İNTİHAR ve İNSANLIK!..

Önümdeki dijital haberdeki başlık aynen şöyleydi:

-İntihar haberleri gündemden düşmüyor: Türkiye nereye gidiyor?..

Acı acı gülümsedim; “nereye gittiğimiz belli değil mi?” diye düşündüm… Gün geçmiyordu ki, yürek burkan, vicdan kanatan bir intihar haberi yer almasın medyada…

Peki, gençler, aile babaları, işçiler, memurlar, toplumun geniş kesiminden insanlar niçin intihar ediyorlardı acaba? Geride bıraktıkları üç satırlık mektuplar, arkadaşlarının, yakınlarının söyledikleri hep birbirine benzer nedenlerdi:

-Açlıktan, yoksulluktan, işsizlikten, içine yuvarlandıkları borç sarmalından, mutsuzluktan!..

Mesela daha iki hafta kadar önce Hatay’da Adem Yarıcı isimli yurttaş, valiliğin önünde kibriti çakıp bedenini ateşe verirken şöyle haykırıyordu:

-Çocuklarım aç, iş istiyorum anlamıyor musunuz?..

Ağrı Belediyesi’nin AKP’li kadın meclis üyesi Selma Gökçen, sosyal medya hesabından yakma eylemi için “böyle ucuz siyasi manevraları millet yemez” diye mesaj attığında Adem Yarıcı çoktan yaşamını yitirmişti…

-Nerede insanlık, nerede vicdan?!..

Genç ölüler!..

2002’nin hemen başında, 5 Ocak’ta İstanbul Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü 3. Sınıf öğrencisi Sibel Ünli yaşamına son verdi…

Ailesi iki gün önce polise “kayıp” başvurusunda bulunmuştu. Sibel’in cansız bedeni Samatya sahilinde bulundu… Sibel, son paylaşımında şöyle seslenmişti:

-Bir liraya karnımı doyurabilir miyim? Yemekhane kartımda para kalmamış, sadece 1 liram var. Bir lira 40 kuruşmuş…

Sibel’in yaşamına son verdiği sıralarda İstanbul Üniversitesi öğrencileri, yemeklere gelen zamları protesto için eylem yapıyorlardı… Sibel’in ölümü üzerine Rektörlük zammı geri çekti!..

Bu tarihten yalnızca 1,5 ay sonra bu kez İstanbul üniversitesi Radyo, televizyon ve Sinema Bölümü 4. Sınıf öğrencisi Hakan Taşdemir canına kıydı… Hakan uzun zamandır işsizdi ve borçlarını ödeyemiyordu… Geride bıraktığı mesajda yalnızca iki sözcük vardı:

-Sebebini aramayın!

Hakan’ın istanbul Üniversiteli arkadaşları, onu anmak ve basın açıklaması yapmak istediler. Ancak özel güvenlik görevlilerinin(ÖGB) saldırısına uğradılar ve okula alınmadılar! Öğrenciler, yapılan saldırının görüntülerini paylaşıp, saldırı emrinin ÖGB müdürü Kenan Arslan tarafından verildiğini ve müdahalenin de Arslan tarafından kontrol edildiğini duyurdular..

-Anlaşılan üniversite yönetimi, yaşamını yitiren gencecik bir insan için yapılacak anma toplantısından dahi haz etmiyordu!..

İntihar eden edene!..

Bu başlık dün KORKUSUZ’un manşetiydi…

Çok doğru bir başlıktı ne yazık ki! Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın “ekonomi uçuyor” dediği zaman diliminde Konya Selçuklu’da evli ve iki çocuk babası M.Ç. Maddi sıkıntı ve borçlara daha fazla dayanamayıp Konya Kamyon Garajı’nda kendini kamyonuna asarak intihar etti…

M.Ç.’nin kısa bir süre önce bozulan kamyonunu da arkadaşlarından borç alarak tamir ettirdiği, geçim sıkıntısı nedeniyle 15 gün önce de eşinden boşandığı öğrenildi…

Bitti mi sanıyorsunuz; maalesef bitmedi, Daha önceki gün Antalya Manavgat’ta  garsonluk yapan iki çocuk sahibi 48 yaşındaki Halit Yılmaz, ödeyemeyeceği miktarda yüklü borcu nedeniyle tüfeği başına dayayıp tetiği çekti… Geride bıraktığı mektupta banka borçları yüzünden ve geçim sıkıntısından bunaldığını anlatıyor, “kimseye kızgın değilim, hakkınızı helal edin” diyordu. Yılmaz’ı bir bankaya 26 bin, bir diğer bankaya da 450 TL borcu bulunuyordu!..

Ankara’da ise 15 yıllık matematik öğretmeni, 38 yaşındaki İnan Avşar ise aracında intihar etti. Bir gün önce çekip sosyal medyada yayınladığı videoda “Çok mücadele ettim. Bu dünyanın adaleti yok” diyor, eğitim sistemi ve fazla mesai saatlerinden yakınıyordu. Son sözleri ise vicdan kanatıcıydı:

-Artık çocuklarımın yüzüne bakamıyorum!..

AKP’li meclis üyesi hanımefendinin hiç vicdanı sızlamadan söylediği “millet böyle ucuz siyasi manevraları yemez” sözleri yukarıda verdiğim örneklerin hangisine uygundur acaba, söylese de aydınlansak…

Şu satırları yazdığım sırada bu güzelim ve bahtsız ülkede hangi trajediler yaşanıyor, onu da hiç bilmiyorum …

-Onları da yakında öğreneceğiz ve insan sıfatına layık olanların yüreğine yine ateşler düşecek!..

https://twitter.com/umit_zileli