İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) ilk olarak seçilmiş İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu döneminde başlatılan kışlık sebze fidesi desteğine aralıksız devam ediyor.

Kışlık sebze fidelerinin dağıtımı açık alanlar için ağustos ayında, seralar için ekim ayında gerçekleştiriliyor. Brokoli, karnabahar, kıvırcık marul, kara lahana, beyaz lahana ve kırmızı lahana fidelerinden oluşan destek kolilerinin dağıtımına Şile'den başlandı. Fide dağıtım törenine İBB Başkanvekili Nuri Aslan ve beraberindeki İBB kurmayları da katıldı. Dağıtım töreninde konuşan Şileli üretici, Mahmut Küçükaslan, desteklerinin çiftçiler için önemine değinerek, İBB yetkililerine teşekkür etti. Ardından açılış konuşmasını İBB Başkanvekili Nuri Aslan aldı. Çiftçilerin yoğun desteği ve alkışlarıyla kürsüye çıkan Aslan, konuşmasına şu şekilde devam etti;

'YOLUMUZU YÜRÜMEKTEN, CUMHURİYETE HİZMET ETMEKTEN; ESNAFA, KÖYLÜYE, SANAYİCİYE HİZMET ETMEKTEN ASLA VE ASLA GERİ ADIM ATMAYACAĞIZ'

'Bir buçuk yıldır haksız ve hukuksuz biçimde Silivri'de tutulan İstanbul'un seçilmiş Büyükşehir Belediye Başkanı ve muhalefetin Cumhurbaşkanı adayı, Cumhurbaşkanı adayımız Sayın Ekrem İmamoğlu'nun size selamlarını getirdim. Ekrem Başkanımız, sizlere olan inancı ve sevgisiyle hepinizi saygıyla, sevgiyle ve hiç tükenmeyen bir umutla kucaklıyor ve selamlıyor. Çünkü o bu ülkeyi seviyor, çünkü o bir Cumhuriyet çocuğu, çünkü o Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün izinden yürüyen bir vatan evladı. Ekrem Başkanımız, ilçe belediye başkanlarımız, yol arkadaşlarımız tutuklu. Ancak biz ülkemizden umudumuzu kesmeyeceğiz. Ne bu milletten umudumuzu kesmeyeceğiz ne bu Cumhuriyetten umudumuzu kesmeyeceğiz. Erinde sonunda iyiler kazanacak. Biz de iyilerin tarafındayız. Çünkü bizler Cumhuriyetin çocuklarıyız. Hiçbir koşulda da umudumuzu, dediğim gibi, kesmeyeceğiz; pes etmeyeceğiz ve asla yılgınlığa düşmeyeceğiz, yılgınlığa kapılmayacağız. Bu yola çıkarken kolay olduğunu hiç düşünmedik. Bu yolda yaralanan... Ne derler? Bu yolda yolu terk edenler oldu. Bu yolda yoldan ayrılanlar oldu, umudunu kaybedenler oldu. Yaralanan olsaydı biz onu tedavi ederdik. Korkup gidenler oldu. Olsun! Nasıl Gazi Mustafa Kemal Atatürk o günü aştıysa onun çocukları da bugün bunları aşar. Çünkü biz doğrudan yanayız. Yolumuzu yürümekten, Cumhuriyete hizmet etmekten; esnafa, köylüye, sanayiciye hizmet etmekten asla ve asla geri adım atmayacağız. Kim ne söylerse söylesin, milletin efendisi olan köylünün, emekçinin, işçinin yanında olacağız.'

'ÇİFTÇİ DE KÖYLÜ DE KİMSE KENDİSİNİ YALNIZ HİSSETMESİN'

'Daha 15 gün olmadı, hasat için Çatalca'daydık, Silivri bölgesindeydik. Bir taraftan ücretsiz fidelerimizi, desteklerimizi dağıtıyoruz; bir taraftan da onların hasadına gidiyoruz. O kadar mutluyum ki aslında... Çünkü Ekrem Başkanın yol arkadaşıyım ve o kadar mutlu oluyorum ki aslında, 'yapılamaz' denilen her şeyi yapanların arkadaşıyım. Şimdi şurada, 'Para ile satılamaz' diye kolilerin üstünde yazıyor. Ücretsiz olarak İstanbul Büyükşehir Belediyesinin bu ülkenin üreticisine, çiftçisine verdiği desteği görünce göğsüm kabarıyor. Çünkü benim okuduğum yıllarda bu ülke kendi kendine yeten ender ülkelerden biriydi. Maalesef son zamanlarda ülke gıda için, tarım için yurt dışına muhtaç hâle geldi. Bizim işçi de, emekçi de, emekli de, çiftçi de, köylü de, sanayici de, esnaf da başımızın tacı. Kim İstanbul'da bir şeye ihtiyaç duyuyorsa onun yanında mutlaka Türkiye Cumhuriyeti Devletinin İstanbul Büyükşehir Belediyesi var. Yetmez ama desteklerimiz... Anadolu'da kim kendini yalnız hissediyorsa orada da İstanbul Büyükşehir Belediyesi var ve Ekrem İmamoğlu var. Çiftçi de, köylü de kimse kendisini yalnız hissetmesin.'

'BİZ, SİZLERE DESTEK OLMAYI BİR VATAN BORCU BİLİYORUZ'

'Bugün bizler Cumhuriyetin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün 'Üreten köylü milletin efendisidir' sözünü hakikate dönüştürmek için onun çocukları olarak gece gündüz 7 yıldır uğraşıyoruz. Bakın, o büyük Atatürk henüz Cumhuriyet ilan edilmemişken, yani 1923'te ama Cumhuriyet ilan edilmemişken, İzmir İktisat Kongresi'ni toplamış, İktisat Kongreleri toplamış ve üreticilerle bir araya gelmiştir. Çünkü bir milletin bağımsızlığı ancak ekonomik kalkınmayla mümkündür. Üreticiye verdiği destekle doğrudan ilgilidir. Bir ülkenin gerçek bağımsızlığı toprağı işleyen, üreten insanların emeği ve alın teridir. Eğer bir ülke kendini bağımsız hissediyorsa bilin ki o ülkenin milleti alın teriyle toprakta, sanayide, bakkalda, fırında çalışıyor demektir; iş buluyor demektir, iş imkânı yaratılıyor demektir. Soframıza gelen her lokmanın arkasında sizlerin alın teri var, sabrı var ve insanüstü emeği var. Tarım zor bir iş. Ama bu ülke tarımla kalkındı. Hatırlayın, Kurtuluş Savaşı zamanındaki o görüntüleri hatırlayın. O emekçi, o köylü sofrasındaki, ambarındaki buğdayı, unu, tarlasındaki emeği, alın terini koymasaydı asker cephede nasıl ayakta duracaktı? İşte bu ülkenin kurtuluşunun asıl mimarlarından birisi de köylüdür ve emekçidir. Biz de sizlere destek olmayı bir vatan borcu biliyoruz, bir gönül borcu biliyoruz, Cumhuriyete borcumuz biliyoruz.'

'2019 YILINDAN BERİ TARIMI SADECE BİR DESTEK ALANI DEĞİL, İSTANBUL'UN VE TÜRKİYE'NİN EN STRATEJİK GELECEĞİ VE GIDA GÜVENLİĞİ MESELESİ OLARAK GÖRDÜK'

'Bugün mutfaktaki yangının, pazardaki fahiş fiyatların, fileyi dolduramayan vatandaşlarımızın yaşadığı çaresizliğin tek bir sebebi var: Yıllardır çiftçimizi küstüren, üreticiyi borç yükü altında ezen, toprağı betona kurban eden anlayıştır. Beton ekonomisi çökmeye mahkûmdur. İlla da illa da üretmek ve toprağı işlemek gerekiyordur. Ama biz ne yaptık İstanbul'da? Toprağı yeniden ektirerek sadece çiftçimizi desteklemiyoruz; mutfağında tenceresini kaynatmakta zorlanan İstanbullu komşularımızın da hakkını koruyoruz. İşte bu yüzden 2019 yılından beri tarımı sadece bir destek alanı değil, İstanbul'un ve Türkiye'nin en stratejik geleceği ve gıda güvenliği meselesi olarak gördük. Bir ülkenin gıdası yoksa, gıdada dışa bağımlıysa stratejik olarak enerjiden daha kıymetli bir durum... Siz bağımsız filan değilsiniz. Siz oradan gıda gelmediği sürece yiyecek, içecek sofranızda bulamazsınız.'

'GELİN, BİRLİKTE İSTANBUL'UN ÇEPERLERİNDE EKİLMEDİK TOPRAK BIRAKMAYALIM'

'Cumhuriyetin halkçı kamu anlayışını İstanbul'un bereketli topraklarına taşıdık. Hatırlayın, 2019 yılında göreve geldiğimizde İstanbul Büyükşehir Belediyesinin çiftçilerimize yönelik tek bir tarımsal destek programı yoktu. 7. yılın sonunda Bakanlık bile artık İstanbul'a tarımsal destek vermek zorunda kaldı. Cumhuriyetin iki kurumu, yani Türkiye Cumhuriyeti Büyükşehir Belediye Başkanlığı ile Türkiye Cumhuriyeti Tarım Bakanlığı yarış yapmak durumunda kaldı. Biz yarışacak kurumlar değiliz. Biz devletin iki kurumuyuz, yan yana kol kola gidecek kurumlarız. Gelin, İstanbul'un analizini yaptık. Tarım Hayvancılık Daire Başkanlığımızdaki bilgileri size verelim. Gelin, birlikte İstanbul'un çeperlerinde ekilmedik toprak bırakmayalım. Yeter ki siz tarımdan yana olun, üretimden yana olun; biz kapılarımızı, İstanbul Büyükşehir Belediyesinin bilgi birikimini size sunmaya hazırız. Yükselen maliyetler sizlerin de fark ettiği gibi üreticimizi eziyor. Çiftçimiz toprağından uzaklaşıyor, ekilebilecek tarım alanlarımız boş kalıyor. Bu sadece çiftçimizin içi değil, bütün kentimiz için de böyle, bütün kentlerimiz için de böyle aslında. Ama biz asla karamsarlığa teslim olanlar olmadık. Nasıl Kurtuluş Savaşı'nda damarlarımızdaki asil kandan doğduysak bugün de öyle doğacağız. Başarmamamız mümkün değil. Siz toprağı ekerseniz, siz milletin gönlüne girerseniz o fidenin yeşermemesi ve olgunlaşmaması mümkün değil.'

'İBB BÜTÜN İMKÂNLARINI ÇİFTÇİNİN, KÖYLÜNÜN, ESNAFIN, EMEKÇİNİN, SANAYİCİNİN ÖNÜNE SUNDUK'

'Biz şuna inanıyoruz: Eğer sizin umudunuz varsa, eğer siz inanıyorsanız mutlak ve mutlak umut varsa çözüm de var. Biz biliyoruz ki umut hem kendi içimizde hem sizde hem de şu an Silivri Zindanları'nda. Ekrem Başkanımızın liderliğinde biz kollarımızı 2019'la beraber sıvadık. Aklın, bilimin ışığında Cumhuriyetin üretken ruhuyla hareket ettik. Üreticilerimizle, ziraat odalarımızla, kooperatiflerimizle el ele verdik. Ortak akılla çözümler ürettik. Bir daha söylüyorum: İstanbul'da ortak akılla çözümler ürettik. 'Ben diyorsam yapacaksınız' demedik. Size sorduk, siz karar verdiniz, biz sadece uyguladık. Çünkü bizim efendimiz millettir. Biz milletin efendisi değiliz, millet bizim başımızın tacıdır. İstanbul Büyükşehir Belediyesinin bütün imkânlarını çiftçinin, köylünün, esnafın, emekçinin, sanayicinin önüne sunduk. Çünkü biz engel olan değil, yol açanız. 'Yaptıklarımız yapacaklarımızın referansıdır' diyoruz ya; bu yaptıklarımız daha başlangıç ve fragman. Bu ülkede mutluluğu, huzuru, barışı ve üretimi biz getireceğiz ve göreceksiniz bu millet tekrar ayağa kalkacak. Fakirlik bizim en büyük düşmanımız ve onunla savaş etmeye devam edeceğiz.'

'İSTANBUL'DA YAŞAYANIN VERDİĞİ VERGİYİ İSTANBULLUNUN HİZMETİNE SUNDUK. YAKINDIR, TÜRKİYE'NİN HİZMETİNE SUNACAĞIZ. HİÇ KİMSENİN ŞÜPHESİ OLMASIN'

'Bugün dağıttığımız fide kutularının üstünde ne yazıyor? 'Parayla satılmaz' İstanbullunun, İstanbul'da yaşayanın verdiği vergiyi İstanbullunun hizmetine sunduk. Yakındır, Türkiye'nin hizmetine sunacağız. Hiç kimsenin şüphesi olmasın. İstanbul modelinden, halkçı belediyecilik anlayışımızdan, Cumhuriyetin geçmişinden gurur duyuyoruz. Cumhuriyetin çocukları ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün izinden gidenler sadece İstanbul'a değil, Bakanlığa da örnek oldu ve şimdi tüm Türkiye'de Bakanlık tarıma destek oluyor. Tarım Bakanlığına buradan teşekkür etmek istiyorum. Açıklama yapmış Tarım Bakanımız; 'İstanbul ayçiçeğinde 5. sıraya yükseldi üretimde' Tabii ki yükselicek, biz varız! İstanbul Büyükşehir Belediyesi var! Üreticinin de çiftçinin de yanında olanlar var! Bakanımızın, çiftçiliğin, tarımın İstanbul'da bu kadar yükselmesini benimsemesi ve kabullenmesinden dolayı teşekkür ediyorum. Ve tekrar ifade ediyorum Sayın Bakanım: İstanbul Büyükşehir Belediyesi Tarım Hayvancılık Daire Başkanlığının tüm kadroları ve bilgileri emrinizdedir, devletin emrindedir. Şimdi, hatırlayın pandemi dönemini. Kimse sokağa çıkamıyor; Ekrem İmamoğlu talimat vermiş: 'Gidin çiftçinin, köylünün yanında olun. Esnafın yanında olun, minibüsçünün yanında olun, taksicinin yanında olun, sanayicinin yanında olun' Ekrem İmamoğlu o gün sizin yanınızda oldu mu? Oldu. Çiftçinin, emekçinin yanında oldu mu? Oldu. Onlar ne yaptılar? İstanbul Büyükşehir Belediyesini kalplerine bastılar ve mühürlediler. O günden bu yana her yıl desteğimizi katlayarak büyütüyoruz. Şimdi toprağına sahip çıkan genç kardeşlerimize, üreten kadınlarımıza buradan söz veriyoruz: Sizi bu topraklarda asla İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak, Cumhuriyetin çocukları olarak, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün yolundan gidenler olarak yalnız bırakmayacağız. Gücümüz yettikçe, sağlığımız elverdikçe emrinizdeyiz; çiftçinin, köylünün, üreticinin yanındayız.'

'BUGÜNE KADAR TOPRAĞIMIZA SUNDUĞUMUZ DESTEĞİN TOPLAM BÜYÜKLÜĞÜ 1 MİLYAR LİRAYA YAKLAŞTI'

"BU KANUN TEKLİFİ İMRALI'NIN ONAYINDAN GEÇTİ, TÜRK MİLLETİNDEN GİZLENDİ!"
"BU KANUN TEKLİFİ İMRALI'NIN ONAYINDAN GEÇTİ, TÜRK MİLLETİNDEN GİZLENDİ!"
İçeriği Görüntüle

'Bakınız, 2020 yılında sadece İstanbul'da kayıtlı görünen, İstanbul Büyükşehir Belediyesinin de tespit edebildiği çiftçi sayısı 693! Bugün destek verdiğimiz çiftçi sayımız 10.818'e ulaştı. Bugüne kadar toprağımıza sunduğumuz desteğin toplam büyüklüğü 1 milyar liraya yaklaştı. Bu yıl da İstanbul'da çiftçiyi, köylüyü, emekçiyi desteklemek için tam 300 milyon lira civarında ödenek ayırdık. Biraz önce emekçi kardeşim üniversiteden de mezun olmuş ve toprakla uğraşıyor söyledi: Biz sadece bedelsiz, parayla satılmaz fide desteği sağlamıyoruz; kadrolarımız geliyor, size insan desteği ve teknik destek sağlıyor. 2020 yılından bugüne kadar yaklaşık 80 milyon adetin üzerinde fide desteğini çiftçilerimize sunduk. Biraz önce söyledim ya Sayın Bakana teşekkür ediyorum diye; tam 16.000 torbadan fazla yağlık ayçiçeği tohumu, tonlarca buğday, arpa, yulaf, fasulye ve nohut tohumu, binlerce ton gübre, sulama hortumu ve 1 milyon litrenin üstünde mazot desteğini sizlerle buluşturduk. Sadece sizlerle mi? Balıkçılara da balıkçıların ihtiyaçlarını sağladık. Şimdi fındıkçılara, buradan Daire Başkanımıza söylüyorum: İstanbul'da kim üretiyorsa ve kendini yalnız hissediyorsa onun yanında olun. Biz çünkü milletin parasını millete veriyoruz. Benim babamın parası değil; millet çalıştı, kazandı, vergi verdi, bize gelen paydan da biz geri millete hizmet ediyoruz, etmeye de devam edeceğiz. İstemekten utanmayın! Kendi paranızı istiyorsunuz. Kendi alın terinizle verdiğiniz, oluşturduğunuz vergiyi kendinize hizmet diye istiyorsunuz.'

'KIŞLIK FİDE DESTEĞİMİZ 7 YILDA 45 MİLYON ADET CİVARINA ULAŞTI'

'Sadece bugün burada dağıtacağımız kışlık fide desteğimiz 7 yılda 45 milyon adet civarına ulaştı. Bir de bunun yazlığı var, yani biraz önce söyledim ya 80 milyon adede ulaştık diye. İstanbul'un ekilen alanlarının 4'te 1'ini fidelerimizle, tohumlarımızla buluşturuyoruz. İstanbul'un bütün kaynaklarını kullanmaya hazırız. Yeter ki çiftçi eksin, İstanbul üretsin. Tüm bunları yaparken nasıl yapıyoruz biliyor musunuz? Bedelsiz, hibe desteği, geri dönüşümü hiç yok. Siz yeter ki ekin, yetiştirin ve götürün satın, evinize ekmek getirin. Tabii ki kopyalayanlar kopyalıyorlar; geliştirecekler kendilerini. Onlar da bir gün çiftçiye bedelsiz fide dağıtmayı, gübre dağıtmayı, mazot vermeyi öğrenecekler. Ama bizim o kadar sabrımız var mı? Yok. Bekleyin, geleceğiz. Tüm Türkiye'de, İstanbul Büyükşehir'de uyguladığımız yöntemi inşallah önümüzdeki yazdan önce sağlamaya çalışacağız.'

'DESTEK BİZDEN, GAYRET SİZDEN, BEREKET DE CENAB-I ALLAH'TAN'

'Şartlar ne kadar zor olursa olsun, koşullar ne kadar ağır olursa olsun, maliyetler ne kadar yükselirse yükselsin; sakın ola ki sakın, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün yol arkadaşları olarak ve Cumhuriyetin çocukları olarak hepinize ve hepimize söylüyorum: Asla ve asla umutsuzluk yok, umudunuzu kesmeyin! Hiçbir baskı, hiçbir engel üreten insanın azmini ve toprağın bereketini durduramaz. Ne fırtınalar gördünüz ne kar yağışları ne seller... Topraktan vazgeçtiniz mi? Koyduğunuz alın terini geri aldınız mı? Alamamış olabilirsiniz son yıllarda, hiç merak etmeyin! Göreceksiniz, bakacaksınız... Ne verdiyseniz bu toprağa alın teri olarak, emek olarak bu ülkeye; geleceğiz ve sizi huzur içinde ve mutlu yaşatmaya başlayacağız. Her şey çiftçi için yapılacak ve üretici için yapılacak. Şimdi sizlerden bu bereketli toprağın huzurunda toprağımıza ve tarlamıza sahip çıkmaya, ne olursa olsun umudumuzu diri tutmaya ve Atatürk'ün bıraktığı mirası olan Cumhuriyetin ışığına sahip çıkmaya davet ediyorum. Söz veriyor musunuz bu Cumhuriyete, bu ülkeye, çiftçiye sahip çıkacağınıza? Hiç merak etmeyin, biz de söz veriyoruz. Bu can bu bedende olduğu sürece Cumhuriyetin askeridir, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün yol arkadaşıyız biz. Sizlerin bu azmi ve kararlılığı olduğu sürece aşamayacağımız hiçbir engel yok. Destek bizden, gayret sizden, bereket de Cenab-ı Allah'tan. Yeni üretim sezonumuz bereketli, ürününüz bol, kazancınız helal olsun. Sağ olun, var olun!'

Konuşmaların ardından çiftçilere sahneye davet eden İBB Başkanvekili Nuri Aslan, üzerlerinde 'Para ile Satılmaz' yazılı Kışlık Sebze Fidesi kolilerini üreticilere takdim etti. Ayaküstü çiftçilerin sorunlarını de dinleyen Aslan, problemlerin çözümü için çalışacaklarını kaydetti. Program, Nuri Aslan ve çiftçilerin çekildiği anı fotoğrafıyla son buldu.

Kaynak: KAHA