İdris Naim Şahin öyle sıradan bir siyasetçi değil! Kendisine neden ‘taklacı’ denildiğinin hikâyesi bile farkı gösteriyor...

Bir varmış, bir yokmuş…

Zamanın birinde, bir ülkede insanların inançlarını kendine sermaye yapan, bu yolla büyük servet kazanan üstüne bir de ‘mehdi’ olduğunu iddia eden bir ‘şeyh’ ile yakın çevresi yaşarmış…

Bu zat ve çevresi o kadar zenginleşmiş, o denli güçlenmiş ki, ülkeyi yönetenlerin bile dikkatini çekmiş… Araştırma, soruşturma derken bakmışlar ki inanılmaz bir durum söz konusu, basıvermişler bu zatın evini ve tabii yakınında bulunanların işyerlerini, depolarını, yaşadıkları yerleri de…

Şeyh hazretleri evinin gizli bölmesinde ele geçmiş. Baskınlarda aranan işyerlerinde neredeyse insan boyunda kasalarda akıl almaz miktarda paralar bulunmuş. Ama asıl büyük şaşkınlık şeyhin kardeşinin deposunda yaşanmış; açılan kasadan yüzlerce kilo altın, milyarlarca lira değerinde yabancı para çıkmış, iyi mi!

Bitmedi, ele geçen evraklardan, yazışmalardan, hesaplardan, bu adeta devasa bir ‘holding’ sayılabilecek cemaat başının paracıklarını sağlama alabilmek için ülke dışına büyük paralar kaçırdığı da ayan beyan ortaya çıkmış…

Her şeyi bulmuşlar ancak şeyhin kardeşini, hani deposunda yüzlerce kilo altın, milyarlarca para bulunan zatı bulamamışlar…

Aramışlar, taramışlar sonunda bu beyzadenin ülkeden kaçmaya çalıştığını saptamışlar, takibe almışlar, kaçmakta olduğu arabayı bile tespit etmişler ve ülkenin bir cennet köşesinde yakalamışlar…

Aaa, bir de ne görsünler; beyzadenin yanında arananlardan biri daha var. Araba desen çakarlı, lüks bir araç… Kime aitmiş peki?

-Ülkenin eski bir Dahiliye nazırına!

Günlüğü 2 TL’ye çakarlı lüks araba!

Şimdi diyeceksiniz ki, “Yok artık bu kadarı masallarda bile olmaz!”

Normalde haklısınız, ancak ‘mevzubahis cennet vatanımız’ olunca ‘anormal şeyler de’ normalleşebiliyor! Dilerseniz isimlendirelim masalımızı:

-Cemaatin adı Süleymancılar… ‘Mehdi’ kılıklı kişi cemaatin başı Alihan Kuriş… Yurtdışına tüymek üzereyken yakalanan bu zatın kardeşi Hilmi Tuna Kuriş…Yanındaki diğer kaçak Erhan Yılmaz… Yakalandıkları yer Muğla…

Şimdi gelelim ‘zurnanın zırt dediği yere.’ Yurt dışına kaçmak için ayarlanan lüks araba kimin? Sahibi olarak Son Sistem Lojistik Bilişim ve Güvenlik Sistemleri Ltd. Şti. üzerine kayıtlı Şirket sahibi ise Mehmet Özmen. Bu kişi kaçakları taşıyan arabanın şoförlüğünü de yapan kişi aynı zamanda!

Yapılan araştırmada bu çakarlı arabanın 2030 yılına kadar eski İçişleri Bakanı İdris Nami Şahin’e tahsisli olduğu ortaya çıktı! Peki kaça kiralamış İdris Nami Bey bu aracı? Yıllık bin liraya…

-Yani günlüğü 2 liraya!

Bu arada yılda bin TL’ye arabayı kiraya veren Mehmet Özmen hakkında FETÖ üyeliği, kamu kurumlarının zararına dolandırıcılık, yağma ve görevi kötüye kullanma gibi çok sayıda suçta adli olay kaydı bulunduğu da ortaya çıktı! Bir ufak kayıt daha var:

-Mehmet Özmen’in Alihan Kuriş’in eşi Seda Kuriş adına Mercedes C200 4Matic alınması için 2 milyon 400 bin lira gönderdiği de tespit edildi!

Şimdi gelelim sayın eski bakana…

Taklacı bakan!

İdris Naim Şahin öyle sıradan bir siyasetçi değil!

Kendisine neden ‘taklacı’ denildiğinin hikâyesi bile farkı gösteriyor:

İçişleri Bakanlığı döneminde Erzurum Pasinler ziyareti sırasında bir yurttaş “Sizi seviyorum bakanım” deyince bakan Bey şu karşılığı vermişti:

-Öyle söylemekle olmaz, hadi bir takla at da görelim!

Lakabı bu şahane yanıttan sonra ‘taklacı bakan’ olarak kaldı!

Şahin, AKP’de uzun yıllar genel sekreterlik yaptı. 2011’de İçişleri Bakanı oldu. 17-25 Aralık operasyonlarının hemen ardından AKP’den istifa etti. Parti kurdu, olmadı, Saadet Partisi’nden 2019’da Ordu Büyükşehir belediye Başkan adayı oldu, yine tutturamadı!

Adaylığı sırasında Ordu’da miting yapan Recep Tayyip Erdoğan kendisi için şöyle diyecekti:

-Paçasını terör örgütlerine kaptıran, ‘taklacı!’

Ancak Şahin’in FETÖ’cü Ekrem Dumanlı ile ilişkisi gayet istikrarlı devam etti…

Yukarıda anlattığım masalın nerede biteceği belli değil. Ancak Şahin, günlüğü 2 lira olan arabayı İstanbul’a geldiği zamanlarda kullandığını, kaçakların kullanımına sunulduğunu bilmediğini ve suç duyurusunda bulunduğunu açıkladı…

-Bakalım bu saçma masal nasıl sonlanacak?