Gündem:
PERİNÇEK: 'AVRUPA İNSANININ ÖZGÜRLÜĞÜ İÇİN BURADAYIZ'
PERİNÇEK: 'AVRUPA İNSANININ ÖZGÜRLÜĞÜ İÇİN BURADAYIZ'

İşçi Partisi (İP) Genel Başkanı Perinçek’in İsviçre’de 2005 yılında verdiği konferanslarda, “Ermeni soykırımı emperyalist bir yalandır” demesi üzerine bu ülke yargısınca ‘ırkçı ayrımcılık’ gerekçesiyle cezaya çarptırılmıştı. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) ise ‘ifade özgürlüğü’ vurgusu yaparak İsviçre’yi haksız bulmuştu. Perinçek-İsviçre davasının temyiz duruşması bugün yapılıyor. 

İstanbul milletvekili ve eski AB bakanı Egemen Bağış ile CHP eski Genel Başkanı ve Antalya milletvekili Deniz Baykal, duruşmayı yan yana takip ediyor. Duruşmayı CHP Genel Başkan Yardımcısı Haluk Koç ve bir grup parlamanter de izliyor.


AİHM Büyük Daire'de görülen davanın temyiz duruşması için Perinçek ve beraberindeki yaklaşık 200 partili Fransa’nın Strasbourg kentine geldi. Avrupa’nın çeşitli kentlerinden de çok sayıda Türk, Perinçek'e destek için Strasbourg’da.

SAVUNMASINDA AB’Yİ ELEŞTİRDİ

Perinçek, duruşmadaki savunmasına "Mahkemeye güveniyorum" diyerek başladı.

Avrupa insanının özgürlüğü için burada olduğunu söyleyen Perinçek şunları söyledi:
"Sayın Yargıçlar,
Sizleri saygıyla selamlıyorum.
Mahkemenize güveniyorum.

1. Avrupa insanının özgürlüğü için buradayız. AİHM 2. Dairesi’nin 17 Aralık 2013 günü açıklanan kararı, Avrupa’nın özgürlük mirasını temsil ediyor ve Avrupa’daki özgürlükleri güvence altına alıyor. O kararı aynen tekrar ediyoruz.

Düşünceyi açıklama özgürlüğü, farklı, hatta aykırı görüşe özgürlüktür. Özgürlük, statükoya karşı çıkanlara gereklidir. Iordano Brunolar, yerleşik inançları tartışmaya açtıkları için yakıldılar.

Birinci Dünya Savaşında taraf olan devletlerin ve halkların birbirlerine karşı o tarihlerden kalan belli yargıları var. Bunların geleceğimiz üzerindeki olumsuz etkilerinden kurtulmalıyız. Avrupa insanının bilinci, 1915 olayları konusunda yasaklarla kuşatılmasın. 2. Daire kararında 1915 olaylarına ilişkin görüşlerin tartışmalı olduğu saptanmıştır. 

Ermeni Patrik Vekili Ateşyan ve Başpiskopos Nişanyan bu ay yaptıkları konuşmalarda, kimi Ermeni ve kimi Türk çevrelerinin “birbirlerini zalim ve kendilerini mazlum” olarak görmelerindeki olumsuzluğa değindiler ve “dış mihrakların rolünü” vurguladılar (Ateşyan ve Nişanyan’ın konuşmaları ekli). Biz de aynı görüşteyiz. 2. Daire, Ermeni Patriği dahil, herkesin özgürce konuşmasına güven sağlayan bir karar vermiştir.

Biz, 1915 olaylarının ”soykırım” tanımına uymadığını belirttik ve bu savımızı bilimsel usavurmayla öne sürdük. İsviçre Mahkemesine 90 kilo Rus ve Ermeni belgesi verdik. Rus raporlarına ve mahkeme kararlarına, Ermeni devlet adamlarının ve subaylarının resmî rapor ve kitaplarına, Alman generallerinin tanıklığına dayandık. Görüşlerimiz tartışılabilir, ama bizim özgürlüğümüzü korumak, Avrupa hukukunun gereğidir. 

2. Soykırım hukuki bir tanımdır. Ankara Hukuk Fakültesinde Devlet Teorisi ve Kamu Hürriyetleri alanında ders vermiş bir bilim insanı olarak yaptığım araştırmalar sonucu vardığım kanaat şudur: Osmanlı devleti, Ermeni yurttaşlarımıza karşı uygulamalarda, Ermeni toplumunu toptan yok etme amacıyla hareket etmemiştir. Bununla birlikte Birinci Dünya Savaşı sırasında karşılıklı kırım ve zorla göç ettirme (tehcir) olduğunu her zaman belirttim. Ermeni yurttaşlarımızın acılarını her zaman paylaştım. Ermenilere karşı husumet veya nefret içeren tek sözcüğümü bulamazsınız. Onların kültürümüze ve hayatımıza katkılarını her zaman vurguladık. Ermenileri değil, “büyük devletleri” sorumlu tuttuk. Bu söylemimizle de Ermeni yurttaşlarımızı koruduk.

3. Avrupa’da ve Türkiye’de barış ve kardeşliği koruyalım. “Ermeni soykırımı” iddiaları tabulaştırıldı ve Avrupa’da Türkleri aşağılamanın aracı haline getirildi. Türkler ve Müslümanlar, bugün Avrupa’nın karaderilileridir. Bırakınız mazlumları savunanlar da konuşabilsin. Ermeniler de bu mazlum kavramı içindedir. Mazlumların konuşma hakkı, Avrupa’da hoşgörünün ve kardeşliğin gelişmesi için en sağlam güvencedir. AİHM, ifade özgürlüğünü güvence altına alan kararıyla nefret söylemini de mahkum etmiş olacaktır. Biz Avrupa ve Türkiye’de barış ve kardeşlik için buradayız.

"BU DAVANIN KONUSU DEĞİL"

Oturumda söz alan ve Perinçek adına konuşan avukat Mehmet Cengiz, davanın özünün düşünce ve ifade özgürlüğü olduğunu söyledi.

Cengiz, "Perinçek hakkında ırkçılık ve nefret suçu açısından açılmış bir dava yoktur. Irkçı söylem ve nefret suçu bu davanın konusu değildir" diye konuştu.

Avukat Cengiz, Perinçek'in trajik 1915 olaylarındaki katliamları ve sürgünleri reddetmediğine dikkati çekerek, müvekkilinin olayların hukuki bakımdan soykırım olarak kabul edilemeyeceğini savunduğunu ve kaynağının tamamen hukuki olduğunu belirtti.

Perinçek'in cezalandırılmasının Avrupa standartlarına uymadığının altını çizen Cengiz, Perinçek'in Almanya ve Fransa'da da aynı konuşmaları yapmasına karşın bu ülkelerde herhangi bir yaptırımla karşılaşmadığını hatırlattı.

"TARİHİ ÖNEME SAHİP"

AA Editör Masası'na konuk olan Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, davayla ilgili, "Bugün Büyük Daire'de görüşülecek husus, tarihi bir husus. Hem Türkiye, hem de Avrupa Birliği değerleri bakımından tarihi öneme haizdir" dedi.

Duruşmayı yerinde takip eden Çalışma eski Bakanı Yaşar Okuyan, mahkemenin önünde yaptığı açıklamada, “Bakın burada yüzlerce Avrupa'nın çeşitli yerlerinden gelmiş insanlar, burada bir Türk dayanışması oldu. Burada her partiden insan var. Strazbourg'da böyle bir birleşmeyi ortaya koymak önemli. Burada parti bayrakları yok. Türk bayrağının altında her şey var” dedi.

17 Aralık 2013’te Perinçek lehine sonuçlanan davaya ilişkin temyiz duruşmasını AİHM’nin temyiz organı olarak görev yapan, 17 yargıçtan oluşan Büyük Daire görüyor.

AMAL, PERİNÇEK'E KARŞI

Daha önce eski Ukrayna Başbakanı Yuliya Timoşenko ve Wikileaks Editörü Julian Assange gibi isimleri savunmasıyla dikkat çeken, aynı zamanda ünlü aktör George Clooney’nin eşi Avukat Amal Alamuddin Clooney de davaya müdahil olan Ermenistan’ın hukuk ekibinde yer alıyor.

Ergenekon davası kapsamında yurt dışına çıkış yasağı bulunan ancak Büyük Daire oturumunda kendini savunmak için itiraz etmesi üzerine İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yasağı kaldırılan Perinçek de duruşmada savunma yapacak. Duruşmada tüm tarafları dinleyecek olan Büyük Daire, konuya ilişkin kararını ileri bir tarihte verecek. Büyük Daire’den çıkan karar ne olursa olsun, 1915 olaylarının 100’üncü yılı olmasının da etkisiyle uluslararası çapta bir tartışma yaratmasına kesin gözüyle bakılıyor.

DAVANIN BÜYÜK DAİRE'YE TAŞINMA SÜRECİ

Perinçek, İsviçre'de yaptığı 1915 olaylarıyla ilgili Ermeni iddialarını reddeden konuşmaları nedeniyle bu ülkede 2007 yılında çeşitli mahkumiyet cezalarına çarptırılmış ve bunun ardından 2008 yılında AİHM'e başvurmuştu.

AİHM'e yaptığı başvuruda Perinçek, "İsviçre'nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin ifade özgürlüğü ile ilgili 10. maddesini ihlal ettiğini" savunmuştu. AİHM başvuruya ilişkin 17 Aralık 2013'te aldığı kararla, İsviçre'nin insan hakları ihlalinde bulunduğuna hükmetmişti. Mahkeme karar sonrası İsviçre'nin yaptığı temyiz başvurusunun Büyük Daire tarafından değerlendirilmesini kararlaştırmıştı.

2’YE KARŞI 5 OY

AİHM’nin temyiz organı olarak görev yapan 17 yargıçtan oluşan Büyük Daire’de görülecek duruşma ‘Soykırım var mı yok mu’ sorusuna cevap aranacak bir kapsama sahip olmasa da, dava ifade özgürlüğü davası olma boyutunu da aşmış durumda. Normal şartlarda geçen yılın son aylarında yapılması öngörülen ancak aynı zamanda ‘Ermeni soykırımı’ iddialarının 100’üncü yılı olan 2015’e bırakılan duruşmaya Perinçek ve İsviçre’nin yanı sıra Türkiye, Ermenistan ve çoğu Ermeni diasporasına dahil 11 sivil toplum kuruluşu müdahil oldu. AİHM Büyük Dairesi genelde bir önceki daire kararını izleyen bir yaklaşım benimsiyor. 17 Aralık 2013’te Perinçek lehine sonuçlanan davada, kararın oybirliği yerine 2’ye karşı 5 oyla alınmasının yanı sıra konunun siyasi ve uluslararası boyutu, bu yaklaşımın yüzde 100 izleneceği yönünde öngörüde bulunmayı engelliyor. AİHM, 2013 kararında, “Kanıtlanması zor ve dar kapsamlı hukuksal bir kavram” olarak tanımladığı “Ermeni soykırımı” tartışmasına girmekten özellikle kaçınsa da Ermeni soykırımı iddiaları ve Yahudi soykırımının birbiriyle karşılaştırılamayacağı vurgusu yapmıştı. 



Haber Habere
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner80

banner87

DAYAKÇI İMAM SERBEST BIRAKILDI
Ağrı'nın Diyadin ilçesinde, Kuran kursunda çocuğa şiddet uyguladığı için gözaltına alınan din...

Haberi Oku