“TOPU TOPU 6 SAATLİK” KATLİAM!

Gezi davası önceki gün sona erdi…

Mahkeme hakkında “ağırlaştırılmış müebbet cezası” istenen tek tutuklu sanık Osman Kavala dahil tüm sanıklar hakkında beraat kararı verdi… Gerçi Kavala’nın tahliyesi ancak nizamiyeye dek sürdü; 15 Temmuz Darbe kalkışması gerekçesiyle gözaltına alınarak Emniyet’e sorgulanmaya götürüldü, bugün mahkemeye sevkedilecek, ne olacak hep birlikte göreceğiz…

AKP’li Cumhurbaşkanı bu sonuçtan hiç haz etmemiş olacak ki, dün grup toplantısında esti, gürledi… Gezi olaylarını tıpkı askeri darbeler gibi devleti ve milleti hedef alan alçak bir saldırı olarak niteledikten sonra ise, Gezi’nin yanında yer alanları da şöyle tarif etti:

-Her kim Gezi olaylarını masum bir çevre hareketi olarak tanımlıyorsa ya gafildirler ya da taammüden bu ülkenin ve milletin düşmanıdır!..

Her şeyden önce, Gezi olaylarını yerinde izlemiş, güvenlik güçlerinin orantısız müdahalelerini, sivil giyimli ne idüğü belirsiz şahısların saldırılarını görmüş, gencecik insanların taksim meydanında nasıl yerlerde sürüklendiğine, tanıklık etmiş, polis kurşunlarına, gaz kapsüllerine hedef olarak yaşamdan koparılmış, gözünü, uzvunu kaybetmiş gencecik insanların fotoğrafları karşısında vicdanı kanamış bir gazeteci ve yurttaş olarak, bu acımasız suçlamayı toptan reddettiğimi belirtmek isterim…

Ehh, haliyle İktidarın zirvesinden böyle bir suçlama gelince, bunu fırsat bilen bazı mahfillerin nasıl saldırıya geçeceğini görmek için “kahin” olmaya gerek yoktu; nitekim öyle de oldu, başı da medyanın yüzkarası, “gazete” görünümlü mevkutesi ve “yazar” sıfatlı tetikçileri  çekti…

-Üstelik Gezi ile Sivas katliamını karşılaştıracak kadar rezilleşerek!..

Sivas’taki “masum” katiller!..

Yeni Akit isimli “hedef göstermekle” ünlü “gazetenin” yazarı Ali Karahasanoğlu, dün köşesine şöyle bir başlık attı:

-Sivas’ta idam Gezi’de beraat!

Sonra da “var mısınız, somut örnekler üzerinden, Gezi isyanı için verilen beraat kararını değerlendirmeye?” diyerek, 33 aydının yakılarak katledildiği Sivas katliamıyla Gezi’yi karşılaştırdı! Hem de ne karşılaştırma:

-2 Temmuz 1993 günü yaşanan olayda, eylemin tamamı 6 saat idi… 6 saat süren eylem sebebiyle 33 Sivaslılar, Türkiye Cumhuriyeti’nin anayasal düzenini cebren değiştirmeye teşebbüs etmekle suçladılar ve mahkum ettiler.. Topu topu 6 saat… Başı, sonu hepsi 6 saat…

Muhterem, milletin gözünün içine baka baka yalan söylüyor!.. Öncelikle eylem 6 saat idi aman en başından kışkırtıcı gazete başlıklardan, Sivas’a dışarıdan getirilen eli kanlı yobazlardan hiç söz etmiyor! Bitmedi; o “topu topu 6 saat” dediği aşağılık eylem sonucu, 33 aydın, sanatçı, yazar milyonların gözü önünde, canlı yayınlar eşliğinde yakılarak öldürüldü!.. Sivas Valisi’nin makamı basıldı; orada bulsalardı ne olurdu acaba?!.

O kalkışmada, iki otel görevlisi de yaşamını yitirdi… Zavallı insanları öldürmek hırsıyla cayır cayır yanan otele girmek isteyen iki saldırgan da hayatını kaybetti…

Karahasanoğlu, Sivas’ta yaşanan olaylar sebebiyle yargılananların hemen tamamının hayatlarında Karakol’un önünden bile geçmeyen, kendi halinde hayatlarını idame ettirmeye çalışan insanlar olduğunu da iddia etti. Arşivler, o günün görüntüleri ortada; lütfen açın bakın, ellerinde gaz bidonları, ağızlarından salalar akarak “ölüm” çığlıklarıyla ve de saatlerce Madımak Oteli’nin önünde saf tutan o kalabalığın, nasıl gözleri dönmüş bir yobaz gürûhu olduğunu hiç kuşkuya yer bırakmayacak şekilde göreceksiniz…

Gerici kafa böyledir; Gezi’de yaşamını yitiren, ağır yaralanan o gencecik insanlardan, ailelerinden bile utanmaz, savundukları yobazların ellerindeki masum kanını dahi görmezden gelirler…

-Gericinin cibilliyeti budur!..

Sağlıksız ürünler konusunda bir firmanın savunması

Biliyorsunuz son iki yazımda, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın açıkladığı, insan sağlığını hiçe sayan, ürünlerine her türden yabancı madde katan şirketlerin tümünün isimlerini paylaşmıştım sizinle…

Bir yığın firma arasından yalnızca bir firma açıklama gönderdi ve Tarım Bakanlığı’nın yanlış yaptığını, konuyu yargıya taşıdıklarını, ayrıca her hafta düzenli olarak, üstelik bakanlığa ait kurumlarda ürünlerini sürekli olarak analize soktuklarını anlattı ve belgelerini gönderdi.

Baltalı Gıda Yöneticisi Funda Özer Baltalı imzası ile gelen “bilgilendirme” açıklamasında, şöyle deniliyor:

-Biz üretim sistemi olarak ve yaptığımız kontrollerle, sadece %100 keçi sütü kullandığımızı her şart dahilinde ispatlayabilir durumdayız.

Ben de “cevap hakkına” duyduğum saygı, konunun yargıya taşınması ve gönderdikleri belgeler ışığında konuyu paylaşıyorum… Bilginize

https://twitter.com/umit_zileli