Gündem:
KILIÇDAROĞLU, ADAYINI TANIMIYOR!
KILIÇDAROĞLU, ADAYINI TANIMIYOR!

İnsan değer verdiğini eleştirir…

Birini ne kadar severseniz ona o kadar az dalkavukluk edersiniz.

Ve unutmayınız ki; eleştirmenin saati başkalarının saatinden beş dakika ileridedir.

Başlayabiliriz…

Tarih: 25 Mart 2014
Yer: Denizli

CHP lideri Kılıçdaroğlu konuşuyor:

“CHP’nin iktidarında o (Recep Tayyip Erdoğan) yurtdışına kaçacak. Ona uygun bir ülke buldum. Ömer El Beşir’in ülkesi Sudan. Ömer El Beşir’in yanına kaçacak. Katliam yapmaktan uluslararası mahkemede yargılandı ve mahkum oldu; yolsuzluk yaptı. Gelsinler yan yana konuşsunlar. O diyecek ki; ben şu kadar götürdüm. O diyecek ki; seninki hikaye ben 85 milyar avro götürdüm…”

Bir gün sonra…
Yer: Balıkesir…

CHP lideri Kılıçdaroğlu konuşuyor:

“(Erdoğan) Bir yerlere kaçmayı düşünüyor. Ben onun için iyi bir yer buldum: Sudan… Ömer El Beşir’in yanına gitsin. Ömer El Beşir‘i Türkiye’ye davet etti. Altına kırmızı halılar serdi ve tekrar Sudan’a gönderdi. Ömer El Beşir’in yolsuzlukta kimse eline su dökemez. Erdoğan’ın da yolsuzluktan kimse eline su dökemez.”

Kılıçdaroğlu benzeri sözleri hep söyledi…

***

Sudan’ı böldüler Arapça’da karşılığı; “siyahların ülkesi” anlamına gelen “Beledü’s-Sudan”…

Yüzölçümüyle Afrika’nın en büyük ve dünyanın 10. büyük ülkesiydi.

Resmi dili Arapça‘ydı.

Ülkede 19 değişik etnik grup vardı ve Araplar nüfusun en büyük kısmını (yüzde 40) oluşturmaktaydı.

Sudan; 9 Temmuz 2011’de Kuzey Sudan ve Güney Sudan diye ikiye bölündü.

Sebebi belliydi: Afrika’nın önemli petrol kaynaklarının bulunduğu ülkeydi.

Bölünmeden en karlı çıkan ülke ABD oldu.

ABD’nin senelik petrol ithalatının yüzde 20.3’ü Afrika’dan gerçekleşiyor. Sudan, Çin’in de önemli petrol tedarikçisi idi. İçsavaş ve bölünmenin en büyük mağdur ülkesi Sudan’daki petrol faaliyetleri zarar gören Çin oldu. (Ne tesadüf; Çin’in enerji firması Sinopec; Çin’in yurtdışında gerçekleştirdiği en büyük alımı yaparak 7.2 milyar dolara Irak’ın kuzeyindeki petrol sahalarını işleten İsviçreli Addax firmasını satın aldı. Sonra, IŞİD işgali gündeme geldi!)

Sudan’ın uranyum gibi değerli madenlerine ve Kızıldeniz‘i, Süveyş‘i ve Nil‘i kontrol eden jeopolitik önemine hiç girmeyelim.
Bu ülke tabii ki bölünür! Bölünmesinde en büyük pay kimindi:

Ömer el Beşir…

WikiLeaks belgelerine göre, İngiliz bankalarında ülkesinden kaçırdığı 9 milyar dolar parası var! (17.12.2010, Guardian)

1989’da tuğgeneral rütbesinde iken Sudan’da askeri darbe yaptı. 4 yıl sonra kendini devlet başkanlığına atadı!

ABD önce yapılanlara ses çıkarmadı. Çünkü Beşir, IMF’ye, neoliberalizme boyun eğdi; özelleştirme yaparak 190 kamu kuruluşu sattı. Vs. Biraz kafasını kaldırmak isteyince…

Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM); Darfur’da 300 bin kişiyi öldürttüğü ve 2 milyon 700 bin kişinin de evlerini terk etmek zorunda bıraktığı için El Beşir’i 2009’da mahkum etti.

Ceza sonucu Beşir tamamen avuç içine alındı. Öyle ki, başını kurtarmak için; dava arkadaşı, “Milli Selamet Devrimi”nin teorisyeni Hasan Turabi ve arkadaşlarını hapsetti. 2011’de ülkesinin bölünmesine ses çıkaramadı.

El Beşir’in akıl hocaları vardı.

Bunlardan biri Erdoğan’dı. Erdoğan Sudan’ı ziyaret eden ilk Müslüman başbakan oldu. El Beşir de dünyada gittiği tek ülke, Türkiye’ydi!

El Beşir’e boyun eğmesini söyleyen bir diğer örgüt; İslam Konferansı Örgütü‘ydü. (Sudan’ın tarım ve hayvancılık ürünlerinin en büyük alıcısı Suudi Arabistan.) ,

Ekmel Bey kimi savunuyor
Yıl: 2009…

El Beşir, İslam Konferansı Ekonomik ve Ticari İşbirliği Daimi Komitesi’nin İstanbul’da yaptığı zirve toplantısına davet edildi.

Cumhuriyet gazetesinden Leyla Tavşanoğlu, teşkilatın genel sekreteri Ekmeleddin İhsanoğlu ile röportaj yaptı: (15 Kasım 2009).

- Tavşanoğlu: UCM’nin soykırım yapmaktan suçlu bulduğu El Beşir’in davet edildiği öğrenilince kıyamet koptu. AKP hükümeti, Beşir’i kendilerinin değil, İKÖ’nün davet ettiğini söyledi. El Beşir’i kim davet etti?

- İhsanoğlu: (…) Bunu farklı boyutlara çevirmek bence biraz meseleyi zorlamaktır. Ama diyeceksiniz ki ceza almıştır. Bu bir iddiadır. Bir mahkumiyet kararı değildir. Mahkeme karar alıncaya kadar da buna iddia olarak bakmak lazım.

- Tavşanoğlu: Yalnız mahkemenin kesin kararı olduğu biliniyor…

- İhsanoğlu: Bunların hepsi tartışılmaktadır. Mahkumiyet olmadan bir devlet başkanının tevkif edilmesinin ne kadar doğru olacağı konuşulmalıdır. Ayrıca şunu unutmamak lazım; bu karar Bush yönetimi zamanında alınmış. Bugün yeni (Obama) ABD yönetimi Sudan hükümetiyle çok farklı bir şekilde görüşmeye başladı, bu mesele de biraz kenara itildi. Yani bugün bu mesele tartışılmıyor.

- Tavşanoğlu: Yani daha çok siyasi bir karar mıydı diyorsunuz?

- İhsanoğlu: Bence bu fazla abartılmış bir tartışma… Herkes böyle bir hadise üzerinde yoğunlaşıyor. Ben şaşırıyorum. Biz Türkiye’de böyle şeyleri seviyoruz.

- Tavşanoğlu: Türkiye’nin dış politikasının, Ahmet Davutoğlu Dışişleri Bakanı olduktan sonra Batı’dan Doğu’ya eksen kaymasına uğradığı tartışmaları yapılıyor. Sizce gerçekten eksen kayması mı yaşanıyor?

- İhsanoğlu: Eksen kayması olduğunu sanmıyorum. Ancak belki boşluklar dolduruluyor. Uzun yıllar ihmal edilen ilişkiler canlı tutulmaya çalışılıyor… Türkiye’nin bu ekseni ta Tanzimat’tan beri çizilmiştir.

Röportaj böyle sürüyor…

Bu yazıyla ilgili ayrıca yorum yapmama gerek var mı?..


ODA TV
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner80

banner87

LİBYA İLE DOĞALGAZ MUTABATI
Bakan Çavuşoğlu, beraberindeki üst düzey heyetle birlikte Libya’ya resmi ziyarette bulundu.

Haberi Oku