Gündem:
BİRİ KENDİNİ SAHİDEN BAŞKOMUTAN mı SANIYOR?

BİRİ KENDİNİ SAHİDEN BAŞKOMUTAN mı SANIYOR?

İşte Usta Gazeteci, Araştırmacı ve Yazar Soner Yalçın'ın, ODA TV ve Sözcü Gazetesinde yayımlanan 'Kağıttan Başkomutan' başlıklı çarpıcı yazısı;

Kağıttan Başkomutan

Biri kendini sahiden Başkomutan mı sanıyor?

Demek…
Cumhurbaşkanı olunca Başkomutan olunuyormuş öyle mi?

Bilmez mi…
O başkomutanlık kağıttandır!
“Kağıtta yazıyor” diye Başkomutan olunmaz!
“Kağıtta yazıyor” diye Başkomutanlık yapılamaz!
Kağıt nedir; Anayasa’dır.
Kağıt nedir; kanun’dur.
“Anayasa’da yazıyor, kanunda yazıyor” diye Başkomutan olunmaz.
Başkomutan olmak için başka şartlar gerekir.
Yazayım…
1922 yazı.
Yer, Ankara.
Mustafa Kemal büyük kararın eşiğindedir ancak verdiği kararı kimse onaylamamaktadır.
Savunma Bakanı, “Yeterli silah yok” der.
İçişleri Bakanı, “İç karışıklıklar ve soygunlara son vermeden böylesine bir büyük askeri harekata başlamak yanlış olur” der.
Maliye Bakanı, “Kasam boş, bir kuruş param yok” der.
Mustafa Kemal geri adım
atmaz. Kararlıdır.
Asker yakın arkadaşlarıyla konuşur.
Ali Fuat (Cebesoy) Paşa’ya
ordulardan birinin başına geçmesini ister.
Ama o, “Ben şimdiye kadar bütün cepheye komuta ettim” diyerek teklifi kabul etmez.
Mustafa Kemal aynı öneriyi Refet (Bele) Paşa’ya yapar. O da, taarruzun başarılı olacağına inanmamaktadır.
Kinayeli kinayeli, “Çok önemli bir şey mi olacak” diye sorar.
Mustafa Kemal “Evet olacak” diye yanıtlar.
Refet Paşa kestirip atar, “Ben inanmıyorum” diyerek öneriyi reddeder.
O güne kadar hiçbir fedakarlıktan kaçınmamış yakın çevresi Mustafa Kemal’i, en önemli karar anında yalnız bırakmaktadır…
Sadece bu isimler mi?
Bakın başka kimler vardı?..

“İnanmayan istifasını versin”

1922 yazı.
Yer, Akşehir.
Mustafa Kemal asker kurmaylarıyla büyük taarruz hakkında toplantı yapmaktadır.
Yakup Şevki (Subaşı) Paşa, askeri okulda Mustafa Kemal’in öğretmenliğini yapmıştır. Şimdi İkinci Ordu Komutanı’dır. Taarruza sertçe karşı çıkar;  “Milletin gücünü kumarda zar atar gibi harcamak bir cinayettir” der.
Mustafa Kemal, “Milletin gücü bu kadar mı Paşam” diye sorar.
Yakup Şevki Paşa aynı ses tonuyla “Evet” deyip kestirip atar.
Kolordu Komutanı Kemalettin (Gökçen) Sami Paşa da benzer sözler sarf ederek yedek güçlerin güçsüzlüğünü anlatır.
İsmet (İnönü) Paşa ve Fevzi (Çakmak) Paşa da silahların dengesizliğinden bahsederek taarruz zamanına karşı çıkarlar. Örneğin; Yunan Ordusu’nun 50, buna karşılık Türk Ordusu’nun sadece 10 uçağı vardır.
Mustafa Kemal soğukkanlıdır.
“Taarruzun başarısına inanmayanlar istifasını versinler. Bütün sorumluluğu ben üstüme alıyorum” der.
Paşalar şaşırır.
İsmet Paşa havayı yumuşatmak ister:
“Paşam, siz görüşlerimizi sordunuz biz de söyledik. Ama emir verirseniz biz buna uyarız.”
Ve:
26 Ağustos 1922’de büyük taarruz başlar.
Taarruzu Başkomutan Mustafa Kemal şahsen yönetir.
Büyük zafer gelir; düşman denize dökülür.
Elbette zafer kahraman Mehmetçik’indir.
Ama…
Başkomutanlık da işte böyle bir rütbedir.
Bu nedenle bu savaşa Başkomutanlık Meydan Muhaberesi adı verilir!
Yani…
Başkomutanlık kağıttan değildir arkadaş!
Gerçek Başkomutan…
Savaş meydanlarındaki zaferlerden çıkar.

Afra tafrası

Tarih: 13 Eylül 1683.
Türk Ordusu’nun, Viyana kapıları önünden başlayan geri çekilmesi 238 yıl sürer.
Geri çekilme yine bir eylül sonbaharında son bulur.
Tarih: 5 Ağustos 1921.
Gericilerin muhalefetine rağmen Mustafa Kemal Başkomutan olur.
Tarih: 13 Eylül 1921.
Sakarya Meydan Muharebesi ile Türk Ordusu “makus talihini” yener.
Türk Ordusu’nun geri çekilişli son bulur.
İlerleme başlar…
Ardından… Hatay ve Kıbrıs gelir.
Hedef; Misak-ı Milli sınırı içindeki Musul-Kerkük’tür.
Alınması Atatürk’ün vasiyetidir.
İsmet İnönü alamaz ve bu son vasiyeti Bülent Ecevit’e bırakır.
Sonra…
Sonra iktidara AKP gelir.
Musul-Kerkük’te Türkler katledilir; nüfus- tapu kayıtları yakılır; “Kürdistan” ilan edilir.
IŞİD Musul’da şeriat devleti kurar.
Türk Ordusu dışında buralara girmeyen yoktur.
Yetmezmiş gibi…
Kağıttan Başkomutan’ın emriyle Türk Ordusu bir gece yarısı operasyonuyla Suriye’deki Süleyman Şah Türbesi’nden çekilir!
Bu, Türk Ordusu’nun 1921’den sonra ilk geri çekilmesidir.
238 yıl süren geri çekilme kâbusu yine başlamıştır işte!
Ardından ne gelecektir?
Yanıtı hepimiz biliyoruz…
Kağıttan Başkomutan olduğu sürece, Türk Ordusu’nun geri çekilişi sürecektir!
Kağıttan Başkomutan olduğu sürece, Mehmetçik’in kafasına çuval geçirilmesi sürecektir!
Kağıttan Başkomutan olduğu sürece, Ege adalarımızın işgal edilmesi sürecektir!
Kağıttan Başkomutan olduğu sürece, F-16 uçaklarımızın sınır boylarında düşürülmeleri sürecektir!
Kağıttan Başkomutan olduğu sürece, Mehmetçik’in şehit olması sürecektir!
Bunlar sanki hiç olmamış-yaşanmamış gibi…
Kağıttan Başkomutan’ın, lafta esip gürlemesi- afra tafrası sürecektir…
Ayrıca…
Savaşlar kazanmış bir dehanın/Başkomutan Mustafa Kemal Atatürk’ün adını telaffuz bile etmeyecektir. Sanır ki böyle yaparak Atatürk adını unutturacaktır!
Bilmez ki…
Tarih; kağıttan Başkomutanlardan bahsetmez.

Soner Yalçın
SÖZCÜ Gazetesi



Haber Habere
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner80

banner87

KAR GERİ GELİYOR... NE ZAMAN?
Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nden İstanbul ve Ankara için yeniden kar yağışı uyarısı geldi...

Haberi Oku