Gündem:
ALP BUĞDAYCI CEZAEVİNDE ÖLÜ BULUNDU
ALP BUĞDAYCI CEZAEVİNDE ÖLÜ BULUNDU

Eski haber spikeri Alp Buğdaycı cezaevinde ölü bulundu


Cezaevinde rahatsızlanan 52 yaşındaki eski haber spikeri Alp Buğdaycı hayatını kaybetti. Alp Buğdaycı 1,5 ay önce girdiği cezaevinde dün 15.00 sıralarında rahatsızlandı. Buğdaycı, cezaevi revirinde yapılan ilk müdahalenin ardından Bayrampaşa Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen Alp Buğdaycı kurtarılamadı. Avukatı kulağında ve alnında kan izleri olduğunu, kalp krizi şüphesinin de bulunduğunu söyledi. Bir dönemin en parlak haber spikerlerinden olan Alp Buğdaycı, Boğaz Köprüsü’nden atlayıp intihar eden yazar Metin Kaçan’la birlikte 18 yıl önce Güneş K.’ya tecavüz edip şiddet uyguladıkları iddiasıyla yargılanmıştı. Avukatının verdiği bilgiye göre karar kesinleşince Buğdaycı’ya yeniden cezaevi yolu göründü. Kaçak duruma düşen Buğdaycı, Beyazıt’ta yapılan bir kimlik kontrolünde yakalandı ve cezaevine konuldu.

Cezaevinde ölü bulunan Alp Buğdaycı bir dönemin en parlak televizyon spikerlerindendi. İyi bir gazetecilik kariyerine sahip olan Buğdaycı, 21 Temmuz 1964'te Diyarbakır'da doğdu. Pek çok dergi ve gazetede staj yaptıktan sonra asıl kariyerine 1989'da TRT'nin açtığı spikerlik sınavını kazanmasıyla başladı. Hem TRT radyolarında hem de televizyonda başarılı programlara imza attı. 1990'da ise Türkiye'nin ilk özel televizyon kanalı Star 1 (Magic Box) ekranında haber spikerliği yaptı. 

ALP BUĞDAYCI KÖRFEZ SAVAŞI'NDAKİ PERFORMANSIYLA PARLADI


Özellikle Birinci Körfez Savaşı dönemindeki canlı yayın performansı ile yılın en iyi spikeri olarak gösterildi. 

İŞKENCE VE TECAVÜZ İDDİASI KARİYERİNİ BİTİRDİ

Buğdaycı'nın bu parlak kariyeri ise tıpkı parlak bir romancı olan ve 2013'te intihar eden Metin Kaçan ile birlikte Güneş K. adlı kadına işkence ve tecavüzden tutuklanmasıyla son buldu. O dönemde aylarca gündemi işgal eden olayda Güneş K.'nın iddiasına göre Buğdaycı ve Kaçan kendisine saatlerde işkence ve tecavüz etmiş, sonra da ölümle tehdit etmişlerdi. Güneş K. olayı şöyle anlatmıştı:

"BERGEN GİBİ OLACAK"

''Olay gecesi iki kız arkadaşımla birlikte Kemancı Bar'a gitmiştim. 5 yıl arkadaşlık ettiğim Metin ile karşılaştım. Kendisiyle geçen yıl ayrılmıştık. Daha sonra arkadaşı Alp Buğdaycı yanımıza geldi. Ben Alp'i 18 gündür tanıyorum. Daha sonra hep birlikte geceyi geçirmek üzere Buğdaycı'nın Cihangir'deki evine gittik. Alp'in teklifini reddeden 2 arkadaşımı tekmeleyerek evden attılar. Ben alıkoyuldum, sonra da işkenceye tabi tutuldum ve tecavüze uğradım. 'Sonun Bergen gibi olacak' diyordu. Geç saatlerde Kemancı Bar'dan çıkıp Alp'in evine gittik. Sonra da olanlar oldu.''Bu ifade sonucunda Metin Kaçan 7 yıl 8 ay cezaevinde kaldı. Çıktıktan sonra da yaşamına son verdi. Buğdaycı ise halen cezaevindeydi. Alp Buğdaycı ise arkadaşı Metin Kaçan'ın boğaz köprüsünden atlayarak intiharı üzerine, 12 Ocak 2013 Cumartesi günü HABERTÜRK’e konuşmuş ve ilginç açıklamalar yapmıştı. Habertürk'te yayımlanan haber şöyle idi;

METİN KAÇAN'ın İNTİHARININ BU TRAVMATİK OLAYLA İLGİSİ OLDUĞUNU DÜŞÜNMÜYORUM

Boğaz Köprüsü’nden atlayıp intihar eden yazar Metin Kaçan’la, 18 yıl önce Güneş K.’ya tecavüz edip şiddet uyguladıkları iddiasıyla yargılanan eski spiker Alp Buğdaycı, HABERTÜRK’e konuştu. Buğdaycı, “İntiharının bu travmatik olayla ilgisi olduğunu düşünmüyorum” dedi.

Tam 18 yıl önce, Metin Kaçan’la birlikte Güneş K.’ya şiddet uyguladıkları ve tecavüz ettikleri iddiasıyla yargılanan eski haber spikeri Alp Buğdaycı, HABERTÜRK’e suskunluğunu bozdu. Şu an seslendirme yapan 49 yaşındaki Buğdaycı, 5 Ocak’ta Boğaziçi Köprüsü’nden atlayan Metin Kaçan’ın intiharını ilk duyduğunda inanamadığını söyledi. Buğdaycı, “Tarifsiz keder, şaşkınlık ve acı içindeyim. İşlemediği bir suçla yargılanmak, yaftalanmak ve 4 sene hapiste yatmak, kimin başına gelse mutlaka isyan eder, ruhi dengesi sarsılır. Ama Metin’in intiharının bu travmatik olayla ilgili olduğunu zannetmiyorum. Bunca eza, cefadan sonra kitapları yeniden basılan, neşeli, hayat dolu biriydi. Başka bir etki tetiklemiş olmalı. Onun ölümü, edebiyatın bir kaybıdır” dedi.

‘Yargılama için AİHM’ye gideceğim’

‘Kaçan’la yargılandıkları davada yargısız infaza maruz kaldıklarını iddia eden Buğdaycı, şöyle konuştu: “Ne Metin’in bu kadar erken gitmesini isterdim, ne de bunları konuşmayı. 1995’te başlayan dava, 2006’da sonuçlandı. 11 yılda, mahkeme heyeti 3 kez değişti ve çelişen 3 ayrı karar çıktı. Israrlarıma rağmen olay yeri incelemesi yapılmadı. İlk ifadesinde dövüldüğünü söyleyen Güneş K., ikinci ifadesinde tecavüz suçlamasını ekledi. Evden 04.30’da ayrıldığını söylüyor, hastaneye gidiş saati 07.30. Evimle Taksim İlkyardım’ın arası 100 metre. O üç saat hiç açıklanmadı. Adli Tıp’tan her seferinde ‘Tecavüz bulgusuna rastlanmadı’ raporu geldi. Son duruşmada, tecavüze yeltendiğime ve yardım ettiğime karar verilerek, 4 yıl hapis aldım. Yargıtay, cezayı ‘az’ buldu. 18 yıllık yargılamanın sonunda, dosya hâlâ temyizde. AİHM’ye gideceğim. Hiç kimseye tecavüz etmedim ve işkence yapmadım. Fakat 18 senedir bana şiddet uygulanıyor.” 

‘Saatlerce işkenceye maruz kaldık’ 

“Olaydan bir gün sonra aralarında sivil polislerin de bulunduğu silahlı 4 kişi tarafından kaçırıldık” diyen Buğdaycı, sözlerini şöyle noktaladı: “Bu zorbalara daha sonra 9 kişi daha eklendi. Saatlerce bu kişilerce işkenceye maruz kaldık ve Beyoğlu Karakolu’na bir çuval gibi atıldık. Ancak bu kişiler suçsuz bulundular ve dava dosyasından çıkarıldı. İronik olan yasaklanan ‘Kan Sıcak Akacak’ romanımdaki bazı ifadelerin de, tecavüzün kanıtı olarak görülmesiydi. Oysa tecavüz ve işkence yapıp romanda yazmadım. O linç sürecinde yaşadıklarımı bir kitapta anlatacağım. Masumiyetimi ve suçsuzluğumu er ya da geç ispatlayacağım.”

‘Uslu bir gece değildi vahşet tiyatrosu yoktu’

Tecavüz ve işkence eşliğinde bir ‘dehşet gecesi’ yaratmakla suçlandığını belirten Buğdaycı, iddialarını şöyle sürdürdü:

“Beyoğlu’nda hızlı bir geceden sonra Taksim’de evi müsait olan birine, gece yarısı konaklamaya gelen 4 kızdan ve 2 erkekten bahsediyoruz. Uslu durulan bir gece değildi, ama vahşet tiyatrosu da değildi. Gece kulüpleri, uyuşturucu hap, alkol ve seks vardı. Sabaha kadar, orta sınıf ahlakına ters gelebilecek başka zevkler de yaşandı. Ama 1 kadın ve 2 erkek arasında tecavüz söz konusu değildi.
 

‘HAYATIM AYAKLAR ALTINDA ÇİĞNENDİ’ 

Devamında bağırışlı çağırışlı, kavgalı, itişmeli kakışmalı bir geceye dönüştü, ama işkence de tecavüz de yoktu. O dönem hakkımdaki ‘profesyonel cani’ portresi, homoseksüellik, grup seks, sapıklık, işkence, vücutta söndürülen sigaralar, sadizm gibi etiketleri içeriyordu. Kamusal edep dairesinin dışında bir hayatım vardı ve kamunun kanlı vicdanı, yüzüme ve ruhuma jilet atarak beni cezaevine tıktı. Bu, tüm hayatımı ayaklar altında çiğneten bir linçti, hâlâ da devam ediyor. 32 gün sonra tahliye edildiğimde, bu uydurma haberleri düzeltmediler bile.


ALP BUĞDAYCI KİMDİR?

Alp Buğdaycı, 21 Temmuz 1964’de doğdu.

1982-1985’de Ulusal Basın Ajansı’nda (UBA), United Press International'da (UPI), Türk Haberler Ajansı’nda (THA), ekonomi, belediye, iç politika ve adliye muhabirliği yaptı.

TRT radyolarında spikerlik yaptı. TRT1'de yayınlanan Gökkuşağı programını hazırladı ve sundu.

Özel televizyonların ilk haber spikerlerinden biriydi. Buğdaycı bir süre televizyonu bırakıp sinema-tiyatro-edebiyat çalışmalarına ağırlık verdi.

Buğdaycı, 2001 yılında spikerlik mesleğine geri döndü. Ama bu kez ekranda değil, mikrofonda. Seslendirme sanatçısı olarak sürdürdüğü meslek hayatı boyunca sayısız belgesel, reklam, tanıtım ve TV programı seslendirdi.


Haber Habere
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner80

banner87

İSTİSMARA JET İDDİANAME
Antalya'da, taşın üzerine yazarak yardım isteyen kız çocuğu A.K.'ye cinsel istismarda bulunan,...

Haberi Oku