Gündem:
İSLAM KİMLİĞİYLE TERÖR YAPANLAR İSLAM'A ZARAR VERİYOR!

İSLAM KİMLİĞİYLE TERÖR YAPANLAR İSLAM'A ZARAR VERİYOR!

Atalay, "İslam ve Müslüman kimliğiyle bu terör olaylarını yapanlar en çok İslam'a ve Müslümanlara zarar verdiler ve veriyorlar" dedi.

AKP Kırıkkale il binası önünde partililerce karşılanan Beşir Atalay, daha sonra basın mensuplarına gündemdeki konularla ilgili değerlendirmelerde bulundu. Terörün her türlüsünü lanetlediklerini söyleyen Atalay, şöyle devam etti:

"Terörün herhangi bir dinle, özellikle de İslam'la irtibatlanması çok yanlıştır. Bunu her zaman vurguladık. İslam ve Müslüman kimliğiyle bu terör olaylarını yapanlar, en çok İslam'a ve Müslümanlara zarar verdiler ve veriyorlar. İslam; barış, selam dinidir. AK Parti olarak Türkiye'de bütün hakların, sorunların ancak demokrasi ve hukuk içerisinde siyaset yaparak alınacağına ve çözüleceğine iyi bir örneğiz. Özellikle hiçbir yerde şiddetle bir şey elde edilemeyeceğini tekrar ifade etmek istiyoruz. Bu konunun İslam dünyasına ve Türkiye'ye, Avrupa'ya yansımaları var. Avrupa'da Müslümanlara, camilere yönelik tehditler var. Fransa Cumhurbaşkanı ve hükümeti doğrusu konuyu iyi yönetiyor. Bunu takdirle karşılamak lazım. İslamafobi ile ilgili de koruyucu yasaların olması yönünde teklifler geliştirdi. Bunu çok önemli görüyoruz. Avrupa ülkelerinde bu bir sorundur" dedi.

Atalay açıklamasının devamında, "Peygambere hakaret ve alay edilmesi, karikatür ve resminin çizilmesi gibi herhangi bir faaliyete Türkiye'de izin vermeyiz. Bunu yapmak sadece provokasyondur. Müslümanların ileri tepkisini çekmek için yapılan tahriklerdir. Başka bir şey değildir. Herkes bilir Türkiye'de. İslam dininde, Müslümanlar arasında Peygamberin resmi, karikatürü çizilmez, görüntüsü yoktur. Bu konuda emniyetimiz iyi tedbirler almıştır ve hamdolsun vatandaşımız bu tür provokasyonlara karşı daha tedbirlidir. Üzücü bir şey olmamıştır" dedi.

Terörün her türlüsüne karşı tepkilerini göstermeye devam edeceklerini kaydeden Atalay, şunları söyledi:

"Dünyanın her yerinde bu yöndeki tahrikler artıyor. Genel olarak Türkiye açısından şunu söyleyeyim. Türkiye, hükümet ve parti olarak bu konularda çok tutarlı bir politika izliyoruz. Her türlü inancın, ibadetin önü açık, özgürlüğü var. Her türlü kıyafetin, düşüncenin özgürlüğü var. Bu konuda Türkiye'de hiçbir sorun yok. Bunların önünü biz açtık. Bunların istismar edilmesi de düşünce özgürlüğüyle falan ilgisi yoktur. Bu derginin ve Türkiye'deki bir gazetenin yaptığı da düşünce özgürlüğüyle ilgisi yoktur. Hamdolsun bu terör olayına karşı tepkimizi gösterdik. Başbakanımız Ahmet Davutoğlu Paris'teki yürüyüşe katıldı. Türkiye'nin katılması önemliydi. Yürüyüşten sonra Fransa ve Avrupa basınında yer alan konu Başbakanımızın katılması oldu. Türkiye her seviyede tepkisini gösterdi. Bundan sonrada terörün her türlüsüne karşı tepkimizi göstermeye devam edeceğiz. Ancak dini hassasiyetleri de rencide ettirmeyiz. Onları da korumaya devam edeceğiz. Biz muhafazakar bir hükümetiz, partiyiz. Değerlerimiz bizim için önemli. Hem düşünce özgürlüğü, hem de değerlerimizin korunması yürüyecektir. Bu konudaki hassasiyetimizi bir kez daha ifade etmek isterim."

'CUMHURBAŞKANI, BAKANLAR KURULUNA BAŞKANLIK EDEBİLİR Mİ?'
'BAKANLAR KURULU'NA BAŞKANLIK ETMESİ GÖREV ALANI İÇİNDE'

AKP Genel Başkan Yardımcısı ve parti sözcüsü Beşir Atalay, daha sonra bir gazetecinin, 'Cumhurbaşkanının Bakanlar Kurulu'na başkanlık yapmasının sakıncası olup olmayacağına ilişkin sorusuna "Cumhurbaşkanımızın şu anda Bakanlar Kurulu'na başkanlık etmesi anayasal ve kendi görevi alanı içinde bir husustur. Yani burada yasa dışı veya kural dışı bir şey yok. Ayrıca Cumhurbaşkanımız bu hareketin lideridir" diye cevapladı.

Atalay yaptığı açıklamada, "Cumhurbaşkanlarımızın zaman zaman Bakanlar Kurulu'na başkanlık edebileceği Anayasamızda yazılıdır. Anayasamızda bir ilkedir bu. Daha önce de bazı dönemlerde Cumhurbaşkanları Bakanlar Kurulu'na başkanlık etmiştir. Rahmetli Turgut Özal'ın başkanlık ettiğini ben de biliyorum. Başka örnekleri de vardır. Cumhurbaşkanımızın şu anda Bakanlar Kurulu'na başkanlık etmesi anayasal ve kendi görevi alanı içinde bir husustur. Yani burada yasa dışı veya kural dışı bir şey yok. Ayrıca Cumhurbaşkanımız bu hareketin lideridir. Şu andaki Bakanlar Kurulu'nun yüzde 95'i kendi bakanlar kuludur. Aynen devam ediyor.Başbakanımız en yakın çalışma arkadaşlarııdır. Dolayısıyla kabineyi toplaması ve başkanlık etmesi çok tabi bir şeydir. Yani burada sıra dışı anormal bir şey söz konusu değildir" dedi.

Türkiye'de geçmiş döneme ilişkin hükümetler ile Cumhurbaşkanları arasında daime ihtilafların olduğunu hatırlatan Atalay, "Biz 58 ve 59'uncu hükümetler döneminde yaşadık bunu. O zamanki Cumhurbaşkanı ile hükümet arasında ilişkiler çok rahat değildi. Gönderdiğimiz kararnameler çıkmıyordu. Bir TRT Genel Müdürünü iki yıl atayamamıştık. Şimdi Türkiye böylemi istiyor. Yoksa hükümet ile Cumhurbaşkanının uyumlu, Abdullah bey ile Tayyip bey arasında olduğu gibi uyumlu her şeyi istişare ile büyük bir huzur içinde ülkenin meselelerini yürütmeyi mi istiyor. Bunun hangisi avantajlı. Dolayısıyla şuanki Cumhurbaşkanımız bu hareketin zaten kurucusu, bir parçası ve hükümetle birlikte toplanacak kabine toplantısı yapacak. Bunları normal kabul etmek lazım. Bunun abartılı şekilde haber konusu olmasını bile ben doğrusu yadırgıyorum" diye konuştu.



DHA
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner80

banner87

MECLİS'te İSRAİL GERİLİMİ
Türkiye’nin İsrail’le olan ticari ilişkileri TBMM’de tartışma yarattı. CHP’nin bu konudaki Meclis...

Haberi Oku