YAPAY ZEKA
Daha değişik biçimde söyleyecek olursak; yaklaşık 162 yıl önce, yani Darwin “Türlerin Kökeni” isimli eserini yayınladığından bu yana öne sürdüğü tez ,o günden bugüne tartışmasız biçimde tüm bilimsel araştırmalara yol gösterici oldu, temel teşkil etti, hiçbir şekilde çürütülemedi.. Bu tezin adı “Evrim Teorisi” idi…
–Milli Eğitim müfredatından çıkarıldı!..
Bu ülkenin kurucularının başta Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere kahramanlarının isimleri de çıkarıldı ders kitaplarından; yetmedi Kurtuluş Savaşı da silindi!.. Büyük devrimcinin adı Çanakkale Savaşı anmalarından da çıkarıldı; aynı zaman dilimi içinde türban anaokullarına kadar yaygınlaştırıldı… Cihat, şeriatın hukuk ve ceza düzeni ilkokullara varıncaya dek Milli Eğitim müfredatına yerleştirildi. Milli Eğitim Bakanlığı, anayasa ile, yasalarla kendisine verilmiş, eğitim sisteminde yapılacak değişiklik ve yenilikleri ikili anlaşmalarla dinci vakıflara ve derneklere devretti!..
Zamanın Milli Eğitim Bakanı sıfatlı muhterem, yukarıda anlattığım “yeni model” eğitim müfredatını şöyle anlatmıştı:
–Yeni müfredat, yapılmış en demokratik, en bilimsel, en çağdaş müfredattır!..
Yüzüm kızararak dinlemiştim…
“En büyük tehdit!..”
Dünyanın teknoloji devleri, SpaceX ve Tesla şirketlerinin sahibi, milyarder işadamı Elon Musk, birkaç yıl önce dünyanın başında çok büyük bir bela bulunduğunu açıklamıştı:
–Yapay zeka!..
Dünyada yapay zeka konusunda büyük bir yarış olduğunu ve bu “üstünlük yarışının” 3. Dünya Savaşı’na yol açabileceğini söyleyen Musk, dünyayı yönetme hırsının büyük felaketlere neden olabileceğinin de altını çizmişti!
Bu ne demek?.. Teknoloji devinin sahibi gayet basit anlatıyordu işte; öncelikle Elon Musk, yapay zeka teknolojisinin silahlarda kullanılmasına karşı çıkanlardan biriydi.
Aynı zamanda Birleşmiş Milletlere bu tür silahlara uluslararası yasak konması talebini içeren mektuba imza atan 116 etkili kişiden de biriydi. Bakın o mektupta ne deniyordu:
–İnsandan bağımsız olarak devreye giren bu ölümcül silahlar bir kez geliştirildiğinde, savaşları çok daha büyük bir ölçeğe ve insanların kavrayabileceğinden çok daha büyük bir hıza eriştirecek!..
Burada altı çizilmesi gereken en korkutucu iki sözcük neydi sizce? –İnsandan bağımsız!..
Şimdi düşünün; bunlar diktatörler ya da teröristler tarafından ele geçirilir ve kullanılırsa sonuç ne olur?.. O mektup şu sözlerle bitiyordu:
–Harekete geçmek için çok az zamanımız var. “Pandora’nın kutusu” bir kez açıldı mı kapatması çok zor olacak!..
İnsanlığın sonu!..
Aklı başında bilim insanları Pandora’nın kutusundan uzak durulmasını öğütlüyor…
Örneğin kısa süre önce yaşamını yitiren dünyaca ünlü fizikçi Stephen Hawking “insan zekasına yetişebilecek bir şey yaratmanın çok ciddi sonuçlara yol açabileceğini” açıklamış, şu tüyler ürperten örneği de vermişti:
–Şimdiye kadar geliştirilen ilkel yapay zeka türleri insanlığa son derece yararlıydı. Ancak şimdi durum farklı. Yapay zeka kendini geliştirmeye devam edebilir ve hatta kendini yeniden biçimlendirebilir: Son derece yavaş bir biyolojik evrimle sınırlı olan insanlar, bu tür bir güçle yarışamaz. Yapay zeka, yeryüzünde insan ırkının sonunu getirebilir!..
Hawking haklı çıktı. Bu sözleri söyledikten çok kısa bir süre sonra, Facebook, yapay zeka üzerinde yaptığı çalışmaları durdurduğunu açıkladı. Sebep neydi peki?..
–Geliştirilen yapay zeka yazılımları, kendi aralarında bir dil üretmiş ve kendilerini yaratan insanı devre dışı bırakmışlardı. Kendi aralarında konuşuyorlardı artık!..
Bu korkutucu gelişmenin farkına varan bilim insanları da çalışmaları durdurmaya karar vermişlerdi!..
Microsoft’un geliştirdiği yapay zeka yazılımı “Tay” ise , ırkçı ve tartışmalı siyasi yorumlar yapıp, insanlara küfretmeye, onları aşağılamaya başlayınca Twitter hesabı askıya alındı mesela!..
Örnek çok! Bilim dünyasının çok önemli bölümü, bu tür yazılımların felaketlere neden olabileceğine işaret ediyor.
Peki Türkiye, bu işlerin neresinde ?.. Bizde de bir takım “zeka türleri” bulunuyor tabii. Örneğin bunlardan birinin, üstelik bir kadının, bir gerici sempozyumda tesettür giymeyen kadınlar hakkında şöyle konuştuğu ortaya çıkmıştı:
–Müslüman kadın tesettürde olmalıdır. Başları biraz açılmış, kabuğu soyulmuş domatesi kimse almak istemez!..
Daha önce de bu türlerden biri, “dünyanın düz olduğunu” üstelik makale yazarak iddia etmişti!.. O nedenle korkmaya gerek yok; bu türler varken bu ülkede yapay zeka filan asla barınamaz…
–Yüreğinizi ferah tutun!..
Ülkelerini Ortaçağ karanlığına hapsetme uğraşı veren yönetimlerin bulunduğu ülkelerde yılların birbirini izlemesi hiçbir şeyi değiştirmiyor, ne yazık ki… O güzelim özdeyişte söylendiği gibi:
–Aynı tas, aynı hamam!
https://twitter.com/umit_zileli