Gündem:
EFSANEVİ SANATÇIMIZI KAYBETTİK
EFSANEVİ SANATÇIMIZI KAYBETTİK

Türk sinemasının efsanevi aktörü Tarık Akan bu sabah hayatını kaybetti. Açıklama yapan kaynaklar, Akan'ın tedavi gördüğü İstanbul'daki özel bir hastanede hayata gözlerini yumduğunu söyledi. Akan'ın yakın arkadaşı Nebil Özgentürk'e göre ünlü oyuncu saat 01.00 sularında vefat etti. Sosyal medyada binlerce taziye mesajı yayınlandı. 66 yaşındaki Akan bir süredir akciğer kanseri tedavisi görüyordu. 111 film ve 4 dizide rol alan ünlü oyuncu, 1982'de Cannes'da 'En İyi Erkek Oyuncu' adayı olurken, 1985'te Berlin Film Festivali'nde 'Gümüş Ayı Mansiyon Ödülü'nü almıştı.

Tarık Akan, 6 gün önce durumunun ağırlaştığı iddiaları üzerine 'İyiyim, evimde dinleniyorum' demişti.

ESAS ÖLÜM SEBEBİNİ MÜJDAT GEZEN AÇIKLADI


Yeşilçam'ın efsane oyuncusu Tarık Akan'ın 66 yaşında hayatını kaybetmesinin ardından, ünlü aktörün arkadaşı ve meslektaşı Müjdat Gezen, Akan'ın ölüm nedeninin sanıldığı gibi akciğer kanseri değil karaciğer kanseri olduğunu söyledi. Gezen, "Akciğer kanserinden değil, maalesef karaciğere sıçramıştı. Akciğeri hemen hemen kurutmaya yakın, halletmişlerdi ama karaciğere sıçramıştı. Günde 4 paket sigara içiyordu. Eleştirdiğim tek yanı buydu" dedi.

Türk sinemasının dev isimlerinden Tarık Akan'ın ölüm haberinin ardından, ünlü oyuncunun yakın arkadaşlarından Müjdat Gezen, Akan ile uzun yıllar süren dostluklarını CNNTürk ekranlarında anlattı. Gezen, "Hepimizin başı sağolsun. 3 gün evvel hayat arkadaşı Acun Günay ile konuştum. Yoğun bakımda olduğunu söyledi. Doktorlarla konuştum, 'boşuna gelmeyin' dediler, yanına almıyorlardı zaten. Tarık bizim yalnız meslektaşımız değildi. Dost olarak, arkadaş olarak çok başka bir insandı" dedi.

'ASIL MESLEĞİ CANKURTARANLIKTI'

Tarık Akan'ın dünya çapında bir oyuncu olduğunu söyleyen Gezen, "Asıl mesleği cankurtaranlıktı, insanların canını kurtarıyordu. Açtığı okulla insanları aydınlattı. Oyunculuğunu zaten anlatmaya gerek yok. Dünya çapında bir oyuncuydu. İlk kapak yıldızı olduğu günden bu yana dostluğumuz kopmadı. Benim bugün not defterimde, 'Tarık'a git' yazıyordu ama tabii bir anlamı olmuyor artık. Tarık iyi bir devrimciydi, iyi bir Cumhuriyetçi ve Atatürk sevdalısıydı. Harika esprili bir insandı, çok zekiydi" diye konuştu.

'ÖLÜM NEDENİ AKCİĞER DEĞİL KARACİĞER KANSERİ'

Tarık Akan'ın ölüm nedenine ilişkin de bilgi veren Müjdat Gezen, "Çok dirençli bir insandı. Akciğer kanserinden değil, maalesef karaciğere sıçramıştı. Akciğeri hemen hemen kurutmaya yakın, halletmişlerdi ama karaciğere sıçramıştı. Karaciğer kanserinden kaybettik. Son zamanlarda o aslanlar gibi 1.90'lık adam erimişti maalesef. Acun da kendisi de hastalığından söz edilmesini istemiyordu. Biz de kimseye söz etmedik uzun bir süre. Onun hakkında di'li geçmiş olarak konuşmak öyle gücüme gidiyor ki anlatamam... Eleştirdiğim tek yanı günde 4 paket sigara içmesi. Belki bu bir mesaj olsun, insanlar bu mikrop parçasını, sigarayı içmesinler artık. 'Sigara içmiyorsun, yiyorsun' diyordum. Günde 80 sigara ne demek!" dedi.

TARIK AKAN KİMDİR

Asıl adı Tahsin Tarık Üregil olan Tarık Akan, 13 Aralık 1949 yılında İstanbul'da bir abla ve bir ağabeyden sonra üçüncü çocuk olarak dünyaya geldi.

Tarık Akan, subay olan babası Yaşar Bey'in görevi nedeniyle Erzurum Dumlupınar İlkokulu'nda başladığı ilkokulu Kayseri'de tamamladı ve babasının emekliliğinden sonra ailesiyle İstanbul Bakırköy'de yaşamaya başladı.

Yıldız Teknik Üniversitesi, Makine Yüksek Mühendisliği'nde okuyan Tarık Akan, ardından Gazetecilik Yüksek Okulu'na girdi ve bu bölümden mezun oldu.

YEŞİLÇAMIN POLİTİK YAKIŞIKLISI

Sinemaya geçmeden önce Bakırköy plajlarında cankurtaranlık ve işportacılık yapan Akan, 1970 yılında Ses Dergisi'nin açtığı Sinema Artist Yarışması'nı kazanarak 1971'de ilk filmi olan 'Solan Bir Yaprak Gibi'yle kamera karşısına geçti ve Tarık Akan adını aldı.

1979 yılında zorunlu askerlik görevini yedek subay olarak Denizli'de tamamlayan Akan, 1970-1975 arası yılda 12 filmde rol alarak Yeşilçam’ın en parlak günlerinde yer aldı. Emel Sayın'la ‘‘Mavi Boncuk’’ta Hülya Koçyiğit'le ‘‘Sev Kardeşim’’de, Hale Soygazi ile ‘‘Gece Kuşu Zehra’’da oynadı ve ‘‘Hababam Sınıfı’’ ile Türk sinemasının unutulmazları arasına girdi. Akan, daha sonra ‘‘değişirken yok olmayı’’ göze aldı ve mesajı olan filmler yapmaya karar verdi. Bu kararın ilk ürünü "Nehir"i Cüneyt Arkın'la birlikte oynadığı ‘‘Maden’’, ‘‘Sürü’’, ‘‘Yol’’, ‘‘Kanal’’ gibi politik filmler takip etti.

OĞLU, GENÇLİĞİNİ OYNADI

1986 yılında Yasemin Erkut ile evlenen oyuncunun aynı yıl Barış Zeki Eregül adlı oğlu dünyaya gelmiştir. İki yıl sonra, 1988 yılında Yaşar Özgür Eregül ve Özlem Eregül adındaki ikiz çocukları dünyaya gelmiştir.

Oyuncu, evlendikten dört yıl sonra 1989 yılında boşanmıştır. Akan'ın, ilk çocuğu olan Barış Zeki Eregül 2009 yılında Tarık Akan'ın da oynadığı "Deli Deli Olma" adlı filmde babasının gençliğini oynayarak oyunculuk hayatına atılmıştır.

2,5 AY HÜCRE CEZASI

12 Eylül döneminde Tarık Akan, askeri darbenin hemen ardından, 1981 başlarında, Almanya’da yaptığı bir konuşma yüzünden yurda dönüşünde tutuklandı. Tutuklanmanın nedeni, sağcı bir gazetenin manşete çıkardığı yanlı ve yalan haberdi. Böylece 12 yıl hapis istemiyle uzun bir yargılanma süreci başladı ve 2,5 ay hücre hapsi cezası aldı.

YAZARLIKTAN EĞİTİMCİLİĞE

2002 yılında hapishane günlerini ve darbe sürecini "Anne Kafamda Bit Var"isimli kitabında anlatan Akan, yazarlık deneyiminin yanında 1991 yılında daha önceleri kendisinin de okuduğu Taş Özel İlkokulu'nu yap-işlet-devret sistemi ile alarak Özel Taş Koleji'ni kurdu ve eğitim sektörüne de giriş yaptı.

NESİN VAKFI YÖNETİM KURULU BAŞKANI

Eğitim konusunda da diğer işlerinde olduğu gibi başarılı oldu. Aziz Nesin'in vefatından sonra görevini devir alan oğlu Ali Esin'den vakıf başkanlığını devir alarak, 2005 yılında Nesin Vakfı’nın Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini yaptı.

CANNES’DA ADAY OLDU

111 sinema filmi ve 4 televizyon dizisinde rol alan ünlü oyuncu, 1985 yılında Berlin Uluslararası Film Festivali’nde “Pansiyon” filmi ile Gümüş Ayı Mansiyon Ödülü'nü aldı ve 1982 yılında Cannes Film Festivali’nde “Yol” filmi ile En İyi Erkek Oyuncu adayı oldu. 1973 – 2002 yılları arasında 12 ödüle layık görüldü.

Akan bir süre önce akciğer kanserine yakalanmıştı.


Hürriyet Gazetesi
Misafir Avatar
İsim
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner80

banner87

ÜÇÜNCÜ KALP KRİZİ'ne DAYANAMADI
Geçirdiği üçüncü kalp krizinin ardından yakınları tarafından hastaneye kaldırılan Tayfun Talipoğlu...

Haberi Oku