Oct 2026 16:48:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/uploads/2026/10/alllanz-tamamlayici-saglik-sigortasi-yasini-74e-yukseltti.webp" type="image/jpeg" length="94624"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MAN'DAN MADENCİLİK SEKTÖRÜNE 60 TONLUK DEV KAMYON]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/mandan-madencilik-sektorune-60-tonluk-dev-kamyon</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/mandan-madencilik-sektorune-60-tonluk-dev-kamyon" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünya genelinde aktif olarak faaliyet gösteren yaklaşık 135.000 madencilik kamyonunun önemli bir bölümü günün 24 saati aralıksız çalışıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>MAN, uluslararası pazarlara yönelik olarak geliştirdiği 60 ton azami yük kapasitesi için özel onaya sahip yeni MAN TGS 60.540 8x4 BB damperli kamyonunu IAA Transportation 2026'da ilk kez görücüye çıkardı.</p>

<p>Dünya genelinde aktif olarak faaliyet gösteren yaklaşık 135.000 madencilik kamyonunun önemli bir bölümü günün 24 saati aralıksız çalışıyor. MAN Truck &amp; Bus, madencilik sektörünün bu yoğun çalışma koşullarından kaynaklanan ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla güçlü bir çözüm geliştirdi. MAN'ın IAA Transportation 2026'da ilk kez tanıttığı yeni 60 tonluk kamyon, ilk aşamada Euro 6 emisyon standardına sahip, soldan direksiyonlu versiyonuyla Şili ve Fas pazarlarında sunulacak. Bunu Afrika, Orta Doğu ve Latin Amerika pazarlarına yönelik Euro 2 ile Euro 5 arasındaki emisyon standartlarına sahip versiyonlar izleyecek.</p>

<p><strong>Maden operasyonlarının zorlu koşulları için üretildi</strong></p>

<p>MAN'ın yeni 60 tonluk kamyonu gücünü; 397 kW (540 bg) güç ve 2.650 Nm tork üreten 12,4 litrelik MAN D2676 Euro 6e motorundan alıyor. Bu motora, retarder donanımlı MAN TipMatic 12.28 OD şanzıman, arazi koşullarına uygun MAN TipMatic Offroad sürüş programı ve zorlu zeminlere özel ABS sistemi eşlik ediyor. Güçlendirilmiş şasi ve aks yönlendirme bileşenleri, her biri 10 ton taşıma kapasitesine sahip iki ön aks, her biri 20 ton taşıma kapasitesine sahip 2 arka aks ve tek parça jantlara monte edilmiş 325/95 R24 lastikler, aracı açık ocak madenciliğinin zorlu koşullarına karşı özellikle dayanıklı hâle getiriyor. Hafif şasi yapısı sayesinde, aynı zamanda 40 tonluk faydalı yük sınıfında yer alan araç, IAA'da MAN TGS INDIVIDUAL LION S versiyonuyla sergilendi. Fuarda yoğun ilgi gören kamyonda, siyah tasarım paketi, çift sıralı LED aydınlatma üniteleriyle donatılmış tavan ışık barı ve kabin içi ambiyans aydınlatması dikkat çekti.</p>

<p><strong>Maden sahasının içine kadar uzanan servis hizmeti</strong></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>MAN Truck &amp; Bus Uluslararası Satış Bölgesi Başkanı Thomas Hemmerich konuyla ilgili şunları söyledi:</p>

<p>'Madencilikte her ton ve her saat önemlidir. MAN olarak 60 tonluk kamyonumuzla müşterilerimizin en ağır yüklerini güvenle taşıyor, servis hizmetlerimizle de doğrudan maden sahasının içine kadar uzanıyoruz.'</p>

<p><strong>48 tonluk kamyondan günümüzün madencilik çözümlerine</strong><strong> </strong></p>

<p>MAN'ın madencilik ve ağır inşaat uygulamalarına yönelik damperli kamyon üretimindeki tecrübesi onlarca yıl öncesine dayanıyor. 1980'lerin başında 48 ton azami yüklü ağırlığa sahip F8 modeliyle başlayan bu yolculuk, MAN'ın 2023 yılında Trucknology Days etkinliğinde tanıttığı 50 tonluk kamyonla devam etmişti. Günümüzde Şili, Peru ve Afrika başta olmak üzere pek çok ülkede kullanılan bu güçlü aileye, şimdi ise çok daha da ağır yüklerin taşınması için geliştirilen 60 tonluk model katılıyor.</p>

<p><strong>Geniş madencilik ürün portföyünün bir parçası</strong></p>

<p>Yeni 60 tonluk kamyon MAN'ın; maden arama çalışmalarından saha geliştirmeye, maden çıkarma operasyonlarından arazi rehabilitasyonuna kadar madenciliğin tüm aşamalarını kapsayan geniş ürün portföyünü tamamlıyor. MAN, bu kapsamda TGL, TGM, TGS, TGX ve TGE modellerini; 4x2'den 10x4'e kadar farklı aks konfigürasyonlarında, Euro 2'den Euro 6'ya kadar çeşitli emisyon standartlarında, şasi, damperli kamyon ve çekici seçenekleriyle sunuyor. Bu araçlar bakır, altın, kömür, nikel, boksit ve fosfat madenlerinde aktif olarak kullanılıyor.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>KAHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/mandan-madencilik-sektorune-60-tonluk-dev-kamyon</guid>
      <pubDate>Fri, 16 Oct 2026 16:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/uploads/2026/10/mandan-madencilik-sektorune-60-tonluk-dev-kamyon.webp" type="image/jpeg" length="55905"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ODA BAŞKANI'NDAN 'DOĞAYLA UYUMLU KENTLEŞME' ÇAĞRISI]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/oda-baskanindan-dogayla-uyumlu-kentlesme-cagrisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/oda-baskanindan-dogayla-uyumlu-kentlesme-cagrisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TMMOB Peyzaj Mimarları Odası Genel Başkanı Özay Yerlikaya, plansız kentleşmenin, dere yataklarındaki yapılaşmanın ve geçirimsiz yüzeylerin artmasının taşkın riskini büyüttüğüne dikkat çekti.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Sel ve su baskınları, kentlerin aşırı yağışlara karşı hazırlığını yeniden gündeme taşıyor. İstanbul'da yaşanan selin ardından değerlendirmelerde bulunan TMMOB Peyzaj Mimarları Odası Genel Başkanı Özay Yerlikaya, plansız kentleşmenin, dere yataklarındaki yapılaşmanın ve geçirimsiz yüzeylerin artmasının taşkın riskini büyüttüğüne dikkat çekti. Yerlikaya, kentleri afetlere karşı korumak için yağmur suyunu kaynağında tutan mavi-yeşil altyapı sistemlerinin planlamanın zorunlu bir bileşeni olması gerektiğini vurguladı.</p>

<p>İklim krizinin kentleri hem rekor sıcaklıklarla hem de şiddetli yağışlarla karşı karşıya bıraktığını ifade eden<strong> Yerlikaya, </strong>afet riskinin azaltılmasında arazi kullanım ve yapılaşma kararlarının belirleyici olduğunu söyledi: 'Yaşadığımız acı tabloları yalnızca yağışın şiddetiyle açıklayamayız. Dere yataklarının yapılaşmaya açılması, taşkın alanlarının daraltılması ve kentin betonla kaplanması, suyun toprakla buluşmasını engelliyor. Yağmur suyunun doğal akış yollarını ve tutulabileceği alanları ortadan kaldıran kararlar, kentlerin kırılganlığını artırıyor. İklim krizine hazırlanmak için bu kararları bilimsel veriler ışığında yeniden ele almalıyız.'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>YAĞMUR SUYUNU KAYNAĞINDA TUTAN SİSTEMLER YAYGINLAŞTIRILMALI</strong></p>

<p>Beton ve asfalt gibi geçirimsiz yüzeylerin yüzey akışını hızlandırdığına dikkat çeken<strong> Yerlikaya</strong>, su yollarını, açık alanları ve bitkisel sistemleri birlikte ele alan mavi-yeşil altyapı yaklaşımının önemini anlattı: 'Yağmur bahçeleri, bitkilendirilmiş su toplama ve iletim hendekleri, geçirimli yüzeyler ve sulak alanlar; suyun kaynağında tutulmasına, akışının yavaşlatılmasına ve uygun koşullarda yeraltı sularının beslenmesine katkı sağlar. Bu uygulamalar, birbirinden kopuk çevre düzenlemeleri olarak ele alınmamalı. Havza ölçeğinden mahalle ve sokak ölçeğine uzanan bütüncül bir sistem kurulmalı; mavi-yeşil altyapı kent planlamasının zorunlu bir bileşeni hâline gelmeli.'</p>

<p><strong>DERE YATAKLARI VE TAŞKIN SAHALARI DOĞAL İŞLEVLERİNE KAVUŞTURULMALI</strong></p>

<p>Parkların, kent ormanlarının, sulak alanların ve ekolojik koridorların taşkınların etkisini azaltan, kent mikroklimasını düzenleyen ve ekolojik işleyişi destekleyen kritik altyapı unsurları olduğunu belirten<strong> Yerlikaya: </strong>'Peyzaj altyapısı kentin can damarıdır. Açık ve yeşil alanların işlevini yalnızca dinlenme ve rekreasyonla sınırlandıramayız. Bu alanların su tutma kapasitesini, konumunu ve birbirleriyle bağlantısını gözetmeliyiz. Dere yatakları, vadiler ve taşkın sahaları yapılaşmadan arındırılarak doğal işlevlerine kavuşturulmalı; imar planlarında birbirine bağlı ekolojik koridorlar oluşturulmalı' açıklamalarında bulundu.</p>

<p><strong>DOĞA TEMELLİ ÇÖZÜMLER PLANLAMA VE YATIRIM KARARLARINA YANSIMALI</strong></p>

<p>Geleneksel mühendislik çözümlerinin iklim krizinin şiddetlendirdiği aşırı hava olayları karşısında tek başına yeterli kalamayabileceğini ifade eden<strong> Yerlikaya, </strong>ekosistemlerin suyu tutma, süzme ve kendini yenileme kapasitesinden yararlanan doğa temelli çözümlerin altyapı yatırımlarıyla birlikte geliştirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p>Afetlere hazırlığın farklı disiplinlerin ortak çalışmasını gerektirdiğini belirten<strong> Yerlikaya: </strong>'Gelecekte daha büyük can ve mal kayıpları yaşamamak için kısa vadeli rantı önceleyen politikalardan vazgeçmeli, kentleri tüm canlıların güvenle yaşayabileceği ekosistemler olarak planlamalıyız. İklim krizine uyum politikalarında, eylem planlarında ve uygulama süreçlerinde peyzaj mimarları etkin rol almalı. Bilimin, tekniğin ve doğanın rehberliğinde geliştirilen kararların hayata geçirilmesi için mesleki bilgi ve birikimimizle sorumluluk almaya hazırız' dedi.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>KAHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/oda-baskanindan-dogayla-uyumlu-kentlesme-cagrisi</guid>
      <pubDate>Fri, 16 Oct 2026 16:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/uploads/2026/10/oda-baskanindan-dogayla-uyumlu-kentlesme-cagrisi.webp" type="image/jpeg" length="42785"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[GENİTAL SİĞİL (KONDİLOM) NEDİR, NASIL TEDAVİ EDİLİR?]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/video/genital-sigil-kondilom-nedir-nasil-tedavi-edilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/video/genital-sigil-kondilom-nedir-nasil-tedavi-edilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gülgûn Feyman Budak, Dr Tayfun Budak'a sordu: "Kondilom nedir, nasıl bulaşır, nasıl tedavi edilebilir, aşısı var mıdır?"]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>KONDİLOM, özellikle genital bölgede yerleşen siğillere verilen isimdir. Condyloma Accuminata/Kondiloma Aküminata, Anogenital Wart/Anogenital Siğil olarak da ifade edilir.</p>

<p>En sık olarak CİNSEL TEMAS yolu ile bulaşır. Deriden deriye temas sırasında virüs vücuda derinin zayıf olduğu bir noktadan girmektedir. Tam bir cinsel ilişki olması gerekmez, sürtünme yoluyla bir münasebet veya oral seks ile de bulaşma olabilmektedir.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Kuluçka süresi birkaç haftadan 8-9 aya kadar sürebilir.</p>

<p>LOKAL ANESTEZİ ile yakılarak tedavi “en başarılı tedavi” metodudur. Lokal anestezi çok ince uçlu bir iğne ile yapıldığı için ACI DUYULMAZ.</p>

<p>Kondilomların deriden çıkıntılı olan bölümleri yakılarak alındıktan sonra mutlaka tabanları/KÖKLERİ de YAKILMALIDIR. Yaralar 1 hafta ile 10 gün içerisinde tamamen iyileşebilmektedir. MİKROSKOP ile müdahale gözle görülemeyecek kadar küçük olanlara da ulaşabilmemizi sağladığı için tedavinin etkinliğini artırır.</p>

<p>Özellikle kadınların “HPV AŞISI” olmalarında büyük fayda vardır. “9 YAŞINDAN İTİBAREN” kız çocuklarına aşı yapılması uygun görülmektedir. Kanımca bu aşı standart aşı takviminde yer almalı ve devlet tarafından karşılanmalıdır. Erkeklerde aşının faydası literatürde tartışmalı olsa da yine kanımca erkeklerin de aşı olmaları hastalığın bulaşmasına karşı bir direnç oluşturacaktır.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/video/genital-sigil-kondilom-nedir-nasil-tedavi-edilir</guid>
      <pubDate>Wed, 14 May 2025 13:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/fknDkaKzQZU/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="25984"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İKTİDARSIZLIK ve ED1000 TEDAVİSİ]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/video/iktidarsizlik-ve-ed1000-tedavisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/video/iktidarsizlik-ve-ed1000-tedavisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Üroloji Uzmanı Dr Tayfun Budak'a sorduk; İktidarsızlık nedir? Tedavisi nasıldır? ED1000 tedavisi nedir? Spermde kan görülmesi neye işaret eder, korkutucu mudur?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Üroloji Uzmanı Dr Tayfun Budak'a sorduk;</p>

<p>İktidarsızlık nedir?</p>

<p>Tedavisi nasıldır?</p>

<p>İktidarsızlığın ilaçla tedavisi var mıdır?</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>ED1000 tedavisi nedir?</p>

<p>Spermde kan görülmesi neye işaret eder, korkutucu mudur?</p>

<p>Daha birçok sorumuzun yanıtı bu videoda...</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/video/iktidarsizlik-ve-ed1000-tedavisi</guid>
      <pubDate>Mon, 05 Aug 2019 14:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/uploads/2024/11/iktidarsizlik-video-kapak-resmi.jpg" type="image/jpeg" length="19219"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ERKEK ÇOCUK SAHİBİ AİLELERİN DİKKATİNE]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/video/erkek-cocuk-sahibi-ailelerin-dikkatine</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/video/erkek-cocuk-sahibi-ailelerin-dikkatine" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Üroloji Uzmanı Dr Tayfun Budak'a sorduk; Yenidoğan bir erkek bebekte karşılaşılabilecek genital hastalıklar nelerdir, anne-baba da çocuğunu muayene edebilir mi?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Üroloji Uzmanı Dr Tayfun Budak'a sorduk;</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yenidoğan bir erkek bebekte karşılaşılabilecek genital hastalıklar nelerdir, anne-baba da çocuğunu muayene edebilir mi?</p>

<p>Sünnet için ideal yaş kaçtır?</p>

<p>Cinsellik eğitimi ne zaman ve nasıl verilmelidir?</p>

<p>Daha birçok sorumuzun yanıtı bu videoda...</p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/video/erkek-cocuk-sahibi-ailelerin-dikkatine</guid>
      <pubDate>Mon, 05 Aug 2019 13:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/uploads/2024/12/erkek-bebek-sorunlari.jpg" type="image/jpeg" length="77464"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TÜRK TOPRAKLARINDA GÖNDERE YUNAN BAYRAĞI ÇEKİLİYOR 2]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/video/turk-topraklarinda-gondere-yunan-bayragi-cekiliyor-2</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/video/turk-topraklarinda-gondere-yunan-bayragi-cekiliyor-2" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Milli Savunma Bakanlığı eski Genel Sekreteri Ümit Yalım tarafından yayımlanan Aydın Bulamaç Adası’nda, 06 Ağustos 2017’de yapılan Yunan bayrak töreninin video görüntüsüdür. Ne acıdır ki Türk topraklarında Yunan askerleri Yunan milli marşı eşliğinde her hafta göndere Yunan bayrağı çekiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Milli Savunma Bakanlığı eski Genel Sekreteri Ümit Yalım tarafından yayımlanan Aydın Bulamaç Adası’nda, 06 Ağustos 2017’de yapılan Yunan bayrak töreninin video görüntüsüdür. Ne acıdır ki Türk topraklarında Yunan askerleri Yunan milli marşı eşliğinde her hafta göndere Yunan bayrağı çekiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/video/turk-topraklarinda-gondere-yunan-bayragi-cekiliyor-2</guid>
      <pubDate>Fri, 11 May 2018 18:20:24 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/images/video/AdsYz2.jpg" type="image/jpeg" length="72347"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TÜRK TOPRAKLARINDA GÖNDERE YUNAN BAYRAĞI ÇEKİLİYOR]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/video/turk-topraklarinda-gondere-yunan-bayragi-cekiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/video/turk-topraklarinda-gondere-yunan-bayragi-cekiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Milli Savunma Bakanlığı eski Genel Sekreteri Ümit Yalım tarafından yayımlanan Muğla Kalolimnoz Adası’nda, 14 Nisan 2017’de yapılan Yunan bayrak töreninin video görüntüsüdür. Ne acıdır ki Türk topraklarında Yunan askerleri Yunan milli marşı eşliğinde her hafta göndere Yunan bayrağı çekiyor...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Milli Savunma Bakanlığı eski Genel Sekreteri Ümit Yalım tarafından yayımlanan Muğla Kalolimnoz Adası’nda, 14 Nisan 2017’de yapılan Yunan bayrak töreninin video görüntüsüdür. Ne acıdır ki Türk topraklarında Yunan askerleri Yunan milli marşı eşliğinde her hafta göndere Yunan bayrağı çekiyor...</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/video/turk-topraklarinda-gondere-yunan-bayragi-cekiliyor</guid>
      <pubDate>Fri, 11 May 2018 17:59:31 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/images/video/VYDEO_1.jpg" type="image/jpeg" length="96731"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN AĞIR CEZAYA EVET ama KİMYASAL HADIM'a HAYIR!]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/video/en-agir-cezaya-evet-ama-kimyasal-hadima-hayir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/video/en-agir-cezaya-evet-ama-kimyasal-hadima-hayir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[EN AĞIR CEZAYA EVET ama KİMYASAL HADIM'a HAYIR!

Çocuğa cinsel istismar suçuna ceza olarak önerilen kimyasal hadım nedir ve nasıl uygulanır? Üroloji Uzmanı Operatör Doktor Tayfun Budak, kimyasal hadım uygulamasını Ulusal Kanal'a anlattı.

Kimyasal hadım cezasında çocuk tacizcisi-cinsel istismar...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>EN AĞIR CEZAYA EVET ama KİMYASAL HADIM'a HAYIR!</strong></p>

<p>Çocuğa cinsel istismar suçuna ceza olarak önerilen kimyasal hadım nedir ve nasıl uygulanır? Üroloji Uzmanı Operatör Doktor Tayfun Budak, kimyasal hadım uygulamasını Ulusal Kanal'a anlattı.</p>

<p>Kimyasal hadım cezasında çocuk tacizcisi-cinsel istismar suçlusuna&nbsp;vücudundaki testosteron düzeyini düşürecek, hatta sıfırlayacak ilaçlar veriliyor. Tabii bu işlem öncesi bazı araştırmalar yapılması ve uygulanacak şahsın da etki ve yan etki açısından açıkça bilgilendirilmesi gerekiyor. Ayrıca bu işlemin de belli bir maliyeti var.&nbsp;</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>"Kimyasal hadıma hekim tek başına karar veremez" bu konuda sosyologların, psikiyatr ve psikologların, ürologların ve hukukçuların oluşturduğu çalışma grupları tarafından ciddi ön çalışmalar yapılması gerektiğini ifade eden Doktor Tayfun Budak bu uygulamanın kesin bir çözüm sağlamayacağını belirtiyor. Ayrıca suçlunun eczaneden alacağı testosteron iğnesini yaptırarak bu işlemin olumsuz etkisinden kurtulmaya çalışabileceğini belirten Budak özellikle Tıp biliminin cezalandırma amacıyla kullanılmasının doğru olmadığını ve tıbbın bir iyileştirme bilimi olduğunun da altını çiziyor.&nbsp;&nbsp;</p>

<p>Sorunun çözümünde eğitimin önemine vurgu yapan Budak, asıl "annesinin dizini gördüğünde tahrik olan, hamile kadının sokağa çıkmasını ayıplayan anlayışa karşı savaş açılması gerektiğini vurguluyor. İşte o açıklamalar...</p>
</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/video/en-agir-cezaya-evet-ama-kimyasal-hadima-hayir</guid>
      <pubDate>Wed, 21 Feb 2018 18:10:40 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/images/video/en-agir-cezaya-evet-ama-kimyasal-hadim-a-hayir_9e889.jpg" type="image/jpeg" length="26375"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İŞTE GERÇEK KEDİ: "ASLA TRAFOYA GİRMEZ"]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/video/iste-gercek-kedi-asla-trafoya-girmez</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/video/iste-gercek-kedi-asla-trafoya-girmez" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bell, çok zeki bir kedicik! Bu şirin kedi, bakın kapıyı nasıl açıyor. Şükran Günü tatilinde babasına ziyarete giden Bell'in sahibi Salomon Garcia tatil dönüşünde bu görüntüleri yakaladı. İyi bir gözlemci olan kedi Bell aynen bir insan gibi kollarıyla kapıyı açarken onu gören Salomon da bu görüntüler...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<span style="font-size:16px"><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif">Bell, çok zeki bir kedicik! Bu şirin kedi, bakın kapıyı nasıl açıyor. Şükran Günü tatilinde babasına ziyarete giden Bell'in sahibi Salomon Garcia tatil dönüşünde bu görüntüleri yakaladı. İyi bir gözlemci olan kedi Bell aynen bir insan gibi kollarıyla kapıyı açarken onu gören Salomon da bu görüntüleri kaydetti. İşte bu şirin ve zeki kedinin hayrete düşüren görüntüleri.&nbsp;</span></span></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hayvanlar Alemi</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/video/iste-gercek-kedi-asla-trafoya-girmez</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Mar 2017 23:37:36 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/images/video/kedi.jpg" type="image/jpeg" length="25056"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[HALUK LEVENT'ten MÜTHİŞ KLİP: 'İZMİR MARŞI']]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/video/haluk-leventten-muthis-klip-izmir-marsi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/video/haluk-leventten-muthis-klip-izmir-marsi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ünlü sanatçı Haluk Levent, yayınladığı İzmir Marşı klibiyle büyük bir konferans salonunda orkestra eşliğinde İzmir Marşı'nı söyledi.

Yayınlanan klibe Mustafa Kemal Atatürk'ten ve savaştan görüntüler de ekleyen Haluk Levent, videonun başında da dedesine "Sevgili Dedeme" diye atıfta bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<span style="font-size:16px"><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif">Ünlü sanatçı Haluk Levent, yayınladığı İzmir Marşı klibiyle büyük bir konferans salonunda orkestra eşliğinde İzmir Marşı'nı söyledi.<br />
<br />
Yayınlanan klibe Mustafa Kemal Atatürk'ten ve savaştan görüntüler de ekleyen Haluk Levent, videonun başında da dedesine "Sevgili Dedeme" diye atıfta bulundu.</span></span></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/video/haluk-leventten-muthis-klip-izmir-marsi</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Mar 2017 21:01:54 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/images/video/HALUK_LEVENT_YZMYR_MARYI.jpg" type="image/jpeg" length="35056"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ERDOĞAN KİMİ ÖPÜYOR?]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/foto-galeri/erdogan-kimi-opuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/foto-galeri/erdogan-kimi-opuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/foto-galeri/erdogan-kimi-opuyor</guid>
      <pubDate>Sat, 08 Oct 2016 00:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/images/album/112_1.jpg" type="image/jpeg" length="20138"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ÖCALAN'a DESTEK VEREN SELÇUK EREZ DERHAL İSTİFA ETMELİDİR]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/video/ocalana-destek-veren-selcuk-erez-derhal-istifa-etmelidir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/video/ocalana-destek-veren-selcuk-erez-derhal-istifa-etmelidir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ÖCALAN'a DESTEK VEREN SELÇUK EREZ DERHAL İSTİFA ETMELİDİR

Bilindiği üzere geçtiğimiz günlerde DTK, HDK, KJA, DBP ve HDP gibi PKK yandaşı örgütlerin “Çözüm süreci için  tecrit kaldırılsın!” bahanesiyle  Abdullah Öcalan ile görüşme talebinde bulunmak maksadıyla Diyarbakır’da başlattıkları açlık gre...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<strong><span style="font-size: 16px;"><span style="font-family: Verdana;">ÖCALAN'a DESTEK VEREN SELÇUK EREZ DERHAL İSTİFA ETMELİDİR<br />
<br />
</span></span></strong><span style="font-size: 16px;"><span style="font-family: Verdana;">Bilindiği üzere geçtiğimiz günlerde DTK, HDK, KJA, DBP ve HDP gibi PKK yandaşı örgütlerin “Çözüm süreci için  tecrit kaldırılsın!” bahanesiyle  Abdullah Öcalan ile görüşme talebinde bulunmak maksadıyla Diyarbakır’da başlattıkları açlık grevinde İstanbul Tabip Odası Başkanı Selçuk Erez’in Öcalan ve PKK’ya verdiği açık destek hekimler arasında infiale yol açmıştı. Kamuoyunda yaygın eleştirilere uğrayan Erez'e bir protesto da 22 Eylül 2016 Perşembe günü Cağaloğlu'ndaki İstanbul Tabip Odası'nın önünde gerçekleştirilmiş ve önemli isimlerden oluşan bir grup doktor adında okunan bildiride Erez istifaya davet edilmişti.<br />
<br />
</span></span><span style="font-family: Verdana; font-size: 16px;">Abdullah Öcalan'ı destekleyen tutumuyla kamuoyunda yaygın eleştirilere maruz kalan İstanbul Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Selçuk Erez, Gülgûn Feyman Budak'ın Ulusal Kanal'da yayımlanan Nasıl Yani programında Vatan Partisi İstanbul İl Yönetim Kurulu Üyesi ve İstanbul Hekim Bürosu Başkanı Op. Dr. Tayfun Budak ile SSK İstanbul Eski İl Müdürü Uz. Dr. Hikmet Çevik tarafından kınanarak istifaya çağrıldı. İşte o programın tam süreli video kaydı...</span></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/video/ocalana-destek-veren-selcuk-erez-derhal-istifa-etmelidir</guid>
      <pubDate>Sun, 25 Sep 2016 18:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/images/video/ocalan-a-destek-veren-selcuk-erez-derhal-istifa-etmelidir_2cf79.jpg" type="image/jpeg" length="94065"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[BARTIN SELE TESLİM OLDU]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/foto-galeri/bartin-sele-teslim-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/foto-galeri/bartin-sele-teslim-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/foto-galeri/bartin-sele-teslim-oldu</guid>
      <pubDate>Sat, 13 Aug 2016 12:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/images/album/BARTINDA_SEL_1_1.jpg" type="image/jpeg" length="41739"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İŞTE KAPATILAN DERNEK, HASTANE, OKUL ve SENDİKALARIN LİSTESİ]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/foto-galeri/iste-kapatilan-dernek-hastane-okul-ve-sendikalarin-listesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/foto-galeri/iste-kapatilan-dernek-hastane-okul-ve-sendikalarin-listesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/foto-galeri/iste-kapatilan-dernek-hastane-okul-ve-sendikalarin-listesi</guid>
      <pubDate>Sat, 23 Jul 2016 13:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/images/album/KYLYT.jpg" type="image/jpeg" length="53763"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SİSİ'den YUNANİSTAN'da DARBE PROTESTOSU]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/foto-galeri/sisi-den-yunanistan-da-darbe-protestosu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/foto-galeri/sisi-den-yunanistan-da-darbe-protestosu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/foto-galeri/sisi-den-yunanistan-da-darbe-protestosu</guid>
      <pubDate>Thu, 21 Jul 2016 15:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/images/album/625_313_sisi_yunanistan.jpg" type="image/jpeg" length="15261"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[BAKIN MİT'e NASIL SALDIRMIŞLAR!]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/video/bakin-mite-nasil-saldirmislar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/video/bakin-mite-nasil-saldirmislar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Paralel yapının darbe girişiminde bulunduğu gece MİT'e ilk saldırı, binanın ana giriş kapısından yapılmış. 15 Temmuz Cuma gecesi saat 22.00 civarında başlayan FETÖ'nün darbe girişiminde ilk hedeflerinden biri MİT personelinin bulunduğu binaydı. Görüntülerde, helikopter tarafından MİT binasına açılan...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<span style="font-family: Verdana;"><span style="font-size: 16px;">Paralel yapının darbe girişiminde bulunduğu gece MİT'e ilk saldırı, binanın ana giriş kapısından yapılmış. 15 Temmuz Cuma gecesi saat 22.00 civarında başlayan FETÖ'nün darbe girişiminde ilk hedeflerinden biri MİT personelinin bulunduğu binaydı. Görüntülerde, helikopter tarafından MİT binasına açılan ateş devam ederken, vatandaşların ellerinde Türk bayraklarıyla darbecilere karşı MİT'e desteğe geldiği görülüyor.<br />
<br />
<strong>MİT PERSONELİ OTOMATİK SİLAHLARLA ATEŞ AÇTI</strong></span></span>
<div><span style="font-family: Verdana;"><span style="font-size: 16px;"><br />
</span></span></div>
<div><span style="font-family: Verdana;"><span style="font-size: 16px;">Darbecilerin saldırısını püskürtmek için MİT personeli otomatik silahlarla helikoptere karşı ateş açtı.</span></span></div>
<div><span style="font-family: Verdana;"><span style="font-size: 16px;"><br />
</span></span></div>
<div><span style="font-family: Verdana;"><span style="font-size: 16px;">Saldırı sırasında MİT'in içinden çıkan bir personel aracı da helikopter tarafından ateş altına alındı. Çatışma süresince MİT personelinin bulunduğu bina da helikopter tarafından açılan ateşe maruz kaldı. Ayrıca MİT'in bulunduğu yoldan geçen araçlar da helikopter tarafından açılan ateşe maruz kaldı. Sürücüler panikle gittikleri yönü değiştirirken bazıları da ne yapacaklarını bilemedi ve oldukları yerde kaldı.</span></span></div></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/video/bakin-mite-nasil-saldirmislar</guid>
      <pubDate>Mon, 18 Jul 2016 14:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/images/video/MYTE_SALDIRI_ANI.jpg" type="image/jpeg" length="91786"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AKIN ÖZTÜRK'in İLK FOTOĞRAFLARI]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/foto-galeri/akin-ozturk-in-ilk-fotograflari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/foto-galeri/akin-ozturk-in-ilk-fotograflari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/foto-galeri/akin-ozturk-in-ilk-fotograflari</guid>
      <pubDate>Sun, 17 Jul 2016 15:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/images/album/AKIN_9.jpg" type="image/jpeg" length="98626"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN AĞIR SALDIRI ÖZEL HAREKAT'A: 'TAM 42 ŞEHİT']]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/foto-galeri/en-agir-saldiri-ozel-harekat-a-tam-42-sehit</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/foto-galeri/en-agir-saldiri-ozel-harekat-a-tam-42-sehit" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/foto-galeri/en-agir-saldiri-ozel-harekat-a-tam-42-sehit</guid>
      <pubDate>Sat, 16 Jul 2016 17:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/images/album/OZEL_HAREKATA_SALDIRI_1.jpg" type="image/jpeg" length="21080"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[LEVENT KIRCA 'MUSTAFA KEMAL'in ASKERLERİYİZ' SLOGANLARIYLA UĞURLANDI...]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/foto-galeri/levent-kirca-mustafa-kemal-in-askerleriyiz-sloganlariyla-ugurlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/foto-galeri/levent-kirca-mustafa-kemal-in-askerleriyiz-sloganlariyla-ugurlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/foto-galeri/levent-kirca-mustafa-kemal-in-askerleriyiz-sloganlariyla-ugurlandi</guid>
      <pubDate>Tue, 13 Oct 2015 18:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/images/album/Levent_KYrca_Cenaze_026.jpg" type="image/jpeg" length="43175"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[09.05 ZAMANIN DURDUĞU AN]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/foto-galeri/0905-zamanin-durdugu-an</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/foto-galeri/0905-zamanin-durdugu-an" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/foto-galeri/0905-zamanin-durdugu-an</guid>
      <pubDate>Mon, 10 Nov 2014 13:01:00 +0200</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/images/album/09-05-te-hayat-durdu-0001.jpg" type="image/jpeg" length="94171"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İSTANBUL YİNE SULAR ALTINDA!]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/foto-galeri/istanbul-yine-sular-altinda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/foto-galeri/istanbul-yine-sular-altinda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/foto-galeri/istanbul-yine-sular-altinda</guid>
      <pubDate>Fri, 08 Aug 2014 15:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/images/album/1.jpg" type="image/jpeg" length="37787"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[O ARTIK CADDE DEĞİL; 'İSTİKLAL DERESİ']]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/foto-galeri/o-artik-cadde-degil-istiklal-deresi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/foto-galeri/o-artik-cadde-degil-istiklal-deresi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/foto-galeri/o-artik-cadde-degil-istiklal-deresi</guid>
      <pubDate>Sat, 02 Aug 2014 16:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/images/album/02_YAGMUR10.jpg" type="image/jpeg" length="58069"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
