<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>HABER HABERE Güncel Türkiye ve Dünya'dan Son Dakika Haberleri</title>
    <link>https://www.haberhabere.com</link>
    <description>7/24 Haber Doğru Haberin Adresi Dürüst Haber Tarafsız Haber Türkiye ve Dünyadan Haberler Gerçek ve Güncel Haberler Deneyimli Kadro Flaş Haberler Spor Haberleri</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.haberhabere.com/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2024. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Wed, 04 Nov 2026 09:36:37 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[GALATASARAY (BATRAKOV) 2-0 STUTTGART]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/galatasaray-batrakov-2-0-stuttgart</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/galatasaray-batrakov-2-0-stuttgart" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Şampiyonlar Ligi'nin 4. haftasında Galatasaray, Stuttgart'ı ağırladı. Temsilcimiz maçtan 2-0 galip ayrıldı...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Şampiyonlar Ligi'nin 4. haftasında Galatasaray, Stuttgart'ı ağırladı. Temsilcimiz maçtan 2-0 galip ayrıldı. Sarı-kırmızılı temsilcimizin gollerini 12 ve 16. dakikalarda Batrakov kaydetti.</p>

<p>Galatasaray bu sonuçla puanını 6 yaptı. Alman ekibi ise 7 puanda kaldı.</p>

<p>Galatasaray gelecek Şampiyonlar Ligi haftasında Aston Villa'yı ağırlayacak.</p>

<p><strong>Maçtan önemli dakikalar</strong></p>

<p>Galatasaray, UEFA Şampiyonlar Ligi'nin dördüncü haftasında konuk ettiği Almanya ekibi Stuttgart karşısında ilk yarıyı 2-0 önde kapattı.</p>

<p>8. dakikada Führich'in pasında sol kanatta topla buluşan Mittelstadt, arka direğe ortaladı. Bu noktada bulunan Leweling'in vuruşunda meşin yuvarlak, önce uzak sonra yakın direğe çarpıp oyun alanına geri döndü.</p>

<p>12. dakikada Galatasaray öne geçti. Torreira'nın pasında ceza sahasının sağında topla buluşan Sallai, arka direğe ortaladı. Stuttgart savunmasının müdahalesiyle dönen topu önünde bulan Batrakov'un ceza sahası sağ çaprazından vuruşunda meşin yuvarlak, kaleci Bredlow'un müdahalesine rağmen üst direğe çarpıp fileleri sarstı: 1-0.</p>

<p>15. dakikada sarı-kırmızılı takım farkı 2'ye çıkardı. Sanchez'in pasında savunma arkasına sarkan Batrakov'un ceza sahası sağ çaprazından vuruşunda meşin yuvarlak, kaleci Bredlow'un ayaklarının arasından ağlarla buluştu: 2-0</p>

<p>20. dakikada Führich'in sol kanattan ortasında arka direkte topla buluşan Leweling'in bekletmeden vuruşunda meşin yuvarlak, üstten auta çıktı.</p>

<p>22. dakikada Barış Alper Yılmaz'ın pasında ceza sahası sol çaprazında topla buluşan Batrakov'un vuruşunda kaleci Bredlow, meşin yuvarlağı çeldi. Dönen topu altıpas çizgisinin önünde bulan Osimhen'in vuruşunda meşin yuvarlak üstten auta gitti.</p>

<p>42. dakikada Deniz Undav'ın pasında ceza sahası sol çaprazında topla buluşan Führich'in vuruşunda meşin yuvarlak, Galatasaray savunmasına çarptıktan sonra uzak direğin dibinden kornere çıktı.</p>

<p>Karşılaşmanın ilk yarısı, sarı-kırmızılı takımın 2-0 üstünlüğüyle sona erdi.</p>

<p>İkinci yarıda ise 56. dakikada Barış Alper'in pasında Osimhen'in ceza yayı önünden sert vuruşunda meşin yuvarlak kaleci Bredlow'da kaldı.</p>

<p>63. dakikada Deniz Undav'ın ceza yayı solundan sağ ayağıyla çekti şutta kaleci Uğurcan, sağına gelen meşin yuvarlağı çeldi.</p>

<p>65. dakikada savunma arakasına atılan yerden pasa hareketlenen Führich'in sol çaprazdan uzak köşeye vuruşunda kaleci Uğurcan'ın çeldiği topu Torreira kornere gönderdi.</p>

<p>75. dakikada savunma arkasına koşu yapan Deniz Undav'ın vuruşunda top direkten oyun alanına geri döndü. Pozisyonun devamında sol tarafta topla buluşan Füfrich'in çaprazdan vuruşunda top uzak köşeden ağlara gitti.</p>

<p>76. dakikada VAR'dan gelen uyarı sonrası İngiliz hakem Chris Kavanagh, ilk pozisyonda Deniz Undav'ın ofsayt pozisyonunda olması sebebiyle golü iptal etti.</p>

<p>86. dakikada Deniz Undav'ın pasında topla buluşan Pejcinovic'in ceza sahası içine girdikten sonra yaptığı vuruşta kaleci Uğurcan gole izin vermedi.</p>

<p></p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/galatasaray-batrakov-2-0-stuttgart</guid>
      <pubDate>Tue, 03 Nov 2026 23:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/uploads/2026/11/batrakov-hh.jpg" type="image/jpeg" length="11578"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[DİKKAT, SİGARA İÇMEYENLERDE DE AKCİĞER KANSERİ GÖRÜLEBİLİR!]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/dikkat-sigara-icmeyenlerde-de-akciger-kanseri-gorulebilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/dikkat-sigara-icmeyenlerde-de-akciger-kanseri-gorulebilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Akciğer kanseri denildiğinde ilk akla gelen risk faktörü sigara kullanımı olsa da hastalık, hayatı boyunca hiç sigara içmemiş kişilerde de ortaya çıkabiliyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Akciğer kanseri denildiğinde ilk akla gelen risk faktörü sigara kullanımı olsa da hastalık, hayatı boyunca hiç sigara içmemiş kişilerde de ortaya çıkabiliyor. Pasif içicilik, hava kirliliği, radon gazı ve bazı çevresel maruziyetler, sigara kullanmayan bireylerde de akciğer kanseri riskini artırabilen etkenler arasında yer almaktadır. Uzmanlar, özellikle uzun süren öksürük, nefes darlığı ve göğüs ağrısı gibi belirtilerin yalnızca sigara kullanan kişilerle ilişkilendirilmemesi gerektiğine dikkat çekiyor.</p>

<p>Batıgöz Sağlık Grubu Balçova Cerrahi Tıp Merkezi Göğüs Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Sedat Bayrakçı, sigara kullanmamanın akciğer kanseri riskini tamamen ortadan kaldırmadığını belirterek hastalığın olası nedenleri, dikkat edilmesi gereken belirtiler ve akciğer sağlığını korumaya yönelik önlemler hakkında bilgi verdi.</p>

<p><strong>Sigara İçmemek Akciğer Kanseri Riskini Tamamen Ortadan Kaldırmıyor</strong></p>

<p>Akciğer kanserinin gelişiminde sigara kullanımı önemli bir risk faktörü olsa da hastalığın ortaya çıkışında farklı mekanizmalar rol oynayabiliyor. Sigara kullanmayan kişilerde görülen akciğer kanserlerinin önemli bir bölümünü adenokarsinom adı verilen kanser türü oluşturuyor. Akciğer dokusunda gelişen bu hastalık, bazı durumlarda başlangıç aşamasında belirgin şikâyetlere neden olmayabiliyor.</p>

<p><strong>Evde ve Dışarıda Maruz Kalınan Etkenler Riski Artırabilir</strong></p>

<p>Günlük yaşamda solunan havanın kalitesi ve çevresel koşullar, akciğer sağlığı üzerinde doğrudan etkili olabiliyor. Özellikle kapalı alanlarda ve çalışma ortamlarında karşılaşılan bazı zararlı maddeler, uzun süreli maruziyet sonucunda akciğer kanseri riskini artırabiliyor.</p>

<p>Kapalı ortamlarda sigara dumanına maruz kalmak, yani pasif içicilik, sigara kullanmayan bireyler açısından önemli risk faktörlerinden biri olarak değerlendiriliyor. Bunun yanı sıra hava kirliliği, asbest gibi zararlı maddelerle temas ve bazı mesleki maruziyetler de akciğer kanseri riskini artırabiliyor.</p>

<p>Daha az bilinen risk faktörlerinden biri ise radon gazı. Toprak ve kayaçlardan doğal olarak açığa çıkan bu radyoaktif gaz, özellikle uygun havalandırma koşullarının bulunmadığı kapalı alanlarda birikebiliyor. Renksiz ve kokusuz olması nedeniyle varlığı ancak özel ölçümlerle belirlenebiliyor.</p>

<p>Uzm. Dr. Bayrakçı, çevresel risklerin değerlendirilmesinde maruziyetin süresi ve yoğunluğunun önemli olduğunu belirterek şu bilgileri paylaştı:</p>

<p>'Soluduğumuz havanın kalitesi, akciğer sağlığını etkileyen temel unsurlardan biri. Pasif sigara dumanı, hava kirliliği ve bazı zararlı maddelere uzun süre maruz kalmak, solunum sistemi üzerinde olumsuz etkiler oluşturabilir. Özellikle çalışma ortamında toz, kimyasal madde veya asbest gibi etkenlerle karşılaşan kişilerin gerekli koruyucu önlemleri alması önemlidir.'</p>

<p><strong>Uzun Süren Öksürük Her Zaman Basit Bir Solunum Yolu Şikâyeti Olmayabilir</strong></p>

<p>Akciğer kanserinin erken dönem belirtileri, solunum yolu enfeksiyonları, astım ve diğer akciğer hastalıklarında görülen şikâyetlerle benzerlik gösterebiliyor. Bu nedenle belirtilerin yalnızca ortaya çıkış şekline bakılarak değerlendirilmesi, altta yatan nedenin anlaşılması için yeterli olmayabiliyor.</p>

<p>Uzun süren veya giderek artan öksürük, nefes darlığı, göğüs ağrısı, kanlı balgam, açıklanamayan kilo kaybı ve sürekli yorgunluk hissi, akciğer kanserinde görülebilen belirtiler arasında bulunuyor. Ancak bu şikayetlerin varlığı tek başına kanser anlamına gelmiyor.</p>

<p>Özellikle birkaç hafta boyunca devam eden, giderek şiddetlenen veya alışılmışın dışında seyreden öksürüğün nedeninin araştırılması gerekiyor. Kanlı balgam gibi belirtilerde ise beklemeden tıbbi değerlendirme yapılması önem taşıyor.</p>

<p>Uzm. Dr. Sedat Bayrakçı, belirtilerin yalnızca sigara öyküsüne göre değerlendirilmemesi gerektiğini ifade ederek şunları söyledi:</p>

<p>'Sigara içmeyen bir kişide uzun süren öksürük, çoğu zaman alerji, enfeksiyon veya farklı solunum yolu hastalıklarıyla ilişkilendirilebilir. Ancak şikayetin devam etmesi, giderek artması ya da nefes darlığı ve göğüs ağrısı gibi başka belirtilerin eşlik etmesi durumunda altta yatan nedenin belirlenmesi gerekir.'</p>

<p><strong>Erken Değerlendirme Neden Önemli?</strong></p>

<p>Akciğer kanserinde tanı süreci, hastanın şikâyetlerinin, tıbbi geçmişinin ve bireysel risk faktörlerinin birlikte değerlendirilmesiyle başlıyor. Özellikle nedeni açıklanamayan veya uzun süre devam eden solunum şikayetlerinde, hekim tarafından gerekli incelemeler planlanabiliyor. Fizik muayene bulgularına ve klinik değerlendirmeye göre akciğer grafisi, bilgisayarlı tomografi veya ileri tetkiklerden yararlanılabiliyor.</p>

<p>Herhangi bir şikayeti bulunmayan her bireyin düzenli olarak akciğer tomografisi çektirmesi önerilmiyor. Akciğer kanseri taraması, belirli risk özelliklerini taşıyan kişiler için ilgili tıbbi ölçütler doğrultusunda değerlendiriliyor.</p>

<p><strong>Akciğer Sağlığını Korumak İçin Günlük Alışkanlıklar Önemli</strong></p>

<p>Akciğer kanseri riskini tamamen ortadan kaldırmak mümkün olmasa da önlenebilir risk faktörlerine karşı alınan tedbirler, solunum sağlığının korunmasına katkı sağlayabiliyor. Bu kapsamda yaşam alanlarının sigara dumanından arındırılması, hava kalitesinin takip edilmesi ve mesleki ortamlarda uygun koruyucu önlemlerin alınması önem taşıyor.</p>

<p>Radon veya asbest gibi zararlı maddelere maruz kalma ihtimali bulunan ortamlarda ise gerekli ölçümlerin ve uzman değerlendirmelerinin yapılması öneriliyor. Özellikle eski yapılarda gerçekleştirilecek tadilat çalışmalarında, asbest içerebilecek malzemelere yönelik uygun güvenlik önlemlerinin alınması gerekiyor.</p>

<p>Uzm. Dr. Sedat Bayrakçı, akciğer sağlığının korunmasında bilinçli davranmanın ve belirtileri zamanında değerlendirmenin önemini şu sözlerle vurguladı:</p>

<p>'Akciğer sağlığını korumak yalnızca sigara kullanmamakla sınırlı değil. Günlük yaşamda maruz kaldığımız çevresel etkenlerin farkında olmak ve önlenebilir riskleri azaltmak da bu sürecin önemli bir parçası. Solunum sistemiyle ilgili şikayetlerin kişisel alışkanlıklardan bağımsız olarak değerlendirilmesi, olası sağlık sorunlarının zamanında fark edilmesine katkı sağlayabilir.'</p>

<p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>KAHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/dikkat-sigara-icmeyenlerde-de-akciger-kanseri-gorulebilir</guid>
      <pubDate>Tue, 03 Nov 2026 17:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/uploads/2026/11/dikkat-sigara-icmeyenlerde-de-akciger-kanseri-gorulebilir.webp" type="image/jpeg" length="27972"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KONUT KREDİLERİNDE TAKSİT YÜKÜ ARTIYOR!]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/konut-kredilerinde-taksit-yuku-artiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/konut-kredilerinde-taksit-yuku-artiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Konut sahibi olmak isteyen vatandaşlar için yalnızca ev fiyatları değil, kredi geri ödemeleri de belirleyici hale geldi...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Konut sahibi olmak isteyen vatandaşlar için yalnızca ev fiyatları değil, kredi geri ödemeleri de belirleyici hale geldi. Kasım ayı başındaki finansman koşullarında 2 milyon TL'lik, 120 ay vadeli konut kredisinin aylık taksitleri bazı banka örneklerinde 60 bin TL'yi aşıyor. Türkiye İstatistik Kurumu'nun eylül ayı verilerine göre 142 bin 390 konut satılırken, ipotekli satışların toplam içindeki payı yüzde 16,4 seviyesinde kaldı. Yaşarkent Gayrimenkul Kurucusu Yaşar Doğan, konuta erişimde peşinat ve aylık ödeme gücünün önemine dikkat çekti.</p>

<p>Türkiye'de konut piyasasında yılın son çeyreğinde finansman koşulları belirleyici olmaya devam ediyor. Kasım ayı başında yayımlanan kredi karşılaştırmalarında 2 milyon TL tutarında ve 120 ay vadeli konut kredisinin aylık taksitleri bazı örneklerde 60 bin TL'nin üzerine çıkıyor. Bankaya, faiz oranına ve masraflara göre toplam geri ödeme önemli ölçüde değişebiliyor. TÜİK verilerine göre eylülde konut satışları geçen yılın aynı ayına göre yüzde 9,3 geriledi.</p>

<p><strong>'Evin fiyatı kadar aylık ödeme gücü de belirleyici'</strong></p>

<p>Yaşarkent Gayrimenkul Kurucusu Yaşar Doğan, konut satın alma kararlarında finansman koşullarının öne çıktığını belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:</p>

<p>'Bugün konut sahibi olmak isteyen vatandaşın karşısındaki en önemli konulardan biri finansmana erişim. Bir konutun satış fiyatının bütçeye uygun olması tek başına yeterli değil. Alıcının peşinatı karşılayabilmesi ve kullanacağı kredinin aylık taksitlerini sürdürülebilir şekilde ödeyebilmesi gerekiyor. Özellikle ilk kez ev sahibi olmak isteyenler açısından aylık ödeme yükü, satın alma kararının belirleyici unsurlarından biri haline geliyor.'</p>

<p><strong>'İpotekli satışların toplam içindeki payı yüzde 16,4'</strong></p>

<p>Eylül ayında ipotekli konut satışları yıllık yüzde 5,1 artarak 23 bin 397'ye ulaştı. Bu satışların toplam konut satışları içindeki payı yüzde 16,4 oldu. Finansman maliyetlerinin alıcı tercihlerini etkilediğini ifade eden Doğan, şunları kaydetti:</p>

<p>'Konut alıcısı artık yalnızca beğendiği eve değil, o evi hangi ödeme koşullarıyla satın alabileceğine de bakıyor. Bu nedenle doğru fiyatlandırma kadar gerçekçi finansman planlaması da önem taşıyor. Kredi kullanacak kişilerin yalnızca aylık taksit tutarını değil, toplam geri ödemeyi ve satın alma sırasında ortaya çıkabilecek ek maliyetleri de dikkate alması gerekiyor.'</p>

<p><strong>'2027 öncesinde gözler finansman koşullarında'</strong></p>

<p>Yılın son aylarına girilirken kredi maliyetleri, hane halkının alım gücü ve konuta erişim koşulları gündemdeki yerini koruyor. Faizlerde yaşanabilecek değişimlerin talebi etkileyebileceğini belirten Doğan, değerlendirmesini şöyle sürdürdü:</p>

<p>'Konut piyasasında sağlıklı bir hareketlilik için yalnızca fiyatların değil, finansman koşullarının da alıcıların ödeme gücüyle uyumlu olması gerekiyor. Önümüzdeki dönemde konuta erişimi kolaylaştıracak gelişmeler, hem ilk kez ev sahibi olmak isteyenler hem de sektörün genel dengesi açısından önem taşıyacak.'</p>

<p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>KAHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/konut-kredilerinde-taksit-yuku-artiyor</guid>
      <pubDate>Tue, 03 Nov 2026 15:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/uploads/2026/10/konut-satisi-hh.jpg" type="image/jpeg" length="77804"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KASIK FITIĞI KENDİLİĞİNDEN İYİLEŞİR Mİ?]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/kasik-fitigi-kendiliginden-iyilesir-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/kasik-fitigi-kendiliginden-iyilesir-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kasık fıtığı hakkında en çok merak edilen sorulardan biri, fıtığın ameliyat olmadan kendiliğinden iyileşip iyileşmeyeceğidir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kasık fıtığı, karın duvarının kasık bölgesindeki zayıf bir noktasından karın içi dokuların dışarı doğru çıkmasıyla ortaya çıkan ve toplumda sık görülen cerrahi hastalıklardan biridir. Özellikle kasık bölgesinde şişlik, hareketle artan rahatsızlık ve zaman zaman ağrı gibi belirtilerle kendisini gösteren bu hastalık hakkında en çok merak edilen sorulardan biri, fıtığın ameliyat olmadan kendiliğinden iyileşip iyileşmeyeceğidir.</p>

<p dir="ltr">Ancak erişkinlerde oluşan kasık fıtıkları genellikle kendiliğinden kapanmaz ve kalıcı anatomik onarım cerrahi yöntemlerle sağlanır.</p>

<p dir="ltr">Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Aydıncan Akdur, kasık fıtıklarının başlangıç döneminde belirgin şikâyet oluşturmamasının hastalığın ortadan kalktığı anlamına gelmediğine dikkat çekiyor. Fıtık şişliğinin uzanırken küçülmesi veya tamamen kaybolmasının hastalarda iyileşme düşüncesi oluşturabildiğini belirten Akdur, bu durumun çoğunlukla karın içindeki dokuların geçici olarak normal konumuna dönmesinden kaynaklandığını ifade ediyor.</p>

<p><strong>Kasık Fıtığı Nasıl Oluşur?</strong></p>

<p dir="ltr">Kasık fıtığı, karın duvarının kasık kanalına yakın bölgelerinde meydana gelen anatomik zayıflıklar sonucunda ortaya çıkar. Bu zayıf alandan karın içi yağ dokusu veya bağırsak gibi yapılar dışarı doğru ilerleyebilir.</p>

<p dir="ltr">Fıtık oluşumunda doğuştan gelen anatomik özellikler ve zaman içerisinde gelişen doku zayıflıkları etkili olabilir. Bazı kişilerde kasık kanalındaki doğal açıklıklar yeterince kapanmayabilirken diğerlerinde yaşlanma ve bağ dokusu değişiklikleri fıtık gelişimine zemin hazırlayabilir.</p>

<p dir="ltr">Ailede fıtık öyküsünün bulunması, kronik öksürük, uzun süreli kabızlık ve karın içi basıncını artıran durumlar da hastalığın ortaya çıkmasına katkıda bulunabilir.</p>

<p dir="ltr">Kasık fıtıkları erkeklerde daha sık görülse de kadınlarda da gelişebilir. Kadın hastalarda kasık bölgesindeki şişliklerin değerlendirilmesinde femoral fıtık olasılığının da dikkate alınması önemlidir.</p>

<p dir="ltr">Fıtığın büyüklüğü ve oluşturduğu belirtiler kişiden kişiye değişebilir. Bazı hastalarda yalnızca ayakta dururken fark edilen küçük bir şişlik bulunurken diğerlerinde daha büyük ve sürekli belirgin bir çıkıntı görülebilir.</p>

<p dir="ltr">Doç. Dr. Aydıncan Akdur, kasık bölgesinde yeni fark edilen şişliklerin yalnızca fıtık olarak değerlendirilmemesi gerektiğini, lenf bezi büyümesi ve farklı yumuşak doku hastalıklarının da benzer görünüm oluşturabileceğini belirtiyor.</p>

<p><strong>Kasık Fıtığı Kendiliğinden Kapanabilir mi?</strong></p>

<p dir="ltr">Erişkinlerde kasık fıtığının kendiliğinden iyileşmesi beklenmez. Bunun temel nedeni, hastalığın karın duvarındaki anatomik bir açıklık veya zayıflıktan kaynaklanmasıdır.</p>

<p dir="ltr">Fıtık kesesi içerisindeki dokular zaman zaman karın boşluğuna geri dönebilir. Özellikle hasta sırtüstü yattığında veya karın içi basıncı azaldığında şişliğin küçülmesi mümkündür.</p>

<p dir="ltr">Ancak şişliğin kaybolması, karın duvarındaki zayıf alanın onarıldığı anlamına gelmez. Hasta ayağa kalktığında, öksürdüğünde veya ıkındığında şişlik yeniden ortaya çıkabilir.</p>

<p dir="ltr">Bu nedenle kasık fıtığının masaj, egzersiz, bitkisel uygulamalar veya çeşitli destek ürünleriyle kalıcı biçimde kapatılması mümkün değildir.</p>

<p dir="ltr">Bazı kişiler fıtık korsesi kullanarak şişliğin dışarı çıkmasını sınırlamaya çalışabilir. Bu ürünler seçilmiş durumlarda geçici rahatlama sağlayabilse de fıtığı ortadan kaldırmaz ve cerrahi tedavinin yerini tutmaz.</p>

<p dir="ltr">Çocuklarda görülen kasık fıtıkları da kendiliğinden kapanması beklenen göbek fıtıklarından farklı değerlendirilir. Çocukluk çağındaki kasık fıtıkları, sıkışma riski nedeniyle çocuk cerrahisi tarafından değerlendirilmelidir.</p>

<p><strong>Kasık Fıtığı Tedavi Edilmezse Ne Olur?</strong></p>

<p dir="ltr">Kasık fıtığı bulunan her hastada kısa süre içerisinde ciddi bir komplikasyon gelişeceği söylenemez. Bazı fıtıklar uzun süre küçük boyutlarda kalabilir ve hafif belirtilerle seyredebilir.</p>

<p dir="ltr">Ancak fıtığın zaman içerisinde büyümesi veya daha fazla rahatsızlık oluşturması mümkündür. Özellikle ayakta uzun süre kalmak, ağır kaldırmak veya yoğun fiziksel aktivite yapmak, bazı hastalarda kasık bölgesindeki baskı hissini artırabilir.</p>

<p dir="ltr">Fıtığın büyümesi, günlük hareketlerin kısıtlanmasına ve çalışma yaşamında zorluklara neden olabilir. Bazı hastalarda yürürken veya eğilirken rahatsızlık hissedilebilir.</p>

<p dir="ltr">Tedavi edilmeyen kasık fıtıklarında en önemli komplikasyonlardan biri, fıtık içeriğinin sıkışmasıdır. Bu durumda karın içinden dışarı çıkan doku tekrar karın boşluğuna dönemeyebilir.</p>

<p dir="ltr">Sıkışmaya bağırsak tıkanıklığı eşlik edebilir. Daha ciddi durumlarda sıkışan dokunun kan dolaşımı bozulabilir ve boğulmuş fıtık olarak adlandırılan tablo gelişebilir.</p>

<p dir="ltr">Bu durum acil cerrahi değerlendirme gerektirir. Zamanında müdahale edilmemesi bağırsak dokusunda hasara ve ciddi enfeksiyonlara neden olabilir.</p>

<p dir="ltr">Bununla birlikte komplikasyon riski her hastada aynı değildir. Fıtığın türü, hastanın cinsiyeti ve eşlik eden sağlık sorunları bu riskin değerlendirilmesinde önem taşır.</p>

<p><strong>Kasık Fıtığında Hangi Belirtiler Tehlikelidir?</strong></p>

<p dir="ltr">Kasık fıtığı bulunan hastaların özellikle ani başlayan ve giderek şiddetlenen ağrılara dikkat etmesi gerekir.</p>

<p dir="ltr">Önceden yumuşak olan ve uzanmakla küçülen bir fıtık şişliğinin aniden sertleşmesi veya geri dönmemesi, sıkışma açısından uyarıcı olabilir.</p>

<p dir="ltr">Şiddetli kasık ağrısına bulantı, kusma, karında şişlik ve gaz ya da dışkı çıkaramama eşlik etmesi bağırsak tıkanıklığıyla ilişkili olabilir.</p>

<p dir="ltr">Fıtık üzerindeki ciltte renk değişikliği, belirgin hassasiyet ve genel durum bozukluğu da önemsenmesi gereken belirtilerdir.</p>

<p dir="ltr">Doç. Dr. Aydıncan Akdur, bu tür şikâyetlerin ortaya çıkması durumunda hastanın fıtığı zorlayarak içeri itmeye çalışmaması ve acil sağlık değerlendirmesi alması gerektiğine dikkat çekiyor.</p>

<p dir="ltr">Özellikle ağrılı ve sertleşmiş bir fıtığın evde çeşitli yöntemlerle düzeltilmeye çalışılması, gerekli müdahalenin gecikmesine neden olabilir.</p>

<p dir="ltr">Bu belirtiler bulunmadığında bile giderek büyüyen veya sık rahatsızlık oluşturan fıtıkların genel cerrahi tarafından değerlendirilmesi önemlidir.</p>

<p><strong>Her Kasık Fıtığı Hemen Ameliyat Edilmeli mi?</strong></p>

<p dir="ltr">Kasık fıtıklarının kalıcı tedavisi cerrahi onarımdır. Ancak bu durum, her hastanın tanı konulduğu gün ameliyat edilmesi gerektiği anlamına gelmez.</p>

<p dir="ltr">Belirti vermeyen veya çok az belirti oluşturan bazı erkek hastalarda, risklerin değerlendirilmesi ve hastanın bilgilendirilmesi koşuluyla dikkatli izlem tercih edilebilir.</p>

<p dir="ltr">Bu yaklaşımda hastanın fıtık belirtilerini tanıması, komplikasyon işaretleri hakkında bilgi sahibi olması ve şikâyetler arttığında yeniden değerlendirilmesi önemlidir.</p>

<p dir="ltr">Bununla birlikte ağrıya neden olan, büyüyen veya günlük yaşamı etkileyen fıtıklarda cerrahi tedavi daha fazla gündeme gelir.</p>

<p dir="ltr">Kadınlarda kasık fıtıklarının değerlendirilmesi farklılık gösterebilir. Femoral fıtık olasılığı ve sıkışma riski nedeniyle cerrahi tedavi daha erken önerilebilir.</p>

<p dir="ltr">Ameliyat kararında hastanın yaşı, kalp ve akciğer hastalıkları, kullanılan ilaçlar ve anestezi riskleri de değerlendirilmelidir.</p>

<p dir="ltr">Doç. Dr. Aydıncan Akdur, fıtık tedavisinde kararın yalnızca şişliğin büyüklüğüne dayanmadığını, belirtilerin ve hastaya özgü risklerin birlikte ele alınması gerektiğini vurguluyor.</p>

<p><strong>Kasık Fıtığı Ameliyatında Hangi Yöntemler Kullanılır?</strong></p>

<p dir="ltr">Kasık fıtığı ameliyatları açık veya kapalı cerrahi yöntemlerle gerçekleştirilebilir. Her iki yaklaşımın da uygun hastalarda etkili sonuçlar sağlayabildiği bilinmektedir.</p>

<p dir="ltr">Açık cerrahide kasık bölgesinden yapılan kesi aracılığıyla fıtık onarılır. Kapalı cerrahide ise kamera ve özel cerrahi aletlerden yararlanılarak karın duvarındaki zayıf alan güçlendirilir.</p>

<p dir="ltr">Erişkin kasık fıtığı ameliyatlarında tekrar riskini azaltmak amacıyla sıklıkla cerrahi yama kullanılır. Ancak yama kullanımı ve cerrahi tekniğin seçimi hastanın durumuna göre belirlenir.</p>

<p dir="ltr">Kapalı yöntemler, deneyimli ekipler tarafından uygulandığında bazı hastalarda daha hızlı iyileşme ve daha az kronik ağrı riski gibi avantajlar sağlayabilir.</p>

<p dir="ltr">Bununla birlikte daha önce geçirilmiş ameliyatlar, fıtığın özellikleri ve hastanın genel sağlık durumu nedeniyle açık cerrahi daha uygun olabilir.</p>

<p dir="ltr">Cerrahi yaklaşımın belirlenmesinde en önemli hedef, fıtığın güvenli şekilde onarılması ve uzun dönemde tekrar olasılığının azaltılmasıdır.</p>

<p><strong>Kasık Fıtığı Bulunan Hastalar Nelere Dikkat Etmeli?</strong></p>

<p dir="ltr">Kasık fıtığı tanısı alan hastaların günlük yaşamlarında bazı noktalara dikkat etmesi şikâyetlerin kontrol edilmesine yardımcı olabilir.</p>

<p dir="ltr">Özellikle kabızlıktan kaçınmak, uzun süre ıkınmamak ve kronik öksürüğe neden olan hastalıkların tedavisini sağlamak önemlidir.</p>

<p dir="ltr">Ağır kaldırma sırasında zorlanmanın azaltılması da bazı hastalarda yakınmaları hafifletebilir. Ancak fiziksel aktivitelerin tamamen bırakılması veya sürekli yatak istirahati önerilmez.</p>

<p dir="ltr">Hastaların hangi aktiviteleri güvenle yapabilecekleri, fıtığın özelliklerine ve yaşadıkları belirtilere göre değerlendirilmelidir.</p>

<p dir="ltr">Fıtığın zamanla küçüldüğünü düşünerek kontrolü bırakmak doğru değildir. Şişlikteki değişiklikler, fıtığın karın duvarındaki açıklığının kapandığını göstermeyebilir.</p>

<p dir="ltr">Sonuç olarak erişkinlerde kasık fıtığı kendiliğinden iyileşen bir hastalık değildir. Bununla birlikte her hastanın acil ameliyata ihtiyacı bulunmaz. Doğru tanı, komplikasyon belirtilerinin bilinmesi ve kişiye özel cerrahi değerlendirme, hastalığın güvenli şekilde yönetilmesinde belirleyici rol oynar.</p>

<p dir="ltr"></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>KAHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/kasik-fitigi-kendiliginden-iyilesir-mi</guid>
      <pubDate>Tue, 03 Nov 2026 12:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/uploads/2026/11/kasik-fitigi-kendiliginden-iyilesir-mi.webp" type="image/jpeg" length="26027"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[LİBYA'DA OSMANLI ARŞİVİ DİJİTALLEŞİYOR]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/libyada-osmanli-arsivi-dijitallesiyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/libyada-osmanli-arsivi-dijitallesiyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı, Libya'da bulunan tarihî belgelerin korunması ve dijitalleştirilmesine yönelik ekipman desteğinde bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), Libya El Yazmaları ve Tarihî Araştırmalar Merkezi ile Türkiye Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri arasındaki iş birliği kapsamında, Libya'da bulunan tarihî belgelerin korunması ve dijitalleştirilmesine yönelik ekipman desteğinde bulundu.</p>

<p>Bu kapsamda, iki ülke arasında arşivcilik alanındaki bilgi ve tecrübe paylaşımını geliştirmek, özellikle Osmanlı dönemine ait tarihî belgelerin tespit, tasnif ve dijitalleştirme süreçlerini desteklemek amacıyla 25-29 Ekim 2026 tarihlerinde Trablus'ta ortak eğitim programı gerçekleştirildi.</p>

<p>Program kapsamında Türkiye Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri uzmanları tarafından Libya Libya El Yazmaları ve Tarihî Araştırmalar Merkezi personeline tarihî belgelerin tespiti, tasnifi, korunması, arşiv koleksiyonlarının düzenlenmesi ve dijitalleştirilmesine yönelik eğitimler verildi. Eğitimlerde, arşiv belgelerinin sistematik biçimde kayıt altına alınması ve araştırmacıların erişimine uygun hâle getirilmesine ilişkin Türkiye tecrübesi paylaşıldı.</p>

<p>Eğitim programıyla eş zamanlı olarak TİKA tarafından temin edilen arşiv dijitalleştirme ekipmanları, 27 Ekim 2026 tarihinde düzenlenen törenle Libya El Yazmaları ve Tarihî Araştırmalar Merkezi'ne teslim edildi. Törene Merkez Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Muhammed et-Tahir el-Cerari, TİKA Libya Koordinatörü Yunus Türkyılmaz, Türkiye Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri temsilcileri Metin Asar ve Mustafa Kırış ile merkez yöneticileri ve uzmanları katıldı.</p>

<p>Törende konuşan Merkez Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Muhammed et-Tahir el-Cerari, TİKA tarafından sağlanan teknik ekipmanların merkezin tarihî belgeleri koruma, tasnif etme ve dijitalleştirme kapasitesine önemli katkı sağlayacağını ifade ederek Türkiye ve TİKA'ya teşekkür etti. TİKA Libya Koordinatörü Yunus Türkyılmaz ise Libya'nın tarihî ve kültürel mirasının korunmasına yönelik çalışmalara destek vermekten memnuniyet duyduklarını belirterek, sağlanan ekipmanların özellikle 1551-1912 yılları arasındaki Osmanlı dönemine ait belgelerin dijital ortama aktarılması sürecine katkı sunacağını kaydetti.</p>

<p>Ocak 2026'da Libya El Yazmaları ve Tarihî Araştırmalar Merkezi ile Türkiye Devlet Arşivleri Başkanlığı arasında imzalanan iş birliği protokolü çerçevesinde yürütülen çalışmalar, iki ülkenin ortak tarihî mirasına ait belgelerin korunmasını, yıpranma ve kaybolma risklerinin azaltılmasını ve dijital ortamda araştırmacıların erişimine sunulmasını hedefliyor.</p>

<p>TİKA'nın teknik ekipman desteği ve eğitim faaliyetleriyle sürdürülen iş birliği sayesinde, Libya'da bulunan Osmanlı dönemine ait tarihî kayıtların gelecek nesillere aktarılmasına ve iki ülke arasındaki kültürel ve akademik ilişkilerin arşivcilik alanında da geliştirilmesine katkı sağlanması amaçlanıyor.</p>

<p>Kaynak: (KAHA) Kapsül Haber Ajansı</p>

<p></p>

<p></p>

<p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>KAHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/libyada-osmanli-arsivi-dijitallesiyor</guid>
      <pubDate>Tue, 03 Nov 2026 12:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/uploads/2026/11/libyada-osmanli-arsivi-dijitallesiyor.webp" type="image/jpeg" length="34066"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[MARKALAR KASIM REKABETİNDE YENİ OYUNCUYA HAZIR MI?]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/markalar-kasim-rekabetinde-yeni-oyuncuya-hazir-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/markalar-kasim-rekabetinde-yeni-oyuncuya-hazir-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kasım indirimlerinde markaları yeni bir rekabet bekliyor. Tüketiciler ürün araştırmasını ve karşılaştırmayı yapay zekâya devrederken, şirketlerin yalnızca dikkat çekmesi yetmiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kasım indirimlerinde markaları yeni bir rekabet bekliyor. Tüketiciler ürün araştırmasını ve karşılaştırmayı yapay zekâya devrederken, şirketlerin yalnızca dikkat çekmesi yetmiyor. Artık müşterinin asistanı tarafından doğru anlaşılmak ve önerilmek de gerekiyor.</p>

<p>Dijital reklamcılıkta yeni bir mecra daha devreye girdi. Arama motorları ve sosyal medya platformlarının ardından, tüketicilerin ürün araştırmak, alternatifleri karşılaştırmak ve satın alma kararlarını şekillendirmek için giderek daha fazla kullandığı yapay zeka platformları da reklam pazarının parçası olmaya başladı. ChatGPT reklamlarının Türkiye'de reklamverenlere açılmasıyla birlikte, e-ticaret şirketleri açısından da yeni bir trafik ve satış kanalı ortaya çıktı.</p>

<p>Kasım indirimleri başlarken markalar yine en etkileyici kampanyayı hazırlamaya, tüketicinin ekranına düşmeye ve sepete girmeye çalışıyor. Ancak alışveriş yolculuğunda artık yeni bir oyuncu var: Kullanıcının ihtiyacını yorumlayan, ürünleri karşılaştıran ve seçenekleri daraltan yapay zekâ asistanları. Tüketici, bir markanın internet sitesine uğramadan önce hangi ürünleri değerlendireceğine karar verebiliyor. Böylece müşteri kazanma mücadelesi, ilk tıklamadan önce başlıyor.</p>

<p>Bu dönüşümde markaların iki muhatabı bulunduğunu belirten <strong>Ticimax Kurucu CEO'su Cenk Çiğdemli, </strong>'Ürünü kullanacak insan ve seçenekleri onun adına değerlendiren yapay zekâ. Tüketici artık yalnızca iyi bir bilgisayar aramıyor; bütçesini, kullanım alışkanlıklarını ve vazgeçemeyeceği özellikleri anlatıyor. Markanın rekabet gücü de bu ihtiyaca ne kadar uygun olduğunu açık ve doğrulanabilir bilgilerle gösterebilmesine bağlı hale geliyor' diyor.</p>

<p><strong>SLOGANDAN SOMUT BİLGİYE</strong></p>

<p>Markaların insan ve arama motorlarının yanına üçüncü bir okuyucuyu eklemesi gerektiğini de vurgulayan Çiğdemli, 'Bu yeni okuyucu, kullanıcı adına araştırma yapan yapay zekâ. Bu nedenle üstün kalite, benzersiz deneyim gibi ifadelerin somut bilgilerle desteklenmesi gerekiyor. Ürünün özellikleri, kimler için uygun olduğu, fiyatı, stok durumu, teslimat süresi ve iade koşulları açık, güncel ve farklı kanallarda tutarlı olmalı' diye konuşuyor.</p>

<p>Markaların artık iki soruya birlikte yanıt vermesi gerektiğine değinen Çiğdemli şunları aktarıyor:</p>

<p>'Bu sorular, 'Tüketici beni neden tercih etsin?' ve 'Yapay zekâ beni hangi ihtiyaca karşılık önersin?' sorularıdır. Çünkü asistanlara danışan kullanıcılar çoğu zaman marka adıyla değil, çözmek istedikleri sorunla yola çıkıyor. Küçük bir ev için sessiz süpürge arayan tüketiciye ulaşmak isteyen markanın, ürününü bu ihtiyaçla ilişkilendirebilmesi gerekiyor. Arama motorlarında üst sıralarda bulunmak, yapay zekânın önerileri arasına girmeyi garanti etmiyor. SEO önemini korurken, üretken yapay zekâ yanıtlarında görünürlüğe odaklanan GEO çalışmaları da gündeme geliyor. Burada markanın adının geçmesi, kaynak gösterilmesi ve doğrudan tavsiye edilmesi farklı göstergeler olarak değerlendiriliyor. Ölçümün de buna göre değişmesi gerekiyor. Markalar, gerçek müşteri sorularını farklı asistanlarda düzenli olarak deneyerek hangi ihtiyaçlarla ilişkilendirildiklerini, hangi rakiplerle birlikte önerildiklerini ve bilgilerinin doğruluğunu izlemeli.'</p>

<p><strong>KÜÇÜK SATICIYA FIRSAT, MARKALARA GÜVEN SINAVI</strong></p>

<p>Yapay zekâ destekli keşif döneminin, belirli bir ihtiyaca güçlü yanıt veren küçük işletmelere yepyeni fırsatlar sunabileceğinin altını çizen Çiğdemli, 'Ancak bunun için eksiksiz ürün bilgisi, erişilebilir içerik ve güvenilir müşteri deneyimi gerekiyor. Büyük reklam bütçesi kadar, gerçek kullanıcı yorumları ve markanın internette biriken itibarı da önem kazanıyor. Doğru öneri yanlış verilerden üretilemez. Ürün açıklamalarıyla gerçek deneyim çelişiyorsa yapay zekâ bu sorunu çözmek yerine daha görünür hale getirebilir. Bu nedenle hazırlık yalnızca pazarlamanın değil; ürün, satış, teknoloji ve müşteri hizmetleri ekiplerinin ortak sorumluluğundadır' açıklamasında bulunuyor.</p>

<p><strong>TİCİMAX'TAN YENİ HAMLE</strong></p>

<p>OpenAI'nin güncel Ads Manager ülke listesinde Türkiye, self-servis reklamveren erişiminin açık olduğu ülkeler arasında yer alıyor. Buna göre Türkiye'de bulunan ve reklam harcamaları Türkiye'de faturalandırılan tüzel kişiler, OpenAI Ads Manager üzerinden doğrudan hesap oluşturarak ChatGPT reklamlarına erişebiliyor.</p>

<p>Bu gelişme üzerine Ticimax, altyapısını kullanan e-ticaret markalarının ürünlerini OpenAI Ads'e taşımasına ve ChatGPT üzerinden gelen reklam trafiği ile dönüşümleri ölçmesine olanak sağlayan yeni entegrasyonunu devreye aldı. Entegrasyon, Ticimax altyapısını kullanan işletmelerin mağazalarındaki ürünleri OpenAI Ads platformuna taşımalarını ve reklam kampanyalarının performansını ölçmelerini kolaylaştırıyor. Ticimax OpenAI Ads entegrasyonu ile işletmeler, e-ticaret mağazalarındaki ürün bilgilerini OpenAI Ads platformuna aktarabiliyor. Ürün adı, fiyat, stok durumu, ürün görseli ve ürün sayfası gibi temel bilgiler Ticimax tarafından otomatik olarak hazırlanarak OpenAI Ads'in ihtiyaç duyduğu formatta sunuluyor. Böylece işletmelerin ürünlerini yeni reklam kanalına aktarabilmek için ayrı bir teknik geliştirme sürecine ihtiyaç duymaması hedefleniyor. Ürün bilgilerindeki güncellemeler de otomatik senkronizasyonla platforma aktarılıyor.</p>

<p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>KAHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/markalar-kasim-rekabetinde-yeni-oyuncuya-hazir-mi</guid>
      <pubDate>Tue, 03 Nov 2026 12:09:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/uploads/2026/11/markalar-kasim-rekabetinde-yeni-oyuncuya-hazir-mi.webp" type="image/jpeg" length="27989"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[DÜNYA, SAĞLIKLI YAŞAMA TRİLYONLAR HARCIYOR]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/dunya-saglikli-yasama-trilyonlar-harciyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/dunya-saglikli-yasama-trilyonlar-harciyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dünyada sağlıklı yaşam ekonomisi 6,8 trilyon dolara ulaşırken Türkiye'de de uzun ve sağlıklı yaşama yönelik ilgi giderek artıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Dünyada sağlıklı yaşam ekonomisi 6,8 trilyon dolara ulaşırken Türkiye'de de uzun ve sağlıklı yaşama yönelik ilgi giderek artıyor. Sağlık alanındaki bilgi kirliliğine karşı bilimsel ve güvenilir bilgiyi topluma ulaştırmayı hedefleyen LONGWELL ASSOCIATION, farklı sağlık disiplinlerinden uzmanların bir araya gelmesiyle kuruldu. İlk genel kurulunu gerçekleştiren dernek, Türkiye'de ve uluslararası alanda yaygınlaşmaya hazırlanıyor.</p>

<p>Dünya artık yalnızca hastalıkların tedavisine değil, sağlığın korunmasına, yaşam süresinin uzatılmasına ve yaşam kalitesinin artırılmasına da yatırım yapıyor. Bir dönem daha çok güzellik, spor ve kişisel bakım alanlarıyla ilişkilendirilen sağlıklı yaşam anlayışı, bugün beslenmeden koruyucu hekimliğe, ruh sağlığından uyku düzenine kadar geniş bir ekonomik ve toplumsal dönüşümün merkezinde yer alıy or.</p>

<p><strong>Sağlıklı yaşam ekonomisi 6,8 trilyon dolara ulaştı</strong></p>

<p>Global Wellness Institute'un 2025 yılında yayımladığı verilere göre küresel sağlıklı yaşam ekonomisi, 2024 yılında 6,8 trilyon dolarlık büyüklüğe ulaştı. Sektör, 2019-2024 döneminde yaklaşık yüzde 35 büyüme gösterdi.</p>

<p>Türkiye'de de sağlıklı yaşam alanındaki ekonomik hareketlilik dikkat çekiyor. Global Wellness Institute'un ülkelere göre verilerine göre Türkiye'nin sağlıklı yaşam ekonomisi 2024 yılında yaklaşık 73 milyar dolarlık büyüklüğe ulaştı.</p>

<p>Bu gelişmeler, insanların yalnızca daha uzun yaşamaya değil, yaşamlarının her dönemini daha sağlıklı ve kaliteli geçirmeye de giderek daha fazla önem verdiğini gösteriyor.</p>

<p><strong>Türkiye'de vitamin kullanımı dokuz yılda beş katına çıktı</strong></p>

<p>Türkiye'de sağlıklı yaşam konusundaki ilginin artışını gösteren dikkat çekici verilerden biri de vita min kullanımı. KONDA'nın Ekim 2025 Barometresi kapsamında hazırlanan araştırmasının bulgularına göre Türkiye'de vitamin kullanımı son dokuz yılda beş katına çıktı.</p>

<p>Ancak sağlıklı yaşama yönelik bu ilgi, beraberinde önemli bir sorunu da gündeme getiriyor: Bilgi kirliliği. Özellikle sosyal medyada beslenme, vitamin ve gıda takviyeleri, yaşlanmayı geciktirme yöntemleri ve çeşitli sağlık uygulamaları hakkında uzmanlık dışı önerilerin yaygınlaşması, toplumun doğru bilgiye ulaşmasını güçleştiriyor.</p>

<p><strong>LONGWELL ASSOCIATION Başkanı Dr. Neslihan Üstün Yüksel, derneğin kuruluş amacını bu ihtiyaçtan yola çıkarak şekillendirdiklerini belirtti.</strong></p>

<p>Dr. Neslihan Üstün Yüksel: 'Doğru bilgiyi uzmanından ulaştıracağız'</p>

<p>'Artık hepimiz daha uzun yaşamak istiyoruz ama asıl önemli olan o yılları nasıl geçirdiğimiz. Longevity dediğimiz kavram tam da bunu anlatıyor. Yalnızca ömrümüz e yıllar eklemek değil, o yılları sağlıklı ve kaliteli geçirmek istiyoruz. Wellness ise kendimize iyi bakmayı, doğru beslenmeyi, hareket etmeyi, ruhsal ve fiziksel olarak iyi hissetmeyi kapsıyor.</p>

<p>Ancak bu kavramlar popülerleştikçe herkes sağlık konusunda konuşmaya, önerilerde bulunmaya başladı. Özellikle insan sağlığını doğrudan ilgilendiren konularda yanlış bilgilerin ciddi sonuçları olabilir. Biz de bu bilgi kirliliğinin önüne geçebilmek, topluma bilimsel ve güvenilir bilgiyi ulaştırabilmek için farklı alanlardan uzmanların bir araya geldiği bir derneğe ihtiyaç olduğunu düşündük. LONGWELL ASSOCIATION bu anlayışla kuruldu.'</p>

<p><strong>LONGWELL, sağlıklı yaşamın farklı alanlarından uzmanlarla kuruldu</strong></p>

<p>İlk genel kurulunu geçtiğimiz günlerde gerçekleştiren LONGWELL ASSOCIATION; tıp doktorları, diş hekimleri, eczacılar, klinik psikologlar, fizyoterapistler, hemşireler, diyetisyenler ve medikal estetik a lanında çalışan sağlık profesyonelleri başta olmak üzere, sağlıklı ve uzun yaşamın farklı alanlarında uzmanlaşmış isimlerin bir araya gelmesiyle kuruldu.</p>

<p>Koruyucu hekimlik, beslenme, ruh sağlığı, metabolik sağlık, rehabilitasyon, medikal estetik ve sağlıklı yaş alma uygulamaları gibi farklı disiplinleri aynı çatı altında buluşturan dernek, bütüncül sağlık yaklaşımını benimsiyor.</p>

<p>Dr. Neslihan Üstün Yüksel, sağlıklı yaş almanın yalnızca tek bir tıp branşının konusu olmadığını vurgulayarak şunları söyledi:</p>

<p>'İnsanı yalnızca bir hastalığı üzerinden değil, fiziksel ve ruhsal sağlığı, beslenmesi, uykusu ve yaşam alışkanlıklarıyla birlikte değerlendirmek gerekiyor. Bütüncül sağlık yaklaşımı da bunu ifade ediyor. Fonksiyonel tıp ise kişinin sağlık sorunlarına katkıda bulunabilecek bireysel ve yaşam tarzıyla ilişkili etkenlere odaklanıyor. Biz LONGWELL çatısı altında far klı uzmanlık alanlarından gelen bilgi ve deneyimi bir araya getiriyoruz. Amacımız yalnızca sağlıklı yaşamı konuşmak değil, doğru bilgiyi o konunun gerçek uzmanından topluma ulaştırmak.'</p>

<p><strong>LONGWELL, eğitimler ve çalıştaylarla Türkiye genelinde yaygınlaşacak</strong></p>

<p>LONGWELL ASSOCIATION, önümüzdeki dönemde gerçekleştireceği bilimsel toplantılar, eğitim programları, çalıştaylar, bilgilendirme faaliyetleri ve farkındalık projeleriyle sağlıklı yaş alma bilincinin toplumun her kesimine ulaşmasını hedefliyor.</p>

<p>Derneğin çalışmalarında koruyucu sağlık anlayışının yaygınlaştırılması, sağlıklı yaşam alışkanlıklarının geliştirilmesi ve toplumun bilimsel bilgiye erişiminin kolaylaştırılması öncelikli konular arasında yer alacak.</p>

<p><strong>Dr. Yüksel, derneğin hedeflerini şöyle anlattı:</strong></p>

<p>'Sağlıklı yaş almak yalnızca ileri yaşlarda düşünülmesi gereken bir konu değil. Çocuklukt an itibaren geliştirdiğimiz alışkanlıklar gelecekteki sağlığımızı etkiliyor. Bu nedenle toplumun her yaş grubuna ulaşmak istiyoruz. Düzenleyeceğimiz eğitimleri, çalıştayları ve farkındalık projelerini doğrudan kendi alanında uzman kişilerle gerçekleştireceğiz. İnsanların sağlıklı ve uzun yaşam konusunda bilinçlenmesine, doğru bilgiye ulaşmasına ve yaşam kalitelerini artırmalarına rehberlik edeceğiz.'</p>

<p><strong>İngiltere ve Almanya'dan talepler var: LONGWELL dünyaya açılıyor</strong></p>

<p>LONGWELL ASSOCIATION'ın yalnızca Türkiye'de değil, uluslararası alanda da yapılanmasını genişletmeyi hedeflediğini belirten Dr. Neslihan Üstün Yüksel, derneğe Türkiye'den ve farklı ülkelerden yoğun ilgi olduğunu söyledi.</p>

<p>İlk yurt dışı temsilciliklerinin İngiltere ve Almanya'dan başlayarak oluşturulmasının planlandığını ifade eden Yüksel, şöyle devam etti:</p>

<p>'Türkiye'den ve dünyanın farklı ülk elerinden derneğimize katılmak isteyen, bu alanda çalışan çok sayıda uzmandan talep alıyoruz. Özellikle İngiltere ve Almanya'dan gelen talepler doğrultusunda ilk yurt dışı temsilciliklerimizi bu ülkelerde oluşturmayı hedefliyoruz. LONGWELL'in hem Türkiye'de hem de uluslararası alanda güçlü bir uzman ağına dönüşmesini istiyoruz. Sağlıklı ve uzun yaşamı destekleyen tüm uzmanlık alanlarından yeni üyelerin katılımıyla derneğimiz büyümeye devam edecek.'</p>

<p><strong>LONGWELL'den Türkiye'nin sağlık turizmine de katkı hedefi</strong></p>

<p>Türkiye'nin sağlık alanındaki uzmanlık birikimine dikkat çeken Dr. Yüksel, LONGWELL'in uluslararası yapılanmasının ülkenin sağlık turizmi hedeflerine de katkı sağlayabileceğini belirtti.</p>

<p>'Türkiye, sağlık alanında yetişmiş insan gücü, deneyimli uzmanları ve gelişmiş sağlık hizmetleriyle önemli bir potansiyele sahip. Biz de LONGWELL aracılığıyla ülkemizin bu g çlü yönlerini uluslararası alanda daha görünür kılmak istiyoruz. Gerçekleştireceğimiz bilimsel çalışmalar, eğitimler, bilgilendirme faaliyetleri ve farkındalık projeleriyle hem toplumun sağlıklı yaş alma bilincini geliştirmeyi hem de Türkiye'nin sağlık alanındaki birikiminin dünyada tanınmasına katkıda bulunmayı hedefliyoruz. Bu çalışmaların zaman içerisinde ülkemizin sağlık turizmi hedeflerine de değerli katkılar sağlayacağına inanıyoruz.'</p>

<p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>KAHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/dunya-saglikli-yasama-trilyonlar-harciyor</guid>
      <pubDate>Mon, 02 Nov 2026 17:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/uploads/2026/11/saglikli-yasam-hh.jpg" type="image/jpeg" length="72146"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA["YAPAY ZEKA ÇAĞINDA EN BÜYÜK RİSK, YETENEĞİN KÖRLEŞMESİ"]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/yapay-zeka-caginda-en-buyuk-risk-yetenegin-korlesmesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/yapay-zeka-caginda-en-buyuk-risk-yetenegin-korlesmesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kapadokya Üniversitesi'nin öncülüğünde düzenlenen 3. Ulusal Yapay Zekâ Buluşması'nda konuşan Kariyer.net CEO'su Fatih Uysal, yapay zekânın işi, yeteneği ve organizasyonu aynı anda dönüştürdüğünü söyledi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kapadokya Üniversitesi'nin öncülüğünde düzenlenen 3. Ulusal Yapay Zekâ Buluşması'nda konuşan Kariyer.net CEO'su Fatih Uysal, yapay zekânın işi, yeteneği ve organizasyonu aynı anda dönüştürdüğünü söyledi. Uysal, yapay zekânın sorgulanmadan kullanılmasının çalışanlarda 'yetenek körleşmesine' yol açtığı uyarısında bulundu.</p>

<p>'Belirsizlik Çağında Türkiye İçin Fırsatlar: Yapay Zekâ İşleri ve Şirketleri Nasıl Dönüştürecek?' başlıklı panelde konuşan Uysal, işlerin tamamen ortadan kalkmasından çok, bir işi oluşturan görevlerin dönüştüğünü vurguladı: 'Yapay zekâ bazı görevleri tamamen ikame ediyor, bazılarını da daha hızlı yapmamızı sağlıyor. Görevlerin hepsi değiştiğinde ortaya çıkan işin hâlâ aynı iş olup olmadığını sorgulamak gerekiyor.'</p>

<p>Uysal, bunu diş hekimliği örneğiyle açıkladı: 'Yapay zekâ, hekimin filme bakarak zaman harcadığı tanı kısmını çok daha hızlı ve doğru yapabiliyor. Ama tedaviyi yine diş hekimi yapıyor. Yani meslekler değil, görevler yapay zekâya devrediliyor.'</p>

<p><strong>Mevcut yetenekler kadar öğrenme becerisi de öne çıkıyor</strong></p>

<p>Şirketlerin artık işe alımlara her zamankinden fazla kafa yorduğunu belirten Uysal, 'Değerlendirmelerde mevcut yeteneklerden çok, adayın öğrenme becerisinin ne kadar güçlü olduğuna bakılıyor. 'Ben öğreneceğimi öğrendim' diyenler için zor bir dünya. Yetkinliğin raf ömrü çok kısaldı' dedi.</p>

<p><strong>'Organik domates mi, kimyasal domates mi?'</strong></p>

<p>Uysal, üretken yapay zekânın yoğun kullanımıyla bazı becerilerin daha az kullanılmaya başlandığını, bunun da 'yetenek körleşmesi' olarak adlandırıldığını anlattı. Bu durumun şirketlerde olduğu kadar üniversitelerde ve liselerde de görüldüğünü belirten Uysal, bazı okulların öğrenciyi ölçmek için sözlü sınava ya da deftere döndüğünü aktardı. Özgeçmiş hazırlama ve mülakat süreçlerinde de yapay zekâ kullanıldığı için doğru yeteneği seçmenin zorlaştığını söyledi.</p>

<p>Şirket içi sunumları bir benzetmeyle anlatan Uysal, 'Yapay zekâyla hazırlanan sunumlar, kimyasalla yetiştirilmiş kıpkırmızı domates gibi: Dışarıdan kusursuz ama içi kötü. Organik olan biraz şekilsizdir ama lezzetlidir' dedi. Uysal, çalışanların yapay zekânın ürettiğini sorgulamadan karşı tarafa ilettiğinde birer 'postacıya' dönüştüğünü, sunumların ve e-postaların uzadığını, toplantıların da daha fazla vakit aldığını belirtti: 'Verimlilik için ortaya çıkan bir teknoloji, doğru kurgulanmazsa şirketleri hızlandırmak yerine yavaşlatabiliyor. Herkes yapay zekâdan yararlanmalı ama çıktıyı mutlaka sorgulamalı, gerekiyorsa düzeltmeli ve kendinden bir şeyler katmalı.'</p>

<p><strong>Çalışandan beklenti arttı</strong></p>

<p>Kariyer.net'in araştırmasına göre çalışanlar, yapay zekâ nedeniyle kendilerinden beklentinin arttığını düşünüyor. Uysal, 'Yöneticiler artık 'Yapay zekâyı kullanıp neden daha hızlı üretmiyorsun?' diye soruyor. Bu da çalışan üzerinde yeni bir stres unsuru oluşturuyor' dedi.</p>

<p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>KAHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Teknoloji</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/yapay-zeka-caginda-en-buyuk-risk-yetenegin-korlesmesi</guid>
      <pubDate>Mon, 02 Nov 2026 15:15:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/uploads/2026/11/yapay-zeka-caginda-en-buyuk-risk-yetenegin-korlesmesi.webp" type="image/jpeg" length="92836"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SAPANCA GÖLÜ'NÜN KORUNMASI İÇİN 25,5 MİLYARLIK PLAN]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/sapanca-golunun-korunmasi-icin-255-milyarlik-plan</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/sapanca-golunun-korunmasi-icin-255-milyarlik-plan" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanı  İbrahim Yumaklı, Sapanca Gölü Eylem Planı'nda 6 ana eylem ve 12 tedbir bulunduğunu belirtti...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, Sapanca Gölü Eylem Planı'nda 6 ana eylem ve 12 tedbir bulunduğunu belirterek, 'Bu tedbirlere ilişkin yatırım planlaması yaptık, 5 yıl içinde yaklaşık 25,5 milyar liralık yatırım sadece bu eylemin içindeki hususları hayata geçirmek için yapılmış olacak.' dedi.</p>

<p>Adapazarı Kültür Merkezi'nde düzenlenen Sapanca Gölü Eylem Planı Tanıtım Toplantısı'nda konuşan Yumaklı, dünyanın sadece yüzde 2,5'inin tatlı su kaynaklarına sahip olduğunu, bunun da sadece yüzde 1'inin kullanılabildiğini dile getirerek, sonsuz bir kaynak bulunmadığını söyledi. Dünya nüfusunun yarısından fazlasının kentlerde yaşadığını, dünyada 2 milyar 200 milyon insanın temiz suya ulaşım sorunu bulunduğunu belirten Yumaklı, Türkiye'de kişi başına düşen kullanılabilir su miktarının 1313 metreküpten 1297 metreküpe gerilediğini ifade etti.</p>

<p>Yumaklı, Türkiye'nin artık su stresi altında bir ülke olduğuna işaret ederek sözlerini şöyle sürdürdü: 'Değişen iklim şartlarının bizlere getirmiş olduğu birçok etki var. Bunların hepsini yakinen yaşıyoruz, artık hayatımızda yağış rejimlerindeki düzensizliklerden, kuraklıklardan, sellerden, taşkınlardan o kadar çok şeyi tecrübe etmeye başladık ki bunların hepsinin de merkezinde su var. Artık asıl konumuz su azalacak mı değil, suyu nerede, ne kadar ve hangi temizlik, saflıkta bulabileceğiz, asıl mesele bu olmaya başladı. Suyu, yönetilecek bir kaynak olarak görmüyoruz. Su, bizim için bütün sektörleri yönlendiren stratejik eksendir. Evsel kullanımdan endüstri, sanayi, tarımsal kullanımına kadar her şeyimizi baştan sona, yani hayatımızı etkileyecek stratejik bir eksen.'</p>

<p>Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 'Temiz su kaynaklarına erişim bir beka meselesidir.' dediğini hatırlatan Yumaklı, bu sebeple 10 yıllık Ulusal Su Planı'nı uygulamaya aldıklarını belirtti. Yumaklı, su verimliliğini, çalışmalarının merkezine yerleştirdiklerini belirterek, 2023'ten itibaren Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan'ın teşvik ve destekleriyle su verimliliği seferberliğini Sıfır Atık'la kardeş şekilde bütün dünyanın gündemine sokmak üzere hareket ettiklerini dile getirdi. Bu çalışmaları sadece şehirler için değil, kurumlar için de mavi, yeşil ve turkuaz olmak üzere 3 kademeli su verimliliği belgesiyle ortak yapıya büründürdüklerini anlatan Yumaklı, böylece su verimliliği seferberliğini ölçülebilir hale soktuklarını ifade etti.</p>

<p>Yumaklı özellikle şehirlerde kurakçıl peyzaj uygulamasını hayata geçirmek için yoğun çaba sarf ettiklerini, bunun su verimliliği anlamında önemli olduğunu dile getirerek, 'Suyun 77'sini tarımsal üretimde kullanıyoruz. Dolayısıyla bunu verimli şekilde kullanmanın yollarını aramamız gerekiyordu ki bunun için en önemli başlık üretim planlamasıydı. Ziraat odalarımız başta olmak üzere bütün çiftçilerimiz, üreticilerimiz üretim planlamasına o kadar sahip çıktılar ki bu memleketin bir evladı olarak gurur duyduğumu ifade etmek istiyorum.' diye konuştu.</p>

<p>Yumaklı, basınçlı sulama sistemlerinin kullanımına da yüzde 70 hibeyle devlet desteği ve teşviki vermeye devam ettiklerini söyledi. Afetler gelmeden hazırlık yapılması gerektiğini, taşkın yönetim planlarının önemli olduğunu, 25 havzada taşkın yönetim planlarını bitirdiklerini ve uygulamaya aldıklarını anlatan Yumaklı, 'Bu bölge taşkın anlamında çok açık ve riski son derece yüksek bölge. Dolayısıyla Sapanca Gölü'nü besleyen bütün derelerde risk analizi yaptık, yapılması gerekenleri ortaya koyduk. Bunları da uygulamaya başladık ancak bir taraftan yapıp bir taraftan da bozmak olmaz. Dolayısıyla hep beraber el birliğiyle Allah'ın bize vermiş olduğu bu nimetleri koruma kullanma dengesi içinde kullanmayı başarabiliyor olmamız gerekir.' ifadesini kullandı.</p>

<p>Uygulanan tedbirlere değinen Yumaklı, ekim başından itibaren 15 ilde yaşanan su taşkınlarına, 485 iş makinesi ve ağır ekipman ile 772 personelle müdahil olduklarını kaydetti.</p>

<p><strong>'HAVZAMIZA YILDA YAKLAŞIK 114 MİLYON METREKÜPLÜK SU KAZANDIRMAYI PLANLIYORUZ'</strong></p>

<p>Bakan Yumaklı, hükümet programındaki göl ekosisteminin korunması, sürdürülebilir yönetiminin sağlanması konusunu Ulusal Su Kurulunun gündemine aldıklarını, Eğirdir, Beyşehir, Akşehir, Eber, Bafa, Burdur, İznik, Seyfe ve Sapanca gölleri için eylem planları hazırladıklarını belirterek, paydaşların katkılarıyla çalışmaları güçlendirdiklerini kaydetti.</p>

<p>Sapanca Gölü Eylem Planı'nı hazırladıklarını, kısmen uygulamaya başladıklarını dile getiren Yumaklı, 'Hem içme hem kullanma suyu için Sapanca Gölü son derece önemli hem de sit alanı statüsü var. Açık ve net konuşmak zorundayız. Sapanca Gölü hâlihazırda mevcut durumundan daha kötüye giderse Kocaeli, Sakarya susar. Sanayi bölgesi artık vazifesini icra edemez, Türkiye ekonomisine gerekli katkıyı sunamaz olur.' dedi. Son yağışlarla Sapanca Gölü'nün seviyesinin yükselmesinin kimseyi yanıltmaması gerektiğini belirten Yumaklı, şunları kaydetti:</p>

<p>'Önümüzdeki dönemde, bu bölgenin, havzanın sıcaklığındaki artış 4 derece olarak öngörülüyor. Bu korkunç bir şey. Yıllık toplam yağışlarının ise yüzde 5 düşeceği öngörülüyor, bunlar iyi tahminler. Yani elimizdeki değerin kıymetini anlamamız için de bu verilerin büyük önemi var. Kullanımlarla iklim değişikliğinin etkisi birleştiğinde 2025'te Sapanca Gölü'nde yaklaşık 72 milyon metreküplük su azalımı söz konusu oldu. Bu miktarın yüzde 22'si buharlaşmadan meydana geldi. Gölün iklimsel verileri, ekolojik, hidrolojik özellikleriyle su kullanımlarını esas alan eylem planı da işte bu sebeple hazırlandı. Bu planda ne var? Su, gıda, ekosistem bağlantısallığında göl yönetimi, su güvenliği ve verimliliğinin sağlanması, veri temelli yapay zeka destekli karar mekanizmasının oluşturulması. Bu stratejilere dayalı 6 ana eylem ve 12 tedbir var. Bu tedbirlere ilişkin yatırım planlaması yaptık, 5 yıl içinde yaklaşık 25,5 milyar liralık yatırım sadece bu eylemin içindeki hususları hayata geçirmek için yapılmış olacak. Havzamıza yılda yaklaşık 114 milyon metreküplük su kazandırmayı planlıyoruz. Dolayısıyla su güvenliği planımız da aynı şekilde devam ediyor.'</p>

<p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>KAHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/sapanca-golunun-korunmasi-icin-255-milyarlik-plan</guid>
      <pubDate>Mon, 02 Nov 2026 12:13:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/uploads/2026/11/sapanca-golunun-korunmasi-icin-255-milyarlik-plan.webp" type="image/jpeg" length="98521"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[GEÇMEYEN SELÜLİTLERİN NEDENİ LİPÖDEM OLABİLİR]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/gecmeyen-selulitlerin-nedeni-lipodem-olabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/gecmeyen-selulitlerin-nedeni-lipodem-olabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Kadınların en sık karşılaştığı sorunlardan biri olarak görülen selülit, bazen çok daha karmaşık bir tablonun habercisi olabiliyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Estetik, Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Karacalar, uygulanan estetik işlemlere rağmen görünümü değişmeyen ve giderek belirginleşen selülitlerin, kronik bir hastalık olan 'lipödem' olabileceğine dikkat çekti. Prof. Dr. Karacalar, 'Bacaklardaki portakal kabuğu görünümünü yalnızca estetik bir kusur olarak değerlendirmek doğru olmayabilir. Doğru tanı, doğru tedavinin ilk adımıdır' uyarısında bulundu.</p>

<p>Kadınların en sık karşılaştığı sorunlardan biri olarak görülen selülit, bazen çok daha karmaşık bir tablonun habercisi olabiliyor. Özellikle bacaklarda belirginleşen ve zamanla daha da kötüleşen doku değişikliklerinin altında farklı bir neden yatabileceğini belirten <strong style="color:#000000">Prof. Dr. Ahmet Karacalar</strong>, selülit ile lipödem arasındaki kritik farkları tıbbi verilerle açıkladı:</p>

<p><i style="color:#000000">'Lipödem, özellikle kadınlarda görülen, deri altı yağ dokusunun anormal ve orantısız dağılımıyla karakterize kronik bir hastalıktır. Genellikle kalça, uyluk ve bacaklarda, bazen de kollarda simetrik yağ dokusu artışıyla kendini gösterir. Hastalığa sıklıkla dokunmakla ağrı, hassasiyet, ağırlık hissi ve kolay morarma eşlik eder.'</i></p>

<p><strong style="color:#000000">Her Selülit Lipödem Değildir, Ancak İkisi Bir Arada Bulunabilir</strong></p>

<p>Selülitin deri altındaki yağ dokusu ile bağ dokusu septalarının etkileşimi sonucunda cilt yüzeyinde çukurlaşma (portakal kabuğu görünümü) yaratması olduğunu belirten Prof. Dr. Karacalar, hastalığın sınırlarını şu sözlerle çizdi:</p>

<p><i style="color:#000000">'Lipödem ise yalnızca cilt yüzeyini ilgilendiren bir problem değil, deri altı yağ dokusunu etkileyen kronik bir hastalıktır. Bu iki durum birbirine benzeyen görünümler oluşturabilse de aynı şey değildir. Üstelik bazı kadınlarda ikisi bir arada bulunabilir. Selülit tedavisi amacıyla uygulanan yöntemlerden beklenen sonucun alınamaması tek başına lipödem anlamına gelmez. Ancak doku görünümüne başka belirtiler de eşlik ediyorsa lipödem açısından değerlendirme yapılması önemlidir.'</i></p>

<p><strong style="color:#000000">Hangi Belirtiler Lipödem Şüphesi Uyandırmalı?</strong></p>

<p>Prof. Dr. Ahmet Karacalar, hastaların kendi bedenlerindeki şu belirtiler bir arada görülüyorsa lipödem olasılığının değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı:</p>

<p><strong style="color:#000000">Orantısız yağ dağılımı:</strong> Bacakların vücudun üst bölümüne kıyasla belirgin şekilde kalın olması.</p>

<p><strong style="color:#000000">Simetrik görünüm:</strong> Her iki bacağın benzer şekilde etkilenmesi.</p>

<p><strong style="color:#000000">Ağrı ve hassasiyet:</strong> Bacaklara dokunulduğunda veya basınç uygulandığında ağrı hissedilmesi.</p>

<p><strong style="color:#000000">Kolay morarma:</strong> Belirgin bir travma olmadan morlukların oluşması.</p>

<p><strong style="color:#000000">Ağırlık hissi:</strong> Bacaklarda dolgunluk, gerginlik ve ağırlık hissedilmesi.</p>

<p><strong style="color:#000000">Ayakların genellikle korunması:</strong> Yağ dokusu artışının ayakları çoğunlukla etkilememesi ve ayak bileği seviyesinde belirgin bir geçiş oluşturması. (Bkz. https://ahmetkaracalar.com/lipodem/ )</p>

<p><strong style="color:#000000">'Yalnızca Estetik Bir Kusur Olarak Değerlendirmek Doğru Olmayabilir'</strong></p>

<p>Lipödemin erken fark edilmesinin, kişiye uygun bir tedavi ve takip planının oluşturulmasına yardımcı olacağını belirten Prof. Dr. Karacalar, sözlerini şu şekilde tamamladı:</p>

<p><i style="color:#000000">'Lipödem yalnızca estetik görünümü etkileyen bir durum değildir. Ağrı, hareket kısıtlılığı ve günlük aktivitelerde zorlanma gibi sorunlara neden olarak yaşam kalitesini olumsuz etkileyebilir. Egzersiz, uygun beslenme, kompresyon uygulamaları ve gerektiğinde cerrahi seçenekler değerlendirme kapsamına alınabilir. Özellikle dirençli doku değişikliklerine ağrı, hassasiyet, kolay morarma ve vücutla orantısız yağ birikimi eşlik ediyorsa lipödem konusunda deneyimli bir hekim tarafından değerlendirme yapılmalıdır. Selülit olarak değerlendirilen her doku değişikliği yalnızca selülit olmayabilir.'</i></p>

<p style="text-align:justify"></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>KAHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/gecmeyen-selulitlerin-nedeni-lipodem-olabilir</guid>
      <pubDate>Mon, 02 Nov 2026 11:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/uploads/2026/11/selulit-hh.jpg" type="image/jpeg" length="17757"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ÇOCUKLAR İÇİN "GÖKYÜZÜNDEN İLHAM ALAN KOLEKSİYON"]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/cocuklar-icin-gokyuzunden-ilham-alan-koleksiyon</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/cocuklar-icin-gokyuzunden-ilham-alan-koleksiyon" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Suna'nın Kızları'nın beşinci yılı kapsamında hazırlanan özel koleksiyon, çocuklarla yürütülen çalışmalara destek olmaya davet ediyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Suna'nın Kızları'nın beşinci yılı kapsamında hazırlanan özel koleksiyon, çocuklarla yürütülen çalışmalara destek olmaya davet ediyor.</p>

<p>2021 yılında <strong>İpek Kıraç</strong> tarafından <strong>Suna ve İnan Kıraç Vakfı</strong> çatısı altında kurulan <strong>Suna'nın Kızları</strong>, beşinci yılı kapsamında özel bir koleksiyon hazırladı. Kız çocukların özgün ihtiyaçlarını gözeterek tüm çocukların iyi hâlini desteklemek için çalışan Suna'nın Kızları, bu koleksiyonla çocuklara destek olmanın yollarından birini günlük yaşamda kullanılan ürünler aracılığıyla sunuyor. Beş yılda <strong>22 binden fazla çocuk ve 6 binden fazla yetişkine ulaşan</strong> Suna'nın Kızları'nın hazırladığı koleksiyon <strong>Pera Müzesi Artshop</strong>'ta satışa sunuluyor.</p>

<p><strong>C Design Studio</strong> ve <strong>Mustafa Lülecioğlu</strong> iş birliğiyle tasarlanan koleksiyonda, farklı ihtiyaçlara yönelik dört ürün iki ayrı desenle bir araya geliyor. Sırt çantası, laptop çantası, makyaj-tıraş çantası ve kalemlikte kullanılan <strong>'Evrenin Dansı'</strong> ve <strong>'Gökyüzündeki Bağ'</strong> desenleri; umut, keşif ve dayanışma kavramlarını gökyüzünden ilham alan hikâyelerle anlatıyor.</p>

<p><strong>Evrenin ritminden dayanışmanın yayılışına</strong></p>

<p><strong>'Evrenin Dansı'</strong>, evrenin bitmeyen ritminden ve birbirine görünmez yollarla bağlanan yıldızlardan ilham alıyor. Galaksiyi çağrıştıran kıvrımlar, zamanın ve ilişkilerin değişen akışını yansıtırken sıcak tonlar umudu, gece tonları ise merakı ve keşfi temsil ediyor.</p>

<p>Desende birbirine yaklaşan renkler, her buluşmanın yeni bir hareket başlatmasını simgeliyor. Bu hareket, dayanışmanın bir fikirden diğerine, bir çocuktan bir topluluğa yayılışını anlatıyor.</p>

<p><strong>Çocukların çevresinde kurulan destek bağları</strong></p>

<p><strong>'Gökyüzündeki Bağ'</strong>, antik mitolojideki bir anlatıdan yola çıkıyor: <strong>Callisto ve oğlu Arcas</strong>, <strong>Büyük Ayı </strong>ve <strong>Küçük Ayı </strong>olarak gökyüzünde yan yana yer alıyor. Desenin hikâyesinde bu birliktelik, çocukların çevresinde kurulan destek ve dayanışma bağlarıyla ilişkilendiriliyor. Küçük Ayı'nın en parlak yıldızı olan ve yüzyıllardır yön bulmaya yardımcı olan <strong>Polaris</strong>, desende umudu ve rehberliği simgeliyor. Birbirine uzanan yıldızlar ise çocukların çevresindeki dayanışmayı görünür kılıyor.</p>

<p>Koleksiyondaki ürünlerin satışından elde edilen gelir, Suna'nın Kızları'nın çocukların güçlenmesine yönelik çalışmalarına destek oluyor.</p>

<p></p>

<p></p>

<p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>KAHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/cocuklar-icin-gokyuzunden-ilham-alan-koleksiyon</guid>
      <pubDate>Mon, 02 Nov 2026 10:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/uploads/2026/11/cocuklar-icin-gokyuzunden-ilham-alan-koleksiyon.webp" type="image/jpeg" length="37826"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TÜRKİYE'NİN EN BÜYÜK SQUASH MERKEZİ NİLÜFER'DE AÇILDI]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/turkiyenin-en-buyuk-squash-merkezi-niluferde-acildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/turkiyenin-en-buyuk-squash-merkezi-niluferde-acildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Nilüfer Belediyesi, Türkiye'nin en büyük squash tesisi olan Squash Spor Merkezi'ni açtı ve 2026 Squash Büyükler Türkiye Şampiyonası finalleri gerçekleştirildi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Nilüfer Belediyesi, Türkiye'nin en büyük squash tesisi olan Squash Spor Merkezi'ni açtı. Açılış, 2026 Squash Büyükler Türkiye Şampiyonası finalleriyle gerçekleştirildi. Tesisin 2027 Avrupa Oyunları'na da ev sahipliği yapması planlanıyor.</p>

<p class="v1western">Nilüfer Belediyesi Squash Spor Merkezi, düzenlenen törenle hizmete açıldı. Toplam 2 bin metrekare kapalı alana ve uluslararası standartlarda 8 korta sahip olan merkez, Türkiye'nin en büyük squash tesisi olma özelliği taşıyor. Tesisin açılışı, 61 sporcunun mücadele ettiği 2026 Squash Büyükler Türkiye Şampiyonası Finalleri ile birleşti.</p>

<p class="v1western">Açılış törenine Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir ve eşi Nuray Özdemir'in yanı sıra YENİ Parti Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç, Gemlik Belediye Başkanı Şükrü Deviren, Türkiye Badminton Federasyonu Asbaşkanı Hüseyin Fil, Nilüfer Belediyespor Kulübü Başkanı Muharrem Or, siyasi parti temsilcileri, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcıları, meclis üyeleri, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile sporcular ve aileleri katıldı.</p>

<p class="v1western"><strong>'ÇOCUKLARIMIZ SPORUN KARDEŞLİĞİYLE BÜYÜSÜN'</strong></p>

<p class="v1western">Törende konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Nilüfer'in kültür, sanat ve spor kenti olduğunu hatırlatarak, seçim döneminde sözünü verdikleri projelerden birini daha tamamlamanın mutluluğunu yaşadıklarını söyledi. Tesisin 2 bin metrekare kapalı alanıyla Türkiye'nin en büyük squash tesisi olduğunu belirten Başkan Şadi Özdemir, 'Umuyorum burada uluslararası yarışmalara da ev sahipliği yapacağız. Çocuklarımız başka alışkanlıklar edinmesin, sporun centilmenliği ve kardeşliğiyle büyüsün diye yeni tesisler açmaya devam edeceğiz' dedi.</p>

<p class="v1western">Nilüfer'de 13 ayrı spor tesisinde, 23 branşta sporcu yetiştirdiklerini dile getiren Başkan Şadi Özdemir, konuşmasını şöyle sürdürdü:</p>

<p class="v1western">'Tesislerimiz yaz kış tamamen gençlerimizle ve çocuklarımızla doluyor. 8-10 yaş grubundan başlayarak her kategoride yarışmalara hazırlanan sporcularımız var. Popüler sporların ötesine geçip, kendi çocuklarımızın bizzat yarıştığı bu tür branşları çoğaltmak gerekiyor. Tesisimizin bölgemize ve çocuklarımıza hayırlı olmasını diliyorum.'</p>

<p class="v1western"><strong>İNSANA YATIRIM</strong></p>

<p class="v1western">Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç ise konuşmasında endüstriyel spor düzenini eleştirerek, gençlerin farklı branşlara yönlendirilmesinin önemine değindi. Dalgıç, 'Türk evlatlarının süre alamadığı, kaynaklarımızı yabancılara harcadığımız bu düzenden çıkmak zorundayız. Atatürk'ün bize gösterdiği yolda sporcu bir millet olmak için bu tür branşlara yatırım yapmak lazım' diye konuştu.</p>

<p class="v1western">Gemlik Belediye Başkanı Şükrü Deviren de asıl önemli olanın insana yapılan yatırım olduğunu belirtti. Nilüfer'in vizyonunu takdirle takip ettiğini belirten Deviren, 'Yapılan yatırımların çocuklarımıza, gençlerimize ve ülkemize faydalı olacağına inanıyorum' ifadelerini kullandı.</p>

<p class="v1western"><strong>2027 AVRUPA OYUNLARI İÇİN GÖZLER NİLÜFER'DE</strong></p>

<p class="v1western">Türkiye Badminton Federasyonu Asbaşkanı Hüseyin Fil ise konuşmasında önemli bir gelişmeyi paylaştı. 2027 Avrupa Oyunları'nın İstanbul'da yapılacağını ve squash branşının da oyunlarda yer alacağını belirten Fil, 'Türkiye'de bu ölçekte başka bir tesis olmadığı için Avrupa Oyunları'nın squash ayağını Bursa'da gerçekleştirmeyi planladık. Nilüfer Belediyesi yöneticileriyle bir araya geldiğimizde squashın merkezi olacaklarını söylediler. İnanıyorum ki 5-6 yıl sonra buradan yetişen sporcular olimpiyatlarda Türk bayrağını dalgalandıracaklar' dedi.</p>

<p class="v1western">Nilüfer Belediyespor Kulübü Başkanı Muharrem Or da Türkiye'nin en kullanışlı ve en çok korta sahip tesisine kavuştuklarını söyledi. Tesisin tamamlanması için Başkan Şadi Özdemir ve belediye ekibinin büyük özveriyle çalıştığını belirten Or, 'Bugünden sonra görev bizde. Buradan Türkiye şampiyonları, uluslararası turnuvalarda madalya alacak ve olimpiyatlara gidecek sporcular yetiştirmek için tüm gücümüzle çalışacağımıza söz veriyoruz' diye konuştu.</p>

<p class="v1western"><strong>KAZANANLAR MADALYALARINI ALDI</strong></p>

<p class="v1western">Konuşmaların ardından açılış kurdelesi kesildi. Protokol üyeleri tesisi gezerek incelemelerde bulundu ve 2026 Squash Büyükler Türkiye Şampiyonası'nın final müsabakalarını izledi. Büyük çekişmeye sahne olan finallerin sonunda, kadınlar ve erkekler kategorilerinde dereceye giren sporculara madalyaları verildi.</p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>KAHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/turkiyenin-en-buyuk-squash-merkezi-niluferde-acildi</guid>
      <pubDate>Sun, 01 Nov 2026 22:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/uploads/2026/11/turkiyenin-en-buyuk-squash-merkezi-niluferde-acildi.webp" type="image/jpeg" length="69889"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[BAHÇE VE TARLALARDA YAPAY ZEKA NÖBETİ BAŞLADI]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/bahce-ve-tarlalarda-yapay-zeka-nobeti-basladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/bahce-ve-tarlalarda-yapay-zeka-nobeti-basladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mersin Yenişehir Belediyesi, tarımsal üretimi iklim krizinin olumsuz etkilerinden korumak amacıyla Yapay Zekâ Destekli Tarımsal Tahmin ve Erken Uyarı Sistemi'ni hayata geçirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Değirmençay, Karahacılı ve Çavak mahallelerinde kurulan sistemle ilçeye bağlı 9 kırsal mahallede üreticiler; zirai don, aşırı yağış, fırtına ve tarımsal zararlılara karşı önceden SMS yoluyla bilgilendirilecek.</p>

<p>Mersin Yenişehir Belediyesi, tarımsal üretimde verimliliği artırmak ve çiftçilerin iklim değişikliğinden kaynaklanan risklere karşı önceden önlem almasını sağlamak amacıyla akıllı tarım teknolojilerini kırsal mahallelere taşıdı. Kırsal Hizmetler Müdürlüğü tarafından hayata geçirilen Yapay Zekâ Destekli Tarımsal Tahmin ve Erken Uyarı Sistemi sayesinde üreticiler, bölgeye özgü hava tahminlerine ve tarımsal zararlılarla ilgili güncel verilere ulaşabilecek.</p>

<p><strong>ÜÇ NOKTADA TEKNOLOJİK TAKİP</strong></p>

<p>Proje kapsamında Değirmençay, Karahacılı ve Çavak mahallelerinde üç farklı noktaya tarımsal iklim istasyonları, sensörler ve dijital kameralı zararlı takip tuzakları yerleştirildi. Sistem, Yenişehir ilçesindeki tarımsal üretimin gerçekleştirildiği 9 kırsal mahalleyi kapsayacak şekilde planlandı. Sensörler aracılığıyla sıcaklık, hava nemi, yağış miktarı, rüzgâr hızı, toprak sıcaklığı, güneşlenme ve toprak nemi gibi önemli veriler anlık olarak takip edilecek. FieldClimate yazılım platformunda analiz edilen verilerle bölgeye özgü 7 ila 14 günlük hava tahminleri oluşturulacak. Yapay zekâ destekli analizler sayesinde zirai don, aşırı sıcaklık, fırtına, dolu ve aşırı yağış gibi risklere karşı üreticilere SMS ve cep telefonu bildirimleri gönderilecek. Dijital tuzaklarla tarımsal zararlıların yoğunluğu da izlenerek çiftçilerin ilaçlama zamanını daha doğru belirlemesi ve ürün kayıplarının azaltılması hedefleniyor.</p>

<p><strong>'AMAÇ, ÜRETİCİLERİN ZAMANINDA ÖNLEM ALMASI'</strong></p>

<p>Yenişehir Belediyesi Kırsal Hizmetler Müdürlüğünde görevli Ziraat Mühendisi İsmet Güldoğan, akıllı tarım uygulamalarının sürdürülebilir üretim açısından önem taşıdığını belirtti. İklim değişikliği, su kaynaklarının verimli kullanılması ve bitki hastalıklarıyla mücadelenin tarımsal üretimde belirleyici olduğuna dikkat çeken Güldoğan, sensör teknolojileriyle bitkilerin ve çevrenin ihtiyaçlarının daha doğru analiz edilmesini amaçladıklarını ifade etti. Erken uyarı sistemiyle üreticilerin olumsuz hava koşulları ve hastalıklarla zararlılara karşı önceden bilgilendirileceğini kaydeden Güldoğan, risklerin erkenden tespit edilmesinin zamanında müdahale olanağı sağlayacağını vurguladı. Güldoğan, sürdürülebilir tarımın temelinde kaynakları korumanın, zamanında müdahale etmenin ve bilimsel yöntemlerden yararlanmanın bulunduğunu belirtti. Proje Sorumlusu Çiğdem Yıldırım da kırsal mahallelerde tarımsal üretimin takibini desteklemek amacıyla hava tahmini sensörlerinin ve zararlı takip tuzaklarının kurulduğunu söyledi. Sensörlerin bölgedeki hava koşullarını izlediğini, dijital tuzakların ise tarımsal zararlıların yoğunluğunun belirlenmesine yardımcı olduğunu aktaran Yıldırım, sistemden elde edilen veriler doğrultusunda üreticilerin bilgilendirileceğini ve olası risklere karşı zamanında tedbir almalarının sağlanacağını ifade etti. Yıldırım, erken uyarı sisteminden yararlanmak isteyen üreticilerin Yenişehir Belediyesi Halk Masasına başvurabileceğini belirtti.</p>

<p><strong>ÇİFTÇİLERDEN YENİŞEHİR BELEDİYESİ'NE TEŞEKKÜR</strong></p>

<p>Bölgede üretim yapan çiftçiler de herhangi bir ek maliyet üstlenmeden sunulan teknolojik hizmetten duydukları memnuniyeti dile getirdi. Üreticiler, sistemin özellikle ilaçlama zamanının belirlenmesi ve doğal afetlere karşı önlem alınması açısından önemli katkı sağlayacağını ifade etti. Değirmençay Mahallesi'nde çiftçilik yapan Ali Ata, daha önce ilaçlama konusunda bazı eksiklikler yaşadıklarını belirterek, hava tahminlerinin SMS yoluyla kendilerine ulaşmasının işlerini kolaylaştırdığını söyledi. Sistem sayesinde zararlıların daha erken takip edilebildiğini ve hava koşullarına göre önlem alabildiklerini kaydeden Ata, hizmetin üreticilerin ayağına kadar getirilmesinden dolayı Yenişehir Belediyesine teşekkür etti.</p>

<p><strong>'TARIM KOLAYLAŞIYOR AMA ÜRETİCİ PARA KAZANAMIYOR'</strong></p>

<p>Değirmençaylı üretici Mehmet Dokan da erken uyarı sisteminin zararlılarla mücadele ve doğal afetlerin yol açtığı kayıpları azaltma açısından önemli olduğunu belirtti. Daha önce zararlıları çoğunlukla ağaçların yapraklarında gördükten sonra ilaçlama yaptıklarını anlatan Dokan, yeni sistemle daha erken müdahale edebileceklerini ifade etti. Zirai don ve aşırı yağışların ciddi ürün kayıplarına yol açtığını vurgulayan Dokan, geçen yıl yaşanan don olaylarında geleneksel yöntemlerle önlem alarak zararlarının bir bölümünü azaltabildiklerini söyledi. Erken uyarı sisteminin afetlere karşı hazırlık konusunda üreticilere önemli katkı sunacağını dile getiren Dokan, teknolojik desteğin çiftçilerin bütçesine ek yük getirmeden sağlanmasının önemine dikkat çekti. Ancak tarımsal üretimdeki ekonomik sıkıntıların sürdüğünü belirten Dokan, girdi maliyetleri ve kazanç yetersizliği nedeniyle çiftçilerin üretimi bırakmayı düşündüğünü ifade etti. Dokan, teknolojinin tarıma önemli katkılar sunduğunu ancak üreticilerin bu teknolojilere kendi imkânlarıyla yatırım yapmakta zorlandığını belirterek, erken uyarı sistemini üreticilere ücretsiz ulaştıran Yenişehir Belediyesine teşekkür etti.</p>

<p></p>

<p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>KAHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Gündem</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/bahce-ve-tarlalarda-yapay-zeka-nobeti-basladi</guid>
      <pubDate>Sun, 01 Nov 2026 11:26:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/uploads/2026/11/bahce-ve-tarlalarda-yapay-zeka-nobeti-basladi.webp" type="image/jpeg" length="77523"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[RİNOPLASTİ SONRASI DİKKAT EDİLMESİ GEREKENLER]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/rinoplasti-sonrasi-dikkat-edilmesi-gerekenler</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/rinoplasti-sonrasi-dikkat-edilmesi-gerekenler" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Rinoplasti ameliyatının ardından ilk 24 saat, vücudun cerrahi müdahaleye verdiği erken tepkilerin görüldüğü dönem olarak değerlendiriliyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Burun estetiği ameliyatından sonra iyileşme süreci, operasyonun başarısını ve burnun nihai görünümünü etkileyen önemli aşamalardan biri olarak öne çıkıyor.</p>

<p dir="ltr">Burun estetiği ameliyatından sonra iyileşme süreci, operasyonun başarısını ve burnun nihai görünümünü etkileyen önemli aşamalardan biri olarak öne çıkıyor. Rinoplasti sonrasında şişlik, morluk ve geçici burun tıkanıklığı gibi durumlar görülebilirken, dokuların tamamen iyileşmesi aylar sürebiliyor. Kulak Burun Boğaz ve Rinoplasti Uzmanı Prof. Dr. Seçkin Ulusoy'un uzmanlık alanına giren burun estetiği uygulamalarında, ameliyat sonrası bakımın doğru planlanması ve iyileşme sürecinin düzenli takip edilmesi önem taşıyor.</p>

<p dir="ltr">Burun estetiği, burnun kemik ve kıkırdak yapılarında gerçekleştirilen cerrahi değişikliklerle yüz hatlarına uyumlu bir görünüm oluşturmayı amaçlayan operasyonlar arasında bulunuyor. Ancak ameliyatın tamamlanması, burnun yeni şeklinin hemen ortaya çıktığı anlamına gelmiyor.</p>

<p dir="ltr">Operasyon sonrasında dokuların iyileşmesi, ödemin azalması ve burun yapısının zaman içerisinde oturması gerekiyor. Bu süreç, kullanılan cerrahi teknikten hastanın cilt yapısına kadar birçok faktörden etkilenebiliyor.</p>

<p dir="ltr">Prof. Dr. Seçkin Ulusoy'un çalışma alanlarından biri olan rinoplasti uygulamalarında, cerrahi planlama kadar ameliyat sonrası dönemin doğru yönetilmesi de estetik ve fonksiyonel sonuçların değerlendirilmesinde önem taşıyor.</p>

<p><strong>Burun Estetiği Sonrası İlk 24 Saatte Neler Yaşanır?</strong></p>

<p dir="ltr">Rinoplasti ameliyatının ardından ilk 24 saat, vücudun cerrahi müdahaleye verdiği erken tepkilerin görüldüğü dönem olarak değerlendiriliyor.</p>

<p dir="ltr">Bu süreçte burun çevresinde hafif veya orta dereceli ağrı, basınç hissi, şişlik ve geçici burun tıkanıklığı meydana gelebiliyor. Bazı hastalarda göz çevresinde morarma ve burundan hafif kanlı sızıntı görülmesi de beklenen erken dönem bulguları arasında bulunuyor.</p>

<p dir="ltr">Ameliyatın kapsamına ve hastanın sağlık durumuna bağlı olarak aynı gün taburculuk mümkün olabileceği gibi hastanede takip gerekebiliyor.</p>

<p dir="ltr">İlk günlerde başın yüksekte tutulması, ani hareketlerden kaçınılması ve cerrahın önerdiği ilaçların düzenli kullanılması önem taşıyor. Burun üzerine baskı uygulanmaması ve cerrahi bölgenin travmalardan korunması da dikkat edilmesi gereken konular arasında yer alıyor.</p>

<p><strong>Burun Estetiği Sonrası İlk Hafta Nasıl Geçer?</strong></p>

<p dir="ltr">Burun estetiği sonrasındaki ilk hafta, ödem ve morlukların belirgin olabildiği bir dönem olarak öne çıkıyor. Özellikle ameliyatı takip eden ilk birkaç gün içerisinde burun çevresindeki şişlikler artabiliyor.</p>

<p dir="ltr">Bu süreçte burnun yeni şeklini korumak ve kemik yapıların iyileşmesini desteklemek amacıyla dış atel kullanılabiliyor. Bazı hastalarda burun içerisinde silikon destekler veya farklı tampon uygulamaları da gerekli olabiliyor.</p>

<p dir="ltr">İlk hafta içerisinde görülebilen durumlar arasında şunlar bulunuyor:</p>

<p dir="ltr">Burun ve göz çevresinde şişlik oluşması</p>

<p dir="ltr">Göz altlarında morarma görülmesi</p>

<p dir="ltr">Burun içerisinde dolgunluk ve tıkanıklık hissedilmesi</p>

<p dir="ltr">Hafif kanlı akıntı veya kabuklanma meydana gelmesi</p>

<p dir="ltr">Burun ucunda geçici hissizlik ve hassasiyet oluşması</p>

<p dir="ltr">Uyku sırasında başın yüksekte tutulmasına ihtiyaç duyulması</p>

<p dir="ltr">Burun üzerindeki atel genellikle ameliyattan yaklaşık bir hafta sonra gerçekleştirilen kontrol muayenesinde çıkarılabiliyor. Ancak bu süre kullanılan tekniğe ve hastanın durumuna göre değişebiliyor.</p>

<p><strong>Burun Estetiği Sonrası Şişlik ve Morluklar Ne Zaman Geçer?</strong></p>

<p dir="ltr">Rinoplasti ameliyatlarından sonra ortaya çıkan şişlik ve morluklar, dokuların cerrahi müdahaleye verdiği doğal iyileşme yanıtının bir parçası olarak değerlendiriliyor.</p>

<p dir="ltr">Göz çevresindeki morluklar çoğu hastada ilk iki veya üç hafta içerisinde belirgin ölçüde azalabiliyor. Burun üzerindeki şişlikler ise daha uzun süre devam edebiliyor.</p>

<p dir="ltr">Özellikle burun ucunda bulunan yumuşak dokuların iyileşmesi, burun sırtına göre daha yavaş gerçekleşebiliyor. Bu nedenle ameliyattan sonraki ilk haftalarda burun ucunun beklenenden daha geniş veya kalkık görünmesi her zaman nihai sonucu yansıtmıyor.</p>

<p dir="ltr">Cilt kalınlığı, gerçekleştirilen cerrahi işlemlerin kapsamı ve kişinin iyileşme özellikleri, ödemin gerileme hızını etkileyebiliyor.</p>

<p dir="ltr">Şişliklerin büyük bölümü ilk aylarda azalabilse de kalan ödemin tamamen gerilemesi bir yılı veya bazı hastalarda daha uzun bir süreyi bulabiliyor.</p>

<p><strong>Burun Estetiğinden Sonra Ne Zaman Normal Hayata Dönülür?</strong></p>

<p dir="ltr">Burun estetiği yaptıran hastaların merak ettiği konulardan biri, ameliyat sonrasında iş ve sosyal yaşama ne zaman dönebilecekleridir.</p>

<p dir="ltr">Rinoplasti sonrasında birçok hasta yaklaşık 1-2 hafta içerisinde masa başı işlere, eğitim hayatına ve hafif günlük aktivitelere dönebiliyor. Ancak bu süre yapılan işlemlerin kapsamına, iyileşme durumuna ve kişinin çalışma koşullarına bağlı olarak değişebiliyor.</p>

<p dir="ltr">Fiziksel güç gerektiren işlerde çalışan kişilerin daha uzun süre dinlenmesi gerekebiliyor. Özellikle ağır kaldırma, sürekli eğilme ve yüz bölgesine darbe alma riski bulunan aktivitelerin erken dönemde sınırlandırılması öneriliyor.</p>

<p dir="ltr">Sosyal hayata dönüş ile burnun tamamen iyileşmesi aynı süreçleri ifade etmiyor. Kişi günlük yaşamına dönmüş olsa bile burun dokularındaki iyileşme aylar boyunca devam edebiliyor.</p>

<p><strong>Burun Estetiği Sonrası Nefes Alma Ne Zaman Düzelir?</strong></p>

<p dir="ltr">Burun estetiğinden sonra geçici nefes alma güçlüğü yaşanması, özellikle erken iyileşme döneminde karşılaşılabilen durumlardan biridir.</p>

<p dir="ltr">Ameliyat sonrasında burun içerisindeki dokuların şişmesi, kabuklanma oluşması ve geçici destek materyallerinin kullanılması, hava geçişini sınırlayabiliyor.</p>

<p dir="ltr">İlk haftalarda burun tıkanıklığının zaman içerisinde azalması bekleniyor. Ancak nefes alma fonksiyonlarının tam olarak değerlendirilmesi, dokuların iyileşmesine bağlı olarak daha uzun sürebiliyor.</p>

<p dir="ltr">Septum eğriliği veya nazal valf darlığı gibi anatomik sorunların da düzeltildiği ameliyatlarda, solunum fonksiyonlarındaki değişiklikler iyileşme süreci boyunca takip ediliyor.</p>

<p dir="ltr">Bununla birlikte rinoplasti sonrasında bütün hastalarda nefes alma kapasitesinin artacağı garanti edilemiyor. Devam eden veya kötüleşen solunum problemlerinde cerrahi değerlendirme gerekebiliyor.</p>

<p><strong>Burun Estetiği Sonrası Uyku Pozisyonu Nasıl Olmalı?</strong></p>

<p dir="ltr">Ameliyat sonrası uyku pozisyonu, burun çevresindeki şişliklerin kontrol altına alınması ve cerrahi bölgenin korunması açısından önem taşıyor.</p>

<p dir="ltr">İyileşmenin ilk dönemlerinde başın hafif yüksekte tutulması önerilebiliyor. Bu amaçla ek yastık kullanılması veya baş ve gövdenin desteklenmesi tercih edilebiliyor.</p>

<p dir="ltr">Özellikle yüzüstü yatış, burun üzerine doğrudan basınç oluşturabileceği için erken iyileşme döneminde uygun görülmüyor. Yan yatışın ne zaman güvenli olacağı ise gerçekleştirilen ameliyatın kapsamına göre değişebiliyor.</p>

<p dir="ltr">Hastanın uyku sırasında burnunu darbelere karşı koruması ve hekimin önerdiği pozisyonlara uyması önem taşıyor.</p>

<p><strong>Burun Estetiği Sonrası Spor ve Egzersize Ne Zaman Başlanabilir?</strong></p>

<p dir="ltr">Rinoplasti sonrasında fiziksel aktivitelere dönüşün kontrollü biçimde gerçekleştirilmesi gerekiyor.</p>

<p dir="ltr">Ameliyatın ilk günlerinde hafif yürüyüşler, hastanın genel sağlık durumu uygunsa ve cerrah tarafından izin verilmişse yapılabiliyor. Ancak kalp atış hızını ve kan basıncını belirgin şekilde artıran aktiviteler, erken dönemde kanama ve şişlik riskini artırabiliyor.</p>

<p dir="ltr">Yoğun egzersizlere dönüş çoğu hastada yaklaşık 4-6 haftalık dönemde değerlendiriliyor. Bununla birlikte temas sporları ve burun bölgesine darbe alma riski bulunan aktivitelerde daha uzun süre kısıtlama gerekebiliyor.</p>

<p dir="ltr">Ağırlık kaldırma, koşu, yüzme ve diğer spor faaliyetlerine ne zaman başlanacağı, hastanın kontrol muayenelerinde elde edilen bulgulara göre belirleniyor.</p>

<p><strong>Burun Estetiği Sonrası Gözlük Kullanımı Neden Önemlidir?</strong></p>

<p dir="ltr">Burun estetiği ameliyatlarında kemik yapılar üzerinde işlem gerçekleştirilmişse, iyileşmenin erken döneminde burun sırtına uygulanan baskının sınırlandırılması gerekebiliyor.</p>

<p dir="ltr">Gözlük ve güneş gözlüklerinin burun üzerine doğrudan ağırlık oluşturması, özellikle kemik yapıların yeniden şekillendirildiği hastalarda dikkat edilmesi gereken bir durum olarak değerlendiriliyor.</p>

<p dir="ltr">Bu nedenle bazı hastalarda ameliyat sonrasında belirli bir süre gözlük kullanımına ara verilmesi veya alternatif destek yöntemlerinin tercih edilmesi önerilebiliyor.</p>

<p dir="ltr">Gözlük kullanımına dönüş zamanı, burun kemiklerinin durumu ve uygulanan cerrahi tekniğe göre değişiklik gösterebiliyor. Hastaların bu konuda ameliyatı gerçekleştiren cerrahın önerilerini takip etmesi gerekiyor.</p>

<p><strong>Burun Estetiğinden Sonra Beslenme ve Günlük Bakım Nasıl Olmalı?</strong></p>

<p dir="ltr">Burun estetiği sonrasında dengeli beslenme, yeterli sıvı tüketimi ve düzenli dinlenme, genel iyileşme sürecinin desteklenmesinde önemli rol oynuyor.</p>

<p dir="ltr">Özellikle ilk günlerde kolay tüketilebilen ve yeterli protein içeren besinlerin tercih edilmesi, hastaların günlük beslenme ihtiyaçlarını karşılamasına yardımcı olabiliyor.</p>

<p dir="ltr">Alkol tüketimi, sigara ve nikotin kullanımı ise yara iyileşmesini olumsuz etkileyebileceğinden cerrahi süreçte dikkat edilmesi gereken faktörler arasında bulunuyor.</p>

<p dir="ltr">Burun içi temizliğinde hekimin önerdiği serum fizyolojik veya diğer bakım ürünlerinin kullanılması gerekebiliyor. Ancak burun içerisindeki kabukların zorla çıkarılması, burnun kuvvetli biçimde sümkürülmesi veya cerrahi bölgeye kontrolsüz müdahale edilmesi önerilmiyor.</p>

<p dir="ltr">Ayrıca uzun süreli yoğun güneş maruziyetinden kaçınılması ve burun çevresindeki cildin korunması da iyileşme döneminde önem taşıyor.</p>

<p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>KAHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/rinoplasti-sonrasi-dikkat-edilmesi-gerekenler</guid>
      <pubDate>Sun, 01 Nov 2026 10:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/uploads/2026/11/burun-estetigi-hh-1.jpg" type="image/jpeg" length="10821"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KAPALI KALP AMELİYATI SONRASI İYİLEŞME SÜRECİ NASIL?]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/kapali-kalp-ameliyati-sonrasi-iyilesme-sureci-nasil</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/kapali-kalp-ameliyati-sonrasi-iyilesme-sureci-nasil" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Minimal invaziv kalp ameliyatlarının ardından hastalar genellikle yoğun bakım ünitesinde takip edilmektedir...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kalp cerrahisinde gelişen minimal invaziv yöntemler, uygun hastalarda göğüs kemiğinin tamamen açılmasına gerek kalmadan gerçekleştirilen ameliyatlarla iyileşme sürecinin daha konforlu ilerlemesine olanak sağlayabiliyor.</p>

<p dir="ltr">Halk arasında kapalı kalp ameliyatı olarak bilinen bu cerrahi yaklaşım, özellikle belirli kalp kapak hastalıklarının tedavisinde daha küçük kesiler kullanılarak kalbe ulaşılmasını mümkün kılıyor. Geleneksel açık kalp ameliyatlarına kıyasla cerrahi girişim alanının daha sınırlı olması, uygun hastalarda ameliyat sonrası ağrının azalmasına, hareketliliğin daha erken kazanılmasına ve günlük yaşama dönüş süresinin kısalmasına katkı sağlayabiliyor. Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Yavuz Beşoğul, kapalı kalp ameliyatı sonrasında iyileşme sürecinin her hastada aynı şekilde ilerlemediğine dikkat çekerek, ameliyatın türü, hastanın genel sağlık durumu ve operasyon sonrası takip sürecinin iyileşme üzerinde belirleyici rol oynadığını vurguluyor.</p>

<p><strong>Kapalı Kalp Ameliyatından Sonraki İlk 24 Saat</strong></p>

<p dir="ltr">Minimal invaziv kalp ameliyatlarının ardından hastalar genellikle yoğun bakım ünitesinde takip edilmektedir. Bu süreçte kalp ritmi, kan basıncı, solunum fonksiyonları, idrar miktarı ve kanama bulguları yakından izlenir.</p>

<p dir="ltr">Ameliyat sırasında kullanılan anestezi ilaçlarının etkisi azaldıkça hastanın bilinç durumu ve solunum kapasitesi değerlendirilir. Klinik durumu uygun olan hastalarda solunum cihazından ayrılma süreci başlatılır.</p>

<p dir="ltr">Bazı hastalar ameliyat sonrası erken saatlerde kendi kendine solunum yapabilirken, bazı hastalarda daha uzun süre solunum desteği gerekebilir. Bu durum operasyonun kapsamına ve hastanın genel sağlık özelliklerine bağlıdır.</p>

<p dir="ltr">Ameliyat bölgesinde biriken kan ve sıvının dışarı alınması amacıyla drenler kullanılabilir. Bu drenlerin ne zaman çıkarılacağı, gelen sıvı miktarı ve hastanın klinik durumuna göre belirlenmektedir.</p>

<p dir="ltr">İlk saatlerde ağrı kontrolü de önemli bir konudur. Küçük kesiyle gerçekleştirilen ameliyatlarda dahi kaburgalar arasındaki dokuların etkilenmesine bağlı ağrı oluşabilir.</p>

<p dir="ltr">Uygun ağrı tedavisi, hastanın rahat nefes almasını ve erken dönemde hareket edebilmesini destekler. Yeterli ağrı kontrolü sağlanmadığında hastalar derin nefes almaktan kaçınabilir ve bu durum akciğerlerin yeterince havalanmasını zorlaştırabilir.</p>

<p dir="ltr">Yoğun bakım takibi sırasında kalp ritim bozuklukları, kanama, tansiyon değişiklikleri ve diğer olası komplikasyonlar açısından düzenli değerlendirme yapılır.</p>

<p><strong>Hastanede Kalış Süresi ve İlk Hareketler</strong></p>

<p dir="ltr">Kapalı kalp ameliyatı sonrasında hastanede kalış süresi kişiden kişiye değişmektedir. Bazı hastalar birkaç gün içerisinde taburculuğa hazır hâle gelebilirken, ek tedavi ihtiyacı bulunan hastalarda bu süre uzayabilir.</p>

<p dir="ltr">İyileşme sürecinde erken mobilizasyon önemli bir yere sahiptir. Hastanın durumu uygun olduğunda sağlık personeli eşliğinde yatakta oturma, ayağa kalkma ve kısa mesafeli yürüyüşler başlatılır.</p>

<p dir="ltr">Erken hareketlilik, kas gücünün korunmasına ve kan dolaşımının desteklenmesine yardımcı olur. Uzun süre hareketsiz kalmaya bağlı oluşabilecek bazı dolaşım ve solunum problemlerinin önlenmesine de katkıda bulunabilir.</p>

<p dir="ltr">Ameliyat sonrası dönemde hastaların kendilerini zorlamadan hareket etmeleri gerekir. İlk günlerde kısa yürüyüşlerle başlayan fiziksel aktivite, genel sağlık durumuna göre aşamalı biçimde artırılır.</p>

<p dir="ltr">Hastane döneminde solunum fizyoterapisi de uygulanabilir. Derin nefes alma egzersizleri ve kontrollü öksürme teknikleri, akciğerlerin daha iyi havalanmasına yardımcı olur.</p>

<p dir="ltr">Operasyon sırasında göğüs kemiği açılmamış olsa bile hastaların omuz, kol ve gövde hareketlerinde geçici hassasiyet yaşaması mümkündür. Özellikle koltuk altından yapılan cerrahilerde kesi çevresindeki kas ve sinir dokularına bağlı rahatsızlık gelişebilir.</p>

<p dir="ltr">Hastaneden taburcu olmadan önce hastanın yürüme kapasitesi, ağrı düzeyi, yara durumu ve kullandığı ilaçlar yeniden değerlendirilir.</p>

<p><strong>Evde İyileşme Sürecinde Nelere Dikkat Edilmeli?</strong></p>

<p dir="ltr">Taburculuk sonrasında hastanın günlük yaşamına kontrollü biçimde dönmesi önerilmektedir. İlk haftalarda dinlenme ve fiziksel aktivite arasında uygun bir denge kurulması önem taşır.</p>

<p dir="ltr">Tamamen hareketsiz kalmak iyileşmeyi destekleyen bir yaklaşım değildir. Bunun yerine kısa ve düzenli yürüyüşler yapılması, hastanın dayanıklılığının zamanla artırılması hedeflenir.</p>

<p dir="ltr">Yürüyüş sırasında belirgin nefes darlığı, baş dönmesi, göğüs ağrısı veya aşırı çarpıntı gelişmesi durumunda aktivite sonlandırılmalı ve tıbbi değerlendirme yapılmalıdır.</p>

<p dir="ltr">Uyku düzeni de iyileşme sürecinin önemli bir parçasıdır. Ameliyattan sonraki günlerde yorgunluk, uyku bölünmesi ve gün içerisinde dinlenme ihtiyacında artış görülebilir.</p>

<p dir="ltr">Beslenme planında yeterli protein alımına, sebze ve meyve tüketimine ve genel kalp sağlığını destekleyen dengeli bir beslenme düzenine önem verilmelidir. Ancak kalp yetersizliği veya böbrek hastalığı bulunan kişilerde sıvı ve tuz tüketimi özel olarak düzenlenebilir.</p>

<p dir="ltr">Ameliyat sonrasında kabızlık oluşması, kullanılan ağrı kesiciler ve hareket azalması nedeniyle görülebilir. Yeterli lif tüketimi, uygun sıvı alımı ve kontrollü hareket bu sorunun hafifletilmesine yardımcı olabilir.</p>

<p dir="ltr">Hastaların ağır kaldırma, araç kullanma, işe dönme ve yoğun egzersiz gibi konularda kendilerine özel verilen cerrahi önerileri dikkate almaları gerekmektedir.</p>

<p><strong>Ameliyat Yarasının Bakımı ve Enfeksiyon Belirtileri</strong></p>

<p dir="ltr">Kapalı kalp ameliyatlarında cerrahi kesi genellikle geleneksel sternotomiye göre daha küçük olmaktadır. Ancak yara boyutunun küçük olması, bakım gereksinimini ortadan kaldırmaz.</p>

<p dir="ltr">Kesi bölgesinin temiz ve kuru tutulması, pansumanların önerilen şekilde yapılması ve yara bölgesinin gereksiz sürtünmeden korunması önemlidir.</p>

<p dir="ltr">Ameliyat sonrasında kesi çevresinde hafif şişlik, hassasiyet veya renk değişikliği görülebilir. Bu bulgular zamanla azalabilir.</p>

<p dir="ltr">Buna karşılık yara çevresinde giderek artan kızarıklık, belirgin sıcaklık artışı, kötü kokulu akıntı veya şiddetlenen ağrı enfeksiyon açısından değerlendirilmelidir.</p>

<p dir="ltr">Ateş yüksekliği, genel durumda belirgin bozulma veya kesi yerinde açılma gelişmesi durumunda sağlık kuruluşuna başvurulması gerekir.</p>

<p dir="ltr">Bazı hastalarda yara çevresinde geçici hissizlik oluşabilir. Özellikle kaburgalar arasındaki sinirlerin etkilenmesine bağlı olarak kesi çevresinde uyuşukluk ve karıncalanma görülebilir.</p>

<p dir="ltr">Bu şikâyetlerin süresi kişiden kişiye değişmektedir. Uzun süren veya günlük yaşamı etkileyen ağrı durumunda yeniden değerlendirme yapılması önemlidir.</p>

<p><strong>Kalp Kapak Ameliyatı Sonrası İlaç Kullanımı</strong></p>

<p dir="ltr">Kapalı kalp ameliyatı sonrasında kullanılacak ilaçlar, gerçekleştirilen operasyonun türüne göre belirlenmektedir. Özellikle kalp kapak tamiri veya değişimi yapılan hastalarda ilaç tedavisi büyük önem taşır.</p>

<p dir="ltr">Mekanik kalp kapağı takılan hastaların genellikle yaşam boyu K vitamini antagonisti türünden kan sulandırıcı ilaç kullanması gerekmektedir. Bu hastalarda kanın pıhtılaşma düzeyini gösteren INR değerinin düzenli takip edilmesi önemlidir.</p>

<p dir="ltr">Biyolojik kapak kullanılan hastalarda ise ilaç tedavisi farklı şekilde planlanabilir. Kapak tipi, kalp ritmi ve eşlik eden hastalıklar kullanılacak ilaçların belirlenmesinde rol oynar.</p>

<p dir="ltr">Ameliyat sonrasında bazı hastalarda geçici veya kalıcı ritim bozuklukları ortaya çıkabilir. Özellikle atriyal fibrilasyon gelişmesi durumunda kalp ritmini düzenleyen ilaçlara veya ek antikoagülan tedaviye ihtiyaç duyulabilir.</p>

<p dir="ltr">Hastaların kendilerine verilen ilaçları doktor önerisi olmadan bırakmaları veya dozlarını değiştirmeleri ciddi sorunlara yol açabilir.</p>

<p dir="ltr">Ayrıca diş tedavileri ve diğer tıbbi girişimler öncesinde geçirilmiş kalp kapak ameliyatının sağlık ekibine bildirilmesi önemlidir. Bazı kapak hastalarında belirli işlemler öncesinde enfektif endokardit profilaksisi gerekebilir.</p>

<p><strong>Normal Hayata Dönüş ve Kardiyak Rehabilitasyon</strong></p>

<p dir="ltr">Kapalı kalp ameliyatı sonrasında günlük yaşama dönüş süresi kişisel özelliklere göre farklılık göstermektedir. Bazı hastalar birkaç hafta içinde hafif günlük aktivitelerini rahatlıkla gerçekleştirebilirken, tam fiziksel toparlanma daha uzun sürebilir.</p>

<p dir="ltr">Geleneksel sternotomi yapılmadığında göğüs kemiğinin kaynamasına bağlı bazı hareket kısıtlamaları bulunmayabilir. Ancak kaburgalar arasından yapılan cerrahi girişimin iyileşmesi de dikkatli bir süreç gerektirir.</p>

<p dir="ltr">İşe dönüş zamanı, kişinin yaptığı işin fiziksel gerekliliklerine göre belirlenmelidir. Masa başında çalışan hastalarla ağır fiziksel güç gerektiren işlerde çalışan hastaların iyileşme ihtiyaçları aynı değildir.</p>

<p dir="ltr">Kardiyak rehabilitasyon programları, hastanın kontrollü egzersiz yapmasına, fiziksel dayanıklılığını artırmasına ve kalp sağlığını koruyan yaşam alışkanlıkları geliştirmesine yardımcı olabilir.</p>

<p dir="ltr">Sigaranın bırakılması, tansiyon kontrolü, diyabet yönetimi ve dengeli beslenme uzun dönem kalp sağlığı açısından önemlidir. Düzenli kontrollerde kalp fonksiyonlarının, kapak yapısının ve gerektiğinde ritim özelliklerinin değerlendirilmesi önerilir.</p>

<p dir="ltr">Kapalı kalp ameliyatı sonrasında iyileşmenin temel hedefi yalnızca cerrahi yaranın kapanması değildir. Kalbin sağlıklı çalışmasının desteklenmesi, fiziksel kapasitenin yeniden kazanılması ve hastanın güvenli biçimde günlük yaşamına dönebilmesi de sürecin önemli parçalarını oluşturmaktadır.</p>

<p dir="ltr"></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>KAHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/kapali-kalp-ameliyati-sonrasi-iyilesme-sureci-nasil</guid>
      <pubDate>Sat, 31 Oct 2026 12:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/uploads/2026/10/kapali-kalp-ameliyati-sonrasi-iyilesme-sureci-nasil.webp" type="image/jpeg" length="99307"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ADAPAZARI'LILAR KASIM AYINA KÜLTÜR VE SANATLA GİRİYOR]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/adapazarililar-kasim-ayina-kultur-ve-sanatla-giriyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/adapazarililar-kasim-ayina-kultur-ve-sanatla-giriyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Adapazarı Belediyesi, kasım ayında da kültür ve sanatın farklı alanlarını hemşehrileriyle buluşturuyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Adapazarı Belediyesi, kasım ayında da kültür ve sanatın farklı alanlarını hemşehrileriyle buluşturuyor. Orhangazi Kültür Merkezi, Meserret Fikir Sanat ve farklı etkinlik alanlarında gerçekleştirilecek 20 programla şehrin kültür ve sanat hayatına renk katılacak.</p>

<p><strong>Söyleşiler, Tiyatro ve Konserler</strong></p>

<p>AKS kasım ayı takviminde Prof. Dr. Sadettin Ökten, Serdar Tuncer gibi önemli isimlerin katılacağı programların yanı sıra tarih ve aile konulu söyleşiler, tiyatro gösterileri, konserler ve çocuk etkinlikleri yer alıyor.</p>

<p><strong>Meserret Fikir Sanat'ta Atölyeler ve Buluşmalar</strong></p>

<p>Meserret Fikir Sanat'ta düzenlenecek Meserret Hedef buluşmaları ve birbirinden farklı sanat atölyeleriyle katılımcılar, öğrenme ve üretme imkânı bulacak.</p>

<p><strong>Başkan Işıksu:</strong> 'Kültür ve Sanatla Şehrimize Değer Katıyoruz' 'Adapazarı'mızda kültür ve sanatı hayatın her alanında hemşehrilerimizle buluşturmaya devam ediyoruz. Kasım ayında da söyleşilerimiz, tiyatro gösterilerimiz, konserlerimiz, çocuk etkinliklerimiz ve sanat atölyelerimizle dolu dolu bir program hazırladık. Çocuklarımızdan gençlerimize, ailelerimizden büyüklerimize kadar her yaştan hemşehrimizin keyifle katılabileceği etkinliklerimizle şehrimizin kültür ve sanat hayatına değer katmayı sürdürüyoruz. Tüm hemşehrilerimizi Adapazarı Kültür Sanat kasım ayı etkinliklerimize davet ediyorum.'</p>

<p>Tüm Hemşehrilerimiz Davetli</p>

<p>Adapazarı Belediyesi tarafından düzenlenecek kasım ayı kültür ve sanat etkinliklerinin tarih, saat ve yer bilgilerine belediyemizin resmî sosyal medya hesaplarından ve www.adapazari.bel.tr internet sitesinden ulaşılabilecek.</p>

<p><strong>Takvimin tüm ayrıntıları şu şekilde;</strong></p>

<p><strong>1. İlk Günkü Aşkla</strong></p>

<p>Söyleşi - Prof. Dr. Sadettin Ökten ve Serdar Tuncer</p>

<p>2 Kasım 2026 Pazartesi · 18.30 Orhangazi Kültür Merkezi</p>

<p><strong>2. Üç Osman'ın İzinde </strong>İmza günü - Yusuf Ertuğrul Erdem</p>

<p>3 Kasım 2026 Salı · 14.00 Cumhuriyet Anadolu Lisesi</p>

<p><strong>3. Meserret Hedef </strong>Öğrenci destek programı</p>

<p>4 Kasım 2026 Çarşamba · 11.00 Meserret Fikir Sanat</p>

<p><strong>4. Çocuklarımızı mı Büyütüyoruz, Kendi İsteklerimizi mi?</strong></p>

<p>Seminer - Tuğba Çömlekçioğlu, aile ve çocuk danışmanı</p>

<p>6 Kasım 2026 Cuma · 19.30 Meserret Fikir Sanat</p>

<p><strong>5. Zootropolis </strong>Çocuk sineması</p>

<p>7 Kasım 2026 Cumartesi · 14.00</p>

<p>Orhangazi Kültür Merkezi Ücretsiz, biletli</p>

<p><strong>6. Aynı Yer İki Adapazarı</strong></p>

<p>Fotoğraf sergisi - SAĞÜSAD (Sakarya Güzel Sanatlar Derneği)</p>

<p>9 Kasım 2026 Pazartesi · 18.30 / Meserret Fikir Sanat</p>

<p><strong>7. Meserret Hedef </strong>Öğrenci destek programı</p>

<p>11 Kasım 2026 Çarşamba · 11.00 / Meserret Fikir Sanat</p>

<p><strong>8. Hep Birlikte Şarkılar </strong>Konser - Vahit Yıldırım</p>

<p>13 Kasım 2026 Cuma · 11.00 / Mithatpaşa Anadolu Lisesi</p>

<p><strong>9. Gizemli Bavul</strong></p>

<p>Çocuk tiyatrosu 14 Kasım 2026 Cumartesi · 14.00</p>

<p>Orhangazi Kültür Merkezi / Ücretsiz, biletli</p>

<p><strong>10. Ahşap Yelpaze Yapımı</strong></p>

<p>Atölye - Ayten Karaman 16 Kasım 2026 Pazartesi · 16.00</p>

<p>Meserret Fikir Sanat</p>

<p>Ücretsiz, sınırlı kontenjan · Bilgi: 444 50 54 / 320</p>

<p><strong>11. Kıbrıs Mücadelesinde Baykal Tüneli'nin Önemi</strong></p>

<p>Belgesel gösterimi 17 Kasım 2026 Salı · 14.00</p>

<p>Meserret Fikir Sanat</p>

<p><strong>12. Meserret Hedef </strong>Öğrenci destek programı</p>

<p>18 Kasım 2026 Çarşamba · 11.00<strong> </strong>Meserret Fikir Sanat</p>

<p><strong>13. Fehim Paşa Konağı </strong>Tiyatro 19 Kasım 2026 Perşembe · 20.00</p>

<p>Orhangazi Kültür Merkezi Ücretsiz, biletli</p>

<p><strong>14. Ada'nın Pazarı: Bir Kentin Tarihî Gelişimi </strong>Okul söyleşisi - Dr. M. Alper Cantimer</p>

<p>20 Kasım 2026 Cuma · 11.30 Cemil Meriç Sosyal Bilimler Lisesi</p>

<p><strong>15. Kayıp Balık Dori </strong>Çocuk sineması</p>

<p>21 Kasım 2026 Cumartesi · 14.00 Orhangazi Kültür Merkezi</p>

<p>Ücretsiz, biletli</p>

<p><strong>16. Alçı Kabartma</strong></p>

<p>Atölye - Melike Akbaş</p>

<p>23 Kasım 2026 Pazartesi · 16.00 Meserret Fikir Sanat</p>

<p>Ücretsiz, sınırlı kontenjan · Bilgi: 444 50 54 / 320</p>

<p><strong>17. Meserret Hedef </strong>Öğrenci destek programı</p>

<p>25 Kasım 2026 Çarşamba · 11.00 Meserret Fikir Sanat</p>

<p><strong>18. Mükemmel Partner</strong></p>

<p>Tiyatro - Bursa Devlet Tiyatrosu</p>

<p>25 Kasım 2026 Çarşamba · 19.30</p>

<p>Orhangazi Kültür Merkezi Ücretsiz, biletli</p>

<p><strong>19. Doğa Dostu (Çevre, Temizlik ve Doğa)</strong></p>

<p>Çocuk tiyatrosu</p>

<p>28 Kasım 2026 Cumartesi · 14.00</p>

<p>Orhangazi Kültür Merkezi</p>

<p>Ücretsiz, biletli</p>

<p><strong>20. Çantamı Tasarlıyorum</strong></p>

<p>Atölye - Yasemin Ordu ve Betül Çetinkaya</p>

<p>30 Kasım 2026 Pazartesi · 16.00</p>

<p>Meserret Fikir Sanat</p>

<p>Ücretsiz, sınırlı kontenjan · Bilgi: 444 50 54 /320</p>

<p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>KAHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/adapazarililar-kasim-ayina-kultur-ve-sanatla-giriyor</guid>
      <pubDate>Sat, 31 Oct 2026 12:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/uploads/2026/10/adapazarililar-kasim-ayina-kultur-ve-sanatla-giriyor.webp" type="image/jpeg" length="22609"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[DİKKAT, İSTANBUL'DA PAZAR GÜNÜ BU YOLLAR KAPALI!]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/dikkat-istanbulda-pazar-gunu-bu-yollar-kapali</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/dikkat-istanbulda-pazar-gunu-bu-yollar-kapali" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye İş Bankası 48. İstanbul Maratonu nedeniyle 1 Kasım Pazar günü bazı yollar trafiğe kapanacak...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye İş Bankası 48. İstanbul Maratonu nedeniyle 1 Kasım Pazar günü bazı yollar trafiğe kapanacak.</p>

<p>İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Gençlik ve Spor Hizmetleri Dairesi Başkanlığı ve İBB Spor İstanbul'un düzenlediği Türkiye İş Bankası 48. İstanbul Maratonu, 1 Kasım Pazar günü yapılacak. 45 bini aşkın kişinin kayıt yaptırdığı ve beş ayrı kategoride koşulacak yarış nedeniyle, İstanbul'da bazı yollar trafiğe kapatılacak.</p>

<p><strong>15 TEMMUZ ŞEHİTLER KÖPRÜSÜ 03.00'TE KAPANACAK</strong></p>

<p>Maraton nedeniyle 15 Temmuz Şehitler Köprüsü 1 Kasım'da saat 03.00'ta trafiğe kapatılacak. Köprü saat 14.00'te trafiğe yeniden açılacak. Saat 06.00'da trafiğe kapatılacak olan tüm parkur ise 15.30'da trafiğe yeniden açılacak.</p>

<p><strong>AVRASYA TÜNELİ VE GALATA KÖPRÜSÜ 06.00'DA KAPANACAK</strong></p>

<p>İşte Türkiye İş Bankası 48. İstanbul Maratonu nedeniyle trafiğe kapanacak yollar:</p>

<p><strong>Trafiğe Kapatılacak Yollar:</strong></p>

<ol>
 <li>Abdullahağa Caddesi (Beylerbeyi Deniz Eğitim ve Öğretim Komutanlığı</li>
 <li>15 Temmuz Şehitler Köprüsü Bağlantı yolları ve Beylerbeyi İskelesi (Akım Beylerbeyi Çamlıca Caddesine doğru verilecek),</li>
 <li>Kısıklı Caddesi, D-100 kuzey ve güney katılım, Kuşbakışı Caddesi Petrol-İş önü D-100 Karayolu güney katılım, Mahiriz Caddesi D-100 güney katılım,</li>
 <li>Altunizade Köprü üzeri D-100 güney-kuzey katılım, Tophanelioğlu Caddesi Gold Bilgisayar önü D-100 güney-kuzey katılım, Beylerbeyi katılım, Güney Zincirlikuyu ayrımı, Sait Çiftçi katılımı,</li>
 <li>Fenerbahçe Göztepe'den gelip TEM ayrımına katılım, Botanik Bahçesi'nden Rıdvan Dedeoğlu istikametine katılım,</li>
 <li>Kuzey Ataşehir'den Rıdvan Dedeoğlu'na katılım, FSM turnikelerinden gelip 1. Çevre Yolu ayrımı, güneyden gelip kuzeye katılım, Mustafa Kemal köprüsü altından kuzeye katılım,</li>
 <li>Altunizade köprü altı Halk Koşusu'nun başladığı yer, Maraton ile Halk Koşusu arası, park girişi, maratonun başladığı yer, park çıkışı, park çıkışı turnikeler arası ve kuzey turnike sahası,</li>
 <li>Avrupa yakasında, Merkez Komutanlığı ışıklar, Opel Gerçek önü, Sait Çiftçi köprü katılımı (E-5 Karayolu güney katılım),</li>
 <li>Sabancı Lisesi önü, Yıldız ışıklar, Akdoğan sokak girişi, Ressam Hamdi Bey, Bostancı Veli, Abbasağa, Hasfırın, Serence Bey sokaklar, Ortaköy dönüşleri, Beşiktaş meydan, Vestel ışıklar, Palangalar ışıklar,</li>
 <li>Ortaköy meydanı, Muhakkik Sokak girişi, Akaretler ışıklar, VİP Otel önü, Süzer Plaza önü, Kadırgalar caddesi toprak yol dönüşleri, Mete kavşağı, Gümüş caddesi başı,</li>
 <li>Gümüşsuyu'ndan toprak yola iniş, Dolmabahçe ışıklar, Kahve Dünyası önü, Akyol caddesi başı, Meclis-i Mebusan Yokuşu başı, Aydilimi pastanesi yanı,</li>
 <li>Kabataş ışıklar, Fındıklı ışıklar, Deniz Limanı çıkışı, Salı Pazarı ışıklar, Boğazkesen caddesi gelişi, Boğazkesen ışıklar,</li>
 <li>Tophane ışıklar, Revani sokak gelişi, Kemeraltı ışıklar, Karaköy meydanı, Perşembe Pazarı ışıklar, Azapkapı'dan Tarlabaşı'na mecburi istikamet,</li>
 <li>Şişhane meydanı'ndan Bankalar caddesi girişi, Tarlabaşı'ndan Perşembe Pazarı'na giriş, Şişhane ışıklardan Kasımpaşa'ya mecburi yön,</li>
 <li>Kasımpaşa'dan Unkapanı köprüsü ayrımı, Perşembe Pazarı'ndan Unkapanı köprüsü ayrımı,</li>
 <li>Sahil Kennedy caddesi Ataköy Havuzlu Kavşak'tan Sirkeci ışıklara kadar kuzey ve güney istikameti, Ragıp Gümüşpala caddesi, Reşadiye caddesi, Atatürk bulvarı, Mustafa Kemal Paşa bulvarı,</li>
 <li>Sultanahmet At Meydanı, Yerebatan caddesi, Klodfarer caddesi, Nuruosmaniye caddesi, Ayasofya meydanı ile Galata ve Unkapanı köprüleri ile Avrasya Tüneli trafiğe kapalı tutulacaktır.</li>
</ol>

<p></p>

<p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>KAHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Spor</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/dikkat-istanbulda-pazar-gunu-bu-yollar-kapali</guid>
      <pubDate>Sat, 31 Oct 2026 11:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/uploads/2026/10/dikkat-istanbulda-pazar-gunu-bu-yollar-kapali.webp" type="image/jpeg" length="19522"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ERKEKLERDE CİNSEL İŞLEV BOZUKLUĞU HANGİ YAŞTA BAŞLAR?]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/erkeklerde-cinsel-islev-bozuklugu-hangi-yasta-baslar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/erkeklerde-cinsel-islev-bozuklugu-hangi-yasta-baslar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Erkeklerde cinsel işlev bozuklukları yalnızca ileri yaşlarda ortaya çıkan sağlık sorunları arasında yer almıyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Erkeklerde cinsel işlev bozuklukları yalnızca ileri yaşlarda ortaya çıkan sağlık sorunları arasında yer almıyor. Sertleşme bozukluğu, erken boşalma ve cinsel isteksizlik gibi problemler genç yaşlardan itibaren görülebilirken, ilerleyen yaşla birlikte bazı cinsel fonksiyon bozukluklarının görülme sıklığı artabiliyor.</p>

<p dir="ltr">Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Berkan Reşorlu'nun uzmanlık alanı kapsamında değerlendirilen erkek cinsel sağlığı sorunlarında, yaşın tek başına belirleyici olmadığı ve altta yatan fiziksel veya psikolojik nedenlerin araştırılması gerektiği önem taşıyor.</p>

<p dir="ltr">Erkek cinsel sağlığı, hormonal denge, damar fonksiyonları, sinir sistemi, psikolojik durum ve yaşam tarzı alışkanlıklarının birlikte etkilediği karmaşık bir süreçtir. Cinsel işlevlerde meydana gelen değişiklikler, farklı yaş gruplarında farklı nedenlerle ortaya çıkabilir.</p>

<p dir="ltr">Genç erkeklerde performans kaygısı, stres, ilişki sorunları ve psikolojik faktörler cinsel fonksiyonları etkileyebilirken, orta ve ileri yaşlarda diyabet, yüksek tansiyon, damar hastalıkları ve hormonal değişiklikler daha fazla önem kazanabilir. Bununla birlikte genç erkeklerde de organik nedenlere bağlı cinsel fonksiyon bozuklukları gelişebilir.</p>

<p dir="ltr">Avrupa Üroloji Derneği'nin (EAU) cinsel ve üreme sağlığı kılavuzlarında, sertleşme bozukluğu sıklığının yaşla birlikte arttığı ancak genç erkeklerde de görülebildiği belirtilmektedir. Bu nedenle cinsel işlev bozukluklarının yalnızca belirli bir yaş grubuna özgü olduğu düşüncesi doğru değildir.</p>

<p><strong>Erkeklerde Cinsel İşlev Bozuklukları Kaç Yaşında Başlar?</strong></p>

<p dir="ltr">Erkeklerde cinsel işlev bozukluklarının başladığı kesin bir yaş sınırı bulunmamaktadır. Sertleşme bozukluğu, erken boşalma ve cinsel isteksizlik gibi sorunlar 20'li yaşlardan itibaren görülebileceği gibi, ilk kez 40, 50 veya 60 yaşından sonra da ortaya çıkabilir.</p>

<p dir="ltr">Cinsel fonksiyon bozukluklarının görülme sıklığı, problemin türüne göre farklılık gösterir. Sertleşme bozukluğu yaş ilerledikçe daha yaygın hale gelirken, erken boşalma genç erkeklerde de görülebilen bir sorundur.</p>

<p dir="ltr">Özellikle sertleşme fonksiyonunun damar sağlığıyla yakından ilişkili olması, yaş ilerledikçe ortaya çıkan metabolik ve kardiyovasküler hastalıkların cinsel performans üzerinde etkili olmasına neden olabilir.</p>

<p dir="ltr">Ancak yaşın ilerlemesi, her erkeğin mutlaka cinsel işlev bozukluğu yaşayacağı anlamına gelmez. Sağlıklı yaşam alışkanlıklarına sahip, kronik hastalıkları kontrol altında olan erkekler ileri yaşlarda da tatmin edici bir cinsel yaşam sürdürebilir.</p>

<p dir="ltr">Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Berkan Reşorlu'nun uzmanlık alanına giren cinsel işlev bozukluklarında, şikâyetin başladığı yaştan çok, sorunun nedeninin ve kişinin yaşam kalitesi üzerindeki etkisinin değerlendirilmesi önem taşır.</p>

<p><strong>20'li Yaşlarda Sertleşme Bozukluğu Görülür mü?</strong></p>

<p dir="ltr">Sertleşme bozukluğu, genç erkeklerde de görülebilen bir cinsel sağlık problemidir. Özellikle 20'li yaşlarda ortaya çıkan sertleşme sorunlarının yalnızca psikolojik nedenlerden kaynaklandığı düşünülse de bu yaklaşım her hasta için doğru değildir.</p>

<p dir="ltr">Genç erkeklerde performans kaygısı, yoğun stres, depresyon, ilişki sorunları ve uyku düzensizlikleri sertleşme fonksiyonlarını olumsuz etkileyebilir. Ancak hormonal bozukluklar, bazı ilaçların yan etkileri, sigara kullanımı ve metabolik hastalıklar da sertleşme sorunlarına neden olabilir.</p>

<p dir="ltr">Avrupa Üroloji Derneği tarafından değerlendirilen araştırmalarda, yeni başlayan sertleşme bozukluğu nedeniyle ilk kez tıbbi yardım arayan erkeklerin bir bölümünün 40 yaşın altında olduğu bildirilmektedir. Bu bulgu, sorunun yalnızca ileri yaşlarda ortaya çıkmadığını göstermektedir.</p>

<p dir="ltr">Genç yaşlarda zaman zaman sertleşme güçlüğü yaşanması, mutlaka kalıcı bir cinsel fonksiyon bozukluğu bulunduğu anlamına gelmez. Ancak şikâyetlerin tekrarlaması veya uzun süre devam etmesi durumunda ürolojik değerlendirme yapılması gerekir.</p>

<p><strong>30'lu Yaşlarda Cinsel Performans Sorunları Neden Ortaya Çıkar?</strong></p>

<p dir="ltr">30'lu yaşlar, erkeklerde iş hayatı, aile sorumlulukları ve günlük yaşam stresinin yoğunlaşabildiği bir dönemdir. Bu süreçte psikolojik yükün artması, uyku düzeninin bozulması ve fiziksel aktivitenin azalması cinsel fonksiyonları etkileyebilir.</p>

<p dir="ltr">Özellikle düzensiz uyku, fazla kilo, sigara kullanımı ve hareketsiz yaşam tarzı damar sağlığını olumsuz etkileyerek sertleşme kalitesinde değişikliklere neden olabilir.</p>

<p dir="ltr">Bazı erkeklerde ise 30'lu yaşlarda ilk kez hipertansiyon, insülin direnci veya diyabet gibi metabolik sorunlar ortaya çıkabilir. Bu rahatsızlıklar ilerleyen dönemde cinsel işlev bozuklukları açısından risk oluşturabilir.</p>

<p dir="ltr">Cinsel istekte azalma yaşayan erkeklerde psikolojik faktörlerin yanı sıra hormonal bozuklukların da değerlendirilmesi gerekebilir. Ancak yalnızca yaşa veya cinsel isteksizlik şikâyetine bakılarak testosteron eksikliği tanısı konulamaz.</p>

<p dir="ltr">Bu dönemde ortaya çıkan cinsel fonksiyon değişikliklerinin erken değerlendirilmesi, olası sağlık problemlerinin belirlenmesine yardımcı olabilir.</p>

<p><strong>40 Yaşından Sonra Sertleşme Sorunları Artıyor mu?</strong></p>

<p dir="ltr">40 yaşından sonra erkeklerde sertleşme bozukluğu görülme sıklığında artış gözlenebilir. Bu durum, yaşla birlikte damar fonksiyonlarında meydana gelebilen değişiklikler ve kronik hastalıkların daha yaygın hale gelmesiyle ilişkilidir.</p>

<p dir="ltr">Massachusetts Male Aging Study adlı araştırmada, 40-70 yaş arasındaki erkeklerde farklı derecelerde sertleşme bozukluğu görülme oranı yaklaşık yüzde 52 olarak bildirilmiştir. Ancak bu oran, belirli bir araştırma grubunda hafif, orta ve ağır düzeydeki sorunların toplamını göstermekte olup bütün erkek toplumları için aynı sıklığın geçerli olduğu anlamına gelmez.</p>

<p dir="ltr">Özellikle yüksek tansiyon, diyabet, kolesterol yüksekliği, obezite ve sigara kullanımı sertleşme bozukluğu açısından önemli risk faktörleri arasında bulunmaktadır.</p>

<p dir="ltr">Penisin sertleşmesi için gerekli olan kan akışının yeterli düzeyde sağlanamaması, damarsal kaynaklı sertleşme bozukluklarının ortaya çıkmasına neden olabilir.</p>

<p dir="ltr">Bu nedenle 40 yaşından sonra yeni başlayan sertleşme sorunlarında yalnızca cinsel fonksiyonların değil, kalp ve damar sağlığının da değerlendirilmesi önemlidir.</p>

<p><strong>50 Yaşından Sonra Cinsel İsteksizlik Normal mi?</strong></p>

<p dir="ltr">50 yaşından sonra erkeklerde hormonal düzeylerde ve cinsel fonksiyonlarda bazı değişiklikler meydana gelebilir. Ancak cinsel isteğin azalması, yaşlanmanın her erkekte ortaya çıkan kaçınılmaz bir sonucu değildir.</p>

<p dir="ltr">Testosteron düzeyleri bazı erkeklerde yaşla birlikte azalabilir. Bununla birlikte cinsel isteksizlik, yalnızca testosteron eksikliğiyle ilişkili değildir.</p>

<p dir="ltr">Depresyon, stres, uyku bozuklukları, kronik hastalıklar, kullanılan ilaçlar ve partner ilişkileri de cinsel isteği etkileyebilir.</p>

<p dir="ltr">Testosteron eksikliğinden şüphelenilen kişilerde tanı, yalnızca laboratuvar sonucuna göre değil, klinik belirtilerle birlikte değerlendirilerek konulmalıdır. Gerekli durumlarda sabah saatlerinde yapılan testosteron ölçümlerinin tekrarlanması gerekebilir.</p>

<p dir="ltr">Testosteron tedavisi ise yalnızca uygun tanı kriterlerini karşılayan hastalarda, olası yarar ve riskler değerlendirilerek planlanmalıdır.</p>

<p dir="ltr">Özellikle çocuk sahibi olmayı planlayan erkeklerde dışarıdan testosteron kullanımının sperm üretimini baskılayabileceği unutulmamalıdır.</p>

<p><strong>60 Yaşından Sonra Cinsel Yaşam Devam Edebilir mi?</strong></p>

<p dir="ltr">İleri yaş, cinsel yaşamın sona ermesi gerektiği anlamına gelmez. Erkeklerde yaşlanmayla birlikte sertleşmenin oluşma süresi, sertleşme kalitesi ve boşalma sonrasındaki toparlanma süresi değişebilir.</p>

<p dir="ltr">Ancak bu fizyolojik değişikliklerin tamamı cinsel işlev bozukluğu olarak değerlendirilmez.</p>

<p dir="ltr">60 yaşından sonra cinsel fonksiyonları etkileyen başlıca faktörler arasında diyabet, kalp ve damar hastalıkları, nörolojik rahatsızlıklar, hormonal değişiklikler ve bazı ilaçların yan etkileri yer alabilir.</p>

<p dir="ltr">Özellikle kronik hastalıkların kontrol altında tutulması, düzenli fiziksel aktivite ve sağlıklı yaşam alışkanlıkları cinsel fonksiyonların korunmasına katkı sağlayabilir.</p>

<p dir="ltr">Cinsel işlev bozukluğu yaşayan ileri yaştaki erkeklerde de uygun tedavi seçenekleri bulunmaktadır. Tedavi yaklaşımı kişinin genel sağlık durumu, kullandığı ilaçlar ve cinsel fonksiyon beklentilerine göre belirlenir.</p>

<p dir="ltr">Bu nedenle ileri yaşlarda ortaya çıkan sertleşme bozukluklarının yalnızca yaşlanmaya bağlanması ve değerlendirme yapılmadan kabul edilmesi doğru değildir.</p>

<p><strong>Erken Boşalma Hangi Yaşlarda Daha Sık Görülür?</strong></p>

<p dir="ltr">Erken boşalma, erkeklerde farklı yaş gruplarında görülebilen ve boşalma kontrolünün yeterli düzeyde sağlanamamasıyla karakterize olan bir cinsel fonksiyon sorunudur.</p>

<p dir="ltr">Yaşam boyu devam eden erken boşalma, kişinin ilk cinsel deneyimlerinden itibaren mevcut olabilir. Sonradan gelişen erken boşalma ise daha önce normal boşalma kontrolü bulunan kişilerde farklı yaşlarda ortaya çıkabilir.</p>

<p dir="ltr">Genç erkeklerde cinsel deneyim eksikliği ve performans kaygısı gibi faktörler boşalma kontrolünü etkileyebilir. Bununla birlikte her erken boşalma şikâyetinin psikolojik nedenlerden kaynaklandığı söylenemez.</p>

<p dir="ltr">Sonradan gelişen erken boşalmada sertleşme bozukluğu, bazı ürogenital hastalıklar, tiroit fonksiyon bozuklukları ve psikolojik faktörler değerlendirilmesi gereken nedenler arasındadır.</p>

<p dir="ltr">Uluslararası Cinsel Tıp Derneği tarafından yapılan sınıflandırmalarda, yaşam boyu devam eden ve sonradan gelişen erken boşalma türleri birbirinden ayrılmaktadır. Bu ayrım, doğru tanı ve tedavi yaklaşımının belirlenmesinde önem taşır.</p>

<p><strong>Genç Erkeklerde Cinsel İşlev Bozukluklarının Nedenleri Nelerdir?</strong></p>

<p dir="ltr">Genç erkeklerde cinsel işlev bozuklukları çok sayıda fiziksel ve psikolojik faktörün bir araya gelmesiyle ortaya çıkabilir.</p>

<p dir="ltr">Performans kaygısı, başarısızlık korkusu, depresyon, stres ve ilişki problemleri cinsel işlevler üzerinde etkili olabilir. Ancak psikolojik faktörlerin bulunması, eşlik eden fiziksel bir sağlık sorunu olmadığı anlamına gelmez.</p>

<p dir="ltr">Özellikle sigara kullanımı, obezite, hareketsiz yaşam tarzı, bazı ilaçlar ve madde kullanımı sertleşme fonksiyonlarını olumsuz etkileyebilir.</p>

<p dir="ltr">Bunun yanında diyabet, hormonal bozukluklar ve nörolojik hastalıklar genç yaşlarda da cinsel fonksiyon sorunlarına neden olabilir.</p>

<p dir="ltr">Cinsel işlev bozukluğunun nedeni belirlenirken şikâyetlerin başlangıç zamanı, sıklığı, sabah sertleşmelerinin durumu, mevcut hastalıklar ve kullanılan ilaçlar birlikte değerlendirilir.</p>

<p dir="ltr">Genç erkeklerde ortaya çıkan ve tekrarlayan cinsel sağlık sorunlarının yalnızca geçici stres kaynaklı olduğu varsayılmamalıdır.</p>

<p><strong>Erkeklerde Testosteron Azalması Kaç Yaşında Başlar?</strong></p>

<p dir="ltr">Testosteron, erkeklerde cinsel istek, kas ve kemik sağlığı ile çeşitli fizyolojik fonksiyonların düzenlenmesinde rol oynayan önemli bir hormondur.</p>

<p dir="ltr">Testosteron düzeyleri yetişkinlik boyunca değişkenlik gösterebilir. Bazı erkeklerde yaşla birlikte kademeli azalma görülse de bu süreç her bireyde aynı hızda ilerlemez.</p>

<p dir="ltr">Fazla kilo, kronik hastalıklar, uyku bozuklukları ve bazı ilaçlar testosteron düzeylerini etkileyebilir.</p>

<p dir="ltr">Testosteron eksikliği bulunan erkeklerde cinsel istekte azalma, sabah sertleşmelerinde azalma, enerji düşüklüğü ve bazı fiziksel değişiklikler görülebilir. Ancak bu belirtiler başka sağlık problemlerinde de ortaya çıkabilir.</p>

<p dir="ltr">Bu nedenle belirli bir yaşa ulaşan bütün erkeklerde testosteron eksikliği gelişeceği düşünülmemelidir.</p>

<p dir="ltr">Hormonal değerlendirme, klinik belirtiler ve bireysel risk faktörleri dikkate alınarak yapılmalıdır. Testosteron tedavisi ise yalnızca uygun tanı konulan bireylerde değerlendirilmelidir.</p>

<p><strong>Cinsel İşlev Bozukluğu Kalp Hastalıklarının İlk Belirtisi Olabilir mi?</strong></p>

<p dir="ltr">Özellikle sertleşme bozukluğu, bazı erkeklerde kalp ve damar sağlığıyla ilişkili sorunların erken göstergelerinden biri olabilir.</p>

<p dir="ltr">Sertleşmenin gerçekleşebilmesi için penis damarlarının yeterli kan akışını sağlayabilmesi gerekir. Damar yapısında veya fonksiyonlarında bozulma meydana geldiğinde sertleşme kalitesi etkilenebilir.</p>

<p dir="ltr">Diyabet, hipertansiyon, yüksek kolesterol ve sigara kullanımı hem kalp ve damar hastalıkları hem de sertleşme bozukluğu açısından ortak risk faktörleri arasında yer alır.</p>

<p dir="ltr">Damarsal nedenlere bağlı sertleşme bozukluğu bulunan bazı erkeklerde, belirgin kardiyovasküler belirtiler ortaya çıkmadan önce cinsel fonksiyon sorunları gelişebilir.</p>

<p dir="ltr">Ancak her sertleşme bozukluğu doğrudan kalp hastalığının göstergesi değildir. Psikolojik, hormonal, nörolojik ve ilaçlarla ilişkili nedenler de değerlendirilmelidir.</p>

<p dir="ltr">Özellikle orta yaş ve üzerindeki erkeklerde yeni başlayan sertleşme bozukluğunun kapsamlı şekilde değerlendirilmesi, eşlik edebilecek kardiyovasküler risk faktörlerinin belirlenmesine yardımcı olabilir.</p>

<p><strong>Cinsel İşlev Bozukluklarında Hangi Tedaviler Uygulanabilir?</strong></p>

<p dir="ltr">Erkeklerde cinsel işlev bozukluklarının tedavisi, mevcut problemin türüne ve altta yatan nedenlere göre planlanır.</p>

<p dir="ltr">Sertleşme bozukluğunda yaşam tarzı değişiklikleri, uygun ilaç tedavileri, vakum cihazları veya belirli hastalarda cerrahi yöntemler değerlendirilebilir.</p>

<p dir="ltr">Erken boşalma tedavisinde ise davranışsal yaklaşımlar, psikoseksüel destek ve uygun ilaç tedavilerinden yararlanılabilir.</p>

<p dir="ltr">Hormonal eksikliklerin bulunduğu hastalarda tedavi, ayrıntılı değerlendirme sonrasında bireysel olarak planlanır.</p>

<p dir="ltr">Peyronie hastalığı gibi penis eğriliğine neden olan durumlarda ise hastalığın evresine ve eğriliğin derecesine göre takip, traksiyon uygulamaları veya uygun hastalarda cerrahi tedavi gündeme gelebilir.</p>

<p dir="ltr">Her cinsel fonksiyon sorununun aynı tedaviye yanıt vermesi beklenmez. Bu nedenle doğru tanının konulması ve uygulanacak yöntemin kişiye özel olarak belirlenmesi önemlidir.</p>

<p><strong>Cinsel İşlev Bozukluklarını Önlemek İçin Neler Yapılabilir?</strong></p>

<p dir="ltr">Erkek cinsel sağlığının korunmasında yaşam tarzı alışkanlıkları önemli rol oynar. Özellikle damar sağlığını destekleyen davranışlar sertleşme fonksiyonlarının korunmasına katkı sağlayabilir.</p>

<p dir="ltr">Düzenli fiziksel aktivite, dengeli beslenme, sağlıklı vücut ağırlığının korunması ve sigaranın bırakılması, cinsel fonksiyonları etkileyebilen metabolik risk faktörlerinin azaltılmasına yardımcı olabilir.</p>

<p dir="ltr">Yeterli uyku ve stres yönetimi de cinsel istek ve performans üzerinde olumlu etkiler sağlayabilir.</p>

<p dir="ltr">Bunun yanında diyabet, hipertansiyon ve kolesterol yüksekliği gibi kronik hastalıkların düzenli takip edilmesi önemlidir.</p>

<p dir="ltr">İnternet üzerinden satılan ve içeriği doğrulanmamış cinsel performans ürünlerinin bilinçsiz kullanılması ise sağlık açısından risk oluşturabilir.</p>

<p dir="ltr">Özellikle kalp hastalığı nedeniyle nitrat içeren ilaç kullanan bireylerde bazı sertleşme bozukluğu ilaçlarının ciddi tansiyon düşüklüğüne neden olabileceği unutulmamalıdır.</p>

<p dir="ltr">Cinsel sağlık sorunlarına yönelik ilaç veya takviye kullanımı öncesinde uzman değerlendirmesi yapılması gerekir.</p>

<p><strong>Erkeklerde Cinsel İşlev Bozukluklarında Erken Tanı Önem Taşıyor</strong></p>

<p dir="ltr">Cinsel işlev bozuklukları farklı yaş gruplarında ortaya çıkabilen ve bireyin yaşam kalitesini etkileyebilen sağlık sorunlarıdır.</p>

<p dir="ltr">Özellikle sertleşme bozukluğu, erken boşalma ve cinsel isteksizlik gibi problemlerin tekrarlaması veya uzun süre devam etmesi durumunda altta yatan nedenlerin araştırılması önemlidir.</p>

<p dir="ltr">Üroloji Uzmanı Prof. Dr. Berkan Reşorlu'nun uzmanlık alanı kapsamında değerlendirilen erkek cinsel sağlığı hastalıklarında, tedavinin yalnızca yaşa göre değil, hastanın mevcut şikâyetleri, genel sağlık durumu ve eşlik eden hastalıkları dikkate alınarak planlanması gerekir.</p>

<p dir="ltr">Genç erkeklerde cinsel fonksiyon sorunlarının yalnızca psikolojik nedenlerden kaynaklandığı, ileri yaştaki erkeklerde ise bu problemlerin kaçınılmaz olduğu düşüncesi doğru değildir. Her yaş grubunda farklı nedenlere bağlı cinsel işlev bozuklukları ortaya çıkabilir ve uygun değerlendirmeyle tedavi seçenekleri belirlenebilir.</p>

<p dir="ltr">Erkeklerde cinsel işlev bozukluklarının ortaya çıkması için belirli bir yaş sınırı bulunmamaktadır. Bununla birlikte sertleşme bozukluğunun görülme sıklığı yaş ilerledikçe artmaktadır. Cinsel fonksiyonlarda kalıcı değişikliklerin fark edilmesi, gerekli durumlarda üroloji uzmanına başvurulması ve altta yatan sağlık sorunlarının erken dönemde değerlendirilmesi, hem cinsel sağlığın hem de genel yaşam kalitesinin korunmasında önemli bir rol oynamaktadır.</p>

<p dir="ltr"></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>KAHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/erkeklerde-cinsel-islev-bozuklugu-hangi-yasta-baslar</guid>
      <pubDate>Sat, 31 Oct 2026 11:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/uploads/2026/10/erkek-cinsel-islev-bozuklugu-hh.jpg" type="image/jpeg" length="73122"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[YAŞLI BAKIMINDA BAĞIMSIZ YAŞAM DESTEKLENMELİ]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/yasli-bakiminda-bagimsiz-yasam-desteklenmeli</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/yasli-bakiminda-bagimsiz-yasam-desteklenmeli" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Günlük yaşam aktivitelerinde daha fazla desteğe ihtiyaç duyulmaya başlandığında evde bakım hizmetleri devreye girebilir.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yaşlı nüfusun artmasıyla birlikte Türkiye'de profesyonel bakım hizmetlerine duyulan ihtiyacın büyüdüğüne dikkat çeken Yaşlı Bakımı Programı Öğr. Gör. Duygu Deniz Şentürk, mevcut sistemin yalnızca kapasite açısından değil, hizmet çeşitliliği, erişilebilirlik ve süreklilik bakımından da geliştirilmesi gerektiğini söyledi.</p>

<p><strong>Yaşlı bakımının yalnızca beslenme, ilaç takibi ve kişisel ihtiyaçların karşılanmasından ibaret olmadığını vurgulayan Şentürk, 'Temel hedef, kişinin mümkün olduğunca bağımsızlığını koruyabilmesi, kendi yaşam çevresinde kalabilmesi ve toplumdan kopmadan hayatını sürdürebilmesidir.' dedi.</strong></p>

<p>Üsküdar Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu Yaşlı Bakımı Programı Öğr. Gör. Duygu Deniz Şentürk, Türkiye'de yaşlı bakım hizmetlerinin mevcut durumunu, ailelerin karşılaştığı sorunları, demans hastalarına yönelik profesyonel bakım ihtiyacını ve teknolojinin yaşlı bakımındaki geleceğini değerlendirdi.</p>

<p><strong>'Mevcut yapının hizmet çeşitliliği ve ulaşılabilirlik bakımından geliştirilmesi gerekiyor'</strong></p>

<p>Türkiye'de yaşlı bireylere yönelik huzurevleri, evde bakım hizmetleri, gündüzlü bakım merkezleri ve çeşitli sosyal destek uygulamalarının bulunduğunu belirten Öğr. Gör. Duygu Deniz Şentürk, yaşlı nüfusun hızla artmasının önümüzdeki yıllarda bu hizmetlere duyulan ihtiyacı daha da artıracağını ifade etti.</p>

<p>Yaşlı bakımının yalnızca kurum bakımı üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini dile getiren Şentürk, 'Temel hedef, kişinin mümkün olduğunca bağımsızlığını koruyabilmesi, kendi yaşam çevresinde kalabilmesi ve toplumdan kopmadan hayatını sürdürebilmesidir. Bunun sağlanabilmesi için sağlık ve sosyal hizmetlerin, yerel yönetimlerin, bakım profesyonellerinin ve ailelerin birbiriyle bağlantılı çalıştığı daha bütüncül bir yapıya ihtiyaç vardır.' diye konuştu.</p>

<p><strong>'Her yaşlı birey için aynı bakım modeli uygun değil'</strong></p>

<p>Evde bakım, huzurevi, yaşlı yaşam merkezi ve gündüzlü bakım hizmetlerinin birbirinden bağımsız değil, birbirini tamamlayan yapılar olması gerektiğini vurgulayan Öğr. Gör. Duygu Deniz Şentürk, yaşlı bireylerin ihtiyaçlarının zaman içinde değişebileceğine dikkat çekti.</p>

<p>Günlük yaşamını bağımsız sürdürebilen ancak sosyal desteğe ihtiyaç duyan bireyler için yaşlı yaşam merkezleri ve gündüzlü bakım hizmetlerinin uygun olabileceğini anlatan Şentürk, şöyle devam etti:</p>

<p>'Günlük yaşam aktivitelerinde daha fazla desteğe ihtiyaç duyulmaya başlandığında evde bakım hizmetleri devreye girebilir. Evde sağlanan desteğin yetersiz kaldığı, sürekli gözetim veya daha yoğun bakım gerektiren durumlarda ise huzurevi ya da yatılı bakım merkezleri değerlendirilebilir. Burada önemli olan, hizmetler arasında güçlü bir yönlendirme ve takip sisteminin kurulmasıdır.'</p>

<p>Bakım hizmetlerinin kişinin sağlık durumuna, bağımsızlık düzeyine, bilişsel durumuna ve aile desteğine göre planlanması gerektiğini belirten Şentürk, 'En doğru yaklaşım, kişiyi mevcut bir hizmet modeline uydurmak yerine bakım hizmetini kişinin değişen ihtiyaçlarına göre şekillendirmektir.' ifadesini kullandı.</p>

<p><strong>'Yaşlı bakımında yalnızca fiziksel ihtiyaçların karşılanması yeterli değil'</strong></p>

<p>İyi bir yaşlı bakımının yalnızca beslenme, kişisel bakım, ilaç takibi ve güvenliğin sağlanmasıyla sınırlı olmadığını kaydeden Öğr. Gör. Duygu Deniz Şentürk, psikolojik destek ve sosyal etkileşimin de bakımın ayrılmaz bir parçası olduğunu söyledi.</p>

<p>Uzun süre yalnız kalmanın, sosyal çevreden uzaklaşmanın ve günlük yaşamda pasifleşmenin yaşlı bireylerin iyilik halini olumsuz etkileyebileceğini ifade eden Öğr. Gör. Duygu Deniz Şentürk, 'Kişinin kendisini değerli hissetmesi, sosyal ilişkilerini sürdürebilmesi, günlük yaşama katılması ve zihinsel olarak aktif kalması da yaşam kalitesi açısından büyük önem taşır.' dedi.</p>

<p>Öğr. Gör. Duygu Deniz Şentürk, yaşlı bireylerin aileleri ve arkadaşlarıyla iletişimlerini sürdürmeleri, yürüyüş yapmaları, müzik dinlemeleri, oyun oynamaları ve ilgi duydukları etkinliklere katılmalarının desteklenmesi gerektiğini belirterek, 'Buradaki amaç yalnızca temel ihtiyaçları karşılamak değil; kişinin mümkün olduğunca bağımsız, aktif ve yaşamın içinde kalmasını desteklemektir.' diye konuştu.</p>

<p><strong>'Demans hastalarının mevcut becerileri korunmalı'</strong></p>

<p>Demans ve Alzheimer gibi hastalıkların yaşlı bakımında özel bilgi ve becerilere duyulan ihtiyacı artırdığını belirten Öğr. Gör. Duygu Deniz Şentürk, bu hastalıklarda unutkanlığın yanı sıra iletişim güçlükleri, yönelim bozuklukları, davranış değişiklikleri, uyku sorunları, düşme ve kaybolma risklerinin de görülebildiğine dikkat çekti.</p>

<p>Bakım personelinin demans belirtilerini tanıması, doğru iletişim kurması, davranış değişikliklerine uygun yaklaşması ve güvenli yaşam alanları oluşturması gerektiğini söyleyen Öğr. Gör. Duygu Deniz Şentürk, 'Bakım sırasında her şeyi onun adına yapmak kısa vadede kolaylaştırıcı gibi görünse de zamanla bağımsızlığın azalmasına yol açabilir. Bu yüzden bakım personelinin, kişinin mevcut becerilerini korumasını ve günlük yaşama mümkün olduğunca katılmasını desteklemesi gerekir.' dedi.</p>

<p><strong>'Bakım sorumluluğunun tek kişiye yüklenmesi tükenmişliğe yol açabilir'</strong></p>

<p>Yaşlı yakınlarına uzun süre bakım vermenin hem fiziksel hem de duygusal açıdan yorucu olabildiğini ifade eden Öğr. Gör. Duygu Deniz Şentürk, özellikle bakım sorumluluğunun aile içinde tek bir kişinin üzerinde kalmasının önemli sorunlara neden olabileceğini söyledi.</p>

<p>Gündüzlü bakım merkezleri ve geçici bakım hizmetlerinin ailelerin yükünü hafifletebileceğini dile getiren Öğr. Gör. Duygu Deniz Şentürk, 'Bakım veren kişinin dinlenmeye, kendi günlük işlerini yürütmeye ve sosyal yaşamını sürdürebilmeye ihtiyacı vardır. Bakım verenin fiziksel ve ruhsal iyilik halinin korunması, bakım alan kişinin yaşam kalitesine de doğrudan yansır. Aileyi desteklemek bu yönüyle yaşlı bakımının ayrılmaz bir parçasıdır.' ifadelerini kullandı.</p>

<p><strong>'Yapay zekâ ve bakım robotları insan bakımının yerini almamalı'</strong></p>

<p>Teknolojinin yaşlı bakımındaki rolünün giderek artacağına dikkat çeken Öğr. Gör. Duygu Deniz Şentürk, akıllı saatler, hareket sensörleri, düşme algılama sistemleri ve uzaktan sağlık takibinin özellikle yalnız yaşayan yaşlı bireylerin güvenliğini artırabileceğini söyledi.</p>

<p>İlaç saatlerinin hatırlatılması, sağlık verilerinin uzaktan izlenmesi ve günlük rutinlerdeki olağan dışı değişikliklerin yakınlara bildirilmesinin yaşlıların evlerinde daha bağımsız yaşamalarını destekleyebileceğini ifade eden Öğr. Gör. Duygu Deniz Şentürk, yapay zekâ ve bakım robotlarının da gelecekte çeşitli destek hizmetlerinde kullanılabileceğini belirtti.</p>

<p>Ancak teknolojinin insan ilişkilerinin yerini almaması gerektiğini vurgulayan Öğr. Gör. Duygu Deniz Şentürk, sözlerini şöyle tamamladı:</p>

<p>'Yapay zekâ ve bakım robotları da gelecekte hatırlatma, yönlendirme, takip ve bazı günlük desteklerde yardımcı olabilir. Bununla birlikte teknolojinin insan bakımının yerini tamamen alması beklenmemelidir. Yaşlı bakımında insan ilişkisi, güven, iletişim ve duygusal destek vazgeçilmezdir. Gelecekte en sağlıklı yaklaşım, teknolojiyi insan bakımının alternatifi olarak görmek yerine kişinin bağımsızlığını, güvenliğini ve yaşam kalitesini destekleyen bir araç olarak kullanmak olacaktır.'</p>

<p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>KAHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yaşam</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/yasli-bakiminda-bagimsiz-yasam-desteklenmeli</guid>
      <pubDate>Sat, 31 Oct 2026 11:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/uploads/2026/10/yaslilik-2-hh.jpg" type="image/jpeg" length="42403"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[GEÇMEYEN SES KISIKLIĞI KANSER BELİRTİSİ Mİ?]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/gecmeyen-ses-kisikligi-kanser-belirtisi-mi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/gecmeyen-ses-kisikligi-kanser-belirtisi-mi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ses kısıklığı çoğu zaman basit bir üst solunum yolu enfeksiyonundan kaynaklansa da uzun süre devam eden ses değişiklikleri, gırtlak kanseri gibi ciddi hastalıkların erken belirtisi olabiliyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ses kısıklığı çoğu zaman basit bir üst solunum yolu enfeksiyonundan kaynaklansa da uzun süre devam eden ses değişiklikleri, gırtlak kanseri gibi ciddi hastalıkların erken belirtisi olabiliyor. Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Murat Topdağ'ın uzmanlık alanları arasında yer alan ses teli ve gırtlak hastalıklarında, özellikle üç haftadan uzun süren ses kısıklığının ihmal edilmemesi ve uzman değerlendirmesinin geciktirilmemesi önem taşıyor.</p>

<p dir="ltr">Ses kısıklığı, günlük yaşamda sık karşılaşılan ve çoğunlukla geçici nedenlerden kaynaklanan sağlık sorunlarından biri olarak biliniyor. Soğuk algınlığı, grip, sesin aşırı kullanılması veya reflü gibi durumlar ses kalitesinde değişikliklere neden olabiliyor. Ancak ses kısıklığının haftalar boyunca devam etmesi, giderek belirginleşmesi veya başka şikâyetlerle birlikte görülmesi, altta yatan daha ciddi hastalıkların araştırılmasını gerektirebiliyor.</p>

<p dir="ltr">Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Murat Topdağ'ın çalışma alanlarından biri olan gırtlak ve ses teli hastalıklarında erken teşhis, hem hastalığın doğru şekilde tedavi edilmesi hem de ses fonksiyonunun korunması açısından önemli bir yer tutuyor. Özellikle ses telleri üzerinde gelişen bazı kötü huylu tümörler, henüz erken evredeyken ses değişikliğiyle belirti verebiliyor.</p>

<p><strong>Her Ses Kısıklığı Kanser Anlamına Gelmiyor</strong></p>

<p dir="ltr">Ses kısıklığı, ses tellerinin normal titreşim düzeninin bozulması sonucunda ortaya çıkıyor. Sesin kalınlaşması, çatallanması, zayıflaması veya konuşma sırasında zorlanma hissedilmesi, ses bozukluklarının yaygın belirtileri arasında bulunuyor.</p>

<p dir="ltr">Ses kısıklığının en sık görülen nedenleri arasında viral enfeksiyonlar, akut larenjit, ses tellerinde oluşan nodüller, polipler ve sesin yanlış kullanılması yer alıyor. Bunun yanında reflü, kronik tahriş, ses teli hareket bozuklukları ve bazı nörolojik hastalıklar da ses kalitesini etkileyebiliyor.</p>

<p dir="ltr">Bu nedenle yalnızca ses kısıklığının bulunması, kişinin kanser olduğu anlamına gelmiyor. Ancak özellikle belirgin bir enfeksiyon olmadan başlayan, giderek kötüleşen veya uzun süre düzelmeyen ses değişikliklerinin nedeni mutlaka araştırılmalı.</p>

<p dir="ltr">Ses kısıklığının süresi, şiddeti ve eşlik eden diğer belirtiler, uzman değerlendirmesinde dikkate alınan önemli faktörler arasında yer alıyor.</p>

<p><strong>Üç Haftadan Uzun Süren Ses Kısıklığına Dikkat</strong></p>

<p dir="ltr">Üst solunum yolu enfeksiyonlarına bağlı ses kısıklığı çoğunlukla birkaç gün içerisinde hafiflemeye başlıyor ve genellikle birkaç hafta içerisinde düzeliyor. Buna karşılık üç haftayı aşan ses değişiklikleri, özellikle risk faktörleri bulunan kişilerde daha ayrıntılı değerlendirmeyi gerektirebiliyor.</p>

<p dir="ltr">Klinik kılavuzlar, dört hafta içerisinde düzelmeyen veya belirgin iyileşme göstermeyen ses kısıklığında gırtlağın endoskopik olarak incelenmesini öneriyor. Ciddi bir hastalık şüphesi bulunması halinde ise bu süre beklenmeden değerlendirme yapılması gerekiyor.</p>

<p dir="ltr">Özellikle sigara kullanan bireylerde sürekli ses kısıklığının normal kabul edilmesi, olası hastalıkların teşhisinde gecikmeye yol açabiliyor. Sigara kullanımının ses telleri üzerinde kronik tahrişe neden olması, bazı hastaların meydana gelen ses değişikliklerini önemsememesine neden olabiliyor.</p>

<p dir="ltr">Uzun süre devam eden ses kısıklığında kulak burun boğaz muayenesi, şikâyetin kaynağının belirlenmesi ve gerekli tanısal incelemelerin planlanması açısından önem taşıyor.</p>

<p><strong>Ses Kısıklığı Gırtlak Kanserinin İlk Belirtisi Olabilir</strong></p>

<p dir="ltr">Gırtlak kanseri, ses tellerinin bulunduğu gırtlak dokusunda gelişen kötü huylu tümörleri kapsıyor. Özellikle gerçek ses telleri üzerinde ortaya çıkan tümörler, ses tellerinin titreşimini etkileyerek hastalığın erken dönemlerinde ses kısıklığına neden olabiliyor.</p>

<p dir="ltr">Bu durum, ses değişikliklerinin gırtlak kanseri açısından önemli bir uyarı belirtisi olarak değerlendirilmesini sağlıyor. Bununla birlikte tümörün gırtlak içerisindeki yerleşimine bağlı olarak hastalığın başlangıcında belirgin ses kısıklığı görülmeyebiliyor.</p>

<p dir="ltr">Gırtlak kanserinde ses kısıklığına yutma güçlüğü, boğaz ağrısı, yutkunurken rahatsızlık hissi, açıklanamayan kulak ağrısı ve boyunda şişlik gibi belirtiler eşlik edebiliyor. İleri evrelerde solunum güçlüğü ve açıklanamayan kilo kaybı da görülebiliyor.</p>

<p dir="ltr">Bu belirtilerin bir arada bulunması kesin olarak kanser tanısı anlamına gelmese de uzman hekim tarafından değerlendirilmesi gereken bir tabloya işaret edebiliyor.</p>

<p><strong>Sigara Kullananlarda Risk Daha Yüksek</strong></p>

<p dir="ltr">Gırtlak kanserinin gelişiminde en önemli risk faktörlerinden biri tütün kullanımı olarak öne çıkıyor. Sigara dumanındaki kanserojen maddeler, gırtlak yüzeyini kaplayan hücrelerde zaman içerisinde hasara neden olabiliyor.</p>

<p dir="ltr">Sigara kullanım süresi ve miktarı arttıkça gırtlak kanseri gelişme riski de yükseliyor. Alkol tüketimi ise özellikle tütün kullanımıyla birlikte olduğunda riski daha fazla artırabiliyor.</p>

<p dir="ltr">Bununla birlikte gırtlak kanseri yalnızca sigara kullanan kişilerde görülmüyor. Sigara kullanmayan bireylerde de ses tellerini etkileyen ciddi hastalıklar gelişebildiği için kalıcı ses değişikliklerinin yalnızca risk faktörlerine göre değerlendirilmemesi gerekiyor.</p>

<p dir="ltr">Tütün kullanımının bırakılması ve alkol tüketiminin azaltılması, gırtlak kanseri riskinin düşürülmesinde önemli koruyucu adımlar arasında bulunuyor.</p>

<p><strong>Ses Telleri Endoskopik Muayeneyle İncelenebiliyor</strong></p>

<p dir="ltr">Geçmeyen ses kısıklığının değerlendirilmesinde hastanın şikâyetlerinin süresi, mesleki ses kullanımı, sigara alışkanlığı ve eşlik eden sağlık sorunları ayrıntılı şekilde ele alınıyor.</p>

<p dir="ltr">Kulak burun boğaz muayenesinde ses tellerini doğrudan görüntülemek amacıyla laringoskopi yönteminden yararlanılabiliyor. Burundan ilerletilen ince ve esnek bir endoskop yardımıyla ses tellerinin yapısı, hareketleri ve yüzey özellikleri değerlendirilebiliyor.</p>

<p dir="ltr">Gerekli görülen hastalarda videostroboskopi gibi yöntemlerle ses tellerinin titreşim özellikleri daha ayrıntılı incelenebiliyor. Muayene sırasında şüpheli bir doku değişikliği tespit edilmesi durumunda ise kesin tanıya ulaşmak amacıyla biyopsi yapılması gerekebiliyor.</p>

<p dir="ltr">Ses kısıklığının nedeni belirlendikten sonra ilaç tedavisi, ses terapisi, yaşam tarzı değişiklikleri veya cerrahi girişimler gibi farklı tedavi seçenekleri değerlendirilebiliyor. Tedavi yaklaşımı, hastalığın türüne ve kişinin klinik özelliklerine göre planlanıyor.</p>

<p><strong>Erken Tanı Sesin Korunması Açısından Önemli</strong></p>

<p dir="ltr">Gırtlak kanserinin erken evrede tespit edilmesi, tedavi seçeneklerinin belirlenmesi açısından önemli avantajlar sağlayabiliyor. Özellikle ses telleriyle sınırlı bazı erken evre tümörlerde, uygun hastalar için endoskopik cerrahi veya radyoterapi gibi organ koruyucu yaklaşımlar değerlendirilebiliyor.</p>

<p dir="ltr">Daha ileri evre hastalıklarda ise geniş kapsamlı cerrahi işlemler, radyoterapi ve sistemik tedaviler gündeme gelebiliyor. Tedavi planlamasında tümörün yerleşimi, büyüklüğü, yayılım durumu ve hastanın genel sağlık özellikleri dikkate alınıyor.</p>

<p dir="ltr">Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Murat Topdağ'ın uzmanlık alanına giren baş ve boyun cerrahisinde, tedavinin temel hedefleri arasında hastalığın kontrol altına alınması ve mümkün olan durumlarda konuşma, solunum ve yutma fonksiyonlarının korunması bulunuyor.</p>

<p dir="ltr">Erken tanı, uygun hastalarda daha sınırlı tedavi yöntemlerinin uygulanabilmesine olanak tanıyabilse de tedavinin başarısı ve fonksiyonel sonuçlar hastadan hastaya farklılık gösterebiliyor.</p>

<p><strong>Geçmeyen Ses Kısıklığını İhmal Etmeyin</strong></p>

<p dir="ltr">Ses kısıklığı çoğu zaman iyi huylu nedenlerden kaynaklansa da haftalar boyunca devam eden şikâyetlerin sıradan bir ses yorgunluğu olarak değerlendirilmesi doğru olmayabiliyor.</p>

<p dir="ltr">Özellikle üç haftadan uzun süren ses değişikliklerinde kulak burun boğaz uzmanına başvurulması önem taşıyor. Ses kısıklığına boyunda şişlik, yutma güçlüğü, kanlı balgam veya açıklanamayan kilo kaybı eşlik etmesi durumunda değerlendirme geciktirilmemeli. Belirgin nefes darlığı gelişmesi halinde ise acil tıbbi yardım alınmalı.</p>

<p dir="ltr">Prof. Dr. Murat Topdağ'ın uzmanlık alanlarından biri olan gırtlak ve ses teli hastalıklarında, belirtilerin erken dönemde fark edilmesi ve doğru tanısal yöntemlerle değerlendirilmesi, uygun tedavinin planlanmasına katkı sağlayabiliyor.</p>

<p dir="ltr">Ses sağlığının korunması için sigara kullanımından uzak durulması, sesin aşırı zorlanmaması ve uzun süre devam eden ses değişikliklerinin ihmal edilmemesi önem taşıyor. Erken dönemde gerçekleştirilen uzman değerlendirmesi, olası ciddi hastalıkların zamanında belirlenmesine ve ses fonksiyonunun korunmasına yönelik tedavi seçeneklerinin değerlendirilmesine yardımcı olabiliyor.</p>

<p dir="ltr"></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>KAHA</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Sağlık</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/gecmeyen-ses-kisikligi-kanser-belirtisi-mi</guid>
      <pubDate>Sat, 31 Oct 2026 11:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/uploads/2026/10/gecmeyen-ses-kisikligi-kanser-belirtisi-mi.webp" type="image/jpeg" length="65964"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[GENİTAL SİĞİL (KONDİLOM) NEDİR, NASIL TEDAVİ EDİLİR?]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/video/genital-sigil-kondilom-nedir-nasil-tedavi-edilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/video/genital-sigil-kondilom-nedir-nasil-tedavi-edilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Gülgûn Feyman Budak, Dr Tayfun Budak'a sordu: "Kondilom nedir, nasıl bulaşır, nasıl tedavi edilebilir, aşısı var mıdır?"]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>KONDİLOM, özellikle genital bölgede yerleşen siğillere verilen isimdir. Condyloma Accuminata/Kondiloma Aküminata, Anogenital Wart/Anogenital Siğil olarak da ifade edilir.</p>

<p>En sık olarak CİNSEL TEMAS yolu ile bulaşır. Deriden deriye temas sırasında virüs vücuda derinin zayıf olduğu bir noktadan girmektedir. Tam bir cinsel ilişki olması gerekmez, sürtünme yoluyla bir münasebet veya oral seks ile de bulaşma olabilmektedir.</p>

<p>Kuluçka süresi birkaç haftadan 8-9 aya kadar sürebilir.</p>

<p>LOKAL ANESTEZİ ile yakılarak tedavi “en başarılı tedavi” metodudur. Lokal anestezi çok ince uçlu bir iğne ile yapıldığı için ACI DUYULMAZ.</p>

<p>Kondilomların deriden çıkıntılı olan bölümleri yakılarak alındıktan sonra mutlaka tabanları/KÖKLERİ de YAKILMALIDIR. Yaralar 1 hafta ile 10 gün içerisinde tamamen iyileşebilmektedir. MİKROSKOP ile müdahale gözle görülemeyecek kadar küçük olanlara da ulaşabilmemizi sağladığı için tedavinin etkinliğini artırır.</p>

<p>Özellikle kadınların “HPV AŞISI” olmalarında büyük fayda vardır. “9 YAŞINDAN İTİBAREN” kız çocuklarına aşı yapılması uygun görülmektedir. Kanımca bu aşı standart aşı takviminde yer almalı ve devlet tarafından karşılanmalıdır. Erkeklerde aşının faydası literatürde tartışmalı olsa da yine kanımca erkeklerin de aşı olmaları hastalığın bulaşmasına karşı bir direnç oluşturacaktır.</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/video/genital-sigil-kondilom-nedir-nasil-tedavi-edilir</guid>
      <pubDate>Wed, 14 May 2025 13:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://img.youtube.com/vi/fknDkaKzQZU/maxresdefault.jpg" type="image/jpeg" length="76342"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İKTİDARSIZLIK ve ED1000 TEDAVİSİ]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/video/iktidarsizlik-ve-ed1000-tedavisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/video/iktidarsizlik-ve-ed1000-tedavisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Üroloji Uzmanı Dr Tayfun Budak'a sorduk; İktidarsızlık nedir? Tedavisi nasıldır? ED1000 tedavisi nedir? Spermde kan görülmesi neye işaret eder, korkutucu mudur?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Üroloji Uzmanı Dr Tayfun Budak'a sorduk;</p>

<p>İktidarsızlık nedir?</p>

<p>Tedavisi nasıldır?</p>

<p>İktidarsızlığın ilaçla tedavisi var mıdır?</p>

<p>ED1000 tedavisi nedir?</p>

<p>Spermde kan görülmesi neye işaret eder, korkutucu mudur?</p>

<p>Daha birçok sorumuzun yanıtı bu videoda...</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/video/iktidarsizlik-ve-ed1000-tedavisi</guid>
      <pubDate>Mon, 05 Aug 2019 14:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/uploads/2024/11/iktidarsizlik-video-kapak-resmi.jpg" type="image/jpeg" length="80421"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ERKEK ÇOCUK SAHİBİ AİLELERİN DİKKATİNE]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/video/erkek-cocuk-sahibi-ailelerin-dikkatine</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/video/erkek-cocuk-sahibi-ailelerin-dikkatine" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Üroloji Uzmanı Dr Tayfun Budak'a sorduk; Yenidoğan bir erkek bebekte karşılaşılabilecek genital hastalıklar nelerdir, anne-baba da çocuğunu muayene edebilir mi?]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Üroloji Uzmanı Dr Tayfun Budak'a sorduk;</p>

<p>Yenidoğan bir erkek bebekte karşılaşılabilecek genital hastalıklar nelerdir, anne-baba da çocuğunu muayene edebilir mi?</p>

<p>Sünnet için ideal yaş kaçtır?</p>

<p>Cinsellik eğitimi ne zaman ve nasıl verilmelidir?</p>

<p>Daha birçok sorumuzun yanıtı bu videoda...</p><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/video/erkek-cocuk-sahibi-ailelerin-dikkatine</guid>
      <pubDate>Mon, 05 Aug 2019 13:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/uploads/2024/12/erkek-bebek-sorunlari.jpg" type="image/jpeg" length="67711"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TÜRK TOPRAKLARINDA GÖNDERE YUNAN BAYRAĞI ÇEKİLİYOR 2]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/video/turk-topraklarinda-gondere-yunan-bayragi-cekiliyor-2</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/video/turk-topraklarinda-gondere-yunan-bayragi-cekiliyor-2" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Milli Savunma Bakanlığı eski Genel Sekreteri Ümit Yalım tarafından yayımlanan Aydın Bulamaç Adası’nda, 06 Ağustos 2017’de yapılan Yunan bayrak töreninin video görüntüsüdür. Ne acıdır ki Türk topraklarında Yunan askerleri Yunan milli marşı eşliğinde her hafta göndere Yunan bayrağı çekiyor.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Milli Savunma Bakanlığı eski Genel Sekreteri Ümit Yalım tarafından yayımlanan Aydın Bulamaç Adası’nda, 06 Ağustos 2017’de yapılan Yunan bayrak töreninin video görüntüsüdür. Ne acıdır ki Türk topraklarında Yunan askerleri Yunan milli marşı eşliğinde her hafta göndere Yunan bayrağı çekiyor.</p>
<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/video/turk-topraklarinda-gondere-yunan-bayragi-cekiliyor-2</guid>
      <pubDate>Fri, 11 May 2018 18:20:24 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/images/video/AdsYz2.jpg" type="image/jpeg" length="90030"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TÜRK TOPRAKLARINDA GÖNDERE YUNAN BAYRAĞI ÇEKİLİYOR]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/video/turk-topraklarinda-gondere-yunan-bayragi-cekiliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/video/turk-topraklarinda-gondere-yunan-bayragi-cekiliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Milli Savunma Bakanlığı eski Genel Sekreteri Ümit Yalım tarafından yayımlanan Muğla Kalolimnoz Adası’nda, 14 Nisan 2017’de yapılan Yunan bayrak töreninin video görüntüsüdür. Ne acıdır ki Türk topraklarında Yunan askerleri Yunan milli marşı eşliğinde her hafta göndere Yunan bayrağı çekiyor...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Milli Savunma Bakanlığı eski Genel Sekreteri Ümit Yalım tarafından yayımlanan Muğla Kalolimnoz Adası’nda, 14 Nisan 2017’de yapılan Yunan bayrak töreninin video görüntüsüdür. Ne acıdır ki Türk topraklarında Yunan askerleri Yunan milli marşı eşliğinde her hafta göndere Yunan bayrağı çekiyor...</p>
<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/video/turk-topraklarinda-gondere-yunan-bayragi-cekiliyor</guid>
      <pubDate>Fri, 11 May 2018 17:59:31 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/images/video/VYDEO_1.jpg" type="image/jpeg" length="94292"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN AĞIR CEZAYA EVET ama KİMYASAL HADIM'a HAYIR!]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/video/en-agir-cezaya-evet-ama-kimyasal-hadima-hayir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/video/en-agir-cezaya-evet-ama-kimyasal-hadima-hayir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[EN AĞIR CEZAYA EVET ama KİMYASAL HADIM'a HAYIR!

Çocuğa cinsel istismar suçuna ceza olarak önerilen kimyasal hadım nedir ve nasıl uygulanır? Üroloji Uzmanı Operatör Doktor Tayfun Budak, kimyasal hadım uygulamasını Ulusal Kanal'a anlattı.

Kimyasal hadım cezasında çocuk tacizcisi-cinsel istismar...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p><strong>EN AĞIR CEZAYA EVET ama KİMYASAL HADIM'a HAYIR!</strong></p>

<p>Çocuğa cinsel istismar suçuna ceza olarak önerilen kimyasal hadım nedir ve nasıl uygulanır? Üroloji Uzmanı Operatör Doktor Tayfun Budak, kimyasal hadım uygulamasını Ulusal Kanal'a anlattı.</p>

<p>Kimyasal hadım cezasında çocuk tacizcisi-cinsel istismar suçlusuna&nbsp;vücudundaki testosteron düzeyini düşürecek, hatta sıfırlayacak ilaçlar veriliyor. Tabii bu işlem öncesi bazı araştırmalar yapılması ve uygulanacak şahsın da etki ve yan etki açısından açıkça bilgilendirilmesi gerekiyor. Ayrıca bu işlemin de belli bir maliyeti var.&nbsp;</p>

<p>"Kimyasal hadıma hekim tek başına karar veremez" bu konuda sosyologların, psikiyatr ve psikologların, ürologların ve hukukçuların oluşturduğu çalışma grupları tarafından ciddi ön çalışmalar yapılması gerektiğini ifade eden Doktor Tayfun Budak bu uygulamanın kesin bir çözüm sağlamayacağını belirtiyor. Ayrıca suçlunun eczaneden alacağı testosteron iğnesini yaptırarak bu işlemin olumsuz etkisinden kurtulmaya çalışabileceğini belirten Budak özellikle Tıp biliminin cezalandırma amacıyla kullanılmasının doğru olmadığını ve tıbbın bir iyileştirme bilimi olduğunun da altını çiziyor.&nbsp;&nbsp;</p>

<p>Sorunun çözümünde eğitimin önemine vurgu yapan Budak, asıl "annesinin dizini gördüğünde tahrik olan, hamile kadının sokağa çıkmasını ayıplayan anlayışa karşı savaş açılması gerektiğini vurguluyor. İşte o açıklamalar...</p>
<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/video/en-agir-cezaya-evet-ama-kimyasal-hadima-hayir</guid>
      <pubDate>Wed, 21 Feb 2018 18:10:40 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/images/video/en-agir-cezaya-evet-ama-kimyasal-hadim-a-hayir_9e889.jpg" type="image/jpeg" length="76275"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İŞTE GERÇEK KEDİ: "ASLA TRAFOYA GİRMEZ"]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/video/iste-gercek-kedi-asla-trafoya-girmez</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/video/iste-gercek-kedi-asla-trafoya-girmez" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bell, çok zeki bir kedicik! Bu şirin kedi, bakın kapıyı nasıl açıyor. Şükran Günü tatilinde babasına ziyarete giden Bell'in sahibi Salomon Garcia tatil dönüşünde bu görüntüleri yakaladı. İyi bir gözlemci olan kedi Bell aynen bir insan gibi kollarıyla kapıyı açarken onu gören Salomon da bu görüntüler...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<span style="font-size:16px"><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif">Bell, çok zeki bir kedicik! Bu şirin kedi, bakın kapıyı nasıl açıyor. Şükran Günü tatilinde babasına ziyarete giden Bell'in sahibi Salomon Garcia tatil dönüşünde bu görüntüleri yakaladı. İyi bir gözlemci olan kedi Bell aynen bir insan gibi kollarıyla kapıyı açarken onu gören Salomon da bu görüntüleri kaydetti. İşte bu şirin ve zeki kedinin hayrete düşüren görüntüleri.&nbsp;</span></span><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Hayvanlar Alemi</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/video/iste-gercek-kedi-asla-trafoya-girmez</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Mar 2017 23:37:36 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/images/video/kedi.jpg" type="image/jpeg" length="24619"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[HALUK LEVENT'ten MÜTHİŞ KLİP: 'İZMİR MARŞI']]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/video/haluk-leventten-muthis-klip-izmir-marsi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/video/haluk-leventten-muthis-klip-izmir-marsi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ünlü sanatçı Haluk Levent, yayınladığı İzmir Marşı klibiyle büyük bir konferans salonunda orkestra eşliğinde İzmir Marşı'nı söyledi.

Yayınlanan klibe Mustafa Kemal Atatürk'ten ve savaştan görüntüler de ekleyen Haluk Levent, videonun başında da dedesine "Sevgili Dedeme" diye atıfta bulundu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<span style="font-size:16px"><span style="font-family:verdana,geneva,sans-serif">Ünlü sanatçı Haluk Levent, yayınladığı İzmir Marşı klibiyle büyük bir konferans salonunda orkestra eşliğinde İzmir Marşı'nı söyledi.<br />
<br />
Yayınlanan klibe Mustafa Kemal Atatürk'ten ve savaştan görüntüler de ekleyen Haluk Levent, videonun başında da dedesine "Sevgili Dedeme" diye atıfta bulundu.</span></span><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/video/haluk-leventten-muthis-klip-izmir-marsi</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Mar 2017 21:01:54 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/images/video/HALUK_LEVENT_YZMYR_MARYI.jpg" type="image/jpeg" length="50132"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ERDOĞAN KİMİ ÖPÜYOR?]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/foto-galeri/erdogan-kimi-opuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/foto-galeri/erdogan-kimi-opuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/foto-galeri/erdogan-kimi-opuyor</guid>
      <pubDate>Sat, 08 Oct 2016 00:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/images/album/112_1.jpg" type="image/jpeg" length="96058"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[ÖCALAN'a DESTEK VEREN SELÇUK EREZ DERHAL İSTİFA ETMELİDİR]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/video/ocalana-destek-veren-selcuk-erez-derhal-istifa-etmelidir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/video/ocalana-destek-veren-selcuk-erez-derhal-istifa-etmelidir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ÖCALAN'a DESTEK VEREN SELÇUK EREZ DERHAL İSTİFA ETMELİDİR

Bilindiği üzere geçtiğimiz günlerde DTK, HDK, KJA, DBP ve HDP gibi PKK yandaşı örgütlerin “Çözüm süreci için  tecrit kaldırılsın!” bahanesiyle  Abdullah Öcalan ile görüşme talebinde bulunmak maksadıyla Diyarbakır’da başlattıkları açlık gre...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<strong><span style="font-size: 16px;"><span style="font-family: Verdana;">ÖCALAN'a DESTEK VEREN SELÇUK EREZ DERHAL İSTİFA ETMELİDİR<br />
<br />
</span></span></strong><span style="font-size: 16px;"><span style="font-family: Verdana;">Bilindiği üzere geçtiğimiz günlerde DTK, HDK, KJA, DBP ve HDP gibi PKK yandaşı örgütlerin “Çözüm süreci için  tecrit kaldırılsın!” bahanesiyle  Abdullah Öcalan ile görüşme talebinde bulunmak maksadıyla Diyarbakır’da başlattıkları açlık grevinde İstanbul Tabip Odası Başkanı Selçuk Erez’in Öcalan ve PKK’ya verdiği açık destek hekimler arasında infiale yol açmıştı. Kamuoyunda yaygın eleştirilere uğrayan Erez'e bir protesto da 22 Eylül 2016 Perşembe günü Cağaloğlu'ndaki İstanbul Tabip Odası'nın önünde gerçekleştirilmiş ve önemli isimlerden oluşan bir grup doktor adında okunan bildiride Erez istifaya davet edilmişti.<br />
<br />
</span></span><span style="font-family: Verdana; font-size: 16px;">Abdullah Öcalan'ı destekleyen tutumuyla kamuoyunda yaygın eleştirilere maruz kalan İstanbul Tabip Odası Başkanı Prof. Dr. Selçuk Erez, Gülgûn Feyman Budak'ın Ulusal Kanal'da yayımlanan Nasıl Yani programında Vatan Partisi İstanbul İl Yönetim Kurulu Üyesi ve İstanbul Hekim Bürosu Başkanı Op. Dr. Tayfun Budak ile SSK İstanbul Eski İl Müdürü Uz. Dr. Hikmet Çevik tarafından kınanarak istifaya çağrıldı. İşte o programın tam süreli video kaydı...</span><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/video/ocalana-destek-veren-selcuk-erez-derhal-istifa-etmelidir</guid>
      <pubDate>Sun, 25 Sep 2016 18:17:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/images/video/ocalan-a-destek-veren-selcuk-erez-derhal-istifa-etmelidir_2cf79.jpg" type="image/jpeg" length="69231"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[BARTIN SELE TESLİM OLDU]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/foto-galeri/bartin-sele-teslim-oldu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/foto-galeri/bartin-sele-teslim-oldu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/foto-galeri/bartin-sele-teslim-oldu</guid>
      <pubDate>Sat, 13 Aug 2016 12:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/images/album/BARTINDA_SEL_1_1.jpg" type="image/jpeg" length="74320"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İŞTE KAPATILAN DERNEK, HASTANE, OKUL ve SENDİKALARIN LİSTESİ]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/foto-galeri/iste-kapatilan-dernek-hastane-okul-ve-sendikalarin-listesi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/foto-galeri/iste-kapatilan-dernek-hastane-okul-ve-sendikalarin-listesi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/foto-galeri/iste-kapatilan-dernek-hastane-okul-ve-sendikalarin-listesi</guid>
      <pubDate>Sat, 23 Jul 2016 13:27:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/images/album/KYLYT.jpg" type="image/jpeg" length="61455"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[SİSİ'den YUNANİSTAN'da DARBE PROTESTOSU]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/foto-galeri/sisi-den-yunanistan-da-darbe-protestosu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/foto-galeri/sisi-den-yunanistan-da-darbe-protestosu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/foto-galeri/sisi-den-yunanistan-da-darbe-protestosu</guid>
      <pubDate>Thu, 21 Jul 2016 15:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/images/album/625_313_sisi_yunanistan.jpg" type="image/jpeg" length="16331"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[BAKIN MİT'e NASIL SALDIRMIŞLAR!]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/video/bakin-mite-nasil-saldirmislar</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/video/bakin-mite-nasil-saldirmislar" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Paralel yapının darbe girişiminde bulunduğu gece MİT'e ilk saldırı, binanın ana giriş kapısından yapılmış. 15 Temmuz Cuma gecesi saat 22.00 civarında başlayan FETÖ'nün darbe girişiminde ilk hedeflerinden biri MİT personelinin bulunduğu binaydı. Görüntülerde, helikopter tarafından MİT binasına açılan...]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<span style="font-family: Verdana;"><span style="font-size: 16px;">Paralel yapının darbe girişiminde bulunduğu gece MİT'e ilk saldırı, binanın ana giriş kapısından yapılmış. 15 Temmuz Cuma gecesi saat 22.00 civarında başlayan FETÖ'nün darbe girişiminde ilk hedeflerinden biri MİT personelinin bulunduğu binaydı. Görüntülerde, helikopter tarafından MİT binasına açılan ateş devam ederken, vatandaşların ellerinde Türk bayraklarıyla darbecilere karşı MİT'e desteğe geldiği görülüyor.<br />
<br />
<strong>MİT PERSONELİ OTOMATİK SİLAHLARLA ATEŞ AÇTI</strong></span></span>
<div><span style="font-family: Verdana;"><span style="font-size: 16px;"><br />
</span></span></div>
<div><span style="font-family: Verdana;"><span style="font-size: 16px;">Darbecilerin saldırısını püskürtmek için MİT personeli otomatik silahlarla helikoptere karşı ateş açtı.</span></span></div>
<div><span style="font-family: Verdana;"><span style="font-size: 16px;"><br />
</span></span></div>
<div><span style="font-family: Verdana;"><span style="font-size: 16px;">Saldırı sırasında MİT'in içinden çıkan bir personel aracı da helikopter tarafından ateş altına alındı. Çatışma süresince MİT personelinin bulunduğu bina da helikopter tarafından açılan ateşe maruz kaldı. Ayrıca MİT'in bulunduğu yoldan geçen araçlar da helikopter tarafından açılan ateşe maruz kaldı. Sürücüler panikle gittikleri yönü değiştirirken bazıları da ne yapacaklarını bilemedi ve oldukları yerde kaldı.</span></span></div><div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/video/bakin-mite-nasil-saldirmislar</guid>
      <pubDate>Mon, 18 Jul 2016 14:32:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/images/video/MYTE_SALDIRI_ANI.jpg" type="image/jpeg" length="47564"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[AKIN ÖZTÜRK'in İLK FOTOĞRAFLARI]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/foto-galeri/akin-ozturk-in-ilk-fotograflari</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/foto-galeri/akin-ozturk-in-ilk-fotograflari" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/foto-galeri/akin-ozturk-in-ilk-fotograflari</guid>
      <pubDate>Sun, 17 Jul 2016 15:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/images/album/AKIN_9.jpg" type="image/jpeg" length="67265"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[EN AĞIR SALDIRI ÖZEL HAREKAT'A: 'TAM 42 ŞEHİT']]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/foto-galeri/en-agir-saldiri-ozel-harekat-a-tam-42-sehit</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/foto-galeri/en-agir-saldiri-ozel-harekat-a-tam-42-sehit" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/foto-galeri/en-agir-saldiri-ozel-harekat-a-tam-42-sehit</guid>
      <pubDate>Sat, 16 Jul 2016 17:57:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/images/album/OZEL_HAREKATA_SALDIRI_1.jpg" type="image/jpeg" length="26215"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[LEVENT KIRCA 'MUSTAFA KEMAL'in ASKERLERİYİZ' SLOGANLARIYLA UĞURLANDI...]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/foto-galeri/levent-kirca-mustafa-kemal-in-askerleriyiz-sloganlariyla-ugurlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/foto-galeri/levent-kirca-mustafa-kemal-in-askerleriyiz-sloganlariyla-ugurlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/foto-galeri/levent-kirca-mustafa-kemal-in-askerleriyiz-sloganlariyla-ugurlandi</guid>
      <pubDate>Tue, 13 Oct 2015 18:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/images/album/Levent_KYrca_Cenaze_026.jpg" type="image/jpeg" length="91474"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[09.05 ZAMANIN DURDUĞU AN]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/foto-galeri/0905-zamanin-durdugu-an</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/foto-galeri/0905-zamanin-durdugu-an" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/foto-galeri/0905-zamanin-durdugu-an</guid>
      <pubDate>Mon, 10 Nov 2014 13:01:00 +0200</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/images/album/09-05-te-hayat-durdu-0001.jpg" type="image/jpeg" length="25889"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[İSTANBUL YİNE SULAR ALTINDA!]]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/foto-galeri/istanbul-yine-sular-altinda</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/foto-galeri/istanbul-yine-sular-altinda" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/foto-galeri/istanbul-yine-sular-altinda</guid>
      <pubDate>Fri, 08 Aug 2014 15:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/images/album/1.jpg" type="image/jpeg" length="64540"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[O ARTIK CADDE DEĞİL; 'İSTİKLAL DERESİ']]></title>
      <link>https://www.haberhabere.com/foto-galeri/o-artik-cadde-degil-istiklal-deresi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.haberhabere.com/foto-galeri/o-artik-cadde-degil-istiklal-deresi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<div class="article-source py-3 small ">
                </div>
]]></turbo:content>
      <category>Haber</category>
      <guid>https://www.haberhabere.com/foto-galeri/o-artik-cadde-degil-istiklal-deresi</guid>
      <pubDate>Sat, 02 Aug 2014 16:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://haberhaberecom.teimg.com/crop/1280x720/haberhabere-com/images/album/02_YAGMUR10.jpg" type="image/jpeg" length="45305"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
